bulunmamaktadır.”
- Bu noktada, söz konusu üç kararda da Kurulun YSFB’nin per se bir ihlal olduğunu vurgulamasına rağmen neden bireysel muafiyet değerlendirmesi yapıldığı, bunun temel sebebinin Kurulun teşebbüslerin YSFB uygulamalarının niteliğini ve daha da önemlisi etkisini görmek istemesi olduğu kanaatinde oldukları, zira, söz konusu kararlarda soruşturma açılmasına gerek olmadığına yönelik değerlendirmelerde, YSFB uygulamalarının olumsuz etkilerini azaltacak şu beş temel unsurun dikkate alındığı görüldüğü:
YSBF uygulamalarına ilişkin ihlalin dikey nitelikte olması,
İnceleme konusu pazarın rekabetçi, dinamik ve büyüyen nitelikte olması,
İncelenen teşebbüsün önemli bir pazar gücüne sahip olmaması,
İlgili pazarda rekabetçi yapıda kısıtlı bir zararın ortaya çıkması,
İhlalin kısa bir süre devam etmesi,
- Kurulun 2011 tarihli UFO kararında yukarıda sayılan bu unsurlara ilave olarak, ürün farklılaşmasına dayalı markalar arası rekabetin ve giriş engellerine dair maliyetlerin çok yüksek olmamasının da eklendiğinin görüldüğü [57], Kurulun bu tutumunu yakın tarihli Duru Bulgur kararında da sürdürdüğünü söylemenin mümkün olduğu, Kurulun, teşebbüslerin YSFB uygulamalarının etkileri değerlendirilirken dikkate alınması gereken hususları şu şekilde sıraladığı;
Yeniden satış̧ fiyatı tespiti uygulamasının rekabet karşıtı etkileri
değerlendirilirken; pazarın rekabetçi bir yapıya sahip olup olmadığı, markalar
arası rekabetin boyutu, pazardaki yoğunlaşma seviyesi, yeniden satış̧ fiyatının
tespiti davranışında bulunduğu iddia edilen teşebbüsün pazar gücü ile
rakiplerinin pazardaki konumu, alıcı gücünün bulunup bulunmadığı, sağlayıcı
tarafından tavsiye edilen fiyatlara uyum gösterilip gösterilmediği, tavsiye
fiyatlara uyum konusunda sağlayıcı tarafından bir denetim ve/veya yaptırım
mekanizması kurulup kurulmadığı gibi hususlar dikkate alınabilmektedir. 58
- Kurulun rule of reason yaklaşımına en yakın kararının 2017 tarihli Yataş kararı olduğunu söylemenin mümkün olduğu, Karar’da çok net bir şekilde YSFB uygulamalarına dair etki analizine odaklanan bir içtihat benimsediğinin dile getirildiği, (Karar’da buna dair ifadelerin şu şekilde yer almaktadır:
“Dosya konusuna benzer içerikli geçmiş̧ tarihli Kurul kararlarında, son yıllarda
genel olarak yeniden satış̧ fiyatının belirlenmesi konusunda etki analizine
önem verilen daha esnek bir yaklaşım benimsenmiştir.” [59])
- Bu noktadan hareketle, iddia konusu YSFB uygulamalarının değerlendirilmesinde sağlayıcı ya da dağıtıcılar arasında tek fiyat uygulamasına yol açıp açmadığına, pazarda etki doğurup doğurmadığına ve tavsiye niteliğindeki YSFB uygulamalarına riayet etmeyen satıcılara ne gibi yaptırımlar uygulandığına bakıldığının görüldüğü,
- 2018 yılında verilen Henkel [60] ve Sony [61] kararları ile YSFB iddialarının
Kurulun 27.10.2011 tarih, 11-54/1380-490 sayılı kararı, s. 6.
Kurulun 08.03.2018 tarih, 18-07/112-59 sayılı kararı, para. 85.
Kurulun 27.09.2017 tarih, 17-30/487-211sayılı kararı, para. 25.
Kurulun 19.09.2018 tarih,18-33/556-274 sayılı kararı.
Kurulun 22.11.2018 tarih, 18-44/703-345 sayılı kararı.