İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.'nin ayrımcılık yapmak suretiyle rekabeti engellediği iddiası.

Rekabet İhlali09-11/215-66Karar tarihi: 11.03.2009Yayımlanma tarihi: 29.04.2009

Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.'nin ayrımcılık yapmak suretiyle rekabeti engellediği iddiası.

Karar bilgileri

Karar sayısı
09-11/215-66
Karar tarihi
11.03.2009
Yayımlanma tarihi
29.04.2009
Karar türü
Rekabet İhlali

Karar metni

5 sayfa · 11.865 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2008-2-256(İlk İnceleme)
Karar Sayısı: 09-11/215-66
Karar Tarihi: 11.3.2009

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI

Üyeler: Tuncay SONGÖR, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ,

İsmail Hakkı KARAKELLE

B. RAPORTÖRLER : E. Ebru ÖZTÜRK, Sinan ÇÖRÜŞ

C. ŞİKAYET EDEN: - Meltem Radyo ve TV Yayıncılık A.Ş.

Temsilcileri: Av. Oktay DOĞAN, Av. Hakan GÜLER, Av. Tevrat

DURAN

İzzettin Çalışlar Cad. No: 36 Oğul Apt. A Blok D:10

Bahçelievler/İstanbul

D. HAKKINDA İLK İNCELEME

YAPILAN: - Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.

Konya Yolu 40. km Gölbaşı/Ankara

E. DOSYA KONUSU: Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.’nin ayrımcılık yapmak suretiyle rekabeti engellediği iddiası.

F. İDDİALARIN ÖZETİ: Meltem Radyo ve TV Yayıncılık A.Ş. (Meltem TV) adına Av. Hakan GÜLER, Av. Oktay DOĞAN, Av. Tevrat DOĞAN tarafından gönderilen dilekçede özetle;

– Meltem TV’nin ulusal yayın yapma hakkına sahip 16 yayıncı kuruluştan birisi

olduğu ve Türksat 2A uydusundan bireysel çıkış yaptığı, Türksat 3A uydusunda ise

bireysel çıkış başvurusunun bulunduğu,

– Türksat 3A uydusunun faaliyete geçmesinin akabinde Türksat Uydu Haberleşme

Kablo TV ve İşletme A.Ş. (Türksat) tarafından yeni bir uygulamaya gidildiği ve bu

çerçevede Meltem TV’nin uyduya bireysel çıkış hakları ile Türksat 2A üzerinden

yayın yapma haklarının elinden alındığı ve uydudan bir transponder veya 36 Mhz

yer tahsisine ilişkin talebinin reddedildiği, paket yayın dahilinde tek bir noktadan

toplu yayın yapmaya zorlandığı,

– Türksat tarafından Meltem TV dışındaki ulusal yayın lisansına sahip yayıncı

kuruluşların tamamının taleplerinin yerine getirildiği ve bu kuruluşlara istedikleri

kadar kapasite kullanımı ve bireysel çıkış hakkı verildiği,

– Türksat’ın tekel konumundan güç alarak yöneldiği bu uygulamalarının keyfi, taraflı

ve eşitliğe aykırı olduğu ve müvekkillerini mağdur ettiği, aynı zamanda 4054 sayılı

Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği

iddia edilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir.

Sayfa 2

Meltem TV vekilleri tarafından başvuru konusuna ilişkin olarak ikinci bir dilekçe daha gönderilmiştir. Bu dilekçede; 3 Ocak 2009 tarihinde saat 23.30’da Türksat 3A uydusu 16. transponderinde bulunan grup yayınlarının (Meltem TV, Mesaj TV, Özlem TV, Kadırga TV, Marmara TV, Meltem Radyo, Medya FM ve Radyo İlaç) kesildiği, saat 01.00’a kadar yayın yapılamadığı, bu konuya ilişkin Türksat tarafından “teknik bir problem olduğu ve düzeltmeye çalıştıkları” bilgisinin aktarıldığı, yayına ancak saat 01.00’dan sonra devam edilebildiği, bu gelişmenin de şikayetlerinin haklılığını gösterdiği ifade edilerek, şikayetlerinin kabulü talep edilmiştir.

G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 7.11.2008 tarih, 7325 sayı ve 16.1.2009 tarih, 458 sayı ile intikal eden başvurular üzerine Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu’ndan (BTK) 26.11.2008 tarih ve 4873 sayılı yazıyla görüş istenmiştir. BTK tarafından gönderilen 6.2.2009 tarih ve 961 sayılı görüş de dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda düzenlenen, 4.3.2009 tarih, 2008-2-256/İİ-09-EÖ sayılı İlk İnceleme Raporu, 5.3.2009 tarih ve REK.0.06.00.00-110/63 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11.3.2009 tarih ve 09-11 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda, Türksat’ın Meltem TV Yayıncılık A.Ş. aleyhine olarak ayrımcılık yapmak suretiyle rekabeti engellediği iddiasına ilişkin olarak önaraştırma yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.

I. YAPILAN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

I.1. BTK Görüşü

Şikayetin Kurumumuza intikalini takiben, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca BTK’dan görüş talep edilmiştir. Kurum kayıtlarına 6.2.2009 tarih ve 961 sayı ile giren BTK görüşünde;

– 5189 sayılı Kanunla 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununa ilave edilen ek madde

33 uyarınca; ulusal egemenlik kapsamındaki uydu yörünge pozisyonlarının

haklarına, yönetimine ve işletme yetkisine sahip olmak ve bununla ilgili

yükümlülükleri yerine getirmek, adına kayıtlı ve diğer operatörlere ait uyduları

işletmeye izin vermek ya da verilmesini sağlamak, bu uyduları işletmek, ulusal ve

yabancı operatörlere ait uydular üzerinden teknik olarak verilebilecek her türlü

hizmeti sunmak, televizyon yayıncılığı ve uydu platform işletmeciliği yürütmek,

işletmek ve ticari faaliyette bulunmak üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu

hükümlerine tabi, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketi

1

unvanı altında bir anonim şirket kurulduğu,

– 5189 sayılı Kanun gereğince “ulusal ve yabancı operatörlere ait uydular üzerinden

haberleşme ve iletişim alt yapısını kurmak, işletmek ve ticari faaliyette bulunmak”

hakkının da Türksat’a verildiği,

– BTK ile Türksat arasında Türksat’ın ulusal egemenlik kapsamındaki uydu yörünge

pozisyonlarının haklarına, yönetimine ve işletme yetkisine sahip olması ve bununla

ilgili yükümlülükleri yerine getirmesi, adına kayıtlı ve diğer işletmecilere ait uyduları

işletmeye vermesi ya da verilmesini sağlaması, bu uyduları işletmesi ve ticari

faaliyette bulunması amacıyla bir görev sözleşmesinin imzalandığı,

– Görev sözleşmesinin “Uydu Kablo TV Altyapısının İşletilmesi” başlıklı 8.

maddesinde, “işletmeci, uydu ve kablo TV altyapısını, kendi hizmetlerinin

yürütülmesinde kullanabileceği gibi teknik imkanlar dahilinde diğer gerçek ve tüzel 1

Türksat, 5189 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 5. maddesine ek 33. madde aracılığıyla kurulmuş olup, sermayesinin tamamı Hazine Müsteşarlığı’na aittir.

Sayfa 3

kişilerin kullanımına sunmak suretiyle de işletebilir” hükmü ve “Kurum Düzenlemeleri” başlıklı 6. maddesinde ise “İşletmeci, bu sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde Kurum düzenlemelerine uymakla yükümlüdür” hükmü yer almakla birlikte, anılan sözleşmede “Uydu kapasitelerinin tahsisi” ve “çıkış hakkı” konusunda spesifik bir hüküm bulunmadığı

– Anılan Sözleşmenin “Teknolojik Gelişmeler” başlıklı 12. maddesi gereğince; Türksat’ın uydu ve kablo TV hizmetlerini, Kurumun onayını almak şartıyla, ticari koşulları dikkate alarak, teknolojik gelişmelere ve varsa hizmetlerle ilgili uluslararası anlaşmalara uygun olarak vereceği ve yenileme hakkının Türksat’a verildiği, sonuç olarak, Türksat 3A uydusunun faaliyete geçmesi nedeniyle sahip olduğu uydu kapasitesini planlamanın ve kullandırmanın Türksat’ın uhdesinde olduğu,

belirtilmiştir.

I.2. Değerlendirme

Rekabet Kurulu, 3.7.2008 tarih ve 08-43/587-220 sayılı kararında, Kablo TV

şebekesine bütünleştirilecek yazılım ve donanım ile ulusal kanallarda yerel nitelikte

bilgilendirme, haber ve reklam benzeri katma değerli hizmetlerin sunulmasının

mümkün olduğu, ancak şikayetçilerin patentine sahip oldukları bu sistemin kurulumu

yönündeki başvurularının Türksat tarafından cevaplandırılmadığı iddialarını

değerlendirmiştir.

Söz konusu kararda da atıf yapılan 14 Haziran 2007 tarih ve 26552 sayılı Resmi

Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Erişim ve Ara Bağlantı Yönetmeliği”nin,

– “Amaç” başlıklı 1. maddesinde;

“Bu Yönetmeliğin amacı; kullanıcıların makul bir ücret karşılığında telekomünikasyon hizmetlerinden ve altyapısından azami ölçüde yararlanmasını sağlayacak uygulamaların teşvik edilmesi, telekomünikasyon sektöründe verimliliğin, sürdürülebilir rekabet ortamının sağlanması, telekomünikasyon hizmetlerinin karşılıklı çalışabilirliğinin sağlanması ve uzun vadede kullanıcıların yararına olacak rekabet ortamının oluşturulmasına yönelik altyapı yatırımlarının desteklenmesi için telekomünikasyon şebekelerine erişim ve arabağlantıya ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”

– “İlkeler” başlıklı 5. maddesinde;

“Bu Yönetmeliğin uygulanmasında aşağıdaki temel ilkeler göz önüne alınır…

d) Eşit şartlardaki kullanıcılar arasında ayrım gözetilmemesi ve hizmetlerin benzer konumdaki kullanıcılar tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması…”

– “Erişimin Kapsamı” başlıklı 6. maddesinde;

“Bu Yönetmelikte geçen erişim terimi, aşağıdakilerle sınırlı olmamak üzere;

a) Yerel ağa ayrıştırılmış erişimi ve veri akış erişimini de içerecek şekilde sabit veya mobil telekomünikasyon şebekesi bileşenlerine ve ilgili tesislerine her türlü yöntemle erişimi,

d) Hizmetlerin karşılıklı çalışabilirliği veya sanal şebeke hizmetleri için gerekli arayüzlere, protokollere veya diğer teknolojilere erişimi,

e) İki telekomünikasyon şebekesi arasındaki arabağlantıyı,

kapsar.”

Sayfa 4

– “Arabağlantı” başlıklı 8. maddesinde;

“(1) İlgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeciler arabağlantı yükümlüsüdür.

Bununla birlikte Kurum, bir işletmecinin arabağlantıya izin vermemesinin veya aynı

sonucu doğuracak şekilde makul olmayan süre ve şartlar ileri sürmesinin, rekabet

ortamının oluşumunu engellediğine veya ortaya çıkacak durumun kullanıcıların

aleyhine olduğuna karar vermesi halinde, söz konusu işletmeciyi arabağlantı

yükümlüsü olarak belirleyebilir.”

– “Ayrım Gözetmeme” başlıklı 9. maddesinde;

“(1) Kurum, ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere,

telekomünikasyon hizmetlerini sağlamak için kendi kullandıkları veya üçüncü

şahısların telekomünikasyon hizmetlerini sunmak için gereksinim duydukları

hizmetleri, söz konusu hizmetleri talep edenlere ayrım gözetmeksizin ve kendilerine

uyguladıkları koşullarla temin etme yükümlüğü getirebilir.”

– “İşletmecilere Getirilecek Yükümlülükler” başlıklı 16. maddesinde;

“(1) İşletmeciler, diğer işletmecilerden erişim ve arabağlantı müzakerelerinde

bulunmayı talep edebilecekleri gibi diğer işletmecilerden kendilerine bu yönde bir

talep gelmesi halinde müzakerede bulunmakla yükümlüdür.

(3) Arabağlantı yükümlüsü işletmeciler, ikinci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla,

her halde ayrım gözetmeme, şeffaflık ve tarifelerini maliyet esaslı belirleme

yükümlülüklerine tabidir.”

hükümleri yer almaktadır.

Telekomünikasyon mevzuatına ilişkin yukarıda yer verilen hükümlerden; yayıncı kuruluşların uydu altyapısına erişimlerinin sağlanmasının anılan Yönetmelik kapsamında değerlendirilebilecek bir faaliyet olduğu, bu kapsamda, Türksat’ın da “ulusal egemenlik kapsamındaki uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletme yetkisine sahip olan ve bununla ilgili yükümlülükleri yerine getirmek, adına kayıtlı ve diğer operatörlere ait uyduları işletmeye izin veren ya da verilmesini sağlayan, bu uyduları işleten, ulusal ve yabancı operatörlere ait uydular üzerinden teknik olarak verilebilecek her türlü hizmeti sunan, televizyon yayıncılığı ve uydu platform işletmeciliği yürüten, işleten” bir kuruluş olarak söz konusu Yönetmeliğin 8. maddesi kapsamında arabağlantı yükümlüsü ya da etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenebileceği anlaşılmaktadır.

Aynı Yönetmeliğin 6 ve 9. maddeleri ise böyle bir yükümlülük altındaki teşebbüslerin, erişim ve arabağlantı başta olmak üzere telekomünikasyon hizmetlerinin sağlanmasında bu hizmetleri talep edenler arasında bir ayrım gözetemeyecekleri hususunu hükme bağlamaktadır.

Karara konu şikayetin temelinde; erişim ve arabağlantı altyapısını kontrol etmekte olan bir teşebbüsün, bu imkanlardan faydalanmak isteyen teşebbüslerden birine yönelik olarak ayrımcılık yapmak suretiyle rekabeti bozduğu iddiası yer almaktadır.

Telekomünikasyon altyapısına erişim sağlanamaması ya da erişim talep eden taraflar arasında ayrımcılık yapıldığı iddiasının öncelikli olarak bu sektörde faaliyet göstermekte olan teşebbüslere yönelik ayrım gözetmeme ve eşit koşullarda hizmet sağlama yükümlülüklerini düzenleyen telekomünikasyon mevzuatı açısından ve yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle

Sayfa 5

4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılmasının gerekli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

J. SONUÇ

Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre; başvuru konusu iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.