- Özlenir Giyim’in piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılması amacıyla mal
sevkıyatının durdurulduğu (bazı siparişlerin reddedildiği),
- Kar marjının düşürülerek ayrımcılık yapıldığı,
- Hiçbir uyarı yapılmaksızın Özlenir Giyim’in 18 yıldan beri faaliyet gösterdiği
mahallin yanı başında Levi’s tarafından mağaza açıldığı,
- Verilmesi gereken danışma ve eğitim gibi hizmetlerde eşdeğerdeki dağıtım
kanallarına yönelik farklı uygulamalara gidilerek ayrımcılık yapıldığı,
- Perakende satış fiyatlarının dikte ettirildiği
şeklinde sıralanmaktadır. Bahse konu iddialardan perakende satış fiyatının dikte ettirildiğine ve kar marjının düşürüldüğüne ilişkin olanlar yukarıdaki bölümde incelenmiş ve Kanun’un 4. maddesi açısından bir ihlal durumunun tespit edilemediği dile getirilmiştir. Levi’s İstanbul’un şikayetçiye yakın yerde kendine ait bir mağaza açmış olması gerek dar anlamda Kanun ve gerekse de geniş anlamda Rekabet Hukuku çerçevesinde bir rekabet kısıtı oluşturmamakta, bu nedenle somut olayda Kanun kapsamında görülmemektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde geriye, 6. madde kapsamına girebilme ihtimali bulunan iki temel iddia kalmaktadır: I) Bazı siparişlerin yerine getirilmemesi yoluyla “mal vermeyi reddetme” yapıldığı iddiası, II) Eğitim hizmetlerinde ve mağaza statülerinde ve mark up uygulamalarında eşit davranılmaması şeklinde “ayrımcılık” yapıldığı iddiası.
Herhangi bir teşebbüsün Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğinden bahsedebilmek için iki temel unsurun bir arada bulunması gerekir.
İnceleme konusu teşebbüs ilgili pazarda hakim durumda olmalıdır,
Bu teşebbüsün eylemleri rekabet hukuku anlamında bir kötüye
kullanma hali teşkil etmelidir.
Bu iki unsurdan birinin yokluğu halinde inceleme konusu teşebbüsün eylemleri hakim
4 5 durumun kötüye kullanılması olarak nitelendirilemez. Kurul tarafından Cevahir Tepe
6
ve Akmerkez kararlarında belirtildiği gibi; eğer bir teşebbüsün eylemi kötüye kullanma oluşturmuyorsa, teşebbüsün hakim durumda olup olmamasından bağımsız olarak, eylem doğaldır ki 6. maddeyi ihlal etmeyecektir.
Şikayetçi tarafından Levi’s İstanbul’un bazı siparişleri göndermediği dile getirilmektedir. Ticari ilişkilerde sözleşme serbestisi ilke olarak geçerli olmakla birlikte, hakim durumda bulunan teşebbüsler için zorunlu unsur öğretisi çerçevesinde bu serbestinin sınırları bulunmaktadır. Hakim durumda bulunan bir teşebbüs, zorunlu unsur olarak kabul edilen mal/hizmetleri rasyonel bir gerekçe göstermeden müşterilerine vermeyi reddediyor ve bu reddediş sonucunda ilgili pazardaki rekabet ortamı zarar görüyor ise bu durumda hakim durumun kötüye kullanılması söz konusu olabilecektir.
Dosya konusunda ise, Levi’s İstanbul’un mal vermeyi kestiğinden değil bazı siparişleri karşılamadığından bahsedilmektedir. Başvuru ekinde yer alan e-mail yazışmaları incelendiğinde Levi’s İstanbul’un Özlenir Giyim ile çalışmaya devam etmek istediği fakat, mağaza statüsü ve mark-up uygulaması konusunda bir görüş 4 15.6.2006 tarih, 06-44/540-142 sayılı Kurul kararı.
5 14.12.2006 tarih, 06-90/1145-339 sayılı Kurul kararı.
6 14.12.2006 tarih, 06-90/1146-340 sayılı Kurul kararı.