Kaldı ki, ihlal oluşturan işlem, yalnızca eczaneler arasında paralel davranışların ortaya çıkmasına yol açmasının ötesinde, eczanelerin bağımsızca ticari karar alma özgürlüğünü de kısıtlamaktadır.
Ayrıca, eczacı meslek teşkilatlarının, bu tür karar ve eylemlerini, sürşarj yapmayan ve bunu rekabetin bir unsuru olarak gören eczacıların, iradeleri üzerinde, bir baskı aracı olarak kullandıkları, dosyadaki hadiselerden de anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, Türk Eczacıları Birliği, 31.Olağan Büyük Kongresi'nde, sürşarjla ilgili aldığı Karar'ın, bazı eczacıların sürşarj yapmadığı gerekçesiyle ihtar cezası alması uygulamasının, şikayetçi Ecz. Zübeyde Yiğitalp ile ilgili sonuçlandırılan incelemeyle sınırlı olmaması ve Ecz. Yiğitalp'e verilen cezanın, Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı tarafından onaylanması, bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
3) Diğer taraftan, soruşturmaya konu olan ve TEB bünyesinde alınan kararlar; muhtevaları, amaçları ve özel şartları itibarıyla benzer değildir.
İEİS'nin şikayetine konu olan Karar, eczanelerin alım şartlarını ilgilendirmekteyken,
Ecz. Zübeyde Yiğitalp'in şikayetine konu işlemin, zeminini hazırlayan Karar'da, eczanelerin satış şartlarına müdahale sözkonusudur.
İlk karar, eczanelerin sağlayıcılarla ilişkileri hakkında doğrudan veya dolaylı unsurlar içermekteyken, diğer Karar, tamamen eczaneler arasındaki rekabeti etkileyebilecek niteliktedir.
Bu bağlamda, bu iki kararın aynı soruşturma kapsamında incelenmesi ile birlikte, iki farklı teşebbüs birliği kararı söz konusu olduğundan, bu kararlara ayrı ayrı ceza tatbiki gerekmektedir.
4) Bu çerçevede, Türk Eczacıları Birliği bünyesinde alınan Kararlar, sürşarj yapılmamasına karşı yaşama geçirilen diğer uygulamalar ile kastın varlığı, kusurun ağırlığı, TEB'in, pazara etkisi de ceza takdirinde, dikkate alınarak, cezanın asgari haddin üstünde verilmesi yerinde olacaktır.
5) 4054 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ilk fıkrasında, "4. madde kapsamına giren anlaşma, uyumlu eylem ve kararlar yapıldıkları tarihten itibaren bir ay içinde Kurul'a bildirilir." kaydı yer almaktadır.
Aynı Kanun'un 16/c maddesi, 4.cü madde kapsamındaki; anlaşma, uyumlu eylem ve kararların, süresi içinde bildirilmemesi halinde, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliğine para cezası verileceğini hükme bağlamış,
Aynı maddenin 3. fıkrası ise, " Tüzel kişiliği olan teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin 1. fıkrada belirtilen para cezalarına çarptırılmaları halinde, bu tüzel kişiliğin yönetim organlarında görev alan gerçek kişilere de şahsen verilen cezanın % 10' una kadar ayrıca para cezası uygulanır." kaydını getirmiştir.
Türk Eczacılar Birliği ve hadise tarihindeki Yöneticileri, Rekabet Kanunu'nun 4. maddesi kapsamında olduğu sübut bulan, yukarıdaki iki ayrı kararını, Rekabet Kurulu'na bildirmemiş olması sebebiyle ayrıca cezalandırılmaları gerekir.
REKABET KURUMU 33