Bildirime konu ortak girişimin ortaklık sözleşmesi bu çerçevede değerlendirildiğinde, gerek yönetim organlarında yer alma ve gerekse karar alma mekanizmaları bakımından, THY’nin açık bir hâkimiyetinin olduğu görülmektedir. Şöyle ki, ortaklık sözleşmesinin şirketin yönetimini düzenleyen 6. maddesinde, şirketin sekiz üyeden oluşan Yönetim Kurulu’nun beş üyesinin THY tarafından gösterilen adaylar arasından Genel Kurulca seçileceği, Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür’ün yine THY'nin göstereceği adaylar arasından Yönetim Kurulu tarafından seçileceği düzenlenmektedir. Aynı maddenin hükümleri, şirketin tescil tarihini izleyen 5 yıllık süre sonrasında Yönetim Kurulu’nun, Genel Kurul tarafından belirlenen usul ve esaslara göre ihdas edileceğini, ancak ilk 5 yılın sonunda belirlenecek olan Yönetim Kurulu’nda, bir adet Yönetim Kurulu üyesinin THY tarafından gösterilecek adaylar arasından Genel Kurul tarafından, Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçileceğini düzenlenmektedir.
Ortaklık Sözleşmesi’nin “Şirketin Yönetimi” başlıklı 6. maddesinde ise Yönetim Kurulu toplantı yeter sayısını yakalayabilmesi için, toplam sekiz üyeden en az beşinin, tüm ilgili Yönetim Kurulu toplantısı boyunca, toplantıda hazır bulunması yeterli görülmüştür. Yönetim Kurulu’nun karar yeter sayısı için ise, salt çoğunluk esası benimsenmiştir.
Bunun da ötesinde, yine ortaklık sözleşmesinde, ilk beş yıl için Yönetim Kurulu’nun alacağı bazı kararlar THY’nin olumlu görüşüne bağlanmıştır. Bu çerçevede, ilk beş yıl için, Yönetim Kurulu’nun; Genel Kurula Ana Sözleşme değişikliği önerilmesi, sermaye arttırılması, nama yazılı hisselerin devrinin onaylanması ve devrin pay defterine işlenmesi, şirketin son yıla ait bilançosunda yer alan aktif toplamının, beher sözleşme bazında % 5’ini geçen doğrudan veya dolaylı her türlü işlem yapılması, ortaklığın başka şirketlerle birleşmesi, feshi veya tasfiyesi ve yeni hat açılışı, herhangi bir uçuş hattının kaldırılması veya sefer sayısının belirgin bir şekilde azaltılması yönündeki kararları THY olumlu görüş vermediği sürece yürürlüğe girmeyecektir. Ortaklık Sözleşmesi’nde yer alan tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ilk beş yıllık süre zarfında yeni kurulacak ortak girişim firmasında, THY’nin;
- Sekiz kişilik Yönetim Kurulunda, beş üye ile çoğunluğu elinde bulunduracağı,
- Yönetim Kurulu salt çoğunluk esasına göre karar aldığından, karar alma mekanizmasında hâkimiyet tesis edeceği,
- Bu hâkimiyeti, yeni hat açılışı, herhangi bir uçuş hattının kaldırılması veya sefer sayısının belirgin bir şekilde azaltılması gibi kritik kararlarda, Yönetim Kurulu’nun yanı sıra, kendi onayını da zorunlu kılmak suretiyle pekiştireceği,
görülmektedir. Hal böyle iken, yatay işbirliği sonucunda kurulacak ortak girişimde, en azından ilk beş yıl boyunca, tarafların karar alma mekanizmasında eşit ağırlığa sahip oldukları bir ortak kontrolden bahsedilemeyeceğini, tam aksine THY’nin kuvvetli biçimde tek başına kontrol tesis edeceğini belirtmek mümkündür. Beş yıl sonrasında ise THY ortak girişimde ancak bir üye ile temsil hakkına sahip olacaktır. Kantara’nın iki üye belirleme yetkisi olurken diğer 25 gerçek ve tüzel kişi beş üye atayacaktır. Bu durumda, söz konusu ortak girişimin kontrolü, 25 gerçek ve tüzel kişinin arasında güçlü ortak çıkarların varlığına göre belirginlik kazanacaktır. Her halükarda, 5 yıl sonra kurulacak ortak girişim şirketinin kontrolünde bir değişiklik söz konusu olacaktır. Bu değişikliğin ise o zamanki iktisadi ve hukuki koşullara göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mevcut koşullar çerçevesinde ilk beş yıllık dönemde ise, bildirime konu olan ortak girişim firmasının ortak kontrol koşulunu sağlamadığı, bu nedenle bağımsız iktisadi varlık olma ve koordinasyona yol açmama koşullarına ilişkin analize gerek kalmaksızın, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ve 2010/4 sayılı Tebliğ’in kapsamı dışında olduğu sonucuna