yine üçüncü bölümdeki “Yönetim Kurulu Toplantıları ve Toplantı Düzeni” başlığı altındaki 14. maddesinin dördüncü fıkrasında;
“Yönetim Kurulu; hissedarlardan BNP Paribas Personal Finance SA tarafından
önerilen adaylar arasından seçilecek dört (4) üye; ve TEB Holding AŞ tarafından
önerilen adaylar arasından seçilecek bir (1) üyeden oluşur.” ve “Holding AŞ’nin
işbu esas sözleşme uyarınca haiz olduğu haklarını olumsuz etkilemesi halinde,
aşağıdaki konularda alınacak kararlarda TEB Holding AŞ tarafından aday olarak
gösterilip seçilen üyenin olumlu oyu şarttır”
düzenlemesi bulunmaktadır. Bu çerçevede hangi konularda TEB HOLDİNG’in olumlu oyunun aranacağı hususu TEB FİNANSMAN’ın kontrol edilme şeklini belirlemek bakımından önem arz etmektedir.
(7) Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz’da (Kontrol Kılavuzu) ortak kontrole ilişkin;
“Ortak kontrol sağlayan veto hakları tipik olarak bütçe, işletme planı, önemli
yatırımlar ya da üst yönetimin atanması gibi kararları içerir. Ancak ortak
kontrolün devralınması, devralanın teşebbüsün günlük işleyişinde belirleyici
olma hakkına sahip olmasını gerektirmez. Önemli olan, veto haklarının ortak
girişimin stratejik ticari davranışları üzerinde belirleyici etki uygulayabilme
imkânı vermesidir.”
açıklaması yer almaktadır. Bu kapsamda, TEB HOLDİNG’e tanınan veto haklarının kapsamı ve sınırları Kontrol Kılavuzu çerçevesinde incelenmiştir.
(8) TEB FİNANSMAN’ın Esas Sözleşmesinin 14. maddesinde TEB HOLDİNG’in olumlu oy şartının aranacağı durumlar;
(…..TİCARİ SIR…..)
şeklinde sayılmıştır.
(9) Kontrol Kılavuzu’nda [1] “Birden fazla veto hakkının olduğu bir durumda bunların önemini değerlendirirken bu haklar tek başına ele alınmamalıdır. Zira ortak kontrolün varlığı bu hakların bütün olarak değerlendirilmesine bağlıdır. Ancak, stratejik ticari politika, üst yönetimin atanması ya da işletme planıyla ilgili olmayan bir veto hakkının sahibine ortak kontrol sağladığının kabul edilmesi zordur.” ifadesiyle hangi tür veto haklarının stratejik olarak kabul edileceğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen ve oybirliği aranan konular incelendiğinde, her iki tarafın da üzerinde mutabakata varmadan alamayacağı kararların stratejik nitelik arz etmediği, sadece azınlık hissedarın çıkarlarını korumaya yönelik olduğu ve bu nedenle TEB HOLDİNG’e kontrol hakkı sağlamadığı kanaatine ulaşılmıştır.
(10) Planlanan işlem neticesinde, BNP PERSONAL’ın tek kontrolünde olan TEB FİNANSMAN’ın kontrol yapısında kalıcı bir değişiklik olacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu çerçevede, bildirim konusu işlem, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi çerçevesinde bir devralma işlemidir. Tarafların ciro bilgilerinden, işlemin izne tabi olduğu tespit edilmiştir.
1 Kontrol Kılavuzu, para. 51-60.