yararlanabileceğinin belirtilmesi veya anılan sözleşmeye bireysel muafiyet tanınması talep edilmektedir.
Sözleşme ile Temsa satış, servis, yedek parça deposu ve idari bölümlerden müteşekkil gayrımenkulünü demirbaşlarıyla birlikte, belli bir bedel karşılığında ve mülkiyeti Temsa'da kalmak kaydıyla işletilmek üzere Akkaya'ya devretmektedir.
Bu çerçevede, anılan işletme için geçerli olmak üzere, Temsa otomotiv grubunun üretim ve/veya pazarlamasını yaptığı kara nakil vasıtalarının yedek parçalarının sağlanması, dağıtımı ve servis hizmetlerinin yürütülmesi ile yine Temsa'nın üretim ve pazarlamasını yaptığı kara nakil vasıtalarından otobüs hariç diğerlerinin pazarlanması konusundaki işletme hakkı Akkaya'ya verilmiştir.
Esasen, satıcının faaliyetinin belirlenmiş bir bölge ile sınırlandırılması, satıcıya satışa ilişkin yükümlülükler getirilmesi gibi hükümler taşıdığı dikkate alındığında menfi tespit belgesi verilmesi mümkün olmayan bildirim konusu sözleşme, taraflarca talep edilmekle birlikte, taşıdığı feshi ihbara ilişkin hükümler nedeniyle 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında da değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.
Şöyle ki, 1998/3 sayılı Tebliğ ile getirilen feshi ihbar süreleri motolu taşıt satış ve servis hizmetlerini veren satıcıyı yaptığı yatırımları dikkate alarak korumaya yöneliktir. Ancak, bildirim konusu sözleşmede, Tebliğ'in 6. maddesinde düzenlenen feshi ihbar sürelerine uyulmamakla birlikte, işletmeye ilişkin yatırımlar sağlayıcı Temsa tarafından yapıldığından, bu süreler satıcıyı zarara uğratmamaktadır.
Bu nedenle ilgili Tebliğ kapsamında değerlendirilmeyen bildirim konusu "İşletmeci Sözleşmesi", 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmü gereğince "bireysel muafiyet" değerlendirmesine tabi tutulmuştur:
Sözleşmenin “İŞLETMECİNİN SERVİS HİZMETLERİ KONUSUNDAKİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ” başlıklı 9. maddesinin (e) bendinde “İŞLETMECİ, motor yağı, şanzıman yağı, diferansiyel yağı, boya vb. sarf malzemeleri için TEMSA’nın belirleyeceği markaları kullanacaktır.” ifadesi yer almaktadır.
Söz konusu madde ile "İşletmeci"ye kullanılacak sarf malzemelerinin markası konusunda sağlayıcı tarafından kısıtlama getirilmekte olup, bu hüküm sarf malzemeleri bakımından markalar arası rekabeti kısıtlayıcı bir sonuç doğurucu niteliktedir. 4054 sayılı Kanun'a aykırı olan ve Kanun'un 5. maddesinde düzenlenen muafiyet şartlarını da taşımayan bu hükmün, sözleşmeden çıkarılması veya eşdeğer kalitedeki sarf malzemelerinin kullanılabilmesine imkan tanınacak şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, sözleşmenin “GENEL YÜKÜMLÜLÜKLER” başlıklı 11. maddesinin, “Talimata Uyma Zorunluluğu” alt başlıklı (j) fıkrasında; “İŞLETMECİ, TEMSA’nın menfaati ve itibarı ile ilgili TEMSA’nın belirleyeceği tüm esas ve kurallara uymayı, satış ve satış sonrası yükümlülüklerini yerine getirirken ise yine TEMSA’ca tanzim edilen çeşitli kural ve prosedürlere uymayı taahhüt eder. “Duyuru”, “Kullanım kılavuzu” veya “Talimatname” gibi adlar altında ve bu sözleşmenin uygulanması amacıyla TEMSA’ca tanzim olunan tüm dokümanlar bu sözleşmenin bir parçası kabul edilecek ve taraflar için bağlayıcı olacaktır.” hükmü getirilmektedir. Bu düzenlemelerle bağlantılı olarak, “SÖZLEŞMENİN AYRILMAZ PARÇALARI” başlıklı 33. maddesinde, “İş bu anlaşmanın ekleri ve TEMSA tarafından yayınlanacak
REKABET KURUMU 2