(75) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde uyumlu eylem kavramının ve karinesinin
Kanun’a konuluş amacının teşebbüsler arasındaki danışıklığın ispatlanmasında kolaylık
sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus göz önünde bulundurulduğunda, Kanun'un
anlaşma ve uyumlu eylem kavramları arasındaki ayrımdan çok teşebbüsler arasındaki
danışıklığın nasıl ispat edileceğiyle ilgilendiği ortaya çıkmaktadır.
(76) Bu çerçevede Kurul’un 09.07.2015 tarihli, 15-29/433-116 sayılı kararındaki delil
değerlendirmesine yer verilmesi uygun olacaktır:
“Birincil deliller Kanuna aykırılık teşkil eden gizli yapılanmaları/anlaşmaları ortaya koymada kullanılan ve ispat gücü bakımından ilk planda düşünülmesi gereken delillerdir. Bu deliller, anlaşmanın tarafları, kapsamı, gerçekleştiği zaman aralığı olarak sıralanabilecek ve somut bir ihlal şablonunu ortaya koymada kullanılabilecek nitelikteki bilgi ve belgelerden oluşmaktadır. Öte yandan, söz konusu yapılanmaların “gizli” nitelikte olması nedeniyle, birincil nitelikteki delillerin varlığına ulaşmak oldukça güçtür. Bu noktada, söz konusu yapılanmaların ortaya çıkarılabilmesi amacıyla ikincil nitelikteki delillerin de varlığı önem arz etmektedir.
İkincil nitelikli deliller arasında iletişim delilleri ile iktisadi deliller yer almaktadır. İletişimsel deliller, anlaşma taraflarının toplandıklarını veya iletişim kurduklarını gösteren ancak iletişimin içeriğini ortaya koymada yetersiz kalan delillerdir. Bu deliller arasında; rakipler arası iletişimin var olduğunu gösterir deliller, toplantıya katılım, fiyatlar, talep ve kapasite kullanımının tartışıldığı toplantı notları, rakiplerin gelecekte yapabilecekleri fiyat artışları veya fiyatlama stratejileri hakkında bilgi sahibi olunduğunu gösteren iç yazışma niteliğindeki belgeler yer almaktadır. İktisadi deliller ise bir anlaşmaya ulaşıldığını işaret eden firma davranışları ve aynı zamanda piyasanın bir bütün olarak davranışını, gizli fiyat tespitinin mümkün olduğunu işaret eden piyasa yapısı elemanlarını ve anlaşmanın sürdürülmesinde kullanılabilecek belirli uygulamaları içermektedir.
İktisadi deliller davranışsal ve yapısal deliller olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Davranışsal delillerin ispat gücü, diğer ekonomik delillere oranla daha yüksek görülmektedir. Bu tür delillere örnek olarak paralel fiyatlama yapılması, rakiplerin eşzamanlı veya yakın zamanlı fiyat değişimlerinin aynı veya benzer nitelikte olması, ortak fiyat duyuruları ile aynı veya benzer nitelikli satış ve üretim politikalarının benimsenmesi ve piyasanın yapısına ilişkin bazı özellikler de (normalin üstünde kârlar, geçmişte yaşanan rekabet ihlallerinin varlığı) sayılabilmektedir. Yapısal deliller arasında ise yüksek yoğunlaşma oranları, homojen ürünlerin varlığı, dikey bütünleşme oranının yüksekliği ve giriş engellerinin yüksekliği sayılabilir. Bu tür delillerin ispat gücü görece düşük kabul edilmektedir.
Özetle; rekabet hukuku çerçevesinde bir ihlalden bahsedebilmek için, öncelikle bu ihlalin taraflarını, kapsamını ortaya koyabilecek nitelikteki birincil delillere ihtiyaç duyulmaktadır. Öte yandan, bu tip delillerin tam anlamıyla var olmadığı, somut bir ihlal şablonunun ortaya konulmasında yetersiz kalındığı durumlarda ikincil deliller devreye girmekte ve tabloda eksik kalan noktaların tamamlanması hedeflenmektedir. Bu bakımdan, dosya kapsamında elde edilen her türlü delilin, bir bütünün parçaları, bütünü açıklamada kullanılan araçlar oldukları göz önünde bulundurulmalıdır.”
(77) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, soruşturma tarafı teşebbüslerin rekabeti
kısıtlayıcı, bozucu, engelleyici bir uyumlu eylem içinde olup olmadıklarının; pazarın yapısı,
teşebbüslerin davranışları ve bu davranışlardaki değişiklikler ışığında iletişim delilleri,
davranışsal ve yapısal deliller bir bütün olarak ele alınarak değerlendirilmesi
gerekmektedir.
(78) Mevcut soruşturmada İzmir ilinde faaliyet gösteren hazır beton teşebbüslerinin rekabeti
bozucu, kısıtlayıcı anlaşma ve/veya uyumlu eylem içinde oldukları iddiası incelenmiştir. Bu
kapsamda soruşturmaya konu teşebbüslerde yerinde incelemeler yapılmış, inşaat
sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin ve sektör temsilcilerinin görüşleri alınmıştır.
Yerinde incelemelerde hazır beton fiyatlarına yönelik bazı iç yazışmalar elde edilmiştir. Bu
iç yazışmların ışığında iddia konusu eylemlerin gerçekleşme olasılığı bulunan dönem ile
rekabetçi yapının sürdüğü dönem belirlenmiş ve igili veriler dikkate alınarak hazır beton
fiyatı ve maliyetine yönelik analizler yapılmıştır.