Önaraştırmaya konu faaliyetlerin ülke çapında gerçekleştiriliyor olması hususu dikkate alınarak, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Deliller
I.2.1. Bilgi Tutanakları
I.2.1.1. TÜRSAB Yetkilisi ile Yapılan Görüşme
TÜRSAB yetkilileri konuya ilişkin olarak aşağıdaki hususları belirtmişlerdir:
- TÜRSAB tarafından hac ve umre seyahat acenteliği hizmetleri pazarına yönelik faaliyetlerimizde herhangi bir ayrımcılık iddiası kabul edilebilir değildir. Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun üyesi olarak, TÜRSAB söz konusu Kurul kararları ve seyahat acenteliği hizmetlerine ilişkin ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde hareket etmektedir. - Ülkemizde hacca yönelik taşımacılığın ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde %60’ı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılmakta, geriye kalan %40’ı ise özel seyahat acenteleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Söz konusu acentelerin, 1618 sayılı Kanun çerçevesinde A grubu seyahat acenteliği yetki belgesini haiz olması gerekmektedir.
- Bu düzenlemeler çerçevesinde, TÜRSAB olarak bizim görevimiz sadece başvurularda gerekli yasal koşulların yerine getirilmesinin teminini sağlamaktır. TÜRSAB’ın sanılanın aksine özel seyahat acenteleri arasında kontenjan tahsis etmek gibi ne bir yetkisi ne de bir uygulaması söz konusudur.
- Tarafımıza yöneltilen iddialardan biri olan acenteleri belli bir sigorta firma ve/veya acentesine yönlendirmemiz kabul edilebilir bir iddia değildir. Zira bu alanda seyahat acenteliği hizmeti sunacak olan firmaların sigorta yaptırmaları 1618 sayılı Kanun’un bir gereğidir. Bizlerin yapılan sigorta sözleşmelerinde her hangi bir fonksiyonumuz olmadığı için yönlendirmemiz de söz konusu olamaz.
- Seyahat acentelerinden teminat mektubu alınması uygulaması tamamıyla, Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun aldığı bir kararın gereğidir. Söz konusu karar, bir zamanlar artan şikâyetler karşısında bu hizmetten yararlanan hac ve umre adaylarının mağduriyetini önlemek bakımından alınan ve bizce de gerekli olan bir karardır. Söz konusu karar gereğince, TÜRSAB sadece alınan teminat mektupları karşılığında acentelerin bu alanda faaliyet gösterebilmesi için koşulları sağladığını onaylamaktadır. Bu durum bir kontenjan tahsisi anlamına gelmemektedir. Hangi acentenin kaç hacı ve umreci taşıyacağı tamamen serbest piyasa koşullarında belirlenmektedir. Bu durum tamamen, acentelerin rekabet güçlerine bağlıdır.
- TÜRSAB’ın teminat mektupları için acenteleri yönlendirdiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Bizler bu sürecin tamamen dışındayız. Ama piyasada, hac ve umre seyahatine yönelik olarak Bank Asya, Yapı Kredi gibi bazı bankaların özel hizmetler sunduklarını, bu konuda uzmanlaşmaya gittiklerini biliyoruz. Belirttiğimiz gibi, bu durum bizim dışımızda bankalar ile seyahat acenteleri arasındaki ilişkiye bağlıdır.
I.2.1.2. (Gizlilik Talebi Bulunmaktadır)
Genellikle umreye yönelik lüks paket turları düzenleyen ve unvanının gizli tutulması talep edilen bir acentenin yetkilisi tarafından konu hakkında aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
- TÜRSAB’ın sektördeki faaliyetleri ile ilgili olarak genel bir sıkıntımız olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Bizler, ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde düzenlemek