İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Miroglio İstanbul Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından, İpekyol Giyim Sanayi ve Pazarlama Ticaret A.Ş.,…

Menfi Tespit ve Muafiyet08-33/418-144Karar tarihi: 15.05.2008Yayımlanma tarihi: 06.11.2008

Miroglio İstanbul Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından, İpekyol Giyim Sanayi ve Pazarlama Ticaret A.Ş., Yol Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş., Tvist Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve Maçka Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'nin hisselerinin %50'sinin devralınması işlemine izin verilmesi, izin verilmemesi halinde menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.

Karar bilgileri

Karar sayısı
08-33/418-144
Karar tarihi
15.05.2008
Yayımlanma tarihi
06.11.2008
Karar türü
Menfi Tespit ve Muafiyet

Karar metni

19 sayfa · 44.272 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2008-3-52(Muafiyet)
Karar Sayısı: 08-33/418-144
Karar Tarihi: 15.5.2008

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI

Üyeler: Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet

Akif ERSİN, Dr.Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE

B. RAPORTÖRLER: Neşe Nur ONUKLU, Nazlı UĞURLU

C. BİLDİRİMDE

BULUNAN: İpekyol Giyim Sanayi ve Pazarlama Ticaret A.Ş.

Temsilcileri :Nilgün Serdar ŞİMŞEK ve Burcu TUZCU

Süleyman Seba Caddesi No:48 BJK Plaza B Blok Kat:9

Akeretler 34357 Beşiktaş İstanbul

D. TARAFLAR: Miroglio İstanbul Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti.

Kasımpaşa Piyalepaşa Bulvarı, Kastel Ticaret Merkezi

C Blok K:2, Beyoğlu / İstanbul

Yalçın AYAYDIN

Çınar 06 Villa B26 Bahçeşehir Büyükçekmece / İstanbul

Nejdet AYAYDIN

Merkez M. Sıracevizler cad. Hanımefendi Sok.

Demir Apt. No.108 D:3 Şişli / İstanbul

Uğur AYAYDIN

Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mah. D.28 Blok B Kapısı D.16

Bakırköy / İstanbul

Servet TUNÇ

Şelale Evleri R-5 Blok, 23 Büyükçekmece / İstanbul

Berk TUNÇ

Gül 06 Cad., E5 D.26 Bahçeşehir Büyükçekmece / İstanbul

Özkan ÇELİK

Çınar 09 Villa C4 Bahçeşehir Büyükçekmece / İstanbu

E. DOSYA KONUSU: Miroglio İstanbul Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından, İpekyol Giyim Sanayi ve Pazarlama Ticaret A.Ş., Yol Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş., Tvist Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve Maçka Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’nin hisselerinin %50’sinin devralınması

Sayfa 2

işlemine izin verilmesi, izin verilmemesi halinde menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.

F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 17.3.2008 tarih ve 1629 sayı ile giren ve en son 29.4.2008 tarih ve 2557 sayı ile eksiklikleri tamamlanan bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4., 5. ve 7. maddeleri ile 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 6.5.2008 tarih ve 2008-3-52/Öİ-08-NNO sayılı Birleşme/Devralma Ön İnceleme Raporu, 9.5.2008 tarih ve REK.0.07.00.00-120/65 sayılı Başkanlık Önergesi ile 08- 33 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.

G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da;

1- İpekyol Giyim Sanayi ve Pazarlama Ticaret A.Ş., Yol Giyim Sanayi Pazarlama ve

Ticaret A.Ş., Tvist Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ile Maçka Giyim

Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’nin hisselerinin %50’sinin Miroglio S.P.A.’nın

kontrolünde bulunan Miroglio İstanbul Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından

devralınması ile ortaya çıkan ortak girişim işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7.

maddesi ve 1997/1 Tebliğ‘in 2. maddesi çerçevesinde birleşme/devralma olarak

nitelendirilemeyeceği,

70

2- söz konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde bir anlaşma

niteliğinde olduğu, bununla birlikte

a. Hissedarlar Sözleşmesinin 7.1. maddesi ile ortak girişim tarafı kişi ve

teşebbüslere getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün, söz konusu kişi ve

teşebbüslerin İpekyol Giyim Sanayi ve Pazarlama Ticaret A.Ş., Yol Giyim

Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş., Tvist Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret

A.Ş. ile Maçka Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’deki ortak

kontrollerinin devam ettiği süre ile sınırlanması,

b. ortak girişim taraflarının ikisinin birden ortak girişim şirketleri ile rekabet

halinde bir faaliyette bulunmamaları

koşullarıyla anılan ortak girişim işlemine 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet tanınabileceği,

sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.

H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

H.1. İlgili Pazar

90

H.1.1. Sektöre İlişkin Bilgiler

Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, Ayaydın Grubu’nun hazır giyim sektöründe faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır. Hazır giyim sektörü GSMH, istihdam ve ihracat açısından Türkiye’nin en önemli sektörlerinden biri olup, Türk hazır giyim sektörü dünyanın 4. büyük hazır giyim ihracatçısı konumundadır. Sektör üretiminin yaklaşık %70’i ihraç edilmekte ve ihraç edilen ürünlerin yaklaşık %80’ini pamuklu ürünler oluşturmaktadır. 1999 yılında 6,2 milyar ABD Doları olan Türkiye’nin toplam hazır giyim ihracatı, 2000 ve 2001 yıllarında fazla bir değişiklik göstermemiş, ancak 2002,

Sayfa 3

2003 ve 2004 yıllarında önemli artışlar göstererek 2005 yılında 11,5 milyar ABD Dolarına yükselmiştir. 2005 yılında hazır giyim sektörü ihracatının, Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payı %15,5 olarak gerçekleşmiştir. Bununla birlikte son yıllarda hazır giyimin toplam ihracat ve imalat sanayi içindeki payı azalmaktadır.

Türk tekstil ve hazır giyim sektöründe mevcut kapasiteler yurt içi talepten oldukça fazla olduğu için sektörün ihracatı yüksektir. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TGSD) yaptığı araştırmalar, hazır giyim sanayiinde küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) faaliyet gösterdiğini, piyasada 30.000 civarında KOBİ’nin var olduğunu ortaya koymaktadır. 2006 yılı hazır giyim ihracatı yaklaşık 14 milyar ABD Doları, 2007 yılı hazır giyim ihracatı ise 16 milyar ABD Doları olarak saptanmıştır. Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon ihracatının önemli bir bölümünü pamuklu ürünler oluşturmaktadır. Dünyanın önde gelen pamuk üreticilerinden birisi olması, tekstil ve hazır giyim sektörlerine hammadde temininde Türkiye’ye önemli bir rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Türk hazır giyim sektöründe firma tipleri arasındaki farklılıklar sektörün temel yapısını ortaya koymaktadır. Uzun süredir faaliyette bulunan ve kendi koleksiyonlarını oluşturma kabiliyetine haiz orta ve büyük ölçekli firmalarda kalite bilinci ön planda iken, 1980 sonrası yatırım teşviklerinin etkisiyle faaliyete geçen firmalar standartlaşma yoluna gitmiş ve rekabetçi üstünlüklerini ucuz fiyatlar yoluyla sağlamışlardır. Bu grupta, kendi üretimini gerçekleştiren firmaların yanı sıra, fason olarak üretilen mamulleri pazarlayan şirketler de yer almaktadır. Son grupta ise Türk hazır giyim sektörünün belkemiğini oluşturan çok sayıdaki fason atölyeleri yer almaktadır.

Türkiye’nin hazır giyim ithalatında özellikle 2004 ve 2005 yıllarında yüksek oranlı artışlar yaşanmıştır. Daha çok dokuma giyim eşyası ithal eden Türkiye’de 2005 yılında ithal edilen hazır giyim ürünlerinin %37’sini örme giyim ürünleri, %63’ünü dokuma giyim ürünleri oluşturmuştur. Ayrıca, 2005 yılında Dünya Ticaret Örgütü üyelerine yönelik tekstil kotalarının kaldırılması ile birlikte dünya hazır giyim pazarında yaşanan fiyat rekabetinin yoğunluğu artmıştır.

Dolayısıyla, Türkiye’de hazır giyim sektörünün çok sayıda oyuncunun yer aldığı, piyasaya giriş-çıkışın serbest olduğu, diğer bir deyişle ciddi anlamda giriş engelinin yer almadığı rekabetçi bir yapıya sahip olduğunu söylemek mümkündür.

H.1.2. İlgili Ürün Pazarı

1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre, devralma işlemlerinde devre konu mal veya hizmetlerle tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından aynı sayılan mal veya hizmetlerden oluşan pazar ilgili ürün pazarını oluşturmaktadır. Dolayısıyla belirli bir ürün ve onunla yüksek ikame edilebilirliği olan diğer ürünlerden oluşan pazar ilgili ürün pazarının tanımında temel alınmaktadır. Miroglio S.P.A. tekstil sektöründe; giyim, dokuma ve iplik sanayiinde faaliyet göstermektedir. Devre konu Ayaydın Grubu ise tekstil ürünlerinin ve her türlü ilgili aksesuarın üretimi, ithalatı, ihracatı ve pazarlanması ile iştigal etmektedir. Hazır giyim piyasasında faaliyet gösteren Ayaydın Grubu’nun ticaretini yapmakta olduğu ürün türünü bayan hazır giyimi oluşturmaktadır.

Sayfa 4

Genel olarak hazır giyim sektörü içerisinde tüketici gözündeki kullanım farklılıklarından hareketle, tarafların faaliyet alanlarını gözeterek, kadın hazır giyim ürünleri ve aksesuarları olarak iki ayrı ilgili ürün pazarı belirlenebilir. Bununla birlikte, 10.1.2008 tarihli, 08-04/56-M sayılı İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 1.3.2. maddesinde talep ikamesine eşdeğer etkisi olduğu durumlarda arz ikamesinin de pazar tanımlanmasında dikkate alınabileceği belirtilmektedir. Bu çerçevede kadın hazır giyiminden, diğer hazır giyim segmentlerine üretimin kaydırılmasının mümkün olduğu da belirtilmelidir. Hazır giyim sektöründe faaliyette bulunan teşebbüsler açısından, belirli bir giyim türünden diğerine geçişte önemli oranda yatırım gerekliliğinin bulunmaması teşebbüslerin üretimlerini kısa sürede diğer giyim türlerine kaydırabilmeleri sonucunu doğurmaktadır.

Nitekim, 28.7.2005 tarih, 05-49/699-187 sayılı; 27.10.2005 tarih, 05-74/1000-280 sayılı Kurul kararlarında hazır giyim sektörü içerisinde tüketici gözündeki kullanım farklılıklarından hareketle ayrı alt ilgili ürün pazarlarının tanımlanabileceği, ancak bu sektörde faaliyette bulunan teşebbüsler açısından, belirli bir giyim türünden diğerine geçişte önemli oranda yatırım gerekliliğinin bulunmamasının teşebbüslerin üretimlerini kısa sürede diğer giyim türlerine kaydırabilmeleri sonucunu doğurduğu belirtilmiştir. Ayrıca, söz konusu sektörde çeşitli ürünler arasındaki arz ikamesinin yüksek olması nedeniyle, tüketici açısından farklı kullanım alanlarına sahip olan bu ürünlerin aynı pazar içinde değerlendirilmesinin mümkün olduğu ifade edilmiş ve ilgili ürün pazarı “hazır giyim ürünleri pazarı” olarak belirlenmiştir.

Buna ek olarak hazır giyim ürünleri pazarının farklı fiyat ve kalite seviyesinde ürünleri barındıran geniş bir pazar olduğu ifade edilmelidir. Bu pazar içersinde marka gücü bulunmayan, görece düşük fiyatlı ve genellikle mahalli giyim mağazalarında satılan ürünler ile alışveriş merkezlerinde satışa sunulan, yüksek fiyatlı, markalı, tasarım ürünler yer almaktadır. Esasen markalı ürünler ile markasız ürünlerin, aynı işlevi görseler de fiyat seviyesi bakımından çok farklı olmaları nedeniyle ayrı pazarlar teşkil oluşturabilir. Ancak inceleme konusu dosya bakımından bu ayrım önem arz etmemektedir.

Hazır giyimin alt segmentleri bakımından yapılacak bir analizin başvuru konusu dosya bakımından değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte bir etki yaratmayacak olması nedeniyle ilgili ürün pazarı “hazır giyim ürünleri pazarı” olarak tespit edilmiştir. H.1.3. İlgili Coğrafi Pazar

İlgili ürünlerin tüm Türkiye'de dağıtımının yapıldığı ve ülke genelinde rekabet koşullarında bölgeler bazında belirgin farklılıklar olmadığı göz önüne alınarak ilgili coğrafi pazar, “Türkiye Cumhuriyeti" olarak belirlenmiştir.

H. 2. Taraflar

H.2.1. Miroglio İstanbul Tekstil Dış Tic. Ltd. Şti (Miroglio İstanbul)

İşlem sonrasında devre konu şirketlerin hisselerinin %50’sine sahip olacak olan ve merkezi İstanbul’da bulunan devralan taraf Miroglio İstanbul’un, hisselerinin tamamına İtalyan yasalarına uygun olarak kurulmuş Miroglio S.P.A. sahiptir. Miroglio İstanbul’un temel faaliyeti Türkiye pazarına iplik ve basma kumaş ithalatı yapmaktır.

Sayfa 5

Tekstil sektöründe; giyim, dokuma ve iplik sanayiinde faaliyet gösteren Miroglio S.P.A. ise, hazır giyim ürünlerinin Türkiye’ye satış faaliyetlerini doğrudan satış yoluyla kendisi yürütmektedir. Hisse devir işlemi sonrasında Miroglio S.P.A. Miroglio İstanbul aracılığıyla kadın hazır giyimi piyasasında ortak girişim kapsamında faaliyetlerine devam edecektir. Miroglio S.P.A. Türkiye’de etkilenen pazarlarda herhangi bir başka teşebbüssün yönetiminde %10 oy hakkına, sermaye veya malvarlığına sahip değildir. Söz konusu teşebbüse ait Motivi, Caractere, Elena Miro ve Oltre markaları bulunmaktadır.

Miroglio İstanbul’un Genel Müdürü Dieter WAHL’dır ve Miroglio S.P.A’nın yönetim kurulu üyeleri; Carlo MIROGLIO (Yön. Kur. Başk.), Francesco MIROGLIO (Yön. Kur. Başk. Yard.) Guiseppe MIROGLIO (İdari Müdür)’dan oluşmaktadır.

Sadece iplik ve basma dokuma satışı faaliyetinde bulunan Miroglio İstanbul’un bu faaliyetinden kaynaklanan 2007 cirosu (…………..) YTL’dir. Hazır giyim alanında faaliyette bulunan Miroglio S.P.A.’nın 2005 ve 2006 yılına ait cirolarına Tablo 2’de yer verilmiştir.

1

Tablo 1 - Miroglio S.P.A.’nın Cirosu (EURO)

Şirket Unvanı20052006
Miroglio S.P.A.'nın dünya çapında cirosu(……….)(……….)
Miroglio S.P.A.'nın giyim sektöründe(……….)(……….)

cirosu

Miroglio S.P.A.'nın Türkiye'de giyim (……….) (……….)

sektöründen elde ettiği cirosu

H.2.2. İpekyol Giyim Sanayi ve Pazarlama Ticaret A.Ş. (İpekyol A.Ş.),Yol Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş. (Yol A.Ş.), Tvist Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş. (Tvist A.Ş.) ve Maçka Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş.

(Maçka A.Ş.) (Ayaydın Grubu)

İpekyol A.Ş., Yol A.Ş., Tvist A.Ş. ve Maçka A.Ş. Ayaydın Grubu şirketleri olup, ticaretini yapmakta oldukları ürün türü bayan hazır giyimidir. Ayaydın Grubu hazır giyim ürünlerinin ve her türlü ilgili aksesuarın üretimi, ithalatı, ihracatı ve pazarlaması ile iştigal etmektedir. İstanbul merkezli şirketlerin işlem öncesi ortaklık yapılarına aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:

230

Tablo 2 - İpekyol A.Ş., Yol A.Ş. ve Maçka A.Ş.’nin Ortaklık Yapısı

Hisse Sahibi Pay Oranı (%)

Yalçın AYAYDIN 61

Uğur AYAYDIN9
Nejdet AYAYDIN10
Servet TUNÇ10
Berk TUNÇ10
Toplam:100

1

30.12.2005 ve 29.12.2006 günü itibarıyla EURO kuruna göre çevrilmiştir.

Sayfa 6

Tablo 3 - Tvist A.Ş.’nin Ortaklık Yapısı

Hisse Sahibi Pay Oranı (%)

Yalçın AYAYDIN 51

Uğur AYAYDIN16
Nejdet AYAYDIN16
Servet TUNÇ16
Özkan ÇELİK1
Toplam:100

Söz konusu şirketlere ait İpekyol, Miss İpekyol, Machka ve Tvist markaları bulunmaktadır. Bu markalardan İpekyol ve Miss İpekyol markalı ürünlerin toptan ve perakende satış faaliyetleri İpekyol A.Ş. tarafından, Machka markasını taşıyan ürünlerin toptan ve perakende satış faaliyetleri 2006 yılı sonunda kurulmuş olan Maçka A.Ş. tarafından ve Tvist markalı ürünlerin toptan ve perakende satış faaliyetleri ise 2007 yılında kurulan Tvist A.Ş. tarafından yürütülmektedir. Yol A.Ş. Ayaydın Grubunun üretim ve tedarik faaliyetlerini yürütmektedir.

Bunların dışında İpekyol A.Ş. Yunanistan’da kurulmuş olan Ipekyol Hellas Industrial Commercial and Clothes Marketing Sole Member Limited Liability Company unvanlı şirketin ve Romanya’da kurulmuş olan Ipekyol Romania S.R.L. unvanlı şirketin hisselerinin %100’üne sahiptir.

250

İpekyol A.Ş., Yol A.Ş., Tvist A.Ş. ve Maçka A.Ş.’nin mevcut yönetim kurulları Tablo 4’de, şirketlerin son üç yıla ait ciroları ise Tablo 5’de yer almaktadır:

Tablo 4 - Ayaydın Grubunda Yer Alan Şirketlerin Yönetim Kurulları

Adı Unvanı

Yalçın AYAYDIN Yönetim Kurulu Başkanı

Uğur AYAYDIN Ürün Koordinatörü

Nejdet AYAYDIN Perakende Koordinatörü

Servet TUNÇ Lojistik Koordinatörü

Tablo 5 - Ayaydın Grubunda Yer Alan Şirketlerinin Ciroları (YTL)

Şirket Unvanı200520062007
İpekyol A.Ş.(……….)(……….)(……….)
Yol A.Ş.(……….)(……….)(……….)
Tvist A.Ş.(……….)(……….)(……….)
Maçka A.Ş.(……….)(……….)(……….)
(……….)(……….)(……….)

Toplam

H.3.Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme

H.3.1. Devir İşlemi

Ayaydın Grubu tasarlanan devralma işlemi ile sayısı elliyi geçen mağaza zincirini büyütmeyi ve Ayaydın Grubu markalarını dünyaya açmak suretiyle kadın dış giyim ürünlerinin ve ilgili aksesuarların imalat, ticaret, toptan ve perakende satışı alanındaki faaliyetinde gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında önde gelen bir grup

Sayfa 7

haline gelmeyi amaçlamakta, Miroglio S.P.A. ise devralma işlemi ile kendi markalarını (Motivi, Caractere, Elena Miro, Oltre, vb.) Türk piyasasına sunmayı veya hali hazırda kullanılan markalarını büyütmeyi hedeflemektedir.

Taraflar, devir işlemini düzenlemek amacıyla 14.2.2008 tarihinde “Hisse Satım ve Alım Sözleşmesi” imzalamışlardır. Bu sözleşme ile Satıcılar (Yalçın AYAYDIN, Nejdet AYAYDIN, Uğur AYAYDIN, Servet TUNÇ, Berk TUNÇ, ve Özkan ÇELİK) her bir şirketin hisselerinin %50’sini Miroglio İstanbul’a satacaklardır.

Satıcıların aile işlerini şirket modeli altında tekrar yapılandırmaya ilişkin bir iç stratejisi bulunmaktadır. Devir işlemleri esnasında, Satıcılar tarafından kurulacak ve Satıcıların sahip olacağı Ayaydın Yatırım A.Ş., Ayaydın ailesi işlerinin geri kalanlarına sahip olmak için kullanılacaktır. Ayrıca kapanış tarihinde Satıcılar Ayaydın Grubu’nda kalan hisselerini de bu şirkete devretmeyi düşünmektedirler. Devir işlemi neticesinde, devre konu şirketlerin ortaklık yapısı aşağıdaki tablolardaki gibi olacaktır:

Tablo 6 - İpekyol A.Ş.’nin devir sonrası ortaklık yapısı

Hisse Sahibi Pay Oranı (%)

Yalçın AYAYDIN 0,000004

Uğur AYAYDIN0,000004
Servet TUNÇ0,000004
Ayaydın Yatırım A.Ş.49,999988

Miroglio İstanbul 50

Toplam: 100

Tablo 7 - Yol A.Ş.’nin devir sonrası ortaklık yapısı

Hisse Sahibi Pay Oranı (%)

Yalçın AYAYDIN 0,00001

Uğur AYAYDIN0,00001
Servet TUNÇ0,00001
Ayaydın Yatırım A.Ş.49,99997

Miroglio İstanbul 50

Toplam: 100

Tablo 8 - Tvist A.Ş.’nin devir sonrası ortaklık yapısı

Hisse Sahibi Pay Oranı (%)

Yalçın AYAYDIN 0,00002

Uğur AYAYDIN0,00002
Servet TUNÇ0,00002
Ayaydın Yatırım A.Ş.49,99994

Miroglio İstanbul 50

Toplam: 100

Tablo 9 - Maçka A.Ş.’nin devir sonrası ortaklık yapısı

Hisse Sahibi Pay Oranı (%)

Yalçın AYAYDIN 0,0002

Uğur AYAYDIN0,0002
Servet TUNÇ0,0002
Ayaydın Yatırım A.Ş.49,9994

Miroglio İstanbul 50

Sayfa 8

Toplam: 100

Tablolardan görüldüğü üzere hisse devir işlemi sonrasında Miroglio İstanbul, şirketlerin %50 hissesine, Ayaydın ailesi ise kendi kontrollerinde olan Ayaydın Yatırım A.Ş. ve kendilerinde bulunan hisseler aracılığıyla şirket hisselerinin diğer %50’lik kısmına sahip olacaklardır.

Rekabet Hukuku anlamında bir devralmadan söz edilebilmesi için hisseleri devralınan teşebbüslerin kontrolünde bir değişiklik olması gerekmektedir. Bildirim konusu devralma işlemi öncesinde şirketlerin kontrolünü Ayaydın ailesi elinde bulundurmaktadır. İşlem sonrasında ise Miroglio İstanbul aracığıyla Miroglio S.P.A., tüm şirketlerin %50 hissesine sahip olacaktır. Bu işlem ile devre konu şirketlerin kontrolünün Ayaydın ailesinin kontrolünden, Ayaydın Ailesi ve Miroglio S.P.A.’nın ortak kontrolüne geçtiği görülmektedir. Bu çerçevede işlem ile 1998/2, 1998/6 ve 2000/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliğleri ile değişik, 1997/1 sayılı Tebliğ çerçevesinde bir kontrol değişikliği söz konusu olmaktadır.

H.3.2. Ortak Girişimin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi Çerçevesinde Değerlendirilmesi

1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinin (c) bendinde; “Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve mal varlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler (joint venture)” teşebbüsler arası birleşme ve devralma olarak kabul edilmekte ve bunlar hakkında Tebliğ’in 4. maddesindeki koşullara bağlı olarak Rekabet Kurulu’ndan izin alınması gerekmektedir.

Teşebbüsler arası bir ortak girşim işleminin 1997/1 sayılı Tebliğ’in ilgili maddesi çerçevesinde birleşme ve devralma sayılabilmesi için taşıması gereken unsurlar şunlardır:

- Ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması,

- Ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması,

- Ortak girişimin, taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki

rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisinin olmaması

Bu noktada İpekyol A.Ş., Yol A.Ş., Tvist A.Ş. ve Maçka A.Ş.’nin %50 oranında hissesinin Miroglio İstanbul tarafından devralınması sonucunda bu şirketin 1997/1 sayılı Tebliğ anlamında ortak girişim niteliği kazanıp kazanmayacağının, yukarıda sayılan unsurlar bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir.

H.3.2.1. Ortak Kontrol Altında Bir Teşebbüsün Bulunması

İki veya daha çok sayıda teşebbüs ya da gerçek kişinin başka bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağına sahip olmaları halinde ortak kontrolün varlığından bahsedilmektedir. Belirleyici etki, teşebbüsün stratejik ticari davranışlarına engel olabilme gücü olarak tanımlanabilir. Ortak kontrol, iki ya da daha fazla sayıdaki ana şirketin, stratejik bir karara ilişkin teklifi geri çevirme gücünden kaynaklanan çözülemeyen anlaşmazlıkların ortaya çıkması ihtimali ile karakterize edilir. Böylelikle

Sayfa 9

pay sahiplerinin ortak girişimin ticaret politikalarının belirlenmesinde fikir birliğine ulaşmaları gerekecektir.

340

Ortak kontrol çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilmektedir. Ortak kontrolün varlığının en açık ifadesi oy haklarını ve karar organlarına atanacak kişi sayısını, aralarında eşit olarak bölüşen iki ana teşebbüs tarafından ortak girişimin oluşturulmuş olmasıdır. Diğer yandan ortak girişimin iki tarafı arasında ilgili unsurlar açısından eşitlik olmasa, ya da ikiden fazla ana teşebbüs bulunsa dahi belli koşullar altında ortak kontrolden bahsedilebilecektir.

Yukarıda değinildiği üzere inceleme konusu işlem ile İpekyol A.Ş., Yol A.Ş., Tvist A.Ş. ve Maçka A.Ş.’nin %50 oranında hissesi Miroglio S.P.A. kontrolüne geçecektir, şirketlerin %50 hissesi ise Ayaydın ailesinin kontrolünde kalacaktır. Her ne kadar bu durum ortak kontrolün varlığına işaret etse de, tarafların devre konu şirketlerin kontrolüne ortak olarak sahip olup olmadıklarının değerlendirilmesi için, Hisse Satım ve Alım Sözleşmesi’ne ek olarak imzalanan Hissedarlar Sözleşmesi’nin incelenmesi gereklidir. Söz konusu sözleşme uyarınca işlemin Kapanış tarihinde düzenlenecek olan olağanüstü genel kurulda şirketlerin ana sözleşmesi, Hissedarlar Sözleşmesi’ne uygun olarak değiştirilecektir. Hissedarlar Sözleşmesi’nde A grubu hisseler, şirketlerin sermayesinin %50’sine karşılık gelen ve yerel hissedarların ve/veya tayin ettikleri kişilerin sahip olduğu hisseler anlamında; B grubu hisseler, şirketlerin sermayesinin %50’sine karşılık gelen ve Miroglio’nun ve/veya tayin ettiği kişilerin sahip olduğu hisseler anlamındadır.

Hisse Satım ve Alım Sözleşmesi’nin eki niteliğindeki Hissedarlar Sözleşmesi’nin 3.2. maddesinde şirketlerin yönetim kurullarına ilişkin bilgilere yer verilmektedir. Bu maddeye göre, şirketlerden her birinin yönetim kurulu dört üyeden oluşacaktır. Şirketlerin sermayesinin %50’sini ellerinde bulundurdukları sürece, A grubu hissedarlar ve B grubu hissedarlar yönetim kuruluna ikişer üye önerecek ve seçeceklerdir. Yönetim Kurulu Başkanı, A grubu hissedarlarca önerilen Yönetim Kurulu üyeleri arasından atanacaktır ancak Yönetim Kurulu Başkanı’nın oy eşitliği halinde sonucu belirleyen özel bir oy hakkı olmayacaktır. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ise B grubu hissedarlarca gösterilecek Yönetim Kurulu Üyeleri arasından atanacaktır. Devir işlemi esnasında gerçekleştirilecek olan ana sözleşme değişikliklerinin ilgili ticaret siciline tescil ettirildiği tarihten başlayarak üç yıl süreyle her bir şirketin Yönetim Kurulu şu şekilde olacaktır:

Tablo 10 - Devre Konu Şirketlerin İşlem Sonrası Yönetim Kurulları

Adı Unvanı

Yalçın AYAYDIN Yönetim Kurulu Başkanı

Giuseppe MIROGLIO Başkan Vekili

Uğur AYAYDIN Üye

Paolo Mazzitelli Üye

Yönetim Kurulu’nun toplantı nisabı üç olup, her hissedar grubundan seçilen en az bir üyenin toplantıda hazır bulunması şarttır. Karar alınabilmesi için de A grubu hissedarlarca önerilen ve seçilen en az bir üyenin ve B grubu hissedarlarca önerilen ve seçilen bir üyenin olumlu oy kullanması şarttır. Ayrıca Hissedarlar Sözleşmesi’nin 3.1. maddesinde genel kurulda her bir hissedarın, sahip olduğu hisse başına birer oyu bulunduğu belirtilmektedir.

Sayfa 10

Dolayısıyla, devir işlemi sonrasında İpekyol A.Ş., Yol A.Ş., Tvist A.Ş. ve Maçka A.Ş.’nin Ayaydın Ailesi ile Miroglio S.P.A.’nın ortak kontrolü altında olacaktır.

H.3.2.2. Ortak Girişimin Bağımsız Bir İktisadi Varlık Olması

Ortak girişimin devamlılık arz edecek şekilde özerk bir iktisadi varlığın tüm fonksiyonlarını yerine getirmesi gerekmektedir. Bu gereklilik ortak girişimin, aynı pazarda faaliyet gösteren diğer firmaların normal şartlar altında yerine getirdikleri işlevleri yerine getirebilmesi anlamına gelmektedir. Ortak girişim pazara girmeksizin, ana teşebbüslerin ticari faaliyetlerinden spesifik olarak birini ifa etmek üzere kurulmuş ise bunun bağımsız iktisadi varlık olduğunu ileri sürmek mümkün olmayacaktır. Ayrıca ortak girişim faaliyet konusunu gerçekleştirebilmek üzere bir yönetime; personel de dahil mali, taşınır ve taşınmaz malvarlıklarını da içeren yeterli kaynaklara sahip olmalıdır.

Bildirim konusu işlem ile yeni bir şirket oluşturulmamakta, hisse devriyle İpekyol A.Ş., Yol A.Ş., Tvist A.Ş. ve Maçka A.Ş. ortak girişim haline gelmektedir. Bu nedenle, halen Türkiye çapında faaliyet göstermekte olan devre konu şirketlerin, aynı pazarda faaliyet gösteren diğer firmaların sahip olduğu tüm fonksiyonları yerine getirebildiği, bu amaçla gerekli maddi ve gayri maddi varlıklara sahip olduğu açıktır.

H.3.2.3. Taraflar Arasındaki Veya Taraflarla Ortak Girişim Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amacı Veya Etkisinin Olmaması

Tarafların ortak girişimin faaliyet gösterdiği ilgili ürün pazarında aktif olmamaları, rekabetçi piyasalar bakımından bazı durumlarda ana teşebbüslerden sadece birinin ilgili ürün pazarındaki faaliyetlerine devam etmesi ya da ana teşebbüslerin ortak girişimin faaliyet göstereceği ilgili ürün pazarındaki tüm faaliyetlerini ortak girişime devretmeleri hallerinde bağımsız teşebbüsler arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu riski bulunmamaktadır.

Ortak girişim işlemlerinde genellikle ana teşebbüslerin ortak girişimle rekabet etmeyecekleri, işlemi düzenleyen sözleşmelerin rekabet yasağı içerikli bölümleri ile hüküm altına alınmaktadır. Böylece ana teşebbüslerin ortak girişimin faaliyet alanından tamamen çekilmeleri halinde koordinasyon riski ortaya çıkmayacağından işlem yoğunlaşma olarak değerlendirilebilmektedir.

420

İşlemi düzenleyen Hissedarlar Sözleşmesi’nin “Rekabet etmeme” başlıklı 7.1. maddesinde taraflara sözleşmede “giyim faaliyeti” olarak tanımlanan, Türkiye’de Markaların Tescil Edilmesi Amacıyla Mal ve Hizmetlerin Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Nice Sözleşmesi (1957) kapsamındaki 3, 9, 14, 16, 18, 24, 25, 35, 42 marka sınıflarında belirtilenlerle sınırlı olmak üzere kadın dış giyim ürünlerinin ve ilgili aksesuarların imalat ticaret, toptan ve perakende satışı alanında ortak girişim dışında bir faaliyet yürütmek istemeleri halinde bunu öncelikle birbirlerine teklif etme yükümlülüğü getirilmektedir. Başka bir ifadeyle bir taraf bayan hazır giyimi alanında yeni bir iş fırsatını değerlendirmek istediğinde bu durumu ortaklık amacıyla öncelikle diğer tarafa bildirmekle yükümlü kılınmıştır. 7.1.1. maddenin devamında kendisine iş teklif edilen tarafın bu talebi reddetmesi ya da 45

Sayfa 11

gün içinde cevap vermemesi durumunda teklif eden tarafın kendi başına ya da üçüncü kişilerle yeni iş faaliyetini yürütebileceği hüküm altına alınmıştır.

7.1. madde esasen bir rekabet etmeme yükümlülüğü içermemektedir. Taraflara sadece yeni bir iş fırsatını öncelikle birbirlerine önerme zorunluluğu getirilmektedir. Dolayısıyla taraflar bu yükümlülüğü yerine getirmek kaydıyla kendi başlarına ya da üçüncü kişilerle ortak girişimle rekabet halinde olabilecek faaliyetler yürütebileceklerdir. Bu çerçevede ortak girişim kurucuları olan Miroglio ve sözleşmede Yerel Hissedarlar olarak ifade edilen Yalçın Ayaydın, Uğur Ayaydın, Servet Tunç ve Ayaydın Yatırım A.Ş. istedikleri takdirde ortak girişimle rekabet edebileceklerdir. Ana şirketlerin ortak girişimle aynı pazarda, etkilenen veya alt/üst pazarlarda faaliyette bulunması durumunda ortak girişimle taraflar arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu riski gündeme gelmektedir. 7.1. madde ile hem Miroglio hem de Yerel Hissedarlarlar’ın aynı anda ortak girişimle rekabet halinde olabileceği ifade edildiğinden bildirim konusu işlemin taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabetin kısıtlanmaması koşulunu karşılamadığı kanaatine varılmıştır.

Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, inceleme konusu işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi çerçevesinde birleşme ve devralma sayılabilmesi için taşıması gereken niteliklerden olan taraflar arasında rekabeti sınırlayıcı amaç ya da etki taşımama unsurlarını karşılamadığı, bu nedenle anılan işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi bir ortak girişim işlemi olmadığı görülmektedir.

H.3.3. Menfi Tespit Değerlendirmesi

Bildirim konusu işlemin Kanun’un 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından, Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele alınması gerekmektedir. Ortak Girişimi oluşturan sözleşmelerin incelenmesi neticesinde “Taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisinin olmaması” başlığında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, söz konusu işlemin taraflar arasındaki rekabeti sınırlayıcı amaç ya da etki taşıması nedeniyle menfi tespit belgesi alması uygun değildir.

H.3.4. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi

Taraflar, Kurul’un söz konusu Ortak Girişimi 4. madde kapsamında değerlendirmesi ve menfi tespit vermemesi durumunda bireysel muafiyet talebinde bulunduklarını beyan etmişlerdir.

4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirtilen iki olumlu, iki olumsuz koşulun birlikte karşılanması halinde Kurul’un teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebileceği düzenlenmiştir.

Olumlu koşullardan ilki, malların üretim ve dağıtımında iyileşme ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlama zorunluluğudur. Bu şartı, teşebbüsler arası birlikte davranış sonucu elde edilecek ekonomik fayda ve iyileşme, rekabetin sınırlanmasından dolayı oluşan zarardan daha ağır basmalıdır şeklinde özetlemek mümkündür. Bu noktada “fayda”yı sadece ilgili teşebbüslere sağlanan yarar olarak

Sayfa 12

algılamamak gerekmektedir. Aksine, objektif anlamda ekonomiye yapılan her türlü somut katkı bu kapsamda değerlendirilmelidir. Üretim veya dağıtım maliyetlerini düşüren, kaliteyi arttıran, piyasaya yeni girişleri kolaylaştıran ve yeni üretim tekniklerinin gelişmesine katkıda bulunan anlaşmaların genellikle bu ilk kriteri sağladığı kabul edilebilir.

Malların üretim ve dağıtımında iyileşme ve gelişme sağlandığı gibi, bu iyileşmeden elde edilen faydanın tüketicilere yansıtılması da gerekmektedir. Bu zorunluluk, muafiyet verilebilmesi için yerine getirilmesi gereken ikinci olumlu koşuldur.

Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, işlemin taraflarının, muafiyet koşullarını sağladıklarına ilişkin açıklamalarda bulundukları anlaşılmıştır. Bu açıklamalarda öncelikle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a) bendinde belirtilen “malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması” hususuna değinilmiştir. Yine aynı yazıda taraf temsilcisinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) bendine ilişkin olarak da açıklamalarda bulunduğu anlaşılmıştır.

Dosya mevcudu bilgi ve belgelerde yer alan açıklamalar, kurulması planlanan ortak girişim ile ürün tasarımı ve geliştirmesi, hammadde temini, dağıtım, yönetim ve bilgi teknolojileri alanlarında gelişme sağlanacağını ortaya koymaktadır. Ortaklık ile tüketicilere yansıyacak faydaların, nihai ürün fiyatlarının düşmesi, ürünlerin tasarımının iyileştirilmesi, mağaza sayısının artmasıyla satış ve satış sonrası hizmetlerin iyileştirilmesi şeklinde ortaya çıkması beklenmektedir. Bu çerçevede inceleme konusu ortak girişim işleminin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sıralanan iki olumlu koşul olan ekonomik/teknik gelişme ve tüketici faydası koşullarını karşılamaktadır.

4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sıralanan, anlaşmalara muafiyet verilebilmesi için aranan son iki koşul ise ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması ve rekabetin ilk iki bentteki amaçların elde edilmesi için gerekli olandan fazla sınırlanmamasıdır. Hazır giyim ürünlerinin ve her türlü ilgili aksesuarın üretimi, ithalatı, ihracatı ve pazarlaması ile iştigal eden Ayaydın Grubu ile tekstil sektöründe giyim, dokuma ve iplik sanayiinde faaliyet gösteren Miroglio S.P.A’nın faaliyetleri hazır giyim pazarında çakışmaktadır. Miroglio S.P.A’nın Türkiye’deki faaliyetleri mevcut durumda çok sınırlıdır ve tarafların hazır giyim ürünleri pazarındaki toplam pazar payı %(…)’tür. Hazır giyim sektöründe markalı ürünlerin payı son yıllarda artış göstermesine rağmen, tüketiciler açık halk pazarlarında ya da yerel mağazalarda satılan markasız ürünleri de önemli ölçüde tercih etmektedirler.

Hazır giyim pazarında bir çok teşebbüsün faaliyette bulunduğu, rekabetin yoğun olduğu, ürün ve marka çeşitliliğinin yüksek olduğu, yeni firmaların pazara girmesini önemli boyutta zorlaştıracak herhangi bir giriş engelinin var olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, kurulması planlanan ortak girişim ile rekabetin önemli ölçüde sınırlandırılmasının söz konusu olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, ortak girişim işlemine bireysel muafiyet verilebilmesi için gerekli olan birinci olumsuz koşul sağlanmaktadır.

Anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği kararına muafiyet verilebilmesi için aranan ikinci olumsuz koşul ise, rekabetin anlaşmadan beklenen faydanın

Sayfa 13

sağlanabilmesi için zorunlu olandan daha fazla kısıtlanmamasıdır. Başka bir ifadeyle, muafiyet değerlendirmesi yapılan bir anlaşmada yer alan rekabet kısıtlamaları, üretimin, dağıtımın gelişmesi ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması ve bu iyileşmeden tüketicilerin yararlanabilmeleri için zorunlu olmalıdır. Ortak girişimi düzenleyen anlaşmalar söz konusu koşul ışığında incelendiğinde, Miroglio İstanbul ile yerel hissedarların Hissedarlar Anlaşması’nın 7.1. maddesi uyarınca, öncelikle birbirlerine teklif götürmek şartıyla, isterlerse kendi başlarına ya da üçüncü kişilerle beraber ortak girişimin faaliyet konusunu oluşturan hazır giyim pazarında faaliyet gösterebilecekleri anlaşılmaktadır. Ancak bu durum ana şirketlerin ortak girişimle aynı pazarda faaliyette bulunmaları sonucunu doğuracağından taraflar arasında ve taraflarla ortak girişim arasında işbirliği riskini gündeme getirmektedir. Tarafların aynı pazarda faaliyette bulunmaları halinde gerek birbirlerinin gerekse ortak girişimin ticari kararları hakkında bilgi sahibi olmaları neticesinde piyasa davranışlarının birlikte belirlenmesi ihtimal dahilindedir. Taraflar bilinçli olarak davranışlarını uyumlu hale getirme çabası içinde olmasalar da, iktisat mantığı çerçevesinde nihai olarak sonucun bu yönde olacağı belirtilmelidir. Nitekim, ana teşebbüsler satış kaybına uğrayacak olmaları nedeniyle ürün fiyatlarını ortak girişim fiyatının üzerinde belirlemekten kaçınırlar. Benzer bir şekilde ortak girişim fiyatının altında bir fiyat belirlenmesi de ortak girişimi, dolayısyla tarafları olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle, böyle bir durumda uygun davranış ortak girişim ve ana teşebbüslerin fiyatlarının aynı seviyede belirlenmesi olarak ortaya çıkmaktadır.

Bununla birlikte Raportörlerce taraf temsilcileriyle yapılan görüşmelerde mevcut durumda tarafların tüm faaliyetlerini ortak girişim üzerinden yürütmeyi planladıkları, 7.1. maddenin ise Miroglio’nun gelecekte pazara sunmayı düşündüğü markalara ilişkin olarak hazırlandığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede mevcut durumda ana teşebbüslerin her ikisi de ortak girişimin pazarında faaliyet göstermediğinden herhangi bir rekabet kısıtlaması söz konusu olmayacaktır. Dolayısıyla anlaşmalara muafiyet tanınabilmesi için gerekli son koşul olan, rekabetin gereğinden fazla sınırlanmaması koşulu ana teşebbüslerin ortak girişimle rekabet etmemeleri durumunda sağlanmaktadır. Bununla birlikte söz konusu madde gereğince taraflardan ikisinin birden ortak girişimle aynı pazarda faaliyet göstermeye başlamaları halinde rekabetin sınırlanması ihtimali gündeme gelebilecektir. Ancak bu durumun rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin 7.1. madde hükmünden de anlaşılabileceği üzere gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, gerçekleşecekse ne zaman gerçekleşeceği belirsizdir. Dolayısıyla madde hükmü gereğince, taraflar ortak girişim işlemi boyunca ortak girişimle hiçbir şekilde rakip olmayabilirler, taraflardan sadece biri rakip olabilir ya da tarafların ikisi birden ortak girişimle rekabet edebilir. Bu sayılan durumlardan tarafların ikisinin birden ortak girişimle rekabet etmesi durumu pazarın yapısı açısından rekabeti kısıtlayıcı risk taşımaktadır.

Esasen ana şirketlerden sadece birinin ortak girişimle aynı pazarda bulunması durumu dahi özellikle rekabetin sınırlı olduğu pazarlar bakımından sorun yaratabilir. Bununla birlikte çeşitli Kurul kararlarında ana teşebbüslerden sadece birinin ortak girişimle rekabet halinde olması hali, rekabeti sınırlayıcı bir durum olarak değerlendirilmemiştir. Mehaz mevzuatta ortak girişimlerin koordinasyon doğurmak suretiyle rekabeti sınırlayıcı etkide bulunup bulunmadıklarının tespitinde iki ya da daha fazla ana şirketin ortak girişimle aynı yada komşu pazarlarda faaliyette bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulacağı ifade edilmektedir. Bu çerçevede her ne kadar pazarın yapısına bağlı olarak değerlendirilmesi gereken bir durum olsa da

Sayfa 14

ana teşebbüslerden birinin ortak girişimle aynı pazarda bulunması hali genel olarak rekabeti sınırlayıcı bir durum olarak değerlendirilmemekte ve bu tür ortak girşimler yoğunlaşma doğurucu olarak kabul edilmektedir. Burada yatan mantık, ortak girişimin bağımsız bir iradeyi temsil ettiği ve kuruculardan biri ortak girişimle aynı pazarda olsa dahi koordinasyon riskinin ortaya çıkmayacağıdır. Dosya mevcudunda yer alan ve taraf temsilcisi tarafından gönderilen bir yazıda mevcut durumda hem Miroglio S.P.A.’nın hem de Ayaydın Ailesi’nin tüm faaliyetlerini ortak girişim şirketleri aracılığıyla gerçekleştirecekleri, bununla birlikte taraflardan herhangi birinin tek başına ya da üçüncü kişilerle ortak girişime rakip olacak bir faaliyete girmeyi planlamaları halinde, bu niyetlerinin Kurumumuzun dikkatine sunulacağı ifade edilmektedir. Bu çerçevede ortak girişim işlemi mevcut durumda koordinasyon riski taşımamakla birlikte gelecekte tarafların ikisinin birden ortak girişimle aynı pazarda bulunması hali, o zamanın pazar koşulları ışığında tekrar değerlendirilebilecektir. Buna ek olarak ortak girişimi oluşturan anlaşmalardan biri olan Hissedarlar Sözleşmesi’nin “Rekabet etmeme” başlıklı 7.1.2. maddesinde “…taraflardan herhangi birinin tüm şirketlerdeki hissedarlığının sona ermesinden itibaren 2 sene içinde; taraflardan, bağlı şirketlerden veya ilgili kişilerden hiçbiri, şirketlerin giyim faaliyetiyle aynı türde faaliyette bulunmak amacıyla Türkiye Cumhuriyeti’nde, tek başlarına veya başka bir kişiyle (…) doğrudan veya dolaylı olarak bir iş ya da tesis kurmayacak, devralmayacak veya bunları elinde bulundurmayacaktır.” ifadesi ile ortak girişim taraflarına ortak girişimdeki hissedarlıklarının sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağı getirildiği görülmektedir.

Bir ortak girişim işleminde ana teşebbüslere getirilen rekabet yasağının süresinin değerlendirilmesinde ana teşebbüslerin ortak girişimin kontrolü üzerinde etkili oldukları sürenin dikkate alınması gerekmekte ve ortak kontrolün devam ettiği döneme yönelik rekabet yasakları makul bulunmaktadır. Böylelikle ana teşebbüsler yalnızca ortak girişimin kontrolünü paylaştığı sürece, diğer bir deyişle ortak girişimin ömrü boyunca rekabet etmeme yükümlülüğü ile bağlanabilecektir. Bu yaklaşımın temelinde yatan düşünce; ortak girişimlerde getirilen rekabet yasağının ana teşebbüslerin ortak girişimin faaliyet göstereceği pazardan çekileceğinin bir göstergesi olduğu sürece işlemin asli unsuru olarak kabul edilmesidir. Bununla birlikte ortak kontrolün sona erdiği tarihten sonrasına ilişkin olarak getirilen rekabet yasaklarının, rakip durumunda olabilecek teşebbüslerin faaliyetlerini anlaşma yoluyla sonlandırmaları sonucunu doğurduğundan rekabeti gereğinden fazla sınırlandırmaları söz konusu olabilmektedir. Bu çerçevede inceleme konusu işlemde, ortak kontrolün sona erdiği tarihten sonrasına ilişkin olarak getirilen rekabet yasağı, rekabetin işlem ile elde edilmesi beklenen faydaların gerçekleşmesi için gerekli olandan daha fazla sınırlanması sonucunu doğurabilecek niteliktedir.

I. SONUÇ

Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;

1. Bildirim konusu işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye

dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması

Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında olmadığına,

630

Sayfa 15

2. Söz konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde bir

anlaşma niteliğinde olduğuna, bununla birlikte

a) Hissedarlar Sözleşmesinin 7.1. maddesi ile ortak girişim tarafı kişi ve teşebbüslere getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün, söz konusu kişi ve teşebbüslerin İpekyol Giyim Sanayi ve Pazarlama Ticaret A.Ş., Yol Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş., Tvist Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ile Maçka Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’deki ortak kontrollerinin devam ettiği süre ile sınırlandırılması koşuluyla,

b) Ortak girişim taraflarının ikisinin birden aynı anda ortak girişim şirketleri ile rekabet halinde faaliyet göstermedikleri sürece

anılan ortak girişim işlemine 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca

bireysel muafiyet tanınmasına

OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.

Sayfa 16

Rekabet Kurulu’nun 15.05.2008 tarih ve 08-33/418-144 sayılı Karar’ına

KARŞI OY GEREKÇESİ

Miroglio İstanbul Tekstil Dış Ticaret Ltd.Şti. tarafından, İpekyol Giyim Sanayi ve Pazarlama Ticaret A.Ş., Yol Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş., Tvist Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve Maçka Giyim Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’nin hisselerinin %50’sinin devralınması işlemine bunun bir anlaşma olduğu kabulüyle koşullu izin verilmesine ilişkin Kurul Kararına aşağıda belirttiğim nedenlerle katılmamaktayım.

Rekabet Hukuku anlamında bir devralmadan söz edilebilmesi için hisseleri devralınan teşebbüslerin kontrolünde bir değişiklik olması gerekmektedir. Bildirim konusu devralma işlemi öncesinde şirketlerin kontrolü Ayaydın Ailesinde bulunmaktadır. İşlem sonrasında ise Miroglio S.P.A. , tüm şirketlerin %50 hissesine sahip olacaktır. Bu işlemle devre konu şirketlerin kontrolü, Ayaydın Ailesinin kontrolünden, Ayaydın Ailesi ve Miroglio S.P.A.’nın ortak kontrolüne geçmektedir. Bu itibarla hisseleri devralınan teşebbüsün kontrolünde değişiklik olmaktadır.

1997/1 sayılı Tebliğin 2.maddesinin (c) bendinde; “Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve mal varlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler teşebbüsler arası birleşme ve devralma” olarak kabul edilmektedir.

Teşebbüsler arası bir ortak girişim işleminin 1997/1 sayılı Tebliğin ilgili maddesi çerçevesinde birleşme ve devralma sayılabilmesi için bulunması gereken unsurlar şunlardır:

a) Ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması,

b) Ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması,

c) Ortak girişimin, taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim

arasında rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisinin olmaması.

Sayfa 17

Karara konu %50 hisse devrinde bu unsurların tümü gerçekleşmektedir. O nedenle işlem bir birleşme ve devralmadır. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7.maddesi ve 1997/1 sayılı tebliğ çerçevesinde incelenmeli ve birleşme ve devralma niteliğinde bu işleme hakim durum yaratılması veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesi ve böylece ilgili pazarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması söz konusu olmadığından koşulsuz olarak izin verilmelidir. Belirttiğim gerekçe ile çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

M.Sıraç ASLAN

Kurul Üyesi

Sayfa 18

Rekabet Kurulu’nun 15.05.2008 günlü ve 08-33/418-144 Sayılı Kararına

KARŞI OY

1997/1 sayılı Tebliğ’in 2.maddesinin (c) bendinde; “Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve mal varlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler (Joint Venture)” teşebbüsler arası birleşme ve devralma olarak kabul edilmekte ve bunlar hakkında tebliğin 4. maddesindeki koşullara bağlı olarak Rekabet Kurulundan izin alınması gerekmektedir.

Teşebbüsler arası bir ortak girişim işleminin 1997/1 sayılı Tebliğ’in ilgili maddesi çerçevesinde birleşme ve devralma sayılabilmesi için;

- Ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması,

- Ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması,

- Ortak girişimin, taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim

arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisinin olmaması

gerekmektedir.

Hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren Ayaydın Grubu, inceleme konusu işlem ile İpekyol A.Ş. , Yol A.Ş. , Tvist A.Ş. ve Maçka A.Ş.’nin %50 oranında hissesini Miroglio S.P.A. kontrolüne devretmek istemiş ve taraflar arasında 14.02.2008 tarihli “ Hisse Satım ve Alım Sözleşmesi” imzalanmıştır.

Sözleşmeyle oy haklarını ve karar organlarına atanacak kişi sayısını aralarında eşit olarak bölüşen iki ana teşebbüs ortak girişim oluşturmuştur.

Hisse Alım ve Satım Sözleşmesine ekli Hissedarlar Sözleşmesi de incelendiğinde İpekyol A.Ş. , Yol A.Ş. , Tvist A.Ş. ve Maçka A.Ş.’nin Ayaydın ailesi ile Miroglio S.P.A.’nın ortak kontrolü altında bulunduğu görülmektedir.

Sayfa 19

Bildirim konusu işlem ile yeni bir şirket oluşturulmamakta İpekyol A.Ş. , Yol A.Ş. , Tvist A.Ş. ve Maçka A.Ş. ortak girişim haline gelmektedir.

Oluşturulmak istenen ortak girişimin taraflarla arasında rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi bulunmamaktadır.

Bu nedenle Söz konusu işlemin 4054 sayılı Yasanın 7 inci maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşüyle karara karşıyım.

Süreyya ÇAKIN

Kurul Üyesi

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.