i. TÜYAP’ın Alıcılarının Eşit Alıcılar Olup Olmadığı:
(27) Bu unsur, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde geçtiği şekliyle “eşit durumdaki alıcılara” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği ile ilgilidir. Eşit konumdaki alıcılar kavramı ile anlatılmak istenen, ilgili alıcıların, hâkim durumda bulunan teşebbüsle ilişkilerinde karşılıklı olarak ikame edilebilmeleridir. Diğer bir deyişle, bir alıcı ile diğer bir alıcının yerleri değiştirildiğinde eş olmayan bir durumun ortaya çıkmaması gerekmektedir [17].
(28) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamındaki ayrımcılık eyleminin varlığının değerlendirildiği bir Kurul kararında [18] aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Kaldı ki mağazalar cirolarına göre farklı kira bedelleri ödeseler dahi, bu uygulama
ayrımcılık olarak değerlendirilemeyecektir. Bu tür bir davranışın kötüye kullanma
içermesi açısından bakılması gereken unsur alıcıların, bu durumda kiracıların, eşit
durumda olmasıdır. Ancak yapılan görüşmelerden de anlaşılmıştır ki kiracılar da
kiralanan mağazaların niteliği de eşit değildir. Bir AVM’de pek çok farklı mağaza
bulunmaktadır. Bu mağazaların marka bilinirlikleri, AVM müşterileri nezdindeki
imajları, ciro potansiyelleri gibi AVM’nin faaliyeti açısından önemli özellikleri
birbirinden farklılaşmaktadır. Bu doğrultuda, serbest piyasa ekonomisi ve sözleşme
serbestisi ilkesi gereğince AVM yönetimi, mağaza kira sözleşmelerini kimlerle ne
şartlarda yapacağını kendi ekonomik çıkarlarını koruyarak belirlemekte özgürdür.
Bununla birlikte, AVM yönetiminin mağazaların satışlarının düşük olduğu ve
kiracıların ödeme güçlüğü çektikleri gerekçesiyle kira indirimine gitmesi, bu indirim
yapılmadan önce AVM’deki kira sözleşmesini sona erdiren başvuru sahibine karşı
ayrımcılık yapıldığını göstermemektedir.”
(29) Bahse konu kararda öne çıkan husus, AVM’de faaliyet gösteren her mağazanın bilinirlik seviyeleri, imajları, ciro potansiyelleri gibi hususlar bakımından farklılaştıkları; dolayısıyla her bir mağazanın niteliğinin eşit olmadığı sonucuna ulaşılmasıdır.
(30) Dosya konusu olay bakımından eşit alıcı koşulunun tespiti için MAKTEK FUARI ile aynı konuda fuar düzenleyen fuar organizatörlerinden gelen bilgilere bakmakta fayda görülmektedir.
(31) E FUARCILIK tarafından gönderilen cevap yazısında, katılım talebinde bulunan firmanın finansal gücü, sektör içindeki itibarı veya organizatör şirket ile firma arasındaki geçmiş tecrübelerin taleplerin değerlendirilmesinde etkili olabileceği, fuar alanının tüm talepleri karşılayamayacağı durumlarda öncelik sırasına göre taleplerin değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Öncelik sırasının ise fuara geçmişte katılım gösteren firmalar, daha önce başvuruda bulunan firmalar veya lokomotif firmalar olarak değerlendirilebileceği, bu sıralamanın ise ancak fuarı düzenleyen şirket tarafından yapılabileceği ifade edilmiştir.
(32) Konuyla ilgili HANNOVER tarafından ise, uygulanan politika çerçevesinde tüm fuar organizatörleri gibi, fuara daha önce katılım sağlamış firmalara öncelik tanındığı ve düzenlenecek olan fuara katılıp katılmayacakları, katılacak iseler eski yerlerini muhafaza edip etmeyeceklerinin sorulduğu ifade edilmiştir. Eski firmalara yerleşimde öncelik tanındıktan sonra ise, fuara ilk defa katılmak isteyen firmaların taleplerinin değerlendirildiği belirtilmiştir. Söz konusu firma, dikkate alınan ikinci kriterin ise katılımcıların bilinirlikleri olduğunu ifade etmiştir.
(33) Son olarak TÜYAP tarafından ise, eski katılımcılara mevcut alanlarını yeniden kiralamak istemeleri halinde öncelik tanındığı ifade edilmiştir.
[17] Gönenç Gürkaynak, Rekabet Hukukunda Ayrımcılık Suretiyle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması, 2012, Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası, s.62,
http://www.ceis.org.tr/dergi/2012mart/rekabethukuku.pdf (Erişim Tarihi: 23.12.2016).
18 29.12.2010 tarihli ve 10-81/1694-645 sayılı Kurul kararı.