Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra uyarınca yasaklanabilir.
İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,
İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması,
İşareti taşıyan malın ithali,
İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması."
şeklindeki 9. maddesi markanın tescilinden doğan hakların kapsamını düzenlemektedir.
Yukarıda yer alan düzenlemeler çerçevesinde, bahse konu yazı içeriğinde yer alan hususlar değerlendirilecek olursa, Ford Otosan tarafından markasını korumak amacıyla yapılan işlemlerin esas olarak 556 sayılı KHK kapsamında yer aldığı aşikardır. Bu bağlamda markanın izinsiz kullanımını önlemek yolunda yapılacakları anlatan ve bu konuda yetkili satıcıları uyarmak amacını taşıyan yazının, 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında korunmak istenen eşdeğer kalitede parça kullanımına ilişkin düzenlemelere aykırılık teşkil etmediği anlaşılmaktadır. Aksi durumun kabulü KHK ile kabul edilen bir hakkın Tebliğ ile ortadan kaldırılması sonucunu doğurur ki amaçlanan bu değildir.
1998/3 sayılı Tebliğ ile korunması amaçlanan menfaat ise eşdeğer kalitede üretim yapan yedek parça üreticilerinin korunması ve yetkili satıcıların da eşdeğer kalitedeki bu ürünleri temin edebilmelerinin sağlanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda Tebliğ’e muhtelif hükümlerin dercedildiği görülmektedir. Bunlar "Grup Muafiyeti Kapsamına Giren Yükümlülükler" başlıklı 4. maddenin b-5. bendinde yer alan,
“Anlaşma konusu mallarla aynı kalitede olmayan başka yedek parçaları satmama, tamir ve bakımda kullanmama yükümlülüğü”
ve "Grup Muafiyeti Kapsamı Dışında Kalan Koşul ve Yükümlülükler" başlıklı 7. maddede yer alan,
“h) Sağlayıcının, satıcının 4 üncü maddenin b-5 inci bendinde yer alan anlaşma konusu mallarla rekabet edebilecek ve onların kalitesine denk olan yedek parçaları dilediği bir üçüncü teşebbüsten elde etme serbestliğini doğrudan veya dolaylı olarak sınırlandırması.
i) Üreticinin yedek parça sağlayıcılarının anlaşma konusu malların kalitesine denk olan yedek parçaları, dağıtım sistemindeki teşebbüsler de dahil olmak üzere tercih ettikleri satıcılara sağlama özgürlüğünü doğrudan veya dolaylı olarak sınırlandırması.
j) Üreticinin, yedek parça üreticilerinin, anlaşma konusu malları sağlama özgürlüğünü veya ticari marka veya işaretlerini ilk montaj veya onarım için, sağlanan parçalar üzerinde etkili ve kolayca görünebilir bir biçimde serbestçe kullanmalarını doğrudan veya dolaylı olarak sınırlandırması.”
şeklindeki düzenlemelerdir. Tebliğ’de yer alan düzenlemeler ile söz konusu yazı karşılaştırıldığında, Tebliğ’de yedek parça üreticilerinin kendi markalarını ürünlerin üzerine koymaları hakkı korunurken, şikayete konu yazı ile yedek