İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Denizbank A.Ş. (Denizbank) ile Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş.

Menfi Tespit ve Muafiyet11-47/1166-412Karar tarihi: 14.09.2011Yayımlanma tarihi: 25.11.2011

Denizbank A.Ş. (Denizbank) ile Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş. (Deniz Emeklilik) arasında imzalanan "Münhasır Acentelik Sözleşmesi"ne menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.

Karar bilgileri

Karar sayısı
11-47/1166-412
Karar tarihi
14.09.2011
Yayımlanma tarihi
25.11.2011
Karar türü
Menfi Tespit ve Muafiyet

Karar metni

12 sayfa · 38.019 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2011-4-223(Muafiyet)
Karar Sayısı: 11-47/1166-412
Karar Tarihi: 14.09.2011

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI

Üyeler: Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Dr. Murat

ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK

B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Hale GÜNDÜZ, Buket ARI

C. BİLDİRİMDE

BULUNAN: Denizbank A.Ş.

Temsilcisi: Av. İlker BIÇAKÇI

Levent Mah. Sümbül Sok. No:1 34340 Beşiktaş/İstanbul

D. TARAFLAR: - Denizbank A.Ş.

Büyükdere Cad. No:106 Esentepe/İstanbul

- Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş.

Salih Tozan Sok. Karamancılar İş Merkezi No:16 A Blok 34394

Esentepe/İstanbul

E. DOSYA KONUSU: Denizbank A.Ş. (Denizbank) ile Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş. (Deniz Emeklilik) arasında imzalanan “Münhasır Acentelik Sözleşmesi”ne menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.

F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 19.08.2011 tarih ve 6076 sayı ile giren başvuru üzerine düzenlenen 19.08.2011 tarih ve 2011-4-223/MM-11-187.SY sayılı Muafiyet Ön İnceleme Raporu 24.08.2011 tarih ve REK.0.18.00.00-130.01.03/409 sayılı Başkanlık önergesi ile 11-47 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da, Denizbank ile Deniz Emeklilik arasında 27.06.2011 tarihinde imzalanan Acentelik Sözleşmesi’nin 5. maddesinde düzenlenen rekabet yasağının 5 yılı aşan kısmının 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde muafiyet alamayacağı görüşüne yer verilmiştir.

H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

H.1. İlgili Pazar

H.1.1. Ürün Pazarı

Deniz Emeklilik, hayat sigortası ile bireysel emeklilik branşlarında faaliyet göstermektedir. Taraflar arasındaki işlem bireysel emeklilik ile sigorta ürünlerinin Türkiye’deki dağıtımına ilişkin bir sözleşme olup, bildirime konu işlem kapsamında, ilgili ürün pazarı “hayat sigortacılığı ile bireysel emeklilik ürünlerinde acentelik hizmetleri pazarı” olarak belirlenmiştir.

Diğer yandan, bankalar yaygın şube ağları, kredi kullanarak tüketim ya da yatırımda bulunacaklara ulaşmadaki stratejik konumları ve çoğu durumda kredi sürecinin içerdiği bürokrasinin yarattığı belirsizlikten yararlanarak belli bir sigorta ürününün kredi müşterisine pazarlanması aşamasında sahip oldukları inisiyatif imkanları nedeniyle, sigorta şirketlerinin ürün kanallarında yer almaktadırlar. Mevcut dosya konusu bakımından, bankalar geniş bir

Sayfa 2

müşteri kitlesine daha az maliyetle ulaşma ve çapraz satış yapma imkânları dolayısıyla diğer serbest acentelerden farklılaştıkları için banka sigortacılığı hizmetlerinin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

H.1.2. Coğrafi Pazar

Bildirime konu acentelik sözleşmesinde belirtilen faaliyetlerin ülkemizin tümünde satışı yapılan sigortacılık ürünlerini kapsamakta olduğu ve ilgili ürünler açısından rekabetin ülke çapında homojen dağıldığı hususu dikkate alınarak, mevcut dosya konusu bakımından, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.

H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme

H.2.1. Taraflara İlişkin Bilgiler

H.2.1.1. Denizbank A.Ş.

Denizbank, 1938 yılında, Türk denizcilik sektörüne finansman sağlamak üzere bir devlet bankası olarak kurulmuştur. 1997 yılının başında, bir bankacılık lisansı olarak Zorlu Holding tarafından Özelleştirme İdaresinden satın alınmıştır. Ekim 2006'da, Avrupa'nın önde gelen finans gruplarından biri olan Dexia tarafından Zorlu Grubu'ndan satın alınan Denizbank, halen Dexia çatısı altında faaliyetlerini sürdürmektedir.

Denizbank'ın 1997'de özelleştirilmesinin ardından, Denizbank mevcut bankacılık ürün ve hizmetlerini tamamlamak üzere faktoring, finansal kiralama, yatırım ve portföy yönetimi şirketlerine ek olarak Avusturya ve Rusya'da banka satın almıştır. 2003 yılında çeşitli finansal hizmetleri aynı çatı altında sunan bir finans süpermarketi oluşturmak amacıyla Denizbank Finansal Hizmetler Grubu kurulmuştur.

Denizbank Finansal Hizmetler Grubu'nda Denizbank'ın yanı sıra sekiz yerli ve üç uluslararası finansal iştirak, dört yerli finansal olmayan iştirak ve Bahreyn'de bir şube bulunmaktadır. DenizYatırım, EkspresYatırım, DenizYatırım Ortaklığı, DenizPortföy Yönetimi, DenizTürev, DenizLeasing, DenizFaktoring, DenizEmeklilik, Intertech, DenizKültür, Bantaş ve Pupa grubun yerli; Eurodeniz, DenizBank AG ve CJSC Dexia Bank ise uluslararası iştirakleridir.

Grubun odaklandığı başlıca segmentler perakende müşteriler, küçük ve orta ölçekli işletmeler, ihracatçılar, kamu ve proje finansmanı ile kurumsal müşterilerdir. Tarım, enerji, turizm, eğitim, sağlık, spor, altyapı ve denizcilik grubun faaliyetlerinde öncelikli olarak belirlediği pazarlardır. Grup, merkezi Viyana'da bulunan iştiraki Denizbank AG aracılığı ile AB ülkelerinde faaliyet göstermektedir. CJSC Dexia Bank, Rusya ile ticaret yapan mevcut müşterilere yurtdışında hizmet götürmekte ve çeşitli finansal gereksinimlerini karşılamaktadır.

Grup, Türkiye'de toplumun tüm kesimlerine ulaşan bir hizmet ağına sahiptir. Yurtiçinde ve Bahreyn'deki toplam 512 adet Denizbank şubesinin yanı sıra, Denizbank AG ve CJSC Dexia Bank'ın toplam 12 adet şubesi bulunmaktadır. Ayrıca, Denizbank, alternatif dağıtım kanalları sayesinde, gerek perakende gerekse kurumsal müşterilerine dünyanın her köşesinden internet ortamında finansal işlemler yapma olanağı sağlamaktadır.

H.2.1.2. Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş.

Deniz Emeklilik 02.02.1998 tarihinde hayat, sağlık ve ferdi kaza sigorta ürünleri konusunda faaliyet göstermek amacıyla Toprak Hayat ismiyle kurulmuş olup 01.05.2003 tarihinde itibaren Global Yatırım Holding bünyesinde Global Hayat Sigorta adıyla faaliyetlerini sürdürmüştür. 30.03.2007 tarihinde %99,6 oranında hisselerinin Denizbank tarafından

Sayfa 3

satın alınmasıyla ismi Deniz Hayat Sigorta A.Ş. olarak değişmiştir. 24.09.2008 tarihinde Hazine Müsteşarlığından Emeklilik şirketi kuruluş izni alan Deniz Hayat Sigorta A.Ş. 24.11.2008 tarihinde gerçekleştirdiği Genel Kurul toplantısı ile unvanını Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş. olarak değiştirmiştir.

H.2.2. Bildirime Konu Sözleşme

“Münhasır Acentelik Sözleşmesi”, Denizbank şubelerinde münhasıran Deniz Emeklilik’in hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerinin satış ve pazarlaması konusunda Denizbank’ın acente olarak atanmasını öngören bir dağıtım anlaşmasıdır. Söz konusu acentelik anlaşması ile Deniz Emeklilik, hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerini Türkiye sınırları dâhilinde Deniz Emeklilik adına ve hesabına pazarlama hakkını Denizbank’a vermektedir.

Bildirim Formu’nda yer verilen bilgilere göre, Deniz Emeklilik Türkiye içinde ve dışında bireysel emeklilik, hayat, ferdi kaza ve ilgili diğer sigortaları yapmak, mevcut ve yeni kurulabilecek sigorta branşlarında faaliyet göstermek, emeklilik ve sigortacılık mevzuatı kapsamında her türlü sigorta ve reasürans işlemlerini yapmak ve ana sözleşmede yazılı diğer faaliyetleri yerine getirmek üzere kurulmuş bir sigorta şirketidir. Denizbank ise şubeleri vasıtasıyla mevzuata uygun olarak ticari, yatırım, bireysel ve diğer türlerde bankacılık yapmakta, her türlü bankacılık alanına giren tüm faaliyetler ve ana sözleşmede sayılan diğer faaliyetleri yerine getirmektedir. Bildirime konu Sözleşme uyarınca Deniz Emeklilik, Denizbank’ın şubelerini 15 yıl boyunca kendi hayat ve ferdi kaza sigorta ve bireysel emeklilik ürünlerini satmak için satım, dağıtım ve pazarlama kanalı olarak kullanacaktır. Başka hiçbir şirketin hayat ve ferdi kaza sigorta ürünleri ile bireysel emeklilik ürünleri Sözleşme’de açıkça belirtilmediği sürece Denizbank’ın şubelerinde satılmayacaktır. Ayrıca Sözleşme’nin 5.7 ve 5.8A maddeleri uyarınca da Deniz Emeklilik Denizbank ile rekabet halinde olan bir finansal kuruluş ile hayat sigortası ürünlerinin satışı amacıyla bir anlaşma içine girmeyeceğini taahhüt etmektedir.

H.2.3. Değerlendirme

H.2.3.1. Risk Kriteri Bakımından Değerlendirme

Bildirime konu münhasır Acentelik Sözleşmesi için talep edilen menfi tespit/muafiyet Denizbank’ın Deniz Emeklilik’te sahip olduğu %99,86 oranında hissenin Metlife Alico Türkiye tarafından satın alınarak, Deniz Emeklilik’in kontrolünün Metlife Alico Türkiye’ye geçmesinden sonraki duruma ilişkindir. Bu devirden sonra Denizbank ve Deniz Emeklilik aynı ekonomik bütünlük içerisinde değerlendirilemeyecek olan iki ayrı teşebbüstür. Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin açıklanmasına Dair Kılavuz’da (Kılavuz) acentelik sözleşmelerine değinilmekte ve bu sözleşmelerin rekabet hukuku açısından değerlendirilmesi yapılmaktadır.

Söz konusu Kılavuz’da, AB’de olduğu gibi, müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamaların genellikle Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadıkları ve prensip olarak muafiyet rejiminin de konusunu oluşturmadıkları kabul edilmektedir. Bu kapsamda teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen faktör, acentenin müvekkil tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almaması olarak belirlenmiştir. Acentenin bir mali veya ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin müvekkil teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirileceği, aksi halde, yani acentenin risk üstlenmesi durumunda, kendi yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü

Sayfa 4

sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerektiği ve bu durumda, sözleşmenin Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebileceği ifade edilmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağında belirleyici faktör olan risk konusunda ise, Kılavuz’da, her bir olayın kendi özellikleri göz önünde bulundurularak değerlendirileceği belirtilmekte, ayrıca bir acente ve müvekkil arasındaki ilişkide acentenin risk üstlendiği ve bu nedenle anlaşmanın Kanun’un 4. maddesi kapsamına girdiği durumlara örnekler verilmektedir. Müvekkil ile acente arasındaki ilişkiye Kanun’un 4. maddesinin uygulanmaması için acentenin örnek olarak sayılan bu ve benzeri risk veya maliyetleri yüklenmemesi gerekmektedir.

Yukarıda özetlenen çerçevede, rekabet hukuku açısından, acente ile bağımsız karar verebilen teşebbüs arasındaki ayırt edici unsurun acentenin yükümlülüklerini yerine getirirken ticari ve mali riskin ne kadarını üstlendiği noktasında yattığı görülmektedir. Eğer acente kendi üzerine risk alıyorsa, fonksiyon itibarıyla bağımsız teşebbüslere yaklaşır ve rekabet kuralları açısından bağımsız teşebbüs olarak değerlendirilir. Hangi hallerde risk üstlenildiğine örnek olarak aşağıdaki hususlar gösterilebilir:

- Ticari acentenin ticari faaliyetleri süresince bağımsız bir tacir gibi davranması,

- İşlemle ilgili ticari riskin acentenin üzerinde olması,

- Ticari acentenin elinde sözleşme konusu mallardan minimum miktarda stok bulunması, - Ticari acentenin müşteriler için kendi hesabına olmak üzere ücretsiz servis hizmeti vermesi,

- Ticari acentenin fiyatlar ve ticaret koşullarını belirleme yetkisi bulunması.

Acenteler daima müvekkilleri hesabına iş yaparlar. Acentelerin yapacağı işlemlerden doğan hak ve borçlar müvekkillerine aittir. Sigorta acentelerinin de tabi olduğu Türk Ticaret Kanunu’nun 102-123. maddeleri acentelik hakkındaki düzenlemelere ilişkindir. Söz konusu madde hükümlerinde acentelerin müstakil hareket edemeyeceği hususu belirtilmiştir. Dolayısıyla, acente niteliğinde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin müvekkillerinin talimatları ve onların menfaatleri doğrultusunda iş görmelerinin kanundan doğan bir yükümlülük olduğu ve hareket serbestîleri sınırlı olan acentelerin bağımsız hareket edebilen kişiler karşısında belirleyici olma özellikleri olmadığı anlaşılmaktadır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda da sigorta acentesi, “Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişi” olarak tanımlanmakta ve 23. maddesinde de bankaların sigorta acenteliği yapması için TOBB nezdindeki levhaya kayıtlı olma ve Hazine Müsteşarlığından belge almaya zorunlu olmadığı düzenlenmektedir. Bu çerçevede, bankalar da serbest acenteler gibi sigorta acentesi olarak faaliyet gösterebilmektedir.

Bildirime konu Acentelik Sözleşmesi’nin düzenlemeleri çerçevesinde, Sözleşme’nin konusu; Denizbank’ın acente olarak tayin edilmesi, Deniz Emeklilik’in hayat sigortası ürünlerinin pazarlanması ve satımı ile ilgili olarak Acente’ye teknik yardım ve destekte bulunması veya söz konusu hizmetlerin temin edilmesi ile Denizbank çalışanlarına Hayat sigortası ürünlerinin dağıtım ağı üzerinden pazarlanması, tanıtımı ve satımı ile ilgili eğitim desteği sağlanmasından ibarettir. Acente’nin ürünlerin kapsamı, primler veya diğer sigorta şartlarının tadili ve yeniden oluşturulmasında hiçbir yetkisi bulunmamaktadır. Bildirime

Sayfa 5

konu acentelik sözleşmesi ile Denizbank’ın acente olarak Kılavuz çerçevesinde açıklanan riskleri üstlenmediği ve bağımsız davranmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşme ile Denizbank’ın yükümlendiği edim Deniz Emeklilik tarafından üretimi ve pazarlaması yapılan hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerinin müşterilere satışı ve sigorta primlerinin tahsili ile sınırlıdır. Bunun dışında, riskler Deniz Emeklilik tarafından üstlenilmektedir.

Sonuç olarak, bildirime konu Acentelik Sözleşmesi’nin, müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamalar bakımından Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmayan bir sözleşme olduğu sonucuna ulaşılmıştır. H.2.3.2. Rekabet Yasağı ve Münhasırlıkla İlgili Sözleşme Maddelerinin Değerlendirilmesi

H.2.3.2.1. Sözleşme Maddeleri

Bildirim konusu anlaşmada münhasırlık ve rekabet yasağı ile ilgili aşağıdaki maddeler yer almaktadır.

“MÜNHASIRLIK

5.1 Acente, bu Sözleşme tarihi itibariyle doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Acente tarafından Bölge içerisinde pazarlanan, tanıtımı yapılan, dağıtılan ve satılan Hayat Sigortası ürünlerinin sadece Mevcut Ürünler'den ibaret olduğunu ve Yürürlük Tarihi itibariyle olmaya devam edeceğini Sigortacı'ya beyan, kabul ve taahhüt eder.

5.2 Acente, Ürünler’in Dağıtım Ağı üzerinden ve Bankasürans Dağıtımı aracılığıyla pazarlanması, satımı ve dağıtımı için Sigortacı'ya işbu Sözleşme'de yer alan koşullar tahtında Sözleşmenin Süresi boyunca münhasır bir hak tanıdığını kabul, beyan ve taahhüt eder.

5.3 Acente, doğrudan veya dolaylı olarak, (i) Madde 5,4 ve 5.1 i uyarınca izin verilmiş Hayat Sigortası poliçesi ve ürünleri dışında herhangi bir Hayat Sigortası poliçesi veya ürününü, Dağıtım Ağı veya Bankasürans Dağıtımı üzerinden Bölge içerisinde pazarlamayacak, satmayacak veya dağıtmayacak ve (ii) Madde 5.6'ya göre Dağıtım Ağı kapsamında olmadığı kabul edilen bir ağ dışında herhangi bir Hayat Sigortası poliçesi veya ürününün, Bölge içerisinde üzerinden pazarlanması, satışı veya dağıtımı amacıyla başka bir sigortacı ile herhangi bir acentelik veya dağıtım sözleşmesi imzalamayacak, bu tür bir sözleşmeye taraf olarak kalmayacak ve bu tür bir sözleşmeden herhangi bir menfaat sağlamayacaktır.

5.7 Madde 5.8'de sayılan sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla, Acente, Sigortacı'nın; (i) Bölge içerisinde Dağıtım Ağı dışında başka bir dağıtım ağı vasıtasıyla Hayat Sigortası poliçeleri ve ürünlerini pazarlayabileceği, satabileceği ve dağıtabileceğini ve (ii) Hayat Sigortası ürünleri veya poliçelerinin satışı amacıyla üçüncü kişilerle doğrudan veya dolaylı olarak anlaşmaya girebileceğini kabul ve teyit eder.

5.11 İşbu Madde 5'in münhasırlık hükümlerine halel gelmeksizin, Acente aşağıdaki koşullara tabi olmak şartı ile bir üçüncü kişi sigortacıdan Stratejik Olmayan ürünler tedarik edebilir. İşbu Madde 5.11'de öngörülen amaçlar anlamında, "Stratejik Olmayan Ürünler" terimi, (i) Sigortacı'nın Acente'ye artık üretmek istemediğini yazılı olarak bildirdiği herhangi bir Ürün; (ii) Acente'nin müşterilerine kendisinden bankacılık ürünleri almalarını sağlamak için teşvik olarak teklif ettiği, yıllık brüt toplam primlerin %0.25'ini aşması beklenmeyen herhangi bir sigorta ürünü; (iii) Acente'nin çalışanlarına teklif ettiği herhangi bir Hayat

Sayfa 6

Sigortası ürünü veya (iv) Acente'nin kendi mali riskleri için temin ettiği herhangi bir sigorta ürünü anlamına gelecektir; ancak yukarıdaki (i), (ii) ve (iii) durumunda Acente böyle bir ürünü üçüncü kişi sigortacıdan temin etmeden önce (a) Sigortacı'ya söz konusu Ürün'ü veya bir ürün teklif etmesi için otuz (30) gün verecek ve (b) bu süre boyunca Sigortacı ile makul talep üzerine uygulanabilecek alternatif ürünler için görüşecek ve işbirliği yapacaktır. Sigortacı yukarıda bahsedilen süre bitmeden önce Acente tarafından makul bir şekilde kabul edilebilecek bir ürünü Acente'ye teklif ederse, Acente söz konusu ürünü üçüncü kişi sigortacıdan temin etme hakkına sahip olmayacaktır.

5.13 Sigortacı, Acente'nin talebi üzerine özel olarak üretilmiş bir Yeni Ürün'ü piyasaya ilk kez sürülmesinden itibaren bir (1) yıl boyunca münhasıran Acente aracılığı ile dağıtmakla (ancak Sigortacı söz konusu Yeni Ürün'ü Acente'nin Bölge içerisinde Rekabet halinde olduğu Finansal Kuruluşlar dışındaki kanallarda, istediği anda özgürce dağıtabilir) yükümlü olacaktır.

5.14 Acente veya Bağlı Kuruluşları, doğrudan veya dolaylı olarak Sigortacı'dan başka bir vasıta ile:

(i) Bölge sınırları içerisinde Hayat Sigortası'na ilişkin faaliyetlerde bulunamaz, bu faaliyetleri yürütemez veya bu faaliyetlerle ekonomik olarak iştigal edemez;

(ii) Bölge sınırları içerisinde doğrudan veya dolaylı olarak Hayat Sigortası'na ilişkin faaliyetlerde bulunan herhangi bir tüzel kişinin yüzde ondan (%10) fazla sermaye ortaklığını iktisap edemez veya Bağlı Kuruluş'u haline gelemez ve

(iii) Bölge sınırları içerisinde doğrudan veya dolaylı olarak Hayat Sigortası'na ilişkin faaliyetlerde bulunan herhangi bir tüzel kişi ile birleşemez, ortak girişim veya benzeri ilişkiler içerisine giremez.

5.15 Sigortacı veya Bağlı Kuruluşları doğrudan veya dolaylı olmak üzere Acente'den başka bir vasıta ile

(i) Bölge sınırları içerisinde bankacılık hizmetlerine ilişkin faaliyetlerde bulunamaz, bu faaliyetleri yürütemez veya bu faaliyetlerle ekonomik olarak iştigal edemez;

(ii) Bölge sınırları içerisinde doğrudan veya dolaylı olarak bankacılık hizmetlerine ilişkin faaliyetlerde bulunan herhangi bir tüzel kişinin % 10'dan fazla sermaye ortaklığını iktisap edemez veya Bağlı Kuruluş'u haline gelemez ve

(iii) Bölge sınırları içerisinde doğrudan veya dolaylı olarak bankacılık hizmetlerine ilişkin faaliyetlerde bulunan herhangi bir tüzel kişi ile birleşemez, ortak girişim veya benzeri ilişkiler içerisine giremez.

Bu maddeler ile sigortacı, belli istisnai durumlar dışında, acentenin rakip sigorta şirketleri ile çalışmasını sözleşme süresince yasaklamış bulunmaktadır. Sözleşme’nin süresi, 3.1. maddede 15 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre boyunca Denizbank, izin verilenler dışında herhangi bir hayat poliçesi ve ürününü kendi dağıtım ağı üzerinden Türkiye Cumhuriyeti sınırları dâhilinde pazarlamayacak, satmayacak ve dağıtmayacaktır. Ayrıca Denizbank herhangi bir hayat sigortası poliçesi veya ürününün kendi üzerinden pazarlanması, dağıtılması veya satışı amacıyla başka bir sigortacı ile herhangi bir acentelik veya dağıtım sözleşmesi imzalamayacak, bu tür sözleşmelere taraf olarak kalmayacak ve böyle bir

Sayfa 7

sözleşmeden herhangi bir menfaat sağlamayacaktır. Buna karşılık, sigortacı da bankacılık faaliyetleri alanında acente ile rekabete girmeyecektir.

Söz konusu sözleşme maddeleri uyarınca Denizbank ve Deniz Emeklilik karşılıklı olarak birbirlerinin rakip sigorta şirketi ve rakip banka ile çalışmalarını tamamen engellememekle beraber büyük ölçüde sınırlandırmaktadırlar.

Ana şirket, acentesinin mal veya hizmetlerin satışıyla ilgili ekonomik faaliyetlerini belirleme ve acentesine 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde kapsamı çizilen sınırlamaların da ötesinde yükümlülükler getirme hakkına sahip olmakla beraber, Kılavuz’da:

“Acentelik sözleşmeleri genellikle acente ile müvekkil arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümleri de içerir. Bu sözleşmeler özellikle müvekkilin sözleşme konusu işlemler için müşteri veya bölge düzeyinde başka acente atamasını engelleyen (münhasır acente şartı) ve/veya acentenin rakip teşebbüslerin acenteliğini, dağıtıcılığını yapmasını engelleyen (rekabet etmeme şartı) sınırlamaları içerebilir. Münhasır acentelik şartı sadece marka içi rekabetle ilgilidir ve genellikle rekabeti sınırlayıcı etki doğurmaz. Ancak sözleşme sonrası rekabet yasağı da dahil olmak üzere rekabet etmeme yükümlülüğü markalar arası rekabet ile ilgilidir ve şayet sözleşme konusu mal veya hizmetlerin satıldığı ilgili pazarda kapama etkisine yol açıyorsa rekabeti sınırlayıcı etki doğurabilir ve sonuçta bu hüküm Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilir.”

1

denilmektedir.

Dolayısıyla, yukarıda aktarılan sözleşme maddelerinin, rekabeti kısıtlayıcı etki doğurabileceği nazara alınarak bildirime konu anlaşmaya menfi tespit verilmesinin mümkün olmadığı neticesine varılmıştır.

H.2.3.2.2. Mevcut ve Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) Düzenlenen Acentelik Sözleşmeleri ile ilgili Rekabet Yasaklarının 4054 sayılı Kanun Karşısında Durumu Yürürlükte bulunan TTK’nın Acentelik ile ilgili 8. Faslı’nda acentelere getirilen rekabet yasakları şu şekilde düzenlenmiştir:

“III - İnhisar:

Madde 118 - Aksi yazılı olarak kararlaştırılmış olmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı için birden fazla acente tayin edemeyeceği gibi; acente dahi aynı yer veya bölge içinde, birbirleriyle rekabette bulunan müteaddit ticari işletmeler hesabına aracılık yapamaz.”

- 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek 6102 sayılı yeni TTK’da ise acentelere getirilen rekabet yasakları ile ilgili düzenleme şu şekildedir:

“III - İnhisar

MADDE 104- (1) Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı ile ilgili olarak birden fazla acente atayamayacağı

[1] Kılavuzda ayrıca “Yukarıda sayılan ve benzeri mali veya ticari risklere müvekkil katlansa dahi,

acentelik anlaşması rekabeti sınırlayıcı işbirliği yapılmasına yardımcı oluyorsa Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilir. Bu durum, özellikle, birkaç müvekkilin aynı acenteyi kullandığı ve acente aracılığı ile önemli bilgileri birbirlerine aktardıkları zaman ortaya çıkabilir.” Denilerek acentelik anlaşmalarının rekabeti sınırlayıcı bir işbirliğine yol açması halinde de Kanun kapsamına gireceği belirtilmektedir.

Sayfa 8

gibi, acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına acentelik yapamaz.

III - Rekabet yasağı anlaşması

Madde 123- (1) Acentenin, işletmesine ilişkin faaliyetlerini, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonrası için sınırlandıran anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve anlaşma hükümlerini içeren ve müvekkil tarafından imzalanmış bulunan bir belgenin acenteye verilmesi gerekir. Anlaşma en çok, ilişkinin bitiminden itibaren iki yıllık süre için yapılabilir ve yalnızca acenteye bırakılmış olan bölgeye veya müşteri çevresine ve kurulmasına aracılık ettiği sözleşmelerin taalluk ettiği konulara ilişkin olabilir. Müvekkilin, rekabet sınırlaması dolayısıyla, acenteye uygun bir tazminat ödemesi şarttır.

(2) Müvekkil, sözleşme ilişkisinin sona ermesine kadar, rekabet sınırlamasının uygulanmasından yazılı olarak vazgeçebilir. Bu hâlde müvekkil, vazgeçme beyanından itibaren altı ayın geçmesiyle tazminat ödeme borcundan kurtulur.

(3) Taraflardan biri, diğer tarafın kusurlu davranışı nedeniyle haklı sebeplerle sözleşme ilişkisini feshederse, fesihten itibaren bir ay içinde rekabet sözleşmesiyle bağlı olmadığını diğer tarafa yazılı olarak bildirebilir.

(4) Bu maddeye aykırı şartlar, acentenin aleyhine olduğu ölçüde geçersizdir.”

Mevcut TTK’da acentelerin aksi yazılı olarak kararlaştırılmadıkça rakip şirketlerin acenteliğini yapmaları yasaklanmaktadır. Yeni TTK’da da bu düzenleme geçerliliğini korumakla beraber, sözleşme sonrası için de iki yıla kadar acentelerin yazılı olmak koşuluyla rekabet yasağına tabi olabileceği düzenlenmektedir.

4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile TTK’nın acentelerle ilgili yukarıdaki maddeleri çelişiyor görünmekle beraber, TTK’nın bu hükümleri -tarafların iddia ettiğinin aksine- emredici olmadığından, tarafların 4054 sayılı Kanun’a uygun hareket etmelerinin önünde bir engel bulunmadığı görülmektedir.

H.2.3.2.3. Kanun’un 5. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme

2002/2 sayılı Tebliğ’i açıklayıcı Kılavuz’un yaklaşımı doğrultusunda acenteye tanınan ve marka içi rekabeti ilgilendiren münhasırlığın rekabeti önemli ölçüde kısıtlayıcı bir etkisinin olmadığı neticesine varılmıştır.

Sözleşme’de Denizbank’ın başka sigorta şirketlerinin acenteliğini yapmasını engelleyen hüküm ise aracılık hizmetleri pazarının bir parçası olan Denizbank’ı rakip sigorta şirketlerine istisnai durumlar hariç kapatmakta ve markalar arası rekabeti etkilemektedir. Diğer bir deyişle Denizbank acentelik hizmetlerini farklı sigorta şirketlerine sunabileceği bir pazarda faaliyet gösteren bağımsız bir teşebbüs olup, rekabet yasağı acentenin bu hizmetlerini sınırlandırmaktadır. Öte yandan Denizbank’a getirilen rekabet yasağı sınırlı bir yasak olup sözleşmenin 5.11. maddesi uyarınca stratejik olmayan ürünlerde geçerli değildir.

Sözleşme’nin, yukarıda belirtilen maddeleri çerçevesinde, Kanun’un 4. maddesi anlamında bir teşebbüsler arası anlaşma niteliğinde olması ve tarafların aralarındaki dikey ilişki nedeniyle, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği veya Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Öncelikle Deniz Emeklilik’in hayat branşlarındaki payı dosya mevcudu bilgilere göre, 2010 yılı için %... olup, pazarda … sırada yer almaktadır. Bireysel emeklilik alanında ise anılan

Sayfa 9

şirketin pazar payı %... olarak ifade edilmektedir. Bildirimde bulunan taraflarca, 2011 yılı Mayıs ayı sonu itibarıyla Deniz Emeklilik’in hayat sigortası ve ferdi kaza prim üretiminde pazar payının %... ve bireysel emeklilik pazarında ise 2011 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla pazar payının %... olduğu bildirilmiştir.

Öte yandan banka sigortacılığı (bankasürans) alanında Denizbank’ın hayat ve ferdi kaza sigortası üretiminin tüm sektör üretimindeki pazar payı %..., bireysel emeklilik branşında ise %... olarak hesaplanmıştır. Bu çerçevede, pazar payları 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti’nde öngörülen %40 eşiğinin altındadır.

Diğer taraftan Denizbank’a getirilen rekabet yasağının süresi 15 yıldır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesine göre alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğü grup muafiyetinden yararlanamamaktadır. Bu çerçevede, 15 yıl süreli rekabet yasağı nedeniyle sözleşmenin bireysel muafiyet açısından değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Herhangi bir rekabet kısıtlamasına bireysel muafiyet tanınması için iki olumlu iki olumsuz koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir.

a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmelerin sağlanması

Bu hüküm çerçevesinde hangi hallerin ekonomik yarar sağladığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, üretim ve dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi, kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni piyasalara girişin kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması ekonomik yararın sağlandığı hususlar arasında görülmektedir.

Bankalar sigortacılık hizmetlerinin farklı seviyelerinde faaliyet gösterirler. Sıklıkla da sigortacılık hizmetlerinin dağıtım kanalında acente olarak yer alırlar. Banka sigortacılığı olarak da adlandırılan, banka ve sigorta şirketleri arasındaki bu tür yakın ilişkiler, ölçek ve kapsam ekonomisine imkân sağlayabileceği gibi, her iki tarafın da diğerinin müşteri tabanına erişimini sağlaması, çapraz satış olanakları, diğer tarafın üstün marka imajından fayda elde edilmesi ve dağıtım açısından ileriye doğru dikey bütünleşme v.b. avantajları da sağlamaktadır.

İnceleme konusu olay bakımından ele alındığında, münhasır acentelik ilişkisi ile tek bir sigorta şirketinin ürünlerine odaklanılarak, o konuda daha fazla teknolojik ve kurumsal yatırım yapılabildiği gibi, tüketicilere verilen hizmette iyileştirmeler de yapılabilmektedir. Bu itibarla inceleme konusu işlemin, Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine uygun olduğu değerlendirilmektedir.

b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması

Muafiyetin ikinci şartı; anlaşmanın tüketicilere ortaya çıkan objektif faydadan adil bir pay alma imkânı tanıması gereğidir. Kanun'un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi için, yukarıda değinilen malların dağıtımı veya hizmetlerin sunulmasından elde edilen iyileşmenin tüketiciye yansıtılması ve ortaya çıkan ekonomik fayda ile tüketicinin elde edeceği menfaat arasında makul bir denge olması gerekmektedir. Bu çerçevede; fiyat seviyesindeki düşüş, satış sonrası etkin hizmetler, ürün çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında devamlılığın sağlanması gibi koşullar tüketicinin elde edeceği menfaat kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Sayfa 10

Taraflarca yapılan açıklamalarda, acentelik sözleşmesi ile Deniz Emeklilik’i devralan Metlife Alico’nun sektörel birikimi ile uzmanlaşmaya paralel olarak tüketicilere daha kesin bilgiler verilebileceği, daha fazla teknolojik ve kurumsal yatırım sayesinde tüketicilere verilen hizmette iyileştirmeler yapılabileceği ve Denizbank müşterilerinin daha kapsamlı sigortacılık ürünlerine kavuşturulabileceği belirtilmektedir. Bu kapsamda, kurulan ilişkilerle tüketici konumundaki müşterilerin ticari ve ekonomik sorunlarını ve endişelerini çözme ihtiyaçlarını kolaylıkla gidermelerine yardımcı olunmasının amaçlandığı ifade edilmektedir. Deniz Emeklilik’in hisselerini devralan Metlife Alico’nun devraldığı hisseler karşılığında bu işin gelişmesi için Türkiye’ye sermaye getirdiği ve yatırım yaptığı, Metlife Alico’nun uluslararası tecrübelerinden ve yapacağı yatırımlardan faydalanılıp müşterilere yeni çözümler üretileceği ve ürünlerin sağlanmasında uzmanlaşmaya gidilebileceği hususları da tüketicilerin sağlayacağı faydalar arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede, anılan uygulamalarla Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan koşul da sağlanmaktadır.

c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması

Muafiyetin üçüncü şartı, anlaşmanın veya kararın teşebbüslere ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırma imkânı tanımaması, bir başka deyişle sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlamasının rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmamasıdır. Bu şartın amacı, rekabetin kısmen sınırlandırılmasına izin verilen piyasalardaki reel ve potansiyel rekabetin devamının teminidir.

İnceleme konusu başvurunun etkilemesi muhtemel olan pazarlardan hayat, ferdi kaza ve bireysel emeklilik sigortası acenteliği pazarı bakımından Deniz Emeklilik’in payı 2010 yılı sonu itibarıyla sırasıyla %..., %... ve %...’tür. Sektördeki ilk beş şirketin toplam pazar payı ise hayat sigortalarında yaklaşık %67, bireysel emeklilikte %79’dur. Öte yandan, Denizbank’ın hayat sigortası ve bireysel emeklilik bakımından banka sigortacılığındaki payı yaklaşık %...’tir. Hayat ve bireysel emeklilikte olduğu gibi banka sigortacılığı pazarında da herhangi bir hâkim durum bulunmamaktadır.

Buna ek olarak, Denizbank herhangi bir şekilde müşterilerinin yararlanması gerektiğini düşündüğü bir sigorta ürününün Deniz Emeklilik portföyünde bulunmaması halinde veya stratejik olmayan ürünlerde münhasır çalışmama hakkını saklı tutmuştur. Bu durumun gerçekleşmesi ve Deniz Emeklilik’in kendisinden talep edilen ürünleri sağlayamaması halinde Denizbank bir başka sigorta şirketi ile çalışabilecektir. Öte yandan, kredilerle ilgili sigortalarda acentelerin tüketicinin seçim özgürlüğünü engellemesi yasaktır. Kredi teminatlarının sigortalanması söz konusu olduğunda tüketicilerin seçimlik hakkı bulunmaktadır. Tüketici dilerse Denizbank’ın çalıştığı sigorta şirketi ile dilerse diğer bir sigorta şirketi ile çalışmakta serbesttir. Ayrıca kredi piyasasında da hâkim durum olmadığı için herhangi bir bankadan kredi alamayan bir tüketicinin, diğer bir bankaya geçmesinin önünde ciddi bir engel bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, belirli türden dikey anlaşmaların oluşturduğu paralel ağlar ilgili pazarın %50’sinden fazlasını kapsıyorsa veya anlaşmanın Kanunun 5. maddesinde düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olduğu tespit ediliyorsa, Rekabet Kurulu çıkaracağı bir tebliğ ile ilgili pazarda belirli sınırlamaları içeren dikey anlaşmaları grup muafiyetinin dışına çıkarabilmekte veya belirli bir anlaşma için muafiyeti geri alabilmektedir. Ayrıca hayat sigortalarının yaklaşık %70’inin banka kanalı ile dağıtıldığı göz önüne alınırsa banka sigortacılığının paralel ağlarla kapatılmasının hayat sigortacılığını da önemli ölçüde etkilemesi muhtemeldir.

Sayfa 11

Bu çerçevede, ilgili pazara girişler ve ilgili pazardaki rekabet, birbiriyle rekabet halindeki sağlayıcılar veya alıcılar tarafından uygulanan benzer nitelikteki dikey anlaşmaların oluşturduğu paralel ağlar tarafından önemli ölçüde engellenmekte ise Kanun’un 5. maddesindeki muafiyet şartlarının gerçekleşmesi mümkün değildir. Ancak bir sağlayıcının bağlı pazar payı % 5’ten az ise, ilgili Kılavuz uyarınca grup muafiyeti kapsamındaki bir anlaşma nedeniyle söz konusu sağlayıcının birikimli kapama etkisine önemli bir katkıda bulunmadığı kabul edilebilmektedir.

Denizbank’ın tüm bankaların hayat sigortası ve bireysel emeklilik üretimi içindeki payı sırasıyla %... ve %... civarındadır. Dolayısıyla, incelemeye konu münhasır acentelik sözleşmesinin pazarın kapatılmasına önemli katkısı olmayacağı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla Denizbank ve Deniz Emeklilik arasındaki bildirime konu Sözleşme’nin rekabet yasağı maddesinin ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırmayacağı neticesine varılmıştır.

d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması

4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşul gereği, tüketicilere yansıtılan ekonomik gelişme ve iyileştirmenin elde edilmesinde rekabeti daha az sınırlayan bir yöntem mevcut ise anlaşmaya muafiyet tanınamayacaktır. Bu koşula aykırılık, ya izlenen amacın elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanması ya da rekabetin sınırlanması gereğinin dahi bulunmaması halinde olabilir.

Bildirim konusu anlaşmada Denizbank’a getirilen rekabet yasağının yaratacağı muhtemel rekabet karşıtı etkiler, pazarın rakip sigorta şirketlerine kapatılması ve mağaza içi rekabetin (in-store inter-brand competition) ortadan kalkmasıdır. Taraflar, Denizbank’a getirilen rekabet yasağının amacını Metlife Alico’nun sektörel birikimi ile uzmanlaşma sağlanacak olması, teknolojik ve kurumsal alanda yapılacak olan yatırımlar sayesinde verilen hizmette iyileştirmeler yapılacak olması ve Denizbank’ın müşterilerine daha kapsamlı sigortacılık ürünleri sunabilecek olması şeklinde ifade etmişlerdir. Buna ek olarak, taraflar, rekabet yasağı ile Metlife Alico’nun Türkiye’ye getirdiği sermaye ve yaptığı yatırımın karşılığını alması ve Denizbank’ın elde edeceği çalışma know-how’ını başka sigorta şirketleri ile yapılacak anlaşmalar ile kara çevirmesini engellemek olduğunu vurgulamışlardır. Ayrıca Denizbank’ın güçlü bir teşebbüs olması nedeniyle çıkarları doğrultusunda Sözleşme’de öngörülen 15 yıllık süre içerisinde herhangi bir zamanda anlaşmayı sonlandırabileceği bu nedenle rekabet kuralları ile korunmaya ihtiyacı olmadığı, uzun dönemli ilişkilerin istikrar ve güven ortamının gelişmesi açısında önem arz ettiği de dile getirilmiştir. Taraflar son olarak, değişik iş modelleri kullanılmasına rağmen Avrupa’da birçok ülkede Türkiye’deki uygulamalara benzer uygulamaların gözlemlendiğini, özellikle İspanya, Almanya, Portekiz gibi ülkelerde uzun süreli rekabet yasağı veya münhasırlık içeren anlaşmaların ilgili ürün pazarında çok yaygın olduğunu, bu ülkelerde bankasürans işinin gelişmekte olduğunu ve şirket ihtiyaçları ile pazarın özellikleri dikkate alındığında bankasürans işinin daha da gelişmesi için benzer sonuçları doğuran değişik uygulamaların bulunduğunu belirtmişlerdir. Bankalar ile sigorta şirketleri arasında imzalanan münhasır dağıtım anlaşmalarının uzun süreli olarak düzenlendiği ve bunun bir norm haline geldiği, bu ve benzeri iş modellerinin Avrupa’daki düzenleyici kurumların dikkatini çekmediği, bunun sebebinin ise pazarda kapanma etkisinin olmaması, rekabetin gereğinden fazla sınırlanmaması ve bildirim yükümlülüğü bulunmaması olduğu da tarafların argümanları arasında yer almaktadır.

Sayfa 12

Esasen, ilgili pazar, çok fazla sayıda rakip firmanın faaliyet göstermesi nedeniyle, markalar arası rekabetin önemli düzeyde bulunduğu, göreli yoğunlaşmanın düşük olduğu bir pazardır. Öte yandan Denizbank’ın banka sigortacılığındaki payı da düşük seviyelerdedir. Tüm bu bilgiler çerçevesinde, mevcut koşullarda, rekabetin Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde, bildirimi yapılan Sözleşme’ye bireysel muafiyet tanınmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Ancak, ilerleyen dönemlerde, bu tür rekabet yasağı içeren anlaşmaların yarattığı paralel ağlarla pazarın rakip sigorta şirketlerine önemli ölçüde kapatılması durumunda, muafiyetin tekrar gözden geçirilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.

I. SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Denizbank A.Ş. ile Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş. arasında 27.06.2011 tarihinde imzalanan “Münhasır Acentelik Sözleşmesi”ne 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet tanınmasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Atıf zinciri

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.