İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Hyundai Assan Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Hyundai Assan)'nin bayisi olarak faaliyet göstermekte olan…

Rekabet İhlali04-49/660-164Karar tarihi: 29.07.2004Yayımlanma tarihi: 28.01.2005

Hyundai Assan Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Hyundai Assan)'nin bayisi olarak faaliyet göstermekte olan (............) (.........) ile yapmış olduğu Yetkili Satıcı ve Servis Sözleşmesi'ni rekabete aykırı bir şekilde feshederek, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal ettiği iddiası.

Karar bilgileri

Karar sayısı
04-49/660-164
Karar tarihi
29.07.2004
Yayımlanma tarihi
28.01.2005
Karar türü
Rekabet İhlali

Karar metni

9 sayfa · 20.885 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2004-4-93
Karar Sayısı: 04-49/660-164
Karar Tarihi: 29.7.2004

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Mustafa PARLAK

Üyeler: A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Murat GENCER,

Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,

Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M.Sıraç ASLAN

B. RAPORTÖR: Uygar GAZİOĞLU

ŞİKAYET EDEN: (gizlilik talebi vardır.)

D. ŞİKAYET EDİLEN : Hyundai Assan Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.

E-5 Karayolu, 32. Km 81700 Tuzla/İstanbul

E. DOSYA KONUSU: Hyundai Assan Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Hyundai Assan)'nin bayisi olarak faaliyet göstermekte olan (…………………………………………) (……………………..) ile yapmış olduğu Yetkili Satıcı ve Servis Sözleşmesi’ni rekabete aykırı bir şekilde feshederek, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği iddiası.

F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde, Hyundai Assan (sağlayıcı) ile (………………………) (yetkili satıcı) arasında akdedilen yetkili satıcı ve servis sözleşmesinin sağlayıcı tarafından rekabete aykırı şekilde, haksız yere ve hukuka aykırı olarak feshedilmesi neticesinde 4054 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatın ihlal edildiği iddia edilmiştir. Şikayete konu olayların gelişimine ilişkin olarak dilekçede yer verilen bilgiler aşağıdaki gibidir:

(………………………….), 1996 yılından bu yana Hyundai Assan'ın (………) bölgesi yetkili satış ve servis bayisi olarak faaliyet göstermektedir. Hyundai Assan ve (………………………) arasında (…/…/…) tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesi ile başlayan ticari ilişki, ilgili sözleşmenin bazı maddelerinin 10.3.1997 tarihinde revize edilmesi ile devam etmiştir. Sonrasında ise 5.5.1998 tarihinde aynı sözleşme üzerinde Hyundai Assan tarafından tek taraflı değişiklikler yapılmış, bunlar noter kanalıyla (………………………)’a bildirilmiş ve itiraz görmemesi üzerine sözleşme yeni şekli ile uygulanmaya başlanmıştır.

Sayfa 2

1999 yılında ise Hyundai Assan tarafından bayiye yeni bir sözleşme gönderilerek bunun bayi tarafından imzalanıp geri gönderilmesi talep edilmiştir. Bunun üzerine ilgili sözleşme (………………………) tarafından imzalanmış ve Hyundai Assan’a gönderilmiş ancak bu sözleşmenin söz konusu sağlayıcı tarafından imzalanmış bir sureti (………………………)’a gönderilmemiştir. Şikayet dilekçesinde, söz konusu en son tarihli sözleşmenin imzalı nüshasının şikayetçinin elinde bulunmadığı ifade edilmektedir.

(…/…/…) tarihinde Hyundai Assan tarafından gönderilen bir ihbarname yazısı ile, Hyundai Assan ve (………………………) arasında akdedilen mevcut bayilik sözleşmesinin, 31.12.2004 tarihi itibarıyla sona erdirileceği (………………………)’a bildirilmiştir.

Şikayet dilekçesinde, Hyundai Assan ile (………………………) arasında imzalanan bayilik sözleşmelerinin 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamındaki sözleşmelerden olduğu, ancak 1999 yılında Hyundai Assan tarafından şikayetçiye imzalatılan (ancak (………………………)’da imzalı nüshası bulunmayan) sözleşmede sözleşme süresinin 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı bir biçimde iki yıl, feshi ihbar süresinin ise altı ay olarak düzenlendiği, bu nedenle sözleşmenin Tebliğ’in sağladığı muafiyetten yararlanamayacağı, bu çerçevede bayilik sözleşmesinin haksız yere ve hukuka aykırı olarak feshi sebebi ile Kanun’un 4. maddesine aykırı şekilde hareket edildiği iddia edilmiştir.

Dilekçede ayrıca söz konusu bayilik sözleşmesinin Tebliğ’e aykırı başka hükümlerinin de bulunduğu ifade edilerek, yetkili satıcı ve servisin başka markaları satışının, alternatif yedek parçaları başka kaynaklardan temin edebilmesinin, yedek parçaları özel servisler ve yedek parça dükkanları gibi yeniden satıcılara satabilmesinin Tebliğ’e aykırı olarak engellendiği iddia edilmiştir.

G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 7.6.2004 tarih ve 2998 ile giren başvuru üzerine düzenlenen 16.7.2004 tarih, 2004-4-93/İİ-04-UG sayılı İlk İnceleme Raporu 23.7.2004 tarih, REK.0.08.00.00/167 sayılı Başkanlık önergesi ile 04-49 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. H. RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da, (………………………)’ın bayilik sözleşmesinin Hyundai Assan tarafından rekabete aykırı şekilde feshedilerek 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiği iddiasının gerçeklik taşımadığı, şikayet dilekçesinde 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırılık taşıdığı iddia edilen sözleşmenin diğer maddelerinin Tebliğ hükümlerine uygun olduğu, bu nedenle şikayete konu eyleme ilişkin olarak bir önaraştırma ya da soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı görüşlerine yer verilmiştir.

Sayfa 3

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

Dosya mevcudu bilgilere göre, görevli raportör tarafından bayilik sözleşmelerinin gönderilmesinin talep edilmesi üzerine, şikayetçi vekili, en son 1999 yılı öncesinde imzalanan sözleşmelerin ellerinde bulunduğunu ancak 1999 yılında imzalanan sözleşmenin imzalı ve tam bir nüshasının ellerinde bulunmadığını, öte yandan söz konusu sözleşmenin (………………………) tarafından imzalanan metninde 2 yıllık bir sözleşme süresinin ve 6 aylık bir feshi ihbar süresi bulunduğunu, sonradan dolaylı yollardan elde ettikleri (………………………) tarafından imzalanan sözleşme nüshasında 2 yıllık sözleşme süresinin Hyundai Assan tarafından 5 yıl olarak değiştirildiğini bildiklerini ancak konuya ilişkin olarak kendilerine resmi bir bildirimin yapılmadığını ifade etmiştir.

Şikayetçi tarafından gönderilen, konuyla ilgili olarak Hyundai Assan hakkında (………………………………………………………) dilekçesi ve ekindeki bayilik sözleşmeleri, Kurum Kayıtlarına 13.7.2004 tarih ve 3801 sayı ile intikal etmiştir. Öte yandan, şikayet dilekçesinde en son 1999 yılında Hyundai Assan tarafından (………………………)’a imzalatıldığı iddia edilen sözleşmenin ise yalnızca tek sayfalarından oluşan (ve sözleşme süresini düzenleyen hükümlerin bulunmadığı) tarihsiz ve imzasız bir nüshası gönderilmiştir.

Motorlu taşıt dağıtım anlaşmaları, içerdikleri dikey sınırlamalar nedeniyle (bölge ve müşteri kısıtlamaları ve rekabet yasakları), rekabeti kısıtlayıcı etkilere sahip olabilmektedir. Farklı sağlayıcıların yeniden satıcılarıyla yapılmış olmalarına rağmen motorlu taşıt dağıtımının özel nitelikleri gereği birbirlerine benzeyen bu anlaşmalarda var olan rekabet kısıtlamaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle yasaklanmaktadır. Ancak, bazı koşulları taşımak kaydıyla, etkinliği ve kaliteyi artırıcı etkilerinin bulunmaları sebebiyle söz konusu anlaşmaların Kanun’un 5. maddesinde öngörülen muafiyet çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıtlar sektöründe dağıtımın, benzer kısıtlamalar içeren yeniden satış anlaşmaları ağıyla örgütlenmesi nedeniyle, 1.4.1998’de 1998/3 sayılı Tebliğ yayımlanmıştır. Tebliğ, hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş anlaşmaları grup olarak 4. maddenin uygulamasından muaf tutmanın yanında Kurula olan bildirim mükellefiyetini de ortadan kaldırmaktadır. Bu bilgiler dikkate alınarak şikayet konusu iddialar bakımından Hyundai Assan ile yetkili satıcısı (………………………) Araçlar arasında imzalanan bayilik sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Taraflar arasında 1996 yılından itibaren 4 ayrı sözleşmenin imzalandığı görülmüştür. Bunlar sırasıyla (…/…/…), 10.3.1997 tarihinde imzalanan sözleşmeler, 5.5.1998 tarihinde tek taraflı değişiklikle oluşan sözleşme ve 1999 tarihinde imzalandığı iddia edilen sözleşmeden oluşmaktadır.

1997/6 sayılı"Rekabet Kurumu Teşkilatının Oluşturulmasından Sonra Teşebbüslerin ve Teşebbüs Birliklerinin 4054 Sayılı Kanundan Doğan Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin Tebliğ" ve 1998/3 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe giriş tarihleri

Sayfa 4

de göz önünde bulundurulduğunda, şikayetçinin iddialarına konu olan en son iki sözleşmenin değerlendirilmesi yeterli olacaktır. Öte yandan aşağıda ayrıntıları açıklanacağı üzere söz konusu iki sözleşmenin de Hyundai Assan tarafından Kuruma bildirildiği, sözleşmeler hakkında Kurul tarafından alınmış kararların bulunduğu anlaşılmıştır.

I.1. 5.5.1998 tarihli değişikliklerle oluşan bayilik sözleşmesi

Hyundai Assan ile (………………………) arasında imzalanmış bulunan 10.3.1997 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve Yetkili Servis İşletme Sözleşmesi'nin bazı hükümleri 5.5.1998 tarihinde Hyundai Assan tarafından yetkili satıcılara yapılan ihtarname ile değiştirilmiştir. Buna göre, sözleşmelerde yer alan süre, feshi ihbar süresi ve yetkili satıcının başka markaları satmasına ilişkin hükümler gibi düzenlemelerin 1998/3 sayılı Tebliğ’de öngörülen hükümler doğrultusunda değiştirildiği görülmektedir. Şikayet konusu ile ilgili olarak raportörce yapılan incelemede, 10.3.1997 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve Yetkili Servis İşletme Sözleşmesi ile 5.5.1998 tarihinde söz konusu sözleşmede yapılan değişikliklerin, 5.5.1998 tarih ve 1141 sayı ile Kurum kayıtlarına menfi tespit/muafiyet talebiyle intikal ettirildiği tespit edilmiştir.

Başvuru üzerine Kurulun almış bulunduğu 22.6.1999 tarih ve 99-31/280-169 sayılı kararda, bazı değişiklikler yapılması kaydıyla sözleşmelerin 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilebileceği ifade edilmiş, söz konusu değişikliklerin yapılması için ilgili tarafa 60 günlük süre tanınmasına, değiştirilmesi gereken hükümlerin açık ihlal niteliğinde bulunmaması nedeniyle teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına karar verilmiştir.

I.2. Şikayetçi tarafından Hyundai ile 1999 yılında imzalandığı iddia edilen bayilik sözleşmesi

Şikayet dilekçesinde yer verilen iddiaya göre, 1999 yılında Hyundai Assan tarafından (………………………)’a gönderilen ve imzalanması istenen bir bayilik sözleşmesi daha bulunmaktadır ve söz konusu sözleşmede sözleşme süresi 2 yıl ve feshi ihbar süresi 6 ay olarak belirlenmiştir. (………………………) söz konusu sözleşmeyi imzalamış ve suretini almadan Hyundai Assan’a göndermiştir. Ancak Hyundai Assan kendi imzaladığı nüshayı yetkili satıcıya göndermemiştir. Şikayet dilekçesine göre 1999 yılında imzalanan sözleşme imza tarihinden itibaren 2 yıl sonunda feshedilmemiş ve uygulamaya devam edilmiştir ve bu şekilde sözleşme belirsiz süreli hale gelmiştir. Dilekçede ayrıca, söz konusu durumda 1998/3 sayılı Tebliğ’e göre sözleşme için 2 yıllık bir feshi ihbar süresinin gerekir hale geldiği, bu nedenle Hyundai Assan tarafından altı (6) ay önceden yapılan feshin Tebliğ’e aykırılık taşıdığı iddia edilmektedir.

Hyundai Assan ile bayileri arasında imzalanan, mezkur “Yetkili Satıcı ve Yetkili Servis Sözleşmesi”ne ilişkin bildirim 1.12.2000 tarih ve 4978 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

Sayfa 5

Kuruma bildirimi yapılan sözleşmenin; 33. maddesinde “işbu sözleşme…. 2 yıl ..süre ile yürürlükte kalacaktır” ifadesinin yer aldığı, “sözleşmenin feshi” başlıklı 30. maddesinin (a) bendinde ise, “işbu sözleşmeyi taraflardan her biri diğer tarafa haklı bir neden göstermeksizin sözleşmenin bitim tarihinden en az 6 (altı) ay önce noter kanalıyla göndereceği fesih bildirimiyle sona erdirebilir.” hükümlerinin yer aldığı görülmektedir.

1998/3 sayılı Tebliğ’in 2000/3 sayılı Tebliğ ile değişik 6. maddesi uyarınca:

“b) Belirsiz süreli anlaşmalarda yer alacak feshi ihbar süresinin, her iki taraf için en az iki yıl olması; ancak sağlayıcının anlaşmaya son vermesi halinde kanundan veya anlaşmadan dolayı uygun bir tazminat ödemek zorunda olduğu veya satıcının dağıtım sistemine ilk kez girdiği ve anlaşma süresinin veya anlaşmanın olağan feshi ihbar süresinin bu satıcı tarafından ilk kez kabul edildiği hallerde bu sürenin asgari bir yıl olması,

c) Belirli süreli anlaşmalarda ise, anlaşma süresinin en az beş yıl olması ve anlaşmada yer alacak olan yenilememe isteğini anlaşmanın sona ermesinden asgari altı ay önce bildirmeyi her iki tarafın da kabul etmesi.”

gerekmektedir.

Bu nedenle, bildirime konu sözleşmenin süresinin şikayetçinin ifadesini doğrular biçimde 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırılık teşkil ettiği görülmektedir. Söz konusu sözleşmenin bildirimine ilişkin olarak Kurulun almış olduğu 22.8.2001 tarih ve 01-40/399-102 sayılı kararda ise, sözleşmenin bazı diğer hükümlerinin yanında süre ve feshi ihbar süresinin de 1998/3 sayılı Tebliğ’e uygun hale getirilmesi gerektiği ve bu koşulların sağlanması halinde sözleşmenin Tebliğ’in sağladığı muafiyetten yararlanabileceği ifade edilerek, koşulların yerine getirilmesi için ilgili tarafa 60 günlük süre verilmesine karar verilmiştir. Hyundai Assan’ın Kurul kararında öngörülen değişikliğe ilişkin olarak yapmış olduğu geri bildirim 26.10.2001 tarih ve 4581 sayılı yazı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiş, konuya ilişkin olarak Kurul, 6.11.2001 tarih ve 01-54-M sayılı toplantısında ilgili kararın gereklerinin süresi içinde yerine getirilmiş olduğuna ve “Yetkili Satıcı ve Yetkili Servis Sözleşmesi”nin düzeltilmiş halinin 1998/3 sayılı Tebliğ’in sağladığı muafiyetten yararlanabileceğine karar verilmiştir. Geri bildirime bakıldığında Hyundai Assan tarafından kararda değiştirilmesi istenen diğer hükümlerin yanında sözleşme süresinin 5 yıl olarak ve feshi ihbar süresinin de 6 ay olarak değiştirildiği ve değişikliklerin bayilere gönderildiğinin ifade edildiği görülmektedir.

(………………………) ile Hyundai Assan arasındaki en son sözleşmenin 1999 yılında imzalandığı ve Hyundai Assan tarafından 31.12.2004 yılı sonu itibarıyla sonlandırılmak istendiği göz önünde bulundurulduğunda, Hyundai Assan’ın, ilgili karar sonrasında (………………………)’la arasındaki sözleşmenin süresini Kurul Kararı uyarınca hazırlamış olduğu değişiklik duyurusu doğrultusunda, 5 yıl

Sayfa 6

olarak esas aldığı ve 5 yıllık sözleşme süresinin dolmasından 6 ay önce, 28.4.2004 tarihinde feshi ihbarda bulunduğu görülmektedir.

Esasen 1998/3 sayılı Tebliğ ile getirilen asgari feshi ihbar sürelerinin amacı, motorlu taşıt sektöründe yüksek miktarda yatırım isteyen yetkili satıcılık yapısı nedeniyle, yetkili satıcılara dağıtıcı ile kurudukları ilişkinin, yaptıkları yatırımın karşılığını alabilecekleri ve bu sayede sağlayıcı karışındaki ekonomik bağımsızlıklarını koruyabilecekleri bir yapıda gerçekleşmesini sağlamaktır. Grup muafiyetinden yararlanılabilmesi için sözleşmelerde asgari feshi ihbar sürelerinin bulunması zorunlu kılınarak, yetkili satıcının Tebliğ uyarınca yasaklanamayacak davranışları gerçekleştirmesi nedeniyle (örneğin tavsiye edilen yeniden satış fiyatının altında satış yapması ya da bölgesi dışına pasif satış yapması gibi) anlaşmanın sağlayıcı tarafından kolaylıkla feshedilebilmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Şikayet konusu bakımından, Hyundai Assan tarafından bayilik sözleşmesinin feshinde sözleşmenin orijinal metninde bulunan 2 yıllık sürenin değil, Kurul kararı doğrultusunda değiştirilen ve sözleşmenin 1998/3 sayılı Tebliğ’den yararlanabilmesi için gereken 5 yıllık sözleşme süresinin esas alınmış olması ve buna göre hareket edilmiş olması nedeniyle Hyundai tarafından gerçekleştirilen feshin Tebliğ’in yukarıda ifade edilen amacını sakatlayan bir yönü bulunmamaktadır. Bu çerçevede, (………………………)’ın anlaşmanın 1998/3 sayılı Tebliğ hükümlerine aykırı bir biçimde feshedildiği iddiası gerçeklik taşımamaktadır.

Öte yandan şikayetçinin, feshi ihbar süresinin yanında Hyundai Assan tarafından kendilerine imzalatılan en son bayilik sözleşmesinin diğer bazı hükümlerinin de 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırılık taşıdığı yönünde iddiaları bulunmaktadır. Şikayet dilekçesinde, sözleşmenin 6. maddesinin ilk fıkrasında getirilen hükümle Bayi’nin başka marka araçları satmasının, 8. maddesinde getirilen hükümle eşdeğer kalitede yedek parçaları kullanabilmesinin ve 16. maddesinde getirilen hükümle ise yedek parçaların özel servislere satışının Tebliğ’e aykırı olarak engellendiği iddia edilmiştir.

Yukarıdaki bölümlerde de belirtildiği üzere, söz konusu sözleşme Kuruma bildirilmiş, söz konusu bildirime ilişkin olarak alınan Kurul kararında sözleşmenin 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırı bazı hükümlerinin bulunduğu ancak, gerekli değişikliklerin yapılması kaydıyla sözleşmenin grup muafiyetinden yararlanabileceği ifade edilmiştir. Ancak Kurul kararında sözleşmenin değiştirilmesi istenen hükümleri arasında, süre ve feshi ihbara ilişkin hükümler haricinde şikayet dilekçesinde Tebliğ’e aykırı olduğu iddia edilen hükümlerin hiçbirisi bulunmamaktadır. Diğer yandan İddia konusu hükümler Kuruma bildirimi yapılan anlaşma üzerinden tekrar değerlendirilmiştir.

Şikayet dilekçesinde, en son imzalanan bayilik sözleşmesinin “Başka Markaların Temsil Edilmesi” başlıklı 6. maddesinde yer alan;

Sayfa 7

“Bayi, yukarıda belirtilen ticaret unvanı çerçevesinde, Şirket’in yazılı izni olmadan, Hyundai ürünleri haricinde herhangi bir motorlu aracın ve yedek parçaların pazarlaması veya bakım servisi faaliyetleri ile iştigal eden işletme veya kuruluşların bayisi olmamayı, bu tür kuruluşlarla herhangi bir menfaat ilişkisi içine girmemeyi ve sadece Hyundai ürünlerini satmayı kabul ve taahhüt eder”

ifadesinin, bayinin başka marka motorlu araç ve yedek parça satışını yasakladığı, bu niteliği ile 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırılık teşkil ettiği iddia edilmektedir.

Sözleşme hükümleri incelendiğinde ise 6-a maddesinin ikinci paragrafında açıkça yetkili satıcının ayrı bir tüzel kişilik, ayrı yönetim ve ayrı satış yerinde olması kaydıyla başka markaların satışını gerçekleştirebileceğinin hükme bağlanmış oluğu görülmektedir ve bu anlamda Tebliğ’in 4(b) 3 maddesinde getirilen, yetkili satıcı tarafından başka markaların satılması ile ilgili hükümlere bir aykırılık bulunmamaktadır.

Şikayet dilekçesinde, sözleşmenin 8. maddesinde yer alan;

“Bayi, bölgesindeki Hyundai mamulleri parkının garanti ve satış sonrası hizmetlerini yürütebilmek için, gerekli ve yeterli Hyundai yedek parçalarını düzenli olarak Şirket’ten almayı, dağıtım şebekesi dışından temin etmemeyi, Hyundai yedek parçaları ile aynı kalite ve evsafta olmayan, Şirket tarafından kalitesi onaylanmayan yedek parçaları üçüncü şahıslardan temin edip satmamayı, satışına aracılık etmemeyi, Hyundai için verilen servis hizmetlerinde kullanmamayı kabul ve taahhüt etmektedir.”

hükmünün, 1998/3 sayılı Tebliğ’de yer alan, sağlayıcı tarafından bayinin anlaşma konusu mallarla rekabet edebilecek ve onların kalitesine denk olan yedek parçaları dilediği bir üçüncü teşebbüsten elde etme serbestisinin sınırlandırılmasını yasaklayan 7 (h) maddesine aykırılık taşıdığı iddia edilmektedir.

Sözleşmenin ilgili hükmü incelendiğinde 8. maddenin ikinci paragrafında,

“Bayi eşdeğer yedek parçaları kullanmayı düşündüğü takdirde, bu yedek parçaların marka ve orijinallerini Şirket’e yazılı olarak bildirerek kalitesini kanıtlayıp Şirket’e onaylatmayı kabul ve taahhüt eder”

ifadesinin yer aldığı görülmektedir. Yine devam eden bölümlerde yetkili satıcının eşdeğer kalitede yedek parça kullanımının şartları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu çerçevede Tebliğ’in 7(h) maddesine bir aykırılık bulunmamaktadır.

Son olarak şikayet dilekçesinde, sözleşmenin “Bayinin satışlarda uygulayacağı esaslar” başlıklı 16. maddesinin onuncu fıkrasında yer alan;

Sayfa 8

“Bayi, Hyundai ürünlerini, filo müşterileri, araç sahipleri ve dağıtım şebekesi dışındaki özel servislere, yedek parça dükkanlarına vb. gibi yeniden satıcı niteliğindeki kişi veya kuruluşlara satamaz”

hükmünün 1998/3 sayılı Tebliğ’in 7 (f) maddesine aykırılık teşkil ettiği iddia edilmektedir.

1998/3 sayılı Tebliğ’in dilekçede ihlal edildiği iddia edilen 7 (f) maddesi uyarınca,

“üreticinin sağlayıcı veya dağıtım sistemi içindeki diğer bir teşebbüsün, tüketicilerin, yetkili aracıların veya satıcıların anlaşma konusu malları veya bu mallar için servislerini sistem içindeki diledikleri bir teşebbüsten elde etme serbestliğini veya tüketicilerin ticari olmamak kaydıyla, söz konusu malları yeniden satma özgürlüğünü doğrudan veya dolaylı olarak sınırlandırması”

grup muafiyeti kapsamı dışında bırakılmıştır. Sözleşmenin 16. maddesinde yer alan söz konusu hükümde ise açık bir biçimde anılan ürünlerin dağıtım sisteminde yer almayan yeniden satıcı konumundaki teşebbüslere satışının yasaklandığı görülmektedir ve bu yasağın 7 (f) maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Nitekim 1998/3 sayılı Tebliğ’in 4/b-9. maddesinde,

“Dağıtım sistemi içinde yer almayan başka bir satıcıya anlaşma konusu malları satmama veya anlaşmanın kapsadığı ürün yelpazesinde yer alan yedek parçaları, anlaşma konusu motorlu taşıt araçlarının bakım onarımında kullanılmadıkça temin etmeme yükümlülüğü getirilmesi”

grup muafiyeti kapsamına alınmıştır. Bu nedenle, sözleşmenin 16. maddesinde de Tebliğ’e bir aykırılık bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, şikayet dilekçesinde 1998/3 sayılı Tebliğ’e aykırılık taşıdığı iddia edilen hükümlerin tamamı Tebliğ kapsamında muafiyetten yararlanabilecek hükümlerdir.

J. SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre(……………………………)’nin bayilik sözleşmesinin Hyundai Assan Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından rekabete aykırı şekilde feshi ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ihlal edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı ve şikayet dilekçesinde 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne aykırılık taşıdığı iddia edilen sözleşmenin diğer maddelerinin Tebliğ hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından, başvuru konusu iddialara yönelik olarak önaraştırma

Sayfa 9

yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına; şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Yargı süreci

1 dava

  • Koruma Motorlu Araçlar San. Tic. A.Ş.

    Danıştay 13. Daire · Esas No: 2005/1834

    Dava reddedildi — Kurul kararı ayakta

    Safahat

    1. 13.03.2007Dava reddedildi — Kurul kararı ayakta· Danıştay 13. Daire· 2005/1834

Dava ve safahat bilgileri Rekabet Kurumu'nun yayımladığı kayıtlardan alınmıştır. Bağlayıcı olan mahkeme kararlarının kendisidir.

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.