I.3.2. Kanun’un 6. Maddesi Açısından Değerlendirme
Şikayet dilekçesinde Kanun’un 6. maddesi kapsamında hakim durumun kötüye kullanılması halinin oluştuğu iddia edilmektedir. Bu iddialar:
- Özlenir Giyim’in piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılması amacıyla mal
sevkıyatının durdurulduğu (bazı siparişlerin reddedildiği),
- Hiçbir uyarı yapılmaksızın Özlenir Giyim’in 18 yıldan beri faaliyet gösterdiği
mahallin yanı başında Levi’s tarafından mağaza açıldığı,
- Verilmesi gereken danışma ve eğitim gibi hizmetlerde eşdeğerdeki dağıtım
kanallarına yönelik farklı uygulamalara gidilerek ayrımcılık yapıldığı,
şeklinde sıralanmaktadır. Levis’in şikayetçiye yakın yerde kendine ait bir mağaza açmış olması gerek dar anlamda Kanun ve gerekse de geniş anlamda Rekabet Hukuku çerçevesinde bir rekabet kısıtı oluşturmamakta, bu nedenle somut olayda Kanun kapsamında görülmemektedir.
310
6. madde kapsamına girebilme ihtimali bulunan diğer iki temel iddia ise; I) Bazı siparişlerin yerine getirilmemesi yoluyla “mal vermeyi reddetme”, II) Eğitim hizmetlerinde ve mağaza statülerinde ve mark up uygulamalarında eşit davranılmaması şeklinde “ayrımcılık” yapıldığı iddiasıdır.
Herhangi bir teşebbüsün Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğinden bahsedebilmek için iki temel unsurun bir arada bulunması gerekir.
İnceleme konusu teşebbüs ilgili pazarda hakim durumda olmalıdır,
Bu teşebbüsün eylemleri rekabet hukuku anlamında bir kötüye
kullanma hali teşkil etmelidir.
Bu iki unsurdan birinin yokluğu halinde inceleme konusu teşebbüsün eylemleri hakim durumun kötüye kullanılması olarak nitelendirilemez. Eğer bir teşebbüsün eylemi kötüye kullanma oluşturmuyorsa, teşebbüsün hakim durumda olup olmamasından bağımsız olarak, eylem doğaldır ki 6. maddeyi ihlal etmeyecektir.
Şikayetçi tarafından Levi’s İstanbul’un bazı siparişleri göndermediği dile getirilmektedir. Mal vermeyi reddetme uygulamasının bir kötüye kullanma hali teşkil edebilmesi için hangi unsurların gerektiği Rekabet Kurulu kararlarında ortaya konmuştur. Buna göre, ticari ilişkilerde sözleşme serbestisi ilke olarak geçerli olmakla birlikte, hakim durumda bulunan teşebbüsler için zorunlu unsur öğretisi çerçevesinde bu serbestinin sınırları bulunmaktadır. Hakim durumda bulunan bir teşebbüs, zorunlu unsur olarak kabul edilen mal/hizmetleri rasyonel bir gerekçe göstermeden müşterilerine vermeyi reddediyor ve bu reddediş sonucunda ilgili pazardaki rekabet ortamı zarar görüyor ise bu durumda hakim durumun kötüye kullanılması söz konusu olabilecektir.
Söz konusu dosyada ise, Levi’s İstanbul’un mal vermeyi kestiğinden değil bazı siparişleri karşılamadığından bahsedilmektedir. Dosya mevcudu bilgi ve belgeden; Levi’s İstanbul’un Özlenir Giyim ile çalışmaya devam etmek istediği fakat, mağaza statüsü ve mark-up uygulaması konusunda bir görüş ayrılığı olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, 23 Ocak 2007 tarihinde Levi’s İstanbul çalışanından şikayetçiye gönderilen e-mail mesajında ön sipariş sisteminden bahsedilmekte ve ön sipariş miktarı arttırıldığında bunun karşılanmayabileceği ifade edilmektedir. Tüm bu