- Şanlıurfa Kuyumcular Odası’nda yıllardır ahilik geleneğinin devam ettiği,
ahilik geleneğinin bir parçası olarak tellalların kuyumcuların altınlarını
esnafı gezerek en fazla fiyatı verene satmasına aracılık ettiği, harcın
kesilmesinin herhangi bir kuyumcunun esnaflık kurallarına uymaması
durumunda tellalın o kuyumcuya fiyat sormak için uğramaması ve altını
göstermemesi anlamına geldiği, tellallık müessesesinin son yıllarda ortadan
kalkarak bildirimlerin üyelere SMS yolu ile gerçekleştirildiği,
- Reşit DOĞAN’ın harcının kesilmesi olayında, ilgili kuyumcuya karşı bir
yaptırımda bulunulmasının istenmediği, herhangi bir yönetim kurulu
üyesinin imzasının bulunmadığı yazının göstermelik bir karar olduğuna
işaret ettiği, yazıda her ne kadar yasal işlemlere başlandığı belirtilse de
böyle bir durumun söz konusu olmadığı, Reşit DOĞAN’ın harcının
kesilmesinin tüketiciye duyurulmadığı,
- Harcı kesilen Reşit DOĞAN’ın Oda’ya bağlı olarak faaliyet göstermeye
devam ettiği, sadece ahilik geleneğinin uygulandığı, işlemin ihtar niteliğinde
olduğu, şikayetçinin piyasa dışına çıkartılmasının söz konusu olmadığı, - Dernek tarafından ticaret serbestisinin ortadan kaldırılmasının
amaçlanmadığı, Dernek olarak amaçlarının altın piyasasında rekabet
özgürlüğünü sağlamak ve tüketicilerin haklarının korunması olduğu, Dernek
bünyesinde ticaret serbestisini önleyici davranışların kabul görmediği,
- 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (d) bendinde rakip teşebbüsten
bahsedildiği, şikayetçi teşebbüsün rakip teşebbüs olmadığı, dolayısıyla
maddenin bu bendinin uygulanamayacağı
iddia edilmiştir.
5362 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (l) bendinde belirtilen mesleki teamüllere aykırı hareket eden üyeye odanın yazılı ihtarda bulunma yetkisi rekabet ihlalinin gerekçesi olmamalıdır. Kaldı ki orada söz edilen mesleki teamüllere aykırı davranma kavramı, bildirilen fiyat tarifesinin altında satış yapılmasını kapsamamaktadır. Çünkü anılan Kanun’un 62. maddesinde fiyat tarifelerinin azami hadleri gösterdiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, kanuni düzenlemeye aykırı bir mesleki teamülün zaten olmaması gerekmektedir.
Savunmada, geçmiş dönem Oda başkanlarının ve bir tellalın beyanına dayanılarak, harcın kesilmesinin bir yaptırım olmadığı ileri sürülmüştür. Kendisi ile görüşülen Oda Başkanı’nın da belirttiği gibi, harcın kesilmesi harcı kesilen kuyumcuya tellalın uğramasının yasaklanması anlamına gelmektedir. Bu durumda harcı kesilen kuyumcunun müşterilerle ticaretine doğrudan müdahale edilmese de dışlayıcı bir şekilde harcının kesildiğinin ilan edilmesinden dolayı söz konusu kuyumcunun diğer kuyumcularla veya toptancılarla ticaret yapması büyük ölçüde güçleşmektedir. Bu da bizatihi rakibin faaliyetlerinin zorlaştırılmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, bu uygulamanın yaptırım niteliği taşımadığı iddiası kabul edilmemiştir.