(48) SÖZLEŞME esasında DENİZBANK şubelerinde METLIFE’ın hayat sigortası, ferdi kaza sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerinin satış ve pazarlaması konusunda DENİZBANK’ın münhasıran acente olarak atanmasını öngören bir dağıtım anlaşmasını kapsamaktadır. Taraflar arasındaki hak ve yükümlülükler incelendiğinde, bildirim konusu SÖZLEŞME ile METLIFE’ın sağlayıcı, DENİZBANK’ın ise alıcı konumunda olduğu dikey bir ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu dikey ilişkide DENİZBANK, METLIFE hesabına METLIFE’ın ürün ve hizmetlerinin pazarlanmasına aracılık etmekte ve bu yönüyle acentelik faaliyeti yürütmektedir.
(49) Sigortacılık Kanunu’nda acente, “Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişi” olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu tanım uyarınca acente, müvekkillerinin menfaatleri doğrultusunda faaliyet göstermekte olup bağımsız hareket edememektedir.
(50) Bununla birlikte Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’da (Kılavuz) müvekkil hesabına aracılık faaliyetleri yürüten acentelere yönelik olarak sağlayıcıların akdedilen sözleşmelerle getirdikleri sınırlamaların kural olarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadıkları ve prensip olarak muafiyet rejiminin de konusunu oluşturmadıkları kabul edilmiştir. [24] Bu kapsamda teşebbüsler arasındaki ilişkinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen faktör, acentenin müvekkil tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almaması olarak belirlenmiştir. Acentenin mali veya ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin müvekkil teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirilebileceği, aksi halde, yani acentenin risk üstlenmesi durumunda, kendi yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerektiği, bu durumda acentelik anlaşmalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebileceği ifade edilmiştir.
(51) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağında belirleyici faktör olan risk konusunda Kılavuz’da, her bir olayın kendi özellikleri göz önünde bulundurularak değerlendirileceği belirtilmekte, ayrıca bir acente ve müvekkil arasındaki ilişkide acentenin risk üstlendiği ve bu nedenle anlaşmanın Kanun’un 4. maddesi kapsamına girdiği durumlara örnekler verilmektedir. 25
24 Bkz. Kılavuz’un 1.5. numaralı “Acentelik Sözleşmeleri” başlığı.
25 Kılavuz’da hangi hallerde risk üstlenildiğine örnek olarak aşağıdaki hususlar gösterilebilir:
- Taşıma masrafları da dâhil olmak üzere mal veya hizmetlerin alım veya satımına ilişkin
masraflara acentenin katkıda bulunması,
- Acentenin satış arttırma faaliyetlerine doğrudan veya dolaylı olarak katkıda bulunmaya zorunlu
tutulması,
- Stokta tutulan sözleşme konusu malların finansmanı ya da kayıp malların maliyeti gibi riskleri
acentenin taşıması ve satılmayan ürünleri acentenin müvekkile iade edememesi,
- Acentenin satış sonrası hizmet, tamir veya garanti hizmeti vermekle yükümlü tutulması,
- Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli olabilecek ve sadece
bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak zorunda bırakılması,
- Satılan ürünün sebep olduğu zararlardan dolayı üçüncü kişilere karşı acentenin sorumlu olması,
- Müşterilerin sözleşmenin şartlarını yerine getirmemesinden dolayı, acentenin, komisyonunu
alamamasının dışında başka bir sorumluluk taşıması.