İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle 4054…

Rekabet İhlali10-63/1325-497Karar tarihi: 07.10.2010Yayımlanma tarihi: 24.01.2011

Tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturma sonucunda alınan 16.3.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı Rekabet Kurulu Kararı'nın Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.'ye ve Nemed Tıbbi Ürünler Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye ilişkin kısmının Danıştay 13. Dairesi'nin 7.5.2010 tarihli, 2007/14508 E., 2010/3849 K. ve 2007/14509 E., 2010/3848 K. sayılı kararları ile iptal edilmesi üzerine, dosya konusunun yeniden değerlendirilmesi.

Karar bilgileri

Karar sayısı
10-63/1325-497
Karar tarihi
07.10.2010
Yayımlanma tarihi
24.01.2011
Karar türü
Rekabet İhlali

Karar metni

84 sayfa · 214.175 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

(Danıştay’ın Kararları Üzerine Verilen)

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2002-4-46(Soruşturma)
Karar Sayısı: 10-63/1325-497
Karar Tarihi: 7.10.2010

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI

Üyeler: Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,

İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan

GÜNAY, Reşit GÜRPINAR

B. RAPORTÖRLER: Mehmet YANIK, Bekir KOCABAŞ

C. İLGİLİ TARAFLAR :

- Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.

Temsilcisi: Av. Abdullah BULADI

Cumhuriyet Cad. No: 233 Kat:4 D:9 Harbiye/İstanbul

- Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.

(Yeni Ünvanı: Alvimedica Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş.)

Temsilcisi: Av. Jale Işıl BAĞATUR

Rumeli Cad. Yapı Kredi Emekli Sandığı İş Merkezi No:71 K:7 34371

Osmanbey/İstanbul

E. DOSYA KONUSU: Tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturma sonucunda alınan 16.3.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı Rekabet Kurulu Kararı'nın Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.'ye ve Nemed Tıbbi Ürünler Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye ilişkin kısmının Danıştay 13. Dairesi'nin 7.5.2010 tarihli, 2007/14508 E., 2010/3849 K. ve 2007/14509 E., 2010/3848 K. sayılı kararları ile iptal edilmesi üzerine, dosya konusunun yeniden değerlendirilmesi.

F. İDDİALARIN ÖZETİ: İlgili dilekçede, Tıbbi Sarf Malzemesi pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri iddia edilmektedir.

G. DOSYA EVRELERİ: Şikayet dilekçelesinin Kurum kayıtlarına 8.3.2002 tarih ve 1096 sayı ile intikali üzerine hazırlanan 29.3.2002 tarihli Bilgi Notu, Rekabet Kurulu’nun 9.4.2002 tarih ve 02-21/234-M sayılı toplantısında görüşülerek soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.

Sayfa 2

Yapılan önaraştırma sonucunda Rekabet Kurulunca alınan 6.6.2002 tarih ve 02- 36/396-164 sayılı kararın Danıştay 13. Dairesi’nin 22.6.2005 tarih ve 2005/938 E ve 2005/3245 K sayılı kararlarıyla “Yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı” gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine Rekabet Kurulu, 15.8.2005 tarih ve 05-51/785-M sayı ile dosya hakkında soruşturma açılmasına karar vermiştir. Kurul, 22.6.2006 tarih ve 06-45/573-M sayılı ile Meday Sağlık Ürünleri Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti.’nin de soruşturmaya dahil edilmesine karar vermiştir. Kurul’un anılan kararları sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca hakkında soruşturma açılan teşebbüsler ve şikayetçiye soruşturma açıldığına dair bildirim yapılmış ve söz konusu bildirime cevaben gönderilen ilk yazılı savunmalar alınmıştır. Rekabet Kurulu’nun 9.2.2006 tarih ve 06-11/142-M sayılı Kararı ile soruşturmanın süresi 6 ay uzatılmıştır. Soruşturma Heyeti’nce hazırlanan 15.8.2006 tarih ve SR/06-17 sayılı Soruşturma Raporu, Kanun’un 45. maddesi uyarınca Rekabet Kurulunun tüm üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince 30 gün içerisinde ikinci yazılı savunmaların gönderilmesi talep edilmiştir.

Medim Dış Tic. A.Ş., Arte Dış Tic. A.Ş., Meday Sağlık Ürünleri Paz. Tic. Ltd. Şti., Proses Medikal Analitik Sistemler Paz. San. ve Tic. A.Ş., Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti., Mutlu Medikim Tıbbi Malz. Tic. Ltd. Şti., Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş., Onmed Tıbbi Ürünler Paz. Ve Dış Tic. Ltd. Şti., Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş., Tera Medikal Sistemler ve Elektronik San. Tic. Ltd. Şti. ve Promesis Profesyonel Medikal Sistemler San. ve Tic. A.Ş. Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek süre talebinde bulunmuşlardır. Rekabet Kurulu tarafından ikinci yazılı savunma süresi için ek süre talebinde bulunan teşebbüslere 30 günlük ek süre verilmiştir.

Taraflardan Anki Medikal Paz ve Tic. Ltd. Şti., Dörtel Medikal Ürünler İthalat, İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti., Ekin Sağlık Ürün. Paz ve Tic.Ltd. Şti., Poyra Dış Tic. Ltd. Şti., Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş., Formed Tıbbi Ürünler Paz.ve Dış Tic. Ltd. Şti., Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd Şti., Light Medikal Tıbbi Malzeme İhr- İth. Ltd. Şti., Meday Sağlık Ürünleri Pazarlama Ticaret Ltd.Şti., Medim Dış Ticaret A.Ş. - Arte Dış Tic Ltd. Şti., Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.-Nemed Tıbbi Ürünler San ve D IŞ T İC. Ltd. Şti., Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti.- Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti., Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic Ltd. Şti., P-M Group Tıbbi Malzeme Pazarlama Ltd. Şti., Remed Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Şti., Reysaş Tıbbi Cihaz. Tem. ve Tic A.Ş., Proses Medikal Analitik Sistemler Pazarlama Sanayi ve Tic. A.Ş., Promesis Prof. Medikal Sis. San. ve Tic. A.Ş., Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş., Selen Biomedikal Mühendislik ve Ticaret Ltd. Şti. ve Tera Medikal Ltd. Şti. ikinci yazılı savunmalarını yapmışlardır. Soruşturma Raporu’nda yer alan AGE İthalat İhracat Ltd. Şti., MMT Merit Medikal Ltd. Şti., ELT Endoluminal Sist. Ltd. Şti., Genç Girişim Medikal Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ise kendileri ile ilgili yapılan tespit ve değerlendirmelere itiraz etmemişler ve savunma haklarını kullanmamışlardır. İkinci savunmalarında birincisine nazaran farklılıklar bulunan teşebbüslerin savunmalarına yönelik Soruşturma Heyetinin değerlendirmelerini içeren

Sayfa 3

Ek Görüş Raporu 29.11.2006 tarihinde hazırlanmış, Kanun’un 45. maddesi uyarınca Rekabet Kurulu’nun tüm üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiştir.

Anki Medikal Paz. ve Tic. Ltd. Şti. ve Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti., üçüncü yazılı savunmalarına ilişkin olarak Kanun’un 45. maddesinin ikinci. fıkrası uyarınca ek süre talebinde bulunmuşlardır. Rekabet Kurulu tarafından her iki teşebüse de 15 günlük ek süre verilmiştir.

100

Taraflardan Anki Medikal Paz. ve Tic. Ltd. Şti, Dörtel Medikal Ürünler İthalat, İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti., Ekin Sağlık Ürün. Paz. ve Tic.Ltd. Şti., Poyra Dış Tic. Ltd. Şti., Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş. , Formed Tıbbi Ürünler Paz.ve Dış Tic. Ltd. Şti., Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd Şti., Meday Sağlık Ürünleri Pazarlama Ticaret Ltd.Şti., Medim Dış Ticaret A.Ş., Arte Dış Tic. Ltd. Şti., Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş., Nemed Tıbbi Ürünler San ve D IŞ T İC. Ltd. Şti., Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti., Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti., Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic Ltd. Şti., P-M Group Tıbbi Malzeme Pazarlama Ltd. Şti., Reysaş Tıbbi Cihaz. Tem. ve Tic A.Ş., Promesis Profesyonel Medikal Sistemler San. ve Tic. A.Ş., Proses Medikal Analitik Sistemler Pazarlama Sanayi ve Tic. A.Ş., Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş., Tera Medikal Ltd. Şti., MMT Merit Medikal Ltd. Şti. üçüncü yazılı savunmalarını yapmış, diğer teşebbüsler ek savunma göndermemişlerdir. Teşebbüslerin üçüncü savunmaya ilişkin 30 günlük süreleri 16.1.2007 tarihinde sona ermiştir.

24.1.2007 tarih ve 07-09/50-M sayılı Kurul Kararı ile sözlü savunma toplantısının 6.3.2007 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Anılan tarihte yapılan sözlü savunma toplantısının ardından Kurul, 16.3.2007 tarihinde 07-24/236-76 sayı ile nihai kararını vermiştir. Kurul’un nihai kararı, gerekçeli karar daha sonra tebliğ edilmek üzere 21.3.2007 tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.

16.3.2007 tarihinde 07-24/236-76 sayılı kararda;

A- Tıbbi sarf malzemeleri pazarında, arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi, fiyat ve satım şartlarının rakiplerle birlikte belirlenmesi, pazarın bölüşülmesi ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine,

B- Bu çerçevede soruşturmaya taraf 28 teşebbüsten 22’sinin (Anki Medikal Paz. ve Tic. Ltd. Şti., Dörtel Ltd. Şti., Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş., Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş., Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. Ltd. Şti., Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti., Proses A.Ş., Promesis Prof. Medikal Sis. San. ve Tic. A.Ş., Reysaş Tıbbi Cihaz Tem. ve Tic. A.Ş., Arte Dış Tic. A.Ş., Medim Dış Ticaret A.Ş., Ekin Sağlık Ürün Paz. ve Tic. Ltd. Şti., Poyra Dış Tic. Ltd. Şti., Formed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti., Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti., Light Medikal Tıbbi Malzeme İhr-İth. Ltd. Şti., MMT Merit Medikal Ltd. Şti., Meday Sağlık Ür. Paz. Tic. Ltd. Şti., Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti., Remed

Sayfa 4

Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Şti.ve Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş., Tera Medikal Ltd. Şti.’nin) ihlal içinde olduğuna,

140

C- Soruşturmaya taraf teşebbüslerden 6’sının (AGE İthalat İhracat Ltd. Şti., Genç Girişim Medikal Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti., Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti., Selen Ltd. Şti., ELT Endoluminal Sist. Ltd. Şti. ve PM Group) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediğine,

D- Bu çerçevede, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca;

- 2001 yılı net satışlarının takdiren %5’i oranında olmak üzere; Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.’ye 1.067.734,52 TL; Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye 616.285,96 TL, Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti.’ye 273.146,58 TL; Remed Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Şti.’ye 119.596,30 TL; Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş.’ye 833.973,85 TL; Tera Medikal Ltd. Şti.’ye 370.283,61 TL idari para cezası verilmesine,

- 2001 yılı net satışlarının takdiren %4’ü oranında olmak üzere; Anki Medikal Paz. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 133.077,63 TL; Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye 662.803,32 TL; Proses A.Ş.’ye 92.660,92 TL; Promesis Prof. Medikal Sis. San. ve Tic. A.Ş.’ye 20.953,14 TL; Reysaş Tıbbi Cihaz Tem. ve Tic. A.Ş.’ye 218.566,64 TL; Arte Dış Tic. A.Ş.’ye 95.542,95 TL; Medim Dış Ticaret A.Ş.’ye 217.252,30 TL; Ekin Sağlık Ürün Paz. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 246.129,22 TL; Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.’ye 49.381,46 TL; Formed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye 609.903,59 TL; Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye 24.197,54 TL; MMT Merit Medikal Ltd. Şti.’ye 149.009,27 TL

idari para cezası verilmesine;

- 2001 yılı net satışlarının takdiren %2’si oranında olmak üzere; Dörtel Ltd. Şti.’ye 10.043,60 TL; Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş.’ye 133.456,45 TL; Light Medikal Tıbbi Malzeme İhr-İth. Ltd. Şti.’ye 125.343,44 TL; Meday Sağlık Ür. Paz. Tic. Ltd. Şti.’ye 163.957,55 TL idari para cezası verilmesine

170

karar verilmiştir.

Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş. ve Nemed Tıbbi Ürünler Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından söz konusu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle Danıştay 13. Dairesi’nde dava açılmıştır.

Medistar’ın yürütmeyi durdurma yönündeki talebi, Danıştay 13. Dairesi’nin 12.12.2007 tarihli ve 2007/14508 E. sayılı kararı ile reddedilmiştir. Medistar’ın bu karara ilişkin itirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14.02.2008 tarihli ve YD. İtiraz No: 2008/148 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bunun ardından davacı tarafından Danıştay 13. Dairesi nezdinde ikinci kez yürütmeyi durdurma talep edilmiş; ancak bu talep de Danıştay 13. Dairesi’nin 25.03.2009 tarihli ve 2007/14508 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

Sayfa 5

Nemed’in yürütmeyi durdurma yönündeki talebi ise, Danıştay 13. Dairesi’nin 28.11.2007 tarihli ve 2007/14509 E. sayılı kararı ile reddedilmiştir. Nemed’in bu karara ilişkin itirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14.02.2008 tarihli ve YD. İtiraz No: 2008/104 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bunun ardından davacı tarafından Danıştay 13. Dairesi nezdinde ikinci kez yürütmeyi durdurma talep edilmiş; ancak bu talep de Danıştay 13. Dairesi’nin 25.03.2009 tarihli ve 2007/14509 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

Danıştay 13. Dairesi, Medistar’ın iptal talebine ilişkin davayı, 7.5.2010 tarihli ve 2007/14508 E., 2010/3849 K. sayılı kararıyla; Nemed’in iptal talebine ilişkin davayı ise, 7.5.2010 tarihli ve 2007/14509 E., 2010/3848 K. sayılı kararıyla sonuçlandırmıştır. Her iki kararda da benzer bir gerekçeye dayanan mahkeme, 4054 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasının 8.2.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 472. maddesi ile değiştirildiğine dikkat çekmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının göndermede bulunduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrasında; suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümlerinin farklılığı halinde, failin lehine olan kanunun uygulanacağının hükme bağlandığı; bu yasal düzenlemeler uyarınca 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişikliğin davacı lehine bir sonuç doğurup doğurmadığını araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Bu çerçevede, ilgili Kurul kararının alındığı tarihte 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde yer alan “ihlalden bir önceki mali yıl sonunda oluşan gayrisafi gelir” kriterinin, 2008 yılındaki değişiklikle “Kurul kararından bir önceki mali yıl sonunda oluşan gayrisafi gelir” şeklinde değiştiğini dikkate alan mahkeme; ilgili teşebbüslerin Kurul kararından bir önceki yıl olan 2006 yılı net satışlarının ihlalden bir önceki yıl olan 2001 yılı net satışlarına kıyasla daha düşük olduğu; dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi’nin 2008 değişikliği sonrasındaki şekliyle uygulanmasında ilgili teşebbüsler lehine bir durumun ortaya çıktığı gerekçesiyle ilgili Kurul kararı iptal etmiştir.

Bu nedenle, 26.12.2006 tarih ve 06-94/1191–357 sayılı Kurul kararının hukuken ortadan kalkmış olması sebebiyle konu hakkında Kurul tarafından yeni bir karar alınması gereği doğmuştur.

Bunun üzerine anılan dosya üzerinde yapılan değerlendirmeler doğrultusunda düzenlenen 17.8.2010 tarihli Bilgi Notu, 20.8.2010 tarih ve REK.0.08.00.00- 110/333 sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul gündemine gelmiş, Rekabet Kurulu, ilk inceleme, önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar, Danıştay kararları, dosya kapsamında bulunan diğer tüm bilgi ve belgeleri inceleyerek 26.8.2010 tarihinde 10-56/1066-397 sayılı nihai kararını vermiştir.

Sayfa 6

H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ

Raportörler tarafından hazırlanan Bilgi Notu’nda;

- Danıştay 13. Dairesi’nin iptal kararlarının Kurumumuz tarafından temyiz edildiği ve şu aşamada yeni bir karar alınması halinde, temyiz kararı sonucunda eski karara dönüşün güç olacağı dikkate alınarak, yargı süreci henüz kesinleşmemiş olan dosyaya ilişkin olarak şu aşamada Rekabet Kurulu tarafından yeni bir karar alınmak yerine dava sonucunun beklenmesinin daha uygun olacağı,

- Danıştay 13. Dairesi’nin iptal kararları doğrultusunda Rekabet Kurulu tarafından yeni bir karar alınmasının uygun görülmesi halinde ise, Medistar’a ve Nemed’e ilişkin olarak yeni bir karar tesis edilirken, kararın 2010 yılında verilecek olması nedeniyle, söz konusu teşebbüslerin 2009 yılındaki gayrisafi gelirlerinin de göz önünde bulundurulmasının ve teşebbüslerin 2009 yılındaki gayrisafi gelirlerinin 2006 yılındaki gayrisafi gelirlerinden düşük olması halinde, idari para cezasının takdirinde 2009 yılı gayrisafi gelirlerinin esas alınmasının uygun olacağı,

- Bu çerçevede, Danıştay 13. Dairesi’nin iptal kararı doğrultusunda Medistar’a yönelik olarak yeni bir kararın alınması halinde, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca, söz konusu teşebbüse 2009 yılı net satışlarının %5’i olan 235,5 TL (iki yüz otuz beş TL elli Kr) idari para cezasının verilebileceği,

- Nemed’e (Alvimedica’ya) yönelik olarak yeni bir kararın alınması halinde ise, ilgili teşebbüsün 2006 yılı net satışlarının %4’ü oranında olmak üzere 203.351, 45 TL (iki yüz üç bin üç yüz elli bir TL kırk beş Kr) idari para cezasının verilmesinin uygun olacağı

ifade edilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

I.1. İlgili Pazar

I.1.1. İlgili Ürün Pazarı

Hakkında soruşturma yürütülen taraflar sağlık kuruluşlarına tıbbi sarf malzemesi

temin etmektedirler. Taraflarca sağlık kuruluşlarına temin edilen tıbbi sarf malzemeleri

genel olarak; koroner stent, kalp pili, kalp kapakçığı, PTCA, defibrilatör gibi

ürünlerden oluşan iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf malzemeleridir. Bu anlamda ilgili

ürün pazarının “iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf malzemeleri pazarı” şeklinde alt

pazara ayrılması mümkün olmakla beraber, soruşturma konusu açısından herhangi

bir farklılık doğurmayacağı için ilgili pazar genel olarak tıbbi sarf malzemeleri pazarı

olarak belirlenmiştir.

Stent, ana maddesi paslanmaz bir metalin lazer ışını yardımıyla özel dizaynla

kesilmesi sonucu oluşan, yaklaşık iki toplu iğne başı genişliğinde, dizaynı gereği

çapının genişleme özelliği olup, olağan halde yeniden daralma özelliği bulunmayan

Sayfa 7

boru biçimli tel bir kafestir. Bu tel kafes içinde özel yapılmış bir balonla damarın daralan bölümüne stent, kılavuz tel aracılığıyla yerleştirilmekte, bu aşamada vücut dışındaki bir pompa aracılığıyla bu balon şişirilmektedir. Balonun şişme derecesine göre genişleyen stent, damarın tıkalı bölümünde bir genişleme sağlamaktadır. Balonun havasının alınmasını müteakiben stent genişlemiş haliyle damar içinde kalmakta ve böylelikle damarın daralan bölümünde istenen genişleme ve dolayısıyla yeterli kan akışı sağlanmaktadır. Kalp pili ise sağ kulakçıkta elektrik uyarıları çıkaran ve sinüs düğümü adı verilen özel hücre gruplarının olağan çalışmadığı durumlarda veya kalp içi elektriksel iletim yollarında blok oluştması halinde, elektriksel uyaranlar göndererek kalbin düzgün çalışmasını sağlayan bir araçtır. Son olarak, kalp içi defibrilatör (AICD), kalp kaslarının fibrilasyonunu (kalbin fazla hızlı ya da zayıf çarpmasını) önlemek için elektrik şokları oluşturan bir alettir. Ani ölümlere neden olabilecek ventriküler aritmisi bulunan hastalarda kullanılmaktadır. Kalp pili ve defibrilatör hastanın göğüs kafesinin içindeki kaslı bölgeye yerleştirilmekte, elektrotları ise kalp içine takılmaktadır. Bu ürünlerin yanında, kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan ve kardiyovasküler cerrahi (KVC) branşı konusu olan yapay kalp kapakları, monoleaflet kalp kapakları (tek yapraklı) ve bileaflet kalp kapaktan (çift yapraklı) olarak ikiye ayrılmaktadırlar. Bu kapaklar en çok mitral ve aort ameliyatlarında kullanılmaktadır.

290

Tarafların sağlayıcısı olduğu ürünlerden sadece ikisi, stent ve balon, ülkemizde de üretilebilmektedir. Dolayısıyla, ülkemizde satışa sunulan iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf malzemeleri başta ABD, Japonya ve AB üyesi ülkeler olmak üzere ağırlıklı olarak yurt dışından ithal edilmektedir.

I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar

Tıbbi sarf malzemeleri, homojen arz ve talep koşulları nedeniyle ülke genelinde alınıp satılabildiğinden, ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti” olarak tespit edilmiştir.

300

I.2. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller

I.2.1. Rekabeti Önleme Amaç ve Etkili Anlaşmalar Yapılmasına İlişkin Tespitler 1. Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN'in bilgisayarından alınan 1.2.2002 tarihli belgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Toplantı Notları:

1. Cerrahi malzemeler ve İntraaortik balon dışında kalan tüm konsinyeler tüm

Türkiye'deki hastanelerden 1 Şubat 2002 tarihinde çekilecektir.

2. Firmalar bayilerinin de alınan kararlara uygun hareket etmesinden sorumlu

olacaktır.

3. Hastanelere firmaların oluşturacağı gruplar tarafından ziyaret edilmek

suretiyle alınan bu karar açıklanacaktır.

4. Nemed firması da CE dosyası için yaptığı klinik çalışmaları erteleyecektir.

5. Kardiyoloji çalışma grubu tarafından Star gazetesinde çıkan habere bir

Sayfa 8

tekzip yazısı gönderilecektir.

6. Kardiyoloji çalışma grubunun aldığı tüm kararlar 17 Ocak tarihli yazıda

İmzası bulunan tüm firmalara bildirilecektir.

6. Kardiyoloji çalışma grubu tarafından tüm ilgili bakanlıklara bir yazı yazılarak

gerekirse karşılıklı görüşme için randevu talebinde bulunulacaktır.

8. Kardiyoloji Çalışma Grubu:

Başkan: İbrahim Erdoğan [Sesa]

Genel Sekreter: Banu Ünal [Medim-Arte]

Defibrilatör - pacamaker koordinatörü: Leyla Tekbulut [Remed] - A.

Reşit Onuralp [Onmed] - Serkan İncekli [Medistar-

Nemed] – Mert Aygen [Tera]

Kardiyoloji koordinatörü: Osman Sürücü [Ekin-Poyra] - Murat

Özügüzel[Formed] - Erdal Ergene [Medim-Arte] -

Osman Alkan, Ahmet Tatar[Anki].

2. Medim’den Erdal ERGENE ve Aydın ÜNAL, Onmed’den Mehmet Nazif EDİN ve Ali Reşit ONURALP, Medistar’dan Mehmet TÜMER, Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN ve Ekin’den Osman SÜRÜCÜ’ye Kardiyoloji Çalışma Grubu toplantısında alınan kararlara ilişkin olarak gönderilen 28.1.2002 tarihli elektronik posta iletisinde;

- “Tüm konsinyeler tüm Türkiye’deki hastanelerden 1 Şubat 2002 itibariyle

çekilecektir.

- Firmalar bayilerinin de alınan kararlara uymasından sorumlu olacaktır.

- Nemed firması CE dosyası için yaptığı klinik çalışmayı erteleyecektir.

- Grubun aldığı kararlar, 17 Ocak tarihli yazıda imzası olan tüm firmalara

bildirilecektir.”

ifadeleri yer almaktadır.

3. Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN, Mutlu Medikim’den Cezmi MUTLU, MMT’den Cumhur ÇEKEN, Remed’den Leyla TEKBULUT, Onmed’den Mehmet Nazif EDİN, Medistar’dan Mehmet TÜMER, Medim’den Aydın ÜNAL, Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL, Elektra’dan İsmail C, Ekin’den Osman SÜRÜCÜ, Arte’den Orkide SALAR ve Tera’dan Mert AYGEN arasındaki 29.01.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Yaptığımız çalışmalara bağlı olarak bir takım kararlar aldık ve bir takım

görevler yüklendik. Bu karar ve görevler aynı anda yerine getirilmek

zorundadır. Hepimiz buna göre disipline olmak zorundayız.”

4. 30.1.2002 tarihinde Onmed ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen elektronik posta iletisinde PEFİP Etik Kodeksi hakkında bilgi verilmektedir.

360

Sayfa 9

“PEFİP Etik Kodeksi

1. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili Kurumlar (SSK, Emekli Sandığı, vs.) ile yapılacak tüm fiyat teklifleri ve sözleşmelerinde ortak hareket edecektir.

2. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını ödüllendirme amacı doğrultusunda, doktorlara nakit para (parasal rüşvet) teklif etmeyecektir, rüşvet yolunu kesinlikle reddedecektir.

3. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını ödüllendirme amacı doğrultusunda, doktorların nakit para (parasal rüşvet) dışındaki isteklerini (menkul ya da gayrimenkul değer) ancak diğer PEFİP üyesi firmalara danışarak giderebilecektir.

4. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını ödüllendirme amacı doğrultusunda, özel hastanelerin komisyon isteklerini ancak diğer PEFİP üyesi firmalara danışarak belirleyecektir. Özel hastanelere uygulanan komisyon oranları tüm PEFİP üyesi firmalar tarafından belirlenecek ve aynı seviyede tutulacaktır.

5. PEFİP, Yeşil Kartlı hastalar için her PEFİP üyesi firma için kota ve her model cihaz için fiyat belirleyecektir. PEFİP üyesi firma, bu kota ve fiyatlara kesinlikle uyacaktır.

6. Pacing ve Elektrofizyoloji merkezlerine yapılacak büyük yatırımlar (capital investment), tüm PEFİP üyesi firmaların bilgisi dahilinde yapılacaktır. Hiçbir PEFİP üyesi firma, hiçbir Pacing ve Elektrofizyoloji merkezinde tekelleşmeye gitmeyecektir ve yatırımları malzeme kullanımı karşılığı diğer bir, iki, vs. sayıda PEFİP üyesi firma ile paylaşacaktır.

7. Yerel Pacing ve Elektrofizyoloji toplantılarını, tüm PEFİP üyesi firmalar ortak düzenlemeye gayret edecektir.

8. Yurtdışı Pacing ve Elektrofizyoloji toplantıları ve kongrelerinin organizasyonu ve sponsorluğu (örnek: NASPE, CARDIOSTIM, EUROPACE) tüm PEFİP üyesi firmalar tarafından ortak planlanacak ve uygulanacaktır.

9. PEFİP üyesi bir firma, ürün veya servis bazında teknik bir sorun ile karşılaştığında (recall, safety alert, hasta takibinde olabilecek aksaklık, personel hatası vs.), tüm PEFİP üyesi firmalar, sorunlu PEFİP üyesi firmaya yardım ve desteklerini şartsız verecektir. Herhangi bir doktor, dernek veya medya kuruluşunun gerçekleri saptırarak yaptığı veya yapacağı söylem ve eylemler durumunda, tüm PEFİP üyeleri ortak hareket edecek ve ilk etapta bir deklarasyon hazırlayacaktır ve bu deklarasyonu Türk Kardiyoloji Derneği'ne ve/veya kamuoyuna sunacaktır. Deklarasyon sonrası söylem ve eylemler durdurulamadığı ve sorunlu PEFİP üyesi firmanın asılsız söylem ve etkinlikler neticesinde prestij, satış, hatta Kurumlar ile yaptığı anlaşmaların kaybı söz konusu olduğu takdirde, tüm PEFÎP üyeleri ortak hareket ederek gerçekleri saptırıcı eylem ve söylemde bulunan doktor veya doktorları, dernek veya

Sayfa 10

dernekleri ve medya kuruluş veya kuruluşlarını protesto ve boykot edecek,

hatta tüm yasal yolları arayacaktır.

10. Aşağıda adı geçen PEFİP üyesi firmalar yukarıda PEFİP Etik Kodeksi'nde

belirtilen tüm maddeleri kabul ettiğini ve bu maddeler doğrultusunda hareket

edeceğini taahhüt eder.

1. MEDİKİMadına Cezmi Mutlu
2. MEDİSTARadına Mehmet Tüysüz
3. MMTadına Cumhur Çeken
4. ONMEDadına Mehmet Edin
5- REMEDadına Leyla Tekbulut
6- REYSAŞadına Altan Ataman
7- SESA/Matekadına İbrahim Erdoğan
8- TERAadına Mert Aygen

5. Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN, Mutlu Medikim’den Cezmi MUTLU, Remed’den Leyla TEKBULUT, Onmed’den Mehmet Nazif EDİN, Medistar’dan Mehmet TÜMER, Medim’den Aydın ÜNAL, Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL, Elektra’dan İsmail C., Ekin’den Osman SÜRÜCÜ, Arte’den Orkide SALAR, Tera’dan Mert AYGEN, Proses’den İdeal ÖZTOKLU, Anki’den Ahmet TATAR, Reysaş, Tarcem, Dörtel, Light ve AGE arasındaki senet tanzimine ilişkin elektronik ortamdaki 01.02.2002 tarihli yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Bugün İstanbul’da yapılan toplantıda Cezmi Mutlu (Medikim), Leyla Tekbulut

(Remed) ve Mehmet Tümer (Medistar) anlaşma gereği vermeleri gereken

senetleri imzalamış ve teslim etmişlerdir. Ankara’dan da Mert Aygen (Tera)

söz konusu senedi imzalamış ve tarafımıza göndermek üzeredir.”

6. İlk olarak 4.2.2002 tarihinde saat 09:57’de Murat ÇELEBİ tarafından Sesa’dan Hasan ÇEVİK’e; daha sonra yine aynı gün saat 11:22’de Hasan ÇEVİK tarafından onmed-1; mtumer@medistar.com.tr, TERA; leyla.tekbulut@remed.com.tr ve MEDIKIM’e gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Değerli Arkadaşlar,

Bildiğiniz gibi Medistar, Medikim, Remed, Tera, Onmed ve Sesa olarak

hareketimizdeki kararlılığımızı gerekli taahhütler ile güçlendirdik. Ancak

henüz MMT ve Reysaş firmaları belirtilen taahhütleri yerine getirmemişlerdir.

Bu nedenle bundan sonra pil grubu içerisinde gerçekleşen bazı sirkülâsyonlar

(e-mail, faks) kendilerine iletilmeyecektir. Öncelikle sizlerden ricamız kendi

kişisel ilişkilerinizi de kullanarak bu firmalara taahhütleri yerine getirmeleri

konusunda uyarıda bulunmanızdır. Bu taahhüt grubumuzda yer alabilmenin

ilk ve vazgeçilmez koşuludur.

7. 18.2.2002 tarihinde Medim’den Aydın ÜNAL tarafından gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

Sayfa 11

“Sayın Grup Mensupları, Yarın hazır herkes gelmişken, sözleşmelerin de son şeklini getirirseniz orada yetkililer tarafından imzalanır. Cumhur Çeken’in senedini, imzalaması için yanımda götürüyorum. İ.Erdoğan”

“Sn.İ. Erdoğan, Sözleşmenin son iki şeklini de yanımda getiriyorum. Özellikle Ankara’daki arkadaşların tamamına imzalatmış olarak sözleşme konusu bitmiş olur.”

8. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde, Kardiyoloji Çalışma Grubu Üyelerinin avukat nezdinde Sözleşme imzalayıp

teminat senedi hazırladıklarına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,

Konuyla ilgili olarak hazırlanan sözleşmede taraflar

1) Emin Aydın ÜNAL

2)İbrahim ERDOĞAN

3)Cenk TOPARLAKLI

4)Hüseyin ÜNVER

5)Mehmet TÜMER

6)Mehmet EDİN

7)Cezmi MUTLU

8)Leyla TEKBULUT

9)Mert AYGEN

10)Haydar OBALİ

şeklinde olmalı. Bunlara Rıfat Bey, Sinan Bey ve Cumhur Bey ilave edilebilir. Avukatla bir sözleşme yaparak;

1) Hazırlanmış olan senetlerin yeddi emin olarak kendisine teslim edileceği

2) Bu senetten, adi ortaklık sözleşmesinde belirtilen amaçlar dışında kullanılamayacağı ve üçüncü kişilere hiçbir surette devredilemeyeceği, kefalet olarak kullanılamayacağı belirtilmeli.

3) Adi sözleşmeye imza koyan tüm ortakların onayı ve başkanın bu kararı tevsiki ile senetler iade olabilir veya irad kaydedilebilir maddesinin konması diye düşünüyorum.

Bilgilerinize sunulur.”

9. Medim ortaklarından Aydın ÜNAL’ın Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN’a gönderdiği

04.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Sayın İbrahim Erdoğan, Av. Ersin Bey tarafından gönderilen taslak son şekli ile ilişiktedir. Öncelikle inceleyip, uygunsa tüm çalışma grubu mensuplarına iletilmesini rica ederim.” Anılan taslaktan alıntı: “ Ortaklardan birinin sözleşme hükümlerine yahut alınacak kararlara aykırı davranması halinde, aykırılığın ne olduğu hususunda sebep dahi göstermeksizin, diğer ortakların % 70 çoğunluk ile alacakları karar ile aykırı davranan ortağın vermiş olduğu senet paraya çevrilerek, ortaklığa irat kaydedilecektir.”

Sayfa 12

10. Medim’den Aydın ÜNAL ile Avukat Ersin YILMAZ arasındaki 04.02.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:

“Sayın Ersin Yılmaz, Hazırlamış olduğunuz adi ortaklık mukavelesinin aşağıdaki değişiklikler yapılarak revize edilmesini, ayrıca üstlenmiş olduğunuz yedieminlik görevinin aşağıdaki görüş çerçevesinde tanzim edilmesini, senetlerin muhafazası için bir banka kasası kiralanmasını rica ediyorum.”

‘Aşağıdaki görüş’ ile kast edilen satırlar Hasan ÇEVİK tarafından 4.2.2002 tarihinde

gönderilen elektronik posta iletisinde yer alan;

“Taraflar Aydın Ünal (Medim), İbrahim Erdoğan (Sesa), Cenk Toparlaklı (Formed), Hüseyin Ünver (Ekin), Mehmet Tümer (Medistar), Mehmet Edin (Onmed), Cezmi Mutlu (Medikim), Leyla Tekbulut (Remed), Mert Aygen (Tera), Haydar Obalı (Light Medikal). Bunlara Rıfat, Sinan (Elektra) ve Cumhur (MMT) da ilave edilebilir. Bu senetler sözleşmede belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz ve üçüncü kişilere devredilemez. Kefalet olarak kullanılamaz.” ifadeleridir.

11. Medim’den Emin Aydın ÜNAL, Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN, Formed’den Cenk

TOPARLAKLI, Ekin ve Poyra’dan Hüseyin ÜNVER, Medistar’dan Mehmet TÜMER,

Onmed’den Mehmet Nazif EDİN, Mutlu Medikim’den Zeynep MUTLU, Remed’den

Leyla TEKBULUT, Tera’dan Mert AYGEN, Light’tan Haydar OBALI, Bülent Ustaoğlu

ve Mustafa Tez tarafından imzalanan Adi Ortaklık Ön Mukavelesi’nde aşağıdaki

hususlar yer almaktadır.

“Tarafları:

1- Emin Aydın ÜNAL

2- İbrahim ERDOĞAN

3- Cenk TOPARLAKLI

4- Hüseyin ÜNVER

5- Mehmet TÜMER

6- Mehmet EDİN

7- Zeynep MUTLU

8- Leyla TEKBULUT

9- Mert AYGEN

10- Bülent USTAOĞLU

11- Mustafa TEZ

12- Haydar OBALI

KONUSU: Esas mukavele sonradan hazırlanmak üzere, aşağıdaki amaçlar doğrultusunda ön hazırlıkların ikmali, fizibilite çalışmaları yapılması, tarafların sermaye taahhüdü gibi amaca uygun ön hazırlıkların düzenlenmesidir.

Sayfa 13

AMAÇ :Sağlık alanındaki mevcut boşluğun ülkenin ihtiyacı doğrultusunda giderilmesi için, bir televizyon kanalı ve radyo istasyonu kurularak bilimsel gelişmelerin takibi, bu alandaki yeniliklerin ve teknolojinin ülkeye transferi, bu hususta kamuoyu oluşturularak halkın aydınlatılması, bu alanda çalışan bilim adamlarının ihtiyaç duyduğu bilimsel gelişmelerin takibi ve onlara ulaştırılarak bilimsel çalışmalarında teşvik edilmesi, kamuoyunun öncelikle koruyucu sağlık hizmetleri açısından bilinçlendirilmesidir.

SERMAYE

Şirket ortaklan tarafından, işin ciddiyetini teminen kurulması planlanan şirkete sermaye koyma yükümlülüklerine teminat teşkil etmek üzere kişi (ortak) başına

250,000 USD (ikiyüzellibin amerikan doları) lık bono tanzim edilerek akdin imzası ile birlikte ortak kasaya/yediemine tevdi edilecektir.

Sermayenin İrad Kaydedilmesi

Ortaklardan birinin sözleşme hükümlerine yahut alınacak kararlara aykırı davranması halinde, aykırılığın ne olduğu hususunda sebep dahi göstermemizin diğer ortakların % 70 çoğunluk ile alacakları karar ile aykırı davranan ortağın vermiş olduğu senet paraya çevrilerek ortaklığa/ üç aylık süre sonunda feshe karar verilmesi halinde diğer ortaklara eşit miktarda irad kaydedilecektir. Senetlerin paraya çevrilerek irad kaydedilmesi amacına yönelik % 70 çoğunlukla alınacak kararlar hiçbir şekilde tartışılmayacaktır. Aleyhine karar alınacak ortaklar, her türlü kanuni takibatı ve bu doğrultuda alınacak kararları kabul ettiklerini ve bu hususta her türlü itiraz haklarından iş bu sözleşmeyi imzalamakla feragat ettiklerini beyan, kabul ve taahhüt ederler.

570

SÜRE

İşbu ön protokol imza tarihinden itibaren 3 (üç) aylık süre için akdedilmiş olup, aşağıdaki fesih hallerinden birsinin gerçekleşmesi ve/veya esas mukavelenin tanzimi ile nihayet bulacaktır.

AKDİN FESHİ

Sözleşme aşağıdaki hallerde fesholacaktır.

1- Üç aylık süre bitiminde, oy birliği ile alınacak karar ile

2- Her bir ortak için üç aylık süre bitiminde, sebep göstermeksizin ayrılmak istediğinde, o ortak için sözleşme feshedilmiş sayılacak olup, diğer ortaklar sözleşmenin devamı konusunda muhtardırlar. Ortaklıktan ayrılan ortağın sermaye taahhüdü bakımından koymuş olduğu senet, aykırı davranışı nedeni ile irad kaydedilmemiş ise kendisine iade edilecektir.

İş bu ön protokol, Türk Ticaret Kanununda öngörülen, ticari şirket- ortaklık- kazanç

sağlamaya yönelik tüzel kişiliğe haiz olmayıp, birlikte imzalanarak yürürlüğe girmiştir.”

Sayfa 14

12. 11.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından Medikim’den Cezmi MUTLU

ve Zeynep MUTLU, Onmed’den Ali Reşit ONURALP, Medistar’dan Mehmet TÜMER,

Medim’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL, Osman

ALKAN’a, Sesa’dan İdeal ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, Tera, Anki, Ekin, Proses ve

Light Medikal’e gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasında anlaşma için

toplantı yapıldığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır.

“SSK'da yapılan toplantı sonucu her ne kadar pil satışları konusunda bir

esneklik ortaya çıkmış ise de Stent ve diğer malzemeler konusunda henüz

böyle bir karar alınmamıştır. Yapılacak toplantının şartları, haksız rekabet

ortamının giderilmesine yönelik tedbirler ve çalışma prensipleri ortaya

çıkmadan mal teslim etmek isteyen arkadaşlara diyecek bir şeyimiz yok!

Bugün saat 13.00'te Altunizade'deki irtibat büromuzda yapılacak toplantıya

müşterek menfaatlerimiz nedeniyle herkesin katılması çok elzemdir!...”

13. 16.4.2002 tarihinde PEFIP Grubu üyeleri arasında elektronik ortamda gerçekleşen

yazışmalarda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Perşembe akşamı Hilton Oteli’nde yeni bir PEFIP toplantısı öneriyoruz.

Emekli Sandığı için hazırlanan taslak listeyi ne zaman düşünüyoruz? Ali Reşit

Onuralp”

“Toplantının Hilton dışında yapılmasının daha iyi olacağını düşünüyorum.

Atilla Küçükyalçın”

14. 11.2.2002 tarihinde Sesa ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen

elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları, 8 Şubat’ta Ankara’da yapılan

toplantıda ortaya çıkan gelişmeler önemlidir. Birlik beraberlik içinde mesafe

almak kolay! Zaruret olmadıkça tüm toplantılarımız Altunizade’de

yapılacaktır. Toplantılara tüm firmalar yetkili ortakları ile katılmalıdır.

Toplantılardan önce mutlaka gündem tespit edilmeli ve toplantı bu gündem ile

yapılmalıdır.”

15. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 16.5.2002 tarihinde saat 10:21:15’te ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve babası Osman EDİN arasındaki telefon görüşmesinde

aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Osman: Bence sizin bir yani grup halindesin ya, bir avukatlan beraber

olmanızda fayda var.

Mehmet: Hı, şimdi okey, başka bir firmanın sahibiylen görüştüm de, O da

dedi ki O görüşmüş üç tane avukatınlan, bilgi olarak veriyim sana.

Osman: Hı.

Sayfa 15

Mehmet:: Şey, DGM Mali Polisi görevlendirîrmiş, Mali Polis'de gelip ifade alırmış, prosedürü bu.

Osman: Anladım.

Mehmet: Bu bu.

Osman: Böyle.

Mehmet: Tamam.

Osman: Dolayısıyla?

Mehmet: Dolayısıyla yapılacak şey bu yani bize Mali Polis gelebilir bugün yarın.

Osman: O değil Mehmet, sizin birisiyle danışmanız, Mali Polis geldiği zaman ne söyleyeceğinizi.

Mehmet: Ha bir şeyi de sana anlatayım, bugün rekabet kurulundan iki tane müfettiş bizim Sader Yönetim Kurulu üyelerimizden birine, birinden ifadesini aldı, orda da söylenen şey bu biz bir Şubattan evvel bir yazı yazmıştık her tarafa, işte reçete işine geri dönmezseniz kaos olacak, biz malzeme veremez duruma düşecez, çünkü ihaleyle alınamaz bu mallar dîye bir şeyler yazmıştık, mektuplar yazmıştık, onun altına da yirmi tane yirmi sekiz tane firma imza atmıştı.

Osman: Hı.

Mehmet: Araştırmalarının sebebi de bu firmalar tekel oluşturuyor mu? bir de ihaleye fesat karıştırdılar mı? doğruları da anlattığın zaman, doğrular da nedir? Hayır, ihaleye fesat karıştırılmadı, herkes teklifini verdi, ama SSK yönetim kurulu en düşük teklifin yüzde on eksiğine herkese kabul ettirmeye zorladı.

Osman: Hı.

Mehmet: Firmalar da o fiyata satamadığı için, ihale gerçekleşemedi.

Osman:Hı hı.

Mehmet: îkincisi de bu firmalar böyle bir deklarasyon da bulundular, bulunmalarının sebebi de Sağlık Bakanlığını ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını yanlış yolda.

Osman: Bunlar.

Mehmet: Bunlar işte ama ortak denecek lafların hepsi bunlar zaten baba.

Osman: İşte tamam peki yani bunlara herkesin bilmesi lazım.

Mehmet: Tabi tabi.

Osman: Hakikatleri nasıl ifade edilecek, nedir ne oluyor, yani bir avukat bu işi koordine etmeli.

Mehmet: Anladım.

Osman: Bir avukat bu işi koordine ediyor olmalı, link sen olmalı falan yani. Mehmet: Şimdi mesela şuan bizim böyle toplanmamız da bir nevi rekabet kuruluna aykırı, yani anlıyorum dediğini ortak bir tane avukat olmalı diyorsun. Osman: Ortak olmasın, hepinizin ayrı ayrı avukatları olsun, o avukatlar konuşuyor olsun, yani ne yapmanız gerektiğini bir tartmanız lazım…”

16. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Murat ÇELEBİ tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde anlaşmaya taraf firmaların taahhütlerini yerine getirmesi için çalışma yapılması

istenmektedir. Buna göre;

Sayfa 16

“Sayın Mert Aygen,

Pil grubu içerisinde yer alan SESA, Onmed, Medistar, Medikim, Remed ve siz gerekli taahhütleri yerine getirerek kararlılıklarını ortaya koymuşladır. Ancak henüz Reysaş ve MMT firmaları istenilen taahhütleri yerine getirmemişlerdir. Bu nedenle pacemaker grubu içerisinde gerçekleşen e-mail ve faks sirkülâsyonlarının da, taahhütlerini yerine getirene kadar bu iki firmaya durdurulmasını talep etmekteyiz. Sizden ricamız Ankara'daki kişisel ilişkilerinizi kullanarak bu iki firmanın da gerekli taahhütleri yerine getirmeleri konusunda girişimde bulunmanızdır. Bu iki firmaya ilaveten CCC ve Neurocor firmaları da SSK'ya başvurmuş olduklarından eğer grup içinde yer almak istiyorlarsa belirtilen taahhütlere uymaları gerekmektedir. Bu iki firmanın da Ankara firması olmasından dolayı yine bu konuda da sizden yardımınızı rica ediyoruz.”

denilmektedir.

17. 15.3.2002 tarihli Sesa’dan Murat ÇELEBİ ve Tera ortaklarından Mert AYGEN’e ait

elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Murat Çelebi (Sesa):

….Düzenli yapmayı planladığımız toplantılarımızın yapılmaması ve mesaj trafiğimizdeki azalma grubun birlikteliği konusunda derin endişeler uyandırmaktadır. Haftaya yapmayı planladığımız toplantının Perşembe yapılacak olması ise acil bekleyen konular nedeni ile geç gibi görünmektedir. Önerimiz toplantının Salı günü olması ki Cumhur Bey de Salı günü İstanbul'da olacak, Perşembe günü de gelecek olanlarla gerekirse tekrarlanması.

Mert Aygen (TERA):

Lütfen panik yapmayalım. Stent işinin böyle olacağı zaten en bastan belliydi biz de o yüzden ayrı bir grup yapmıştık hatırlıyorsanız ve de aynı sebepten ayrı senet verelim diyorduk. Hiç endişelenecek bir şey yok, yapmamız gereken şey sadece birliğe devam.

Birbirimizi kırmadan görüşlerimizi ve duyduklarımızı bildirelim (tabi kesin kanıtlar varsa bilemem) ve cevap isteyelim tabi ki. Eminim Medistar’ın aşağıdaki söylentiye cevabı hazırdır.

Reysaş ile yaptığım görüşmeler doğrultusunda defalarca bizle birlikte olduklarını fakat Rıfat beyin senet vermediğini söylüyorlar. Yapacak bir şey yok. Zaten şimdiye kadar % 30’u verdiler de bütün pilleri onlar mı taktı. Her koşulda bizim şu anda ki birliğimiz bozulmadığı sürece sonuç kesin başarı olacaktır.”

Sayfa 17

18. Onmed ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen 22.3.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde firmalar arasındaki anlaşmanın sürdürülmesini temin etmek

için gösterilen çabalara işaret eden şu ifadeler yer almaktadır:

Leyla Tekbulut (Remed):

“Daha önceki çeşitli mesajlarımızda bayilerle ilgili problemlerimizi sizlere bildirmiş ve tespit edilen ve bizim üzerinde hassasiyetle durduğumuz bayi komisyonu nedeniyle bazı bayilerimizi ve satışları kaybettiğimizi anlatmıştık. Ayrıca yine gruba bu sorunun bir tek bizim tarafımızdan yaşanan bir sorun olup olmadığını sormuş ve aldığımız cevaplardan öyle olduğuna hayret ederek karar vermiştik.

Dünkü toplantıya aynı konuyu getirdik ve REMED olarak yıllardır çalıştığımız bayimiz TALYA'yı örnek vererek bir çözüm bulmamız gerektiğini söyledik. Oysa çözüm zaten bizim dışımızdaki firmalar tarafından üretilmiş ve uygulanmakta imiş. Örneğin, bizim gündeme getirdiğimiz bayimiz TALYA zaten TERAMED ile çok daha iyi şartlarda çalışmak üzere anlaşmak üzere imiş. Bugün Serdar Kızılkaya ile görüşüldüğünde ayrıca kendisi bunca yıldır bize ekmek yediren bir kişi olarak son derece kırgındı ancak Mert Aygen'in kendisine tanıdığı muhtelif haklar nedeniyle de ona son derece müteşekkirdi. Bizimle yüz yüze görüşmeyi bile zorla kabul etti ve pazartesiye randevu verdi. Yaptığımız değerlendirmede biz REMED olarak şu karara vardık:

Pacemaker grubunun çok önemli bir fırsatı ele geçirdiğini ve birlik beraberliğin tüm grup mensupları için yararlı olacağına inancımız tamdır ve REMED olarak bu grubun aldığı kararları çok ciddiye almaktayız. Ancak ayni inancı maalesef tüm grup mensupları ile paylaşamamaktayız ve kararları ciddiye aldığımız için de mağdur olmuş bulunuyoruz. Bu nedenle bundan böyle pacemaker grubu içinde yer almaktan vazgeçtiğimizi bildirir, kalan arkadaşlara bundan sonraki çalışmalarında başarılar dileriz.”

Ali Reşit Onuralp (Onmed):

“Sayın Leyla Hanım,

İşbirliğimizi bu seviyelere taşıdıktan sonra, herhangi bir grup mensubu arkadaşın aramızdan ayrılmasını büyük üzüntüyle karşılarız. Grubun çözülmesi, hepimize zarar verecektir! Aramızda halledilmeyecek hiç bir sorun yoktur. Remed dışında başka bir firmanın alınan kararları ciddiye almadığı görüşü doğru değildir. Talya konusunda yapılması gereken şey, Tera'nın Remed'den resmen özür dileyip, Talya ile olan tüm bağlarını derhal koparmasıdır. Gerekirse, Tera dışındaki firmalar da Talya ile herhangi bir ilişkiye girmeyeceğini Remed'e taahhüt etmelidir. Böylelikle Talya’nın Remed dışında bir firma ile çalışma imkânı kalmayacaktır. Beraberliğimizin devam etmesi ümidi ile...”

Sayfa 18

770

19. Remed’den Leyla TEKBULUT’un tepkisine ilişkin olarak Tera ortaklarından Mert

AYGEN ile Sesa’dan Murat ÇELEBİ’nin 25.03.2002 tarihli cevaplarına ise aşağıda

yer verilmiştir.

Mert Aygen - TERA (Leyla Tekbulut’a cevaben):

”Sayın Leyla Hanım ve arkadaşlar;

Bizim en bastan beri tutumumuz herkes tarafından biliniyor sanırım. Şimdiye kadar Trabzon’daki %5’lik bayi hatasından başka da bir hatamız veya karar dışı hareketimiz olmamıştır. Umarım bu konudaki uyumumuz herkes tarafından da biliniyordur. Bu konuda "hayır siz kararlara uymuyorsunuz" diyen varsa lütfen söylesin çünkü Leyla hanımın yaptığı gibi herkesin aklındakiyle sözündekinin bir olmasını istiyorum. Ben de aynısını yapıyorum zaman zaman Medistar veya Medikimi veya da başka firmaları eleştiriyor, cevap istiyorum. Toplantıda da söylediğim gibi ancak bu şekilde işlerin yolunda gideceğini düşünüyorum.

Dünkü toplantıda herkes vardı. Talya medikalin bayilik konusuna benim yaklaşımım Remed dışında kimseden aksi bir tepki almadı. Bende konuyu savunurken mantıki acıdan haklı olduğumu düşündüğüm için ve oradan herkesin hemfikir olarak ayrılması için konuyu üstüne basarak tekrar tekrar izah ettim. Anladığım kadarı ile de diğer bütün firmaların yaptığı şey aynıydı. Bir bayi hem acenteye veya özel hastaneye anlaştığımız üzere 10% verip hem de nasıl para kazanacak?

Leyla Hanım, kızgınlığınızı anlıyorum ama bir kez daha düşünün, çünkü orada herkesin konuya bakışı benim gibiydi. Talya konusuna gelince, konuştuğumuz gibi, bence öncelik sizindir ve bayinizi almak gibi hiçbir düşüncemiz olamaz. Eğer bayiniz başka sebeplerden değil de komisyon meselesi yüzünden 2 ay önce çalışmayı durdurmuşsa lütfen konuyu Talya ile görüşüp halledin çünkü benim onlara vaat ettiklerim gerçekten toplantıda söylediklerimden başka birsek değil. Ekliyorum, sizin Talya ile çalıştığınız yerlerin biri hariç hepsinde biz zaten varız ve pazar payımızda bayi kullanmamızı engelleyecek kadar iyi (Taşra için konuşuyorum). Yani Talya'ya verilmiş bir sözümüz veya tanınmış hak yok ve ayrıca çalışacağı alan olarak sizi seçmesi daha mantıklı olacaktır. Tekrar ediyorum arkadaşlar bu sitenin ve toplantılarımızın amacı içinde bulunduğumuz durumdan iyi bir şekilde çıkabilmektir, bu yolda en son Reysaş'ın da uyumu ile daha da iyi bir yere gelebiliriz, eleştiriler ve anlaşmazlıklar olabilir yeter ki kimse ark niyetli olmasın, biz değiliz ve bu son olayın üzerinde bu kadar durmam da bu yüzden.”

Murat Çelebi (Sesa):

”Sn. Leyla Hanım ve pacemaker grup üyeleri,

Sayfa 19

Birlik ve beraberliğimizin giderek önem kazandığı bir ortamda ayrılıkların hiçbirimize fayda getirmeyeceğini düşünüyorum. Konuşarak, tartışarak ve en önemlisi daha sık biraraya gelerek aramızdaki sorunları aşabileceğimize inanıyorum. Bugüne kadar gayet seviyeli ve yapıcı birçok toplantı gerçekleştirdik, bu da çözemeyeceğimiz hiç bir sorunun olmadığını, olmayacağım gösteriyor. Kararınızı yeniden gözden geçirmenizin hepimiz için çok önemli olduğuna inanıyorum.”

20. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde firmaların kararlılığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları;

1) Alınan prensip kararlarından, ufak hesaplar nedeniyle kısmi bozulmalar, kendimizi piyasaya rezil etmekten başka bir işe yaramayacaktır. Bu durumları, lütfen yazı ile birbirimize sirküle edelim. İkili görüşmelerden ve karşılıklı muhaberattan kaçınalım lütfen!

2) Bu amaçla hastanelere yazılan yazının hastanelerin yanı sıra tüm kullanıcılara dağıtılmasında yarar olacaktır.

3) Bizi desteklemeyen ve vaka yapmakta direnen kişilerin de tespit edilerek ileriye yönelik olarak yapacağımız planlarda gözden geçirilmeleri gerekir.

4) Herkes birbirini marke etsin ancak en akıllı ve mantıklı çözüm; haklı ve doğru bir nedenle Pil, ICD ve Stent yapacak firmaların bunu, evvelden gruba gerekli bilgileri vererek sirküle etmeleri gerekiyor. (Sayın Osman Sürücü örneği gibi!) Bugünden sonra bu şekilde davranmayıp olay ortaya çıktıktan sonra müdafaasını yapan veya kendisini savunan firmaların güvenilirliği de tartışma konusudur!

5) Bizleri desteklemeyerek mallarımızı geriye vermeyen ve bizi müşkül durumda bırakan hastanelerin de tespit edilerek, gelecekte buralara konsinye malzeme bırakılmaması sağlanmalıdır. Bugünden itibaren bu tür hastanelere konsinye bırakan veya ACİL şemsiyesi altında mal bırakan firmalar da sözleşmeyi bozmuş sayılacaklardır. DURUMU BİLGİLERİNİZE SUNAR, HERKESİN SORUMLU DAVRANMASI RİCA OLUNUR.”

21. 15.2.2002 tarihinde elektronik ortamda Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN ile Arte ve

Medim ortaklarından Aydın ÜNAL arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır.

“Sayın Kardiyo Çalışma Grubu Mensupları,

Birlik ve beraberlik havasının devam etmesi için, çoğunluk ile alınmış olan kararlara herkesin uyması gerekir. Örneğin, Int Hospital’a bir yazı yazılmış! Bu yazı ile bizi destekleyen insanların hiddetini üzerimize çekmiş bulunuyoruz. Bu yazı neden yazıldı? Çalışma grubu olarak başarının koşulları; inanmak, güvenmek, temiz ve büyük düşünmektir. Piyasada otokontrol yaparken centilmence ve mantıklı davranmalı, yıpratıcı hareketlerden kaçınmalı. Stratejimizi tekrar etmenin yararlı olacağına inanıyorum: Mevcut sistemi açmak, tebliğden kurtulmak Taahhütname işini

Sayfa 20

çözmek Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak Yeni protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak Genelge yürürlükte kalacaksa, çalışanlar için strateji geliştirmek.”

İbrahim Erdoğan

22. 15. 2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“… Bu gelişmeler karşısında stratejimizi tekrar etmenin yararlı olacağına inanıyorum;

a)Mevcut sistemi açmak, tebliğden kurtulmak.

b) Taahhütname işini çözmek

c)Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak

d)Yeni protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak

e) Genelge yürürlükte kalacaksa, "çalışanlar" için strateji geliştirmek.”

23. Sesa ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen 12.2.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Sayın Kardiyo Grubu, Az önce aldığımız bilgiye göre Emekli Sandığı da reçete işine olur veriyormuş. Herkesin gözü aydın. Düşündüğümüz her şeyi aşama aşama elde ediyoruz. Birlik beraberlik ve dürüstlükle hareket edince her şey hallediliyor.”

24. Medistar ve Nemed’in ortaklarından Mehmet TÜYSÜZ’ün 16.1.2003 tarihinde

verdiği ifadesine aşağıda yer verilmiştir.

“Ben bugün özellikle makamınıza gelerek bazı gerçekleri dile getirmek için ifade vermek istedim. Emniyet Müdürlüğünde ve C.Başsavcılığında sorgularım sırasında bazı olayları açıkla anlatamadım. Çünkü korku hali içindeyim. Şimdi bildiğim tüm gerçekleri size anlatmak istiyorum.

2001 yılının mayıs ayı içerisinde dünyada stend fiyatlarında aşırı derecede bir düşüş meydana gelmiştir. Zira teknolojik gelişmeler ve yeni üreticilerin piyasaya girmesi bir arz fazlalığı yaratmıştır. O dönemde Türkiye’de stend ve kalp pili satan firmalar arasında bir panik başladı. Zira Dünya da artık 300 dolar civarındaki stend fiyatı varken bu stendler Türkiye de kamu kurumlarına 1715 dolar ve üzerindeki fiyatlarla satılmaktaydı. O dönemde malzeme satıcısı İbrahim Erdoğan'ın çevresinde bulunan diğer tıbbi malzeme satıcılarından oluşan bir gruba sürekli toplantılar yaptırdığını gördüm. Amaç Türkiye’deki pil ve stend fiyatlarının düşmesini önlemeye yönelik olarak gizli bir oluşum içinde çalışmak. Bu toplantılara genellikle Cezmi Mutlu, Cenk Toparlaklı, Hüseyin Ünver, Aydın ve Banu Ünal, Murat Özügüzel, Mehmet Nazif Edin, Ali Reşit Onuralp, Cezmi Mutlu’nun adını hatırlayamadığım kızı, Leyla Samiye Tekbulut ve Mehmet Tümer katılıyorlardı. Bu toplantıların yukarıda belirttiğim gibi asıl amacı Türkiye’de malzeme fiyatlarının

Sayfa 21

indirilmesine yönelik çalışmaları engellemekti. Bu amaçla bu grubun, politikacıları devreye soktukları, onlarla görüştüklerim örneğin Hüsamettin Özkan' in devreye sokulmak istendiğini, bu kişiyle görüşüldüğünü hatta Rahşan Ecevit'e ulaşılıp ondan bir talimat alınmaya çalışıldığını, yine Yaşar Okuyan'la iki kez görüşülerek ona malzeme fiyatlarının düşürülmesi konuşunda baskı yapılmaya çalışıldığını biliyorum. 2001 yılı içinde kesin tarihini hatırlayamadığım bir gün İbrahim Erdoğan hepimizi topladı. Bizlere fiyatların indirilmemesi için bir oluşum işine gireceklerdi. Hatta bu amaçla bir televizyon kanalı kuracaklardı. Gereken gücü kullanacaklardı. Yine İbrahim Erdoğan böyle bir oluşumu ilerde büyük bir şirkete dönüştürebileceklerini hepimizin bir arada davranacağını söyledi.

Aslında önce stend satan firma sahipleri bir araya geldiler. Böyle bir birlik oluşumuna geçtiler. Ben o dönemde yapılan toplantılarda ve alınan karardan uzak kaldım ancak Türkiye' ye ilk defa yerli stendi üretmiştim Bana karşı ürettiğim stend dolayısıyla fiyatların düşmesi gibi bir durum yaratabileceğinden tepki vardı. Bütün firmaların bana yönelik bu tepkilerinden çekindim. Sadece siz nasıl bir karar alıyorsanız ben de ona uyarım demekle yetinip bir haber gönderdim. Bir süre sonra bu kez pil satıcıları arasında yine bir oluşum başlatıldı. Amaç aynıydı. Genellikle Cezmi Mutlu'nun bürosunda toplanılıyordu. Ben bu toplantılara bir kez iştirak ettim. Ancak benim grubumdan Mehmet Tümer ile Atilla Küçükyalçın bu toplantıların tümüne katıldılar tüm ayrıntıları onlar bilirler. Bu toplantıların birinde yani stende ilişkin toplantılarından birinde 'İbrahim Erdoğan katılanlardan senet istedi. Senetler 250 bin dolar değerinde dolduruldu. Aslında senetlerin düzenlenmesinde ki temel amaç ilerde fiyatları düşürecek firmalar aleyhine bu senetleri tahsile koyarak o firmaları maddi yönden güç duruma sokmaktı. Benim ucuz stend üretmeme rağmen bu senet imzalama işine katılmaktan başka bir çarem yoktu. Zira o dönemde benim stendimi ilişki içinde oldukları doktorlara kullandırıp hastaların ölümüne neden olarak bunu benim aleyhime kullanabileceklerinden korkuyordum. Zira o dönemde Koşuyolu Kalp Hastanesi doktorlarından Fikret Turan benim stendime büyük bir tepki gösteriyordu. Hatta ihaleye girip ihalede benim stendimin alınması gibi bir durum ortaya çıkarsa sonuçlarını sen düşün diye beni tehdit etmiştir. Ayrıca İzmir Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Oktay Ergene de benim stendimin kötü olduğu yolunda genel bir imaj yaratıp bu stendin kullanılmaması yolunda tutanaklar tutturduğunu da biliyorum. Bu nedenle o dönemde korkumdan senedi imzalamak zorunda kaldım. Nitekim Oktay Ergene'nin tutanakları bu senet imzalanmasından sonra oldu. Ben şüphelerimde haklı çıktığımı böylece gördüm. Bu senetler size ayrıca gönderilecektir. Senetlerle ilgili olarak bir de protokol düzenlendi. Protokolde gerçek amaç gizlendi. Senetlerin verilişine bir kılıf uyduruldu. Bu işte asıl önderliği yapanlar çok sayıda mal satanlardır...”

950

Sayfa 22

I.2.2. İlgili Pazardaki Ürünlerin Arz Koşullarının Piyasa Dışında Belirlenmesine

İlişkin Tespitler

Tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren soruşturma tarafı teşebbüslerin

mal vermeme boykotu uyguladığı, konsinyeleri hastanelerden çektiği ve ihalelere

katılmamak suretiyle ilgili pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında

belirlenmesine yol açtığına ilişkin tespitlere aşağıda yer verilmektedir.

960

25. Hastanelere (Devlet, SSK, Üniversite ve Özel) ve diğer sağlık kurumlarına

gönderilen, altında ilgili pazarda faaliyet gösteren 24 teşebbüsün imzasının

bulunduğu 17.1.2002 tarihli mal vermeme ve konsinyelerin geri çekilmesine ilişkin

yazıya aşağıda yer verilmiştir:

“Sayın İlgili, Bizler, Türkiye Sağlık Sektörüne yıllardır hizmet veren ve Sağlık

Bakanlığına bağlı hastanelere, SSK hastanelerine, Üniversite hastanelerine

ve Özel hastanelere malzeme temin eden firmalarız.

....

Bu şartlar altında, hastanelerdeki konsinye malzemelerimizi geri çekmek,

hasta başvurularına olumsuz cevap verme tedbirine başvurmak zorunda

kalacağız. Gelecek günlerde ne yapacağımızı bilemediğimiz için bu tedbir

kendimizi korumak amacıyla ortaya koyacağımız en doğal savunma

hakkımızdır. Bugünden itibaren 15 gün içerisinde bu konudaki belirsizlikler

giderilmediği takdirde üzülerek ve istemeyerek de olsa malzeme teslimlerimizi

1.2.2002 tarihiden itibaren durdurmak zorunda kalacağımızı bilgilerinize

sunuyoruz.”

Söz konusu belge unvanları aşağıda yer alan teşebbüslerce imzalanıp

kaşelenmiştir.

1. Anki Medikal Paz ve Tic. Ltd. Şti

2. Arte Dış Tic A.Ş

3. Dörtel Ltd.

4. Ekin Sağlık Ürün. Paz ve Tic. Ltd. Şti.

5. Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.S.

6. ELT Endoluminal Sist. Ltd

7. Formed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.

8. Light Medikal Tıbbi Malzeme İhr-İth Ltd. Şti.

9. MMT Merit Medikal Ltd. Şti.

10. Medim Dış Ticaret A.Ş.

11. Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.

12. Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti.

13. Nemed Tıbbi Ürünler San ve DIŞ T IC. Ltd. Şti

14. Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic Ltd. Şti

15. Remed Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Şti

16. Reysaş Tıbbi Cihaz. Tem ve Tic. A.Ş.

17. Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.

Sayfa 23

18. Proses A.Ş.

19. Promesis Prof. Medikal sis. San. Ve Tic. A.Ş.

20. Sesa Elektronik San. Ve Tic. A.Ş.

21. Selen Ltd.

22. Sumed Tıbbi Ürünler Paz. Ve Dış Tic. Ltd Şti.

23. Tarcem Tıbbi Ürünler San. Ve Tic. Ltd. Şti.

24. Tera Medikal Ltd. Şti.

Aynı içerikli yazı 30.1.2002 tarihinde dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar

OKUYAN’a da gönderilmiştir.

26. 23.1.2002 tarihinde SSK Başkanlığı’na gönderilen ve aralarında Anki, Nemed,

Onmed, Light, PM Group, Medim, Sesa, Proses, Tarcem, Ekin, Genç Girişim, Arte,

Medistar, Formed, Poyra ve AGE’nin de bulunduğu 20 teşebbüs tarafından imzalanan

“Tıbbi İyileştirici Nitelikteki Sarf Malzeme Alımı ve Protokolleri” konulu belgede;

“Sayın Başkan,

29/12/2001 talihli Resmi Gazete de yayınlanan ilanınız gereği Tıbbi İyileştirici Sarf Malzeme ihalenize protokol yapılmak üzere tekliflerimizi vermiş bulunuyoruz. Aynı zamanda gerek sözleşme metnine dönük eksikliklerin hatırlatılması, gerekse de geçmişte imzalanan taahhütnamelerin ne olacağı konusuna soru ve önerilerimizi içeren çeşitli yazılar tarafınıza iletilmiştir.

.....

Yukarıda kısaca bahsettiniz belirsizlikler nedeniyle ticari faaliyetlerimiz büyük bir belirsizlik içine girmiştir. Bizler yarın karşımıza ne çıkarılacağı konusunda hiç bir öngörüye sahip değiliz.

....

Yukarıda belirtilen hususlara 31.1.2002 tarihine kadar resmi bir cevap alamadığımız takdirde ithalatçı ve üretici firmalar olarak tüm piyasa faaliyetlerimizi 1.2.2002 tarihinden itibaren durdurmak durumunda kalacağımızı üzülerek tekrar bilgilerinize arz ediyoruz.”

1030

ifadeleri yer almaktadır.

27. İzmir Özel Şifa Hastanesi, Florence Nightingale Hastanesi ve Üniversal Hastanesi

Yetkililerine hitaben yazılan her bir yazıda;

“Biz aşağıda isimleri belirtilen firmalar, bildiğiniz gibi kardiyoloji alanında geniş bir ürün yelpazesine sahibiz.

Maliye Bakanlığının 07.01.2002 tarihli tebliğinden sonra kardiyoloji alanındaki sarf malzemelerinin alımında büyük belirsizlikler meydana gelmiştir.

Bu sebepten 17.01.2002 ve 30.01.2002 tarihlerinde tüm ilgili makamlara yazılı olarak müracaat edilmiş ve bu belirsizliğe kesin bir çözüm bulunamazsa 01.02.2003 tarihi itibariyle Türkiye’deki tüm hastanelerden konsinye malzemelerimizi çekeceğimiz 26 firma tarafından bildirilmiştir.

Sayfa 24

Mücadelemizi anlatabilmek için İstanbul, Ankara ve İzmir' de ekipler kurulup tüm hastane yönetimleri ziyaret edilmiş, tüm ilgili doktorlar tarafımızda yer almıştır.

Yaptığımız tespitlere göre Adana bölgesinde sadece sizin hastanenizde Formed firmasından alınmış stentler bulunmaktadır.

Adana bölgesindeki hastanelerden de bu mücadelemize tam destek aldık. Ancak sizin durumunuzdan dolayı bütçenizdeki diğer hastanelerde de tedirginlik yaşanmaktadır.

Biz bu mücadeleyi tüm hastaneler, tüm ilgili doktorlar, tüm ilgili firmalar ve dernekler namına yürütmekteyiz. Bu sebepten hastaneniz ve Sn. Doktorlarınızı da bu mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz. Acil olmadığı müddetçe elinizdeki stentleri kullanmamanızı önemle rica ediyoruz. Bilhassa SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-kur hastalarına işlem yapmamanızı rica ediyoruz.

Bu konu sizler, bizler ve sektörümüz için hayati önem taşıdığından gerekli ilgiyi ve desteği göstereceğinizden eminiz. Bu destek ve anlayışı göremememiz durumunda aşağıda isimleri bulunan firmalar ve bizi destekleyecek tüm diğer firmalar ile birlikte hastanenize hiç bir şekilde malzeme verilmeyeceğini üzülerek bildiririz.

Bu yazı sırf polemikleri ve yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için verilmiştir.

İlginiz ve desteğinizden dolayı teşekkürler.

1.Anki Medikal Paz. ve Tic. Ltd. Şti.
2.Arte Dış Tic. Ltd. Şti.
3.Ekin Sağlık Paz. Tic. Ltd. Şti.
4.Formed Tıbbi Ürün. Paz. ve Dış Tic..
5.Medim Dış Tic. A.Ş.
6.Medisis Müh. ve Tic. Ltd. Şti.
7.Medistar Biyomedikal Müh. A.Ş.
8.Onmed Tıbbi Ür. Paz. ve Dış Tic. Ltd.
9.Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.

10. Proses San. ve Tic. A.Ş.

11. Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş.”

28. Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN’in 8.1.2003 tarihli polis ifadesinde; “kurumlara hitaben yazılan yazıya imza attık. Benim kaşemin altına, benim adıma bilgim dahilinde Meday’ın sahibi İsmail Uğur imza attı.” denilmektedir.

29. 8.1.2003 tarihinde Arte Genel Müdürü Orkide SALAR tarafından birlikte karar

alma, mal vermeme ve konsinyelerin çekilmesi konularına ilişkin olarak Kaçakçılık ve

Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadesinde;

Sayfa 25

“Ankara’daki toplantılara ben katılıyordum, İstanbul’daki toplantılara Aydın Ünal katılıyordu. 28.1.2002 tarihli toplantıda firmalar SSK’ya mal vermeme konusunda karar almıştır, bu kararı ben de imzaladım.”

demiştir.

30. Arte Genel Müdürü Orkide SALAR polis ifadesinde ise birlikte karar alma, mal

vermeme ve konsinyeleri çekmeye ilişkin olarak;

“SSK’nın stent fiyatlarını önce 450 daha sonra 260 dolara kadar düşürmesi üzerine, tüm şirketlerle birlikte SSK hastanelerine stent satılmaması konusunda karar aldıklarını”

ifade etmiştir.

31. Sesa ortaklarından İbrahim ERDOĞAN 10.1.2003 tarihinde savcılıkta verdiği

ifadesinde birlikte karar alma ve mal vermemeye ilişkin olarak;

“Belirsizliğin giderilmesi amacıyla çeşitli firmalar bir araya geldik… Bu dönem içerisinde çeşitli hastanelerde bulunan ürünlerimizin kullanılmamasını istedik. Madem ihale sistemi geçerli, o halde malı ihaleyle alın” diyerek, bazı hastanelerde o ürünü kullandırmadık.”

demiştir.

32. DÖRTEL’in ortaklarından Fuat İlker ÇIKIKÇI’nın birlikte karar alma, mal vermeme

ve konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 28.1.2003 tarihinde verdiği savcılık

ifadesinde;

“Firmalar arasında bazı toplantılar gerçekleştirildi. 28.1.2002 tarihinde yapılan toplantıya ben de katıldım. Firma temsilcileri buradaki toplantıda bu genelge konusunu gündeme getirdiler. Malzeme satışını durdurma ve hastanelerde bulunan konsinye ürünleri de geri çekme kararı aldılar. Ben o toplantıda hazırlanan yazıyı imzalamakla birlikte konuya bir şerh getirdim buna göre diğer firma temsilcilerine sattığımız ürünlerin insan hayatı ile doğrudan ilgili olduğunu belirterek hayati tehlikesi bulunan kişilerin tedavisinde kullanılan bu malzemelerin satışının durdurulmaması gerektiğini belirttim. Ancak konsinye ürünlerin geri çekilmesine ilişkin kararı ben de onayladım zira Maliye Bakanlığı bu tip kullanıma açılmış malzemelerin parasının ödenmeyeceğini belirten bir genelge yayınlamıştı.”

denilmektedir.

33. Elektra’nın ortaklarından Mehmet Sinan KARAASLAN’ın birlikte karar alma, mal

vermeme ve konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 28.01.2003 tarihinde verdiği

savcılık ifadesinde;

Sayfa 26

“28.1.2002 tarihinde bir otelde kardiyoloji firmalarınca bir toplantı yapıldı, ben

de katıldım. Belli bir tarihten sonra ürün satışının durdurulması yönünde bir

karar alındı, bu kararı ben de imzaladım. Bu dönemde aslında çok sayıda

toplantı yapıldı, zaman zaman kardiyoloji firmaları bir araya geldi, zaman

zaman da SADER altında toplantılar gerçekleşti.”

denilmektedir.

34. Light’ın ortaklarından Haydar OBALI’nın mal vermeme ve konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 28.1.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;

“Malzeme verilmemesi için dokuz bayimize faks çektik ve Emekli Sandığı,

Bağ Kur ve kurum hastalarına tıbbi malzeme verilmemesini bildirdik.”

denilmektedir.

35. Light’ın ortaklarından İlker USLUER’in birlikte karar alma, mal vermeme ve konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 29.1.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;

“bir yazı getirilerek imzalamamız istendi, ben de imzaladım.”

denilmektedir.

36. Anki’nin ortaklarından Ahmet TATAR’ın birlikte karar alma, mal vermeme ve konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 29.1.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;

“Belli düşünceleri bakanlara ilettik, yazıların altındaki imzalar bana aittir.

Konsinye malları hastanelerden aldık.”

denilmektedir.

37. Meday’da ofis boy olarak çalışan Bektaş KADEROĞLU’nun konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 28.4.2003 tarihinde Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadesinde;

“2002 yılının ilk aylarında, Salih Uğur ve İsmail Uğur beni odalarına

çağırarak, ‘Hacettepe’deki bütün konsinye ürünlerimizi al’ dediler. Ben de

konsinyeleri toplayıp firmaya getirdim ve kendilerine teslim ettim. Zaten

kendilerinde Hacettepe de bulunan firma konsinyelerin listesi vardı. Bana da

bu listeyi verdiler. Ben de gittim Hacettepe hastanesindeki Meday firmasına

ait tüm konsinyeleri topladım ve çantaya koyarak firmaya getirdim verdim....”

denilmektedir.

1180

Sayfa 27

38. Eski Meday çalışanı ve Anki bayisi Sentez Medikal’in ortaklarından Ümit ATMACA

28.4.2003 tarihinde Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadesinde birlikte karar

alma ve mal vermemeye ilişkin olarak;

“ANKİ’den Ahmet Tatar’ı arayarak, “abi ne yapacağız, neden mal

vermiyorsunuz bize?” diye sordum. O da bana “bizler; Anki, Formed, Meday,

Onmed, Medim, Medistar, Sesa, Light, vb. Türkiye’de stent satan tüm

firmalarla geçenlerde Uludağ Restaurant’ta bir araya geldik ve bu toplantıda,

“fiyatlar düzelene kadar piyasaya mal vermeyeceğiz, konsinyelerimizi

çekeceğiz” diye karar aldık, birbirimize karşı 200 bin dolarlık senetlere imza

attık. Bu nedenle mal vermiyoruz” demiştir.

39. Medim’in Pazarlama Müdürü Erdal ERGENE’nin birlikte karar alma, mal vermeme ve

konsinyeleri çekmeye ilişkin olarak verdiği polis ifadesinde şu hususlar yer almaktadır:

“Emin Aydın Ünal’ın talimatı ile konsinyeleri geri çektik.”

40. Medistar ve Nemed’in ortaklarından Mehmet TÜMER birlikte karar alma, mal

vermeme ve konsinyelerin çekilmesine ilişkin olarak verdiği polis ifadesinde aşağıdaki

hususlara değinmiştir.

1200

“Bütün firmalar bir araya gelerek bir toplantı düzenledik. Bu toplantıda bütün

firmalar, ‘alacağımız ortak karara göre hareket edelim’ biçiminde bir karar

aldılar. SSK’nın ihale ile mal alması istenmemiş ve protesto edilerek SSK’ya

baskı yapılması amaçlanmıştı.”

41. Medim’in Pazarlama Müdürü Erdal ERGENE’nin poliste verdiği ifadeye aşağıda yer

verilmiştir.

“SSK ile anlaşması bulunan firmaların katıldığı, mal vermeme ve konsinyeleri

çekme konulu toplantıya katıldım. Toplantıda, SSK’nın yapacağı ihalede

koroner stent malzemesinin kalitesine göre sınıflandırılması ve bu

sınıflandırmaya göre fiyatın belirlenmesi konusunda görüş birliğine varıldı.”

“SSK’ya malzeme verilmemesi konusunda karar alındıktan sonra bu karar

tüm firmaların imzalaması sonucunda SSK’ya bildirilmiştir. Bizim firmanın da

malzemelerini çekme kararı alması üzerine patronum Aydın Ünal bana bu

yönde talimat verdi.”

42. Kardiyoloji Çalışma Grubu Defibrilatör-Pacemaker Koordinatörü Remed’den Leyla

TEKBULUT’un pacemaker@yahoogorups.com'a gönderdiği 31.1.2002 tarihli elektronik

posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Bu sabah Mehmet Tümer ile bir araya geldik ve sadece pacemaker firmalarını

ilgilendiren su görüşlerde birleştik:

1) Daha önce anlaşıldığı gibi 1 Şubat 2002 tarihi dahil olmak üzere pacemaker

satışı ve tüm kurumlara teklif verilmesinin durdurulması. Ancak bu tarihten

önce teklif verilmiş ve alım kararı çıkmış ürünler teslim edilecek. Önümüzde şu

Sayfa 28

anda örneğin Siyamı Ersek'in 5 Şubat 2002'ye kadar verilmesi istenen teklifi var. Bu tür istemlere hepimiz sessiz kalacağız. Ancak kendinden ücretli hastalara ürün verilecek.

2) SSK, Maliye Bakanlığı, Emekli Sandığı ve Sağlık Bakanlığı'na sadece pacemaker işini anlatan ve isteklerimizi sıralayan bir rapor hazırlayarak heyet halinde gidilmesi. Gidilecek yetkili isimler konusunda Mehmet Tümer araştırma yapacak. Lütfen bilgisi olanlar aktarsınlar.

5 Şubat 2002 Şalı saat 10:00'dan itibaren Cezmi Mutlu'nun daha önce toplandığımız bürosunda toplantı yapılması.

Toplantının gündemi:

- Durdurma kararı ve son gelişmeler

- İhale kararına karşı SSK, Maliye Bakanlığı, Emekli Sandığı ve Sağlık

Bakanlığı'nda ve ihaleye çıkan hastanelere karşı izlenecek yollar

- Hastane ve bayi komisyonları (geleceğe hazırlık olarak)

- Etik kuralların tartışılması”

43. ANKİ, ARTE, Ekin, Formed, Medim, Medistar, Onmed, Poyra, Proses ve SESA

tarafından mal vermemeye ilişkin olarak Üniversal Hastanesi’ne gönderilen 31.1.2002

tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“….Hastanenizi ve doktorlarınızı mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz. Elinizdeki stentleri (konsinyeler kastediliyor) kullanmamanızı rica ederiz. Bu destek ve anlayışı göstermemeniz durumunda, aşağıda isimleri bulunan firmalar ve bizi destekleyecek diğer tüm firmalar ile birlikte, hastanenize hiçbir şekilde malzeme verilmeyeceğini bildiririz.”

44. Arz boykotu ve konsinyelerin geri çekilme eylemelerine geçildiği zamana denk gelen

ve 2002 yılı Şubat ayının başlarında Onmed çalışanı Efkan TUNÇ tarafından yazıldığı

anlaşılan bir durum raporunda aşağıdaki hususlar yer almaktadır:

“Adana Bölge Son Durum:

Üniversal Hastanesi:

İlk eylem günü firmalar toplu olarak ziyaretine gittik. (FORMED, SESA, ELEKTRA, MEDİM, ONMED) İlk tepki ellerinde konsinye malzeme olmadığı, FORMED den aldığı toplu malzeme olduğu idi. Ve kullanmama gibi bir durum söz konusu olamayacağı idi. Ancak 04.02.2002 tarihinde eyleme katıldı. Acil hastalar dışında kullanmadı. Ama bugünden itibaren kullanmaya başlayacağını deklare etti. Bir BAĞ-KUR hastası için bizden pil istedi ve biz de veremeyeceğimizi söyledik.

Seyhan Hastanesi

İlk eylem gününde ziyaret edildi ve bunun neticesinde MEDİM dışında herkes konsinyelerini çekti. Tüm ısrarlarımıza rağmen MEDİM malzemeleri çekilmedi. Ve en son aldığımız haberlere göre malzeme bol miktarda kullanılmış. Sadece MEDIM’den tabi ki…

Başkent Hastanesi

Sayfa 29

Firmalar toplu olarak burayı da ziyaret etti. Başhekim malzemeleri

veremeyeceğini söyledi. Ankara BAŞKENT’ten onay alması gerektiğini

söyledi. FORMED ile birlikte aynı içerikli bir yazı ile resmi başvuru yaptık.

Buna rağmen malzemelerimiz iade edilmedi. Bizden 6 adet stent kullanıldı.

İkinci resmi başvurumuz tehditvari olan ikinci olarak ortaya çıkan ortak yazı

idi. Halen konsinyelerimiz iade edilmedi. Ama tüm firmalar tanıktır ki biz her

türlü resmi girişimi yaptık. Bunun sonucunda bir karşı tepki alabiliriz.

Ortadoğu Hastanesi

Şu anda orada hiç malzeme yok ve işlem yapılmıyor.

Mersin Üniversitesi

Herkes konsinyelerini çekmişti. Ancak TERA’nın oradaki bayii BRAUN marka

stentleri koydu ve eylem dışı olduğunu söyleyip bazı hastalara kullandırdı. En

son bugünkü tarih ile MEDİSTAR, BAĞ-KUR’lu hastaya pil taktı. Bizim

reddettiğimiz bir hastaydı bu da. Bugün FORMED ve MEDİM konsinye

malzemelerini teslim ettiler. FORMED’den acil hasta için malzeme

kullanılacak.

Sözün kısası eylemi en aktif ve doğru dürüst uygulayan sadece biziz. Herkes

bir çıkış yolu bulup malzeme kullandırmaya çalışıyor. Bunun sonucunda bir

karşı yaptırımla karşı karşıya kalabiliriz. Firmalar en ufak bir meltemi sanki

firtınaymışçasına buradaki temsilcilerine iletiyorlar ve sanki her şey

çözümlenmiş gibi bir hava yaratılıyor. Hatta SEYHAN hastanesi bize eylemin

sona erdiğini söyledi. Biz de yok öyle bir şey dedik. Bir kaçak güreşme

durumu mevcut. Herkes eylem sonrası parsa kapma derdinde. Bunun içinde

doktor ve hastanelere karşı sert duruşlar gösteremiyorlar.( Bizim dışımızda)”

45. 4.2.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN’in Sesa’dan Hasan ÇEVİK ve İdeal

ÖZTOKLU, Remed’den Leyla TEKBULUT, Medistar’dan Mehmet TÜMER, Osman

ALKAN’a, Medikim, Tera, Anki, Onmed ve Ekin’e gönderilen elektronik posta iletisinde

aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“…Ayrıca konsinye çekilme işleminin belirli bir süre içinde olması,

konsinyelerin çekildikten sonra, daha önce yazılan makamlara bir yazı daha

yazılıp, konsinyelerimizi almak zorunda kaldığımızı ve bunun süresi ile diyalog

taleplerimizi yenilememizin daha uygun olacağını düşünüyoruz.”

46. 5.2.2002 tarihinde Sesa ortaklarından İbrahim ERDOĞAN’ın mal vermekle suçlanan

bayisine ilişkin açıklama yaptığı ve Mutlu Medikim’den Cezmi MUTLU, Remed’den Leyla

TEKBULUT, Onmed’den Mehmet Nazif EDİN, Medistar’dan Mehmet TÜMER,

Medim’den Aydın ÜNAL, Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL, Ekin’den Osman SÜRÜCÜ,

Tera’dan Mert AYGEN, Proses’ten İdeal ÖZTOKLU ve Light’a gönderdiği elektronik

posta iletisine aşağıda yer verilmiştir.

“Dün Antalya bayim Altuniş beni aradı… Altuniş’in elindeki konsinyeler iade

alındı ve Antalya’ya tamamen kendilerine ait malzemeler sevketmiş oldular.

(Böylece Altuniş tamamen devre dışı kaldı ve dün kullanılan malzemeler

konusunda da hiçbir duhulü olmadı, fatura kesmedi ve kesmeyecek de!) Bu

Sayfa 30

durum karşısında Hoca’ya teessüflerimi bildirdim… Bu arada Aydın Bey

(Medim) ve Ali Reşit Bey’in (Onmed) ‘enfarktüs geçiren acil hastalar için,

hiçbir ayrım olmaksızın (Kurumlu-Özel vb.) malzeme verilebileceği şeklinde

yorum yapıldığı bilgisi ulaştı. Emircan Bey de bu durumu Light Medical

temsilcisi Onur Bey’e söylemiş. Bugün malzeme talebi olunca Onur çağrılmış.

Onur Bey de Haydar Bey’den (Obalı) (Light) onay alarak Sayın İ. Demir’e

konsinye mal vermiş. Bildiklerimiz bunlardır. Bundan böyle SON UYARIDIR!

— Hangi şartla olursa olsun, hiçbir hastaneye kesinlikle konsinye

bırakılmayacaktır.

— Konsinyeleri iade etmeyen hastanelere konsinye bırakmak,

malzeme vermek olmamalıdır.

— Firmaların veya bayilerinin, alınmış kararlara rağmen aksi

davranışları olursa en katı tedbirleri almak durumundayız.

— Kurumlu hastalar konusunda ne gerekçeyle olursa olsun ACİL

malzeme temin edilmesi mümkün değildir.

— Malzeme temini ancak bedeli ve ödeme koşulları tarafımızca

belirlenmiş olan şartlara uygun olarak, hiçbir kuruma bağlı

olmayan özel hastalar için mümkündür.

Grup olarak, fedakârca, gece-gündüz çalışarak ortaya koyduğumuz emeğimizi

hiçe sayan, ufak hesaplar peşinde koşarak birlikteliğimizi bozucu davranışlara

tevessül eden firma veya bayiler, bir an önce bu tavırlardan vazgeçmeliler.

Bunun hiçbir mazereti olmamalıdır.”

47. 5.02.2002 günü saat 20:00’de Sesa’dan Hasan Çevik tarafından Sesa’dan İdeal

ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, Medikim'den Cezmi MUTLU ve Zeynep MUTLU,

Remed’den Leyla TEKBULUT, Onmed’den Ali Reşit ONURALP, Medistar’dan Mehmet

TÜMER, Medim’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, Formed’den Filiz ŞAHİN, Murat

ÖZÜGÜZEL ve Cenk TOPARLAKLI, Osman ALKAN’a, Tera’dan Mert AYGEN, Anki,

Ekin ve Proses’e gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki hususlar yer almaktadır: “Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları

Bir bayimizden aldığımız mesaja göre;

1) Hastanelere yazdığımız yazıda yer alan “Bu geçiş döneminde acil

durumlarda malzeme temini insan sağlığını riske etmeyecek şekilde

sağlanacaktır” ifadesi nedeniyle tereddüt olduğunu beyan etmiştir. BİZ,

kendisine buradaki aciliyet kavramının sadece ve sadece hiçbir kuruma bağlı

olmayan özel hastalar için geçerli olduğunu yazıyoruz. Kesinlikle kurumlu

hastalara acil de olsa malzeme verilmeyeceği açıklamasını gönderiyoruz…”

48. 6.2.2002 tarihinde Medim’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta iletisinde

aşağıdaki hususlara yer verilmiştir.

Sayfa 31

“Sayın Çalışma Grubu Mensupları, aldığımız kararlar doğrultusunda,

International hastanesi ile anlaşma yapan firmanın bu anlaşmayı da

durdurması gerekir.”

49. Ankara 1 Nolu DGM VE Ankara 2 Nolu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 8.2.2002 tarihinde, saat 12:13:48’de ONMED

ortaklarından Mehmet Nazif EDİN ve Erdal adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde

aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

1370

“M: Mehmet Nazif EDİN E: Erdal

M:Bir dakika dinle, Devlet Hastanesi, Devlet Üniversitesinde konsinye mal

koymayacağız, SSK'lı hasta çıkarsa, bir arkadaş çanta ile orada duracak,

SSK'lı hastaya verecek malı.

E:Stend için söylüyorsunuz?

M:Stend için söylüyorum. Tamam mı?

E:Tamam. Yani stend de de bir nebze eylem bitti.

M:Bitmedi, yarın biz bu tebligatı şey değiliz diye haber çıkana kadar bir şey

söyleyemiyorum. O haber çıksın ondan sonra…”

50. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 08.02.2002 tarihinde, saat 17:30:46’da MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve Mehmet OĞUZ (Mehmet YAVUZ da olabilir) adlı kişi

arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Mehmet OĞUZ: Tümer şimdi 90 tane stend 10 tane balon teklifi var salı günü eksiltmesi var. Şimdi yalnız hastane.

Mehmet TÜMER: Eksiltme ama şimdi biz şuanda stendi simdi

üniversitelere biz simdi şuanda vermiyoruz şey fiyat şey, şu anda hiçbir

şey vermiyoruz onu söylim yani üniversitelere vermiyoruz yani muhtemelen.

Mehmet OĞUZ: Yapma ya niye abi.

Mehmet TUMER: İşte bu şey var ya firmalar şu an da bi birlik içinde hareket

ediyor.

Mehmet OĞUZ: Yani diğer firmalar da mı vermicek.

Mehmet TUMER: Hiç kimse vermicek.

Mehmet OĞUZ: Ha güzel o zaman tamam o zaman ben sadece biz vermicez

başkası satacak diye bi an düşündüm.

Mehmet TÜMER: Belki verebilir, belki verebilir tamam mı belki fakat biz

vermicez yani…”

51. Sesa ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen 11.2.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde;

“Sayın Cumhur Çeken, Bilindiği üzere Ege Radyoloji bizim en güçlü

olduğumuz yerlerden birisidir. Buna rağmen alınmış olan kararlara uyarak

Sayfa 32

buraya malzeme ve teklif vermemekteyiz. Ancak aldığımız habere göre tarafınızca malzeme ve teklif verilmeye devam edilmektedir. Bu tavır birlik ve beraberliğimizi tehlikeye sokacak boyutlardadır. Gereken önlemlerin alınmasını, bu konuda gruba izahat yapılmasını rica ederim.”

ifadeleri yer almaktadır.

52. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 13.02.2002 tarihinde, saat 17:44:21’de ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve MEDİSTAR ortaklarından Mehmet TÜMER arasındaki

telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“M: Mehmet EDİN MT: Mehmet TÜMER

M: Aman bırak… Şimdi olanları ben sana söyliyim, International, amerikan şey Özel Yaşam şey Florans Natingel onların hepsine bu tebliğ edildi.

MT: Eee

M: Ve grupsal edildi ve sonuçta kabul edildi.

MT: Stentlerden bahsediyorsun değil mi?

M: Stentlerden evet kullanırlar kullanmazlar yani onlara kalmış bir şey ama 4 tane firma abi Medim, Formet, Ekin, Sesa ve biz gittik konuştuk, böyle söyledik.

MT: Evet.

M: Özel Marmara’da tamam, Acıbadem’de tamam, Alman’da tamam, bu ne demektir bir nevi de kullanamayacaklar eğer hakikaten bizden aldıkları komisyonlarla yaşıyorlarsa tamamen.

MT: Peki öbür Boston’u nasıl durduracaksınız.

M: Bostan’da, ya Bostan ne yapacak abi verecek hastanelere peki nasıl SSK’ya kesecek onu söyle bana.

MT: Anladım onu çözerse 1 ay sonra yapacak ama 15 gün sonra.

M: Zaten 1 Mart’ta mı çözülüyor bunların şeyi.

MT: Evet evet evet.

M: Yasağı, peki ondan sonra gidip SSK ile anlaşma yapması lazım.

MT: Şu an’a kadar bir net hiçbir şey söyleyen olmadı… bize hiç kimse söylemedi, bir tek o şeyde belki yani neydi o Konukoğlu Hastanesi zıpladı şeyde pilde, onlar stende hiç şey yapamayacaklarını düşünüyorlar yani bu yani bir şey yapamazlar yani alma, alma bizi kimse engellemez bişeyler, dedim valla siz bilirsiniz, isterseniz arayın sorun dedim bütün firmaları dedim.

M: Tamam anladım.

MT: Öyle bir şey oldu Mehmet, yani çok değil hadise aynen devam ediyor iyi duruyoruz…”

1450

53. Medistar ve Nemed ortaklarından Mehmet TÜMER’in Pacemaker Grubu’na

gönderdiği 13.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

Sayfa 33

“Bu çerçevede;

4- Devlet ve Üniversitelerde Reçete aldığımız hastalarda herhangi bir komisyon verilemez. Toplu ihalelere önceden karar verilen şekilde fiyat atılmayacaktır.”

54. Tera’dan Mert AYGEN’in Girişimsel Grubu’na gönderdiği 6.3.2002 tarihli elektronik

posta iletisinde mal vermemeye ilişkin olarak şu ifadeler yer almaktadır:

“Bugün aldığım bilgi söyle:

Ankara Üniversitesi Anki medikal bayisi Cebeci de kurumlara 3 adet stent kullandırmış olup reçete işini sonra halledeceğini söylemiş. Stent kullandırmasına bir şey demiyorum ama merak ettiğim resmi kurumlar reçeteleri ödemeye başladı mı, yani bizde stent verelim mi yoksa Anki 'alırsam karizma olur, alamazsam da o kadar mühim değil, sonrası için yatırım olur" düşüncesinde mi?

Yine Ankara Üniversitesi'ne Nemed'in bedava birçok stent verdiğini biliyorum. Bu stentleri "çalışma adı altında veriyorsa bile bilin ki 'çalışma' için uygun bir zaman değil, böyle yaparak en büyük kozlarımızdan biri olan Ankara Üniversitesi"nin artık Bakan’a kadar gidip Vaka alamıyoruz şu işi bitirin bir an önce" demesini önlemiş olacağız. Çünkü Ankara Üniversitesi şu ana kadar Maliye Bakanlığın yazısına uyup reçete işini ve dolayısı ile hasta almayı durduran tek yerdi. Şu anda olan olay ise artık bakana, yönetmelik ile ilgili herhangi bir şikâyete gerek kalmamasını sağlıyor.

Tabi bu arada her ne kadar Nemed stentleri bedava verdik dese de Ankara Üniversitesinin "hayır vakfa böyle bir bağışı bedava alamayız, minimum da olsa bir ücretlendirme yapılacak" dediğini biliyoruz. Şimdi Nemed'den ricam bu bağışı pazar payı için bir fırsat olarak kullanmamaları, bağış yapacaklarsa bekleyip durum çözülünce yapmaları bana göre en adil olanıdır. Saygılar “

55. 12.03.2002 tarihinde elektronik ortamda MMT’den Cumhur ÇEKEN’in gerçekleştirdiği

yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Aydıncığım günaydın,

İhalelerde koroner stent ile ilgili son durum nedir? Cumhur.”

“Sevgili Cumhur, Bu konuyu yarın Onmed’de yapılacak olan toplantıda gündeme getireceğim. Eğer sana daha acil bir cevap gerekiyorsa, arkadaşlarla telefonda görüşüp sana cevap vermeye çalışayım. Aydın.”

“koroner stentlerde devlet ve üniversite hastanelerinin ihalelerine girmemek pek anlamlı gelmiyor bana! Zaten geçen senelerde pek çok yer ihale ile alıyordu, şimdi ihaleye girmeyerek ne kazandığımızı kestiremiyorum. Çarşamba günü ihale var, dolayısıyla erken haber alabilirsem sevinirim. Cumhur.”

Sayfa 34

“Sayın Grup Üyeleri, Aşağıda Cumhur Çeken’in görüşlerini bulacaksınız. Kendisi, ihalelerde stent fiyatlarının rekabete açık olmasını, mevcut uygulamanın sonuç elde edilmesine yardımcı olmadığını vurgulamaktadır. Konu ile ilgili görüşlerinizi en kısa zamanda belirtirseniz açıklık getirmiş oluruz. Aydın.”

56. Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN'in bilgisayarından alınan ve hastane

yöneticilerine hitaben hazırlanan belgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın hastane yöneticileri

……Aksi bir tebliğ yayınlanmadığı sürece tüm hastaneler bu malzemeleri kendi olanakları çerçevesinde temin etmek durumundadırlar. Bu geçiş döneminde acil ve zaruri durumlarda hastaların kendi paralarını verme durumunda uygulanacak fiyat listemiz mevcuttur. Sizin bu malzemeleri talep etmeniz durumunda ise 60 gün vade ile uygulanacak fiyat listemizde aşağıdadır.

Bu arada aşağıda detayları verilen durumlarda da haksız rekabeti önlemek, sektörü korumak ve sağlıklı bir düzen getirebilmek için ihalelere girmeme konusunda da anlaşılmıştır. Gümrük Birliğine ve Avrupa Ekonomik Topluluğu'na katılma süreci içinde iken, liberal ekonomiyi yok edici, tek taraflı, "ben yaptım oldu" sistemlerine de artık uyamayız.

1. Pahalı ve ömürlü malzemelerde 1 senelik sari ihaleler kesinlikle yapılamaz. % 90 enflasyonun olduğu bir ülkede 1 yıl geçerli sabit TL fiyat uygulaması kabul edilemez.

2. Ödeme garantisi verilmeyen (maksimum 90 gün) ihalelere katılmayacağız. Ödeme garantisi verilip, ancak vadesinde ödenmeyen alacaklarımız için yasal faiz talep edebilme hakkına sahip olmalıyız.

3. İhale öncesi ön firma yeterliliği tam olarak yapılmamış ihalelere girilmeyecektir.

4. Hayati önem taşıyan malzemelerin ön elemesi (FDA, CE, Uluslar arası klinik çalışma, vs) yeterliliklerine göre değerlendirilmelidir.

5. % 30 arttırım veya eksiltmeye ihale sonuçlandığında karar verilmelidir. Daha sonra geriye dönük uygulama yapılamaz, nitekim ilgili kanun maddesi de bu şekildedir. Ancak bugüne kadar bu uygulama suiistimal edilmiştir.”

57. 15.2.2002 tarihinde Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN tarafından Sesa,

Medikim, Remed, Onmed, Medistar, Medim, Formed, Elektra, Ekin, Arte, Tera, Reysaş,

Anki, Dörtel, Light, Age ve Tarcem’e gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki

ifadeler yer almaktadır.

“çeşitli çatlak sesler bizi hedeften saptırmaya çalışmakta. Temel noktalarda birlikteliğimizin devam ettiğini düşünmek istiyorum. Bizim için elinde sopası olan tatlı cadı gelip isteklerimizi yapacak diye beklentiye kapılmayın, bütün iktidar gene bizlerde. Bu çerçevede;…Toplu ihalelerde, önceden karar verilen şekilde, fiyat atılmayacaktır…”

Sayfa 35

58. 26.2.2002 tarihinde Altunizade’deki toplantıya ilişkin olarak Sesa’dan Murat

ÇELEBİ’nin gönderdiği elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. “Değerli Arkadaşlar, 26.2.2002’de Altunizade’deki toplantının özeti aşağıdadır:

Gündem:

- Maliye Bakanlığı Bütçe Uygulama Talimatının değerlendirilmesi

- Ara alımlar,

- ihaleler,

- yeşil kart teklifleri

- Özel hastane indirimleri

Alınan kararlar:

- Bundan sonra grubu temsil hakkının SADER’e verilmesi,

- bireysel cevaplardan kaçınılması

- İhalelere girilmemeye devam edilmesi,

- miktarı 1’in üstünde olan ara alımlara teklif verilmemesi…

59. 6.3.2002 tarihinde elektronik ortamda gerçekleşen Onmed’den Ali Reşit ONURALP

ile Arte’den Orkide SALAR arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. “Arkadaşlar, Sağdan soldan ‘Hocam siz kullanın, biz bir şekilde anlaşırız’ gibi laflarla, özel hastanelerdeki satın alma bölümlerine mavi boncuk dağıtıldığı konusunda elimize bilgiler ulaşıyor. En son Özel Çamlıca Hastanesi’nde Light Medical ve Arte firmalarının adı geçti. Bu konuda en kısa zamanda bilgilendirilmek isteriz. Reşit Onuralp”

“Sayın Grup Üyeleri, Özel Çamlıca Hastanesi’ne ARTE adına verilen herhangi bir taahhüdümüz bulunmamaktadır. Ayrıca, söz konusu hastanede komisyonsuz satış uygulamasına geçildiğinden beri hiçbir ürünümüz kullanılmamıştır. Orkide Salar”

“Florence Nightingale’de Biodivysio stentin SSK hastalarına 1 Şubat öncesi satış şartlarına göre kullanıldığını öğrendik. Light firmasından açıklama bekliyoruz. Reşit Onuralp”

1580

60. 14.3.2002 tarihinde Medikim’den Dinçer SERTKAYA tarafından Pacemaker Grubu

üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: “Toplantı için 19 veya 21 Mart olabilir. Bizim toplantı salonumuz müsait. Stent grubunun birbirlerine verdikleri güvenceleri iptal ederek birlikteliklerine son verdiklerini ve satışa bireysel kararları ile devam edeceklerini duyduk.

Son günlerde istemeden de olsa meydana gelen bayi hatalarının grubun beraberliğini tehlikeye sokmasından endişe ediyoruz. "Gruptan ayrılmak için bahane arayanlar var" şeklindeki ifadeleri kullanmamalı ve hata yapmadan yolumuza devam etmeliyiz.

Sayfa 36

61. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 14.11.2002 tarihinde, saat 16:10:44’de ONMED’in

Ankara’daki bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve TERA’dan Mert AYGEN

arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“İSMAİL: Şimdi bugün bizim bir raporumuzu imzalamışta sözüm ona, sizin, MEDİKİM'in bir de MEDİSTAR'in raporları bekliyormuş ellerinde bekleyenler varmış, bizim çocuğa da şey demiş, bu son demiş bir zahmet gelsinlerde görüşelim artık demiş, biz kaçıyorduk hep, ne yapalım

MERT: Valla ben o herifle görüşmem, Eulan görüşürüz belki, ben vermiyorum abi, istiyorsa takmasın, istiyorsa yani

İSMAİL: Ben vermiyorum diyorsun,

MERT: Yok abi

İSMAİL: Tamam ben de vermeyeceğim zaten de, yani birlikte hareket edelim MERT: Başka birde Metronik mi var

İSMAİL: MEDİSTAR varmış, TERA varmış, MEDİKİM varmış

MERT: MEDİKİM ile MEDÎSTAR'a söyleriz şimdi

İSMAİL: Ben arayayım mı MEDİSTAR’ı, Mehmet’i arayayım mı?

MERT: Hı, ara sen, ben de Dinçer'i arayıp söyleyim,

İSMAİL: Tamam sen de onu söyle abi

MERT: Ondan sonra,

İSMAİL: Yani hocaya birlikte gitmememizin bir anlamı var mı?

MERT: Yok beraber gitmeyelim, hocam yok yani daha yeni %30 fiyatlar indi daha ne yüzde kaç istiyon yani, …nu çıkarma falan diyeceğiz yani,

İSMAİL: Bence de yani, ben o zaman kendi adıma gider bu zaten fiyatlar düştü bizim marjımız yok, böyle böyle bir şeyler var hocam çokta bu iş stent gibi sirkülerde olan bir iş değil zaten, firma başına haftada bir tane ya düşüyor ya düşmüyor,

MERT: Evet, evet

İSMAİL: O yüzden bu konuda size yardımcı olamıyoruz hocam

MERT: Olacağımız zaman olduk işte yani,

İSMAİL: Tamam ben MEDİSTAR'ı arıyorum, sende şeyi ara abi

MERT: Tamam oldu

İSMAİL: MEDİKİM'i ara

MERT: Tamam…”

62. 8.8.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN ile Remed’den Leyla TEKBULUT

arasındaki elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Sayın Grup Üyeleri, Kızı için kalp piline ihtiyaç duyan bir hasta yakını geldi. Daha önce 4 firma mal veremeyeceklerini söylemişler. Hasta sahibinin Emekli Sandığı’nda çalışıyor olmasını da dikkate alarak, ne yapılmasını önerirsiniz? Bu pili takıp emekli sandığı yetkililerini bu işi yapmaya zorlamak bir yöntem

Sayfa 37

olabilir. İkinci öneri, hasta yakını Onmed’e yönlendiririz onlar takar, hep

beraber şikayet dilekçeleri veririz. Cumhur Çeken”

“Bizim önerimiz, hastanın Emekli Sandığı çalışanının yakını olduğunu da göz

önüne alarak, pili vermemek. Hasta yakınını da Onmed’e değil Emekli

Sandığı’na tekrar yönlendirip olayı krize sokmak. Leyla Tekbulut-Remed”

I.2.3. Fiyat ve Satım Şartlarının Rakiplerle Birlikte Belirlenmesine İlişkin

Tespitler

63. Onmed’den Ali Ahir SARAÇ’ın bilgisayarından alınan 21.1.2002 tarihli elektronik

posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sevgili arkadaşlar,

Ankara Üniversitesinde istenen pil fiyatları için aşağıdaki sabit fiyatları

öneriyoruz:

> DR 7.980.000.000 TRL

> DDD 6.900.000.000 TRL

> VDD(R) 7.180.000.000 TRL,

> SR 6.800.000.000 TRL

> SSI 5.200.000.000 TRL

Yukarıdaki fiyatların diğer hastaneler için de örnek teşkil etmesini öneriyoruz...”

64. Onmed ortaklarından Ali Reşit ONURALP’in Ankara’daki bayisi Meday’ın

ortaklarından İsmail Uğur’a gönderdiği 21.1.2002 tarihli elektronik posta iletisinde pil fiyat

koordinasyonuna ilişkin aşağıdaki bilgiler yer almaktadır:

“Ali Reşit ONURALP (Onmed):

Arkadaşlar,

1 Şubat'a kadar tüm firmaların mutabık kaldığı cihaz birim fiyatı aşağıdaki

gibidir.

Ali Reşit ONURALP (Önceki e-postası)

Sevgili arkadaşlar,

Ankara Üniversitesi'nde istenen pil fiyatları için aşağıdaki sabit fiyatlan

öneriyoruz:

DR 7.980.000.000 TRL

DDD 6.900.000.000 TRL

VDD(R) 7.180.000.000 TRL

SR 6.800.000.000 TRL

SSI 5.200.000.000 TRL

Yukarıdaki fiyatların diğer hastaneler için de örnek teşkil etmesini öneriyoruz...”

65. İlk olarak 4.2.2002 tarihinde saat 09:57’de Murat ÇELEBİ tarafından Sesa’dan Hasan

ÇEVİK’e; daha sonra yine aynı gün saat 11:22’de Hasan ÇEVİK tarafından onmed-1;

Sayfa 38

mtumer@medistar.com.tr, TERA; leyla.tekbulut@remed.com.tr ve MEDIKIM’e

gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki metin yer almaktadır;

“…Daha önce kararlaştırdığımız şekilde 1 Şubat öncesi kararları veya alımları

yapılmış olan pil ve ICD’lerin takılabileceği belirtilmişti. 1 Şubat itibarı ile

malzeme verilmemektedir ancak peşin paralı hastalar veya çok çok acil

durumlarda hastanelerin münferit alım yapma istekleri karşısında aşağıdaki

formülü öneriyoruz.

Peşin paralı hastada mevcut SSK protokol fiyatının günlük kurla çarpılarak

fiyatlandırma yapılması. Haksız rekabete neden olabilecek ekstra indirim

veya KDV muafiyetinden kaçınılması. Hastanenin alım yapmak istemesi

durumunda ise Ocak 2002 SSK protokol taslağındaki fiyatlar üzerinden

hazırlanmış ekteki TL liste fiyatlarının uygulanması. Burada herkesin tam

olarak aynı fiyatı vermesi gerekmektedir. Alttaki liste önümüzdeki 15 gün için

geçerli TL fiyat listesidir.

Pil Hastane Satış Fiyatı

DDDR 7.980.000.000 TL

DDD7.420.000.000 TL
VDDR7.420.000.000 TL
VDD7.140.000.000 TL
VVIR6.860.000.000 TL
VVI (Basic)4.200.000.000 TL
VVI (high)6.300.000.000 TL
CRT (Kalp yetmezliği)14.700.000.000 TL
DDD (atriya I tedavi algoritma 11)12.600.000.000 TL
CS Lead3.360.000.000 TL
Ventriküler High Empedans1.260.000.000 TL
Lead700.000.000 TL
Single Lead1.260.000.000 TL

Selamlar

İbrahim Erdoğan”

66. 4.2.2002 tarihinde, MMT’den Cumhur ÇEKEN’nin yukarıdaki elektronik posta iletisine

cevaben Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta iletisinde ise mal

vermenin koşullarının belirlendiğini gösteren ve tüm firmaların anlaşmanın şartlarına

uyması gerektiğinin altını çizen aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Bugün tüm hastanelere gönderilen ve kullanıcıların da okumasını istediğimiz

yazıyı görmüşsünüzdür. Aldığımız karar; 7.1.2002 tarihli Maliye Bakanlığı

Sayfa 39

Genelgesi ile Devlet'in tüm hastaneler için reçete ve konsinye işini terk ederek,

kendi imkânları ile malzeme temin etmelerini emretmeleri ve bu konuda bizleri

muhatap bile kabul etmemeleri sonucu alınmış olan karardır.

Doktor veya kullanıcı kim olursa olsun bizim üzerimize gelerek bizleri

yumuşatmaya çalışmak yerine mevcut gerçekler karşısında kendi

hastanelerine yönelik olarak çözüm bulmaya yönelik çaba harcamalarıdır.

Hastaneler veya kullanıcılarla yapılan tüm anlaşmalar, 7.1.2002 tarihli genelge

ile otomatik olarak devreden çıkmış olmaktadır ve geçerliliği kalmamıştır. Bu

konuda, alım yapmak isteyenlere mal satmayacağız demiyoruz,

Kardiyoloji ve radyoloji stentlerinde 1.750.000.000.-TL +KDV

PTA ve PTCA balonlarda 840.000.000.-TL +KDV ile ve 60 gün vadeli olarak

satış yapmamız konusundaki mutabakatımız geçerlidir,

Peşin mal almak isteyenler konusunda da SSK fiyat listesi x günlük kur + KDV

uygulanacağını da kabul ediyoruz.

Bu kararlar dışında, eski alışkanlıklara tevessül edilerek farklı tutumlar

sergilenirse haksız rekabete neden olacaktır. Bu işlerde beraberlik ve birlik

ancak alınan kararlara istisnasız olarak uyularak oluşur. Buna uymayan

hastane ve kullanıcıların da buna göre değerlendirilmeleri gerekir. Tüm

arkadaşların da durumu buna göre değerlendirmeleri gerekir. Kısacası alınmış

olan karar herkese standart olarak uygulanacaktır.

Satışların engellenmesi diye bir şey yok! Alınan kararlar doğrultusunda teklif

vermek serbesttir. BU konuda da herkes kendinden sorumludur.”

67. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK’in Medim’den Aydın ÜNAL, MMT’den

Cumhur ÇEKEN, Remed’den Leyla TEKBULUT, Medistar’dan Mehmet TÜMER, Osman

ALKAN’a, Sesa’dan İdeal ÖZTOKLU, Tera, Anki, Onmed, Medikim ve Ekin Sağlık

gönderdiği 04.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde firmaların yaptıkları satışlarla ilgili

olarak birbirlerini bilgilendirdiklerini gösteren aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,

1) Bugün acil koşullarda Acıbadem Carosussel hastanesine başvuran ve hiçbir

sosyal güvencesi olmayan bir hastaya 1 adet stent kullanılmış ve bu stent

yaptığımız anlaşmada belirtildiği şekilde hastaneye fatura edilmiştir.

2) Ayrıca aldığımız bilgilere Akdeniz Üniversitesi'nde Cumartesi günü İbrahim

DEMİR tarafından hastanede başka malzeme olmadığından 3 adet

Bıodtamond ve pazartesi günü de Oktay Sancaktar tarafından 5 adet Boston

Scientific stent kullanılmıştır.

Bilgilerinize sunulur.”

68. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK’in Formed’den Cenk TOPARLAKLI,

Medim’den Aydın ÜNAL, MMT’den Cumhur ÇEKEN, Remed’den Leyla TEKBULUT,

Medistar’dan Mehmet TÜMER, Osman ALKAN’a, Sesa’dan İdeal ÖZTOKLU, Tera, Anki,

Onmed, Medikim ve Ekin’e gönderdiği elektronik posta iletisinde mal vermemenin

şartlarının hatırlatıldığı şu ifadeler yer almaktadır:

Sayfa 40

“Grup olarak malzeme satışımız konusunda tereddütler hâsıl olmuştu. Konuyu

3 madde halinde özetlemişsiniz.

1) Tüm Acil vakalarda hastaneye satılacak fiyat YERİNE Tüm özel acil

vakalarda hastaneye satılacak fiyat demek daha doğru olacaktır.

2)Bu madde konusunda herhangi bir değişikliğe gerek yok.

3) Bu madde konusunda da herhangi bir değişiklik gerekmiyor.

1760

Eğer hasta kurumlu ise kesinlikle malzeme verilmiyor dememiz gerekiyor. Bu

durumda 1.2.2002 liste fiyatı değil, hiçbir fiyat uygulanmayacak yani malzeme

verilmeyecek şeklinde anlaşılması daha doğru olacaktır. Bilgilerinize sunulur.”

69. 4.2.2002 tarihinde Ekin’den Osman SÜRÜCÜ tarafından Arte firmasına gönderilen

elektronik posta iletisinde ihalede anlaşmalı teklif verildiğine işaret eden aşağıdaki

ifadeler yer almaktadır:

“11.02.2002 tarihinde SSK ESKİŞEHİR BÖLGE HASTANESİ'nde yapılacak

olan kardiyoloji sarf malzemesi ihalesine, içinde bulunduğumuz durum ve

mücaledelemiz nedeni ile ortak fiyat verilmesini öneriyorum. Verilecek olan

fiyatların EMEKLİ SANDIĞI PROTOKOL fiyatlarının olması anlamlı olacaktır.

Bizler bu fiyatları veriyoruz. Lütfen bu mesajımı diğer ilgili firmalara

yönlendiriniz.”

70. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde fiyatların anlaşmayla belirlendiğine ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: “Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,

Hastaneler yazdığımız yazıda eksik olan bir eksik vardır, fiyatlar konusunda bir

açıklama yoktur. Aşağıdaki ilavenin yapılması doğru olacaktır;

Kardiyoloji ve Radyoloji stentleri için hastanelere satış fiyatı 1.750.000.000.-TL

+KDV,

PTCA'lar için 840.000.000.-TL + KDV

Malzemenin bedeli hasta tarafından ödenecekse mevcut SSK listesi x günlük

kur + KDV olarak fiyat verilecektir. Bilgilerinize sunulur.”

71. 4.2.2002 tarihinde Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL tarafından çalışma grubuna

gönderilen elektronik posta iletisinde mal vermeme konusunda aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır:

“Kıbrıslı hastaların özel statüde olmaları sebebiyle belirlemiş olduğumuz

fiyattan elçiliğe fatura edilmesinin uygun olduğunu düşünüyoruz. Ancak

konsinye bırakmak veya çantayla laboratuarın içerisinde malzeme tutmak,

diğer hastanelerden tüm malzemeleri çekmişken olumsuz olacaktır. Bu

merkezde ağırlıklı çalışan Onmed, Tera ve bizim ortak çözümümüz hastaneye

bakan satış elemanının arabasının bagajında malzeme bulunması ve Kıbrıslı

hastada ihtiyaç olan ürünün laboratuara iletilerek faturasının elçiliğe

kesilmesidir.”

Sayfa 41

1800

72. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Aydın Ünal,

Fiyatlar konusunda yazılanların yanlış ifade olunduğunu sanıyoruz. Belirlenen

ve ifade olunan şudur,

1- Hastaneleri yapmak istedikleri alımlarda belirtilen 1.750.000.000.-TL ve

840.000.000.-TL’lik fiyatlar verilecektir.

2- Hastaneler kesinkes konsinye konmayacak ve kurumlu hastalara kesinlikle

fatura kesilmeyecek. Kurumlu hastanın bu hizmeti alabilmesi için faturayı

hastanenin kesmesi durumunda ve yukarıdaki fiyatlarda satış yapılabilecektir.

3- SSK fiyatı x günlük kur + KDV fiyatlandırması ise sadece ve sadece ÖZEL

Hastalar için geçerlidir. Bilgilerinize sunulur.”

73. 4.2.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN’in Sesa’dan Hasan ÇEVİK ve İdeal

ÖZTOKLU, Remed’den Leyla TEKBULUT, Medistar’dan Mehmet TÜMER, Osman

ALKAN’a, Medikim, Tera, Anki, Onmed ve Ekin’e gönderilen elektronik posta iletisinde

aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“…Özellikle Kalp Pillerinde ve defibrilatörlerde malzemeleri kendi imkânları ile

satın almak isteyenler ile hastaneden gelecek satın alma taleplerine tek bir

fiyat ile cevap verilmesini ve bu fiyat kabul edildiği taktirde de malzemelerin

hastaya temin edilmesinin uygun olacağı düşüncesindeyiz…”

74. 5.2.2002 günü saat 20:00’de Sesa’dan Hasan Çevik tarafından Sesa’dan İdeal

ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, Medikim'den Cezmi MUTLU ve Zeynep MUTLU,

Remed’den Leyla TEKBULUT, Onmed’den Ali Reşit ONURALP, Medistar’dan Mehmet

TÜMER, Medim’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, Formed’den Filiz ŞAHİN, Murat

ÖZÜGÜZEL ve Cenk TOPARLAKLI, Osman ALKAN’a, Tera’dan Mert AYGEN, Anki,

Ekin ve Proses’e gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki hususlar yer almaktadır: “Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları

Bir bayimizden aldığımız mesaja göre;

2) Aynı bayimize, bulunduğu şehrin Üniversite yetkilileri tarafından elindeki

tüm stentleri, protokol fiyatının %10 eksiği ile satın alma önerisinde

bulunmuş. Bu malzemeleri, özellikle acil hastalar için alacaklarmış. Bayimiz

de verdiği cevapta, bu sektörde binlerce insan yaşayacaksa 1-2 kişi ölebilir

bu da Sağlık Bakanı ve diğer ilgili bakanların sorunu cevabını vermiş ve teklifi

reddetmiş! Bayimiz, acil vakalar için Üniversite mesela 10 adet stent ihalesine

çıksa ne yapılacağını soruyor. Biz de kesinlikle toplu alımlar için teklif

verilmeyeceğini, 1 750 000 000 TL + KDV fiyatının ancak teker teker alım

yapılması durumunda olacağını belirtiyoruz.

Durumu bilgilerinize sunar, konuyla ilgili yorumlarınızı bekleriz. İ.Erdoğan”

Sayfa 42

75. 6.2.2002 tarihinde Medim’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta iletisinde

aşağıdaki hususlara yer verilmiştir.

“Sayın Kardiyoloji Grubu, Dr Ahmet Sağbaş çok acil bir hastası için malzeme talep etmiştir. Biz de belirlenen fiyat prosedürünün ve koşulların geçerli olacağını bildirdik. Koşullarımızı kabul ettikleri için bugün mal vereceğiz, bilgilerinize arz ederiz… Osman Sürücü.”

“Alınan kararların halen tam olarak anlaşılmadığı görülüyor. Tekrarlamakta yarar var: hasta acil ve hiçbir kuruma bağlı değilse belirlediğimiz koşullarda malzeme verilecektir. Bunun aksi bir karar alındığı konusunda benim bilgim yok. Aydın Ünal.”

76. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 8.2.2002–17:30:46’da MEDİSTAR ortaklarından

Mehmet TÜMER ve Mehmet AKBAŞ adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki

ifadeler yer almaktadır:

“MEHMET AKBAŞ- Bu stent konusunda bugün toplantı varmış galiba siz de bulundunuz mu acaba?

MEHMET TÜMER- Ben de bulundum sonuç şöyle çıktı, SSK'lı hastalara 1715 Dolara verilecek ve özel hastanelere sıfır komisyonla verilecek, 1200 dolarlık özel hastaneler, emekli sandığı ve bağ-kura fatura kesilecek

MEHMET AKBAŞ- şimdi özel hastanedeki SSK’lı hasta 1715 dolardan, emekli sandığı ve bağkurlar ise 1200 dolardan yanlış anlamadıysam

MEHMET TÜMER- evet yanlış anlamadın.

MEHMET AKBAŞ- O zaman biz yarın başlıyor muyuz abi

MEHMET TÜMER- Yarın o fiyattan alıyorlarsa başlayalım tabi zaten SSK hastasına komisyon verilmiyor hastaneye kolay bir hadise değil, yani demek istediğim şey şu sen fatura ediyorsun ya adam onun üzerinden 600-700-800- 900 dolar geri alamayacak yani böyle çıktı karar bilmiyorum ne kadar doğru yapılır

MEHMET AKBAŞ- o sizin kendi aranızda aldığınız bi karar anladığım kadarıyla

MEHMET TÜMER - tabi tabi

MEHMET AKBAŞ- anladım yani siz diyorsunuz ki biz 1715 dolardan özel hastaneye satacağız

MEHMET TÜMER- hayır 1715 dolardan SSK dan alıyoruz ya reçeteyi abi hastaneye komisyon vermeyeceğiz

MEHMET AKBAŞ- E nereye gidecek 1715 dolar

MEHMET TÜMER- Firmaya

MEHMET AKBAŞ- olduğu gibi firmaya kalacak

MEHMET TÜMER- tabi tabi

MEHMET AKBAŞ- ne kadar süre devam edecek bu hep böyle mi devam edecek

Sayfa 43

MEHMET TUMER- ben inanmıyorum bu kadar devam edeceğine ama işte

artık duruma göre yani

MEHMET AKBAS- Peki özel hastaneler demeyecek mi kardeşim 1715

dolardan SSK’lı hastaya veriyordunuz 500 dolar 1000 dolar alıyorduk ta şimdi

niye vermiyorsunuz demeyecek mi?

MEHMET TUMER- diyecek onun şeyi şu geri ödemelerimizi düşünerek

geri ödeme vereceğiz SSK’ya bunu nerden vereceğiz diye bir şey

konuşacağız yani geri ödemeler olacak ya onu nerden alacağız diyecekler

hiç değilse böyle biraz kendimize garantiye alalım ondan sonra geri ödeme

bitsin sizi de düşünürüz sonradan denecek ama biraz şey tabi saçma oldu

ama öyle sen de doğru düşünüyorsun

MEHMET AKBAŞ- abi şimdi düşün ki adam şafakta 100 tane stent takıyor

ayda yani atıyorum 500 dolardan adam alıyor 50.000 dolar para…”

77. 11.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından Medikim’den Cezmi MUTLU

ve Zeynep MUTLU, Onmed’den Ali Reşit ONURALP, Medistar’dan Mehmet TÜMER,

Medim’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL, Osman

ALKAN’a, Sesa’dan İdeal ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, Tera, Anki, Ekin, Proses ve

Light Medikal’e gönderilen elektronik posta iletisinde şu ifadeler yer almaktadır.

1910

“…

Bugünkü toplantı için gündem maddelerimiz;

1) Özel hastane ve üniversitelerde SSK'lı hastalara takılan stentler için

hastanelere komisyon verilmemesi.

2) Özel hastanelerde. Emekli Sandığı ve Bağ Kur'lu hastalar için kullanılacak

stentlerin hastaneye satış fiyatlarının belirlenmesi.

3) İhale fiyatlarının belirlenmesi

4)Stentlerde konsinyenin kaldırılması, vakalara çanta ile gidilmesi.

5)Promosyon ve yatırımlar belirlenmesi”

1920

78. 12.2.2002 tarihinde Ekin’den Hüseyin ÜNVER tarafından Medim, Arte, Sesa,

Formed, Onmed, Anki, Meday, Mutlu Medikim, Medistar, MMT, Tera ve Elektera’ya

gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“11 Şubat tarihinde Kardiyoloji Çalışma Grubu merkezinde yapılan toplantıda

alınan kararlar:

- Durum netleşene kadar tüm satışlarda stent fiyatı; SSK hastaları için 1715$

ve 0 komisyon SSK dışı hastalar için 1200$xGünlük Kur

- Rapor-reçete sisteminin mutlaka devam etmesi gerektiği sonucuna varıldı.

- SSK ve Bağ Kur’a hangi koşullarda mal verileceği üzerinde tartışıldı.”

79. Ankara 1 No’lu DGM VE Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 12.02.2002 tarihinde, saat 13:23:41’de MEDİM

ortaklarından Aydın ÜNAL ve Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

Sayfa 44

“Murat - bugün için Florans [Nightingale]’e beraber gidilsin diye şey konuşuldu mu?

Aydın – Bugün için gitmeyi düşünüyorduk; ama işte şey gelmedi Vedat Hoca öğleden sonra yokmuş yarımdan sonra, yarına bıraktık o işi.

Murat – Anladım, tamam. Biz ayrıca bir şey yapmıyoruz. Bir şey yapılacaksa bize de haber verirsiniz, okey?

Aydın – ee herhalde canım tabiî ki

Murat- Tamam, oldu. Aydın, dünkü prensiplerde mutabık mıyız?

Murat – Dünkü prensipler, dediğiniz 1715 – 0 komisyon; 1200 diğer hastalar. Aydın – Evet

Murat – Orda mutabıkız.

Aydın – Mutabıkız, tamam oldu hayatım.

….

Aydın- Şimdi bu ortak prensipte mutabık değil miyiz bir kere bu işe başlarken gerçekten bu sektörü ıslah edelim farklı şeyleri komisyonları şunları bunları ıslah edelim diye başladık esasında.

Murat - Aynen öyle.

Aydın- Dolayısıyla bunda mutabıksak şu anda gelinen noktada alınan kararlar hiç biri bu mutabık olduğumuz kararı muhalefet etmiyor değil mi? hiç biri kararın aksi bir karar değil yani bu başlangıç kararıyla çelişen bir şey değil. Dolayısıyla sizin dünkü itirazınızı ben gerçekten anlayamadım yani.

Murat- Dünkü itirazımın nedeni şuydu, sonuçta eğer bu bir hastanelere tamam gidip SSK’ya msk'ya bağırsınlar ve sonuçta böylelikle bizim istediğimiz yönde bir takım kararlar alınabilsin. Talebimizi tutabilecek olan şey pil’di diye düşünüyorum. …bence çok önemli bir karar pilin çözülmesi o zaman pek çok şeyin tekrar değerlendirilmesi lazım çünkü biz gücümüzü kayıp ediyoruz pili çözdüğümüz zaman.

Murat- pil bu birlikteliğin en önemli yaptırım gücü olan kalemiydi bence. … Aydın- Bugün tekrar toplanılacak herhalde bu Emekli Sandığı çözüldü ya biliyorsunuz.

Murat- Emekli sandığı yüzde yüz mü?

Aydın- Yüzde yüz reçeteye döndü. Ondan sonra geri kalan özel hastanelere ne şekilde yapacağımızı hepsini tek tek oturup konuşalım dedik yani böyle başıboş bırakmayalım diye düşündük. Bugün tekrar toplanılacak ama yani konuşurken bence senin konuşman daha iyi çünkü sen daha sakin bir adamsın, Cenk biraz daha lafın sonunu baştan söylüyor falan çok hızlı düşünüyor, o iyi olmuyor bence, olabilirse öylesi daha iyi olur.

Murat-Tamam, tamam hoşça kal.” denilmektedir.

80. Medistar ve Nemed ortaklarından Mehmet TÜMER’in Pacemaker Grubu’na

gönderdiği 13.2.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: “….Bu çerçevede;

1- Pazartesi toplantıda aldığımız kararlara göre fiyat listemiz sabittir ve $ kuru yuvarlanarak küsuratsız olmalıdır.

Sayfa 45

2- Özel hastanelerde SSK (reçete aldığımız zaman) hastalan için komisyon % 0

olmalıdır.

3- Özel hastanelerde NON - SSK'larda komisyon %10 olmalıdır. (Özel

hastalar, bankalar, ücretliler dahil)

5-Yeşil kart ihalelerinde belirlediğimiz liste fiyatları verilecektir.

6- Reçete alamadığımız Devlet hastanelerinde (Direk faturalama Örnek;

Koşuyolu ) fiyatlarımız liste fiyatıdır.”

1990

81. 14.2.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde fiyat anlaşmasının varlığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:

“Yeşil kartlı hastalar ile ilgili uygulamayı bir sonuca vardırsak iyi olacak. Bugün

Balcalı’daki yeşil kartlı hastaya bizim emekli sandığı fiyatlarımızdan artırılarak

fiyat verildi. Hastanenin indirim yapın hemen ödeyelim teklifi ise geri çevrildi.

Leyla hanımın aşağıdaki mailine dün daha fazla yorum gelmediği ve yeşil kartlı

hastalara ara alım ile pil sağlanması zorunlu olduğundan teklif verildi.

SORU 1: YEŞİL KARTLI HASTALARA HANGİ FİYATLAR VERİLECEK?

SORU 2: EMEKLİ SANDIĞINDA WIR PİLİN PROTOKOL FİYATI BİZİM SSK

İÇİN BELİRLEDİĞİMİZ FİYATIN ALTINDA. BU, İLERDE BİZE SORUN

ÇIKARTIR MI?”

82. 15.2.2002 tarihinde Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN tarafından Sesa,

Medikim, Remed, Onmed, Medistar, Medim, Formed, Elektra, Ekin, Arte, Tera, Reysaş,

Anki, Dörtel, Light, Age ve Tarcem’e gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki

ifadeler yer almaktadır.

“çeşitli çatlak sesler bizi hedeften saptırmaya çalışmakta. Temel noktalarda

birlikteliğimizin devam ettiğini düşünmek istiyorum. Bizim için elinde sopası

olan tatlı cadı gelip isteklerimizi yapacak diye beklentiye kapılmayın, bütün

iktidar gene bizlerde. Bu çerçevede;

- Pazartesi toplantıda aldığımız kararlara göre fiyat listemiz sabittir.

- Devlet ve Üniversitelerde komisyon verilmez.

-...

- Yeşil kart ihalelerinde belirlediğimiz liste fiyatları verilecektir.

- Mehmet Tümer” “Mehmet, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur özel ve

Devlet/Üniversite hastaneleri için de açıklık getirir misin?

- Leyla Tekbulut-Remed” “Leyla Hanım, reçete aldığın sürece komisyon yok,

özel hastaneler için % 10. gene de açık değilse beni ara.

- Mehmet Tümer” “İsmail, Salih (Meday), alınan kararlar ekteki gibidir, karışıklık

olmasın diye size yolluyorum. Maddeleri okursanız sevinirim. Mehmet Nazif

Edin”

Sayfa 46

83. Medistar’dan Atilla Küçükyalçın tarafından Pacemaker Grubu’na gönderilen

Medistar’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN ile Meday’dan İsmail UĞUR ve Pınar AKALIN

arasında elektronik ortamda gerçekleşen 18.02.2002 tarihli yazışmalarda aşağıdaki

ifadeler yer almaktadır:

“Atilla Küçükyalçın:

Trabzon Numune'de geçen hafta çıkan pil alımında AYTUĞ Medikal firması

VDD set fiyatı olarak KDV dahil 8.700.000.000.- TL fiyat vermiştir. Bizim

verdiğimiz fiyat, anlaştığımız üzere, 8.300.000.000- TL + KDV'dir. Bu firma

kimin bayisi ise lütfen gruba bilgi versin. Bu olay aynı merkezde ikinci kez

oluyor ve gruptaki bazı arkadaşların anlaşmalarımıza pek; önem vermediğini

hissetmeye başlıyoruz.

9 Eylül ile ilgili olarak: Bu hastanedeki alım çalışmalarına başından beri uzak

durduk. Somut bir takım veriler olmadan, hislerle bu tür yazışmaların

yapılmamasını (insanların gruba güvenlerinin zedelenmemesi için)

yapılmamasını rica ederim. BU hastanede daha aktif olan Medikim ve Onmed

firmalarının önerilerini takip edeceğimizi bir kez daha tekrar ediyorum.

Pınar Akalın (Cevaben):

“Trabzon'daki bayimizden aldığım bilgiye göre Numune Hastanesi'nde düşük

fiyat vererek pacemaker'ı alan firma bilgileri aşağıdaki gibidir. Gerekirse

Trabzon'daki bayi aracılığı ile Firmanın Hastane'ye kestiği faturanın fotokopisi

temin edilebilecektir.”

84. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 20.2.2002 tarihinde, saat 17:01:21’de MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve MEDİSTAR Atilla KÜÇÜKYALÇIN arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“ATİLLA: Bütün firmalar verdi bugün teklifi Uludağ'a mesela, herkes aynı fiyatı

verdi

MEHMET: Hı

ATİLLA: Yarın biz takıcaz

MEHMET: Anladım, ben çok güzel yani böyle işte ama bu konsessusu fena

yakalamadık Atilla, burada güzel oldu, özellikle özel hastaneler filan böyle

muma dönmüş Ankara'da ben dolaştım bugün…”

85. 20. 2.2002 tarihinde Medistar’dan Atilla Küçükyalçın tarafından Pacemaker Grubu’na

gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasındaki fiyat anlaşmasını gösteren şu

ifadeler yer almaktadır:

“İzmir'deki olayı araştırıyoruz. Yarınki toplantıda ayrıntılı bilgi vereceğiz.

Bursa Yüksek İhtisas İhalesindeki olayın aslı şöyledir: Anlaştığımız

7,500,000,000.- TL fiyatın 500,000,000.- TL'si lead, 50,000,000.- TL'si

introducer kalanı ise pildir. İhalede pil-lead-introducer ayrı ayrı çıkmıştır.

Sayfa 47

Bursa'daki bayimiz pile anlaştığımız fiyatı atmış lead-introducer muhammen

bedelleri düşük olduğu içinse fiyat vermemiştir. Doktorlarla yapılan görüşmede

bu kalemler için yüksek muhammen bedelli ayrı bir alıma çıkılması konusunda

görüş birliğine varılmıştır. Olayda bayiniz Can Medikal hiçbir şekilde Mehmet

Küçükyalçın'la işbirliğine gitmemiştir. Bu olayla ilgili Tezcan Bey'le görüşmeniz

gerekmektedir, çünkü bayimiz hazırladığı teklifler ihale saatine kadar açık tutup

isteyen herkese bilgi vermiştir. International'da herhangi bir olay yoktur. Satın

almacıların asli görevleri bizi birbirimize düşürüp kaos oluşturmaktır.”

86. 20-21.2.2002 tarihlerinde Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL ve Aydın ÜNAL tarafından

gönderilen elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Sayın grup mensupları,

Herkesin özveriyle mücadele ettiği günlerde referans yazıdaki negatif tarzın

fazla hassasiyetten kaynaklandığını düşünüyorum.

Formed Çamlıca Hayat'ta bir adet stent satmış 1200 $'dan hastaneye

faturalamış, İsviçre'ye hiç stent satmamış, Marmara'ya bir adet 1200$'a

satmış, Memorial'a da grupça anlaştığımız koşullarda malzeme sağlamıştır.

Böyle bir durumdayken neden adımızın bu kadar çok yerde geçtiğini ben de

anlamakta zorluk çekiyorum. Formed anlaşmayı bozmaya karar verirse tüm

merkezlerde bozar. Amacımızın dışına çıkarak yıpratıcı üsluplardan kaçınmak

hepimizin yararına olacaktır.”

87. 26.2.2002 tarihinde Altunizade’deki toplantıya ilişkin olarak Sesa’dan Murat

ÇELEBİ’nin gönderdiği elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

2100

“Değerli Arkadaşlar, 26.2.2002’de Altunizade’deki toplantının özeti

aşağıdadır:

Gündem:

- Maliye Bakanlığı Bütçe Uygulama Talimatının değerlendirilmesi

- Ara alımlar,

- ihaleler,

- yeşil kart teklifleri

- Özel hastane indirimleri

Alınan kararlar:

-…

- yeşil kartlılara ve özel hastalara ekli listedeki fiyatların uygulanması”

88. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 01.03.2002 tarihinde, saat 15:21:43’te MEDİM

ortaklarından Aydın ÜNAL ile Onmed ortaklarından Ali Reşit ONURALP arasındaki

telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“AYDIN: Ama şu da var şimdi mesela önümüzdeki ay tekrardan bu ihaleyi

yenileyecekler Mart ayı içerisinde bu yapamadıkları kardiyoloji ihalesini orda

Sayfa 48

fiyat vericez mi vermicez mi? mesela dün Bakan dedi ki biz bu ihaleyi tekrarlıyacaz ve dedi sizden dürüstlüğünüzü göstermeniz için dedi

REŞİT: Ama olur mu ya taahhütnameyi çözmeden olur mu ya hayır yine aynı şey ..........................................................................................................

AYDIN: Dönüp dolaşıp aynı şeyi konuşuyoruz dedik taahhütname işi çözülmeden biz dedik şu anki fiyatlardan bir dolar dahi aşağı fiyat veremeyiz efendim dedik.

REŞİT: Çünkü biz çok güzel söylemişsin orda. Burada biz rayiç bedel olarak 1715'i görüyoruz anlatabildim mi. Ben bundan niye kımıldıyım abi durup dururken niye ben şey yapım anda bu herif bana …cektir demektir yani 1715'in altında ne varsa o farka demektir ekstradan niye bunu yapalım abi abi hiç oynamayalım tamam mı biz çok güzel gidiyoruz o ihalede birlik beraberlik olursa aynen gene aynı fiyatları veririz. Herifler bi da şey olurlar abi tamam mı ondan sonra da herifler derlerse ki kardeşim yok ben bunu kabul etmiyorum derlerse ondan sonra herhangi bir adımda bulunurlarsa o zaman belki yine de malı kesmek durumunda kalırız ama o zaman yine onlar zor durumda kalırlar Aydın yani bence şuanda bi kere en zor dönemi atlattık neydi o dağınıktık tamam mı şuan biraz toparlandık. SADER denen bir şeyimiz yar derneğimiz yar tamam mı ee piyasayı belirleyen firmalar birlik beraberlik sağlamış durumda en azından ondan ortak bir şeyleri var tavırları var bir deseler hiç değiştirmeye gerek yok abi. Kendi aramızda konuşuruz tamam mı ondan sonra ona göre de bir çizgi belirleriz. İhale yaptığı vakitte abi o zamana kadar halletmiyorsa taahhütname işini gene aynı fiyatlara veririz abi gene aynı oyun bir daha oynanır şeydeki Ankara'da bir daha oynanır abi. Doğru değil mi? AYDIN: Evet evet yani. Doğru doğru. Netice oraya geliyor yani…

...

REŞİT: He işte abi görüyorsun yani çok bunları görüyorsun yani bunlar tesadüfî değil bunlar hepsi bunun neticesi herif çözemiyor anladın-mı bundan sonraki önümüzdeki ihalede beceremezlerse trafik zaten yani tamam mı ondan sonra da zaten herif o aman mecburen daha pratik bir çözüm bulma durumunda olacak… ”

89. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 08.03.2002 tarihinde, saat 16:10:30’da MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“MERT: Abi şimdi şöyle bir durum olmuş bizim, Trabzon'da Numunede bir tane yeşil kartlı bir hasta varmış, bizim bayiye biz fiyatları çekmiştik te, bu nasıl olsa ben hiç alamıyorum diye gitmiş fiyat vermiş tamam mı bu seferde bizde kalmış tabi çünkü %6 daha indirimli vermiş.

MEHMET: Ha yanlışlık olmuş,

MERT: Şimdi ben bunu vermezsem ağzıma … falan diyor, ben de dedim ki valla ben veremem bu kadar anlaşma yapmışken firmalar arasında, ben acaba sonra düşündüm ki bizim grubu dönüp o aradaki fiyat farkı kadar ceza ödesem olur mu yoksa ne yapım ne halin varsa gör diyim mi yani

Sayfa 49

MEHMET: Yo, ben yani şey yapalım ya o kadar da bir şey değil böylesine olabiliyor çünkü o kadar şey ki dinamik gördüğü için hadise yani % 6'lık mı bir indirim yapmış herif

MERT: Hayır şimdi 8.400 vermesi gereken teklif 7.780 vermiş yani %6 daha düşük vermemiz gereken tekliften aşağı vermiş, hata yani

MEHMET: Abi yani hata var sen bunu böyle yaz buradan bu böyle bir hata olmuştur ben yani bunun neyse aradaki farkı ben buna şeyim bir yemek vereyim herkese filan de madem öyle bir şey yap

MERT: Ama gene de şeye aykırı hareket etmiş oluyoruz yani, ben biraz üzüldüm tabi şimdi ne halin varsa gör demek üzereyim adama ama gene de bir sorim de olabiliyorsa izin

MEHMET: Ben yani şöyle yani adam vermese iyi olur aslında çünkü fiyatta belli olmamış olur ama bilemiyorum ne bu Kağan KULAN'ın yerimi Üniversite mi

MERT: Stent işi gidiyor abi biz şu pili bir önce kurtaralım çünkü stent olayı kötü yani ben sana söyleyeyim

MEHMET: Stentte abi biz girmiyoruz ihalelere millet bize küfür ediyor biliyor musun, siz … diyor bilmem valla bir kısmı, bir kısmı da giriyor yani fiyatları düşürmeyin diye küfür ediyor herkes bize küfür ediyor anlayacağın Mert. Adam diyor ki sen diyor bu fiyatı ülkeyi diyor ülkenin şartlarında diyor sen bize destek olman lazım di mi diyor, hocam valla kusura bakmayın dedim ama yani biz dedim yapamayız dedim yani benim bir şeyim var anlaşmam var ben dedim bunu mümkün değil bozmam dedim, o zaman .. git dedi herif yani aynen böyle oldu yemin ediyorum sana yani adam…”

90. Ankara 1 No’lu DGM VE Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 13.03.2002 tarihinde, saat 18:23:43’te ONMED

ortaklarından Mehmet Nazif EDİN ve ONMED Bayisi MEDAY’dan Salih UĞUR

arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“SALİH: Şimdi şey bu pil firmalarıyla siz centilmenlik anlaşması yaptınız ya. Bir fiyat listesi falan belirlediniz.

MEHMET: Evet.

SALİH: Şimdi ihalelere o fiyatın altına teklif yapılmıyor değil mi?

MEHMET: Bir dakika Reşit yanımda, o yaptı bütün fiyat belirlemelerini sana daha iyi cevap verir olur mu, veriyorum.

SALİH: Ya şimdi bu pil firmalarıyla bir fiyat listesi falan belirlediniz ya.

REŞİT: He. esas sana büyük haber. Bugün girişimsel toplandı ya her şey serbest gene. Yani resmi olarak.

SALİH: Ney resmi?

REŞİT: Eski zamana döndük. Vuruşabiliriz yani açık, açık.

SALİH: Pilde falan vuruşabilir miyiz?

REŞİT: Hayır pil hariç bak girişimsel diyorum bir tek şey stent. Pil değil.

SALİH: Tamam stente istediğin fiyata, istediğin şeyi yapabiliyorsun.

Sayfa 50

REŞİT:

SALİH: Tamam pilde ne yapıyorsun abi?

REŞİT: Pilde pilde fiyatlarımız var ya şu andaki durum öyle.

SALİH: Tamam. Tamam, peki sana şunu söyleyeceğim. Şimdi Ankara Tıp'ta tamam mı, Ankara Tıp'ta geçen öyle pil çıktı, ondan sonra biz bu firmalarla falan filan konuştuk. Herkes işte o belirlenen fiyatları atıyor tamam mı, ondan sonra şimdi Erat bey telefon etti. Ondan sonra bir tane pil daha var gene ben senin takmanı istiyorum. Hocam dedim firmalarla biz böyle böyle bir anlaşmamız var dedim. Gene dedim ben aynı fiyatı atayım Mehmet o zaman 10 milyar 800 tutuyordu tamam mı? Biarpil, iki tane lif, iki tane inturustuduyla birlikte.

REŞİT: 10 milyar 800 değil ki o, 9 milyar 400 yüz olması lazım.

SALİH: Nasıl 9 milyar 400

REŞİT: Öyle abi ya sen almadınız mı ya bizim şeyimizi listemizi verdim ben size yolladım. Nasıl ya.

SALİH: Abi o listeden hesapladık bizde.

REŞİT: Olur mu abi ya ben size oraya yazmışım 9 milyar 400 diye yuvarlatılmış TL. diye var orda.

SALİH: Ya İsmail bana yanlış listeden bahsediyor.

REŞİT: Ee herhalde abi yani. Yollayayım mı bir daha ben sana?”

91. Tera’dan Mert AYGEN’e ait 13.03.2002 tarihli elektronik posta iletisinde anlaşmaya

sadakatini ve anlaşmaya uymayanların karşılaştıkları yaptırımı gösteren şu ifadeler yer

almaktadır:

“Atilla Küçükyalçın (Medistar):

Cuma günü Trabzon Numune hastanesindeki yeşil kartlı bir VDD hastası için teklife çıkıldı. Daha önce anlaştığımız üzere 8.300.000.000.- TL + KDV fiyat verildi. Fakat ihale 7.730.000.000.- TL + KDV ile ÖZMED isimli bir bayide kalmıştır. Bu firma kimin bayisi ise lütfen durumla ilgili açıklama yapsın

Mert Aygen (TERA, Ekin Medikal):

Arkadaşlar;

Özmed ne yazık ki bizim bayimiz ve ilk kez gerçekten benim dışımda gelişen bu olay için özür diliyorum. Sanırım pili de takmışlar. Bu konu ile ilgilli Mehmet Tümer'i de arayıp bilgi vermiştim hafta sonunda.

Gruptan özür dilemek için normal fiyat olan 8.300.000 ile aradaki fark kadar bir cezayı ödemeye hazır olduğumuzu bildiriyorum.

Şimdiye kadar bizden kaynaklanan hiçbir eleştiri olmadığını hatırlatır, bunun gerçekten bizim dışımızda oluştuğunu bildirir ve özürlerimi sunarım.”

92. 19.3.2002 tarihinde Mutlu Medikim’den Dinçer SERTKAYA tarafından Pacemaker

Grubu üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde;

Sayfa 51

“Sayın Pacemaker grup üyeleri,

Replasman (kalp pilinin değiştirilmesi) kararı alınan ve reçetesi doktor tarafından bize verilerek işlemlerine başlanan bir hastamız vardı. Böyle durumlarda satın almadan Abdullah Bey firmaları arayarak fiyat alıyor. Bizim bayimiz de diğer firmaların bölge sorumlularını arayarak, hastanın replasman olduğunu, fiyat vermeleri gerekirse bu durumu göz önünde bulundurmalarını (düşük fiyat vermemelerini) rica etmiş. Her zaman indirim yapan Reysaş, belirttiğim nedenle fiyat vermemiş. Bu centilmen davranış için teşekkür ederiz. Bugün replasman için Medistar’ın fiyatının kabul edildiğini öğrendik! Bugün yapılan Bursa ihalesi sonuçlandı. Medistar bize gönderdiği mailde, bu yeşil kartlı hastalar için belirlediğimiz liste fiyatını (7500+KDV) verdiğini belirtti. Biz de bu fiyatı verdik. Tercihi doktora bıraktık. Ama ihalede lead’i bedelsiz verdiklerini ve introducer için belirlediğimiz fiyatı değil önceki fiyatı vermişler. Sonuçta 6500 TL civarı sonuçlandı.”

ifadeleri yer almaktadır.

93. Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN’in dizüstü bilgisayarından alınan

09.04.2002 tarihli belgede Kardiyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmaların Toplantı

Gündemi yer almaktadır.

“Kardiyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmalar Toplantısı

GÜNDEM

1. Aritmi Toplantısı, Ankara, 18-20 Nisan 2002

=> MMT firması sponsorluk yapmayacaktır.

2. Sader'in Emekli Sandığı ile yürüttüğü protokol görüşmeleri

=> ES'nın Kalp Yetersizliği pili için hesapladığı 10.750 USD civarındaki sistem fiyatı uygun bulunmuştur.

=> Sayın Atilla Küçükyalçın, ES'na en kısa zamanda sunmak üzere pil/ICD fiyat listesi hazırlayacak ve Pacemaker@Yahoogroups.Com üzerinden dağıtacaktır.

3. Bakan Okuyan ile yapılan son görüşmenin detayları

4. Bayi sorunları

=> PEFİP Kodeksi'ne uygun hareket edilmesi kabul olunmuştur.

=> Pil/ICD işinin azami teknik! ve ticari denetimini ve PEFİP kurallarına uygunluk sağlamak açısından tüm Türkiye'de direk organizasyon kurmanın zorunluluk olduğu düşünülmektedir

5. Özel hastane komisyonları

=> Özel hastane komisyonlarında (ARO: tabii ki diğer hastane komisyonlarında da bir oynama yok!!!) herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır. Gerekirse özel hastanelerin pil alımında firmalar ortak teklif görüşmesi yapacaktır.

=> Başkent Üniversitesi'nin ICD için %10 komisyon talebi tekrar değerlendirilecek, %5 teklifi götürülecektir.

6. Yeşil Kartlı hastalarda verilen fiyatlar

Sayfa 52

=> Yeşil Kartlı hastalardaki pillerde haksız bir dağılım söz konusu olmuştur. Bunu önlemek amacıyla 10.04.02 tarihinden itibaren çıkacak Yeşil Kartlı piller aşağıdaki alfabetik sıralamaya göre takılacaktır:

MATEK

MEDİKİM

MEDİSTAR

MMT

ONMED

REMED

REYSAŞ

TERA

Yeşil Kartlı hasta çıkması durumunda, pilin ne zaman hangi merkezde takılacağı Pacemaker@Yahoogroups.com üzerinden bildirilecektir.

Alfabetik sıralamaya göre bundan sonraki Yeşil Kartlı pil Matek firması tarafından takılacaktır.

7. İzmir SSK.

=> Reysaş firması, bayisi Data firması üzerinden SSK'ya yüksek fiyat teklif edecektir. Yüksek faturanın tahsilatı konusunda Reysaş, diğer firmaları bilgilendirecektir.

8. İhaleler

=> Ankara Yüksek ihtisas

=> Konya Selçuk Üniversitesi

=> Bu iki ihaleye de PEFİP üyesi 8 firma katılmayacaktır. Konya ihalesine, Onmed gözlemci firma olarak katılacak, herhangi PEFİP dışında bir firmanın hareketi durumunda,

DDD(R), VDD(R) pilleri 2.500 USD

VVI(R) pililer 2,000 USD

taban fiyattan ihalede teklif edilecektir.

ihalenin kazanılması durumunda - ki arzulanmayan bir durum-piller dönüşümlü olarak 8 firma tarafından takılacaktır.

=> Elazığ’ı

9. PEFİP kodeks

=> PEFİP Etik Kodeksi'nin grubumuzun ideallerini oluşturması açısından yön gösterici olduğu kabul edilmiştir.

=> PEFİP Etik Kodeksi, platformumuzun diyalogunun sürdürülmesi ve güçlendirilmesi sayesinde hayata geçirilebilecektir.”

2340

94. Dinçer SERTKAYA tarafından PEFİP üyelerine gönderilen 11.4.2002 tarihli elektronik

posta iletisinde PEFİP Kodeksi’ne uyum gösterildiğine ilişkin aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır:

“Sayın PEFİP üyeleri,

Medikim Şirketler grubu olarak Adana Üniversal Hastanesi ile mikrobiyoloji, hematoloji, cross match, kontrast made- pacemaker ve bazı kardiyoloji ürünlerini de içine alan bir paket anlaşma yapmış bulunmaktayız. Anlaşma

Sayfa 53

gereği Üniversal bu ürünleri sadece grubumuz firmalarından temin edecektir.

Yapılan bu anlaşmada PEFİP Şartlarının dışına çıkan bir durum kesinlikle

yoktur.”

95. 11.4.2002 tarihinde Medistar’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN tarafından Pacemaker Grubu

üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasında hastane komisyonlarının

ortak belirlenmesine ilişkin anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya tüm firmaların uyması

için kontrol mekanizmasının işlediğini gösteren aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Adana üniversal hastanesi son birkaç yıldır pacemaker ihtiyaçlarını bizden

karşılamaktaydı. Firmalar olarak aramızda yaptığımız anlaşma gereği bu

hastanedeki komisyon oranımızı %10'a çekmiştik. Dün satmalına müdürü Dr.

Ahmet Üstel pacemaker konusunda Medikim'le çok iyi şartlarla bir anlaşma

yaptıklarını, bundan sonra Medistar ile çalışmayacaklarını deklare etti. Bugüne

kadar satın almacıların piyasayı kızıştırma çabalarına alışmış olmamıza

rağmen (bu tüm firmalar için geçerli) ilk defa bir hastane sürekli çalıştığı bir

firmayı değiştirme yoluna gitti, bu yüzden Medikim'den bir açıklama

bekliyoruz.”

96. 12-13-14.4.2002 tarihli elektronik posta iletilerinde firmalar arasındaki pazar

paylaşımına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Değerli Arkadaşlar, Trabzon’da yeşil kartlı bir hasta için kalp pili fiyatı

istenmekte. Alfabetik listede sıra bizde olduğundan bu alım için 26.2.2002

tarihli toplantımızda kararlaştırılan liste fiyatından toplam 8500+KDV fiyat

vereceğiz. Diğer grup üyesi arkadaşların buna göre daha yüksek fiyat

vermelerini rica ederiz. Murat Çelebi-Sesa.”

“Arkadaşlar, Trabzon’daki yeşil kartlı hastanın ihalesi bizde kaldı. Dün Leyla

Hanım ve ben İzmir’deydik, bu nedenle ancak bu sabah mesajı okuyabildim,

hemen bayimi aradım fakat teklifi vermişti. Murat’ı arayıp durumu anlattım, o

da anlayışla karşıladı. Kimsenin aklında soru kalmasın diye gruba bilgi

vermek istedim. Nuran Sezer-Remed”

“Bu durumda ilk yeşil kartlı hastayı tekrar biz alacağız. Remed’in sırası

geldiğinde sıra bir sonraki firmaya atlar. Murat”

“Şu sıralamayı bir yazar mısın, ben de takip edeyim. Mert Aygen-Tera”

“Matek, Medikim, Medistar, MMT, Onmed, Remed, Reysaş, Tera. Murat

Çelebi”

97. Ankara 1 No’lu DGM VE Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 10.05.2002 tarihinde, saat 15:49:10’da SESA

ortaklarından ve SADER Başkanı İbrahim ERDOĞAN ve Semih Şaban ER adlı kişi

arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“İbrahim: Oldu oğlum, peki, kapak kapak dokuzyüzon dolardan kalacak mı

böyle?

Sayfa 54

Semih: Yani abi, simdik ben sana bir şey söyleyeyim, biz de Reysaşla çok güzel bir işbirliğine girdik işte, hiçbir yerde biz fiyatımızı düşük vermiyoruz, İzmir’de mesela [bin]ikiyüzdoksanbeş dolar veriyoruz, Ankara'da binikiyüzdoksanbeş dolar veriyoruz, tamam mı? Hani sigorta alım yapıyor Ya? binikiyüzdoksanbeşin beş kuruş altına vermiyoruz, Süreyya Paşa. İstedi, halen teklif yapıyor, istiyorsan bak büroya gidiyorum şimdi büroya gidince sana fakslarım, iki milyar yediyüzmilyon KDV dahil fiyat verdim, SSK Süreyya Paşa'ya orada da Reysaş'la ikimiz verdik, Bıçakçıların haberi yok oradaki alımdan, orda da şey yaptılar, hatta ben adamı aradım, sigorta yazı göndermiş bin yetmiş dolar KDV dahil bin yetmiş doların üstüne alım yapmamaya dikkat edin diye…”

98. Kardiyoloji Çalışma Grubu’nun üyelerine yönelik 17.1.2002 tarihli duyuruda

rekabet koordinasyonuna yönelik olarak aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın İlgili,

Cumartesi günü Ankara'da yapılan toplantıda alınan karar gereği, aşağıdaki konuların 17.1.2002 tarihli yazıda imzası bulunan arkadaşlara ve söz konusu yazıda imzası olmasa bile konuya olumlu yaklaşan arkadaşlara duyurulması konusunda gereğinin yapılması önemle rica olunur.

1) İstanbul, Ankara ve İzmir'deki firmalar, kendi aralarında gruplar kurarak derhal Üniversite, Devlet, SSK Hastaneleri ziyaretlerini gerçekleştirmeli ve 1.2.2002 tarihi itibarı ile cerrahi malzeme ve intraaortik balon dışındaki tüm konsinyelerimizin iade alınacağı söylenmelidir. (Bu çalışma İstanbul'da yapılmıştır.) Bu kararı almamızda, SSK ihalesinin belirleyici olmadığı, ancak resmi alımlar konusunda alım şeklinin belirsizliği ve gelecekte yapılacaklar konusunda net bir şeyler ortaya çıkmadığından ve bu nedenle de önümüzü göremediğimizden kendimizi korumak amacıyla böyle bir karar almak zorunda kaldığımız, SSK, Emekli Sandığı ve Bağ Kur'daki belirsiz durum giderilene kadar buna devam edileceği uygun bir dille ve doktorları karşımıza almadan anlatılmalıdır.

2) Alınmış olan kararlar konusunda kesinlikle tavizkar davranılmamalı ve kararların uygulanmasında kesinkes kaçak olmamalıdır.

3) Alınmış olan kararın uygulanacağı güne (1.2.2002) kadar, kararın uygulanacağı günleri kurtarmak amacıyla, haksız bir rekabet ortamı doğuracak şekilde toplu satışlardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu konuda tüm arkadaşların gereken titizlik ve sorumluluk içerisinde davranmaları, herkesin kendi bünyesinde ve piyasadaki tüm firmalar konusunda denetimlerde bulunması gerekmektedir. Bu arada ihale ve ara alımlar için belirlenmiş olan stent fiyatları ( 1.750.000.-TL + KDV) geçerlidir.

4) Tüm firmalar, alınmış olan kararın uygulanması konusunda bayilerinden de sorumludurlar. Konsinyelerin bayilerden iade alınması, bayilerin de kullanıcılardan iade almaları gerekmektedir. Bu karara uymayan bayinin bayiliği derhal iptal edilmeli ve kararın muhalifi olan bayiye hiçbir arkadaşımız tarafından bayilik verilmemelidir.

5) Star gazetesi ve Devlet yetkililerine yazılacak yazılar için, 17.1.2002 tarihli

Sayfa 55

yazı ekindeki imzalarınızın kullanılması konusunda acil teyidiniz rica olunur. Konunun ve bu yazıların aciliyeti nedeniyle şimdilik söz konusu imzalarınız kullanılacaktır. Daha sonra, bu yazılara orijinal imzalarınız alınacaktır.

Gereği ricasıyla tüm arkadaşlara duyurulur. “

I.2.4. Pazarın Rakipler Arasında Paylaşımına İlişkin Tespitler

99. 5.2.2002 tarihinde Remed ortaklarından Leyla Tekbulut tarafından gönderilen

elektronik posta iletisinde kalp pilleri pazarında acil durumlarda firmaların sırayla mal

vermeleri konusunda anlaşıldığına ilişkin şu ifadeler yer almaktadır:

“Murat,

Acil konusu son derece suiistimale açık. Bu konuyu pacemaker grubu uzun uzun tartıştı ve herkesin anlaştığı bir karara vardık. Siz de acil durumlar için bir havuz oluşturup sırayla oradan stent verebilirsiniz ama anlaşma zemini bir kez “şüpheli bir acil” ile zarar görürse toparlamak zor olabilir.”

100. 13.2.2002 tarihinde Medikim’den Dinçer SERTKAYA tarafından gönderilen

elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

2460

“Sayın Çalışma Grubu Üyeleri,

Medistar'dan Mehmet Tümer'in dün akşam yazdığı mail' de kullandığı ifade şu şekildedir;

Medikim İzmir bayisinin Atakalp'de Yapı Kredi sandığına bağlı bir hastaya verilen pace konusunda bir açıklaması olacak mı ? (Verilen veya verilmeyen komisyon miktarı? )

"Yapı Kredi sandığına" ifadesi tamamen yanlış olup, Bu hasta Yapı Kredi Bankası’na ait olan Yaşam Sağlık/Hayat Sigortası'nın bir hastasıdır. Bu hasta için Bankanın sigorta işleri ile ilgili kişilerle görüşülerek hastanın ihtiyacı olan malzemelerin eski protokol fiyatlarımız ile iskontosuz olarak verileceği

söylenmiş ve fatura indirimsiz olarak kesilmiştir. Atakalp Merkezi ne de kesinlikle iskonto yapamayacağımız bildirilmiştir.

….

5.Toplantıda önce özel hastanelere %10 indirim yapılacağı söylenmişti. Ücretli hastalara da %10 yapılacaktı. Firmalar arasında da bu konularda belirsizlik olduğundan bu hastada bu indirimlerin hiçbirini yapmadık.

6.Her hastayı danışarak ve ortak karar alarak birbirimizle irtibat halinde olduğumuzu biliyor ve bunu uyguluyoruz. Dün öğleden sonra ofis dışında olduğumuzdan bu hasta ile ilgili bilgileri size mail ile bildiremedik. Ancak Leyla Hanım'ın telefonuna mesaj bırakabildik. Özel hastanelerde yapılacak vakalar için Murat Çelebi ve Atilla Küçükyalçın ile bir kaç kez telefonla görüştük. Hasta ve hastane ismi 'zaten o saatlerde belli değildi. Bu hasta ve hastanenin durumunda, birlikte aldığımız kararlardan bir sapma olmadığı ve yanlış anlaşılma ihtimali hissetmediğimizden bildirmekte de biraz geciktik. Bu

Sayfa 56

durumun yanlış anlaşılmasından ve imalı bazı ifadelerden dolayı üzüntü

duyuyoruz.

……

Reysaş'ın İzmir' de SSK Bozyaka Hastanesi'nde VVI pace replasmanı için

verdiği fiyat bizim kararlaştırdığımız fiyatın yaklaşık 1,5 milyar daha altında

olduğundan alım için Reysaş'a karar verilmiş ve implantasyon haftaya

Çarşamba günü gerçekleştirilecekmiş.

……

Pazartesi günü yaptığımız toplantıda 8100$'lık Atrial Taşikardi önleme özellikli

pace'in fiyatını geri çekeceğimizi söyledik. Bu fiyata çok yakın olan Tera’nın

Euro cinsinden verdiği yaklaşık 8600$’lık fiyatını geri çekmemesi, Medistar'ın

9600$' lık fiyatının bu ürün için belirlenmesini engelledi. Fiyatımızı çekmekle

ürünü tekrar protokole dahil edememe riskini de üzerimize almış olacağız.

Birlikte kurmuş olduğumuz dayanışma ortamında sonuna kadar var

olduğumuzu her fırsatta dile getirmekteyiz. Yukarıda yazmış olduğumuz

maddeler ve diğer hususlardan dolayı ithamlarda bulunarak, herhangi bir

yanlış anlaşılmanın ortaya çıkmasına izin vermek istemiyoruz. Ortalıkta

dolaşan bu çeşit söylentilerin ilişkilerimize zarar vermemesi için asıllarının

araştırılması düşüncesindeyiz. Belirsizliğin hala devam ettiği bu kritik günlerde

hepimizin biraz daha anlayışlı olması birlik ve beraberliğimizi

kuvvetlendirecektir.”

101. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 18.02.2002 tarihinde saat 14:45:54’te ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve ONMED Ankara bayisi İsmail UĞUR arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“İ: İsmail UĞUR M: Mehmet EDİN

M: Bundan sonraki pil bizim.

İ: Bu fiyat teklifini aldık biz onların tamam mı?

M: Tamam.

İ: Onun üstünde fiyat………

M: Tamam, şimdi bundan sonraki pil bizim.

İ: SSK’da Dışkapı’da

M: Evet.

İ: Veya Etlik’te nerde olursa.

M: Ama bizim pil ona göre ayarlıycaz tamam.

İ: Ben fiyatı vericem onlar düşük mü vericekler, yüksek mi?

M: Hayır biz düşük vericez onlar yüksek vericek.

İ: Peki bir tavan fiyat var mı tavan tavan.

M: İşte onu şimdi onu belirliycez, yarın toplantı yapıcaz inşallah.”

102. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 20. 2.2002 tarihinde saat 13:13’te ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve ONMED Ankara bayisi Salih UĞUR arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

Sayfa 57

“S: Salih UĞUR M: Mehmet EDİN

M: Tamam alıma çıkacak.

S: Söz vermiyorum hocam dedim ihale almaya da dedim.

M: Alıma çıkacak ama ilk pil bizden.

S: Bizim mi?

M: Ha bizim şöyle Proses aldı ya iki tane.

S: Evet.

M: Bizim almamız lazım, dönüşümlü yapacağız ta ki şu işler oturana kadar. S: Kimle dönüşümlü yapacağız?

M: Ee kim veriyor oraya teklif?

S: Herkes… Medistar veriyor.

M: Herkes veriyorsa işte öyle dönüşümlü olacak, ilk başta öyle olacak yani şuan çünkü

S: Öbür pilcilerin haberi var mı bu işten.

M: Valla hepsinin haberi var bundan sonraki ilk pil bizim veyahut sen iki tane takacaksın abi o iki tane acili takacaksın.

S: % 30 indirimli mi vereyim?

M: Yoo hayır %30 indirimli vermeyeceksin, ben verdim bütün fiyatları İsmail’e.

S: Biliyorum hı hı.

M: İşte o fiyatlardan takacaksın.

S: Tamam.

M: Tamam mı? Yani şimdi iki tane Proses aldı, iki tane de biz alalım bu iki tane acili diye düşünüyorum ben, sen konuşun Medistar ile Ankara ofisiyle konuşun, ondan sonra çıkacak iki taneyi başkası alsın…”

103. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 25.2.2002 tarihinde saat 14:10:58’de MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“MERT: Ben şimdi İstanbul'dayım, dönecektim abi, ondan sonra toplantıya kalim diye kaldım abi ne konuşulacak, bir şey de konuşulmayacak abi

MEHMET: Yok, bir şey yok abi, sistemde yürüyor aslında yani öyle toplantı mesela işte yeşil kartta filan bazı soru işaretleri olmuşta şeyde Siyami Ersek'te şey olmuş, yeşil karta veriyorduk şey olarak fiyat teklifi atıyorduk, başka bir soru daha ol şöyle bir sorun oldu sana sadece bilgi vereyim dedim, o şeylerle oldu bu da Mehmet EDİN'ler falan anlayamamışlar onlar, şimdi mesela şöyle şey oldu diyelim 12-20 gündür geçici duran hastalar var tamam mı, hastaların kurumu ödeme yapmıyor, diyor ki bize Üniversite fatura etsin diyor, bir tane oldu öyle, Bursa'da oldu öyle bir hadise, hasta doktor da dedi ki ulan dedi oldu olacak öldürelim hastayı dedi, enfeksiyon kapmış çünkü o şey hani temoroldan girince geçecek falan, ondan sonra bu sefer o temorali çıkartmışlar oradan hastanın bu sefer öbür bacağına geçmişler filan onlarda

Sayfa 58

adamlarda demişler ki ya böyle manyakça bir şey olabilir mi tamam 15-20 gün bekledik ama burada demiş yapacak bir şey yok , o tür hadiseleri birbirimize haber vererek fiyat teklifi atalım, bir de şey oldu Ankara SSK'daki sırayla takma hadisesine döndük orda da, hani Ankara SSK'da fiyatlar çünkü hep Biyotonik'in fiyatı çıkıyor çünkü düşük ya onun fiyatı

MERT:Hııi

MEHMET: Öyle bir durum oldu yani bu tür şeyler yani temel sağlam olan bir yapımız var o yapının üzerinde mesela bizim Özel Hastanelere filan Mert beton gibi duruyoruz abi hiçte vermiyoruz, ne yaparlarsa yapsınlar yani

MERT: Çokta iyi oldu abi %10'a indirdik yani ne oldu takmıyorlar mı yine takıyorlar

MEHMET: Hem takmıyor heee hem öyle isteyen geçen 1-2 hastane dedi ki işte bize yok işte biz dedi takmayız uğurlar olsun dedik bana ne abi ne yaparsanız yapın, heriflere hiçbir şey olmadı yemin ediyorum sana, hiçbir sorun çıkmadı yani, yani ben şuana kadar bir sorun görmedim yahu pacemakerde böyle güzel güzel gidiyor ama öbür taraf önemli değil ben hiç uğraşmıyorum zaten.”

104. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 8.3.2002 tarihinde saat 16:10:30’da MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

2600

“MERT: Abi şimdi şöyle bir durum olmuş bizim, Trabzon'da Numunede bir tane yeşil kartlı bir hasta varmış, bizim bayiye biz fiyatları çekmiştik te, bu nasıl olsa ben hiç alamıyorum diye gitmiş fiyat vermiş tamam mı bu seferde bizde kalmış tabi çünkü %6 daha indirimli vermiş.

MEHMET: Ha yanlışlık olmuş,

MERT: Şimdi ben bunu vermezsem ağzıma … falan diyor, ben de dedim ki valla ben veremem bu kadar anlaşma yapmışken firmalar arasında, ben acaba sonra düşündüm ki bizim grubu dönüp o aradaki fiyat farkı kadar ceza ödesem olur mu yoksa ne yapım ne halin varsa gör diyim mi yani

MEHMET: Yo, ben yani şey yapalım ya o kadar da bir şey değil böylesine olabiliyor çünkü o kadar şey ki dinamik gördüğü için hadise yani % 6'lık mı bir indirim yapmış herif

MERT: Ama gene de şeye aykırı hareket etmiş oluyoruz yani, ben biraz üzüldüm tabi şimdi ne halin varsa gör demek üzereyim adama ama gene de bir sorim de olabiliyorsa izin

MEHMET: Ben yani şöyle yani adam vermese iyi olur aslında çünkü fiyatta belli olmamış olur ama bilemiyorum ne bu Kağan KULAN'ın yerimi Üniversite mi

MERT: Stent işi gidiyor abi biz şu pili bir önce kurtaralım çünkü stent olayı kötü yani ben sana söyleyeyim

Sayfa 59

MEHMET: Stentte abi biz girmiyoruz ihalelere millet bize küfür ediyor biliyor musun, siz … diyor bilmem valla bir kısmı, bir kısmı da giriyor yani fiyatları düşürmeyin diye küfür ediyor herkes bize küfür ediyor anlayacağın Mert. Adam diyor ki sen diyor bu fiyatı ülkeyi diyor ülkenin şartlarında diyor sen bize destek olman lazım di mi diyor, hocam valla kusura bakmayın dedim ama yani biz dedim yapamayız dedim yani benim bir şeyim var anlaşmam var ben dedim bunu mümkün değil bozmam dedim, o zaman .. git dedi herif yani aynen böyle oldu yemin ediyorum sana yani adam…”

105. Tera’dan Mert AYGEN’e ait 13.3.2002 tarihli elektronik posta iletisinde anlaşmaya

sadakatini ve anlaşmaya uymayanların karşılaştıkları yaptırımı gösteren şu ifadeler yer

almaktadır:

“Atilla Küçükyalçın (Medistar):

Cuma günü Trabzon Numune hastanesindeki yeşil kartlı bir VDD hastası için teklife çıkıldı. Daha önce anlaştığımız üzere…fiyat verildi. Fakat ihale …ÖZMED isimli bir bayide kalmıştır. Bu firma kimin bayisi ise lütfen durumla ilgili açıklama yapsın

Mert Aygen (TERA, Ekin Medikal):

Arkadaşlar;

Özmed ne yazık ki bizim bayimiz ve ilk kez gerçekten benim dışımda gelişen bu olay için özür diliyorum. Sanırım pili de takmışlar. Bu konu ile ilgilli Mehmet Tümer'i de arayıp bilgi vermiştim hafta sonunda.

Gruptan özür dilemek için normal fiyat olan 8.300.000 ile aradaki fark kadar bir cezayı ödemeye hazır olduğumuzu bildiriyorum.

2650

Şimdiye kadar bizden kaynaklanan hiçbir eleştiri olmadığını hatırlatır, bunun gerçekten bizim dışımızda oluştuğunu bildirir ve özürlerimi sunarım.”

106. 12-13-14.4.2002 tarihli elektronik posta iletilerinde firmalar arasındaki pazar

paylaşımına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.

“Değerli Arkadaşlar, Trabzon’da yeşil kartlı bir hasta için kalp pili fiyatı istenmekte. Alfabetik listede sıra bizde olduğundan bu alım için … fiyat vereceğiz. Diğer grup üyesi arkadaşların buna göre daha yüksek fiyat vermelerini rica ederiz. Murat Çelebi-Sesa.”

“Arkadaşlar, Trabzon’daki yeşil kartlı hastanın ihalesi bizde kaldı. Dün Leyla Hanım ve ben İzmir’deydik, bu nedenle ancak bu sabah mesajı okuyabildim, hemen bayimi aradım fakat teklifi vermişti. Murat’ı arayıp durumu anlattım, o da anlayışla karşıladı. Kimsenin aklında soru kalmasın diye gruba bilgi vermek istedim. Nuran Sezer-Remed”

Sayfa 60

“Bu durumda ilk yeşil kartlı hastayı tekrar biz alacağız. Remed’in sırası

geldiğinde sıra bir sonraki firmaya atlar. Murat”

“Şu sıralamayı bir yazar mısın, ben de takip edeyim. Mert Aygen-Tera”

“Matek, Medikim, Medistar, MMT, Onmed, Remed, Reysaş, Tera. Murat

Çelebi”

107. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 16.4.2002 tarihinde saat 14:13:03’te MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve Ali KILINÇASLAN arasındaki telefon görüşmesinde

aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“ALİ : Bu Konya ihalesi şeyine aldın mı ya sonuçlarını?

MEHMET: Ama perşembe günü açılıyormuş zarflar Çağrı'da.

ALİ: Bi saniye bi şey soracam bu ONMED niye giriyor ihaleye?

MEHMET: Neden bilmiyorum ki.

ALİ: ONMED pile teklif atıyor. Niye başka firmalar girmiyor da ONMED

giriyor...

MEHMET: Hayır orda şey oldu öyle bi anlaşma var, Atilla var Atilla'yla görüş

onu artı orda şöyle bi olay oldu bi hadise oldu valla detayları Atilla biliyor ben

ilgilenmiyorum o pilin şeyiyle pil grubu var ya.

ALİ: He.

MEHMET: O pil grubunun görüşmelin var o bi alt yapı hazırladılar sırayla

falan ihaleye girilecek gibi bi şeyler sen bi Atilla'yla görüş be şey.

ALİ: Tamam. Yüksek İhtisas kimde, Yüksek İhtisası nasıl kaptırıyoruz biz ya.

MEHMET: Yüksek İhtisasta ihaleye mi girdiler.

ALİ: İhalemiz var yarın perşembe günü.

MEHMET: Hayır ihaleye kimse girmiyor yüksek ihtisasta.

ALİ: Allah Allah.

MEHMET: Abiciğim bak.

ALİ: Etraf yine paylaşıldı…”

108. Onmed ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen 17.4.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde müşteri paylaşımına işaret eden şu ifadeler yer almaktadır: “İzmir Atatürk Devlet Hastanesinde yeşil kartlı Hatice Can isimli hasta için

DDD pil alımı yapılacaktır. Sırada Matek var galiba. Lütfen gereği yapılsın.

Matek bize vereceği teklifi bildirsin.”

109. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 16.5.2002 tarihinde saat 10:21:15’te ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve İzmir Bölge’den Mahir adlı kişi arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

2710

“ME: Mehmet EDİN M: Mahir

Sayfa 61

ME:Günaydın, Mahir, biz bizim büro ofisten Onmed İzmir ofisinden diğer firmalara periyodik sıra uygulaması konusunda bir faks çektik mi?

M:Dün öyle bir şey hazırladık çekildi mi bilmiyorum, ne oldu?

ME:Niye çekiyorsunuz ya?yazılı böyle bir şey çekilir mi Mahir?şey yapılmaz ya!

M: Şey olmasın belge olmasın diye mi diyorsunuz?

ME :E tabi.

M:Anladım.

ME: Kim yani böyle bir şey yapmadan evvelde haberim olsun benim yani. M: Sizin o konuyla ilgili bilginiz yok muydu?

ME:Yok hayır, hayır yazıyla onları ilgili var da yazı yazıp yolluyoruz lan hiç öyle yani biz burada bütün e-mailleri siliyoruz her bir şeyi yapıyoruz.

M:Firmaların haberdar olması.

ME:Telefonlan yapılır.

M: Şeydeki İstanbul'daki nasıl yapılıyor? -

ME: Telefonlan.

M: Öyle mi?

ME: Hiç öyle yazılı bir şey, katiyen.

M: Hıı! anladım tamam.

ME: Yani sizin düşünmemeniz beni şaşırttı Mahir.

M: Valla yok.

ME: Hakikaten şaşırttı, yani bu ciddi bir şey, hakketen şaşırdım.

M: Mehmet Bey şimdi bu faksı çekilen firmalar belli firmalar biliyorsunuz.

ME: Ben hiçbir firmaya güvenmiyorum Mahir, ben bir tek sana güvenirim, kendi firmama güvenirim, başka hiçbir yere güvenmem, hiçbir yerde hiçbir yazılı.

M: Tamam, biz bu güvene dayalı olarak iş yapıyoruz burada.

ME: Yok yok, başka firmaya güvenmeyeceksin Mahir, lütfen, işimizi yapacağız ama başka firmaya hiç bir şekilde güvenmeyeceğiz, lütfen.

M: Tamam olabilir olabilir tamam tamam peki.

ME: Antetli kağıda mı yazıldı bu?

M: Düşünemedim kusura bakmayın.

ME: Peki antetli kağıda mı yazıldı.

M: Görmedim ben, bir şimdi sorarım…”

110. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 17.07.2002–18:17:31’de ONMED’in Ankara’daki

bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve MMT MEDİKAL’den Cumhur ÇEKEN

adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“İSMAİL: Cumhur bey merhaba İsmail ben ONMED den.

CUMHUR: Ha efendim.

İSMAİL: Rahatsız ediyorum da bugün bi tane hasta var Ayşe AKMANI diye, ona VVI teklifimiz var o pil bizim onla ilgili siz Ayhan'la bi görüşebilirmisiniz, yüksek teklif atabilirimi ona?

CUMHUR: Bi dakka teklif inşallah vermedik bugün yarın mı takılacak bu.

Sayfa 62

İSMAİL: Yarın ihalesi yapılacak.

CUMHUR: Yarın ihalesi yapılacak.

İSMAİL: İhale teklifi verdiyse de geri çeker mi bilmiyom çevirebilirse.

CUMHUR: Bi dakka alım hastanın adını?...”

111. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 17.7.2002 tarihinde saat 18:26:51’de ONMED’in

Ankara’daki bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve MMT MEDİKAL’den

Cumhur ÇEKEN adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır:

“İSMAİL: Cumhur merhaba tekrar İsmail ben. Ya şimdi ben hocaya

ulaşamadım. Bizimkiler yanlış anladı muhtemelen sen zaten beş milyar küsur

fiyat vereceksin ona değil mi?

CUMHUR: Eee valla teklifi götürmüş bile olabilirler herhalde.

İSMAİL: Teknik olarak öyle vermen lazım çünkü fiyatın düşük bizimki de altı

milyar küsur o zaman tamam üstü zaten sizde kalıyor bi sorun yok yani.

CUMHUR: Tamam ondan sonra gene bak bizim pilimiz gene atmadınız

etmediniz demeyin ha, çünkü.

İSMAİL: Yok abi konuştuk ya.

CUMHUR: Tamam. Şey gidiyorum, senden sonra ben öyle bişey hazırladık

mı dedim, hatırlıyorum bakacam dediler yani zaten.

İSMAİL: Tamam neyse sonuçta yani benimse de sana geçtiyse yarın birgün

başka pilde hesaplaşırız tekrar sorun değil bu senin olsun…”

112. 1.10.2002 tarihinde Onmed'deki Pelin URAL’dan Meday çalışanı Pınar AKALIN'a

gönderilen elektronik posta iletisinde ihale paylaşımına işaret eden şu ifadeler yer

almaktadır:

“Pınar'cığım,

Trabzon'da VDD hastası. Osman Öztabak

Remed'inmiş teklif verilirse 9,600+KDV”

113. Onmed’den İsmet MAR’ın Meday’dan Pınar AKALIN’a gönderdiği 2.10.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“...Diyarbakır'da Sakine Çakmak dddr Medistarın pili bilgin olsun teklif atılırsa

11,000+kdv”

114. 10.10.2002 tarihinde Onmed’deki İsmet MAR'dan Meday çalışanı Pınar AKALIN’a

gönderilen elektronik posta iletisinde müşteri paylaşımına işaret eden şu ifade yer

almaktadır:

“Malatya'da SSK’LI bir hastaya VVI isteniyormuş. Adı Adile Öztürk. Medikimin

hastası teklif atmıycakmışız bilgin olsun...”

Sayfa 63

115. 21.10.2002 tarihinde Onmed'deki İsmet MAR'dan Meday çalışanı Pınar AKALIN’a

gönderilen elektronik posta iletisinde fiyat tespitine ve müşteri paylaşımına işaret eden şu

ifade yer almaktadır:

“... günaydın; İyi haftalar dilerim. Ankara Yüksek İhtisas’ta 2 adet pil istemi

varmış.

VVI ya da VVIR olacakmış. Yeşil kart Medikiminmiş.

VVI: 6000+KDV

VVIR: 8000+KDV

Bilgin olsun...”

116. 22.10.2002 tarihinde Onmed'deki İsmet MAR'dan Meday çalışanı Pınar AKALIN'a

gönderilen elektronik posta iletisinde pazar paylaşımı ve ihalede anlaşmaya işaret eden

şu ifadeler yer almaktadır:

“...Erzurum'da Yeşil kartlı hastaya VVIR isteniyormuş Tera'nın pili fiyat

atmamıza gerek yokmuş Reşit Bey İsmail Beye iletmemi söyledi bilgin olsun

canımcım.”

117. 8.11.2002 tarihinde Onmed'deki İsmet MAR'dan Meday çalışanı Pınar AKALIN’a

gönderilen elektronik posta iletisinde ihale’de anlaşma yapıldığını ve müşterilerin

paylaşıldığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:

“...Ank.Eğitimde ICD varmış. Rukiye Küçük VDDR Medistarın. Teklif atmayın

atarsanız da 52,730+KDV verin diyor ...”

I.2.5. Rakiplerin Faaliyetlerinin Zorlaştırılmasına İlişkin Tespitler

118. 6.2.2002 tarihinde Medim’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta iletisinde

aşağıdaki hususlara yer verilmiştir.

“Sayın Kardiyoloji Grubu,

…Elektra’dan İsmail Bey’den; Akdeniz Hastanesi’ne yoğun baskı sonucu mal

vermek zorunda kaldıklarını, diğer merkezlere gerek Boston gerek Elektra

tarafından kesinlikle mal verilmeyeceğini öğrendim. Akdeniz Üni. Hastanesi:

Alınan karar sonrasında konsinyelerin iadesini takiben, Eta ürünlerini

çekmediği için, Medim bayisi olan Medika yetkilisi Eta’nın bayiliğini

yapmayacağını Eta’ya bildirmiş. Alınan karar gereği şu anda Boston, Cordıs,

ACS ürünlerinin bayisi olan Altuniş’in, Boston’un işlerini takip ettiği için aynı

şekilde bilgilendirilmesi, uygulamalarına devam ettiği takdirde, SESA ve

Onmed tarafından yaptırıma tabi tutulması gerekmektedir. Osman Sürücü.”

119. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 14.02.2002 tarihinde saat 19:23’te ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve SESA ortaklarından ve SADER başkanı İbrahim

ERDOĞAN arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

2850

Sayfa 64

“İ: İbrahim ERDOĞAN M: Mehmet EDİN

İ: Yavrum şimdi yanlış anlaşma var şey için Antalya şeyi, ihalesi için. Şimdi Antalya ihalesinde bikere Altunişe talimat ver, 1 milyar yedi yüz elli milyon açsın bi kere stente.

M: Benim stentim girmiyor.

İ: Niye.

M: Girmeyeceğiz diye ben sabah söyledim girme dedim.

İ: Ee tamam.

M: İstiyorsan 1750’den girsin önemli değil.

İ: Şundan dolayı adam belki diyormuş ki; yapamaz ama ben alacam bölüştürücem diyormuş, belki de bölüştürecek adam. Ben bu ihaleyi fiyat ihalesi yaptım…kullanırsam 1750, … kullanırsam 1750 diyecek belki de.

M: Olabilir peki o zaman 1750’ye falan ben söyleyim.

İ: Tamam biz prensip kararı ne dedik kardeşim, 1750den yapmayacak mıydık, herkesinkini 1750 yapsın, Formetinkini Bostonun altında açacağız çanak olacak, eğer iki tarafta da şey olacak… Eğer bunu ben sana söylemezsem yarın tü abi bana niye söylemedin demezsiniz, dersiniz diye söylüyorum.

M: Problem değil ki canım ben şimdi açar söylerim 1750den verebiliyorsak verelim hemen, … Teminat falan…

İ: Tamam balona fiyatı tut ver, pile fiyatı tut ver, stente 1750 verin.

M: Tamam canım ben balonda yokum zaten.

İ: Oldu yavrum ben onun için aradım.

M: ee Boston ne veriyor?

İ: ee Boston’un verdiği fiyatın altında atacağız biz son dakikada, söyleyeceğiz yarın fiyatı.”

120. Ankara 1 No’lu DGM VE Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 20.02.2002–09:50:15’te ONMED ortakları Mehmet

Nazif EDİN ve Ali Reşit ONURALP arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler

yer almaktadır.

“M: Mehmet Nazif EDİN R: Reşit ONURALP

M: Şimdi Antalya Devlet'te ihale var.

R: Haaa iyi. Giriliyor mu?

M: Giriliyor. Biz 1750 veriyoruz, işte Altuniş veriyor 1750. Ondan sonra Formed'e aldıracağız.

R: Hm.

M: Çanak olacak.

R: Hııı, çok iyi.

M: Ondan sonra son dakika şeyin fiyatını öğrenecekler, Boston'un.

R: Hııı.

M: Boston'un 5 milyon altına teklif verecek hemen Formed…”

Sayfa 65

I.2.6. Teşebbüslere İlişkin Tespitler

I.2.6.1. Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.

2900

Stent ve pil satışı ile iştigal eden Medistar KÇG üyesidir ve PEFİP Etik Kodeksini kabul etmiştir (Tespit 1, 2, 4). Medistar, pazarda faaliyet gösteren soruşturma tarafı teşebbüslerle birlikte hastanelerden konsinye malzemelerin çekilmesi ve hastanelere mal vermemeye ilişkin olarak hazırlanan bildiriye imza atmıştır (Tespit 25, 26). Teşebbüsün ayrıca adi ortaklık sözleşmesini ve 250.000 ABD Dolarlık borç senedini imzaladığı 5, 6, 10, 11 ve 12 no’lu tespitlerle belirlenmiştir. Teşebbüs; 27, 38, 40, 42, 43, 45, 47, 50, 53, 57, 58, 60, 61 ve 89 no’lu tespitlerde görüldüğü üzere rakiplerle birlikte mal vermeme boykotu uygulamak, konsinyeleri hastanelerden çekmek ve ihalelere katılmamak suretiyle ilgili pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesine yol açmıştır. Ayrıca Medistar’ın rakip teşebbüslerle birlikte pazardaki fiyat ve satım şartlarını belirlediğine ilişkin deliller 70, 71, 72, 73, 74, 76, 78, 80, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 90, 91, 92, 93, 95, 96 ve 104 no’lu tespitlerde, rakipleriyle birlikte pazar paylaşımı eylemlerine katıldığına ilişkin deliller ise 102, 103, 104, 105, 106, 107, 113 ve 117 no’lu tespitlerde yer almaktadır.

I.2.6.2. Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.

Stent ve pil satışı ile iştigal eden Nemed KÇG üyesidir. (Tespit 1, 2) Nemed, pazarda faaliyet gösteren soruşturma tarafı teşebbüslerle birlikte hastanelerden konsinye malzemelerin çekilmesi ve hastanelere mal vermemeye ilişkin olarak hazırlanan bildiriye imza atmıştır (Tespit 25, 26). Teşebbüsün ayrıca adi ortaklık sözleşmesini imzaladığı 10 ve 11 no’lu tespitlerle belirlenmiştir. Teşebbüs; 24, 40 ve 53 no’lu tespitlerde görüldüğü üzere rakiplerle birlikte ihalelere katılmamak suretiyle ilgili pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesine yol açmıştır. Ayrıca Nemed’in rakip teşebbüslerle birlikte pazardaki fiyat ve satım şartlarını belirlediğine ilişkin delil 80 no’lu tespitte yer almaktadır.

J. SAVUNMALAR VE SAVUNMALARA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

J.1. İlgili pazarda 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un uygulanamayacağına yönelik savunmalar

Soruşturma sürecinde Onmed temsilcisi, Kanun koyucu tarafından 4054 sayılı Kanun’un uygulanacağı pazarlarda rekabetin varlığının bir veri olarak kabul edildiğini belirtmiş, 4054 sayılı Kanun’un ancak serbest piyasa ekonomisinin hakim olduğu pazarlarda uygulanabileceğine, serbest rekabetin mümkün olmadığı güdümlü piyasalarda 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasının mümkün olmadığına dikkat çekmiş ve ilgili pazarda piyasa dinamiklerinin tek taraflı bir şekilde kamu tarafından belirlendiğine işaretle pazarın rekabete açık olmayan güdümlü bir piyasa olduğunu, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un bu pazarda uygulanamayacağını savunmuştur.

Sayfa 66

4054 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde de vurgulandığı üzere, temel yapı ve unsurları itibariyle bugün ülkemizde varolan ekonomik sistem, piyasa ya da pazar ekonomisidir. Piyasa ekonomilerinde işlerliğin sağlanması ve korunması için uygulanan ekonomik politikanın temel ve merkezi unsuru rekabettir. 4054 sayılı Kanun’un 1. maddesinde Kanun’un amacı, “mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak” şeklinde düzenlenmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 2. maddesinde ise, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer” ifadesine yer verilmiştir. 4054 sayılı Kanun’un “amaç” ve “kapsam” maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, 4054 sayılı Kanun’un, ayrım yapılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki mal ve hizmet piyasalarının tamamında uygulanabileceği anlaşılmaktadır.

Ülkemizde sağlık hizmetlerinin önemli bir kısmının Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşları tarafından sunuluyor olması ve yine bu hizmetlerin finansmanının da büyük ölçüde SSK, Bağkur, Emekli Sandığı ve diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından karşılanıyor olması, devletin ilgili pazarda hem alıcı hem de düzenleyici bir aktör olarak varlığını beraberinde getirmektedir.

İlgili pazar özelinde değerlendirme yapmak gerekirse devlet, gerek pazardaki sağlayıcılarla yaptığı protokollerle gerekse Bütçe Uygulama Talimatı vasıtasıyla, ilgili pazarda yer alan ürünlerin tavan fiyatlarını doğrudan veya dolaylı yollarla belirlemektedir. Devletin ilgili pazarda özellikle fiyat unsuru üzerinde kendini gösteren düzenleyici rolünün, pazarın güdümlü bir pazar haline gelmesine yol açtığını kabul etmek mümkün değildir. Zira yukarıda belirtildiği üzere, devletin ilgili pazara müdahalesi daha çok tavan fiyat tespiti ile sınırlıdır. Devlet, tavan fiyatlarını belirlerken, ilgili pazardaki ürünlerin üretim ve ithalat maliyetleri, piyasada oluşan rayiç bedelleri vs. gibi pek çok unsuru dikkate almaktadır. Dolayısıyla devletin tavan fiyatlarını belirlemesi işleminin diğer piyasa parametrelerinden tamamen kopuk bir eylem olmadığını belirtmek gerekmektedir. Öte yandan, ilgili pazardaki tavan fiyatlar kamu tarafından belirlenmekle birlikte, taban (minimum) fiyatlara ilişkin herhangi bir kamu müdahalesinin bulunmadığının; dolayısıyla piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin tavan fiyatların altında rekabet etmesine imkân veren geniş bir rekabet alanının bulunduğunun belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca ilgili pazarda teşebbüslerin üzerinde rekabet edeceği hususların fiyatla sınırlı olmadığının da belirtilmesi gerekmektedir. Örneğin, soruşturma konusu dosyada da görüldüğü üzere teşebbüsler hastanelerde konsinye bulundurma hizmetini rekabetin bir unsuru olarak hastanelere sunabilmektedirler.

Sayfa 67

Diğer taraftan, ilgili pazarda fiyat dışındaki piyasa parametrelerinden olan arz miktarı, giriş-çıkış engelleri, teşebbüs sayısı vs. gibi hususlarda kamunun hemen hemen hiçbir müdahalesinin bulunmadığı görülmektedir. Bütün bu hususlar, ilgili pazarda kamu müdahalesinin sınırlı olduğunu ve ilgili pazarın güdümlü bir piyasa olmadığını ortaya koymaktadır.

J.2. Soruşturmaya konu edilen hususlar hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama devam etmekteyken Rekabet Kurulu’nca sözkonusu yargılamaya paralel bir soruşturma başlatılmasının ve başlatılan soruşturma sonucunda teşebbüsler aleyhinde bir karar alınmasının hakimin kararına etki anlamına geleceği; bu nedenle Kurul tarafından yürütülen soruşturmanın hukuka uygun olmadığı yönündeki savunmalar

3000

Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava ile Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturma, farklı hukuki düzenlemelere tabi olup; konusu, araçları ve tarafları açısından birbirinden bağımsız iki ayrı işlemdir. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen dava, Türk Ceza Kanunu ve 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu çerçevesinde yürütülen bir ceza yargılaması davasıdır. Rekabet Kurulu tarafından açılan ve yürütülen soruşturma ise; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yürütülen idari bir soruşturmadır. Bu farklılığın doğal bir sonucu olarak, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen soruşturmada incelenen ihlal unsurları ile ceza yargılamasında araştırılan suç unsurları birbirinden farklılık arz etmektedir. Diğer taraftan 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen davanın tarafları gerçek şahıslar iken, Kurul’un yürüttüğü soruşturmanın tarafları teşebbüslerdir. Durum böyleyken, Rekabet Kurulu’nun dosyaya ilişkin soruşturma açmasının veya soruşturma sonucunda teşebbüsler aleyhinde bir karar vermesinin hakimin kararına etki edeceğini kabul etmek mümkün değildir.

J.3. Rekabet Kurulu’nun aynı hususlara ilişkin aldığı önceki karar ve Kurum tarafından Danıştay’a sunulan savunmalar ile soruşturma sürecinde teşebbüslere yöneltilen iddiaların çeliştiğine yönelik savunmalar

3020

Bazı firma temsilcileri; firmaların 17.1.2002 tarihli bildiriyi yayınlamasının ve 18.1.2002 tarihli toplantıda teklif vermemesinin Rekabet Kurulu’nun 6.6.2002 tarih ve 02-36/396- 164 sayılı Kararında, ihlal olarak değerlendirilmemişken mevcut soruşturmada aynı eylemlerin ihlal olarak değerlendirilmesinin hem Kurul’un önceki kararıyla çelişeceğini hem de Rekabet Kurumu’nun Danıştay’a sunduğu savunma ile çelişeceğini iddia etmişlerdir.

Bilindiği üzere, Rekabet Kurulu'nun 6.6.2002 tarih ve 02-36/396-164 sayılı soruşturma açmama kararının, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı gerekçesiyle iptal edilmesine ilişkin Danıştay 13. Dairesinin 22.6.2005 tarih ve 2005/938 E. 3245 K sayılı kararı uyarınca dosya konusuna ilişkin Rekabet Kurulu, 15.8.2005 tarihinde 05- 51/785-M sayılı kararı ile soruşturma açılmasına karar vermiştir. Yeterli inceleme ve araştırma yapılmaması gerekçesiyle Rekabet Kurulu kararının iptal edilmesi, söz

Sayfa 68

konusu hukuka aykırılığın usul olarak ele alınmasıyla birlikte bu usul eksikliğinin esastaki unsurları köklü şekilde etkilemesi sebebiyle yeniden yapılacak incelemede elde edilen yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda esastan yeni bir değerlendirme yapılmasını zorunlu hale getirmektedir. Rekabet Kurulu'nun soruşturmaya yer olmadığına dair evvelki kararındaki kanaat, düşünce ve gerekçelerinde, aradan geçen süre zarfında eğer ihlal durumu zaman aşımına uğramamışsa, değişikliğe gidilmesi pekâlâ mümkündür. Kurul’un önceki kararının, ilgili teşebbüsler hakkında elde edilen mevcut delillerden yoksun olarak verilmiş olması ve elde edilen yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda önceki karardan vazgeçilmiş olmasının hukuka aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

J.4. Teşebbüslere gönderilen soruşturma bildirim yazısında iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilginin bulunmadığına; dolayısıyla teşebbüslerin savunma haklarının kısıtlandığına yönelik savunmalar

Soruşturma kararının alındığı aşamada eldeki mevcut tüm bilgiler taraflara gönderilmiş olup konunun ayrıntılarını ortaya koyan diğer bilgi ve belgeler bu aşamadan sonra Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi arşivinden elde edildiği için Soruşturma Raporu’yla birlikte taraflara ulaştırılmış ve sözkonusu belge ve bilgilere ilişkin taraflara savunma hakkı verilmiştir. Dolayısıyla, teşebbüslerin savunma haklarının kısıtlandığı yönündeki savunmalarına katılmak mümkün değildir.

J.5. Soruşturma Raporundaki iddiaların dayanağının Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan davaya ilişkin olarak hazırlanan Savcılık İddianamesi olduğu; sözkonusu iddianamenin hukuken bağlayıcılığının bulunmadığı ve sadece iddiadan ibaret olduğu; dolayısıyla Rekabet Kurulu’nun yürüttüğü soruşturmada delil olarak kullanılamayacağı; kullanılsa bile iddianamedeki iddiaların mahkeme sürecinde çürütüldüğünün dikkate alınması gerektiğine ilişkin savunmalar

Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturmanın, savcılık tarafından yürütülen soruşturma ile organik bir bağı bulunmamaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere savcılık soruşturmasında ve Rekabet Kurulu soruşturmasında, tamamen ayrı mevzuatın uygulanması söz konusudur. Durum böyleyken savcılık iddianamesinde yer alan iddia ve değerlendirmelerin 4054 sayılı Kanun kapsamında yürütülen bir soruşturmadaki iddialara dayanak teşkil etmesi mümkün değildir.

3070

Teşebbüs savunmalarında belirtildiğinin aksine, Soruşturma Raporu’nda yer alan iddiaların Savcılık İddianamesindeki değerlendirmelere ve iddialara dayanması sözkonusu değildir. Savcılık İddianamesi ile Soruşturma Raporu arasında ortak olan tek nokta, Rapor’aki iddialara dayanak teşkil eden delillerin Savcılık İddianamesi ekinde yer alan delillerden oluşmasıdır. Soruşturma sürecinde Soruşturma Heyeti tarafından, Savcılık soruşturması kapsamında kolluk kuvvetleri tarafından toplanan deliller incelenmiş ve bunlardan soruşturma kapsamıyla da ilgili olanlar, 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek soruşturma sürecinde kullanılmıştır. Savcılık soruşturması kapsamında usulüne uygun bir şekilde toplanan delillerin Rekabet

Sayfa 69

Kurulu’nun yürüttüğü soruşturmada kullanılmasında hukuken herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Soruşturma kapsamında kullanılan delillerin hukuka uygun olarak toplanmış oldukları kabul edildiğinde, Savcılık İddianamesindeki iddiaların yargı sürecinde çürütülmüş olması; 4054 sayılı Kanun kapsamında açılmış olan soruşturmadaki iddiaların da çürütülmesi anlamına gelmemektedir. Benzer eylemlere ilişkin olsalar bile, 4054 sayılı Kanun kapsamında öngörülen ihlal unsurları ile Ceza Kanunu veya Savcılık İddianamesinin dayanağı olan diğer Kanunlarda öngörülen suç unsurlarının aynı olmaması, soruşturma sürecinde teşebbüslere yöneltilen iddiaları Savcılık İddianamesindeki benzer iddialardan bağımsız kılmaktadır. Birtakım teşebbüsler tarafından, Savcılık İddianamesindeki iddiaların yargı sürecinde çürütüldüğü ileri sürülmekle birlikte soruşturma kapsamında kendilerine yöneltilen iddiaları veya iddiaların dayandığı delillerin geçersizliğini ortaya koyan 4054 sayılı Kanun kapsamında kabul edilebilir bir savunma sunulmuş değildir.

J.6. Soruşturma sürecinde kullanılan delillerin teşebbüslerle ilgisinin bulunmadığı iddiası

Soruşturmaya taraf bazı teşebbüsler, soruşturma sürecinde delil olarak kullanılan bildirilerde yer alan imzaların teşebbüslerini temsile yetkili kişilere ait olmadığını ileri sürmüşler; yine e-posta, telefon görüşmesi tutanağı, bilgisayar kayıtları vs. delillerin firmalarıyla bir ilgisinin bulunmadığını ifade etmişler ve sözkonusu delillerin kendilerine ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesinin gerekli olduğunu savunmuşlardır. Bazı teşebbüsler ise soruşturma sürecinde delil olarak kullanılan elektronik posta iletilerinin hiçbirine kendileri tarafından cevap verilmediğini, söz konusu iletilerin kendilerine bilgi amacıyla gönderildiğini ileri sürmüşlerdir.

Diğer tüm hukuk alanları gibi Rekabet Kanunu’nda da bir başkasının eyleminden dolayı bir (tüzel ya da gerçek) kişinin suçlanması mümkün değildir. Ancak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir anlaşmalarının varlığından söz edilebilmesi için; sözkonusu anlaşmanın yazılı olması veya teşebbüsü temsile yetkili kişilerce imzalanmış olması gerekmemektedir. Diğer bir ifadeyle, rekabeti sınırlayıcı anlaşmalarda şekil şartı bulunmamaktadır. Hatta rekabeti sınırlayıcı anlaşmanın uygulanmış olması veya uygulanması için cezai yaptırımın bulunması da gerekmemektedir; Kanuna aykırılık için tarafların söz konusu anlaşmayla kendilerini bağlı saymaları ve bu anlaşmalara uymaları yeterli bir tespit olmaktadır.

Kararın tespitlere ilişkin bölümünde yer alan delillerin incelenmesi sonucunda, haklarında soruşturma yürütülen teşebbüsler tarafından kardiyoloji sarf malzemelerinin satışlarında 2002 yılı başından itibaren ilgili pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlendiği, ürün fiyatlarının ve satım şartlarının rakiplerle birlikte tespit edildiği, ilgili pazarın rakip teşebbüsler arasında paylaşıldığı ve bu mutabakatlara uyulduğu anlaşılmaktadır. Anılan eklerde yer alan kararlarda firmaları temsilen görevlilerinin bulunması, alınan kararların grup üyeleri arasında sirküle edilerek paylaşılması ve kararlara paralel davranışlar gösterilmesi akabinde grup

Sayfa 70

üyelerine durumun bildirilerek anlaşmaya sadakatin ispatlanması, ayrıca bazı belgelerde firma kaşelerinin bulunması, teşebbüslerin rekabeti önleyici bu kararların rakip teşebbüslerle birlikte alınmasına katıldığının ve anlaşmanın bir tarafı olarak alınan kararlar paralelinde uygulamalarda bulunulduğunu göstermekte olup teşebbüsün kendisini söz konusu anlaşma ile bağlı hissettiğini ortaya koymaktadır. Diğer taraftan, 16 no’lu Tespitte yer alan e-postadan da anlaşılacağı üzere grup üyeleri, taahhütlerini yerine getirmeyen teşebbüslere e-posta sirkülasyonunu durdurmayı dahi gündeme getirmektedirler. Anlaşmaya taraf olup da taahhütlerine yerine getirmeyenlere bile bu tür yaptırımlar gündeme gelirken, anlaşmaya taraf olmayan teşebbüslere bilgi amaçlı e-posta gönderilmesinin kabul edilmeyeceği açıktır.

J.7. İlgili pazarda kamunun büyük oranda tek alıcı olduğu, pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin hem tek alıcı konumundaki kamunun hem de ürünlerinin üreticisi konumundaki yurtdışı firmalarının baskısı altında bulunduğu, bu şartlar altında soruşturmaya taraf teşebbüslerin, söz konusu belirleyicilerden bağımsız bir şekilde ticari politikalar belirlemesinin ve rakipleriyle anlaşmasının mümkün olmadığı ifade edilmektedir.

İlgili ürün pazarında kamunun yüzde yüze yaklaşan bir pazar payıyla tek alıcı olduğu hususu bir gerçektir; ancak tek alıcı konumundaki bir alıcının satıcılar karşısındaki üstünlüğünü mutlak bir üstünlük olarak kabul etmek doğru olmayacaktır. Çünkü tek alıcı bile olsa bütün alıcılar, ihtiyacı kadar ürünü tedarik edememe riskiyle karşı karşıyadır. Zaten soruşturmaya taraf teşebbüsler de kamunun bu zaafından faydalanmak düşüncesiyle mal vermeme boykotuna girişmişler ve böylece kamunun politikalarını kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeyi amaçlamışlardır. Diğer yandan, üretici firmaların Türkiye distribütörlerine ürünlerin Türkiye’deki son satış fiyatlarını dayattığına ilişkin bir tespit de bulunmamaktadır. Şu halde, ilgili pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin belirli kısıtlar altında da olsa ticari politikalarını bağımsız bir şekilde belirleyebildiklerini vurgulamak gerekir.

J.8. İlgili pazarın yapısı gereği kartellerin kurulamayacağı yönündeki savunmalar

3160

Onmed, Mutlu Medikim ve Tarcem firmalarının temsilcisi, ilgili pazarın “giriş çıkış engelinin yokluğu”, “alternatif temin kaynaklarının mevcudiyeti”, “her üründe dağıtıcıların çeşitli rakiplerinin olmasının alıcının seçeneğini artırması” ve “satılan ürünlerin homojen olmayıp çok çeşitli olması” gibi özellikleri taşıdığı; dolayısıyla bu özelliklere sahip bir pazarda kartellerin kurulamayacağını ileri sürmüştür.

Teşebbüs temsilcisinin ilgili pazara ilişkin olarak ileri sürdüğü niteliklerin gerçekten de ilgili pazarın özelliklerini yansıtıp yansıtmadığı hususu tartışmalıdır. Zira, pazardaki teşebbüslerin büyük çoğunluğunun kartele taraf olduğu dikkate alındığında, alıcıların alternatif temin kaynaklarının oldukça kısıtlı olduğu görülmektedir.

Sayfa 71

Diğer taraftan, şekli gerçekliğin yanında fiili gerçekliğin ortaya çıkartılmasını amaçlayan rekabet hukuku soruşturmalarında, ilgili pazarın özelliklerinin soruşturma sürecinde elde edilen tespitlerle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Kararın tespitlere ilişkin bölümünde, teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı anlaşma yaptıklarını ve bu anlaşmaları uygulama noktasında bilgi alışverişinde bulunup birbirlerini denetlediklerini ortaya koyan deliller açıkça sunulmuşken, ilgili pazarda kartellerin kurulamayacağı ve sürdürülemeyeceği genellemesine katılmak mümkün değildir.

3180

J.9. Yayımlanan bildirilerin, konunun ehemmiyetini ortaya koymak amaçlı olduğu, şahsen yapılan girişimler sonuçsuz kaldığı için bu yöntemin tercih edildiği, sözkonusu bildirilerin firmaların yasal dilekçe haklarının kullanılmasından ibaret olduğu yönündeki savunmalar

Teşebbüsler tarafından ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildiriler gönderilmesinin, teşebbüslerin şahsen yaptığı girişimlerin sonuçsuz kalması neticesinde yapılmış eylemler olması, sözkonusu bildirilerin teşebbüsler arasındaki rekabeti bozucu bir anlaşma sonucunda yayımlandığı gerçeğini değiştirmemediği gibi, teşebbüslerin rekabeti bozucu sözkonusu anlaşmadan doğan sorumluluklarını da ortadan kaldırmamaktadır. Soruşturmaya konu bildirilerin incelenmesinden; bildiriye imza atan teşebbüslerin, bildiride dile getirilen sorunların çözümlenmemesi halinde mal vermeyi durdurma ve hastanelerdeki konsinyeleri çekme konusunda anlaştıkları görülmektedir. Kararın ilgili bölümlerinde de ortaya konulduğu üzere pek çok teşebbüsün bu anlaşmaya uyduğu ve mutabık kalınan eylemleri hayata geçirdiği de ortadadır.

J.10. 18.1.2002 tarihli çalışmanın bir ihale değil, fiyat belirleme çalışması olduğu; sözkonusu toplantıya pazardaki 50 firmadan 30’unun katıldığı; dolayısıyla ihaleye katılmak isteyen firmaların engellenmesinin sözkonusu olmadığı, bu durumun SSK yetkililerinin soruşturmadaki ifadelerinden de anlaşılacağı iddiası

Kurul tarafından, anılan teşebbüslerin 18.1.2002 tarihli toplantıya katılmak isteyen firmaları engellediklerine ilişkin bir tespit yapılmış değildir.

J.11. Konsinye malların, mülkiyeti firmalara ait olan ve emaneten hastanelere bırakılan mallar olduğu, ayrıca konsinye bırakmanın kanuni bir zorunluluk olmadığı; durum böyleyken teşebbüslerin kendilerine ait ürünleri geri çekmesinin rekabet ihlali olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki savunmalar Konsinye sistemi sayesinde, hastaneler acil ihtiyaç duyduğu ürünlere kolaylıkla ulaşabilmekte, firmalar da konsinye bulundurmanın stok maliyetine katlanarak satışlarını artırmakta ve pazara daha iyi nüfuz edebilmektedir. Konsinyelerin hastanelerde bulundurulması hukuki bir zorunluluk olmasa bile, hastanelere konsinye ürünlerin bırakılmasının firmaların ticari faaliyetlerinin bir parçası olduğu ve firmalar arası rekabette kullanılabilecek bir araç olduğu açıktır. Soruşturmaya konu dosyada,

Sayfa 72

konsinyelerin hastanelerden çekilmesinin mal vermeme boykotunun bir parçası olarak uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenledir ki, teşebbüsler arasındaki elektronik – posta iletilerinde hastanelerden konsinyelerin çekilmesi gerektiği özellikle vurgulanmakta; bazı e-postalarda ise konsinyelerin çekildiği bilgisi diğer firmalara verilmektedir.

Üzerinde rekabete girilebilecek her unsurla ilgili rekabet kısıtlamaları Rekabet Kanunu kapsamındadır. Dolayısıyla teşebbüsler, konsinyeyi bir rekabet unsuru olarak uyguladıklarına göre ve bırakılan bu konsinye malzemelerin geri toplanmasını topluca bildiriler yayınlayarak yaptıklarına göre bu durum Rekabet Kanunu’nun açık ihlalini teşkil etmektedir.

J.12. Konsinye malların, reçete ve konsey raporu beraberinde daha önceden belli olan protokol fiyatlarını aşmamak koşuluyla faturalandığı; ancak Maliye Bakanlığı’nın tebliğleri ile bu yolun kapandığı, 17.1.2002 tarihli yazıda çekileceği ifade edilen malzemelerin de bu malzemelerden ibaret olduğu, kaldı ki zaten tebliğin yayınlanmasının ardından bizzat hastaneler tarafından bu malzemelerin sahiplerine iade edildiği savunması

Maliye Bakanlığı’nın tebliğleri ile reçeteli alımlar tamamen kapanmış değildir. Teşebbüsler tarafından sadece reçeteli alımların tamamen yasaklandığı 12.11.2001 tarihli Maliye Bakanlığı genel yazısına odaklanılmaktadır. Oysa ki; Maliye Bakanlığı’nın 2.1.2002 tarihli tel emriyle, acil malzeme uygulaması gereken hallerde sağlık kurulu raporu ile reçeteyle alım mümkün hale getirilmiş; Maliye Bakanlığı’nın 07.1.2002 tarihli genel yazısıyla da, sistem daha da esnetilerek üç uzman hekimin uygun görmesi halinde reçete ile alınabileceği belirtilmiştir.

Görüldüğü üzere, reçeteli alım hiçbir zaman tamamen yasaklanan bir uygulama olmamıştır. Dolayısıyla, konsinyelerin geri çekilmesinin Maliye Bakanlığı Tebliğlerinin doğal sonucu olduğu yönündeki teşebbüs savunmalarının kabul edilmesi mümkün değildir.

J.13. Firmaların SSK’ya mal vermeye devam ettikleri yönündeki savunmaları Soruşturma sürecinde, Mutlu Medikim, Light Medikal, Dörtel, Onmed, Medistar, Sesa, MMT Merit Medikal ve Tera firmaları fatura örnekleri sunarak teşebbüslerine yöneltilen mal vermeme iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunmuşlardır.

Teşebbüslerin mal vermeme iddialarına yönelik savunmaları değerlendirilirken öncelikle birkaç hususun göz önünde bulundurulması gerekmektedir. İlk olarak, Karar’ın ilgili bölümünde de ortaya konulduğu üzere, 1.2.2002 tarihinden itibaren başlayan kurumlu hastalara mal vermeme uygulaması, en yoğun şekilde 1.2.2002- 8.2.2002 tarihleri arasında uygulanmıştır. Ayrıca mal vermeme uygulamasının, teşebbüslerin amaçlarına ulaşmalarını sağlayacak etkinlikte olmakla birlikte, belirli sınırlamalara ve istisnalara tabi olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin 72 no’lu tespitten anlaşıldığı üzere, kartel üyesi teşebbüsler kurumlu hastalar için faturayı hastanenin

Sayfa 73

kesmesi şartıyla kartelce belirlenen fiyatlardan satış yapılabilmesini kabul etmişlerdir. Diğer taraftan tespitler kısmında sunulan bazı yazışmalardan da görüldüğü üzere, teşebbüslerin zaman zaman kartel anlaşmasına aykırı hareketleri de sözkonusu olabilmektedir. Ancak hiç şüphesiz bu durum, teşebbüsler arasında mal vermeme boykotuna yönelik bir anlaşma yapıldığı gerçeğini değiştirmemektedir.

Yapılan anlaşmanın uygulanıp uygulanmadığı noktasında ise, mal vermeme uygulamasının esnekliği dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Mutlu Medikim firmasının sunduğu faturaların incelenmesi sonucunda, 31.1.2002 ile 7.2.2002 arasında teşebbüsün satışının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Firma tarafından 8.2.2002’de 1 adet SSK İstanbul ve 1 adet Göztepe Eğitim Hastanesi’ne düzenlenmiş fatura bulunmaktadır. Mutlu Medikim firması tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.

3280

Light Medikal firmasının 2002 yılına ait sunduğu faturaların sadece 10 tanesi mal vermeme eyleminin kartel üyeleri tarafından uygulandığı haftaya (1.2.2002-8.2.2002) aittir. Teşebbüsün mal vermeme eyleminden bir hafta öncesindeki (24.1.2002- 31.1.2002) satışlarına ilişkin fatura sayısının 48; bir hafta sonrasındaki 9.2.2002- 16.2.2002) satışlarına ilişkin fatura sayısının ise 23 olduğu dikkate alındığında teşebbüsün mal vermeme uygulamasının yapıldığı haftada önceki döneme göre satışlarınnı yaklaşık %80 azaldığı anlaşılmaktadır. Light Medikal tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.

Dörtel ve Onmed firmaları tarafından sunulan faturalardan hiçbirinin 2002 yılının Şubat ayına ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.

Medistar firması tarafından sunulan faturaların sadece altı tanesi 2002 yılının Şubat ayında yapılan satışlara ilişkindir. Medistar firması tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.

Sesa firması tarafından soruşturma sürecinde, kendisi ve bayisi MATEK adına olmak üzere iki grup fatura sunmuştur. SESA’ya ait faturalarda mal vermeme uygulamasının sürdürüldüğü döneme ilişkin olarak 1.2.2002, 3.2.2002 ve 8.2.2002 tarihlerine ait üç kateter satışı bulunmaktadır. Bayisi adına gönderilen faturalar ise ağırlıklı olarak pil ve stent satışına ilişkindir. Matek tarafından 31.1.2002 tarihinde beş adet ürün satışının yapıldığı, 1.2.2002-7.2.2002 arasında ise herhangi bir satışın yapılmadığı tespit edilmiştir. Sesa firması tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme

Sayfa 74

uygulamasına katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.

Tera firması tarafından tarafından 2002 yılına ait tüm fatura dökümleri sunulmuştur. Kurumlara yapılan satışlara ilişkin en erken tarihli fatura 18.2.2002 tarihlidir. Tera firması tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.

3320

MMT Merit Medikal firması tarafından 2002 yılına ilişkin olarak sunduğu fatura bilgilerinden, firmanın 31.1.2002 tarihinde iki SSK’lı hastaya ürün satışı yaptığı, 1.2.2002-5-2.2002 tarihileri arasında ise hiçbir SSK’lı hastaya satış yapmadığı anlaşılmaktadır. Teşebbüs tarafından 6.2.2002 tarihinde bir, 7.2.2002 tarihinde iki, 8.2.2002 tarihinde ise üç SSK’lı hastaya fatura kesildiği anlaşılmaktadır. MMT Merit Medikal firması tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.

3330

J.14. İlgili pazarda rekabeti ihlal eden kurumun SSK olduğu iddiası

Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin bir kısmı tarafından yapılan savunmalarda ilgili piyasada en büyük alıcının SSK’nın da aralarında olduğu sosyal güvenlik kuruluşları olduğu; bu alıcıların piyasada hâkim konumda bulunduğu, alım koşullarının bu kuruluşlar tarafından tek taraflı olarak belirlendiği; 2002 yılı Ocak ayında SSK tarafından düzenlenen fiyat tespit toplantısında açık eksiltme yaparak SSK’nın firmaları birbirine karşı kullanarak teşebbüsleri zor duruma düşürdüğü ve onlara zarar verdiği belirtilmektedir.

3340

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un kapsamı, Kanun’un 2. maddesinde, “... mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer.” şeklinde belirlenmiştir. SSK’nın ihlal olduğu iddia edilen eylemlerinin yukarıda aktarılan 4054 sayılı Kanun’un kapsamında yer alabilmesi için her şeyden once, ihlal iddialarının ileri sürüldüğü dönemde bu kurumun teşebbüs niteliklerini haiz olması gerekmektedir.

SSK 4792 sayılı “Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu” ile kurulmuştur. Bu Kanun’a göre SSK, Çalısma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı, idari ve mali özerkliği haiz bir kamu kuruluşudur. SSK’nın görev ve yetkileri ise, 506 sayılı “Sosyal Sigortalar

Sayfa 75

Kanunu” ile belirlenmiştir. 2002 yılı itibariyle SSK, sosyal güvenlik hizmetleri dahilinde sigorta ve sağlık hizmetleri vermiştir. SSK bu hizmetleri yerine getirirken bir kısım mal ve hizmeti özel teşebbüslerden temin edebilmektedir. Rekabetin SSK tarafından bozulduğu iddia ve savunması, bu alımlar bağlamında değerlendirilebilecek bir husustur. Bu açıdan SSK’nın kendisine verilen görevleri yerine getirirken ve söz konusu alımları dolayısıyla teşebbüs sayılıp sayılmayacağının ortaya konması gerekmektedir.

SSK’nın üyelerine sağlamakta olduğu sağlık hizmetleri, Kanun tarafından kendine görev olarak verilen kâr amacı olmayan, tamamen sosyal içerikli ve hatta sunulan hizmet bedellerinin sigortalıdan alınan primlerle kıyaslanmayacak ölçüde yüksek olabildiği bir faaliyettir. Bu hizmet dolayısıyla SSK, piyasada teşebbüs olarak yer alan bir kurum değildir ve sisteme dahil olanlar lehine yürüttüğü sağlık hizmetlerinin de normal iktisadi faaliyet nitelikleri taşımadığı değerlendirilmiştir.

3370

Netice olarak yukarda yer verilen savunma konusu eylemin –gerçek olup olmadığı araştırmasına girilmeksizin- ilgili kuruluşun SSK olması ve Kanun kapsamındaki rekabet sınırlamalarının sadece teşebbüs ya da teşebbüs birliklerince yapılabilmesi ve SSK’nın da Kanun çerçevesinde teşebbüs ya da teşebbüs birliği olarak değerlendirilememesi sebebiyle, konu hakkında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

K. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca yürütülen mevcut soruşturma, iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle ilgili pazardaki fiili ve potansiyel rekabeti kısıtlamalarına ilişkindir. Bu çerçevede yapılan tespitlere, ihlal unsurlarına, teşebbüs savunmalarına ve değerlendirmelerine ayrıntılı olarak yukarıdaki bölümlerde yer verilmiştir. Bu bölümde ise, soruşturma sonucunda alınmış olan Kurul Kararı’nın genel gerekçesi ve hukuki dayanaklarına yer verilecektir. Ancak Nemed’e ilişkin olarak bir değerlendirme yapılırken, öncelikle anılan şirketin 14.05.2008 tarihinde nev’i değiştirerek Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş. haline geldiğinin, 11.06.2008 tarihli genel kurulda ise, şirketin unvan değiştirerek Alvimedica Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş. unvanını aldığının dikkate alınması gerekmektedir. 21 Mayıs 2008 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nden anlaşıldığı üzere, TTK’nın 152. maddesi gereği nev’i değişen Nemed Tıbbi Ürünler Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti., tüm aktif ve pasifleri ile Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş.’ye devredilmiştir. Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş.’nin de unvan değiştirerek Alvimedica Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş. haline gelmesi ile bu şirket, Nemed’in hukuki olarak halefi durumuna gelmiştir. Dolayısıyla şu aşamada, Nemed’in soruşturmaya konu eylemlerinden dolayı bir ceza takdir edilirken, Alvimedica Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş. tüzel kişiliği dikkate alınmıştır. Buna bağlı olarak, söz konusu teşebbüse yönelik ceza takdir edilirken de, Nemed’in 2001 yılına ilişkin gayrisafi geliri ile Alvimedica’nın 2009 yılına ilişkin gayrisafi geliri değerlendirilmiştir.

Sayfa 76

K.1. Soruşturmaya Konu Eylemlerin 4054 Sayılı Kanun’un 4. ve 5. Maddeleri Çerçevesinde Değerlendirilmesi

Medistar ve Nemed’in soruşturmaya konu eylemleri 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 5. maddeleri çerçevesinde değerlendirilirken öncelikle, sözkonusu eylemlerin ortaya çıkmasına yol açan sürecin ve bu süreçte teşebbüslerin içinde bulundukları motivasyonun ana hatlarıyla ortaya konulması önemlidir. Bilindiği üzere, soruşturmaya taraf teşebbüslerin en büyük müşterileri Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur gibi sağlık sigortası hizmetleri veren sosyal güvenlik kuruluşları ile diğer kamu kurumlarından oluşmaktadır. Çağdaş sağlık hizmeti oluşturmada en önemli etkenlerden biri olan tıbbi malzemeler ile ilgili ruhsatlandırma, fiyat tespiti, endikasyon belirleme, tedarik zinciri yönetimi konularındaki politikasızlık ve denetimsizlik 1990’lı yılların başına doğru oldukça önemli bir maliyet kalemi olarak sağlık sistemimizin gündemine oturmuştur. Yapılan değerlendirmeler sonucunda çoğu ithal olan bu malzemelerin kurumlara fatura edilen fiyatlarında büyük farklılıklar olduğu, işletme ve mali yapıları itibarı ile kamu hastanelerinin bu yükün altından kalkamayacağı sonucuna varılmış ve malzeme fiyatlarını sağlıklı bir şekilde tespit etmek koşulu ile bu fonksiyonun kamu sağlık finans sistemleri tarafından sürdürülmesine karar verilmiştir. Bu şartlar altında yürütülen çalışmalar sonucunda “son kullanıcı düzeyinde liste birim fiyatını“ ifade eden Emekli Sandığı Protokol Fiyatları oluşmuştur. Emekli Sandığı protokolleri “liste birim fiyatı” konusunda boşluğu kısmen de olsa doldurmuş ve birçok malzemede çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına (SSK, Bağkur, Üniversite Hastaneleri, Sağlık Bakanlığı Devlet Hastaneleri) referans noktası olarak önemli açılımlar sağlamıştır.

1992 yılından önceki dönemde tıbbi malzemelerin alımı SSK’ya bağlı ünitelerce bağımsız olarak yerine getirilirken, kuruma bağlı çeşitli ünitelerce aynı malzemenin farklı fiyatlarla alınması kurumu yeni düzenleme yapmaya itmiş ve yapılan çalışmalar sonucunda, 9.3.1992 tarihinden geçerli olmak üzere 28 firmayla protokol imzalanmıştır. 1994 yılına gelindiğinde malzemeler arasındaki fiyat ve kalite farklılıkları gözlendiğinden 1992 yılında yapılan protokollerin revize edilmesi gerekli görülmüş, belirlenen yeni fiyatlar çerçevesinde yeni protokoller imzalanmış ve 25.5.1994 tarihi itibarıyla yeni protokol fiyat listesi ilgililere duyurulmuştur.

Protokol, alıcı ile satıcı firma arasında ticarete konu ürünün azami fiyatını belirlemeye yarayan bir sözleşmedir. Protokol aynı zamanda malzemenin kuruma bağlı sağlık kuruluşlarında kullanılabileceği hususunda bir referans sayılmaktadır. Protokol sistemi ihaleyle alımı ortadan kaldıran bir sistem değildir. Ancak uygulamada özellikle ileri teknoloji ürünü malzemelerin tüm alımları protokol sistemine dayalı olarak yapılır hale gelmiştir. Zira acil uygulamalarda ihale sonuçlarını beklemenin uzun süreyi alacak olması nedeniyle reçete karşılığı alım kolaylığı getirilmiştir. Sağlık kuruluşu görevlilerince ihale ile uğraşmaktansa, daha pratik bir yol olan reçete uygulaması yaygınlaşmıştır.

1998 yılında ABD Dolarının diğer para birimleri karşısında değer kazanması, keza diğer ülke para birimleriyle de ithalat yapılması göz önüne alınarak kardiyoloji branşının da bulunduğu bazı malzeme alımlarına dair protokoller SSK’nın tek yanlı bir

Sayfa 77

kararıyla iptal edilmiş, yeni hazırlanacak protokollere kadar geçecek sürede, kurum aleyhine doğacak fiyat farklarının firmalarca ödenmesi yolunda taahhütname alınmış, bir kısım firmaya bu şekilde taahhütnameli satış yetkisi verilmiştir.

Taahhütnameli alım sistemi, alımların eski protokol fiyatları üzerinden sürdürülmesini, yapılacak yeni bir protokol ile ya da protokolün yapılamaması halinde rayiç değerin belirlenmesi sonucunda satın alınan malzemenin fiyatında eski protokol fiyatına göre bir düşüş gözlenmişse; iki fiyat arasındaki kurum aleyhine oluşacak farkın distribütör firmalarca kuruma iade edilmesini öngörmüştür. Söz konusu taahhütnamenin imzalanması, bir taraftan kısa vadede eski protokol fiyatları üzerinden satış yapma imkânını sağlarken diğer taraftan tahsilât zamanı ve miktarı belli olmayan ve muhtemelen her satışla birlikte artan potansiyel bir borç yükünü firmalara yüklemiştir. Bu risk, firmaların ilgili pazardaki ürünlerin fiyatlarının düşmemesi yönünde direnç göstermesinin temel motivasyonlarından birini teşkil etmektedir.

Soruşturmaya konu ihlallerin başlangıcı, 2001 yılının son çeyreğinde tıbbi sarf malzemelerine ilişkin kamu alım politikalarında değişikliğe gidilmesine ilişkin kararlara dayanmaktadır. Reçeteli alım sisteminde hasta ve hasta yakınlarının doğrudan malzeme sağlayıcısı veya dağıtıcısı teşebbüsler ile muhatap olmasının sakıncalarının farkedilmesi üzerine, Sağlık Bakanlığı’nın talebi ile Maliye Bakanlığı tarafından 12.11.2002 tarihinde bir genel yazı yayımlanmıştır. Bu yazı ile, kaynak israfının önlenmesi amacıyla resmi sağlık kurum ve kuruluşlarındaki tedavi sırasında kullanılacak sarf malzemelerinin reçete ile dışarıdan temini yerine ihale usülüyle temin edilmesi gerektiği belirtilmiş ve alımların bu şekilde yapılmaması halinde ücretin ödenmeyeceği ifade edilmiştir. Buna paralel olarak SSK Yönetim Kurulu’nun 16.11.2001 ve 3.1.2002 tarihli kararları ile, protokollü alımlardan vazgeçilerek açık elksiltmeye dayalı ihale yoluyla alımlar yapılması öngörülmüştür. Bazı sarf malzemelerinin hastanelerde bulunmaması nedeniyle cerrahi girişimlerin yapılamadığı ve hastaların mağdur olduğuna yönelik olarak Bakanlığa yapılan başvurular üzerine Maliye Bakanlığı tarafından 2.1.2002 tarihinde bir tel emri yayımlanarak, tıbbi malzemelerin sağlık kurumlarında bulunmaması durumunda sağlık kurulu raporu ile reçeteli alımlara izin verilmiştir. Yine Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 7.1.2002 tarihli Genel Yazı ile de, aralarında stent ve kalp pilinin de bulunduğu T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 84 kalemlik listede yer alan sarf malzemelerinin hastane tarafından temin edileceği; ancak zorunlu hallerde 3 hekimin uygun görmesi durumunda reçeteli alımın mümkün olacağı belirtilmiştir.

Pazardaki en büyük alıcıların tıbbi sarf malzemesi alımlarında protokolle belirlenen fiyatlar üzerinden reçeteli alım yerine ihaleyle alım yönünde kararlar alması üzerine, tıbbi sarf malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı firmalar için üç önemli tehlike ortaya çıkmıştır. Bunlardan birincisi, malzeme fiyatlarında gerçekleşecek önemli fiyat düşüşleri; ikinci husus ise düşen fiyatlar ve dolayısıyla taahhütnameler sebebiyle SSK’ya yapılması gereken büyük hacimli geri ödemelerdir. Bunların yanı sıra, ihaleli sistemin uygulamaya konulmasıyla birlikte piyasaya girecek yeni firmalar tarafından

Sayfa 78

önceki pazar yapısının rekabetçi yönde değiştirilecek olması da mevcut teşebbüsleri harekete geçiren önemli bir etken olmuştur.

Tespitler bölümünde sunulan delillerin incelenmesinden, 2001 yılı sonunda ve 2002 yılı içerisinde kardiyoloji malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı birtakım teşebbüslerin; reçeteli sistemin uygulanmasına devam edilmesini ve yüksek kar marjları içeren fiyat düzeylerinin sürdürülmesini sağlamak; zorunlu kalınırsa eski protokollerin yenilenerek bir nebze fiyat indirimiyle o zamanki mevcut düzenin sürdürülmesini temin etmek amacıyla Ankara’da Çetin Emeç’te, Uludağ Restoran’da, Sesa Firmasının Ofisinde, Tera firmasının ofisinde; İstanbul’da Altunizade’de, Mutlu Medikim’in yeni bir ofisinde veya başkaca yerlerde çok sayıda toplantı düzenledikleri; Kardiyoloji Çalışma Grubu, Stent Grubu ve Pacing ve Elektrofizyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmalar Platformu isimleri altında çalışma grupları oluşturdukları ve bu grupların çatısı altında; mal vermeme boykotu, konsinyelerin çekilmesi, ürünlerin fiyat ve diğer arz koşullarının belirlenmesi, yeşil kartlı hastalara ve acil durumdaki hastalara satılacak pillerin sıraya konulması ve rakip durumdaki teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılmasına yönelik kararlar aldıkları anlaşılmaktadır.

Medistar ortağı tarafından; rakip teşebbüsler arasında yapılan bu toplantıların amacının, Türkiye’de malzeme fiyatlarının indirilmesine yönelik çalışmaları engellemek olduğu ifade edilmiştir (Tespit 24). Sesa firması yetkilisi tarafından firmaların o dönemdeki stratejileri ise şu şekilde özetlenmektedir: (Tespit 21):

“- Mevcut sistemi açmak, Tebliğden kurtulmak,

- Taahhütname işini çözmek

- Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak

- Yeni protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak

- Genelge yürürlükte kalacaksa, çalışanlar için strateji geliştirmek.”

3520

Teşebbüslerin yapmış oldukları anlaşmalara ilişkin deliller ayrıntılı olarak Karar’ın tespitlere ilişkin bölümünde sunulmuş olmakla birlikte, bu bölümde toplantılarda alınan ortak kararlarda ve teşebbüsler arasındaki yazışmalarda gönderme yapılan iki belgeye değinmek yerinde olacaktır. Bunlardan birincisi Hastanelere (Devlet, SSK, Üniversite ve Özel) ve diğer sağlık kurumlarına gönderilen, altında ilgili pazarda faaliyet gösteren 24 teşebbüsün imzasının bulunduğu 17.1.2002 tarihli mal vermeme ve konsinyelerin geri çekilmesine ilişkin yazıdır (Tespit 25). Bu belgede, özetle ilgili pazardaki belirsizliklerin giderilmemesi halinde 1.2.2002 tarihinden itibaren mal temininin durdurulacağı belirtilmektedir. Toplantı gündemlerinde yer alarak ortak mutabakatın önemli belgelerinden biri olan diğer belge de, PEFİP Etik Kodeksidir (Tespit 4). Bu belgede maddeler halinde yer alan ilkeler söz konusu platformu oluşturan firmalarca ortak ilke olarak benimsenmiştir.

Yukarıda da belirtildiği üzere soruşturmaya taraf birtakım teşebbüsler, işbirliği faaliyetlerini; Kardiyoloji Çalışma Grubu, Stent Grubu ve PEFİP gibi oluşumlar altında gerçekleştirmişlerdir. Bunlardan, Kardiyoloji Çalışma Grubu, stent, pil, balon, kateter gibi kardiyoloji malzemeleri sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbülerin oluşturduğu bir üst örgütlenme olduğu; bu örgütlenme altında stent grubunun temel olarak stent

Sayfa 79

sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbüslerden; PEFİP’in ise temel olarak kalp pili sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbüslerden oluşan alt örgütlenmeler olduğu anlaşılmaktadır.

Kartele taraf teşebbüslerin ilk planda yaptıkları anlaşma, 1.2.2002 tarihinden itibaren mal tesliminin durdurulmasına ilişkin olmuştur. Buna paralel olarak stent sağlayıcısı ve dağıtıcısı birtakım teşebbüslerin hastanelerde bulunan konsinyelerini çektikleri anlaşılmıştır. Kartele taraf teşebbüslerin mal vermeme eylemlerinin ağırlıklı olarak 1.2.2002 tarihi ile 8.2.2002 tarihi arasında devam ettiği anlaşılmaktadır. Ancak bu eylemin kısa sürmekle birlikte, karteli amacına ulaştıracak etkinlikte olduğu görülmektedir. Nitekim, İbrahim ERDOĞAN tarafından grup üyelerine aşağıdaki gönderilen e-postada da bu duruma işaretle, “Sayın Kardiyo Grubu, Az önce aldığımız bilgiye göre Emekli Sandığı da reçete işine olur veriyormuş (ihale sisteminden feragat). Herkesin gözü aydın. düşündüğümüz her şeyi aşama aşama elde ediyoruz. Birlik beraberlik ve dürüstlükle hareket edince her şey hallediliyor. İ.Erdoğan” (Tespit 23) ifadeleri yer almaktadır.

Diğer taraftan, kartel içerisinde yer alan teşebbüslerce toplu alımlara katılmama, katılım sağlandığı zaman ise tamamen kartelin amaçları doğrultusunda davranma sağlandığı tespit edilmiştir. Teşebbüslerin fiyata ve diğer satım şartlarına ilişkin rekabetçi davranışlarının önceden eşgüdümlenmesi amacıyla alınan kararlar ve belirlenen politikalar grup üyeleri arasında kurulan e-posta grubu üzerinden dağıtılmaktadır ve olaylar gerçekleştikten sonra grup üyelerinin bilgilendirilmesi de ihmal edilmemektedir.

Kartelin dikkati çeken bir diğer eylemi, kartele üye olmayan Boston Scientific ünvanlı stent sağlayıcısı teşebbüsün ilgili pazardaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasıdır. Tespitler bölümünde yer alan 119 no’lu belgeden de görüldüğü üzere, kartele üye birtakım teşebbüsler, Antalya ihalesini Boston Scientific’in kazanmasına engel olmak için sözkonusu teşebbüsün teklifinin altında teklif vermek üzere anlaşmışlardır. Diğer taraftan, kartel üyesi Onmed ve Sesa’nın bayiliğini yürüten Altuniş isimli bayinin, Boston Scientific’in bayiliğini bırakmaya zorlanması ve bu konuda Onmed ve Sesa tarafından Altuniş’e baskı yapılması hususu kartel üyeleri tarafından gündeme getirilmiştir.

3570

Tespitler bölümünde sunulan belgelerin incelenmesinden, 2001 yılı sonunda ve 2002 yılı boyunca yapılan toplantılarda yapılan anlaşmalara Mutlu Medikim, Sesa, Onmed, Tera, Remed, Anki, Ekin, Poyra, MMT, Proses, Promesis, Reysaş, Medim, Arte, Formed, Sumed, Meday, Light, Dörtel ve Elektra’nın yanında Medistar ve Nemedin de iştirak ettiği anlaşılmıştır.

Anlaşmalara taraf teşebbüslerin, sadece anlaşmaları yapmakla kalmayıp bu anlaşmalara uygun davranışlar sergilediği, anlaşmaya uyum noktasında birbirlerini takip ettikleri ve anlaşmaya uyumu sağlamak için yaptırım mekanizmaları geliştirdikleri görülmektedir. Bu bağlamda, birtakım teşebbüslerin, yapılan anlaşmalara uyumu sağlamak üzere bir adi ortaklık sözleşmesi ve buna ek olarak 250 000 ABD Doları tutarında bir borç senedi imzaladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca yine; kartel üyesi teşebbüslerin anlaşma hükümlerine aykırı hareket eden teşebbüsleri uyardıkları, sözkonusu teşebbüslerden

Sayfa 80

açıklama istedikleri ve bu teşebbüslere yönelik e-posta trafiğinin durdurulması gibi birtakım tedbirleri gündeme getirdikleri görülmektedir.

4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri yasaklanmış ve bu madde kapsamında ihlal olarak değerlendirilebilecek birtakım durumlar örnek olarak sayılmıştır. Bu kapsamda, soruşturmaya taraf teşebbüslerden bazılarının mal vermeme boykotu, konsinyelerin çekilmesi, ürünlerin fiyat ve diğer satış koşullarının belirlenmesi, yeşil kartlı hastalara ve acil durumdaki hastalara satılacak pillerin sıraya konulması ve rakip durumdaki teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması amacına yönelik yaptıkları anlaşmaların, amaç ve etkisi bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde örnek niteliğinde sayılmış olan “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi”, “mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü”, “mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” durumlarıyla örtüştüğü; dolayısıyla teşebbüsler arasında yapılan sözkonusu anlaşmaların 4054 sayılı Kanu’un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil ettiği değerlendirilmektedir. Teşebbüslerin iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemeleri pazarındaki inceleme konusu eylemleri, aşağıdaki başlıca beş madde altında toplanabilir:

 İlgili pazarda rekabeti önleme amaç ve etkili anlaşmalar yapılması ve

Bu anlaşmalarla;

 İlgili ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi,

 İlgili ürünlerin fiyat ve satım şartlarının birlikte belirlenmesi,

 Rekabeti ortadan kaldırma amaç ve etkili anlaşma ve oluşumlara katılanlar

arasında pazarın bölüşülmesi.

 Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması ve pazara yeni giren

teşebbüslerin pazar dışına çıkarılması.

Teşebbüsler arasında yapılan anlaşmaların fiyat tespiti, müşteri paylaşımı, arz miktarının kısıtlanması ve ihalelerde danışıklı hareket edilmesi gibi hususlara yönelik olması nedeniyle bu anlaşmalar, kartel olarak tanımlanmakta ve rekabet hukukunda en ağır ihlal türü olarak kabul edilmektedir.

Anılan anlaşmalara ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 5388 sayılı Kanun ile değişik 5. maddeleri uyarınca re’sen muafiyet değerlendirmesi yapılması durumunda, yapılan anlaşmaların “üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması” gibi bir sonuç doğurmadığı gibi davranışlar sonucu ortaya çıkan faydanın da tamamen kartel üyeleri lehine etki doğurması sebebiyle ve daha da önemlisi müşteriler ve tüketiciler

Sayfa 81

bağlamında bu kesimin büyük oranda zarar görmesi nedenleriyle muafiyete hak kazanabilecek bir anlaşma olmadığı değerlendirilmiştir.

K.2. İdari Para Cezasının Tespitine İlişkin Değerlendirmeler

Yukarıda belirtildiği üzere Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu 16.3.2007 tarih ve 07- 24/236-76 sayılı kararının Medistar’a ve Nemed’e ilişkin kısmı, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 472. maddesi ile yapılan değişikliğin, anılan teşebbüsler lehine olduğu gerekçesiyle Danıştay tarafından iptal edilmiştir.

4054 sayılı Kanun’un soruşturmaya konu ihlallerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan “Para Cezaları” başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında; bu Kanun’un 4. ve 6. maddesinde yasaklanmış olan davranışları gerçekleştirdiği Kurul kararı ile sabit olanlara, ikiyüz milyon liradan aşağı olmamak üzere, ceza verilecek teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin bir yıl önceki mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan gayri safi gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verileceği öngörülmüş, dördüncü fıkrasında ise; Kurul’un para cezasına karar verirken, kastın varlığı, kusurun ağırlığı, ceza uygulanan teşebbüs veya teşebbüslerin pazar içindeki gücü ve muhtemel zararın ağırlığı gibi unsurları da dikkate alacağı hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede, Danıştay tarafından iptal edilmiş olan Rekabet Kurulu’nun 16.3.2007 tarih ve 07- 24/236-76 sayılı kararında, karar tarihinde yürürlükte bulunan 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, eylemin en son 2002 yılında gerçekleştiği dikkate alınarak, Medistar’a 2001 yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin takdiren %5’i oranında; Nemed’e ise 2001 yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin takdiren %4’ü oranında idari para cezası verilmiştir.

Ancak 4054 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, yasaklanmış davranışların gerçekleştirildiği tarihten bir yıl önceki mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayrisafi gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verileceği yolundaki hüküm, 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 472. maddesi ile “Bu Kanunun 4, 6 ve 7. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklikle birlikte, Medistar ve Nemed’e 2002 yılında gerçekleştirdikleri ihlaller nedeniyle idari para cezası tespit edilirken dikkate alınacak kanun hükmünün ve dolayısıyla ciro yılının belirlenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

3670

Bilindiği üzere, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel Kanun Niteliği” başlıklı 3. maddesinde; bu Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda hüküm bulunmaması halinde; diğer genel hükümlerinin, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını

Sayfa 82

gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; “Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının göndermede bulunduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasında ise, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun’un hükmünün farklılığı halinde, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

3680

Bu yasal düzenlemeler karşısında, Medistar ve Nemed’e uygulanacak para cezasının takdirinde dikkate alınacak kanun hükmünün ve dolayısıyla ciro yılının belirlenmesi için, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi’nin ihlal tarihinde yürürlükte bulunan hükmü ile halen yürürlükte bulunan hükümlerinin, ayrı ayrı somut olaya uygulanarak ortaya çıkan idari para cezası tutarlarının karşılaştırılması gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun’un ihlal tarihinde yürürlükte bulunan 16. madde hükmü uyarınca, Medistar ve Nemed’e ihlalden bir önceki yıl olan 2001 yılı gari safi gelirlerine gore idari para cezası uygulanması gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun’un halihazırda yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanunla değişik 16. maddesine gore ise, ilgili teşebbüslere karardan bir önceki, yani 2009 yılı gayrisafi gelirlerine gore idari para cezası uygulanması gerekmektedir. Yapılan inceleme sonucunda, her iki teşebbüs bakımından da 2009 yılındaki gayrisafi gelirleri üzerinden hesaplanan idari para cazalarının, 2001 yılndaki gayrisafi gelirleri üzerinden hesaplanan idari para cezalarına kıyasla daha düşük olduğu görülmüştür. Dolayısıyla, 4054 sayılı Kanun’un bugün yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile değişik 16. maddesi hükmünün, ihlal tarihinde yürürlükte bulunan 16. madde hükmüne kıyasla Medistar ve Nemed bakımından lehe bir düzenleme olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilindiği üzere, 4054 sayılı Kanun’un 5728 sayılı Kanun’la değişik 16. maddesinin 3. fıkrasında; Kanunun 4, 6 ve 7. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise, “Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır.” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere, Medistar ve Nemed’in tarafı olduğu ihlaller, rekabet hukukunda en ağır ihlal türü olan kartel anlaşması niteliğindedir. İhlal sürecinde teşebbüslerin stratejilerini ayrıntılı olarak ortaya koymaları, bu stratejileri gerçekleştirmeye yönelik örgütlenmeler kurup bu örgütlenmelerde organizasyonel bir yapı oluşturmaları, aralarındaki iletişimi sürekli kılmak üzere e-posta grupları kurmaları, ayrıca yapılan anlaşmalara uyumu sağlamak üzere, yaptırım mekanizmaları geliştirmeleri ve birbirlerini denetlemeleri, teşebbüslerin rekabetçi sürecin kasıtlı olarak engellendiğini göstermektedir. Hatta bazı teşebbüslerin

Sayfa 83

yaptıkları anlaşmalarla 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiklerinin farkında oldukları anlaşılmaktadır.

Teşebbüsler tarafından gerçekleştirilen ihlallere ilişkin idari para cezası takdir edilirken göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus, kartele taraf teşebbüslerin iyileştirici nitelikte kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslerin önemli bir kısmını oluşturduğu hususudur. Diğer taraftan; SSK, Emekli Sandığı, Bağkur ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin yaklaşık %90’ının finanse eden kuruluşlar olduğu dikkate alındığında; kartel üyelerinin bu kurumlara yönelik uyguladığı mal vermeme boykotu, konsinyelerin geri çekilmesi, toplu ihalelere katılmama gibi eylemlerinin sağlık hizmetlerinin sunumunda çok ciddi sıkıntılara neden olacağı kabul edilecektir. Nitekim, bu nedenle teşebbüslerin mal vermeme boykotu kısa sürmesine rağmen, ilgili pazarda etkisini derhal göstermiş ve amacına ulaşmıştır.

4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca ceza takdir edilirken, hakkında rekabet ihlali yaptığı tespit edilen teşebbüslerin bu ihlallerin ortaya çıkışındaki rollerinin, gerçekleştirdikleri ihlallerin niteliğinin ve süresinin de dikkate alınması gerekmektedir. Teşebbüslere ilişkin ihlal tespitlerinin ortaya konulduğu bölümde ayrıntılı olarak sunulduğu üzere, soruşturmaya taraf teşebbüslerden, Medistar ve Nemed, Medim, Arte, Formed, Sumed, Meday, Light, Dörtel ve Elektra’nın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri belirlenmiştir. Tespitler bölümünde sunulan delillerin incelenmesinden, bu teşebbüslerden Medistarın kartelin oluşumunda ve yürütülmesinde öncülük edip kartel organizasyonunda aktif rol aldığı, Nemed’in ise yapılan anlaşmalara uymakla birlikte kartel organizasyonunda öncü olmadığı değerlendirilmiştir.

Diğer taraftan, soruşturma tarafı teşebbüslerin stent ve kalp pili alanındaki faaliyetlerinin ayrıştırılmasında, iki ürünün satışlarında uygulanan yöntemlerin farklılık göstermesi ve bu farklılıklar sebebiyle teşebbüslerin ayrı ayrı örgütlenmeleri nedeniyle fayda görülmektedir. Yapılan tespitlere göre;

- sadece stent satan teşebbüsler: AGE, Anki, Medim, Arte, Dörtel, Ekin Sağlık,

Elektra, ELT, Formed, Genç Girişim, Light Medikal, Poyra, PM Group,

Promesis, Selen Ltd, Sumed;

- hem stent hem pil satışı yapan teşebbüsler: Medistar, Nemed, Mutlu

Medikim, Onmed, MMT Merit Medikal, Meday, Proses, Remed, Sesa,

Tarcem, Tera

- sadece pil satan teşebbüs: Reysaş

Bu ayrımın belirginleştirilmesi, icra edilen davranışlarda Rekabet Kanunu’na aykırılık noktalarında da farklılık olması ve rekabet ihlallerinin süresi ve ağırlığı sebebiyle de önem arz etmektedir. İhlal noktalarında belirtilmesi gereken en önemli husus, rakiplerle ortak fiyat tespiti ve diğer satım şartları, konsinyelerin geri çekilmesi ve arz boykotu, rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması eylemleri sadece stent ürünleri satıcıları için geçerli ihlal noktaları iken; fiyat tespiti, satış koşullarının, arz boykotu ve pazar paylaşımı kalp pili ve AICD ürün satıcıları için geçerlidir. İhlal

Sayfa 84

noktalarındaki farklılık kalp pillerinde konsinye uygulamasının olmaması ve pazar paylaşımının sadece PEFİP organizasyonu tarafından uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan, yapılan tespitler neticesinde stente ilişkin kartel oluşumunun 2002 yılının Mart ayı ortalarına değin devam ettiği ancak kalp pillerinde rekabet ihlallerinin daha yoğun olduğu ve 2002 yılı boyunca sürdüğü belirlenmiştir. L. SONUÇ

Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar, Danıştay kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeler okunup incelenerek yapılan görüşmeler sonucunda;

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 23.1.2008 tarih, 5728 sayılı Kanun'la değişik 16. maddesi ve para cezasında lehe düzenlemeler dikkate alınarak, 16.3.2007 tarihli 07-24/236-76 sayılı Kurul kararı ve Danıştay 13. Dairesi'nin sırasıyla 7.5.2010 tarihli, 2007/14508 E., 2010/3849 K. ve 2007/14509 E., 2010/3848 K. sayılı kararları ile ''Tıbbi Sarf Malzemeleri Pazarı"nda aynı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettikleri sabit olan

3780

- Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.'ye 2009 yılı sonunda oluşan gayri safi gelirinin takdiren %5 (yüzde beş)'i oranında olmak üzere 235,50 TL (ikiyüzotuzbeş TL elli Kr) idari para cezası verilmesine,

- Nemed Tıbbi Ürünler Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye (Yeni Ünvanı: Alvimedica Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş.) 2009 yılı gayri safi gelirinin takdiren %4 (yüzde dört)'ü oranında olmak üzere 246.781,14 TL (ikiyüzkırkaltıbinyediyüzseksenbir TL ondört Kr) idari para cezasının verilmesine

OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Atıf zinciri

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.