- Belirsiz süreli rekabet yasağı içeren sözleşmelere ilişkin olarak azami hadde
indirgeme ilkesinin uygulanmayacağı, şöyle ki 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) 5. maddesinde;
“Bu Tebliğ ile tanınan muafiyet anlaşmada yer alan, aşağıda belirtilen
yükümlülüklere uygulanmaz:
a) Alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme
yükümlülüğü.
Rekabet etmeme yükümlülüğünün yukarıda belirtilen süreyi aşacak şekilde
zımnen yenilenebileceğinin kararlaştırılması halinde, rekabet etmeme
yükümlülüğünün belirsiz süreli sayılır…”
hükmünün yer aldığı ve buradan görüldüğü üzere 2002/2 sayılı Tebliğ’in, rekabet
yasaklarının süresine ilişkin olarak
- Rekabet etmeme yükümlülüğü süresinin beş yılı aşması ve
- Rekabet etmeme yükümlülüğü süresinin yıl sayısından bağımsız olarak belirsiz
olması
şeklindeki iki farklı durumu grup muafiyeti kapsamına almadığı,
- Beş yıldan uzun süreli bir rekabet etmeme yükümlülüğünün azami hadde indirgeme
ilkesi doğrultusunda beş yıla kadar olan süresi için grup muafiyetinden yararlandığı
değerlendirmesinin yapılabileceği, bu konuda aykırılık olmadığı, ancak belirsiz
süreli olan ve zaten beş yıldan kısa bir süre devam etmiş olan bir sözleşmenin
azami hadde indirme ilkesi açısından ele alınmasının hukuken ve mantıken kabul
edilebilir olmadığı, zira bu durumda “azami hadde indirme yerine azami hadde
çıkarma yapılmış olduğu, böyle bir yaklaşımın rekabet hukuku ile korunması
öngörülen menfaatlere aykırı olduğu
ifade edilerek, yapılan incelemenin hatalı ve eksik olduğu ve konunun tekrar ele alınması istenmektedir.
G.3. Değerlendirme
(10) Yeniden değerlendirme talepli başvurunun temel olarak iki gerekçeye dayandığı görülmektedir. Bunlardan ilki değerlendirmenin yürürlükten kalkan EPDK mevzuatı bağlamında yapılmamasının maddi eksiklik olduğu ve rekabet ihlaline ilişkin zamanaşımının dolmadığı, ikincisi ise belirsiz süreli rekabet yasağı içeren sözleşmelere ilişkin olarak “azami hadde indirme” ilkesinin uygulanamayacağı hususudur.
(11) İlk husus bakımından belirtmek gerekir ki, 26.10.2017 tarih ve 17-35/538-229 sayılı Kurul kararı çerçevesinde talep birleştirmeye ilişkin EPDK’nın ikincil mevzuatında yürürlükte olan bir hüküm bulunmadığının tespiti yapılmıştır. Öte yandan Kurul, 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan hususları değerlendirmesine konu etmiştir. Bu anlamda başvuruda dile getirilen düzenlemenin varlığının 4054 sayılı Kanun kapsamında yapılacak değerlendirme ile bir ilgisi bulunmamaktadır.