I.3.3. Okulcu’nun Niteliği
Okulcu 9.2.2010 tarihinde okul üniforması da dahil olmak üzere tekstil pazarında faaliyet gösteren üç rakip arasında eşit ortaklık payı ile kurulmuştur. Bu bakımdan ilk olarak 1997/1 sayılı Tebliğ bakımından Okulcu’nun ortak girişim niteliğinin sorgulanması gerekmektedir.
1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinin (c) bendine göre; “Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve mal varlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler (joint venture)” teşebbüsler arası birleşme ve devralma olarak kabul edilmektedir.
Bu tanım çerçevesinde bir ortak girişimin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir birleşme ve devralma sayılabilmesi için aşağıda sayılan üç unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması,
ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması,
ortak girişimin, taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti
sınırlayıcı amacı veya etkisinin olmaması, bir başka deyişle rekabetçi
davranışların koordinasyonuna yol açmaması.
I.3.3.1. Ortak Kontrol
Bir teşebbüsün ortak girişim olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle teşebbüsü oluşturan ana şirketlerin teşebbüs üzerinde ortak kontrolünün varlığı aranmaktadır. Ortak kontrol, iki veya daha fazla teşebbüsün bir teşebbüsün karar alma sürecinde belirleyici etkiye sahip olması halidir. Ortak kontrol, veto haklarının kullanılması, oylamalarda ortak hareket edilmesi ya da fiili kontrole sahip olunması gibi çeşitli yollarla sağlanabilir.
Önaraştırmanın tarafı Okulcu firmasının üç hissedarının şirket sermayesinde eşit paya sahip oldukları görülmektedir. Şirketin yönetim ve karar alma süreçleri incelendiğinde, her üç ortağın da 10 yıl süre ile şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, bu durumda her üç hissedarın da şirketi bağlayıcı sözleşmeler yapma yetkisine sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan şirket ana sözleşmesine göre şirkete yeni ortak kabul edilmesi ve şirket ana sermayesinin artırılması kararları alınırken ortaklar kurulunun %100 katılımı ve olumlu oyu aranmaktadır. Bunlar dışındaki kararların nasıl alınacağına ilişkin şirket ana sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
6762 sayılı Kanun’un 536. maddesine göre 20 kişiden az ortaklı limited şirketlerde kararlar ödenmiş sermayenin yarısından fazlasını temsil eden ortakların olumlu oyuyla alınabilecektir. Şirket ortaklarının sermayeye katılım oranlarına göre, her üç ortağın