Rekabet Kurulu’nun 07.07.2015 Tarih ve 15-28/336-108 Sayılı Kararına
KARŞI OY
Raportörlerce yapılan yerinde inceleme sırasında, talep edilen sözlü açıklamaların, TEB Genel Sekreterliği’nce verilmekten kaçınılması eylemi, yasada suç teşkil
etmediğinden; idari yaptırım uygulanması yönündeki çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Şöyle ki;
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 27. maddesinin (a) bendinde, bu Kanun'da yasaklanan faaliyetler ve hukuki işlemler hakkında, başvuru üzerine veya resen inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak; bu Kanun'da düzenlenen hükümlerin ihlal edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu ihlallere son verilmesi için gerekli tedbirler alıp bundan sorumlu olanlara idari para cezalan uygulamak Rekabet Kurulu'nun görevleri arasında sayılmış, anılan Kanun'un " Yerinde inceleme " başlıklı 15. maddesinde, Kurul'un bu Kanun'un kendisine verdiği görevleri yerine getirirken, gerekli gördüğü hallerde
teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde incelemelerde bulunabileceği, bu amaçla teşebbüsler veya teşebbüs birliklerinden belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebileceği, ilgililerin istenen bilgi, belge, defter ve sair vasıtalarım suretlerini vermekle yükümlü
oldukları öngörülmüştür. Aynı Kanun'un "Para Cezaları " başlıklı 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, Kurul karan ile bilgi isteme veya yerinde inceleme hallerinde hiç bilgi verilmemesi, eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi halinde teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri ve/ veya bu birliklerin üyelerine para cezası verileceği, hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, Rekabet Kurulu, istenen bilgilerin hiç verilmemesi, eksik, yanlış veya yanıltıcı olarak verilmesi hallerinde teşebbüs veya teşebbüs birliklerine para cezası verebilecektir.
Öte yandan, 6643 sayılı Türk Eczacılar Birliği Kanunu'nun 34. maddesinde Merkez Heyetinin Birliği dahilinde ve hariçte temsil edeceği kuralı yer almış, Türk Eczacılar Birliği Teşkilat, çalışma usul ve esasları ile Birlik organ ve görevlerinin yetki, görev ve
sorumluluklarını belirlemek amacıyla hazırlanan ve 02.10.1995 tarih ve 22422 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Eczacılar Birliği Yönetmeliği’nin 43.
maddesinde Merkez Heyeti başkanının, Birliğin genel başkanı olduğu ve dolayısıyla Birliği kişiliğinde ve imzası ile her hususta temsil ve ilzam edeceği, 45. maddesinde de Birlik genel sekreterinin görevleri sayılırken Merkez Heyetine gelen yazılan cevaplandırma ve Merkez Heyetinin vereceği yetki sınırı içinde kalmak koşuluyla gerekli belge ve yazılan imzalamanın Genel Sekreterin görevleri ve yetkileri içerisinde olduğu belirtilmiştir. Bu kurallardan Türk Eczacılar Birliği genel başkanının Merkez Heyeti başkanı olduğu, genel başkanın Birliği her hususta temsil edeceği, Birlik genel sekreterinin ise temsil yetkisinin bulunmadığı, ancak Merkez Heyetine gelen yazıları cevaplayabileceği ve Merkez Heyetinin vereceği yetki sınırı içinde kalmak koşuluyla gerekli belge ve yazıları imzalayabileceği anlaşılmaktadır.
Türk Eczacılar Birliği’ne ilişkin yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca genel sekreterin yetkilerinin sınırlı olması ve kendisinden sözlü olarak istenilen bilgileri verme yetkisi bulunmaması karşısında; Birlik nezdinde yapılan yerinde incelemede genel
sekreterin sözlü bilgi vermediği gerekçesiyle benzer olayda ki Danıştay 13. Dairesi’nin