sistemi ile çalışılan elektrikli süpürge ürün grubunda ise tavsiye fiyat listesi yayınlanmaktadır.
Önaraştırma döneminde Miele yetkililerinin yanı sıra bazı Miele satış noktaları ile de acentelik sistemine ilişkin görüşmeler yapılmıştır.
Enkay Mağaza İşletmeciliği Tic. A.Ş. ve Gürbüz Ticaret ve Dayanıklı Tüketim Malları ve Klima San. Ltd. Şti.’nin mağaza müdürleri ile yapılan görüşmelerde; Miele ile aralarında acentelik ilişkisi bulunduğu, mağazada teşhir edilen ürünlerin konsinye olarak Miele tarafından sağlandığı, satılan ürünlerin tüketiciye teslimatının Miele tarafından yapıldığı, satış işleminin Miele’in sistemi kullanılarak gerçekleştirildiği, ürünlerin fiyatlarının ve satış koşullarının Miele tarafından belirlendiği, ödemelerin Miele’e ait pos cihazıyla doğrudan Miele’e yapıldığı, buna karşılık Miele’den komisyon alındığı ifade edilmiştir. Ayrıca bu durumun elektrikli süpürgede farklılık arz ettiği, elektrikli süpürgelerin doğrudan Miele’den satın alındığı ve şirket merkezi tarafından belirlenen kar marjı ve satış koşulları doğrultusunda satışa sunulduğu belirtilmiştir.
Miele ve acenteleri arasında “MCA (Miele Chartered Agency) Sistemi” olarak adlandırılan sistemde satış işlemi, tüketici ile Miele arasında gerçekleşmekte, acente ise bu satışa sadece aracılık etmektedir. Acentenin sorumluluğu, ödemelerin Miele’in belirlediği yöntem ve kurallar çerçevesinde yapılmasını sağlamaktır. Miele elektronik perakende zincirleri ile benzer şekilde beyaz eşyada acentelik, elektrikli süpürgede bayilik sistemi ile çalışmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu’nda acente, “Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tabi bir sıfatı olmaksızın bir mukaveleye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimse” olarak tanımlanmaktadır. 4054 sayılı Kanun bakımından ise, şayet acente müvekkili adına yapmış olduğu ya da aracılık ettiği sözleşmeden dolayı herhangi bir mali veya ticari risk almamışsa, acente ile müvekkil arasındaki ilişki Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışındadır. Müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmaması, acente ile müvekkil arasındaki ilişkinin dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasından grup olarak muaf tutulmasının koşullarını belirleyen 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin kapsamı dışında olmaları sonucunu doğurmaktadır.
Diğer taraftan, akdedilen anlaşmanın adının acentelik anlaşması olması, bu anlaşmanın kendiliğinden Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığı anlamına gelmemektedir. Burada, teşebbüsler arasındaki ilişkinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen unsur, acentenin, müvekkili tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığıdır.
Acente, acentelik hizmeti nedeniyle herhangi bir mali ya da ticari risk taşımıyorsa, bu ilişki Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışında olacak ve acentenin alış veya satış faaliyeti müvekkilinin faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirilecektir. Aksi durumda ise, acentenin, tüm risklere kendisi katlanmakta olduğundan, yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü sağlayabilmesi için kendi pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerekmektedir.
Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’da hangi durumlarda taraflar arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele alınabileceği belirtilmiştir.