I.4. Değerlendirme
I.4.1. Marshall'ın Hakim Durum Analizi
Önaraştırmaya esas teşkil eden iddialardan birisi; Marshall’ın, ürünlerini, yeniden satış için tespit ettiği fiyatların altında fiyattan satan alıcısına, bayileri aracılığıyla yapılan satışları engellemesine ilişkindir.
Esas itibarıyla, mal veya hizmet vermeyi reddetmek, sözleşme özgürlüğü ilkesinin doğal bir sonucu olup, teşebbüsler arzu etmedikleri kimselere mal vermekten kaçınabildikleri gibi somut sözleşme çerçevesinde daha önceden mal vermekte oldukları müşterilerine mal vermeyi kesebilirler. Bununla birlikte, mal vermeyi reddedenin, ilgili ürün pazarında hakim durumda olması halinde, söz konusu uygulama, 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında bir ihlal olarak değerlendirilecektir.
4054 sayılı Kanun'un 3. maddesi hakim durumu; “belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” olarak tanımlamıştır. Bir teşebbüsün hakim durumda olup olmadığı incelenirken değerlendirilmesi gereken bazı kriterlere aşağıda yer verilmiştir.
I.4.1.1. Piyasadaki Teşebbüslerin Sayısı ve Pazar Payları
Bir firmanın sahip olduğu pazar payı, ilgili teşebbüsün hakim durumda olup olmadığının belirlenmesinde temel kriterdir.
Ancak yalnızca pazardaki lider teşebbüsün pazar payına bakılması hakim durumun tespitinde yeterli olmayacaktır. Bu nedenle, pazardaki diğer teşebbüslerin de paylarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, Marshall ve rakiplerinin, ilgili ürün pazarı olan “dekoratif inşaat boyaları” pazarındaki payları incelendiğinde Marshall dahil dört teşebbüsün toplamı yaklaşık %70 olan pazar payları birbirine çok yakındır. Bu nedenle, Marshall'ın tek başına hakim durumda olduğunu ileri sürmek mümkün gözükmemektedir.
I.4.1.2. Pazara Giriş Engelleri
Pazara giriş engelleri, ilgili piyasanın yapısal özelliklerinin yeni giriş yapacak teşebbüsler için uygun olmaması halini ifade eder. Söz konusu engeller; yasal engeller, hammadde temininde karşılaşılan güçlükler, yüksek yatırım maliyetinin gerekliliği, piyasanın yapısı itibarıyla fazla sayıda teşebbüsün karlı biçimde faaliyet göstermesine izin vermemesi, fikri ve sınai mülkiyet haklarının varlığı, teknolojik üstünlük, farklılaştırılmış ürünler, ölçek ekonomileri, dikey entegrasyon, teşebbüsün finansal gücü ve işletme politikaları olarak sayılabilir.
Türk boya sektöründe faaliyet gösteren yaklaşık 350 firma bulunmasına rağmen, yukarıda da belirtildiği üzere dört firmanın toplam payı pazarın büyük bölümünü oluşturmaktadır. Ancak, üretimin çok büyük bir sermaye gerektirmemesi sebebiyle, ne boya pazarının genelinde ne de dekoratif inşaat boyaları pazarında, piyasaya girişi engelleyen ya da çıkışı zorlaştıran önemli bir unsur bulunmaktadır.
Bu çerçevede, Marshall’ın ilgili ürün pazarında 4054 sayılı Kanun kapsamında hakim durumda bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
REKABET KURUMU 5