İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi’nin 30.01.2026 tarih ve 2025/1976 E. 2026/176 K.

Rekabet İhlali26-07/206-73Karar tarihi: 26.02.2026Yayımlanma tarihi: 07.09.2026

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi’nin 30.01.2026 tarih ve 2025/1976 E. 2026/176 K. sayılı kararı ile Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin 23.11.2023 tarih ve 2023/634 E. 2023/2038 K. sayılı kararını kaldırması ve Rekabet Kurulunun Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ hakkında 24.02.2022 tarih ve 22-10/152-62 sayı ile verdiği kararı iptal etmesi üzerine yeniden karar alınması.

Karar bilgileri

Karar sayısı
26-07/206-73
Karar tarihi
26.02.2026
Yayımlanma tarihi
07.09.2026
Karar türü
Rekabet İhlali

Karar metni

65 sayfa · 198.434 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

(Yargı Kararları Üzerine Verilen)

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2020-3-033(Soruşturma)
Karar Sayısı: 26-07/206-73
Karar Tarihi: 26.02.2026

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,

Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Rıdvan DURAN,

Ayşe USLU CEVLEK

B. RAPORTÖRLER : Barış BİRCAN, Ahmet Buğra KAZAK, Beyza BAHADIRHAN C. BAŞVURANLAR : - Gizlilik talepli altı başvuru

- Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği

Temsilcileri: Av. Ziynet ÖZÇELİK, Av. Kürşat BAFRA

Tunus Cad. 21/3 Kavaklıdere Çankaya Ankara

D. İLGİLİ TARAF: - Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ

Yeni Mah. Şehit Mesut Birinci Cad. No: 85/A Canik/SAMSUN

(1) E. DOSYA KONUSU: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi’nin 30.01.2026 tarih ve 2025/1976 E. 2026/176 K. sayılı kararı ile Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin 23.11.2023 tarih ve 2023/634 E. 2023/2038 K. sayılı kararını kaldırması ve Rekabet Kurulunun Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ hakkında 24.02.2022 tarih ve 22-10/152-62 sayı ile verdiği kararı iptal etmesi üzerine yeniden karar alınması.

(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Bazı özel sağlık kuruluşları ile teşebbüs birliklerinin serbest hekimlerden talep ettikleri ameliyathane hizmet ücretlerini birlikte tespit ettikleri ve yapılan centilmenlik anlaşması ile hastaneler arasında personel transferini engelledikleri iddiası.

(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 24.06.2020 tarih ve 6260 sayı, 29.06.2020 tarih ve 6404 ve 6405 sayı, 30.06.2020 tarih ve 6414 ve 6584 sayı ile intikal eden gizlilik talepli başvurular ile 21.07.2020 tarih ve 7558 sayı ile intikal eden ve Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği tarafından yapılan başvuruda; Samsun ilinde bulunan özel hastanelerin serbest hekimlerden talep ettikleri ameliyathane hizmet ücretlerini birlikte tespit ettikleri ve aralarında yaptıkları centilmenlik anlaşması ile personel transferini engelledikleri iddia edilmiştir. Bu iddialar üzerine hazırlanan 21.07.2020 tarih ve 2020-3-033/11 sayılı İlk İnceleme Raporu Rekabet Kurulunun 28.07.2020 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 20-36/501-M sayı ile konu hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.

(4) 28.07.2020 tarih ve 7856 sayılı gizlilik talepli bir başka başvuruda da, Samsun ilinde bulunan özel hastanelerin serbest hekimlerden talep ettikleri ameliyathane hizmet ücretlerini birlikte tespit ettikleri iddia edilmiştir. Bu başvuru üzerine Kurul, 03.09.2020 tarih ve 20-40/559-M sayı ile önaraştırma yapılmasına ve önaraştırmanın, 28.07.2020 tarih ve 20-36/501-M sayılı Kurul kararı ile başlatılan önaraştırma ile birleştirilerek yürütülmesine karar vermiştir.

(5) Önaraştırma sonucunda hazırlanan 08.10.2020 tarih ve 2020-3-033/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu Kurulun 15.10.2020 tarihli toplantısında görüşülerek, 20-46/624-

Sayfa 2

M sayılı karar ile, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine

yönelik olarak;

1. Derebahçe Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. AŞ (ATASAM)

2. Hospitalpark Sağlık Hizmetleri AŞ (BÜYÜK ANADOLU)

3. Medi Bafra Özel Sağlık Hizmetleri San. Tic. AŞ (MEDIBAFRA)

4. Medicana Hastane İşletmeciliği AŞ (MEDICANA MERKEZ)

5. Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ (MEDICANA SAMSUN)

6. MLP Sağlık Hizm. AŞ (MEDICALPARK)

7. Özel Ana Teşhis Tedavi ve Sağlık Hizmetleri AŞ (LİMAN)

8. Samsun Medikal Grup Özel Sağlık Hizmetleri AŞ (MEDICALPARK/LIV

SAMSUN)

hakkında soruşturma açılmıştır (İlk SR Kararı). Soruşturma Bildirimi taraflara

20.10.2020 tarihinde gönderilmiştir. Teşebbüslerin birinci yazılı savunmaları çeşitli

tarih ve sayılarla süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

(6) Soruşturma sürecinde dosya kapsamında incelenen iddiaların Bursa ve Balıkesir

illerinde de gerçekleştiğine ilişkin şüphe oluşturan çeşitli belgeler elde edilmiştir. Bunun

üzerine hazırlanan 23.11.2020 tarih ve 2020-3-051/11 sayılı İlk İnceleme Raporu

Kurulun 26.11.2020 tarihli toplantısında görüşülerek 20-51/711-M sayı ile iddialar

hakkında, bazı teşebbüs birlikleri ile Bursa ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren özel

hastanelere yönelik olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar

uyarınca yapılan önaraştırma üzerine düzenlenen 29.12.2020 tarih, 2020-3-051/ÖA

sayılı Önaraştırma Raporu 07.01.2021 tarihli Kurul toplantısında ele alınmış ve 21-

01/20-M sayı ile, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine

yönelik olarak;

1. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Tic. AŞ Bursa Şubesi (ACIBADEM)

2. ASG Özel Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Malz. San. ve Tic. AŞ (ARİTMİ)

3. Atek Özel Sağlık Hizmetleri AŞ (ATEK)

4. Burfiz Özel Sağlık Hizmetleri AŞ (BURFİZ)

5. C.Y.L. Turizm Gıda Sağlık Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. AŞ (CEYLAN)

6. Göz Nurunu Koruma Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi İktisadi İşletmesi (GÖZ

VAKFI) Bursa Şubesi (GÖZ VAKFI BURSA)

7. Hayat Sağlık Tesisleri AŞ (HAYAT)

8. Medicana Hastane İşletmeciliği AŞ Bursa Şubesi (MEDICANA BURSA)

9. Medika-Bil Özel Sağlık Hiz. Tur. Yat. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.

(MEDICABİL)

10. MLP Sağlık Hizmetleri AŞ Bursa Şubesi (MEDICALPARK BURSA)

11. Özel Ack Ürotaş Üroloji Tıp Merkezi Sağlık Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. (ACK

ÜROTAŞ)

12. Pedmer Özel Çocuk Sağlığı Merkezi Tic. Ltd. Şti. (PEDMER)

13. Pembemavi Tedavi Hiz. San. ve Tic. AŞ (PEMBEMAVİ)

14. Realist Özel Sağlık Hizm. Tıbbi Cihaz İnş. Tur. Tic. ve San AŞ (ESTETICARE) 15. Remzi Avcı Özel Sağlık Hizmetleri AŞ (RETİNA)

16. Romatem Fizik Tedavi ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret AŞ (ROMATEM)

17. Rom-Mer Özel Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (ROMMER)

18. Sina Özel Sağlık Hizmetleri AŞ (DORUK YILDIRIM) ve Bursa Özel Sağlık

Tesisleri AŞ (DORUK BURSA)

19. Uludağ Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. AŞ (CİHANGİR)

20. Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Derneği (BUSAD)

Sayfa 3

21. Özel Hastaneler Platformu Derneği (ÖHP)

hakkında soruşturma açılmasına (İkinci SR Kararı) ve bu soruşturmanın 20-46/624-M sayılı Kurul kararı ile başlatılan soruşturma ile birleştirilerek yürütülmesine karar verilmiştir.

(7) Soruşturma Bildirimi taraflara 22.01.2021 tarihinde gönderilmiştir. Teşebbüslerin birinci yazılı savunmaları çeşitli tarih ve sayılarla süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

(8) Kurum kayıtlarına 22.06.2021 tarih ve 18817 sayı ile intikal eden yazıyla, soruşturma taraflarından MEDICANA SAMSUN uzlaşma talebinde bulunmuştur. İlgili talep üzerine hazırlanan 22.06.2021 tarih ve 2020-3-033/BN-04 sayılı Bilgi Notu, Kurulun 24.06.2021 tarihli toplantısında görüşülmüş, uzlaşma başvurusunun reddedilmesine 21-32/425-M sayı ile karar verilmiştir.

(9) Kurul bu kararında, uzlaşma prosedürünün yürütülen soruşturmalarda usul ekonomisine uygun hareket edilebilmesini amaçladığını, 15.10.2020 tarihinde başlayan ve 04.03.2021 tarih 21-11/144-M sayılı Kurul kararı ile süresi üç ay uzatılan soruşturmanın sekiz aylık süresinin tamamlandığını ve soruşturma raporunun teslim edilmesi için tanınan yasal sürenin dolmasına bir aydan az süre kaldığını göz önünde bulundurarak MEDICANA SAMSUN tarafından yapılan uzlaşma başvurusunun Kurum kayıtlarına ulaştığı tarih itibarıyla uzlaşma prosedüründe öngörülen usul faydalarını ortaya çıkaramayacağını belirtmiştir. Ayrıca Samsun ili özelinde sekiz teşebbüs hakkında soruşturma yürütülmekteyken, soruşturma tarafı diğer teşebbüslerin uzlaşmaya yönelik taleplerinin bulunmaması karşısında uzlaşma sürecinden beklenen faydanın sağlanamayacağı da dikkate alınmış ve MEDICANA SAMSUN’un uzlaşma görüşmelerine başlanmasına ilişkin başvurusunun reddine karar verilmiştir.

(10) Soruşturma safhası sonunda hazırlanan 14.07.2021 tarih ve 2020-3-033/SR sayılı Soruşturma Raporu, Kanun’un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rekabet Kurulu üyelerine ve soruşturma taraflarına gönderilmiştir.

(11) Bazı teşebbüslerin talebi üzerine, 19.08.2021 tarih ve 21-39/560-M sayılı Kurul kararı ile 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde teşebbüslerin ikinci yazılı savunma sunma süreleri 30 gün uzatılmıştır. Teşebbüslerin ikinci yazılı savunmaları çeşitli tarih ve sayılarla süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Ancak LİMAN, MEDİBAFRA ve ROMMER tarafından ikinci yazılı savunma hakkı kullanılmamıştır.

(12) Teşebbüslerin savunmaları üzerine her bir teşebbüs için ayrı ayrı hazırlanan 27.10.2021 tarih ve 2020-3-033/EG sayılı Ek Görüş 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi çerçevesinde Kurul üyeleri ve teşebbüslere tebliğ edilmiştir. Teşebbüslerin üçüncü yazılı savunmaları çeşitli tarih ve sayılarla süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir. Teşebbüslerden ACIBADEM, ACK, ESTETICARE, LİMAN, MEDİBAFRA, ROMATEM ve ROMMER üçüncü yazılı savunma hakkını kullanmamıştır.

(13) 4054 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılması konusu 13.01.2022 tarihli Kurul toplantısında ele alınmış ve 22-03/30-M sayı ile yapılmasına karar verilen tarih olan 15.02.2022’de gerçekleştirilmiştir.

(14) Yürütülen soruşturmaya ilişkin Rapor, Ek Görüş, toplanan deliller, yazılı, sözlü savunmalar ve incelenen dosya muhteviyatına göre Kurul 24.02.2022 tarih ve 22- 10/152-62 sayı ile MEDICANA SAMSUN’un rakip teşebbüslerle birlikte fiyat tespit etmek ve iş gücü piyasalarındaki rekabeti sınırlamak şeklindeki iki ayrı eylem ile 4054

Sayfa 4

sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine ve bu nedenle teşebbüse fiyat tespiti ihlali bakımından 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve 15/02/2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik'in (Mülga Ceza Yönetmeliği) 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 3.239.899,36 TL tutarında idari para cezası verilmesine hükmetmiştir. M EDICANA SAMSUN’un işgücü piyasalarında rekabeti kısıtlayıcı eylemleri bakımından ise, teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve Mülga Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası ile 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2020 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 2.159.932,91 TL tutarında idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.

(15) Anılan Kurul kararının iptali istemiyle MEDICANA SAMSUN tarafından açılan davada Ankara 5. İdare Mahkemesi davanın reddine 23.11.2023 tarih ve ve 2023/634 E. 2023/2038 K. sayı ile karar vermiştir. Akabinde MEDICANA SAMSUN tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 25.09.2024 tarih ve 2024/326 E. 2024/1498 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine, Danıştay 13. Dairesi 18.11.2025 tarih ve 2024/3384 E. 2025/3547 K. sayı ile, söz konusu mahkeme kararının bozulmasına ve yeniden karar verilmek üzere Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesine gönderilmesine karar vermiştir.

(16) Bunun üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin aldığı 30.01.2026 tarih ve 2025/1976 E. 2026/176 K. sayılı kararda özetle; idari işlemlerin yargısal denetiminin tesis edildikleri tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapıldığı, 27.12.2024 tarih ve 32765 sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Ceza Yönetmeliği) ile Mülga Ceza Yönetmeliği’nin mülga olduğu belirtilmiş ve Kurul tarafından her iki yönetmelik dikkate alınmak ve kıyaslanmak suretiyle temel ve sonuç idari para cezası oranlarının yeniden belirlenmesi ve lehe olan düzenlemenin davacıya uygulanması gerektiği gerekçesiyle 24.02.2022 tarih ve 22-10/152-62 sayılı Kurul kararı iptal edilmiştir.

(17) Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin, 09.02.2026 tarihinde Kurumumuz tarafından tebellüğ edilen söz konusu iptal kararı üzerine hazırlanan 23.02.2026 tarih ve 2020-3-033/BN-17 sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(18) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notunda özetle; MEDICANA SAMSUN’un rakiplerle birlikte fiyat tespit etmek ve iş gücü piyasalarındaki rekabeti sınırlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği, bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçücü fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi gereken MEDICANA SAMSUN’a 2024 yılı cirosu esas alınarak fiyat tespitine ilişkin ihlal için Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesi uyarınca takdiren %(.....) oranında idari para cezası uygulanması halinde 15.577.151,56 TL ceza verilebileceği, Mülga ve Ceza Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması neticesinde ulaşılan sonuç cezalar kıyaslandığında “aleyhe hüküm verme yasağı” ilkesi de nazara alınmak suretiyle Mülga Yönetmelik uyarınca

Sayfa 5

verilen idari para cezasının lehe olduğu anlaşıldığından, MEDICANA SANSUN’a fiyat tespitine yönelik ihlal bakımından 24.02.2022 tarih ve 22-10/152-62 sayılı kararda tespit edilen 3.239.899,36TL tutarında para cezası uygulanması gerektiği; iş gücü piyasasındaki ihlal bakımından ise teşebbüse 2024 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası 7. maddesi uyarınca takdiren %(.....) oranında idari para cezası uygulanması halinde 12.980.959,63 TL tutarında idari para cezası verilebileceği, Mülga ve Ceza Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması neticesinde ulaşılan sonuç cezalar kıyaslandığında “aleyhe hüküm verme yasağı” ilkesi de nazara alınmak suretiyle Mülga Yönetmelik uyarınca verilen idari para cezasının lehe olduğu anlaşıldığından, MEDICANA SANSUN’a işgücü piyasasına yönelik ihlal bakımından 24.02.2022 tarih ve 22-10/152-62 sayılı kararda tespit edilen 2.159.932,91 TL tutarında para cezası uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.

I. İNCELEME, GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK

I.1. Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ (MEDICANA SAMSUN) 1

(19) Samsun ilinde faaliyet gösteren MEDICANA SAMSUN’un ortaklık yapısı aşağıda sunulmaktadır.

Tablo 1- MEDICANA SAMSUN Ortaklık Yapısı

Hissedarlar Hisse Oranı (%)

MEDICANA MERKEZ (.....)

Medimarin Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.(.....)
Adnan ÖLMEZ(.....)
Ahmet ŞENOCAK(.....)
Toplam100,00

Kaynak: Teşebbüsten Gelen Bilgiler

(20) MEDICANA SAMSUN’un çoğunluk hissedarı olan MEDICANA MERKEZ özel sağlık hizmetleriyle iştigal etmektedir. Teşebbüsün İstanbul’da sekiz, Ankara, Sivas, Bursa, Konya, İzmir ve Samsun illerinde birer adet olmak üzere toplamda 14 hastanesi bulunmaktadır. MEDICANA BURSA, MEDICANA MERKEZ’in Bursa şubesi olarak faaliyet göstermektedir. Hüseyin BOZKURT hem MEDICANA MERKEZ’in hem de MEDICANA SAMSUN’un yönetim kurulu başkanıdır.

I.2. İlgili Pazar

I.2.1. İlgili Ürün Pazarı

(21) Dosya kapsamında MEDICANA SAMSUN ile ilgili olarak ileri sürülen iddialardan biri serbest hekimlerin özel hastanelerin ameliyathanelerini kullanması konusundadır. Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 5. maddesinde özel hastaneler; “… bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarını haiz olmak kaydıyla, yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak, bir veya birden fazla uzmanlık dalında hastalara ayakta ve yatırarak muayene, teşhis ve tedavi hizmeti veren” olarak tanımlanmaktadır. Muayenehane ise Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’in 7/2. maddesinde “bir tabip tarafından mesleğini serbest olarak icra etmek üzere müstakilen açılan, bu Yönetmelik ile belirlenen asgari şartları taşıyan ve bu Yönetmelikte tanımlanan tıbbi işlemlerin yapılabildiği sağlık kuruluşu” olarak tanımlanmaktadır.

1 Teşebbüs hakkındaki bu bilgiler; 15.10.2020 tarih, 20-46/624-M sayılı ve 07.01.2021 tarih, 21-01/20- M sayılı kararlar ile açılan soruşturmanın yürütüldüğü dönem itibarıyla verilmektedir.

Sayfa 6

(22) Serbest hekimlerin muayenehanelerinde yapılabilecekleri işlemler ise yönetmelikle sınırlandırılmış olup ameliyat da bu işlemler arasında sayılmaktadır. Mevzuat uyarınca ameliyat yapabilmek için asgari olarak anestezi odası, ameliyat öncesi uyuma ve bekleme için kullanılan yataklar, ameliyat sonrası bakım odası yatakları ve uyandırma bölümünün bulunması gerekmektedir. Bu nedenle Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde, serbest hekimlerin kendilerine müracaat eden hastaların teşhis ve tedavisini ancak özel hastanelerde yapabileceği düzenlenmiştir (Ek Madde 5) [2]. Buna ek olarak mevzuat serbest hekimin uzmanlık alanında ameliyatlarını yapabilmesi için özel sağlık kuruluşunun faaliyet izin belgesinde aynı uzmanlık dalında branş ve kadronun bulunmasını zorunlu tutmaktadır.

(23) İlgili mevzuat hükümleri kapsamında, serbest hekimlerin faaliyetlerine devam edebilmesi için özel sağlık kuruluşlarına ihtiyaç duydukları ve kamu hastanelerinde ameliyat yapmalarının mümkün olmadığı görülmektedir. Bir diğer deyişle serbest hekimler için kamu hastanelerinin özel hastanelerin ikamesi olması mevzuat bakımından mümkün değildir. Bu nedenle dosya özelinde serbest hekimlere yönelik iddialar bakımından olası bir pazar tanımı “serbest hekimlere sunulan ameliyathane hizmetleri pazarı” şeklinde yapılabilecektir. Öte yandan, ilgili iddialar kapsamında ulaşılacak sonucu değiştirmeyecek olması nedeniyle kesin bir ilgili ürün pazarı tanımı yapılmamaktadır.

(24) Dosya kapsamında MEDICANA SAMSUN ile ilgili olarak ileri sürülen iddialardan bir diğeri ise, çalışan ayartmama konusunda ortak hareket edildiği iddiasıdır. Bu iddialar temelinde hekimlere yönelik eylemler öncelikli olarak ele alınsa da, dosya kapsamında yalnızca hekimlerle sınırlı kalınmayıp diğer çalışanlara (hemşireler, fizyoterapistler vb.) yönelik olarak da bilgi, belge ve değerlendirmelere yer verilmektedir. Önceki Kurul kararlarında ilgili ürün pazarının çalışanlara yönelik tanımlanabileceği belirtilmektedir. Buradan hareketle, bütün olarak ele alındığında ilgili ürün pazarı “sağlık hizmetlerinde emek arzı/iş gücü pazarı” olarak tanımlanabilecekse de söz konusu iddialar kapsamında ulaşılacak sonucu değiştirmeyecek olması nedeniyle kesin bir ilgili ürün pazarı tanımı yapılmamaktadır.

I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar

(25) Kurulun devralma kararlarında “sağlık sektöründe talep sahipleri bakımından sağlık kuruluşlarının yakınlığının önemli bir seçim kriteri olması” sebebiyle coğrafi pazar ilgili il (İstanbul) ve çevresi olarak tanımlanmıştır [3]. Mevcut dosya bakımından kısmen farklılaşan husus ise talep sahibinin hastalar değil, serbest hekimler olmasıdır. Şöyle ki, hastalar çeşitli kriterleri gözeterek çevre illerdeki hastanelere ya da serbest hekimlere taleplerini yönlendirebilseler de aynı durum serbest hekimler açısından tercih edilebilir değildir. Serbest hekimlerin gerçekleştirdikleri faaliyetlerin devamlılığı göz önüne alındığında, ameliyat sonrasında da müdahale gerekebileceğinden süreci takip etmek elzem duruma gelebilmektedir. Nihayetinde bahse konu iddialar bakımından ilgili coğrafi pazar tanımında ilgili iller ve çevreleri esas alınabilecekse de sonucu değiştirmeyeceğinden bahisle ilgili coğrafi pazar tanımı yapılmamaktadır.

(26) Çalışan transferinin engellenmesine yönelik iddialar bakımından yapılacak değerlendirmede arz sahibi konumunda bulunan çalışanların iş arayacağı alanlar önem taşımaktadır. Her ne kadar yukarıda anılan coğrafi pazar değerlendirmeleri kapsamında, ilgili iller ve çevrelerinden hareket edilse de iş gücü pazarları bakımından 2 Ameliyat hizmeti sunabilen özel sağlık kuruluşları; özel hastaneler ve özel tıp merkezleridir.

3 Kurulun 06.10.2005 tarihli ve 05-65/933-253 sayılı ve 18.02.2009 tarihli ve 09-07/144-44 sayılı kararları.

Sayfa 7

coğrafi pazar daha dar veya geniş ele alınabilecektir. Zira iş gücü pazarları bakımından

coğrafi pazar tanımının, işçilerin yer değiştirme veya işe gidip gelme konusundaki

isteklilikleri, yaş, aile, sağlık vb. birçok husus birlikte değerlendirilerek yapılabileceği

belirtilmektedir [4]. Nihayetinde söz konusu iddialar kapsamında ulaşılacak sonucu

değiştirmeyecek olması nedeniyle ilgili coğrafi pazar tanımı yapılmasına ihtiyaç

duyulmamıştır.

I.3. Yerinde İncelemelerde MEDICANA SAMSUN Hakkında Elde Edilen Belgeler

I.3.1. Fiyat Tespiti İddiasına İlişkin Belgeler

➢ Serbest Hekimlere Sunulan Hizmetler Bakımından

(27) Delil 1/1: LIV SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen, LIV SAMSUN

Genel Müdürü (.....) tarafından MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (.....)ya

gönderilen ve MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (.....)ın bilgide yer aldığı “Dış

Dr. Görüşmesi Hak.” konulu ve 27.06.2019 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır:

“Sayın (.....),

Dış Doktor fiyatlandırma konusunda yapılan görüşme notları

aşağıdadır.

1- Plastik Cerrahi branşına ait Dış Dr. fiyatlandırma prensipleri

(ekli dosya) aşağıda özetlenmiştir.

- TTB [5] hekim ücret puanı X Samsun Katsayısı 7,37 + KDV %8 =

Hesaplanan Tutarın % 80’ i + Preop ücreti 200 TL + Yatak Ücreti

590 TL = Hekimden Alınacak KDV Dahil Ücret hesaplamasına

dayanmaktadır.

- Hastaneler arasındaki yatak ücretinin farklı olması Hekimden

Alınacak KDV Dahil Ücret’ i değiştirmeyecektir.

- Revizyon olması durumunda bu tutarların ½ si uygulanacaktır.

- Hesaplama, 1 Gecelik, Tek Kişilik oda dikkate alınarak

hesaplanmıştır.

- Yukarıda açıklanan hesaplama koşulları Samsun LİV için + 300

TL olarak uygulanacaktır.

2- Kadın Doğum Branşında mevcut fiyatlar uygulanmaya

devam edilecektir.

medicana

vm

liv

Doğum

2.500

2.750

3.000

Epidural

1.000

1.000

1.000

3- KBB branşında da Plastik C’’

OECD, Competition in Labour Markets 2020, s. 33.

Türk Tabipleri Birliği

Sayfa 8

(28) Delil 1/2: MEDICALPARK MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede elde edilen,

“Hastane Genel Müdürleri” adlı WhatsApp grubunda “(.....) Elazığ”, “(.....)”,

MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN

Yönetim Kurulu Başkanı (.....) arasındaki 06.09.2019 tarihli yazışmaya aşağıda yer

verilmektedir:

(.....) (MEDICALPARK ELAZIĞ Operatör Doktoru)

“Günaydın

Elazığ şehri nüfusu gibi olan Tokat, Ordu, Uşak yada Trabzon da

hastanelerimizde ayrılıp muayenehane açan hekim var mı?

Ameliyathane kullandırıyor muyuz ??”

(.....) (MEDICALPARK TOKAT Radyoloji Uzmanı)

“(.....), Tokatta bir plastik cerrah bizde geçmişte çalışıp geri devlete

dönmüştü. Devletten ayırılıp muayenehane açtı ve ameliyatlarını

bize getiriyor.”

(.....) (MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve

MEDICALPARK/LIV SAMSUN Yönetim Kurulu Başkanı)

“Arkadaşlar bu tarz hekim arkadaşlara ameliyathane kirası en az

3000 tl söylemelisiniz aksi halde içerideki birçok doktorunuz

muayenehane açar…”

(29) Delil 1/3: MEDICANA SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (.....) tarafından MEDICANA

SAMSUN çalışanı (.....) gönderilen 09.06.2020 tarihli ve “Konuk Hekimler

Toplantı.xlsx” konulu e-posta iletisinde, e-posta konusu ile aynı isimde bir Excel

dosyası yer almaktadır. Söz konusu belge içeriğine aşağıda yer verilmektedir:

Karardaki grafik
Karardaki grafik

TOPLANTI TUTANAK FORMU

DOKÜMAN KODU: KY.FR.02 YAYIN TARİHİ:15.10.2012 REVİZYON NO: 02 REVİZYON TARİHİ: SAYFA NO/SAYISI:

01.10.2019 1/1

TOPLANTI NO 1

TOPLANTI GÜNDEMİ Misafir Hekimlerin Fiyatlandırma Sistemi

TOPLANTI BAŞKANI Genel Müdür (.....)

TOPLANTI

Genel Müdür (.....)

SEKRETERİ

TOPLANTI TARİHİ 9.06.2020

TOPLANTI BAŞLANGIÇ SAATİ 16:00 TOPLANTI BİTİŞ SAATİ: 17:30

BİR SONRAKİ TOPLANTI TARİHİ:

KATILIMCILAR

NOAD SOYADUNVANİMZA
1.(.....)Genel Müdür
2.(.....)Başhekim
3.(.....)Genel Müdür Yardımcısı
4.(.....)Medical Park Hastanesi Genel Müdürü
5.(.....)Atasam Hastanesi Genel Müdürü
6.(.....)Büyük Anadolu Hastanesi Genel Müdürü
7.(.....)Medical Park Başhekimi

8.

ALINAN KARARLAR VE AKSİYON PLANLARI

Sayfa 9

NO KARAR SONUÇ

Misafir Hekimlerinin fiyatlandırması değiştirildi.

Medicana ve Medical Parkve Liv oranı: TTB * 1,50

1. TTB birim fiyatı üzerinden hesaplama yapılacak.

Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi oranı: TTB * 1,25 Çıkan rakamlarda indirim uygulanmayacak.

Medicana ve Medical Park fiyatı: 7000 TL

2. Rinoplasti ameliyatı için belli bir rakam Liv Hastanesi fiyatı : 6500 TL

kararlaştırıldı Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı : 6000 TL

Medicana ve Medical Park fiyatı: 7000 TL

2. Meme büyütme ameliyatı için belli bir rakam Liv Hastanesi fiyatı : 6500 TL

kararlaştırıldı Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı : 6000 TL

Medicana ve Medical Park fiyatı: 10000 TL

2. Meme küçültme ameliyatı için belli bir rakam Liv Hastanesi fiyatı: 9500 TL

kararlaştırıldı Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı: 9000 TL

Medicana ve Medical Park fiyatı: 7000 TLLiv Hastanesi

3. Sezaryan ameliyatı için belli bir rakam fiyatı: 6500 TLAtasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı: kararlaştırıldı 6000 TL

Medicana ve Medical Park fiyatı: 8000 TL

4. Histerektomi ameliyatı için belli bir rakam Liv Hastanesi fiyatı: 7500 TL

kararlaştırıldı Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı: 7000 TL Gecelik oda ücretleri yukarıda belirlenen oran ve

5. rakamlara dahil değildir. Her hastane kendi oda Her hastane kendi oda fiyatını uygulayacak

konsept fiyatı neyse o rakamı uygulayacak

Ameliyatlarda kullanılacak kan ve kan ürünleri

6. yukarıda belirlenen rakam ve oranlara dahil Kan ücretleri torba başına 500 TL alınacak

değildir.

Medicana ve Medical Park ve Liv fiyatı: 2.000 TL Anestezi altında yapılacak diş işlemleri (gömülü

Atasam ve Büyük Anadolu Hastanesi fiyatı: 1500 TL

7. diş çekimi, dolgu, vs.) için saatlik oda kiralaması

Bu rakamlar ilk saat için geçerli, ilave her saat için saat adı altında ücret alınacak.

başına +1000 TL eklenecek.

(30) Delil 1/4: MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (.....)’nun e-posta hesabından alınan,

“Fiyat Değişikliği Hakkında (2020), Fiyat Değişikliği Hakkında 15.06.2020, Fiyat

Değişikliği Hakkında (15.06.2020), RE: Fiyat Değişikliği Hakkında (15.06.2020)”

konulu, Plastik Cerrahi-Kadın Doğum-Beyin Cerrahi-Genel Cerrahi alanlarındaki

muhtelif serbest hekimlere MEDICANA SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı(.....)

tarafından 10.06.2020 tarihinde gönderilen e-postalarda aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır:

“…,

Covit-19 salgını sonrası kullanılan tüm ürünlerde artan maliyetler

sonrası merkez yönetimin kararı ile yeni bir fiyatlandırma

yapılmıştır.

Eski çalışma sistemimizde olduğu gibi ekte gönderilen

fiyatlandırmaya oda ücretleri, kan ücretleri ve özellikli malzeme

ücretleri dahil değildir.

Yeni fiyatlandırma 15.06.2020 sonrası geçerli olacaktır.

…”

(31) Aşağıda ilgili e-postaların eklerinde yer alan Excel tablolarında mevcut fiyat

listelerinden birisinin ekran görüntüsüne örnek olarak aşağıda yer verilmektedir:

Sayfa 10

Ekran Görüntüsü-1

Karardaki grafik

(32) Delil 1/5: MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (.....)’in bilgisayarında yapılan incelemede alınan belgenin ekran görüntüsü aşağıdadır:

Ekran Görüntüsü-2

Karardaki grafik

(33) Delil 1/6: ATASAM’da yapılan yerinde incelemede alınan, Hasta Hizmetleri Müdürü (.....) tarafından Yönetim Kurulu Başkanı (.....)’ya gönderilen, “DIŞ DOKTOR” başlıklı ve 22.06.2020 tarihli e-posta iletisinin ekinde, “DIŞ DOKTOR TTB (.....) adlı dosya bulunup, ilgili dosya içeriğinde yer alan fiyat listesi aşağıdadır:

TTB KDV DAHİL KDV DAHİL

İŞLEM ADI

PUANI TTB TTB*(.....)

Abdominoplasti(.....)(.....)(.....)
Face Lift(.....)(.....)(.....)
Küçültme Mamoplastisi(.....)(.....)(.....)
Saç Ekimi(.....)(.....)(.....)
Vajinal Labia Redüksiyonu (Labioplasti)(.....)(.....)(.....)
Jinekomasti Düzeltilmesi, iki taraf(.....)(.....)(.....)
Meme Asimetrisinin Düzeltilmesi(.....)(.....)(.....)
Mini Abdominoplasti(.....)(.....)(.....)
Rinoplasti(.....)(.....)(.....)
….

(34) Delil 1/7: BÜYÜK ANADOLU Finans Müdürü (.....) tarafından, hastane bünyesindeki çalışanlara gönderilen 12.06.2020 tarihli “dış doktor fiyatlandırma hakkında” başlıklı e- postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“ekte göndermiş olduğumuz fiyat listesi hekimlere iletilmiş olup

15.06.2020 tarihi itibari ile ücretlendirme yapılacaktır.Gereğinin

yapılmasını rica eder iyi çalışmalar dilerim”

Sayfa 11

(35) Aynı e-postanın eklerinden birisi olan ‘’ (.....) – Kadın Doğum (15 06 2020)1.xls’’

dosyasının içeriği aşağıda sunulmaktadır:

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM FİYAT

TABLOSU 2020 (15.06.2020)

Op. Dr. (.....)

FİYAT

GENEL İŞLEMLER TTB

(TTB*8,39*1,08*1,5)

Sezaryen 450 6.000,00 Pre-op 250,00

Sezaryen + tüp ligasyonu 500 7.000,00 Özel Oda 500,00

Normal doğum 500 6.000,00 Suit Oda 1.000,00

Yoğun

Epidural doğum 500 7.000,00 Bakım 1.000,00

Kan (Torba

Histerektomi (TAH + BSO) 750 7.000,00 başına) 500,00

………

(36) Delil 1/8: BÜYÜK ANADOLU Finans Müdürü (.....) tarafından, serbest hekim (.....)’e

gönderilen 01.07.2020 tarihli “Fwd: fiyatlandırma” başlıklı e-postada aşağıdaki ifadeler

yer almaktadır:

“Merhaba doktor (.....) ;

göndermiş olduğumuz fiyat listesi üzerinden % 20 indirimli olacaktır

bilginize sunar kolaylıklar dilerim”

(37) Delil 1/9: MEDICALPARK SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen ve

29.06.2020 tarihinde “Özel hastane yöneticileri” adlı WhatsApp grubuna

MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (.....) BÜYÜK ANADOLU Genel Müdürü

(.....) MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (.....) LIV SAMSUN Genel Müdürü (.....) ve

LİMAN Yönetim Kurulu Üyesi (.....) [6] arasında geçen yazışmalara aşağıda yer

verilmektedir:

“(.....) (BÜYÜK ANADOLU Genel Müdürü)

‘’İyi çalışmalar, Bafra hariç rinoplasti ameliyatlarına 4000 diyen

hastane var mı? Şimdi bir kbb hekimi başka bir doktora demiş.

Oysaki toplantıda %20 indirim demiştik bu indirim ile bizler 4800 mp

be medicana 5600 demesi gerekiyor. üstelik yatak demiş.. Doğru

mu, kararımız ortak olsun bizde daha da düşelim o zaman maksat

birlikte karara uymak değil, dış hasta almaksa’’

(.....) (MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü)

‘’Valla bize ne gelen var ne giden’’

(.....) (LIV SAMSUN Genel Müdürü)

‘’Bizde de durum aynı (.....). Kbb ya da Plastik cerrahi fiyat soran

bile yok.’’

…”

(38) Delil 1/10: Delil 1/9’un devamı niteliğinde olup yazışmalara aşağıda yer verilmektedir:

(.....) (MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü)

İlgili kişi “(.....) liman hastanesi (.....)” adıyla kayıtlıdır.

Sayfa 12

“Bende dun aksam (.....) gorüstüm teklif ettiğimiz fiyatlara da

ameliyat yapmalarinin mumkün olmadığını söyledi. Baskada gelen

giden yok.’’

(.....): (MEDICALPARK SAMSUN Başhekimi)

‘’Kamuoyu baskısıyla eski fiyatların altına geldiklerine göre daha da

aşağı inecekler beklentisi var. O yüzden zorunlu kalmadıkları

sürece op yapmazlar.’’

(.....): (MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü)

‘’Gorüsmelerde liv ve medicalpark tercih ediliyor anlasılan.’’

(.....) (MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü)

‘’Tercih değil. Teklif var. Fiyatı düşün gelelim diye.

Arkadaşlar ne söz verdiysek biZde söz geçerlidir.

Anlaşmaya sadık kalmak bizim boynumuzun borcu’’

(.....) (LİMAN Yönetim Kurulu Üyesi)

“(.....) ortaklarımızdan birini aramış KBB uzmanları ve Kadın doğum

uzmanlarının medibafra ile anlaştıklarını ancak zor bir seçenek

piolduğu için limanda yapmak istediklerini söylemiş.Ben de belirtilen

fiyatların altında bir ücretin mümkün olmadığını iletmesini söyledim

Kabul görmedi.’’

(.....) (BÜYÜK ANADOLU Genel Müdürü)

‘’Biz verdiğimiz sözün arkasındayız, başta da belirtmiştik’’

(39) Delil 1/11: MEDICALPARK SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen “Özel

hastane yöneticileri” adlı WhatsApp grubunda MEDICALPARK SAMSUN Genel

Müdürü (.....) ve ATASAM Yönetim Kurulu Başkanı (.....) tarafından gönderilen

yazışmalara aşağıda yer verilmektedir:

(.....) (MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü)

‘’Ama insan oğlu hastaneler batarken kendileri çok çok kazanmaya

alınmışken bundan geri adım atmak çok rahatsız ediyor benim

anladığım.

Arkadaşlar bu vb son gelişmeleri konuşmak ve paylaşmak için

pazartesi öğleden sonra ve akşam üzeri arkadaşların uygun

gördüğü bir yerde bir araya gelsek.’’

(.....) (ATASAM Yönetim Kurulu Başkanı)

‘’Uygundur

Yer saat söyleyin ben gelirim’’

(40) Delil 1/12: MEDICALPARK Maltepe Hastanesi [7] Misafir Hekimler Sorumlusu (.....)

tarafından 16.09.2020 tarihinde MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve

MEDICALPARK/LIV SAMSUN Yönetim Kurulu Başkanı (.....)’a gönderilen “Maltepe

Hastanesi plastik cerrahi dış hekim fiyatlarımız hk.” Konulu ve ekinde “DIŞ HEKİM

FİYATLARIMIZ.xlsx” adlı Excel belgesi yer alan e-posta yazışmasına aşağıda yer

verilmektedir:

MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un şubesi olarak faaliyet göstermektedir.

Sayfa 13

“Hocam Merhaba;

Hastanemizin plastik cerrahi bölümüne ait dış hekim fiyatlarımız ek’

teki gibidir, bilgilerinize sunarım. Uygunluğunuz olduğu taktirde

(.....) hocamızla fiyatlarımızı paylaşacağım, dokunuş yapmamı

istediğiniz bir rakam olursa listeyi revize edeceğim.

Değerlendirmelerinize sunarım.

Saygılarımla.

Notlar ;

•Üç saati geçen vakalarda baz fiyatın % 10 u saatlik ücret olarak

belirlenir ve faturaya yansıtılır.

•Bir gece yatak ücreti pakete dahildir aşan konaklama gün sayısı

günlük yatak ücretinden % 50 indirim yapılarak, belirlene fiyat her

gün için faturaya eklenir.

•Operasyon harici hastaya yapılan her işlem ekstra olarak faturaya

yansıtılır. (ileri tetkikler, tahliller, kan vbg)”

➢ Diğer Faaliyetler Bakımından

(41) Delil 1/13: MEDICANA SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede alınan, MEDICANA

SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (.....)’ın bilgide yer aldığı, MEDICALPARK

SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (…..) tarafından MEDICALPARK SAMSUN Genel

Müdürü (.....)’a gönderilen 17.10.2019 tarihli ve “RE:MEDİCALPARK VE MEDİCANA

HASTANELERİ İŞBİRLİĞİ TOPLANTISI” konulu e-posta iletisinde aşağıdaki ifadeler

yer almaktadır:

“(.....) Merhaba,

Bu gün yapılan toplantıda alınan kararlar aşağıda yer almaktadır.

1. ÖSS [8] - AK [9] hastalarından alınması gereken fark ücretleri VM [10] de

alınacak ancak LIV normal uygulamasına devam edecek,

2. TSS [11] lerde15 TL katılım payı LIV hastanesi dahil alınacak

3. Examer lazer [12] fiyatları (.....) konuşulacak

4. Dış hekim fiyatları

5. Genel müdür yardımcıları fiyatlandırma konusunda gözden geçirme

yapacak,

6. Anjio ücretleri fiyatları fix lenecek,

7. By pass fiyatı konuşulacak,

8. Birinci stent [13] 2000 ondan sonraki her stent 1000, 3000 - 4000

arasında değişiyor. By pass 3000 TL, yabancı

9. Tüp bebek 8000 TL

…”

Özel sağlık sigortası

Anlaşmalı kurum

MEDICALPARK.

Tamamlayıcı sağlık sigortası

Excimer lazer tedavisi: Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi gözdeki kırma kusurlarının

düzeltilmesinde kullanılmaktadır.

Kalbe giden kan akışını artırmak amacıyla, daralmış koroner arterleri açmak için yapılan cerrahi

olmayan tedavi yöntemine stent yerleştirilmesi ve/veya balon anjiyoplasti işlemi denir. Daralmış veya

tıkanmış kalbe temiz kan taşıyan damarlar (koroner arterler) bu yöntem ile açılabilir. Bkz.

https://siyamiersekeah.saglik.gov.tr/TR,246998/stent-nedir-.html

Sayfa 14

(42) Delil 1/14: 26.10.2019 tarihinde, yine MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdür

Yardımcısı(.....) tarafından aynı e-posta iletisinin bilgi sekmesine MEDICALPARK

SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (.....) ve MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (.....)

eklenerek gönderilen e-postada ise aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“(.....) Merhaba,

17 Ekimde bir araya gelerek değerlendirdiğimiz ve bu günde ikili telefon görüşmesiyle netleşen toplantı notları aşağıda yer almaktadır.

1. Genel müdürlerimizin üzerinde netleştiği ve uygulanabilir konular şu şekildedir.

• ÖSS- AK hastalarından alınması gereken fark ücretleri VM de alınacak, Pazartesi başlıyor

• LIV normal uygulamasına devam edecek, (.....)’ in küçük hastanelerle görüşüp geri bildirim yapışına kadar beklenecek,

• TSS li hastalarda 15 TL katılım payı LIV hastanesi dahil her hastadan alınacak, Pazartesi başlıyor

• Examer lazer fiyatları (.....) ortak nokta yakalanamadı. 6000 – 7000 TL bandında fark uygulamaya başlanacak,

• Dış hekim fiyatları TTB biriminin üzerinden hesaplanacak ve % 80 kadarı hastane fiyatı olarak belirlenecek,

2. Genel müdür yardımcılarının önümüzdeki hafta üzerinde çalışıp netleştireceği konular;

• Anjio ücretleri Atasam hastanesi de dahil olmak üzere fix lenecek,

• By pass fiyatı belirlenecek,

• Birinci stent 2000 ondan sonraki her stent 1000, 3000 - 4000 arasında değişiyor.

• By pass 3000 TL, yabancı hasta fiyatları belirlenecek, …”

(43) 28.10.2019 tarihinde, cevaben atılan e-postada ise aşağıdaki ifadeler bulunmaktadır:

“Değerli Genel Müdürlerimiz,

Hastanelerimizde uygulanan anjio, stent, balon ve By pass fiyatlarını

değerlendirmelerinize sunarım.

MEDİCANA ANJİO + STENT UYGULAMASI

I. GRUPANJİOSTENT 1STENT 2STENT 3STENT 4
(.....)5004000200020002000
II. GRUPSTENT 1STENT 2STENT 3STENT 4
(.....)3000100010001000
III. GRUPSTENT 1STENT 2STENT 3STENT 4
(.....)2000100010001000

BALON

300

MEDİCALPARK ANJİO + STENT UYGULAMASI

ANJİO STENT 1 STENT 2 STENT 3 STENT 4

HASTA FARKI 850 2000 1000 1000 1000

BALON

Sayfa 15

500

ATASAM ANJİO + STENT UYGULAMASI

ANJİO STENT 1 STENT 2 STENT 3 STENT 4

HASTA FARKI 750 2000 1000 1000 1000

BALON

300 - 500

MEDİCANA BY PASS

ORTALAMA GÜÇ VAKA

BY PASS DİP 3000 5000 7000- 8000

MEDİCALPARK BYPASS

ORTALAMA GÜÇ VAKA

BY PASS DİP 4000 5000 7000- 8000

ATASAM BYPASS

ORTALAMA GÜÇ VAKA

BY PASS DİP 3000 5000 7000- 8000

…”

(44) Delil 1/15: MEDICALPARK SAMSUN Yatan Misafir Hizmetler Sorumlusu (.....)’in

bilgisayarından alınan, “RE: MEDİCALPARK VE MEDİCANA HASTANELERİ

İŞBİRLİĞİ TOPLANTISI” konulu ve 26.10.2019 tarihli e-posta iletisi, MEDICALPARK

SAMSUN Misafir Hizmetleri Müdürü (.....) tarafından MEDICALPARK SAMSUN

çalışanlarına gönderilmiş olup aşağıdaki gibidir:

“Arkadaşlar,

Gereğini önemle rica ederim.

İyi çalışmalar.

Pazartesiden itibaren uygulamaya başlayacağımız konular aşağıda

yer almaktadır. Uygulamaya hızlıca adapte olunması için gereğini

rica ederim.

• ÖSS- AK hastalarından alınması gereken hasta katılım ücretleri

VM de alınmaya başlayacak, Pazartesi başlıyor

• TSS li hastalarda 15 TL katılım payı LIV hastanesi dahil her

hastadan alınacak, Pazartesi başlıyor

• Examer lazer fiyatları 6000 – 7000 TL bandında fark

uygulanmaya başlanacak,

• Dış hekim fiyatları TTB biriminin üzerinden hesaplanacak ve %

80 kadarı hastane fiyatı olarak belirlenecek”

(45) Delil 1/16: MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (.....)’nun bilgisayarından alınan, “özel

hastaneler işbirliği protokolü” adlı belge içeriğine aşağıda yer verilmektedir:

“KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ 10.01.2020

Amaç:

ÖSS’li ve TSS’ li hasta gruplarının sağlık hizmeti almak için kurumlarımıza

geldiklerinde sigorta poliçeleri kapsamında ödemeleri gereken % 20 lik hasta

paylarının ve 15 TL devlet katılım payının, rekabet koşullarında alınmaması

neticesinde kurumların cezalı duruma düşmelerini engellemek ve bu durumu

rekabet unsuru olarak kullanmamak.

Sayfa 16

Kapsam:

Bu protokol Samsun ili içerisinde faaliyet gösteren özel hastaneleri (Atasam

hastanesi, Büyük Anadolu Hastaneleri, Liman hastanesi, Liv hastanesi,

Medibafra hastanesi, Medicana İnternational Hastanesi, Medicalpark Hastanesi)

ve ÖSS ve TSS poliçe kesen ve kurumlarla sözleşme yapan tüm sigorta

şirketlerini kapsamaktadır.

Dayanak:

Bu protokol sigorta firmalarının kurumlarla yapmış oldukları anlaşmalarda

bulunan hastalardan alınması gereken hasta farkları maddesi ve SGK ile

kurumlar arasında imzalanan zeyilnamede bulunan 15 TL devlet katılım payının

alınması zorunluluğu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar:

ÖSS: Özel sağlık sigortası, TSS: Tamamlayıcı sağlık sigortası, SGK: Sosyal

Güvenlik Kurumu, Kurum: Özel sağlık hizmeti veren hastaneler

Yükümlülükler

Tüm kurumlar sigorta sözleşmeleri ve sgk anlaşmaları gereği hastadan alınması

zorunlu farklar içerikli sözleşme uygun hareket etmekle yükümlüdür. Kurumlar

arasında işbirliğini geliştirmek amacı ile imza altına alınan bu protokole uymayan

kurumlar sigorta firmaları ve sgk nın yaptırım maddelerine göre uygulanacak olan

cezaları kabul etmekle yükümlüdür. Protokole uymayan kurum tespit edildiğinde,

protokolün diğer paydaşları uymayan kurumu şikayet etmekle yükümlüdür.

Atasam hastanesi Büyük Anadolu Hastaneleri Liman hastanesi

Genel müdürü Genel Müdürü Genel Müdürü

Liv hastanesi Medicana İnternational Hastanesi Medicalpark Hastanesi

Genel Müdürü Genel Müdürü Genel Müdürü”

(46) Delil 1/17: MEDICANA MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede alınan, MEDICANA

MERKEZ Grup Direktörü Dr. (.....) tarafından Medicana Grubu Genel Müdürlerine

gönderilen “Medicana Grup Laboratuvar, Radyoloji, Ameliyatlar SGK HASTA PAYI

Fiyat Çalışması” konulu ve 01.10.2019 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır:

“Sayın Genel Müdürlerimiz,

Toplantıda da bahsettiğimiz şekilde Laboratuvar, Radyoloji ve

Ameliyat çalışmasını ekte paylaşıyoruz. Görüşlerinizi en kısa

sürede bekliyoruz. İyi akşamlar

Merkez Fiyatlandırma Ekibi

…”

(47) İlgili e-postanın ekinde ise “Medicana Grup Laboratuvar Fiyat Çalışması_SGK Hasta

Payı.xlsx”, “Medicana Grup Radyoloji Fiyat Çalışması_SGK Hasta Payı.xlsx”,

“Medicana Grup Ameliyat Fiyat Çalışması_SGK Hasta Payı.xlsx” adlı dosyalar yer

almaktadır. İlgili dosyaların muhteviyatında her bir işlem bazında mevcut ve önerilen

fiyat listesinin bulunduğu görülmektedir.

Sayfa 17

(48) Anılan e-postaya cevaben MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (.....) tarafından

MEDICANA MERKEZ Grup Direktörü Dr. (.....)’a gönderilen 03.10.2019 tarihli e-

postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“(.....) Merhaba;

Doktor bazlı muayene fiyat çalışmamızı 01.10.2019 tarihinde

göndermiştik.

Radyoloji fiyat çalışmasında öneri rakam olarak gönderilen fiyatlar

bizim fiyatlarımızla aynı, değişiklik önerilen fiyatlar bizim içinde

uygundur, yani öneri rakamlarını merkez onayından sonra

uygulamaya alabiliriz.

Laboratuvar fiyat çalışmasında (.....), değişiklik önerilen fiyatlar

bizim içinde uygundur, yani öneri rakamlarını merkez onayından

sonra uygulamaya alabiliriz.

Ameliyat fiyat çalışmasında öneri rakam olarak gönderilen fiyatlar

bizim fiyatlarımızla aynı, değişiklik önerilen fiyatlar bizim içinde

uygundur, yani öneri rakamlarını merkez onayından sonra

uygulamaya alabiliriz. Ancak ameliyat fiyatlandırmasında belirtmek

istediğimiz bir husus var. Bir (.....) söz konusu. Bununda dışında

(.....) hekimlerimiz de olabiliyor. Geçen akşam toplantıda

bahsedilen ‘Samsun Hastanesinin ameliyat fiyatlandırmalarında

sorun mu var?’ sorusunun cevabı biraz bu konudan kaynaklanıyor.

Ameliyat için sisteme tek fiyat tanımlanıyor. Ancak doktor bazlı fiyat

değişikliği olabiliyor, bunu nasıl çözebiliriz. Muayeneler de

yaptığımız gibi ameliyatları da doktor bazlı mı tanımlamalıyız?

(.....)a 20.09.2019 tarihinde ilettiğimiz fiyatlandırma çalışmasında

gönderdiğimiz işlem/müdahale, oda/yatak başlıklı dosyalarla ilgili

çalışma elimize ulaşmadı.

Saygılarımla.’’

(49) Delil 1/18: MEDICANA MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede alınan, MEDICANA

MERKEZ Grup Direktörü Dr. (.....) tarafından Medicana grubu genel müdürlerine

gönderilen “Medicana Grup Muayene Fiyat Çalışması” konulu ve 01.10.2019 tarihli e-

postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Genel Müdürlerimiz,

Yönetim Kurulu Başkanımızın görüşlerini içeren fiyat çalışmasının

sadece muayene kısmı ekte paylaşılmıştır. Gün içerisinde mesai

bitimine kadar öneri bölümüne ve ekte Beylikdüzü Hastanesi örneği

gönderilen hekim bazlı değişiklik var ise onları belirtenleri ek tabloya

işleyerek göndermenizi talep ediyoruz. Merkezi bir fiyatlandırma

ekibi kurulmuş olup bu ekip Tıbbi Direktörlük, Pazarlama

Direktörlüğü, Anlaşmalı Kurumlar Direktörlüğü, UHM Direktörlüğü,

Hasta Hizmetleri Direktörlüğü, Hastane Genel Müdürleri ve Bilgi

Sistemleri Grup Müdürü olarak öngörülmüştür. Bu konu da farklı

görüşleriniz var ise bunu da belirtmenizi isteriz. Muayene fiyatlarının

hemen akabinde Laboratuvar, Radyoloji, Müdahale, Ameliyat

Fiyatlarında en sık kullanılan 500 tanesi dengelenmesi ve

Sayfa 18

güncellenmesi hafta sonuna kadar sizinle paylaşılmış olup

bitirilecektir.

Yurtdışı hastalar için fiyatlarımız Medicana Asistans firmamızın

kurulması dolayısıyla, Medicana Asistans ekibinin önerisi

doğrultusunda 4,5 TTB olarak tanımlanacaktır.

Fiyat değişikliklerinde önerileriniz Sayın Genel Kordinatörümüzün

onayına sunulacak ve Yönetim Kurulu Başkanımızın oluruyla

yürürlüğe girecektir.

Yarın mesai bitimine kadar Muayene Fiyatlarının güncellenmesi

hususundaki görüş ve çalışmanızın iletmenizi önemle talep eder iyi

çalışmalar dileriz.

Merkez Fiyatlandırma Ekibi

…”

(50) İlgili e-postaya cevaben MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (.....) tarafından

gönderilen 01.10.2019 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Merhaba (.....)

Muayene fiyatlandırma çalışmasını ekte gönderiyorum. Bazı

açıklamaları hekim bazında direkt tablo üzerinde yaptık. Yurt dışı

hastalarımız için alınmış olan TTB*4.5 fiyatlandırması Samsun daki

rakip hastanelerin çok üzerinde olduğundan yereldeki dinamikleri

göz önünde bulundurarak çalıştık. Ayrıca Samsun hastanemize

ağırlıklı olarak yabancı hastalarımız Irak ve Gürcistan dan

gelmektedir. Bu hasta grubunun Samsunda yaşayan yakınları

olduğundan diğer hastanelerin fiyatlarını da yakından takip

etmektedirler. Bu durum rekabet gücümüzü zayıflattığından

fiyatlandırmalarımızı rakip analizlerine göre yaptık. Aksi halde çok

hasta kaybı ile karşı karşıya kalabiliriz. Yabancı Hasta sayısının son

dört aylık artışlarına baktığımızda bu pazarda faaliyet gösteren

aracı kurumları tarafımıza çekmemiz ve daha önce 2 aracı kurumla

çalışırken sayının altıya çıkması bu pazarda ciddi rekabet eder hale

gelmemizi sağlamıştır. Bu avantajımızı kaybetmek istemiyoruz. İyi

çalışmalar dilerim. Saygılarımla.’’

(51) E-posta ekinde “Muayene Fiyatlandırma Doktor Bazlı Çalışma Dosyası.xlsx” isimli

excel dosyası yer almaktadır.

(52) Delil 1/19: MEDICANA MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede alınan, MEDICANA

MERKEZ Grup Direktörü Dr. (.....) tarafından Medicana Grubu genel müdürleri ve

genel müdür yardımcılarına gönderilen “Ameliyat Fiyat Revizyonları Hk.” konulu ve

20.10.2020 tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

‘’Sayın Genel Müdürlerimiz,

Ekim ayı içerisinde uygulayacağımız Ameliyat fiyat revizyonları

Yönetim Kurulu Başkanımızca güncellenmiş olup “2021 SGK HP

Önerilen” sütununda bazı değişiklikler yapılarak revizyon fiyatlar

Sayfa 19

eklenmiş bulunmaktadır. Bu fiyatlandırmalar sistemde tanımlanarak

yürürlüğe geçirilmesi kararı verilmiştir.

Gereğinin yapılmasını arz eder, hayırlı olmasını dileriz. Sevgi ve

Saygılarımızı Sunarız.’’

(53) İlgili e-postanın ekinde ise “Medicana Grup Ameliyat_V2.xlsx” adlı Excel dosyası yer

almaktadır. İlgili dosya incelendiğinde, dosya içeriğinde her bir işlem bazında mevcut

ve önerilen fiyat listesinin bulunduğu görülmektedir.

I.3.2. İş Gücü Piyasalarında Rekabeti Kısıtlayıcı Eylemlere İlişkin Belgeler

(54) Delil 1/20: MEDICALPARK SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen,

MEDICALPARK SAMSUN Başhemşiresi (.....) ile MEDICALPARK SAMSUN Genel

Müdürü (.....) arasındaki 29.06.2020 tarihli WhatsApp yazışmalarına aşağıda yer

verilmektedir:

(.....) (MEDICALPARK SAMSUN Başhemşiresi)

‘’(.....) medicana ftr hekimi (.....) varmış, bizim kıdemli

fizyoterapistimiz (.....)a iş teklif etmiş, medicana için.

Bana (.....) söyledi

Bende medicanayla centilmenlik sözleşmemiz olduğunu böyle

birşey olamayacağını söyledim’’

(55) Delil 1/21: MEDICANA SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (.....)’ın e-posta

hesabından alınan, MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (.....) tarafından gönderilen

12.07.2020 tarih ve “haftalık rapor” konulu e-posta iletisinin ekinde yer alan “61.

Haftalık rapor.04.07.2020.docx’’ adlı belgenin 27.06.2020/04.07.2020 tarihlerinin

haftalık raporu olarak hazırlandığı görülmekte ve söz konusu belgenin “Hekim

Çalışmaları” başlığı altında düzenlenen maddelerde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: “Samsun Medicalpark hastanesi (.....) uzmanı(.....) istifa ederek

hastanesinden ayrıldı. Medicalpark hastanesi ile aramızda bulunan

protokol gereği hakimi alamıyoruz. Ancak hekimle iki ay bir boşluk

vermesi ve durumu soğutması konusunda anlaşma sağladık. İki ay

sonra protokolü gözetmeksizin hekimle anlaşmayı planlamaktayız.

Yaklaşık (.....) ciro potansiyeline sahip olan bu hekim ile cildiye

sorunumuzu çözmeyi planlamaktayız. …”

(56) Delil 1/22: MEDICALPARK MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede elde edilen ve

MEDICALPARK SAMSUN İnsan Kaynakları Sorumlusu (.....) tarafından

MEDICALPARK MERKEZ Ücretlendirme Müdürü (.....)e gönderilen, bilgide ise

MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve MEDICALPARK SAMSUN Yönetim

Kurulu Başkanı (.....), MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (.....), Ali ERÇİN, ve

MEDICALPARK MERKEZ Ücret ve Yan Haklar Sorumlusu (.....)’in yer aldığı

“Yenidoğan YB Şift Hemşirelerinin Maaş Revizyon Talepleri Hk.” konulu ve 08.10.2020

tarihli e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“(.....) Merhaba,

Yenidoğan yoğun bakımımızda (.....) şift (kıdemli) hemşiremiz vardı,

(.....) şift hemşiremizin son dönemde ayrılması sebebi ile alanda

sadece (.....) şift hemşiremiz kaldı. Bu nedenle şift hemşirelerimizin

gerek nöbet yükü gerekse sorumlulukları daha çok arttı. Ayrıca

Sayfa 20

Yenidoğan yoğun bakım yatak sayımızda (.....) küvez eklenerek,

(.....)’dan (.....)’e yükselmiştir.

Aşağıdaki tabloda paylaştığım (.....) şift hemşiremizin, diğer

hastanelerin transfer tekliflerini olumlu değerlendirmelerini

engellemek ve motivasyonlarını da sağlamak amacı ile maaşları ile

ilgili ücret revizyon talebimiz bulunmaktadır.

Konuyla ilgili desteğinizi rica ederim.

Teşekkürler, iyi çalışmalar.

Ad Soyad Mevcut Hastane Brüt Ücret Merkez Onay Artış Yeni Brüt Ücret Tutarı Deneyim

Brüt Önerisi Tutar Brüt Oranı Süresi

(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)

(57) 20.10.2020 tarihinde, MEDICALPARK MERKEZ (.....) tarafından cevaben atılan e-

postada ise aşağıdaki ifadeler bulunmaktadır:

“(.....) Merhaba,

NICU Hemşireleri (.....), (.....), (.....) ve (.....) için ücret artış talebiniz

skalamız içerisinde olacak şekilde onaylanmıştır.

Tablo ekte yer almakta olup bu şekilde ilerleyebilirsiniz.

İyi çalışmalar dilerim.

Ücret ve Yan Haklar Sorumlusu

(.....)’’

(58) İlgili e-postanın ekinde ise “(.....).xlsx” adlı dosya yer almaktadır.

I.4. İlgili İddialar Kapsamında Sunulan Bilgi ve Görüşler

I.4.1. (.....) ile Yapılan Görüşmede Elde Edilen Bilgiler

(59) (.....) tarihinde (.....) ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Anılan görüşmede özetle;

- (.....)

- (.....)

- (.....)

- (.....)

- (.....)

- (.....)

- (.....)

- (.....)

- (.....)

- (.....)

- (.....)

- (.....)

Sayfa 21

- (.....)

belirtilmiştir.

I.4.2. Samsun İlinde Serbest Muayenehane İşleten Hekimlerin Verdiği Bilgiler

(60) 21.09.2020 tarih ve 12828 sayılı bilgi ve belge talebine istinaden gönderilen cevabi yazılar ve 09.09.2020 tarihinde iki doktor ile gerçekleştirilen görüşmelerde ifade edilenler aşağıda derlenmektedir.

➢ (.....)

(61) 07.10.2020 tarih ve 10798 sayılı cevabi yazıda özetle; son yaşanan %382’lik fiyat artışlarıyla Samsun ilinde piyasa dengesinin bozulduğu, Samsun ilinde ameliyathane kullanım fiyatlarının diğer illere kıyasla çok daha yüksek olduğu, ofisinde toplam (.....) olarak çalıştıkları ve aylık maliyetin(.....) TL arasında olduğu, fiyat artışlarıyla birlikte serbest muayenehanelerin kapanma eşiğine geldiği, kendisinin yıllardan beri (.....) hizmet aldığı ve kurmuş olduğu kişisel bağlantılar sayesinde fiyat artışının kendisine(.....) olarak uygulandığı, bu nedenle başka bir hastane kullanmayı tercih etmediği, ancak bu duruma rağmen fiyat artışları hastalara yansıdığından bazı ameliyatları gerçekleştiremediği ve serbest hekimlerin kanunen özel hastanelerden ameliyathane hizmeti almak zorunda olduğu ifade edilmektedir. Soruşturma döneminde Kurum kayıtlarına intikal eden ve (.....) tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle;

- Başvuranın serbest çalışan bir (.....) olarak ameliyatlarını, ücret artışı fazla olsa

da (.....) gerçekleştirdiği,

- MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN’un bu konudaki

tavırlarının değişmediği,

- Özel hastanelerin bazılarında yüksek ücret talep edilmesi, bazılarında ise yasal

kadro bulunmaması sebebiyle, Samsun ilinde faaliyet gösteren serbest

hekimlerin ameliyatlarını yapamadıkları, şikayete konu durumların ve Samsun

ilindeki serbest hekimlerin mağduriyetlerinin devam ettiği

ifade edilmektedir.

➢ (.....)

(62) 07.10.2020 tarih ve 10797 sayılı cevabi yazıda özetle; (.....) ameliyatları dışındaki diğer ameliyat ve tedaviler için de fiyat artışları yaşandığı, hasta talebinin “doktor-hastane- ücret” faktörlerinden etkilendiği, muayenehanesinde(.....) kişinin çalıştığı,(.....) ile birlikte aylık maliyetlerinin ortalama (.....) TL olduğu, 2019 yılında (.....) ameliyat gerçekleştirdiği, 2020 yılında bu sayının 10 Haziran’a kadar (.....) olduğu (.....) bu tarihten sonra (.....) 1 Ağustos’tan itibaren de (.....) ameliyat gerçekleştirdiği, (.....) yaklaşık (.....) TL’den (.....) TL’ye yükselen ameliyat masraflarının (.....) TL olduğu, bu süre zarfında 25-30 hastanın ameliyatını iptal etmek zorunda kaldığı, Ankara’da hem yol hem konaklama masraflarının yüksek olması dolayısıyla ameliyatlarının sürdürülebilir olmadığını anlayarak (.....) ameliyatlarına devam ettiği, ancak hem yol hem hastane kalitesi gibi nedenlerle hasta kaybı yaşadığı, serbest muayenehane işleten hekimlerin hastalara artan fiyatları yansıtmak zorunda kaldığı ve hastanelerin rakip olarak gördükleri serbest hekimleri ortadan kaldırmayı amaçladıkları, serbest hekimlere yönelik fiyatlar artıyorken doğrudan hastane bünyesinde yapılan ameliyatların fiyatlarının artmadığı ve pandemi nedeniyle kamu hastanelerinin zorunlu haller dışında (.....) ameliyat gerçekleştirmediği ifade edilmektedir.

Sayfa 22

➢ (.....)

(63) 28.09.2020 tarih ve 10357 sayılı cevabi yazıda özetle; Samsun’un büyükşehir olmasına rağmen İstanbul, Ankara ve diğer büyük illerden hayat pahalılığı olarak daha uygun bir şehir olduğu, daha çok kadınlar olmak üzere her yaştan herkes tarafından (.....) ameliyat yaptırılabildiği, serbest hekimlerin güven ilişkisi ve mesleki itibarları ile müşteri çevresi edindiği, hasta referanslarının son derece mühim olduğu, muayenehanesinde (.....) kişinin çalıştığı ve aylık maliyetin yaklaşık (.....) TL olduğu, fiyat artışı öncesinde ameliyatlarını(.....) gerçekleştirdiği ancak daha sonrasında bunun mümkün olmadığı,(.....) plastik cerrahi kadrosu aldıktan sonra kendisinin ameliyatlarına burada devam edip ortalama (.....) TL ücret ödediği, fiyat artışlarının hastaya yansıtılmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle bu süreçte birçok ameliyatını iptal etmek durumunda kaldığı ifade edilmektedir.

➢ (.....)

(64) 28.09.2020 tarih ve 10339 sayılı cevabi yazıda özetle; Samsun’un büyükşehir olmasına rağmen İstanbul, Ankara ve diğer büyük illerden hayat pahalılığı olarak daha uygun bir şehir olduğu, daha çok kadınlar olmak üzere her yaştan herkes tarafından (.....) ameliyat yaptırılabildiği, serbest hekimlerin güven ilişkisi ve mesleki itibarları ile müşteri çevresi edindiği, hasta referanslarının son derece mühim olduğu, muayenehanesinde (.....) kişinin çalıştığı ve aylık maliyetin yaklaşık (.....) TL olduğu, fiyat artışıyla birlikte ameliyatlarına devam etseydi maliyetinin (.....) TL bandında olacağı, fiyat artışı sonrasında (.....) kadrosu alınca kendisinin ameliyatlarına burada devam ettiği ve ortalama(.....) TL ücret ödediği, fiyat artışlarının hastaya yansıtılmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle bu süreçte birçok ameliyatını iptal etmek durumunda kaldığı, ameliyatlar için çevre ildeki özel hastanelere başvurular yapıldığı ancak MEDICALPARK SAMSUN’un Ordu ve Tokat illerindeki fiyatlarını da aynı şekilde güncellediği ve özel hastaneler hakkında inceleme başlatılmasına rağmen fiyat artışının halen güncelliğini koruduğu ifade edilmektedir. Soruşturma döneminde Kurum kayıtlarına intikal eden cevabi yazıda ise şikayete konu durumlarda bir değişiklik yaşanmadığı ve serbest hekimlerin mağduriyetlerinin sürdüğü belirtilmiştir.

➢ (.....)

(65) 07.10.2020 tarih ve 10796 sayılı cevabi yazıda özetle; yüksek ücretin hastalarca karşılanma durumunun olmadığı, ücret-doktor-ameliyathane-hasta referansı gibi faktörlerin talebi etkilediği, ücret artışı sonrasında (.....) ameliyatlarına devam ettiği ancak (.....) hastasının ameliyatını iptal etmek zorunda kaldığı ve yaklaşık 10 hastasını fiyat artışlarıyla birlikte ameliyat etmek durumunda kalıp toplamda 50.000 TL fazladan ödeme gerçekleştirdiği ifade edilmektedir.

➢ (.....)

(66) 29.09.2020 tarih ve 10396 sayılı cevabi yazıda özetle; (.....) başvuran hastaların (.....), ciddi (.....) veya sonradan edinilmiş nedenlerle tedavi gerektiren problemler olabildiği, söz konusu fiyat artışlarının %40-50 oranında masrafları artırdığı, bu durumun hastaların serbest hekimlik mesleğini icra edenler tarafından tedavi edilmesini güçleştireceği, ameliyat ücretinin iki kalemden oluştuğu; bunların hekimin yaptığı hizmet karşılığında aldığı ücret ve hastane ücreti olduğu, hekimlerin kendi kazançlarından feragat etmeleri halinde dahi hastalar için masrafların %40 artmış olacağı, bu durumun da hastaların serbest muayenehaneler yerine doğrudan özel hastaneleri tercih etmesine yol açacağı, fiyat artışı sonrasında ameliyatlarını (.....) gerçekleştirdiği, (.....) hastasını İstanbul’da ameliyat ettiği ve bu durumun mesleğini

Sayfa 23

serbest olarak icra etmek isteyen hekimleri zor durumda bırakacağı ifade edilmektedir.

➢ (.....)

(67) 09.09.2020 tarihinde yapılan görüşmede özetle;

- MEDICALPARK SAMSUN (.....) diğer hastane yöneticileri üzerinde çok ciddi bir etkisinin bulunduğu, karşılıklı transfer yasağının 2017; ameliyathane kullandırma fiyatlarındaki artışların ise 2018 yılında başladığı,

- Başta MEDICALPARK SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN olmak üzere LİMAN, BÜYÜK ANADOLU ve ATASAM’ın fiyat artışlarına birlikte karar verdikleri, 2020 yılında fiyat artışlarına ilişkin ilk e-postanın Mart’ta geldiği, yaklaşık %20’lik bir fiyat artışının bildirildiği, daha sonrasında Haziran ayındaki fiyat artışıyla birlikte özel hastanelerce (.....) TL’lik ameliyatlara (.....) TL fiyat biçildiği, ilgili dönemde fiyat artışlarının özel hastaneler tarafından hekimlere tek tek e-posta yoluyla bildirildiği,

- Fiyat artışların sebebinin doktorların hastanelerden istifa etmesini engellemek olduğu, özel hastanelerce kendi işini kurmak isteyen doktorların önü kesilerek doktorların hastanelerle rekabet halinde olmamasının hedeflendiği,

- MEDIBAFRA yetkilisinin de ilgili toplantıya katıldığını ancak açıkça toplantıda konuşulanlara karşı çıktığını belirttiği, şu anda normal sayılabilecek bir fiyat ile MEDIBAFRA’da ameliyathanelerin kullanılabildiği,

- Fiyat artışlarında çok sık yapılan ameliyat türlerinin hedeflendiği, normalde ameliyatın birim değeri ile TTB katsayısının çarpıldığı ardından özel hastanelerce belirlenen bir diğer çarpan ile fiyatların oluştuğu, ancak sık gerçekleştirilen ameliyat türleri için fiyatın listeye bu işlem yapılmaksızın doğrudan yazıldığı, bu denli fiyat artışlarının Covid-19’un yarattığı maliyet artışlarıyla açıklanabilmesinin rasyonel olmadığı, maliyet artışı nedeniyle ele alınan bir durum söz konusu olsaydı özel hastanelerin kendi bünyelerinde yaptıkları aynı ameliyat işlemleri için de fiyat artışına gitmesi gerektiği, ancak özel hastanelerin doğrudan kendi bünyesinde yapılan bu tür ameliyatlar için fiyatlarının serbest hekimlerden talep ettikleri fiyatlardan çok daha düşük olduğu,

- Transfer yasağı ile ilgili durumun (.....) Uzmanı (.....) ile başladığı, MEDICALPARK SAMSUN çalışanı doktorun kendi muayenehanesini açmak ve MEDICANA SAMSUN’da ameliyatlarını yapmak istediği, ancak MEDICALPARK SAMSUN (.....) tarafından MEDICANA SAMSUN yetkilileri ile görüşüldüğü ve doktora yüksek fiyat teklif edilmesini sağladığı, bu nedenle doktorun kendi muayenehanesini açamadığı,

- İkinci olayın (.....) Uzmanı (.....) ile ilgili olduğu, doktorun MEDICANA SAMSUN’dan MEDICALPARK SAMSUN’a geçtiği daha sonrasında MEDICANA SAMSUN’nun da MEDICALPARK SAMSUN’un bir doktoruna iş teklifi götürdüğü, hastaneler arasında yaşanan durumlar sonrasında hastaneler arasında doktor transferi yapmama kararı alındığı,

- Fiyatlandırma ile ilgili benzer durumların Ordu’da da gerçekleştiğine dair duyum alındığı

hususları ifade edilmektedir.

(68) Soruşturma döneminde (.....) tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle;

Sayfa 24

- MEDİBAFRA’nın toplantıya katılmış olsa da ilk günden itibaren diğer hastanelerle ortak hareket etmeyerek serbest muayenehane işleten hekimlerle çalışmaya başladığı ve halen de çalışmaya devam ettiği,

- LİMAN’ın Haziran 2020’deki kartelleşme girişiminden yaklaşık 6 ay sonra bundan vazgeçerek serbest hekimlerle çalışmaya başladığı ve halen serbest hekimlerin, bir kısım operasyonlarını burada yapmakta olduğu,

- ATASAM’ın da LİMAN’a yakın tarihlerde yüksek ve ortak fiyat tutumundan vazgeçerek nispeten daha makul rakamlarla serbest hekimlerle çalışmaya başladığı,

- BÜYÜK ANADOLU MERKEZ, BÜYÜK ANADOLU MEYDAN, MEDICANA SAMSUN, MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un ise 2020 Haziran’da belirledikleri ortak ve yüksek fiyat üzerine yapılan şikâyet ve açılan soruşturmalar sonrasında serbest hekimlerle çalışmayı tamamen reddettiği, ilk etapta belirledikleri yüksek fiyatlarla dahi serbest hekimlere hastanelerini kullandırmadıkları ve bu tutumlarının halen devam ettiği,

- MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında 2017 yılında Dr. (.....)’nin MEDICANA’dan LIV SAMSUN’a geçişi sonrasında yapılan ve iki grup hastaneleri arasında doktor düzeyinde birinden diğerine geçişi kısıtlayan “centilmenlik anlaşması”nın hala yürürlükte olduğu ve 2017 yılından günümüze kadar bu iki grup hastane arasında tek bir uzman doktor transferinin gerçekleşmediği,

- MEDICANA SAMSUN’un ilk etapta tüm branşlardaki hekimlere yönelik olarak ortak ve yüksek fiyat politikası uyguladığı, çok kısa bir süre sonra Kadın Doğum uzmanlarından Dr. (.....)’i istisna tuttuğu, uzun süredir hastaneleriyle çalışmakta olduğu gerekçesiyle Dr. (.....)’in tekrar eski ve uygun rakamlarla çalışmaya devam ettiği ve bu durumun şikâyetler sonucu açılan soruşturmalardan sonra da sürdürüldüğü

ifade edilmektedir.

(69) Soruşturma döneminde (.....) tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle;

- Açılan soruşturma sonrasında MEDICALPARK/LIV SAMSUN, MEDICANA SAMSUN ve ATASAM’ın serbest hekim olarak faaliyet gösteren (.....) karşı tavırlarının değişmediği,

- BÜYÜK ANADOLU’nun serbest hekimlerle çalışmak istediğini söylediği, ancak henüz bu konuda bir girişimde bulunmadığı,

- LİMAN’ın, şikayet başvurusunda bahsedilen toplantıya katılarak toplantıda alınan kararlara uyacağını açıkladığı, ancak kadın doğum uzmanlığı branşı için bu kararından vazgeçtiği ve bu branştaki serbest hekimlerle çalıştığı, bünyesinde kadrolu plastik cerrah olmadığı için bu branştaki serbest hekimlerle çalışmadığı,

- ATASAM’ın söz konusu toplantıya katılarak tüm kararları onayladığı ve uyguladığı, daha sonra serbest hekim olarak faaliyet gösteren (.....) birkaçı ile çalışmayı kabul edeceğini bildirdiği, ancak soruşturma açılınca (.....) karşı tavırlarını daha da sertleştirdiği,

- Serbest hekim olarak faaliyet gösteren (.....) tamamına yakınının sadece MEDİBAFRA’da ameliyat yapabildiği,

Sayfa 25

- Samsun merkezde yer alan özel hastanelerin, almış oldukları fiyat artırma ve

personel transfer yasağı kararlarını hâlen devam ettirdikleri, açılan soruşturma

sonrası serbest hekimlere kızdıklarını dile getirerek kararlarını sürdürdükleri ve

serbest hekimlerin mağduriyetlerinin hala devam ettiği,

ifade edilmektedir.

I.4.3. Kamu Kurum ve Kuruluşları ile Kamu Hastanelerinden Edinilen Bilgiler

(70) 21.09.2020 tarih ve 12829 ile 12830 sayılı bilgi ve belge taleplerine istinaden gönderilen cevabi yazılar aşağıda derlenmektedir.

➢ T.C. Sağlık Bakanlığı

(71) 29.09.2020 tarih ve 10397 sayılı cevabi yazıda özetle; T.C. Sağlık Bakanlığının Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 55. maddesinde yer alan “Özel Hastaneler günlük yatak ücretlerini her yıl kendileri tespit ederek Bakanlığa bildirir ve bu ücret Bakanlıkça onaylanır. Bakanlık, (Mülga ibare: RG-22/3/2017-30015) hastane sınıflamalarını, emsal hastanelerdeki en yüksek ve en düşük yatak ücretlerini ve hastanelerin kapasitelerini dikkate alarak, gerektiğinde günlük yatak ücretlerinin üst sınırını belirlemeye yetkilidir.” hükmü kapsamında sadece günlük yatak tavan ücretlerinin üst sınırını belirlediği, bunun dışında sağlık hizmetlerinin ücretlendirilmesine yönelik Bakanlıkça yapılan bir düzenleme bulunmadığı ifade edilmektedir.

➢ Samsun İl Sağlık Müdürlüğü

(72) 29.09.2020 tarih ve 10395 sayılı cevabi yazıda özetle; dosya konusu ile ilgili rekabete yönelik hususlarda Bakanlık mevzuatında bir hüküm bulunmadığı, Müdürlüğe konu ile ilgili muhtelif başvurular yapıldığı, konunun İl Sağlık Müdürlüğü Disiplin Birimine iletildiği, Samsun’da Eylül ayı itibarıyla 69 ruhsatlı muayenehane bulunduğu ve bunların 28’inin cerrahi branş hekimliği faaliyeti ile iştigal ettiği, Samsun ilinde ameliyathanesi olan sekiz özel sağlık kuruluşunun bulunduğu, başvurular ile ilgili incelemecinin görevlendirildiği ve inceleme sürecinin devam ettiği ifade edilmektedir.

➢ Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi

(73) 05.10.2020 tarih ve 10656 sayılı cevabi yazıda özetle; özel hastanelerin serbest çalışan hekimlerin yapmak istedikleri ameliyatların ücretleri için yüksek fiyat tarifeleri belirlemelerinin, serbest çalışan hekimler aleyhine olacağı ve hastaların hekim seçme özgürlüğünü ortadan kaldırarak hastaların özel hastaneler bünyesinde işlem yapma eğilimini artıracağı ifade edilmektedir.

➢ Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi

(74) 02.10.2020 tarih ve 10605 sayılı cevabi yazıda özetle; dosya konusu hakkında somut bilgilerinin bulunmadığı, medya aracılığıyla durumdan haberdar olunduğu, Covid-19 sürecinin tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektörünü de olumsuz etkilediği, serbest hekimlerin üniversite hastanesinde benzer operasyonları yapma imkânının bulunmadığı ifade edilmektedir.

➢ Samsun Gazi Devlet Hastanesi

(75) 28.09.2020 tarih ve 10347 sayılı cevabi yazıda özetle; şikâyet konusunun araştırılmasının doğru olduğu, sosyal medya ve basın üzerinden şikâyet konusu ile ilgili haberdar olunduğu, pandemi nedeniyle devlet hastanelerinde yapılan

Sayfa 26

ameliyatlarda önceliğin acil hastalar olduğu ve serbest hekimlere özel hastanelerin uyguladığı fiyatlar sebebiyle talebin özel hastanelere kayabileceği ifade edilmektedir. I.4.4. Teşebbüs Birliklerinden Edinilen Bilgiler

(76) Teşebbüs birliklerinin cevabi yazılarına aşağıda yer verilmektedir.

➢ Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği [14]

(77) 28.09.2020 tarih ve 10340 sayılı cevabi yazıda özetle; dosya konusundan basın yoluyla haberdar olunduğu, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 60. maddesi uyarınca özel hastanelerin, reklam yasağına tabi olduğu, bu kapsamda Sağlık Bakanlığı ve Reklam Kurulunca sıkı denetimlerin gerçekleştirildiği, serbest hekimlerin ise böyle bir durumla karşılaşmadığı ve özellikle sosyal medyada serbest şekilde reklam ve tanıtım faaliyeti yapabildikleri, bu çerçevede yeni hasta potansiyelini elinde tuttukları yönünde derneğe birçok şikâyet geldiği, Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Yönetmeliği kapsamına serbest hekimlerin dâhil olmadığı, sağlık turizmi yapılabilmesi için Yönetmelik kapsamındaki kamu, üniversite, özel sağlık kurum ve kuruluşlarının yetki belgesi almaları ve yatırım yapmalarının elzem olduğu, bu doğrultuda serbest hekimlerin sağlık turizmi yetki belgesi almaksızın sağlık turizmi faaliyeti yapabildiklerine yönelik derneğe şikâyetlerin geldiği, Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile uluslararası alanda örnek bir sağlık finansman ve hizmet sunum sisteminin kurulduğu, bu yapının en önemli unsurlarından birisinin hizmet sunumunda muayenehaneciliğin payının önemli ölçüde küçültülmesi ve buna karşılık kurumsal yapılar halinde işletilen; kamu, üniversite ve özel hastaneler eliyle sağlık faaliyetlerinin yürütülmesi olduğu, ancak son dönemde hekimlerin gerek kamu ve üniversitelerden gerekse özel hastanelerden istifa ettiği ve muayenehanelere yöneldiği, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinin değişik üçüncü fıkrası ile hastaların muayenehane işleten hekimlerden hizmet almak istemesi durumunda bu hizmet bedelinin tümüyle hasta tarafından karşılanması yönünde düzenlemenin bulunduğu, bu uygulamanın bu şekilde devam etmesi halinde sağlık hizmetleri için ödenen ücretlerin yükseleceği, ameliyathane hizmet ücretlerinin; ameliyathane kullanım ücreti, asistan ücreti, anestezi doktoru ücreti, anestezi gaz ücreti, yatak ücreti ve refakatçi ücreti, radyoloji hizmeti, laboratuvar hizmeti ve ilaç ile sarf giderlerinin toplamından oluştuğu ifade edilmektedir.

➢ Yüz Plastik Cerrahi Derneği

(78) 30.09.2020 tarih ve 10466 sayılı cevabi yazıda özetle; cerrahi ağırlıklı çalışan branşların ameliyat olmadan muayenehanelerini ayakta tutmalarının mümkün olmadığı, mevcut yasal düzenlemelerin serbest hekimleri küçük cerrahi işlemler konusunda dahi sınırladığı, dolayısıyla serbest hekimlerin küçük/büyük tüm ameliyatlarını cerrahi tıp merkezleri veya özel hastanelerde yapmasının kaçınılmaz olduğu, zincir hastanelerin piyasadaki güçlerini kullanarak muayene hekimliğinin 14 Bu dernek, Türkiye’de özel sağlık hizmetleri veren hastane, poliklinik, tıp merkezi, laboratuvar ve görüntüleme merkezleri sahipleri ile bu kurumlarda çalışan doktor ve sağlık personelinin haklarını, ortak çıkarlarını korumak, kollamak ve mevzuatın öngördüğü esas ve usuller dahilinde hakların takibini ve değerlendirilmesini yapmak; özel sağlık kuruluşlarının sağlık alanındaki birliğini, sağlık kuruluşları arasındaki dayanışmayı sağlamak, resmi ve özel kurumlar karşısında özel sağlık kuruluşlarını temsil ederek menfaatlerini korumak, üyelerinin ortak sosyal, kültürel, ekonomik, mesleki, sportif, eğitim- öğretim, sağlık ihtiyaçlarına yardımcı olmak; kanun, yönetmelik ve ilgili mevzuata göre açılıp faaliyete başlamış olan özel sağlık kuruluşlarının belirli ve ortak gayelerini gerçekleştirmek üzere bilgi, beceri ve faaliyetleri birlik ve beraberlik içinde birleştirmek; tüm yapılan çalışmaları sürekli kontrol ederek doğru, gerçek ve daha iyi sonuçlara ulaşmanın yollarını aramak amacı ile faaliyet göstermektedir.

Sayfa 27

sonunu getirmeye çalıştığı, mevcut rekabet ortamının ortadan kalkmasının sağlık hizmetlerinin tüketicisi olan hastalar aleyhine piyasa şartlarının oluşmasına yol açacağı, rekabet ortamında hastanın daha iyi hizmeti daha ucuza alabileceği, muayenehanelerin kapanmasıyla veya açılmasının zorlaştırılmasıyla özel hastanelerde çalışan doktorların çalışma alternatiflerinin kısıtlanacağı ve daha kötü şartlarda çalışacakları, benzer şekilde özel hastanelerin aralarındaki centilmenlik anlaşması ile personel geçişlerini engellemesinin daha kötü şartlarda çalıştırma amacı ile yapıldığının düşünüldüğü, Samsun’daki fiyat artışlarının piyasa gerçekleriyle uyuşmadığı, diğer illerde bu şekilde bir fiyat artışına gidilmediği, şu an hekimlerin çoğunun MEDIBAFRA’da ameliyatlarını gerçekleştirdiği ancak acil bir müdahale gerektiğinde ilçe merkezine gidilmesi gibi durumlar söz konusu olabileceğinden hasta sağlığının olumsuz yönde etkilenebileceği ifade edilmektedir.

➢ Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği

(79) 28.09.2020 tarih ve 10351 sayılı cevabi yazıda özetle; özel sağlık kuruluşlarının ayakta ve yatarak sağlık hizmeti sunanlar olarak ikiye ayrıldığı, ayakta hizmet sunanların; muayenehaneler, poliklinikler ve tıp merkezleri olduğu, yatarak hizmet sunanların özel hastaneler olduğu, ayakta sağlık hizmeti sunulan yerlerin 1219 sayılı Tababet ve Şubuatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ile düzenlendiği, özel hastanelere yönelik mevzuatın ise; 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu ve Özel Hastaneler Yönetmeliği olduğu, muayenehanelerde yapılabilecek işlemlerin yönetmelikle sınırlandırıldığı, ameliyat işlemlerinin bu işlemlerden biri olduğu, mevzuat uyarınca ameliyat yapabilmek için asgari olarak anestezi odası, ameliyat öncesi uyuma ve bekleme için kullanılan yataklar, ameliyat sonrası bakım odası yatakları ve uyandırma bölümünün bulunması gerektiği, muayenehane dâhil bu gereksinimlerin küçük ve orta ölçekli bir sağlık kurumunun fiziki ortam standartlarını aştığı, bu nedenle özel sağlık kuruluşları arasından ameliyat hizmetlerini sunabilenlerin özel hastaneler ve özel tıp merkezleri olduğu, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin Ek Madde 5(1)’de bulunan “1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla mesleğini serbest olarak icra eden hekimler muayenehanesine müracaat eden hastalarının teşhis ve tedavisini özel hastanelerde yapabilirler. Hastaya sunulan teşhis ve tedavi hizmetlerinden muayenehane hekimi ve özel hastane müştereken sorumludur. Bu durumdaki hastalar, hastanedeki tedavi masraflarının kendileri tarafından karşılanacağı hususunda bilgilendirilir ve buna ilişkin rıza formu hastaya veya kanuni temsilcisine imzalatılır.” hükmüne göre serbest hekimlerin ameliyatlarını gerçekleştirebildikleri, diğer yandan Sağlık Bakanlığı’nın serbest hekimin uzmanlık alanında ameliyatlarını yapabilmesi için özel sağlık kuruluşunun faaliyet izin belgesinde aynı uzmanlık dalında branş ve kadronun bulunmasını zorunlu tuttuğu, dernek bünyesindeki serbest hekimlerin hastane kullanım hizmeti ücretlerinin artmasıyla birlikte taleplerini farklı il ve farklı ilçelere kaydırmak zorunda kaldığı, bütün hekimlerin hasta kaybına uğradığı ve ameliyat sayılarının düştüğü, aynı zamanda özel hastanelerdeki ameliyat sayılarının oldukça artış gösterdiği, Türk Tabipleri Birliği’nin 01.01.2015 tarihinden itibaren Hekimlik Uygulamaları Veritabanı Tarifesi (HUV) adında bir liste yayımladığı, listede hizmet sunan hekimlerin, sağlık işletmelerinin, sağlık sigortacılarının ve sağlık yardım sandıklarının görebildikleri ve kullanabildikleri, her biri bağımsız bir kod ile tanımlı, yaklaşık 8400 işlemin bulunduğu, HUV listesinde bulunan ilgili hizmetin karşılığındaki değerin “Birim” olarak adlandırıldığı, bunun yanında her ilin her yıl değişen “Katsayı” sının bulunduğu, hastaya uygulanan herhangi bir sağlık işleminin ücretinin, Birim x Katsayı x KDV (%8) formülüyle elde edildiği, söz konusu formüle ayrıca özel

Sayfa 28

hastanelerin kâr payı çarpanının da eklendiği, ancak yine de Samsun ilinde 2020 yılının Haziran ayına kadar piyasa şartlarında oluşan ücretlerin bu tarih itibarıyla İstanbul ve Ankara gibi daha büyük şirketlerdeki ücretlerin çok daha üzerine çıkartıldığı ifade edilmektedir.

➢ Samsun Tabipler Odası

(80) 07.10.2020 tarih ve 10795 sayılı cevabi yazıda özetle; mesleki odaya üye olan serbest hekimlerin özel hastanelerin fiyat artışına gitmesini odaya bildirdiği, olayın hemen ardından sorunun çözümü için girişimler başlatıldığı, girişimler başarısız olunca sorunun merkeze iletildiği, Uzmanlık Dernekleri Kolu ile durumun değerlendirilip basın açıklaması gerçekleştirildiği [15], aynı zamanda Rekabet Kurumuna da konu hakkında başvuru yapıldığı, serbest hekimlerin MEDIBAFRA ve ATASAM’da ameliyatlarını söz konusu fahiş ücretlere göre ucuz ancak diğer illerdeki ücretlere nazaran pahalı olarak yaptıkları ve bu durumun gerek hekimleri gerek hastaları zor durumda bıraktığı ifade edilmektedir.

➢ Türk Tabipleri Birliği (TTB)

(81) 25.09.2020 tarih ve 10293 sayılı cevabi yazıda özetle; geçtiğimiz Haziran ayında Samsun’da görevli, özellikle kadın hastalıkları ve doğum, plastik ve rekonstrüktif cerrahi, kulak burun boğaz hastalıkları ve nöroşirürji gibi cerrahi alanlarda uzman olan hekimlerden gelen haberler ile durumun Birlikçe bilindiği, ameliyathane kullanım ücretlerinin %400’e yakın bir oranda artırıldığı, pandemi nedeniyle sağlık kuruluşlarının maliyet artışları gerekçesiyle ücretleri artırmasının makul görülebileceği ancak söz konusu artışların özellikle cerrahi alandaki dış hekimleri hedefler şekilde uygulandığı, özel hastanelerin kendi ücretlerinde artışa gitmemesinin bu durumun göstergesi olduğu, TTB’ye yazılı ve sözlü olarak yapılan şikâyetlerde aynı hastaneler arasındaki personel transferinin de engellendiğinin bildirildiği, çözüme yönelik girişimlerin başarısız sonuçlandığı, söz konusu yaklaşımın Çanakkale, Edremit ve Bandırma gibi yerlerde de cereyan ettiği, özel hastaneler dışında özel sağlık hizmeti sunanların tekelci yaklaşımlar yoluyla dışlanmaya çalışıldığı, özel muayenehanelerin varlığının özel hastanelerin pazar payına çok büyük etki oluşturmadığı ve sağlık hizmetine erişim hakkının kısıtlandığı ifade edilmektedir.

I.5. Değerlendirme

(82) Dosya konusu iddia ve tespitler rakipler arasında rekabeti kısıtayıcı uzlaşıya yönelik eylemlerden oluştuğundan, söz konusu iddialar niteliği itibarıyla genel anlamda 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ele alınabilecektir.

I.5.1. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesine İlişkin Genel Çerçeve

(83) 4054 sayılı Kanun’un ‘Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar’ başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrası;

“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti

engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut

doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve

teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”

hükmünü amirdir.

(84) Kanun’un 4. maddesinde yer alan hükmün temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, bağımsız olarak belirlemesidir. 15 https://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=3ec660ec-c0e7-11ea-9489-8d3047d5562f

Sayfa 29

Rekabeti bozucu nitelikteki anlaşmaların varlığı halinde, teşebbüslerin bağımsız davranışlarının yerini anlaşma taraflarının ortak çıkarlarına hizmet eden koordineli davranışlar almaktadır. Bu tür anlaşmalar, piyasa ekonomisinden elde edilmesi beklenilen faydaları azaltarak kaynakların etkinsiz kullanılmasına ve serbest piyasa sisteminin sağladığı refahın piyasadaki aktörlere hak etmedikleri oranda dağılmasına yol açmaktadır. Diğer bir deyişle, bu tür anlaşmalara taraf olan teşebbüsler, normal rekabet şartları içinde elde edemeyecekleri kârlara ulaşarak bu ekonomik faaliyetlerle yaratılan refahın çoğunu kendilerine aktarma olanağına sahip olmakta ve piyasa ekonomisinin sağlıklı bir şekilde işlemesini engellemektedir.

(85) Söz konusu madde incelendiğinde, teşebbüsler arasında gerçekleştirilen ve amacı veya etkisi yahut potansiyel etkisi itibarıyla rekabeti sınırlayıcı nitelik taşıyan her türlü anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararının yasaklandığı görülmektedir [16]. Sözü edilen müesseselere yönelik olarak Kanun’da herhangi bir tanıma yer verilmemekle birlikte, anlaşma ve uyumlu eylem kavramlarının oldukça geniş yorumlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde;

“Bu Kanunun amacı rekabetin korunması olduğuna göre, rekabeti engelleyici,

kısıtlayıcı veya bozucu teşebbüsler arası anlaşma ve uygulamaların

yasaklanması gerekir. Maddenin amacı bakımından anlaşma, hukuki şekil

şartlarına uymasa bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma

ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının

önemi yoktur.”

denilmek suretiyle, Türk rekabet hukukunda “anlaşma” kavramının borçlar hukukundaki “sözleşme” kavramından daha geniş bir kavram olduğuna dikkat çekilmekte ve bağlayıcı olma, yazılı şekil, yükümlülüklerin ifa edilmemesi halinde uygulanacak yaptırımın düzenlenmesi yahut yürürlük koşulları gibi herhangi bir şekil şartı aranmamaktadır [17].

(86) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanması bakımından önem arz eden bir başka ilke, anılan madde kapsamına giren uygulamaların amaç veya etki unsurlarından sadece birini barındırmasının Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varılması için yeterli olmasıdır. Dolayısıyla rekabeti kısıtlama amacı taşıyan anlaşmaların varlığı halinde ihlalin gerçekleşmesi için bu anlaşmanın uygulanması veya piyasada rekabeti bozucu etkilerinin görülmesi veya bu etkilerin ispatı aranmamaktadır. Fiyat tespiti, arz kısıtlaması, pazar veya müşteri paylaşımı gibi açık kısıtlamaların ise amacı itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı oldukları kabul edilmekte ve söz konusu kısıtlamaları içeren anlaşmaların rekabeti kısıtlamasının kuvvetle muhtemel olduğu kabul edildiği için, bu tür anlaşmalar, pazardaki mevcut veya potansiyel etkilerinin incelenmesine gerek görülmeksizin yasaklanmaktadır [18].

(87) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanması bakımından önem arz eden bir başka ilke, bu hükmün hangi araç ile ihlal edildiği değil, teşebbüsler arasında ihlal 16 Kurulun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı para.103 (Banka-2 Faiz).

17 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 26 (Otomotiv).

[18] Kurulun 07.03.2011 tarihli ve 11-13/243-78 sayılı kararı syf.102 (Banka-1 Maaş Promosyon); 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 26 ve 57 (Otomotiv); 08.03.2013 tarihli ve 13- 13/198-100 sayılı kararı para.103 (Banka-2 Faiz); 18.02.2016 tarihli ve 16-05/117-52 sayılı kararı para. 62 ve 63 (Sinop Hazır Beton); 21.11.2016 tarihli ve 16-40/662-296 sayılı kararı para.305 (Antalya Tur Operatörleri); Danıştay 13. Dairesi 16.12.2015 tarihli, E.2015/4548, K.2015/4616 sayılı kararı (Banka-2 Faiz); Danıştay 13. Dairesi 06.04.2017 tarihli, E.2011/3814, K.2017/958 sayılı kararı (Otomotiv).

Sayfa 30

niteliğinde bir irade uyuşmasının mevcut olup olmadığı yönündeki ilkedir. Dolayısıyla yapılacak değerlendirme bakımından asıl önemli olan hususun, anlaşma ile uyumlu eylem arasındaki ayrım değil, 4. madde kapsamındaki uzlaşmalar ile salt paralel davranışlar/bilinçli paralellikler arasındaki farkın belirlenmesi olduğu kabul edilmektedir. Bu çerçevede anlaşma ve uyumlu eylem kavramları birlikte kullanılabileceği gibi Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki rekabet ihlallerini kapsamak üzere genel olarak uzlaşma kavramının kullanılması da mümkün görülmektedir [19].

(88) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanması bakımından önem arz eden bir başka ilke, teşebbüsler arasında gerçekleşen iletişimi gösteren delillerin değerlendirilmesine ilişkindir. Yukarıda değinildiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yer alan hükmün temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, başka bir deyişle bağımsız olarak belirlemesini sağlamaktır. Bunun gerekçesi, piyasadaki rekabetin ortaya çıkmasını tetikleyen temel dinamiğin, teşebbüsler arasında birbirlerinin ne şekilde davranacağına ilişkin olarak yaşanan belirsizlik olduğu yönündeki kabuldür. Dolayısıyla teşebbüslerin gelecekteki davranışlarına yönelik belirsizliği azaltan veya ortadan kaldıran davranışların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılabilmektedir [20].

(89) Bu bağlamda özellikle fiyat, arz miktarı, satış stratejisi, maliyet gibi stratejik verilere ilişkin bilgiler içeren iletişimler tek taraflı olarak sunulduğunda dahi rekabet ihlali olarak ele alınabilecektir. Belirtilen nitelikte bir iletiyi alan teşebbüs, rekabeti sınırlayıcı bir uzlaşmanın tarafı olmayacağını derhal ve açıkça karşı tarafa bildirmediği sürece uzlaşmaya zımnen irade göstermiş sayılmaktadır. Zira rakiplerinden, değinilen unsurları taşıyan bir ileti alan teşebbüsün, sözü edilen bilgileri kendi ticari politikalarında dikkate almamasının mümkün olmadığı kabul edilmektedir. Bir başka ifadeyle, rakiplerinin fiyatının artacağını ya da sabit tutacağını bilen bir teşebbüs için geleceğe ilişkin belirsizlik azalmakta, fiyatlama kararları bu bilgiye göre şekillenmekte, bu durum ise teşebbüsün rekabet hukuku anlamında rakiplerinden bağımsız karar vermediği anlamına gelmektedir [21].

(90) Kurulun Otomotiv kararına [22] karşı açılan davalara ilişkin olarak Danıştay 13. Dairesi tarafından alınan kararlarda [23] bu hususa ilişkin olarak şu değerlendirmelere yer verilmektedir:

“Rekabet açısından önemli olduğunda kuşku bulunmayan geleceğe ilişkin

rekabete hassas bilgilerin piyasada rekabet edilen başka bir teşebbüsle

paylaşılmasında, rekabeti ihlal edici bir amacın olduğu şüphesi ortaya çıkacaktır.

Nitekim gerek Avrupa Birliği Adalet Divanının (ABAD'ın) "T-Mobile" kararında

gerekse doktrinde rakipler arasında gelecekteki davranışlarına yönelik 19 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 26-27 (Otomotiv); 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı para.106 (Banka-2 Faiz); 14.01.2016 tarihli ve 16-02/44-14 sayılı kararı para. 154 (Ege Bölgesi Çimento); Ankara 2. İdare Mahkemesinin 21.12.2015 tarihli, E.2014/1373, K.2015/2145 sayılı ve 19.04.2016 tarihli, E. 2014/1339, K. 2016/1187 sayılı kararları (Konya ve Denizli Çimento); Danıştay 13. Dairesi 16.12.2015 tarihli, E.2015/4548, K.2015/4616 sayılı kararı (Banka-2 Faiz).

[20] Kurulun 07.03.2011 tarihli ve 11-13/243-78 sayılı kararı syf.91 (Banka-1 Maaş Promosyon); 14.01.2016 tarihli ve 16-02/44-14 sayılı kararı para. 162 ve 177 (Ege Bölgesi Çimento); 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 43 (Otomotiv); 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı para. 185, 205, 213, 316. (Banka-2 Faiz).

21 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 58 (Otomotiv); 08.03.2013 tarihli ve 13- 13/198-100 sayılı kararı para. 111-113 (Banka-2 Faiz).

22 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı (Otomotiv).

23 Danıştay 13. Dairesi 06.04.2017 tarihli, E.2011/3814, K.2017/958 sayılı kararı (Otomotiv).

Sayfa 31

belirsizlikleri ortadan kaldırabilecek nitelikte olan bilgi paylaşımlarının rekabete

aykırı olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Söz konusu rekabete

hassas bilgi; geleceğe ilişkin fiyat veya buna ilişkin stratejik bir bilgi olduğu

takdirde, rekabeti ihlal etme amacının ayrıca irdelenmeye ihtiyaç göstermeyecek

şekilde ortada olduğu da açıktır. Ayrıca, teşebbüsler arası bilgi paylaşımlarının,

piyasada bir etkisinin olmadığı ileri sürülebilirse de, belirtilen rekabete hassas

bilgi paylaşımının, teşebbüslerin gelecekte piyasada alacakları kararlarda etkili

olacağının aksi ispatlanmadıkça kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durum,

ABAD'ın "Polypropylene" ve "Sugar" kararlarında teşebbüsler aleyhine bir karine

olarak değerlendirilmiştir. Bir başka anlatımla; fiyatların yükseltilmesi hususunda

rakipler arasında kesin bir anlaşmaya varılmasa dahi bir rakibin geleceğe ilişkin

fiyatlama stratejisini açıkladığı bir toplantıya sadece katılmış olmak da bir karine

olarak kabul edilmektedir.”

(91) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanması bakımından önem arz eden bir başka ilke, 4054 sayılı Kanun uyarınca uzlaşmanın tespitinde delil serbestisi ilkesinin geçerli olmasıdır. Zira Kanun’un 40. ve 44. maddeleri uyarınca rekabet hukukunda re’sen araştırma ve re’sen harekete geçme ilkeleri benimsenmiştir. Mezkûr düzenlemeler kapsamında Kurul, ihbar veya şikâyet üzerine yahut re’sen belirli bir ihlal iddiasına yönelik işlem başlatmakta, Kurul tarafından yetkilendirilen raportörler ise Kanun’un 14. ve 15. maddelerine dayanarak her türlü evrakı ve bilgiyi talep edebilmekte, ayrıca Kanun’un 40. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca her türlü delili Kurula bildirebilmektedir. Benzer şekilde ihlal iddiasına muhatap olan teşebbüsler de “kararı etkileyebilecek her türlü bilgi ve delili” Kurul’a sunma imkânına sahiptir. Bu çerçevede uzlaşmaların ispatında birincil delillerin yanı sıra ikincil delillerin de kullanılabileceği görülmektedir [24].

(92) Rekabet hukuku uygulamasında her türlü ispat vasıtasının delil olarak kullanılabileceği öngörülmekle birlikte, söz konusu vasıtaların değerlendirilmesinde delillerin haiz olduğu ispat gücü önem arz etmektedir. Bu çerçevede ihlalin varlığı yahut hangi teşebbüslerin ihlale taraf olduğu değerlendirilirken, elde edilen delillerin miktarından ziyade bu delillerin nitelik itibarıyla ihlali ispatlamaya yeterli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla kimi hallerde tek bir delil dahi ihlal iddiasının ispatı için yeterli kabul edilebilmektedir [25].

(93) Delillerin değerlendirilmesi bakımından dikkate alınması gereken bir başka husus, mevcut delillerin ispat gücü ölçülürken her bir belgenin münferit olarak ispat standardını sağlamasının zorunlu olmaması, diğer bir ifadeyle delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekliliğidir. Bu çerçevede her bir delilin konu, süre, taraflar gibi ihlalin tüm unsurlarını içermesi gerekmemekte, birbirleriyle tutarlı olmaları koşuluyla, delillerin bir bütün olarak söz konusu unsurları ortaya koymalarının yeterli olacağı kabul edilmektedir [26].

24 Kurulun 07.06.2006 tarihli ve 06-41/519-139 sayılı kararı syf. 17 (Meyve Suyu); 03.02.2011 tarihli ve 11-07/121-36 sayılı kararı syf. 42 (Gimsa); 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı para. 107 (Banka-2 Faiz).

25 Kurulun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı para. 108 (Banka-2 Faiz).

26 Kurulun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı para. 109 (Banka-2 Faiz); 14.01.2016 tarihli ve 16-02/44-14 sayılı kararı para. 156 ve 157 (Ege Bölgesi Çimento).

Sayfa 32

I.5.2. Rekabet Hukuku Yönüyle Ayartmama Anlaşmalarına ve Ücret Tespit Uygulamalarına Genel Bakış

(94) Ayartmama anlaşmaları, Rekabet Terimleri Sözlüğü’nde “bir teşebbüsün bir başka teşebbüsün çalışanlarına iş teklif etmemesine veya bu çalışanları işe almamasına ilişkin olarak, doğrudan veya dolaylı şekilde yapılan anlaşmalar” olarak tanımlanmıştır. Bu tür anlaşmalar belirli durumlarda rekabet hukuku kurallarının ihlali olarak değerlendirilebilmektedir.

(95) Çalışanlar teşebbüslerin en önemli varlıklarından biridir. Doğal olarak birçok işveren çalışanlarının işten çıkmasını engelleme eğilimindedir. Özellikle üretken bir çalışanın rakip teşebbüse geçmesi durumunda işveren için hatırı sayılır bir zararın doğacağını söylemek mümkündür [27]. Bu durum özellikle inovasyon ağırlıklı rekabetin görüldüğü yüksek teknoloji içeren sektörlerde nitelikli çalışanlar için geçerli olacakken, niteliksiz çalışanların istihdam edildiği sektörlerde aynı durumun çalışan arzının kısıtlı olduğu haller açısından geçerli olacağını söylemek de mümkündür. Bu anlamda çalışan mobilitesi [28] teşebbüslerin pazardaki iş yapış biçimlerini, dolayısıyla pazardaki güçlerini de doğrudan etkileyebilmektedir. Bunun yanı sıra üretim sürecinde en önde gelen maliyetlerden biri emeğin maliyetidir. Bir başka deyişle teşebbüslerin üretim sürecinde yaptıkları alımların başında emek gelmektedir. Bu doğrultuda, teşebbüslerin çalışanların mobilitelerini azaltmakta ve ücretlerini baskılamakta yararı olabileceği açıktır.

(96) Teşebbüslerin sıklıkla kullandığı istihdam yöntemlerinden biri rakip teşebbüslerin çalışanları ile irtibata geçerek onları kendi teşebbüslerinde çalışmaları için “ayartmaya” çalışmalarıdır. Bu noktada çoğunlukla çalışanları kazanmaya çalışan teklifçi teşebbüsün sunduğu görece yüksek ücretler çalışanlar adına büyük önem taşımaktadır. Diğer bir deyişle çalışan transferlerini sağlayan en önemli unsur teşebbüsler arası maaş farklılıklarıdır. Bu farklılıklar iş gücü pazarı açısından rekabeti oluşturan esas unsur olduğundan, teşebbüsler rakipleri ile yapacakları maaşların sabitlemesine veya doğrudan çalışanların ayartılmamasına yönelik anlaşmalar ile iş gücü pazarına yönelik rekabeti ortadan kaldırmayı tercih edebilmektedir. Bu anlaşma türlerinin yanı sıra çalışanlara ilişkin hassas bilgilerin paylaşılması ve iş koşullarının rakiplerce belirlenmesi gibi ihlal türlerine de rastlanabilecektir [29].

(97) Bu noktada iş gücü pazarında yaşanan rekabet ihlalleri açısından zarar teorisine yönelik oluşabilecek şüphelerin giderilmesi gerekmektedir. Temel bir yaklaşımla rekabet hukuku, ürünlerin alıcılarının ve satıcılarının serbest piyasa olanaklarını korumayı amaçladığı gibi iş gücü hizmetlerinin alıcıları ve satıcıları adına da aynı amacı taşımaktadır [30]. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi mal ve hizmet piyasalarındaki rekabetin doğrudan veya dolaylı olarak engellenmesini, bozulmasını ya da kısıtlanmasını ihlal olarak kabul etmiştir. Keza iş gücü pazarındaki eylem ve anlaşmalar ile mal ve hizmet piyasalarındaki rekabetin dolaylı olarak engellenmesi de mümkündür [31].

27 SHY, O. ve STENBACKA, R. (2019) “Anti-poaching agreements in labor markets” Economic Inquiry, Vol. 57, No. 1, s.243-263.

28 Çalışan mobilitesi kavramı emek faktörünün firmalar, meslekler ve coğrafi bölgeler arasındaki hareket dinamiğini ifade etmektedir. Bkz. GÜNDOĞAN, N; BİÇERLİ, M.K. (2004) “Çalışma Ekonomisi” T.C Anadolu Üniversitesi Yayını No:1451, s.131.

29 OECD (2019), “Competition Concerns in Labour Markets – Background Note”, s.19-21.

30 Roman v. Cessna Aircraft Co., 55 F.3d 542, 544-45 (10th Cir. 1995).

31 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinin gerekçesinde yer alan “Kuşkusuz, toplu pazarlık esasının kabul edildiği emek piyasası bu tanımın dışındadır.” ifadesi işverenler arasında yapılan anlaşmaları kanun

Sayfa 33

(98) İş gücü pazarındaki rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaların etkilerinin sadece bu pazarla sınırlı kalmayarak tüketiciye yansıyıp yansımadığı tartışmalı bir konudur. Bahse konu tartışma 19-06/64-27 sayılı BFİT kararı içerisinde de irdelemiştir. Kararda;

“Diğer alım kartellerinde olduğu gibi, iş gücü piyasasında rekabeti kısıtlayan

teşebbüslerin katlandıkları iş gücü maliyetini azaltarak kârlarını artırması

mümkün olup bu kâr artışının da teoride belirli rekabetçi pazar koşulları

altında, çıktı pazarında tüketicilere refah artışı olarak yansıma ihtimali

bulunmaktadır. Ancak bu anlaşmalar iş gücü piyasasında çalışanların

refahında çok daha çarpıcı şekilde azalmaya sebep olmakta ve iş gücü

pazarında, rakipler arası müşteri paylaşımının çıktı pazarlarında

yaratacağına benzer etkiler yaratmaktadır. Bu çerçevede bu anlaşmaların

yatay pazar paylaşımı anlaşmalarına benzer anti-rekabetçi etkiler

doğuracağı, iş gücü piyasasında çalışanların iş değiştirme imkânlarını

sınırlayarak dolaylı olarak maaşların sabitlenmesine yol açacağı

öngörülmektedir. Birçok yazar tarafından desteklenen, ABD Adalet

Bakanlığının yukarıda yer verilen kararlarda ve açıklamalardaki yaklaşımı, bu

anlaşmaların çıktı pazarlarındaki ihtimal dâhilindeki dolaylı etkilerinden

ziyade girdi pazarlarına bir başka deyişle iş gücü pazarlarına getirdiği

doğrudan kısıtlara odaklanmaktadır.”

ifadelerine yer verilmiştir. Diğer bir anlatımla Kurul bahse konu tipteki anlaşmaların tüketici özelindeki yansımalarından ziyade iş gücü pazarındaki yansımalarına öncelik verilebileceğini ifade etmiştir.

(99) Bununla birlikte ücret tespiti ve çalışan ayartmama gibi anlaşmaların satış pazarının değişkenlerine göre üretilen ürün ya da sunulan hizmetin niteliğinde veya niceliğinde düşüş yaratabileceğini, dolayısıyla tüketici refahında düşüş gözlemlenebileceğini kabul eden görüşler de bulunmaktadır [32]. Literatürde, rekabetçi bir pazarda emek arz edenler emeklerinin marjinal değerinin karşılığı olan seviyede bir maaş alırlarken, monopson gücünü haiz bir teşebbüsün ya da anti rekabetçi uzlaşmalar yoluyla birden fazla teşebbüsün maaşları baskılaması sonucunda emek arzının düşeceği, emek arzının düşmesiyle üretimin dolayısıyla çıktının azalacağı, azalan çıktı sonucunda fiyatların yükseleceği ve son tüketici adına refah kaybı yaşanacağı ifade edilmektedir [33]. Son olarak iş gücü pazarında oluşan suni monopson yapı, monopole benzer şekilde dağıtım etkinliğinin oluşmasını engelleyebilecektir [34]. Çıktı niceliği üzerindeki etkilerinin yanı sıra iş gücü pazarındaki rekabet karşıtı anlaşmaların ürün veya hizmetin kalitesi üzerinde de olumsuz etkiler doğurması muhtemeldir. Nitelikli iş gücünün istediği şartlar altında hizmet sunmasını engelleyen çalışan ayartmama anlaşmaları çalışan transferleri neticesinde ortaya çıkabilecek sinerjiyi ve verimlilik artışlarını engelleyebilecektir. Ücretlerin baskılanmasına yönelik anlaşmalar ise emek arz kapsamı dışında tutmak amacını taşımamaktadır. Gerekçedeki toplu pazarlık esasına yapılan vurgu toplu iş sözleşmeleri, sendikalar gibi kurumların rekabet hukuku uygulamalarına konu edilip edilemeyeceği tartışması açısından önem taşıyacak olsa bile, Kurul kararlarında da yer verildiği üzere teşebbüsler arasındaki iş gücü pazarına yönelik anlaşmaların 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenebilir olduğu görülmektedir.

32 MARINESCU, I. ve HOVENKAMP, H. (2018) “Anticompetitive Mergers in Labor Markets” Institute For Law And Economics, Research Paper No. 18-8, s.39.

33 HOVENKAMP, H. (2019) “Competition Policy for Labour Markets” U of Penn, Inst for Law & Econ Research Paper No. 19-29, s.2-3; NAIDU, S., POSNER, E. & WEYL, E. G. (2018) “Antitrust Remedies for Labor Market Power”, 132 HARV. L. REV. 536.

34 OECD (2019), “Competition Concerns in Labour Markets – Background Note”, s.10.

Sayfa 34

edenlerin motivasyonlarını kaybetmelerine neden olarak özellikle hizmet sektörü bakımından nihai çıktılarda niteliksel bir düşüş yaşanmasına neden olabilecektir.

(100) Esasen, iş gücü pazarlarına yönelik rekabet hukuku uygulamasının temel kısmını oluşturan çalışanların maaşlarını sabitlemeye/çalışan ayartmamaya yönelik yapılan anlaşmalar pazarın alım tarafında kurulan kartellerden farklı değildir. Pazarın alım ya da satım tarafında bulunmaları farklılığı dışında; çalışan ayartmama anlaşmaları ile müşteri/pazar paylaşımı anlaşmalarının, ücret tespiti anlaşmaları ile fiyat tespiti anlaşmalarının temel bir farklılığı bulunmadığı gerek doktrinde gerekse de içtihat ile ortaya konulmuştur [35].

(101) ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) tarafından çalışan ayartmama anlaşmalarına yönelik 2007-2013 yılları arasında Silikon Vadisi’nde faaliyet gösteren yüksek teknoloji şirketlerine karşı bazı davalar yürütülmüştür. Bu davalardan ilkinde Adobe, Apple, Google, Intel, Intuit, ve Pixar’ın birbirlerinin belirli çalışanlarını ayartmamak üzerine anlaştıkları iddia edilmiştir. DOJ davanın uzlaşma ile sonuçlanmasından önce yayımladığı açıklamada anlaşmaların per se kanuna aykırı olduğunu değerlendirse [36] de, United States v. Lucasfilm Ltd. [37] ve United States v. eBay [38] davalarında olduğu gibi davanın uzlaşma ile sonuçlanması dolayısıyla mahkeme ilgili ihlalin per se ya da rule of reason değerlendirme standartlarından hangisine tabi olduğu konusunda nihai kararını açıklamamıştır.

(102) Bir diğer davada ise Arizona’daki hastane ve bakım merkezlerinin oluşturduğu ve toplu alımlar yapan bir teşebbüs birliğinin, üyelerine hemşire sağlayan bürolar ile yaptığı anlaşma incelenmiştir. Bu anlaşmanın, hastaneler arasında hemşire sağlamaya yönelik rekabeti ve hemşire sağlayan bürolara ödenecek ücreti (dolayısıyla hemşirelere ödenecek maaşları) azalttığından bahisle kanunu ihlal ettiği karara bağlanmıştır [39].

(103) 2016 yılında ise ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ve DOJ birlikte bir rehber doküman (Rehber) yayımlamış olup burada rakip firmalar arasında yapılan ve birbirilerinin çalışanlarını işe almama (çalışan ayartmama) ya da maaşlara ilişkin rekabet etmeme (ücret tespiti) anlaşmalarının per se ihlal sayılacağı belirtilmiştir [40]. Rehber işverenler arasındaki rekabetten tüketicilerin de yarar sağlayabileceğini, çünkü rekabetçi iş gücünün daha fazla ya da daha nitelikli ürün ve hizmet yaratabileceğini belirtmiştir. Bu dosyada da önem taşıyan, Rehber’in ortaya koyduğu en önemli ilke açık ücret tespiti/çalışan ayartmama anlaşmalarının (naked wage fixing/no poaching agreements) per se ihlal niteliği taşımasıdır. Açık anlaşma, işverenler arasındaki meşru bir iş birliğinden bağımsız ya da bu iş birliği açısından makul bir şekilde gerekli olmayan anlaşma olarak tanımlanmıştır. Bu tip açık anlaşmaların Rehber’de yer alan yaklaşıma 35 “In re: Railway Industry Employee No-Poach Antitrust Litigation”, Civil No. 2:18-MC-00798-JFC, MDL No. 2850 (https://www.justice.gov/atr/case-document/file/1131056/download); United States v. eBay, Inc., 968 F.Supp.2d 1030 (N.D. Cal. 2013); TALADAY, J. M ve MEHTA, V. (2017), “Criminalization of wage-fixing and no-poaching agreements” CPI’s North America Column, s.1-2; Phillip E. Areeda and Herbert Hovenkamp (2019), Antitrust Law - An Analysis of Antitrust Principles and Their Application, Wolters Kluwer.

36 DOJ açıklamasında ayrıca, paylaşım anlaşmalarının girdi veya çıktı pazarında gerçekleştirilmesinin bir farkının bulunmadığını vurgulamıştır. “Competitive Impact Statement at 7–8, United States v. Adobe Sys., Inc. (No. 10-CV-01629) (D.D.C. 2010)”

37 Complaint, U.S. v. Lucasfilm Ltd., No. 1:10-cv-02220 (D.D.C. 2010).

38 Amended Complaint, United States v. Ebay, Inc., No. 12-CV05869 EJD (N.D. Cal. 2013).

39 Complaint, United States v. Arizona Hosp. & Healthcare Ass’n & AzHHA Service Corp., No. CV07- 1030-PHX at 2 (D. Ariz. 2007).

40 DOJ-FTC Antitrust Guidance For Human Resource Professionals, 2016.

Sayfa 35

göre rekabetçi etkilerinden bağımsız olarak rekabet ihlali olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Gerçekten de meşru iş birlikleri yahut anlaşmalar içerisinde yer alan iş gücü pazarına ilişkin sınırlamalara etki temelli analizlerle yaklaşmak yerindedir. Keza Kurulumuz ve Komisyon da bazı kararlarında çalışan ayartmama anlaşmalarını, aşağıda açıklanacağı üzere, yan sınırlama doktrini kapsamında incelemiştir. Bununla birlikte örneğin devralma, ortak girişim, ortak alım gibi genel çerçevedeki anlaşmaların uygulanması açısından öngörülmemiş sınırlamaların amaç bakımından ihlal olarak değerlendirmesi mümkündür.

(104) Rehber sonrası dönemde ABD’de dikkat çeken kararlardan ilkinde DOJ [41], 2018 yılında demiryolu teçhizatı sağlayıcısı rakip iki teşebbüse yönelik olarak, mevcut işverenin önceden onayı olmadan birbirlerinin çalışanlarına iş teklif etmeme ve işe almamaya ilişkin bir anlaşma içerisinde oldukları gerekçesiyle açılan soruşturma sonucunda aldığı karar ile teşebbüsler arasında yapılan çalışan ayartmama anlaşmalarının rekabet ihlali yarattığı tespitinde bulunmuş, bununla birlikte davayı uzlaşma yoluyla kapatmıştır.

(105) Yakın tarihte sonuçlanan ücret tespiti anlaşmalarına ilişkin soruşturmada ise FTC, evde bakım hizmeti sunan teşebbüslere terapist istihdamı sağlayan iki büronun terapistlerin maaşlarını sabitlemeye/düşürmeye yönelik bir anlaşma içerisinde oldukları ve benzer teşebbüsleri maaşları sabitleyerek terapistlerin transferlerini engellemeye davet ettikleri konusunu incelemiştir. Uzlaşma ile sonuçlanan soruşturma sonunda FTC, belirli yükümlülükler getirdiği soruşturulan tarafların çalışanların maaşlarına (ve çalışanlara yapılan her türlü ödemelere) yönelik hiçbir uzlaşma içerisine giremeyeceğine ve maaşlara yönelik bilgi değişimi yapamayacağına hükmetmiştir. Karar yönünde oy kullanan üç FTC üyesinin yayımladığı açıklamada 2016 yılındaki Rehber’e atıf yapılarak çalışanların rekabetçi pazarlarda kazanması gereken ücretleri kazanmasının sağlanması fikrinin halen geçerliliğini koruduğu ifade edilmiştir. Açıklamada dikkat çeken bir unsur da, soruşturma konusu anlaşma ile rakiplerin pazarın normal işleyişinin yerine kendi uzlaşan iradelerini koyduklarının, bu anlaşmanın rekabetçi işleyişe doğası gereği zarar verdiğinin ve per se ihlal niteliği taşıdığının vurgulanmasıdır. Açıklamayı kaleme alan üyeler aynı zamanda bu dosya özelinde para cezası verilmesi şartlarının oluşmadığı gerçeğinin yanında, ileride bu tip ihlallere yönelik para cezası uygulanmasından kaçınılmayacağını belirtmiştir [42].

(106) AB’de birleşme ve devralma işlemlerinde, çalışan ayartmama hükümleri işlemin gerçekleşmesi ile doğrudan ilgili ve gerekli olması koşulu ile yan sınırlama olarak değerlendirilmektedir. Bunun yanında çeşitli ülke otoritelerinin iş gücü pazarındaki ihlallere yönelik kararları bulunmaktadır. Fransız ve İngiliz Rekabet Otoriteleri, manken ajanslarına yönelik yürüttükleri ve odağında fiyat anlaşmalarının olduğu soruşturmalar içerisinde dolaylı olarak çalışanların maaşlarının belirlenmesine yönelik etki doğuran hükümleri de incelemiş ve bu anlaşmaları amaç yönünden kanuna aykırı bulmuştur [43]. 41 United States v. Knorr-Bremse AG and Westinghouse Air Brake Technologies Corporation, No.1:18- cv-00747 (03.04.2018).

[42] Karara yönelik karşı oyu bulunan yargıç açıklamasında, fiyat anlaşması gibi ücret tespiti anlaşmalarının da zor ve nadir tespit edilen anlaşmalar olduğu ve adli sorumluluk doğurabilecek per se ihlaller yarattığı gerçeğine rağmen ağır yükümlülükler içermeyen bir uzlaşma kararının bu gibi dosyalar adına uygun olmadığını ifade etmiştir.

https://www.ftc.gov/system/files/documents/public_statements/1552484/171_0134_your_therapy_sou rce_dissentingstatementchopra.pdf

[43] Décision n° 16-D-20 du 29.09.2016 French Competition Council (Fransız Rekabet Otoritesi); Competition and Markets Authority (İngiliz Rekabet Otoritesi), Case CE/9859-14, “Conduct in the modelling sector” (16.12.2016).

Sayfa 36

Hollanda’da ise 2010 yılında alınan bir kararda, 15 hastanenin arasındaki incelemeye konu anlaşmanın diğer hükümlerinin yanı sıra bir hastanede çalışan anestezi uzmanlarına ek ödeme yapılmamasına yönelik bir madde içerdiği görülmüş ve mahkeme tarafından bu hükmün rekabete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır [44]. Avrupa ve ABD dışındaki rekabet otoritelerinin de çeşitli kararları ve rehber çalışmaları bulunmaktadır [45].

(107) Diğer rekabet otoritelerine benzer şekilde Kurulumuzun da gerek çalışan ayartmama hükümlerine gerekse de ücret tespiti ve maaş bilgisi paylaşmaya değinen kararları bulunmaktadır. Öncelikle yukarıda değinildiği üzere Kurul bazı devralma kararlarında devralma sözleşmelerinin içinde yer verilen istihdam etmemeye yönelik şartları yan sınırlama kavramı dâhilinde değerlendirerek, işlemin uygulanmasıyla doğrudan ilgili ve gerekli olup olmadığını incelemiştir [46]. Bunun yanında Kurul kararları içerisinde çalışanların maaşlarının rakip işverenlerce sabitlenmesine yönelik değerlendirmelere de rastlanmaktadır. 28.07.2005 tarih ve 05-49/710-195 sayılı Kurul kararında dizi yapımcılarının oyuncu transferi yapmama ve sabit ücret uygulanması hususlarında aralarında anlaştıkları iddiası incelenmiştir. Kararda,

“4054 sayılı Kanunun 4. maddesinin (a) bendi gereğince “mal veya

hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi

unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” yasaktır. Bu

çerçevede, TV dizisi yapımcıları, oyuncu ücretlerini anlaşma yoluyla

belirledikleri takdirde, bu eylemin maddede bahsi geçen alım fiyatlarını

belirleme anlamına geleceği ve bu durumun açık bir biçimde rekabetin

engellenmesi amacını taşıyacağı ve alınan prensip kararlarının uygulanması

halinde piyasada rekabetin engelleneceği açıktır.”

değerlendirmesine yer verilmiştir.

(108) Anılan değerlendirmede Kurulun çalışanların maaşlarının belirlenmesine yönelik anlaşmaları alım fiyatlarının belirlenmesine yönelik bir anlaşma olarak nitelediği ve böyle bir anlaşmanın rekabetin engellenmesi amacını taşıyacağını ifade ettiği görülmektedir. Bununla birlikte yapılan incelemeler sonucunda yeterli delil bulunamadığından Kurul tarafından bir soruşturma yürütülmemiş olup oyuncu ücretlerinin sabitlenmesi suretiyle rekabetin kısıtlanması ihtimali bulunduğundan, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkında önaraştırma yapılan teşebbüslere yazılı görüş gönderilmesine hükmedilmiştir.

(109) 03.03.2011 tarihli ve 11-12/226-76 sayılı Kurul kararında ise, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneğine mensup özel okullar arasında yapılan bir anlaşmada “Kurumlar bir başka özel okulun öğretmeni ya da çalışanına doğrudan transfer teklifi yapamazlar” hükmünün de yer aldığı görülmektedir. Kararda ilgili anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna ve 5. maddesi kapsamında muafiyet alamayacağına 44 LJN: BM3366 (Court of Hertogenbosch) HD 200,056,331 Karar Tarihi: 05.04.2010, Yayımlanma Tarihi: 04.05.2010.

45 Singapore v. Employment Agencies, The Competition Commission of Singapore, CCS 500/001/1 (Singapur Otoritesinin, 16 istihdam bürosunun çalışanlarının aylık maaşlarını sabitlediği gerekçesiyle kanunun amaç bakımından ihlal edildiğine yönelik kararı.); Hong Kong Otoritesinin konuyla ilgili bülteni (https://www.compcomm.hk/en/media/press/files/20180409_Competition_Commission_Advisory_Bulle tin_Eng.pdf); Japon Otoritesinin konu hakkındaki raporu, https://www.jftc.go.jp/en/pressreleases/ yearly2018/February/180215.html.

46 Kurulun 09.05.2012 tarihli, 12-25/717-203 sayılı; 20.05.2008 tarihli, 08-34/455-160 sayılı; 18.06.2009 tarihli, 09-29/602-143 sayılı; 11.09.2008 tarihli, 08-54/847-338 sayılı; 29.11.2007 tarihli, 07-88/1113-435 sayılı kararları.

Sayfa 37

hükmedilirken özel okullarda görev yapan öğretmenlerin başka okullara geçişinin zorlaşabileceğinin de görüldüğü, bu anlaşmaya konu ilkelerin tüketicilere belirgin bir fayda sağlamadığı, aksine gerek tüketicilere gerekse bu okullarda görev yapan öğretmenlere zarar verdiği belirtilmiştir. Mevcut dosya açısından ilgili kararda önem taşıyan husus ise, özel okullar arasında yapılan toplantılara yönelik olarak bu toplantılarda, okul ücretlerinin tespiti, maaş ve burs gibi temel rekabet parametrelerine ilişkin bilgi paylaşımı yapıldığından, bu bilgi değişimlerinin rekabeti kısıtlayıcı bir nitelik taşıyabilecekleri değerlendirmesidir. Bu değerlendirme ile Kurul maaş bilgilerini de rekabete duyarlı bilgiler arasında sayarak bu konudaki bilgi değişimlerinin ihlal yaratabileceğini açıkça ortaya koymuştur.

(110) Kurul 2019 yılında aldığı BFİT kararında, franchise alanın BFİT ve/veya BFİT’in başka bir franchise alanı tarafından çalıştırılmakta/eskiden çalıştırılmış olan veya rakip firmalarda çalışmış olan hiçbir personeli BFİT’in önceden yazılı onayı olmaksızın çalıştıramayacağını ifade eden hükümleri değerlendirmiştir. Kararda ilgili hükmün, işe alımları bütünüyle yasaklamadığı ve franchise verenin önceden yazılı onayı olması koşulunun arandığı, bu nedenle klasik bir çalışan ayartmama anlaşması olmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca ilgili çalışanların transferinin yapıldığını gösterir bilgi ve belgelere de ulaşıldığından, personel transferinin kısıtlanmadığının söylenebileceği belirtilmiştir. Bununla beraber ilgili hükmün dolaylı da olsa iş gücü piyasasında oluşturabileceği olası etki bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan bireysel muafiyet değerlendirmesi sonucunda ise, ilgili hükmün iş gücü piyasasında rekabeti gereğinden fazla kısıtlayabileceği ve personel transferi konusunda franchise verenin onayının neden talep edildiğinin açık olmaması sebebiyle zorunlu olandan fazla sınırlama içerdiği gerekçesiyle anlaşmaya muafiyet tanınmamıştır. Sonuç olarak ilgili hükmün sözleşme süresi ile sınırlandırılması ve yazılı onayın gerekçesinin açıkça belirtilmesi ve Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş bildirilmesine karar verilmiştir.

(111) Kurulun 02.01.2020 tarih ve 20-01/3-2 sayılı İzmir Konteyner kararında İzmir karayolu konteyner taşımacıları arasındaki çalışan ayartmamaya ve çalışan ücretlerini sabitlemeye yönelik anlaşmalar değerlendirilmiştir. Kararda Kurul İzmir merkez ve çevre ilçelerde yer alan limanlara veya bu limanlardan karayoluyla konteyner taşımacılığı yapan teşebbüslerin çalışan maaşlarını sabitlemeye yönelik anlaşmalar yaptıkları, bu anlaşmaların amaç bakımından rekabet ihlali teşkil ettiği ifade edilmiş, bununla birlikte dosyaya taraf teşebbüslere 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş bildirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

(112) Kurulun 01.04.2021 tarih ve 21-18/213-M sayılı kararıyla yürütülmekte olan iş gücü piyasalarındaki çalışan transferini engellemeye dönük centilmenlik anlaşmaları konulu soruşturma kapsamında, taraflardan taahhüt sunma görüşmelerini başlatma niyetinde olan (.....) başvurusu, Kurul tarafından personel transferinin engellenmesinin “açık ve ağır ihlal niteliğinde” olduğu belirtilerek 01.07.2021 tarih ve 21-33/438-M sayılı karar ile reddedilmiştir.

(113) Dolayısıyla iş gücü piyasalarında rakipler arasında yapılan personel transferinin engellenmesine ve personel maaşlarının belirlenmesine dönük centilmenlik anlaşmalarının rekabeti amacı itibarıyla sınırladığı görüşü ağır basmaktadır. Buna ek olarak yazın ve içtihat, personel transferinin engellenmesine yönelik anlaşmaların ayrıca dolaylı olarak personel maaşlarının belirlenmesine yol açabileceğini vurgulamaktadır. İlaveten bahsedildiği üzere Kurul tarafından, personel transferinin engellenmesi, açık ve ağır ihlal olarak nitelendirilmektedir. Açık ve ağır ihlal, Rekabeti

Sayfa 38

Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere İlişkin Tebliğ’de (Taahhüt Tebliği) “Rakip teşebbüsler arasında fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket, gelecekte uygulanması planlanan fiyat, üretim ya da satış miktarı gibi rekabete duyarlı bilgilerin paylaşılması” şeklinde tanımlanmakta olup bilgi değişimi hususu haricinde yer verilen tanım Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem Ve Kararlar İle Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’te (Ceza Yönetmeliği) yer alan kartel tanımı ile benzeşmektedir. Çalışan ayartmama anlaşmaları bu ifadede yer alan sağlayıcıların paylaşılması (emek arz edenlerin); çalışan maaşlarının tespit edilmesi uygulamaları ise bir fiyat tespiti (girdi fiyatı) uygulaması olarak ele alınabilecektir.

(114) Bununla birlikte çıktı pazarlarındaki kartelin tam simetriği olan ve aynı etkiyi üst pazarda (işgücü/girdi pazarında) doğuran girdi/alım kartelleri de açık ve ağır ihlal tanımı kapsamında ele alınabilmektedir. Keza ekonomi yazını bakımından da çıktı pazarındaki karteller ile girdi pazarındaki karteller arasında bir fark bulunmamakta, her iki tür kartel de rekabet hukukunun çıkış noktası olan yapay şekilde tekelci gücü kullanma imkânına kavuşmayı hedeflemekte ve tüketici (alım karteli bakımından üretici) faydasını ele geçirmeyi; rekabetçi dengeye göre kartel taraflarının pazarın karşı taraftaki oyuncuların zararına olacak şekilde daha yüksek bir fayda elde etmesini sağlamaktadır. Dolayısıyla personel transferinin engellenmesine yönelik rakipler arasındaki centilmenlik anlaşmaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini amaç bakımından ihlal etmektedir.

I.5.3. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Değerlendirme

I.5.3.1. Özel Hastanelerin Fiyat Tespit Ettiği İddiasına Yönelik Değerlendirme I.5.3.1.1. Serbest Hekimlere Sunulan Hizmetlerde Fiyat Tespiti İddiası

(115) Samsun ilinde faaliyet gösteren özel hastanelerin serbest hekimlere sunulan hizmetlerin fiyatlarını birlikte belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri şüphesi uyandıran en eski tarihli belgenin Delil 1/1’de yer verilen 27.06.2019 tarihli ve “Dış Dr. Görüşmesi Hak.” konulu e-posta yazışması olduğu anlaşılmaktadır. Bahse konu delilde LIV SAMSUN Genel Müdürü (.....)’ın, MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (.....)’ya dış doktor fiyatlandırması konusunda yapılan görüşme notlarını ilettiği ve bilgi kısmında MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (.....)’a yer verildiği görülmektedir. Bu kapsamda, LIV SAMSUN Genel Müdürü (.....) tarafından plastik cerrahi branşında hizmet veren serbest hekimlere uygulanacak fiyatların belirlenmesinde takip edilecek sistematiğin nasıl olacağı açıklanmıştır. E-postanın devamında ise MEDICANA SAMSUN, MEDICALPARK/LIV SAMSUN tarafından mevcut durumda kadın doğum branşında uygulanan fiyatların devam ettirileceği belirtilerek adı geçen hastanelerin uyguladığı fiyatlara yer verilmiştir.

(116) Delil 1/1’in içeriğinden serbest hekimlere yönelik fiyat tespiti şüphesi uyandıran ilk eylemlerin 2019 yılının Haziran ayında MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Anılan delile göre bahse konu teşebbüslerin serbest hekimlere sunacakları hizmetlerin fiyatlarına yönelik toplantı gerçekleştirdikleri ve bu toplantıda fiyat politikalarına yönelik ortak irade sergiledikleri görülmektedir.

Sayfa 39

(117) Delil 1/2'ye bakıldığında 06.09.2019 tarihinde, MEDICALPARK ELAZIĞ’da çalışan Operatör Doktor (.....)’ın, MEDICALPARK MERKEZ bünyesinde yer alan hastanelerin genel müdürlerinden oluştuğu tahmin edilen “Hastane Genel Müdürleri” adlı WhatsApp grubundaki diğer katılımcılara hastanelerden ayrılan doktorlara ameliyathane kullandırıp kullandırmadıklarını sorduğu görülmektedir. Anılan soruya verilen cevaplardan daha önce MEDICALPARK TOKAT’ta çalışan sonrasında muayenehane açan bir plastik cerraha yine bu hastane tarafından ameliyathane kullandırıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN Yönetim Kurulu Başkanı (.....)’un ise gruptaki diğer genel müdürlere, serbest hekimlere yönelik ameliyathane kiralarını en az 3.000 TL yapmaları, aksi takdirde hastanelerde çalışan doktorların birçoğunun muayenehane açacağı uyarısında bulunduğu görülmektedir. MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN Yönetim Kurulu Başkanı (.....) söz konusu ifadeler ile hastanelerde çalışan doktorların ayrılarak özel muayenehane açmasını önlemek adına ameliyathane kiralarının düşük tutulmaması gerektiğini telkin etmektedir. Söz konusu yazışmalar, özel hastanelerin dosya kapsamını oluşturan eylemlerinin ortaya çıkış nedeni hakkında bilgi vermektedir.

(118) Delil 1/3’e bakıldığında serbest hekimlere yönelik ortaklaşa fiyat tespiti eylemlerine BÜYÜK ANADOLU ile ATASAM’ın da dâhil olduğu anlaşılmaktadır. Bahsi geçen toplantıda her hastanenin serbest hekimlere uygulayacağı fiyatların ayrı ayrı tespit edildiği, bir diğer deyişle sabit/tek fiyat yerine hastane özelinde fiyatlandırmaya karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan söz konusu belgede, yalnızca gecelik oda ücretleri bakımından her hastanenin kendi fiyatını uygulayacağı belirtilmekte, sunulan diğer hizmetlere yönelik olarak ise ortak bir fiyat politikası belirlendiği görülmektedir. Söz konusu Delil 1/3 MEDICANA SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilmiş, aynı belgenin bir kısmı olan ekran görüntüsü niteliğindeki Delil 1/5 ise MEDICALPARK SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilmiştir. Bununla birlikte ilgili belgede, 09.06.2020 tarihinde özel hastaneler arası birlikte fiyat tespiti amacıyla yapıldığı anlaşılan toplantının katılımcı listesinde soruşturma taraflarından LİMAN ve MEDİBAFRA’nın yer almadığı görülmektedir.

(119) Delil 1/4, Delil 1/3’te bahsedilen fiyat tespitine yönelik ortak hareketin, uygulanır olup olmadığını gösterir niteliktedir. Delil 1/4'te MEDICANA SAMSUN Genel Müdür Yardımcısı (.....) tarafından çeşitli branşlarda faaliyet gösteren serbest hekimlere 15.06.2020 tarihinden itibaren fiyatların merkez yönetimin aldığı karar doğrultusunda değişeceğine yönelik bilgilendirme e-postalarının iletildiği görülmektedir. Söz konusu e-postalardan, özel hastanelerin 09.06.2020 tarihli toplantısında alınan fiyat tespitine yönelik kararların (Delil 1/3) uygulamaya geçirildiği anlaşılmaktadır.

(120) Delil 1/7’ye bakıldığında Delil 1/4'e benzer bulguların BÜYÜK ANADOLU için de geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Delil 1/7’de elde edilen 12.06.2020 tarihli e-posta iletisinin eklerinde, dış doktorlara yönelik oluşturulan yeni fiyat listeleri bulunmaktadır. İlgili fiyat listesi incelendiğinde, fiyatların, Delil 1/3 ve Delil 1/5’te tespit edilen 09.06.2020 tarihli toplantıda alınan kararlar ile uyumlu olduğu görülmektedir. İlaveten Delil 1/4’ten de MEDICANA SAMSUN tarafından serbest hekimlere iletilen e-postalara paralel şekilde, yeni fiyatların 15.06.2020 tarihinde uygulamaya geçeceği anlaşılmaktadır.

(121) Delil 1/6’ya bakıldığında ise ATASAM bünyesindeki 22.06.2020 tarihli e-posta yazışmasının ekinde “DIŞ DOKTORLAR TTB (.....)” adlı bir fiyat listesinin bulunduğu ve listede yer alan fiyatların, Delil 1/3 ile Delil 1/5’te yer verilen özel hastaneler arasında kararlaştırılan fiyat politikasına katsayı (TTB katsayısı x (.....)) ve uygulanan fiyatlar

Sayfa 40

bakımından uyumlu olduğu görülmektedir. Serbest hekim faaliyetlerine 01.08.2020 tarihi itibarıyla başlayan ATASAM’ın, pazarda fiili olarak faaliyet göstermeye başlamadan önce fiyatlandırmaya yönelik çalışmalarını toplantıda alınan kararlar çerçevesinde şekillendirdiği anlaşılmaktadır.

(122) Delil 1/8’de yer verilen 01.07.2020 tarihli e-postadan, BÜYÜK ANADOLU tarafından serbest hekimlere gönderilen fiyat listesi üzerinden %20 indirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan söz konusu e-posta Delil 1/9 ile birlikte değerlendirildiğinde %20’lik indirim kararının BÜYÜK ANADOLU tarafından tek başına alınmadığı, bu kararın da diğer özel hastaneler ile birlikte alınan ortak bir karar olduğu kanaatine varılmaktadır. Delil 1/9’da “Özel hastane yöneticileri” adlı WhatsApp grubunda 29.06.2020 tarihinde BÜYÜK ANADOLU Genel Müdürü (.....) tarafından yazıldığı görülen “… toplantıda %20 indirim demiştik bu indirim ile bizler 4800 mp be medicana 5600 demesi gerekiyor. üstelik yatak demiş.. Doğru mu, kararımız ortak olsun bizde daha da düşelim o zaman maksat birlikte karara uymak değil, dış hasta almaksa” ifadeleri fiyatların yanı sıra indirimlerin de özel hastaneler tarafından birlikte belirlendiğini göstermek adına dikkat çekicidir.

(123) Delil 1/10’da yer verilen “Özel hastane yöneticileri” adlı WhatsApp grubundaki yazışmalara bakıldığında özel hastaneler arasında ortaklaşa kararlaştırılan fiyatlardan indirime gidildiği, buna rağmen serbest hekimlerin ameliyathane kullanım ücretlerinde daha fazla indirim beklediği anlaşılmaktadır. Bahse konu yazışmada MEDICANA SAMSUN, MEDICALPARK SAMSUN ve BÜYÜK ANADOLU’nun ortaklaşa belirledikleri fiyatların altına inmedikleri ve ortaklaşa alınan kararları uygulamaya devam ettikleri görülmektedir. İlgili belgede MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (.....) tarafından paylaşılan “ … Arkadaşlar ne söz verdiysek biZde söz geçerlidir. Anlaşmaya sadık kalmak boynumuzun borcu” ve BÜYÜK ANADOLU Genel Müdürü (.....) tarafından gönderilen “Biz verdiğimiz sözün arkasındayız, başta da belirtmiştik” şeklindeki mesajlar, birlikte fiyat tespitine yönelik irade uyuşmasının varlığını ve alınan ortak kararların uygulandığını göstermesi bakımından önemlidir. Yukarıda yer verilen belgelerden görüleceği üzere, 09.06.2020 tarihinde yapılan toplantının katılımcısı olan teşebbüslerin (MEDICALPARK/LIV, MEDICANA, ATASAM ve BÜYÜK ANADOLU) tamamı toplantı sonrasında kararlara yönelik aksiyon almıştır. Öte yandan anılan yazışmada KBB ve kadın doğum uzmanlarının ameliyat yapmak için MEDİBAFRA ile anlaştıkları anlaşılmaktadır. Bu çerçevede MEDIBAFRA’nın özel hastaneler arasındaki serbest hekimlere yönelik ortak fiyat politikasına dâhil olmadığı anlaşılmıştır.

(124) Delil 1/11’e bakıldığında ise, MEDICALPARK SAMSUN Genel Müdürü (.....)’ın serbest hekimlerin fiyat artışlarından duyduğu rahatsızlıklar başta olmak üzere o tarihte yaşanan son gelişmeleri konuşmak için toplantı yapmayı teklif ettiği, ATASAM Yönetim Kurulu Başkanının da bu teklifi olumlu karşıladığı görülmektedir. Söz konusu belgenin taraflar arasındaki ortak karar alma motivasyonunun devam ettiğini ve bu kapsamda toplantılar planladıklarını göstermesi açısından önemli olduğu anlaşılmıştır.

(125) Delil 1/12’de MEDICALPARK Maltepe çalışanı (.....)’ın serbest hekimlere yönelik uygulamaya koymayı planladıkları fiyat listesini MEDICALPARK MERKEZ Genel Koordinatörü ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN Yönetim Kurulu Başkanı (.....)’un onayına sunduğu görülmektedir. Bu kapsamda MEDICALPARK bünyesinde hizmet veren hastanelerin sunduğu hizmetlerin fiyatlarına ilişkin olarak, grup bünyesindeki hastane yönetimlerini bilgilendirdiği anlaşılmaktadır.

(126) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, bağımsız olarak belirlemesidir.

Sayfa 41

Dosya kapsamında iletilen şikâyetlere bakıldığında ise temelde rakip hastanelerin serbest hekimlere uygulanacak fiyatlara ilişkin ortak hareket ettikleri iddia edilmektedir. Fiyatı konusunda anlaşıldığı iddia edilen hizmete yönelik olarak hastanelerin konumunu göstermek amacıyla hastanelerde serbest hekimler tarafından yapılan ameliyat sayılarına aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir.

Tablo 2- Serbest Hekimler Yoluyla Hastanelerde Yapılan Ameliyat Sayısı (Kadın Doğum)

Hastane201620172018201920202021 (ilk 6 ay)
ATASAM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
LİMAN(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
BÜYÜK ANADOLU(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MEDICANA SAMSUN(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
LIV SAMSUN(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MEDICALPARK SAMSUN(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)

Kaynak: Cevabi Yazılar

Tablo 3- Serbest Hekimler Yoluyla Hastanelerde Yapılan Ameliyat Sayısı (Plastik Cerrahi)

Hastane201620172018201920202021 (ilk 6 ay)
ATASAM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
LİMAN(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
BÜYÜK ANADOLU(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MEDICANA SAMSUN(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
LIV SAMSUN(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MEDICALPARK SAMSUN(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)

Kaynak: Cevabi Yazılar

(127) Yukarıdaki tablolar incelendiğinde serbest hekimler tarafından yapılan ameliyat sayısı bakımından MEDICANA SAMSUN’un rakiplerine göre önde olduğu, MEDICALPARK SAMSUN dışındaki rakiplerin ise 2019 yılından önce bu hizmeti vermediği görülmektedir.

(128) Rakip teşebbüslerin birlikte fiyat tespit etmeleri amaç bakımından rekabet ihlali oluşturmakta ve uygulamaya geçmesi ya da bir etki doğurması beklenmeksizin yasaklanmaktadır. Serbest hekimlerin ameliyathane kullanım fiyatlarının tespitine yönelik olarak rakip hastanelerin bir araya geldiğine işaret eden birden fazla belgenin detaylarına yukarıda yer verilmiştir. Buna ek olarak alınan kararların uygulamaya geçtiğine dair de belgeler elde edilmiştir. Bu kapsamda hem serbest hekimler tarafından sunulan hem de yerinde incelemede elde edilen belgelerde görüleceği üzere, 2020 yılının Haziran ayında MEDICANA SAMSUN (Delil 1/4), BÜYÜK ANADOLU (Delil 1/7) ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN tarafından serbest hekimlerin ameliyathane kullanım ücretlerine zam yapılmıştır. Buna ek olarak, ATASAM’ın henüz bu alanda faaliyeti bulunmasa dahi alınan kararlar kapsamında fiyat çalışmalarına dâhil olduğu görülmektedir [48] (Delil 1/6). Aşağıda 09.06.2020 tarihinden sonra hastaneler tarafından serbest hekimlere gönderilen fiyat listelerinin ekran görüntülerine yer verilmektedir.

(129) MEDICANA SAMSUN tarafından serbest hekimlere gönderilen plastik cerrahi ve kadın doğum fiyat listesi (Delil 1/4) aşağıda sunulmaktadır:

47 ATASAM, 2021 yılının ilk beş ayına yönelik veri paylaşmıştır.

48 Nitekim ATASAM bu alandaki faaliyetlerine 01.08.2020 tarihi itibarıyla başlamıştır.

Sayfa 42

Karardaki grafik
Karardaki grafik

(130) MEDICALPARK SAMSUN tarafından serbest hekimlere gönderilen plastik cerrahi ve kadın doğum fiyat listesi aşağıda sunulmaktadır:

Karardaki grafik

Sayfa 43

(131) BÜYÜK ANADOLU tarafından serbest hekimlere gönderilen plastik cerrahi ve kadın doğum fiyat listesi aşağıda sunulmaktadır:

Karardaki grafik
Karardaki grafik

(132) ATASAM tarafından serbest hekimlere yönelik hazırlanan plastik cerrahi fiyat listesi (Delil 1/6) aşağıda sunulmaktadır:

Sayfa 44

(133) Yukarıdaki ekran görüntülerinde yer alan fiyatlar göz önünde bulundurulduğunda 09.06.2020 tarihinde yapılan toplantıdan sonra alınan kararların uygulamaya geçirildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda hastane özelinde kararlaştırılan fiyatlar (Delil 1/3) MEDICANA SAMSUN, MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve BÜYÜK ANADOLU tarafından birebir uygulanırken, ATASAM’ın fiyatlarında kısmi farklılıklar [49] olduğu görülmektedir. Daha önce de belirtildiği üzere, rakip teşebbüsler arasında fiyat tespiti amaç bakımından rekabet ihlali teşkil etmekte, uygulamaya geçmesi ya da bir etki doğurması beklenmeksizin yasaklanmaktadır.

(134) 2016 Ocak ayından itibaren serbest hekimlerden talep edilen ameliyathane hizmet ücretlerinde yapılan fiyat değişikliği tarihlerine ve ortalama değişim oranına [50] ilişkin olarak soruşturma taraflarınca gönderilen bilgi ve belgelerden, ATASAM’ın serbest hekimlere 2020 yılında hizmet vermeye başladığı, BÜYÜK ANADOLU’nun geçmiş yıllarda yalnızca (.....) hekime hizmet verdiği, LİMAN’ın 2020 yılı sonunda serbest hekimlere hizmet vermeye başladığı, LIV SAMSUN’un yalnızca plastik cerrahi branşında hizmet verdiği ve bu hizmete 2019 yılında başladığı, MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un sabit fiyatlama yapılmaması nedeniyle fiyat aralıkları belirledikleri anlaşılmaktadır. MEDICANA’dan elde edilen bilgiler doğrultusunda hazırlanan tabloya ise aşağıda yer verilmektedir:

Tablo 4- MEDICANA SAMSUN’da Serbest Hekimlerin En Sık Gerçekleştirdiği Beş Ameliyatın Fiyatı ve Bir Önceki Döneme Göre Değişim Oranları

Ameliyat TürüBir Önceki Döneme Göre Artış Fiyat (TL) TTB Oranı (~, %) Katsayısı 2020 2020 2016 2017 2018 2019 2020 2017 2018 2019 2020 son son 600 (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....)
(.....) (.....) (.....) (.....) (.....) Kaynak: Cevabi Yazı400 (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) 400 (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) 750 (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) 750 (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....)

(135) Yukarıdaki tablodan görüleceği üzere 2020 yılı içerisinde önceki yıllara kıyasla ciddi bir fiyat artışı yaşanmıştır. Bu durumun Haziran ayında yapıldığı bilinen ve yukarıda detaylarına yer verilen toplantıdan sonra gerçekleşmiş olması dikkate alındığında, söz konusu toplantının etkisini göstermesi açısından önemli olduğu görülmektedir. 49 ATASAM’ın hazırladığı fiyat listesinin bir iç yazışma niteliğinde olması ve ATASAM’ın henüz bu alanda faaliyetlerine başlamaması dolayısıyla fiyat listesinin nihai liste olmadığı anlaşılmaktadır.

50 Ortalama değişim oranında en sık gerçekleştirilen ameliyat fiyatı esas alınacak ve bu türdeki ameliyatın fiyatı belirtilecek şekilde.

Sayfa 45

Bununla birlikte f iyat tespiti, arz kısıtlaması, pazar veya müşteri paylaşımı gibi açık kısıtlamaların amacı itibarıyla rekabeti kısıtlayıcı oldukları kabul edilmekte ve bu tür anlaşmalar pazardaki mevcut veya potansiyel etkilerinin incelenmesine gerek görülmeksizin yasaklanmaktadır.

(136) 09.06.2020 tarihinden sonra rakip hastaneler arasında 15.06.2020 ve 22.06.2020 tarihlerinde olmak üzere iki toplantı daha gerçekleştirilmiştir. (.....) Ayrıca

(…..TİCARİ SIR…..)

(137) LİMAN ve ATASAM toplantı gerçekleştirilen dönemde (2020 Haziran) serbest hekimlere ameliyathane hizmeti vermediğini belirtmektedir. Soruşturma döneminde elde edilen bilgiler incelendiğinde, LİMAN’ın 2020 yılının sonunda; ATASAM’ın ise 2020 Ağustos’ta serbest hekimlere hizmet sunduğu görülmektedir. Bununla birlikte soruşturma döneminde şikâyetçi doktorlara Samsun ilindeki mevcut uygulamalar hakkında görüşleri sorulmuştur. Gelen görüşlerde LİMAN’ın sadece kadın doğum branşında kadrosu olması sebebiyle serbest hekimlere bu alanda ameliyathanesini kullandırdığı, fiyatlandırma davranışlarında da rakiplerinden bağımsız faaliyet gösterdiği iletilmiştir. Öte yandan, Delil 1/3’te yer alan tutanak formunda, LİMAN’ın toplantıya katıldığına dair net bir içerik veya LİMAN’ın gelecekteki fiyatlamasına dair herhangi bir ifade yer almamaktadır. Buna ek olarak dosya kapsamında elde edilen Delil 1/10’da LİMAN Yönetim Kurulu Üyesi (.....)’nın “(.....) ortaklarımızdan birini aramış KBB uzmanları ve Kadın doğum uzmanlarının medibafra ile anlaştıklarını ancak zor bir seçenek piolduğu için limanda yapmak istediklerini söylemiş. Ben de belirtilen fiyatların altında bir ücretin mümkün olmadığını iletmesini söyledim Kabul görmedi.’’ şeklindeki ifadelerinden LİMAN’ın fiyat tespitine yönelik anlaşmadan haberdar olduğu, ancak aynı ifadelerden LİMAN’ın bu anlaşmanın tarafı olmadığı anlaşılmaktadır. İlgili durum şikâyetçilerin beyanlarıyla da örtüşmektedir.

(138) ATASAM’ın ise bu toplantılara katıldığı, serbest hekim hizmetlerine toplantıdan yaklaşık 1,5 ay sonra başladığı ve serbest hekimlere yönelik fiyat listesi çalışmalarında bu toplantıda yer alan fiyat öngörülerini dikkate aldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, LİMAN’ın bu fiyat birlikteliğine taraf olduğu net olarak tespit edilemezken, ATASAM’ın bu birlikteliğe taraf olduğu ortaya konulmaktadır.

I.5.3.1.2. Diğer Bazı Hizmetlerde Fiyat Tespiti İddiası

(139) Yerinde incelemelerde elde edilen delillere bakıldığında bazı özel hastaneler açısından birlikte fiyat tespitine yönelik eylemlerin serbest hekimlere sunulan hizmetlerle sınırlı kalmadığı görülmektedir. Delil 1/13 incelendiğinde hastaneler arasındaki serbest hekimlere yönelik hizmetler haricindeki irade uyuşmasının 2019 yılının Ekim ayında MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasındaki görüşmelerle şekillendiği anlaşılmaktadır. Yapılan görüşmelerde ÖSS ve TSS’li hastalara yönelik düzenlemeler, excimer lazer tedavi fiyatları için (.....) [51] ile irtibata geçilmesi, serbest hekim fiyatları, anjiyo-bypass-stent-tüp bebek ücretleri gibi durumlar üzerinde iki grubun birlikte hareket ettiği görülmektedir.

(140) Delil 1/14’te MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN arasında çeşitli hizmetlerde ortaklaşa hareket edilmesine yönelik iletişimin devam ettiği 51 (.....). Bununla birlikte, belge içerisinde (.....) ile ilgili farklı bir durumdan bahsedilmektedir. Özel hastaneler göz sağlığı ve hastalıklarına yönelik hizmetler de sunmaktadır. Bu doğrultuda, söz konusu belgede belirtilen durumun lazer tedavi fiyatı olduğu, tedavi fiyatının ilgili hastanelerce (.....) ile birlikte tespit edilmeye çalışıldığı, ancak (.....) belgede yer aldığı üzere mevzubahis durumun dışında kaldığı anlaşılmaktadır.

Sayfa 46

anlaşılmaktadır. Delil 1/14’te yer verilen 26.10.2019 tarihli e-postada, ÖSS ve TSS’li hastalara yönelik düzenlemenin hayata geçirileceği, söz konusu durum için MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü (.....)’nun diğer hastanelerle de görüşeceği, (.....) ile excimer lazer için ortak nokta yakalanamadığı, bu nedenle belirli fiyat aralığında fark uygulanacağı, serbest hekim fiyatlarının TTB birimi üzerinden hesaplanacağı ve %80 kadarının hastane fiyatı olarak belirleneceği hususlarının netleştirildiği ve bunların uygulanabilir oldukları belirtilmektedir. Aynı e-postanın devamında ise anjiyo ücretlerinin ATASAM dâhil olmak üzere sabitlenmesi, bypass ve stent fiyatlarının belirlenmesinin planladığı ve bahse konu e-posta tarihinden bir sonraki hafta durumun netleştirileceğine yönelik ifadeler yer almaktadır. 28.10.2019 tarihinde atılan e-posta içerisindeki tabloda ise MEDICANA SAMSUN, MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve ATASAM’ın uygulamadaki anjiyo, stent ve bypass fiyatlarının paylaşıldığı görülmektedir.

(141) MEDICALPARK SAMSUN’da yapılan yerinde incelemede elde edilen Delil 1/15’e bakıldığında, 26.10.2019 tarihli e-posta yazışmasında (Delil 1/14) alınan kararlar hakkında aynı tarihte MEDICALPARK SAMSUN çalışanlarının da bilgilendirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum, söz konusu belgelerin delil niteliğini kuvvetlendirmektedir.

(142) Yukarıda yer verilen e-postaların (Delil 1/13, 1/14) alıcı ve bilgi kısmında sadece MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN yetkilileri bulunurken, belgelerin içerisinde soruşturma taraflarından ATASAM hakkında “Genel müdür yardımcılarının önümüzdeki hafta üzerinde çalışıp netleştireceği konular” başlığı altında “Anjio ücretleri Atasam hastanesi de dahil olmak üzere fix lenecek” ifadeleri bulunmaktadır (Delil 1/14). ATASAM’ın ilgili belgede bahsi geçen fiyatların sabitlenmesi sürecinden haberdar olduğuna yönelik bir çıkarım yapılamamaktadır. Bu kapsamda 2019 yılında gerçekleşen bu yazışmalara ATASAM’ın taraf olmaması ve ayrıca ATASAM’ın anlaşma kapsamında olduğuna dair bir emare bulunmaması nedeniyle; ATASAM fiyat birlikteliğine 2020 yılı Haziran ayındaki serbest hekimlere yönelik süreç kapsamında dâhil olmuştur.

(143) Delil 1/16, ÖSS ve TSS’li hastalara yönelik ATASAM, BÜYÜK ANADOLU, LIMAN, LIV SAMSUN, MEDIBAFRA, MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN’u kapsayan iş birliği protokolünden ibarettir. 10.01.2020 tarihli protokolde, belirtilen hasta gruplarından alınması gereken hasta payı ve katılım payının alınmaması uygulamasından vazgeçilmesi ve özel hastanelerin bu paylar için rekabet etmemesi gerektiği belirtilmiştir. Belgede dikkat çeken bir diğer unsur, protokolün imzaya açılmasıdır. Protokolde, MEDIBAFRA dışındaki hastanelerin yetkililerine imza açıldığı görülmektedir. Öte yandan protokol içeriğinde MEDIBAFRA’ya yer verilirken imza kısmında yer açılmaması bir yanlışlığın sonucu da olabilecekken, MEDIBAFRA’nın ayrıksı hareketlerinden dolayı bilinçli bir tercih de olabilecektir. Söz konusu belge, diğer faaliyetler bakımından fiyatlama davranışlarına yönelik belgeler içerisinde MEDICALPARK/LIV SAMSUN, MEDICANA SAMSUN ve ATASAM’dan sonra soruşturma tarafı diğer teşebbüslerin isminin birlikte geçtiği tek belgedir. Söz konusu belge herhangi bir e-posta hesabından değil, MEDICANA SAMSUN Genel Müdürü’nün bilgisayarından alınmış ve belgenin imzalı hâline ulaşılamamıştır. Bu nedenle, ilgili belge özelinde herhangi bir tarafa sorumluluk addedilmemektedir.

(144) Bu kapsamda serbest hekimlere yönelik ameliyathane ücretlerinin belirlenmesi dışında diğer faaliyetlerde ortak fiyatlama davranışlarına yönelik eylemlerin MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN bakımından ortaya çıktığı ve

Sayfa 47

diğer faaliyetlerde ortaya çıkan irade uyuşmasının serbest hekimlere yönelik eylemlerin süresi içerisinde kaldığı görülmektedir.

I.5.3.2. Özel Hastanelerin İş Gücü Piyasalarındaki Eylemlerine Yönelik Değerlendirme

(145) Delil 1/20, MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında çalışan ayartılmamasına dair centilmenlik anlaşmasının varlığını göstermektedir. Söz konusu delilde yer alan WhatsApp yazışmasında, MEDICALPARK SAMSUN Başhemşiresi (.....)’in, MEDICALPARK SAMSUN’da çalışan kıdemli fizyoterapist (.....)’a MEDICANA SAMSUN tarafından iş teklifi yapıldığı şeklinde duyum aldığı, ancak adı geçen iki hastane arasındaki centilmenlik anlaşması nedeniyle transferin gerçekleşmesine ihtimal vermediği görülmektedir. İlgili WhatsApp yazışmasının tarihi Haziran 2020 olmakla birlikte, centilmenlik anlaşmasının ne zamandan itibaren devam ettirildiğine yönelik herhangi bir ifade bulunmamaktadır.

(146) Delil 1/21 Temmuz 2020 tarihli olup Haziran 2020 tarihli Delil 1/20’deki yazışmada bahsedilen çalışan ayartmamaya yönelik MEDICALPARK/LIV SAMSUN ile MEDICANA SAMSUN arasında yapılan iş birliğini doğrulamaktadır. Delil 1/21 özelinde, MEDICALPARK SAMSUN’dan istifa eden bir hekimin MEDICANA SAMSUN bünyesine alınmak istendiği, ancak anılan hastaneler arasındaki protokol sebebiyle işlemin gerçekleştirilemediği belirtilmektedir. Bununla birlikte söz konusu protokolün başlangıç tarihi konusundaki belirsizlik ortadan kalkmamaktadır.

(147) Kuruma intikal eden şikâyet başvurularında yukarıda yer verilen ayartmama anlaşmalarını doğrulayan iddiaların dile getirildiği görülmektedir. Yapılan şikâyet başvuruları incelendiğinde, iş gücü piyasasında rekabeti kısıtlamaya yönelik eylemlerin yerinde incelemelerde elde edilen delillerin tarihinden çok önceye dayandığı iddiası ile karşılaşılmaktadır. Şikâyet başvurularında ifade edilen ilk ve en somut iddia, 2015 yılında MEDICANA SAMSUN’da çalışmaya başlayan bir (.....) uzmanının 2018 yılında bu hastaneden ayrılıp MEDICALPARK SAMSUN’da çalışmak istemesi üzerine, MEDICALPARK SAMSUN (.....)’ın MEDICALPARK MERKEZ (.....) ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN (.....) ile görüşme yaptığı, daha sonra (.....)’ın MEDICANA SAMSUN ile birlikte personel transfer etmemeye yönelik olarak aralarında bir centilmenlik anlaşması yapıldığını ve bu anlaşmayı ilk bozanın kendileri olmak istemediklerini belirtmesi şeklinde gelişen olaydır.

(148) Bu şikâyet kapsamında sağlanan bilgilere göre, 2017 yılında MEDICANA SAMSUN (.....) doktorlarından (.....) LIV SAMSUN’a transfer edilmiş, sonrasında MEDICANA SAMSUN da buna cevaben LIV SAMSUN’dan bir (.....) uzmanı ile görüşme gerçekleştirmiş, sonrasında iki hastane aralarındaki transferlerin (.....)’nin transferi ile son bulması üzerine anlaşmıştır. Şikâyet kapsamında, bu anlaşma ile amaçlananın doktor ücretlerine artış yapılmamasını sağlamak olduğu ve bahsedilen anlaşma sonrasında yaklaşık üç yıldır anılan iki hastane grubu arasında doktor transferinin bulunmadığı belirtilmiştir.

(149) Kuruma ulaşan bir diğer şikâyet kapsamında ise, bir (.....) uzmanı tarafından MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un iki yıldır aralarında personel transferinin önlenmesine yönelik centilmenlik anlaşması içerisinde bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği tarafından Kuruma yapılan başvuruda, Samsun ilinde faaliyet gösteren özel hastanelerin son birkaç yıldır aralarında bir “centilmenlik anlaşması” olduğu, bu nedenle bir özel hastaneden istifa eden hekimin diğer hastanelerce işe alınmadığı ve hastaneler arasında personel transferinin engellendiği belirtilmiştir.

Sayfa 48

(150) Öte yandan, iki hekim ile 09.09.2020 tarihinde yapılan görüşmede konu ile ilgili;

− Karşılıklı transfer yasağının 2017 yılında (…..) ile başladığı, MEDICALPARK

SAMSUN’da çalışan doktorun kendi muayenehanesini açmak ve MEDICANA

SAMSUN’da ameliyatlarını yapmak istediği, ancak MEDICALPARK SAMSUN

Genel Müdürü (.....)’ın MEDICANA SAMSUN yetkilileri ile görüşerek doktora

serbest hekim olarak yapacağı ameliyatlar için yüksek fiyat teklif edilmesini

sağladığı, bu nedenle doktorun kendi muayenehanesini açamadığı,

− İkinci olayın (.....) ile ilgili olduğu, doktorun MEDICANA SAMSUN’dan

MEDICALPARK SAMSUN’a geçtiği daha sonrasında MEDICANA

SAMSUN’nun da MEDICALPARK SAMSUN’un bir doktoruna iş teklifi

götürdüğü, hastaneler arasında yaşanan durumlar sonrasında doktor transferi

yapmama kararı alındığı

hususları ifade edilmiştir.

(151) Çalışan ayartmama gibi iş gücü piyasasındaki rekabeti kısıtlama amacı taşıyan anlaşmaların hem bu piyasada hem de nihai ürün pazarlarında olumsuz etkilere sebep olduğu bilinmektedir. Bahse konu anlaşmalar temelde teşebbüslerin emek girdisi üzerinde rekabet etmekten karşılıklı olarak vazgeçtiklerinin bir göstergesidir. Bu rekabetten kaçınma durumunun yol açtığı yapay monopson gücü ücretlerin rekabetçi seviyede belirlenmesini engellemekte, nitelikli bir beşeri sermayenin oluşmasının önüne geçmektedir. Bu kapsamda teşebbüsler arası yapılan çalışan ayartmama anlaşmaları 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilmesine yol açabilmektedir. Anılan maddede yasaklanan haller arasında “Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi” sayılmış olup çalışan ayartmama anlaşmaları da piyasadaki emek talebinin suni olarak düşük tutulmasına neden olmaktadır.

(152) İlk soruşturma kararı özelinde bakıldığında MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un iş gücü pazarında rekabet etmekten karşılıklı olarak kaçındıkları görülmektedir. Bu iki teşebbüs arasındaki çalışan ayartmama anlaşmalarıyla MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında hekim transferinin engellenmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.

(153) Elde edilen delillerde ismi geçen MEDICALPARK SAMSUN çalışanı kıdemli fizyoterapist (Delil 1/20) ile bu hastaneden istifa eden hekimin (Delil 1/21) MEDICANA SAMSUN’a geçip geçmediğine yönelik MEDICALPARK SAMSUN’dan bilgi talep edilmiştir. Gelen cevabi yazı kapsamında anılan fizyoterapistin MEDICANA SAMSUN’a geçmediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Delil 1/21’e konu hekimin ise hâlihazırda Samsun ilinde serbest hekim olarak faaliyet gösterdiği bilgisi edinilmiştir. Bu kapsamda her iki çalışanın da MEDICALPARK SAMSUN’dan MEDICANA SAMSUN’a geçiş yapamadığı ve ayartmama anlaşmasının uygulamaya geçirildiği anlaşılmaktadır.

(154) Öte yandan çalışan ayartmama anlaşmasının kapsamını ve etkisini görebilmek adına, 2016 yılından itibaren özel hastanelerde işe başlayan hekimlerin listesi ve hangi hastaneden transfer edildiklerine yönelik bilgiler çerçevesinde oluşturulan tablo aşağıda sunulmaktadır.

Tablo 5: 2016-2020 Yıllarında Özel Hastanelerin Aralarındaki Hekim Transferi Durumu
Hastaneİşe BaşlayanPersonelin Transfer Edildiği Hastane
Hekim Sayısı MEDICANAMP ATASAM BA LIVLİMAN

SAMSUN SAMSUN

Sayfa 49

MEDICANA (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....)

SAMSUN

MP(.....)(.....) (.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
ATASAM(.....)(.....) (.....)(.....)(.....)
BA(.....)(.....) (.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
LIV SAMSUN(.....)(.....) (.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
LİMAN(.....)(.....) (.....)(.....)(.....)(.....)(.....)

Kaynak: Cevabi Yazılar Üzerine Yapılan Çalışma

(155) Tablo incelendiğinde, MEDICANA ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında hekim transfer durumunun, az sayıda olsa da gerçekleştiği görülmektedir. Bununla birlikte, diğer hastaneler bakımından daha çok hekim sirkülasyonu bulunduğu anlaşılmaktadır.

(156) Tablodaki durumdan bağımsız olarak, önaraştırma kapsamında MEDICANA SAMSUN’da gerçekleştirilen yerinde incelemede elde edilen Delil 1/21 ve soruşturma safhasında MEDICALPARK SAMSUN’dan elde edilen Delil 1/20, taraflar arasında centilmenlik anlaşmasının bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu deliller doğrultusunda, MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında çalışan transferinin engellenmesine yönelik bir anlaşma yapıldığı tespit edilmiştir, dolayısıyla ilgili anlaşma 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında, amacı itibarıyla ihlal teşkil etmektedir.

(157) Öte yandan, Delil 1/20 ve Delil 1/21 2020 Haziran ve Temmuz aylarına ait delillerdir. Her ne kadar başvurularda MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasındaki personel transferinin engellenmesine yönelik centilmenlik anlaşmasının 2017 yılından itibaren başladığı iddia edilse de dosya mevcudiyetindeki bilgi ve belgelerden bu durum net olarak ortaya konulamamaktadır. Taraflar arasında az sayıda olsa da 2017, 2019 ve 2020 tarihlerinde transfer gerçekleşmiştir [54], ancak gerçekleşen bu transferler taraflar arasında söz konusu transfer tarihlerinde herhangi bir protokol olmadığını da ortaya koymamaktadır. Kaldı ki, yukarıdaki tablo bu anlaşmanın yalnızca uygulanıp uygulanmadığına yönelik durumu gösterir nitelikte olup ihlalin niteliği açısından bu etkinin dahi ortaya konulması gerekmemektedir. Bu doğrultuda, teşebbüs lehine olacak şekilde ihlalin başlangıcı olarak şikâyetçiler tarafından iddia edilen 2017 tarihi yerine, dosya kapsamında elde edilen en eski tarihli delildeki, bir başka deyişle Delil 1/20’deki Haziran 2020 tarihi esas alınmıştır.

(158) Son olarak, dosya mevcudu bilgi, belge ve açıklamalar doğrultusunda hastaneler arasındaki transferlerde yalnızca hekimler ile sınırlı kalınmadığı görüldüğünden, başka sağlık çalışanlarının da çalışan ayartmama anlaşması kapsamına dâhil olup olmadığı da ele alınmıştır. Delil 1/20 fizyoterapistler bakımından bu değerlendirmeyi desteklemektedir. Buna ek olarak, hekimler ve fizyoterapistler haricinde Samsun ilinde hemşire iş gücünün mobilitesine ilişkin de toplantıların gerçekleştirildiği beyan edilmiştir.

(159) (.....) yapılan görüşmede, 15 ve 22 Haziran 2020’de gerçekleştirilen toplantılara MEDICALPARK/LIV SAMSUN, MEDICANA SAMSUN, LİMAN, ATASAM, BÜYÜK ANADOLU ve MEDIBAFRA yetkililerinin katıldığı, anılan toplantılarda ameliyathane kullanım bedellerinin artırılmasının yanı sıra özellikle özel hastanelerin hemşire bulma sıkıntısının birbirlerinden personel almayarak çözülebileceği gibi konuların da konuşulduğu ifade edilmiştir. (.....); özel hastanelerin ruhsata uygun faaliyet 52 MEDICALPARK SAMSUN

53 BÜYÜK ANADOLU, Merkez ve Meydan Hastaneleri toplamı esas alınmıştır.

54 MEDICANA SAMSUN’dan birer hekim, 2017 yılında LIV SAMSUN’a, 2020 yılında ise MEDICALPARK SAMSUN’a transfer olmuştur. MEDICANA SAMSUN ise 2019 yılında LIV SAMSUN’dan 2020 yılında ise MEDICALPARK SAMSUN’dan birer hekim transfer etmiştir.

Sayfa 50

gösterebilmesi için belirli sayıda hemşire çalıştırma zorunluluğunun bulunduğu, hemşirelerin kamuya atanmaları söz konusu olduğunda istifa etme eğilimlerinin bulunduğu, bu nedenlerle özel hastanelerin birbirlerinden hemşire almaması gerektiğine yönelik toplantılarda konuşmalar gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Dosya kapsamında yapılan yerinde incelemelerde Samsun ilinde faaliyet gösteren özel hastanelerin ayrıca hemşirelere yönelik bir çalışan ayartmama anlaşması içerisinde olup olmadığına dair herhangi bir belge elde edilememiştir. Bu noktada, hemşire transferinin engellenmesine ilişkin taraflar arasında “konuşmalar” gerçekleştirilmesine yönelik olarak, dosya kapsamında yalnızca bir soruşturma tarafının sözlü beyanı mevcuttur. Kaldı ki, ilgili beyan hemşire transferinin engellenmesine yönelik herhangi bir karar alındığına değil, bu durumun yalnızca konuşulduğuna işaret etmektedir.

(160) Bunlara ek olarak, hemşire transferlerinin engellenmesine yönelik hastaneler arasında bir anlaşma bulunup bulunmadığını daha genel çerçevede ele alabilmek adına, soruşturma tarafı özel hastanelerden 2016 yılından bugüne uzanan süre zarfında işe başlayan hemşirelerin listesi ve hangi hastaneden transfer edildikleri ile aynı tarih aralığı için hastanelerden ayrılan hemşirelerin nereye transfer olduklarına yönelik bilgiler alınmış, bu bilgiler çerçevesinde aşağıdaki tablo oluşturulmuştur:

Tablo 6: 2016-2020 Yıllarında Özel Hastanelerin Aralarındaki Hemşire Transferi Durumu

İşe Personelin Transfer Edildiği Hastane

Başlayan

Hastane

Hemşire MEDICANA MP ATASAM BA LIV LİMAN MB

Sayısı

MEDICANA(.....)(.....)(.....) (.....) (.....)(.....)(.....)
MP(.....)(.....)(.....) (.....)(.....)(.....)
ATASAM(.....)(.....) (.....)(.....) (.....)(.....)(.....)
BA(.....)(.....) (.....)(.....) (.....)(.....)(.....)
LIV(.....)(.....)(.....) (.....)(.....)(.....)
LİMAN(.....)(.....) (.....)(.....) (.....) (.....)(.....)
MB(.....)(.....) (.....)(.....) (.....) (.....)(.....)

Kaynak: Cevabi Yazılar Üzerine Raportörlerin Çalışmaları

(161) Tablodan, hekim sirkülasyonuna nazaran hemşire sirkülasyonunun daha sık olduğu, ilgili yıllarda bütün özel hastaneler arasında birçok hemşirenin transfer olduğu/edildiği görülmektedir. Buna ek olarak tablonun hazırlanmasına esas teşkil eden verilerden, toplantının yapıldığı 2020 yılındaki transferler özellikle incelendiğinde, taraflar arasında toplantı öncesi/sonrası durumun da aynı seyrettiği belirtilmelidir. Dolayısıyla dosya mevcudiyetindeki bilgi ve belgeler, ayrıca hemşireler bakımından bir transfer yasağına yönelik centilmenlik anlaşmasına işaret etmemektedir.

55 MEDICALPARK.

56 BÜYÜK ANADOLU.

57 MEDIBAFRA.

Sayfa 51

I.5.3.3. Genel Değerlendirme

I.5.3.3.1. Fiyat Tespitine İlişkin Genel Değerlendirme

(162) İncelemeler sonucunda elde edilen belgelere göre, soruşturma kapsamında tespit edilen ilk temas 2019 yılının Haziran ayında MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN arasında serbest hekimlere sunulan hizmetlerin fiyatlarına yönelik yapılan görüşmedir (Delil 1/1). Bahsi geçen belge kapsamında plastik cerrahi ve kadın doğum branşında serbest hekimlere uygulanacak fiyatların tespit edildiği görülmektedir. 2020 yılının Haziran ayında ise BÜYÜK ANADOLU ve ATASAM’ın da sürece dahil olduğu, dolayısıyla taraf sayısının arttığı görülmektedir (Delil 1/3). Taraflar arasında ortaya çıkan bu irade uyuşmasının temel motivasyonunun ise Delil 1/2’de yer alan ifadelerden; hastanelerde çalışan doktorların ayrılarak özel muayenehane açmasını önlemek olduğu anlaşılmaktadır. 09.06.2020 tarihinde yapılan toplantıda her hastanenin serbest hekimlere uygulayacağı fiyatların ayrı ayrı tespit edildiği, bir diğer deyişle tek fiyat yerine hastane özelinde fiyatlandırmaya karar verildiği görülmektedir. 09.06.2020 tarihinde yapıldığı anlaşılan toplantının katılımcılarının MEDICALPARK/LIV SAMSUN, MEDICANA SAMSUN, BÜYÜK ANADOLU ve ATASAM olduğu belgenin içeriğinden anlaşılmaktadır. Toplantıdan sonra, kararlaştırılan fiyatlara paralel olarak serbest hekimler ile yeni fiyatların paylaşılmasının ise, ortak fiyat belirleme amacının uygulamaya geçirildiğini göstermesi açısından önemli olduğu değerlendirilmektedir. Tarafların tespit ettikleri fiyatlara serbest hekimlerden gelen tepkiler üzerine yapılacak %20 indirim konusunda da iletişimde oldukları görülmektedir (Delil 1/9). Bununla birlikte “anlaşmaya sadık kalmak boynumuzun borcu” gibi yazışmalar da anlaşmanın varlığına işaret etmektedir (Delil 1/10).

(163) Serbest hekimlere yönelik fiyatlandırma hususunda, 09.06.2020-15.06.2020- 22.06.2020 tarihlerinde üç toplantı gerçekleştirilmiştir. (.....) Rekabet karşıtı amacı açık olan bir toplantıda yer alan katılımcının toplantıda tartışılan konulara ve/veya varılan sonuçlara katılmadığını, karşı çıktığını toplantının diğer katılımcılarına açıkça ifade etmesi gerekmektedir (publicly distance). Bu nedenle, MEDIBAFRA fiyatların yükseltilmesi hususunda rakipler arasında ortaya çıkan irade uyuşmasının bir parçası değildir.

(164) LİMAN ve ATASAM ise toplantıların gerçekleştirildiği dönemde serbest hekimlere ameliyathane hizmeti vermediğini belirtmektedir. Elde edilen belgelerden, LİMAN’ın 2020 yılının sonunda; ATASAM’ın ise 2020 Ağustos’ta serbest hekimlere hizmet vermeye başladığı görülmektedir. Bununla birlikte Samsun ilindeki serbest hekimlere mevcut uygulamalar hakkında görüşleri sorulmuş, gelen cevabi yazılardan LİMAN’ın sadece kadın doğum branşında kadrosu olması sebebiyle serbest hekimlere bu alanda ameliyathanesini kullandırdığı, fiyatlandırma davranışlarında da rakiplerinden bağımsız faaliyet gösterdiği iletilmiştir. Öte yandan, Delil 1/3’te yer alan tutanak formunda, LİMAN’ın toplantıya katıldığına dair net bir içerik veya LİMAN’ın gelecekteki fiyatlamasına dair herhangi bir ifade yer almamaktadır. ATASAM’ın ise bu toplantılara katıldığı ve serbest hekim hizmetlerine toplantıdan yaklaşık 1,5 ay sonrasında başladığı ve serbest hekimlere yönelik fiyat listesi çalışmalarında bu toplantıda yer alan fiyat öngörülerini dikkate aldığı anlaşıldığından, LİMAN’ın bu anlaşmaya taraf olduğu tespit edilemezken, ATASAM’ın bu anlaşmaya taraf olduğu ortaya konulabilmektedir.

(165) Bununla birlikte soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerden bazı özel hastaneler arasında birlikte fiyat tespitine yönelik eylemlerin serbest hekimlere sunulan hizmetlerle sınırlı kalmadığı görülmektedir. Delil 1/13 incelendiğinde, hastaneler

Sayfa 52

arasındaki serbest hekimlere yönelik hizmetler haricindeki ortak hareketin 17.10.2019 tarihine dayandığı ve söz konusu işleyişin esasen MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasındaki görüşmelerle şekillendiği anlaşılmaktadır. MEDICALPARK/LIV SAMSUN ve MEDICANA SAMSUN tarafından 2019 yılının Ekim ayında gerçekleştirilen eylemler, Delil 1/1 ile ortaya koyulduğu üzere 2019 Haziran ayında serbest hekimlerin ameliyathane kullanımına yönelik iki hastane arasında yapılan anlaşmanın süresini ya da niteliğini değiştirmemektedir.

(166) Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda MEDICALPARK/LIV SAMSUN, MEDICANA SAMSUN, BÜYÜK ANADOLU ve ATASAM’ın birlikte fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna varılmaktadır.

I.5.3.3.2. İş Gücü Piyasalarında Rekabeti Kısıtlayıcı Eylemlere İlişkin Genel Değerlendirme

(167) Kuruma intikal eden şikâyet başvurularında iş gücü piyasasını ilgilendiren iddialara yer verilmektedir. Yapılan yerinde incelemede konuya ilişkin elde edilen belgelerden MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un iş gücü pazarında rekabet etmekten karşılıklı olarak kaçındıkları görülmektedir (Delil 1/20 ve Delil 1/21). Söz konusu belgelerin içeriğinde bahsi geçen çalışanların yazışmalardaki amaca uygun olarak transferlerinin gerçekleşmediği görülmektedir. Bu kapsamda her iki çalışanın da MEDICALPARK SAMSUN’dan MEDICANA SAMSUN’a geçiş yapamadığı ve ayartmama anlaşmasının uygulamaya geçirildiği anlaşılmaktadır.

(168) Bu deliller doğrultusunda, MEDICANA SAMSUN ve MEDICALPARK/LIV SAMSUN arasında hekim transferinin engellenmesine yönelik bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini amacı itibarıyla ihlal ettiği sonucuna varılmaktadır.

(169) Bununla birlikte (.....) ile yapılan görüşmede hemşire transferinin engellemesine yönelik konuşmalar gerçekleştiği belirtilmiştir. Dosya kapsamında yapılan yerinde incelemede konuya ilişkin herhangi bir belge elde edilememiştir. Dolayısıyla hemşire transferinin engellenmesi konusunda taraflar arasında “konuşmalar” gerçekleştirilmesine ilişkin dosya kapsamında yalnızca bir soruşturma tarafının sözlü beyanı mevcuttur. Kaldı ki, ilgili beyan hemşire transferinin engellenmesine yönelik herhangi bir karar alındığına değil, bu durumun yalnızca konuşulduğuna işaret etmektedir. Bunlara ek olarak, özel hastanelerde işe başlayan hemşirelerin hangi hastaneden transfer edildiğine yönelik hazırlanan tablodan hemşire sirkülasyonunun yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dosya mevcudu bilgi ve belgeler, ayrıca hemşireler bakımından bir transfer yasağına yönelik centilmenlik anlaşmasına işaret etmemektedir.

I.5.3. 4054 Sayılı Kanun’un 5. Maddesi Kapsamında Değerlendirme

(170) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma ve/veya uyumlu eylemin aynı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet alabilmesi için aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan şartların tamamını bir arada sağlaması gerekmektedir. Dolayısıyla bu şartlardan herhangi birinin sağlanmadığının ortaya konması halinde muafiyet değerlendirmesi bakımından diğer şartların incelenmesi gereği ortadan kalkmaktadır. Yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında; teşebbüslerin fiyat tespiti ve iş gücü pazarındaki eylemleri bakımından rekabeti kısıtlama amacı taşıyan anlaşma içinde olduğu tespit edilmiştir.

(171) Bunun yanı sıra gerek hukuken gerek iktisadi olarak doğası gereği rekabeti aşırı ölçüde sınırladıkları ve rekabet üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf edecek nitelikte

Sayfa 53

ekonomik faydalar yaratabilme ihtimallerin oldukça düşük olduğu varsayılan anlaşmaların muafiyet koşullarını sağlama ihtimalinin görece düşük olduğu kabul edilmektedir. Fiyat tespiti, bölge ve müşteri paylaşımı, yeniden satış fiyatının tespiti gibi sınırlamalar bu kısıtlamalardandır. Bununla birlikte çıktı pazarlarındaki kartelin tam simetriği olan ve benzer sonucu üst pazarda (işgücü/girdi pazarında) doğuran girdi/alım kartelleri de açık ve ağır ihlal tanımı kapsamında ele alınmaktadır. Keza ekonomi yazını bakımından da çıktı pazarındaki karteller ile girdi pazarındaki karteller arasında bir fark bulunmamakta, her iki tür kartel de rekabet hukukunun çıkış noktası olan yapay şekilde tekelci gücü kullanma imkânına kavuşmayı hedeflemekte ve tüketici (alım karteli bakımından üretici) faydasını ele geçirmeyi; rekabetçi dengeye göre kartel taraflarının pazarın karşı taraftaki oyuncuların zararına olacak şekilde daha yüksek bir fayda elde etmesini sağlamaktadır.

(172) Böyle bir anlaşma veya uyumlu eylem “malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması” sonucunu doğuramayacaktır. Bu kapsamda Samsun ilindeki fiyat tespiti ile hem Samsun hem Bursa’da işgücü piyasasına yönelik rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar sonucunda ortaya çıkan faydanın tamamen anlaşma tarafı teşebbüslerin lehine etki doğurması sebebiyle ve tüketicilerin bu uygulamalardan önemli zararlar görmesi nedenleriyle söz konusu anlaşmalara muafiyet tanınması mümkün değildir. I.6. MEDICANA Grubunun [58] MEDICANA SAMSUN’a İlişkin Savunması ve Değerlendirilmesi

(173) Savunma: Sağlık sektörünün yaşadığı mevcut ekonomik sıkıntıların üstüne, Covid-19 pandemisinin etkisi nedeniyle özel hastanelerin ekonomik yönden en sıkıntılı dönemlerini yaşadığı, bu ekonomik sıkıntıların hafifletici neden olarak dikkate alınarak para cezasında indirim uygulanmasının yerinde olacağı, ihlalin sağlık hizmetleri arzı/iş gücü pazarında etkisinin de sınırlı olacağı, hiçbir etkisi kanıtlanmayan bir ihlal için en ağır cezaların öngörülmüş olmasının, Kurulun önceki emsal kararları ile çelişmesi yanında, eşitliğe, adalete ve hakkaniyete uygun olmayacağı, ekonomik sıkıntılar ve ihlal konusu davranışların etkilerinin sınırlı olduğu dikkate alındığında, olası bir para cezasında MEDICANA SAMSUN için yapılacak indirimin azami had olan beşte üç (%60) olarak tespit edilmesinin yerinde olacağı, yapılacak indirimin, sadece MEDICANA SAMSUN için değil, MEDICANA BURSA için de geçerli olmasının, ekonomik bütünlüğün dikkate alınması halinde ise MEDICANA MERKEZ için söz konusu indirimin yapılmasının uygun olacağı ifade edilmektedir.

(174) Değerlendirme: İhlal konusu faaliyetlerin teşebbüsün yıllık gayri safi gelirleri içindeki payının düşük olması her iki ihlal bakımından da hafifletici unsur olarak dikkate alınmıştır. Diğer yandan ileri sürülenin aksine, MEDICANA SAMSUN, MEDICANA BURSA ve MEDICANA MERKEZ’in 2019 ve 2020 yıllarında dönem net kârları ve kârlılık oranları kıyaslandığında net kârların artış gösterdiği; dönem net kârlılık oranları bakımından MEDICANA SAMSUN ile MEDICANA BURSA’nın kârlılık oranlarının arttığı; MEDICANA MERKEZ’in kârlılık oranında ise cüzi bir azalış yaşandığı (%(.....)) görülmektedir.

(175) Savunma: İhlal iddiasına konu olan faaliyetlerin Bursa ve Samsun illerindeki faaliyetlerle sınırlı olduğu, MEDICANA MERKEZ’de yapılan yerinde incelemede, merkez yöneticileri tarafından iddia konusu faaliyetler ile ilgili olarak MEDICANA SAMSUN ve MEDICANA BURSA hastanelerinin yöneticilerine herhangi bir talimat 58 MEDICANA MERKEZ, MEDICANA SAMSUN ve MEDICANA BURSA.

Sayfa 54

verildiğine ya da yönlendirme yapıldığına ilişkin tek bir delil dahi elde edilemediği, Medicana Grubu’nun diğer illerdeki hastaneleri bakımından da herhangi bir ihlal unsuru tespit edilmediği, MEDICANA MERKEZ’in ihlalden ve cezadan sorumlu olması gerektiğini ileri süren tespitlerin, MEDICANA MERKEZ’in Samsun ya da Bursa illerindeki ihlali organize ettiğini ya da belirleyici olduğunu gösteren ihlale özel tespitler olmadığı, aralarında ekonomik bütünlük olduğunu ortaya koyan salt genel nitelikli tespitler olduğu, MEDICANA MERKEZ’in yerel nitelikli dosya konusu bakımından herhangi belirleyici bir davranışının olmadığı, Rekabet Kurulunun hangi gelir üzerinden ceza vereceğine ilişkin takdir yetkisini kullanırken [59], bazı gelir kalemlerini dışarıda bırakabildiği ya da sadece ilgili pazardan elde edilen ciro üzerinden hesaplama yapabildiği; sağlık sektöründe ilgili coğrafi pazarın bölgesel nitelikteki bir yapıya sahip olduğu ve yerel ölçekte gerçekleşen davranışların ülkenin diğer bölgelerindeki rekabetçi yapıya tesir etmediği, bu sebeple sadece ihlal iddialarının söz konusu olduğu Samsun ve Bursa ilindeki hastanelerin, diğer bir deyişle MEDICANA SAMSUN ve MEDICANA BURSA’nın ayrı ayrı kendi gelirlerinin dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.

(176) Değerlendirme: Dosya kapsamında Samsun ilindeki ihlalden dolayı MEDICANA SAMSUN’un cirosu esas alınmıştır. Bursa ilindeki ihlal bakımından ise MEDICANA BURSA’nın MEDICANA MERKEZ’in şubesi olarak faaliyet gösterdiği ve bir tüzel kişiliğinin olmadığı göz önünde bulundurularak idari para cezası bakımından muhatabın MEDICANA MERKEZ olduğu değerlendirilmiştir. Türk rekabet hukuku mevzuat ve içtihadında idari para cezasının tayini bakımından ilgili pazar ayrımına gidilmemektedir. Nitekim Danıştay 13. Dairesinin 2011/2535 E. 2015/3577 K., 2010/2661 E. 2014/610 K., 2011/4484 E. 2015/3723 K., 2013/2138 E. 2015/2465 K., 2008/8485 E., 2012/968 K. sayılı kararlarında da kanun koyucunun ilgili pazar cirosunu değil, toplam ciroyu kastettiği belirtilmektedir. Diğer yandan ihlal konusu faaliyetlerin teşebbüsün yıllık gayri safi gelirleri içindeki payının düşüklüğü bir hafifletici unsur olarak görülerek hem Samsun ilindeki ihlal, hem de Bursa ilindeki ihlal bakımından temel para cezası oranında indirime gidilmiştir.

(177) Savunma: MEDICANA SAMSUN’un MEDICANA MERKEZ’in onayı olmaksızın fiyat değişikliğine gidememesi durumunun, Samsun’daki kartelde MEDICANA MERKEZ’in bilgisi ve sorumluluğu olduğu şeklinde yorumlandığı, bununla birlikte, MEDICANA SAMSUN tarafından herhangi bir değişiklik talebinin kartelden kaynaklı olduğu ve MEDICANA MERKEZ’in yerel bir kartelin varlığı gerekçesi ile bu değişiklik önerisini onayladığı, organize ettiği ya da desteklediğine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, MEDICANA SAMSUN’da MEDICANA MERKEZ’in tek başına kontrolünün söz konusu olmadığı, MEDICANA SAMSUN’u bağlayıcı nitelikteki her türlü karar ve işlemin, MEDICANA MERKEZ ile hiçbir alakası bulunmayan (.....) onayı ve imzasına bağlanmış durumda olduğu, MEDICANA MERKEZ’in ekonomik bütünlük gerekçesi ile ihlalden sorumlu tutulmasının, hukuka uygun olmayacağı ifade edilmiştir.

(178) Değerlendirme: Dosya kapsamında Samsun ilindeki ihlalden dolayı MEDICANA SAMSUN’un cirosu esas alınmıştır.

(179) Savunma: İhlal olduğu ileri sürülen davranışların çıkış noktasının, serbest hekimlerin özel hastaneleri zarara uğramalarına neden olacak kadar düşük ameliyathane

[59] Savunmada bu konuya ilişkin olarak 18.03.2021 tarihli ve 21-15/190-80 sayılı Unilever; 28.11.2017 tarihli ve 17-39/636-276 sayılı Banka 07.11.2016 tarih ve 16-37/628-279 sayılı Bilgisayar/Konsol Oyunları, 27.10.2011 tarih ve 11-54/1431-507 sayılı Sun Express/Condor, 07.03.2011 tarih ve 11- 13/243-78 sayılı Banka Promosyon kararlarına değinilmektedir.

Sayfa 55

kullanım ücretlerine razı etmek ve bu şekilde haksız menfaat temin etmek istemeleri olduğu, serbest hekimlerin sadece ameliyat hizmetlerinde değil, aynı zamanda ameliyat dışı hizmetler için de özel hastanelere rakip olduğu, bir kısmının hastanede çalışırken elde ettiği hasta portföyünü taşıyarak gelirini haksız biçimde kendisine çevirdiği ve bu nedenle özel hastanelerin ciddi miktarda ciro kaybı yaşadığı, özel hastanelerin, serbest hekimlerin yapacağı operasyonlar ile ilgili olarak anestezi uzmanı, yardımcı doktor, hemşire ve diğer yardımcı personelin tamamını herhangi bir ek ücret ödemeden tedarik ettiği, bunun da önemli bir maliyet unsuru olduğu, serbest hekimlerin, bu gibi hizmetlerin ücretlerini vermediği gibi ücretlerin hastalardan alınmasına da izin vermediği, özel hastanelerin önemli ölçüde yatırım yaparak sundukları hizmetlerin devamlılığını sağlayabilmek amacıyla, serbest hekimlere kullandırılacak ameliyathane hizmetlerine yönelik katlandıkları ekipman, iş gücünü, hizmet maliyetlerini ve üstlendikleri tazminat ve ceza risklerini esas alan fiyatlara yönelik görüşme yapmalarının, rekabeti sınırlayıcı bir davranıştan ziyade meşru bir savunma yöntemi olduğu, bu davranışların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık oluşturduğuna karar verilmesi durumunda, aynı Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyet şartlarının karşılandığının tespit edilmesinin yerinde olacağı, iddia konusu davranışların, hekimlerin haksız transfer ücretleri kazanmak istemesine karşı bir tedbir alınması temeline dayandığı, burada hastaneler tarafından güdülen amacın rekabeti sınırlamak değil kendilerini korumak olduğu, Türk Borçlar Kanunu’nun 444. maddesinin çalışanlara rekabet yasağı getirilmesine cevaz verdiği, Türk Borçlar Kanunu’na uygun şekilde yapılan bir sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’a aykırılığından söz edilemeyeceği, hastaneler arasında hekim transferi yapılmamasına yönelik olası bir anlaşmanın, rekabet yasağı içeren iş akdinin varlığında çok önemli bir fark yarattığı ve bu sebeple rekabet üzerinde etki doğurduğunun ileri sürülmemesi gerektiği, hekimlerin ellerindeki hasta potansiyeli nedeni ile nerede bu hizmeti verecekleri hususunda belirleyici konumda oldukları ve bu gerekçeyle hastaneler arasında hekim transferine engel olan yatay bir anlaşma olduğunun varsayılması halinde dahi böyle bir anlaşmanın uygulanamayacağı, MEDICANA SAMSUN’un personel transferine yönelik bir anlaşmayı uygulamadığı, MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LİV SAMSUN arasında az sayıda da olsa hekim transferi yapıldığının kabul edildiği ifade edilmiştir.

(180) Değerlendirme: Bir an için tarafın sektörün yapısal sorunlarına ve karakteristiklerine yönelik dile getirdiği hususlar kabul edilse dahi, söz konusu durum rakipler arasında veya tek taraflı olarak 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilmesine yol açabilecek eylemlerin mazur görülmesine imkân tanımamaktadır. İlaveten, Danıştay kararında [60] şu açıklamalara yer verilmektedir: “Bu duruma göre 4. madde belirtilen ve doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu, keza bu amaç taşınmasa dahi rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisi doğuran yahut doğurabilme olasılığı bulunan anlaşmaların yasaklandığı açıktır. Başka bir anlatımla, bu tür anlaşmaların sadece amacının rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama olması bile söz konusu anlaşmaların hukuka aykırı sayılması için yeterli olup, bu anlaşmalar sonucunda zararlı bir sonucun doğmuş olması şart değildir. Keza, bu anlaşmalar yapılırken ve uygulanırken böyle bir amaç taşınmasa dahi rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisinin doğma olasılığının mevcut olması bile söz konusu anlaşmaların hukuka aykırı sayılması için yeterlidir.” Bu çerçevede 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında amacı bakımından rekabet ihlali teşkil eden bir anlaşmanın varlığı 60 Danıştay 13. Dairesi, 06.06.2008, 2006/439 E., 2008/4653 K.

Sayfa 56

halinde, ihlal sonucuna ulaşmak için ayrıca bu anlaşmanın piyasadaki etkisinin incelenmesine gerek bulunmamaktadır.

(181) Gerek hukuken gerek iktisadi olarak doğası gereği rekabeti aşırı ölçüde sınırladıkları ve rekabet üzerindeki olumsuz etkilerini bertaraf edecek nitelikte ekonomik faydalar yaratabilme ihtimallerinin dolayısıyla muafiyet koşullarını sağlama ihtimallerinin çok düşük olduğu kabul edilen bu tür anlaşmalara, fiyat tespiti, bölge ve müşteri paylaşımı, yeniden satış fiyatının tespiti gibi hususlara yönelik anlaşmalar örnek olarak verilebilir. Örneğin fiyatları sabitleyen bir yatay anlaşma çıktı miktarını sınırlamak, kaynakların etkin kullanılmamasına neden olmak ve aynı zamanda ilgili pazarda makul olmayan gerekçelerle fiyatı yükseltmek yoluyla tüketici refahının azalmasına sebep olur. Bu doğrultuda teşebbüsün dosya konusu eylemlerine, ilgili başlıklarda da değinildiği üzere açıkça ihlal teşkil etmeleri nedeniyle muafiyet verilemeyecektir.

(182) Savunma: Samsun’da serbest hekimlere sunulan hizmetler haricinde, özel hastanelerin diğer faaliyetlerine yönelik fiyat tespiti (ÖSS-TSS’li hastalara yönelik düzenlemeler, Excimer lazer tedavi fiyatları, serbest hekim fiyatları, anjiyo-bypass- stent-tüp bebek ücretleri vb. hususlarda fiyat tespiti) iddiası bağlamında, iddiaya konu davranışların MEDICANA SAMSUN’dan alınacak tedavinin/hizmetin maliyetinin doğru belirlenmesini amaçladığı, dolayısıyla aslında minimum maliyetin ne olduğu konusunun müzakerelere konu olmasının zorunlu ve yararlı olduğu, serbest hekimlerin özel hastanelerden almak zorunda oldukları ameliyathane kullanım ve ameliyat sonrası bakım, konaklama, hemşire, tedavi ve kullanılan sarf malzemesi giderleri gibi olmazsa olmaz maliyet kalemlerinin belirlenmesinin meşru olduğu, özel hastanelerin marka ve imkânlarını kullanarak bu pazarda onlar sayesinde bir müşteri portföyü oluşturduktan sonra, monopson gücüne ulaşmış serbest hekimlerin bu gücü karşısında, zor durumda olan özel hastanelerin yaşadıkları ekonomik zorluklara yenilip, gerçek maliyetinin altında hizmet vermeye mecbur kalmalarından korunmak amacı ile buldukları bir çözüm olarak minimum maliyet rakamlarını standartlaştırma çalışmalarından ibaret olduğu, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının esas alındığı bir düzenlenmiş alanda, özel hastanelerin kendi statülerine ve tüketici nezdindeki şöhretlerine göre uygulayacakları katsayılar hakkında bilgi alışverişinden ibaret sayılabilecek bir davranışın “kartel anlaşması” olarak nitelenmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı ifade edilmiştir.

(183) Değerlendirme: Teşebbüs hakkında katılım payı alınmaması konusunda herhangi bir ihlal tespitinde bulunulmamaktadır. Öte yandan, MEDICANA SAMSUN ile MEDICALPARK/LIV SAMSUN’un, Delil 1/13-15’ten görülebileceği üzere açık bir şekilde diğer faaliyetler bakımından da fiyat tespit ettiği ortaya konulmaktadır.

(184) Savunma: Rekabet Kurulunun bazı geçmiş kararları dikkate alındığında, rakip teşebbüsler arasında fiyat tespiti gibi en ağır ihlal olarak görülen anlaşmaların dahi, Ceza Yönetmeliği kapsamında “kartel” olarak değil, “diğer ihlal” kategorisinde değerlendirilebildiğinin görüldüğü [61], soruşturmanın ilgili olduğu sağlık sektörünün yapısı ve işleyişi, katlanmak zorunda kaldığı maliyetler, üstlenilen yüksek tazminat ve ceza riskleri, faaliyetin kamu hizmeti niteliği, maliyetlerin altında hizmet verilmesinin sağlık hizmetlerinin kalitesi üzerindeki olumsuz etkisi ve doğuracağı maddi ve en

[61] Savunmada bu konuya ilişkin olarak 17.11.2011 tarihli ve 11-57/1510-538 sayılı Ege ve Akdeniz Et ve Et Ürünleri, 12.06.2012 tarihli ve 12-32/916-275 sayılı Kayseri Bosch Bayileri, 16.12.2013 tarihli ve 13-70/952-403 tarihli İstanbul Hyundai Bayileri kararı, 07.03.2011 tarihli ve 11-13/243-78 sayılı Banka Maaş Promosyonları, 28.11.2017 tarihli ve 17-39/636-276 sayılı Banka III kararı, 13.03.2019 tarihli ve 19-12/155-70 sayılı Piliç Eti kararlarına değinilmiştir.

Sayfa 57

önemlisi insani riskler dikkate alındığında, Rekabet Kurulunun mevcut soruşturmada iddia konusu ihlalleri “kartel” olarak cezalandırmasının hakkaniyete aykırı olacağı, Rekabet Kurulunun 01.04.2021 tarihli ve 21-18/213-M sayılı kararıyla yürütülmekte olan iş gücü piyasalarındaki çalışan transferini engellemeye dönük centilmenlik anlaşmaları konulu soruşturmada, tarafların taahhüt başvurularının, personel transferinin engellenmesinin “açık ve ağır ihlal niteliğinde” olduğu gerekçesiyle 01.07.2021 tarihli ve 21-33/438-M sayılı Rekabet Kurulu kararıyla reddedildiği, 2021/2 sayılı Tebliğ’in “açık ve ağır ihlal” tanımının “bilgi değişimi hususu” haricinde Ceza Yönetmeliği’ndeki kartel tanımı ile benzeştiği belirtilerek, mevcut soruşturmadaki çalışan ayartmama ihlalinin kartel olarak değerlendirildiği, çalışan ayartmama anlaşmalarının Ceza Yönetmeliği’nde yer alan kartel tanımındaki “sağlayıcıların (emek arz edenlerin) paylaşılması” kapsamında değerlendirilmesinin zorlama bir yorum olduğu, Rekabet Kurulunun özellikle yatay birleşme-devralma işlemlerinde rekabet etmeme yükümlülüğü ve rekabet etmeme yükümlülüğü ile benzer nitelikte ya da bu yükümlülüğü tamamlayıcı nitelikte olan çalışan ayartmama (istihdam etmeme) yükümlülüklerini yan sınırlama olarak değerlendirdiği ve bu yükümlülüğe ilgili birleşme- devralma işlemi ile birlikte izin verdiği, Rekabet Kurulunun 07.02.2019 tarihli ve 19- 06/64-27 sayılı BFİT kararında çalışan ayartmama yükümlülüklerinin “olası etki” bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında kabul edildiği, BFİT kararında atıf yapılan 26.05.2011 tarih ve 11-32/650-20 sayılı Rekabet Kurulu kararında; çalışan ayartmama anlaşmalarının rekabeti kısıtlayıcı olmayabileceğinin kabul edilmiş olmasının, etkisine bakılmaksızın bu tür anlaşmalara kartel muamelesi yapılmasının hatalı olacağının Rekabet Kurulu tarafından da kabul edildiğini gösterdiği, BFİT kararında; etkisi itibarıyla çalışan ayartmama hükümlerinin incelenmesi, BFİT’in pazar payının düşük olması ve faaliyet gösterdiği pazarda çok sayıda oyuncu bulunması dikkate alındığında ihlalin olası etkilerinin sınırlı düzeyde olması gerekçesiyle soruşturma bile açılmadığı, mevcut soruşturmada ise sadece bir ilde, sadece iki hastane arasında, sadece iki aylık bir sürede, sadece iki hekimle ilgili bir çalışan ayartmama anlaşmasının “kartel” olarak değerlendirilmesinin hakkaniyetli ve adil bir yaklaşım olmayacağı ifade edilmiştir.

(185) Değerlendirme: Mülga Ceza Yönetmeliği’nde kartel “fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket konularında, rakipler arasında gerçekleşen, rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve/veya uyumlu eylemler” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımdan hareketle, teşebbüs bakımından tespit edilen ihlaller kartel tanımı içinde yer almaktadır. Buna ek olarak, ekonomi yazını bakımından da çıktı pazarındaki karteller ile girdi pazarındaki karteller arasında bir fark bulunmamaktadır. Her iki tür kartel ile de rekabet hukukunun çıkış noktası olan yapay şekilde tekelci gücü kullanma imkânına kavuşmak hedeflenmektedir. Tüketici (alım karteli bakımından üretici) faydasını ele geçirmeyi; rekabetçi dengeye göre kartel taraflarının pazarın karşı tarafındaki oyuncuların zararına olacak şekilde daha yüksek bir fayda elde etmesini sağlaması dolayısıyla iş gücü piyasasında rakipler arasındaki rekabeti kısıtlayıcı eylemler (çalışan transferinin engellenmesi ve maaş tespit uygulaması) de kartel tanımına dâhil edilmiştir. Diğer yandan bu tür ihlaller aynı zamanda açık ve/veya ağır ihlal olarak kabul edilmektedir.

(186) Savunma: Olası ilgili ürün pazarı tanımları dahi dikkate alındığında, ihlal iddialarının sağlık hizmetleri piyasası ile ilgili olduğunun görüldüğü, serbest hekimlere sunulan ameliyathane hizmet ücretlerinin tespiti ve serbest hekimlere sunulan hizmetler haricindeki ortak fiyatlama davranışları ile Bursa ilinde maaş skalaları belirlenerek

Sayfa 58

asgari/azami zam oranının kararlaştırılmasının, “nitelik” olarak “fiyat tespiti” olduğu, bu nedenle mevcut soruşturmada “nitelik” olarak birden fazla bağımsız davranışın olmadığı, ihlal iddialarının tarihleri incelendiğinde sürecin kronolojik olarak iç içe geçen bir duruma işaret ettiği, ortada iki ayrı ihlal olduğu ve her bir ihlal için ayrı para cezası verilmesi gerektiği iddiasının kabul edilemez olduğu ifade edilmiştir.

(187) Değerlendirme: Bursa ilinde gerçekleştirilen maaş tespit uygulaması ile çalışan transferinin engellenmesi uygulaması, gerçekleştikleri pazar ve bu uygulamayı gerçekleştiren taraflar nezdinde tek bir ihlal olarak değerlendirilmiştir. Samsun ilinde gerçekleştirilen iş gücü piyasasındaki çalışan transfer etmemeye yönelik centilmenlik anlaşması ise ayrı bir ihlal olarak ele alınmıştır. Samsun ilinde serbest hekimlere yönelik fiyat tespiti uygulaması ile Bursa ya da Samsun ilinde gerçekleştirilen maaş tespit ya da personel transfer etmeme uygulamaları da birbirinden bağımsız davranışlardır. Bunun temel gerekçesi ise ihlalin taraflarının birbirinden farklılık arz etmesi ve ilgili pazarların birbirinden tamamen ayrışması hususudur.

(188) Savunma: Soruşturma bildirimlerinde, özellikle MEDICANA MERKEZ ve MEDICANA BURSA’ya ilişkin son iki bildirim yazısında iddiaların neler olduğunun dahi belirtilmediği ve delillerin eklenmediği, şikâyetçilerin tek yanlı ifadelerinin doğru olduğu varsayımına dayalı olarak soruşturmanın sonuçlandırıldığı, şikâyetçilerin kârlarını artırmak için şikâyette bulundukları iddiasının araştırılmadığı, diğer teşebbüslerden ve bilinmeyen yerlerden elde edilen çoğu belgenin gizlendiği ve incelenip itiraz etme imkânının en geniş şekliyle sağlanmadığı, Soruşturma Raporundaki karartılmış sayfalarda yazılı olan verilere göre kanaate varıldığı ve bu verilerin de denetlemesine imkân sağlanmadığı, MEDICANA dışındaki diğer teşebbüslerin bireysel rakamları değilse de toplam rakamları bilinmeden savunma yapılamayacağı, soruşturma süresinin bitmiş olması ve uzun tatiller nedeniyle bu konuda daha ayrıntılı bir çalışma yapıl(a)madan uzlaşma talebinin reddedildiği yönünde savunma yapılmıştır.

(189) Değerlendirme: 4054 sayılı Kanun’un 43(2). maddesinin “Kurul, başlattığı soruşturmaları, soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara bildirir ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde göndermelerini ister. Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin başlayabilmesi için Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerekir.” hükmü uyarınca Soruşturma Bildiriminde dosya konusu iddialara yer verilmektedir. Öte yandan, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” denilmektedir. Buna ek olarak, 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ’in (2010/3 sayılı Tebliğ) 5. maddesinde dosyaya giriş hakkının, Kanun kapsamında yürütülmekte olan soruşturmalarda tarafların süresi içinde yaptıkları yazılı talepler üzerine tanınacağı hüküm altına alınmaktadır. Yine Tebliğ’in 8. maddesinin üçüncü fıkrasına göre taraflar nihai olarak, son yazılı savunma sürelerinin sona erdiği tarihe kadar dosyaya giriş talebinde bulunabilirler.

(190) Bilgi Edinme Kanunu’nun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesinde ise aşağıdaki hüküm yer almaktadır: “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu

Sayfa 59

doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” dolayısıyla teşebbüslerin soruşturma kapsamında kendileri ile ilgili düzenlenmiş bilgi ve belgeleri isteme hakları bulunmakla birlikte, bu bilgi ve belgelere erişimin de yine mevzuat hükümlerinin izin verdiği ölçüde gerçekleştirilmesi esastır.

(191) Öte yandan, Kurulun 4054 sayılı Kanun’un 44. maddesine göre tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı tanımadığı konuları vereceği kararlara dayanak yapması mümkün olmadığı gibi; Kanun’un ihlaline ilişkin tespit ve değerlendirmelerin tekemmül ettiği ve böylelikle taraflar hakkındaki ihlal isnadının ve dayanaklarının net bir şekilde ortaya konulduğu, Soruşturma Raporunda yer verilen hususlara karşı taraflara iki kez yazılı ve bir kez de sözlü savunma hakkı tanınmış olması karşısında, teşebbüslerin savunma haklarının kısıtlandığı iddiasına iştirak etme imkânı bulunamamaktadır.

(192) Son olarak, tarafa uzlaşma talebinin reddi bakımından gerekli bilgilendirme 24.06.2021 tarih ve 27586 sayılı yazı ile yapılmıştır. Bu bakımdan dosya kapsamında elde edilmesi amaçlanan usuli faydaların bulunmamasından hareketle uzlaşma başvurusunun reddine karar verildiğine yönelik olarak taraf bilgilendirilmiştir.

I.6. Ceza Yönetmeliği Kapsamında Değerlendirme

(193) 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkrası;"Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yılsonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yılsonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir." hükmünü amirdir. MEDICANA SAMSUN’un rakipleriyle fiyat tespiti yapmak ve iş gücü piyasalarındaki rekabeti sınırlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği tespit edildiğinden, teşebbüse her bir ihlal için 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi gerekmektedir.

(194) Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin aldığı 30.01.2026 tarih ve 2025/1976 E. 2026/176 K. sayılı kararda;

- MEDICANA SAMSUN’un fiillerinin iş gücü piyasasındaki rekabeti sınırlamak ve

rakip teşebbüslerle anlaşarak fiyat tespiti yapmak suretiyle 4054 sayılı

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlali niteliğinde

olduğu ve Kurul kararında ihlal tespiti yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı,

- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun “Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5.

maddesinde, 26.09.2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman

bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da

uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin

kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralının geçerli

olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci

fıkrasında, suçun islendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan

yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun

uygulanacağı ve infaz olunacağının kurala bağlandığı,

Sayfa 60

- Dava konusu kararın tesis edildiği 24.02.2022 tarihinde, 15.02.2009 tarih ve 27142 sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliği’nin (Mülga Ceza Yönetmeliği) yürürlükte olduğu,

- Ancak 27.12.2024 tarih ve 32765 sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Ceza Yönetmeliği) ile 15.02.2009 tarihli yönetmeliğin mülga olduğu,

- Bu doğrultuda Ceza Yönetmeliği’nin, Mülga Ceza Yönetmeliği’ne kıyasla lehe hükümler içerip içermediğinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, nitekim Kurulun da Ceza Yönetmeliği yürürlüğe girdikten sonra lehe hüküm ilkesine riayet etmek suretiyle kararlar verdiği,

- 4054 sayılı Kanun'un 4. ve 6. maddelerine aykırı davranışlar yönünden verilecek idari para cezalarının tespitine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Mülga Ceza Yönetmeliği ve Ceza Yönetmeliği'nin kıyaslanmasından; önceden karteller ve diğer ihlaller ayrımı yapılarak, bunlar için uygulanacak temel ceza oranlarının alt ve üst sınırları belirlenmişken, yeni durumda "kartel - diğer ihlal" ayrımı bulunmadığı gibi, bunlara ilişkin herhangi bir alt sınıra da yer verilmediği, temel ceza oranının belirlenmesi bakımından önceden ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü dikkate alınmaktayken, artık ihlalin niteliğinin açık ve/veya ağır olup olmadığının gözetileceğinin belirtildiği, temel ceza oranı belirlenirken ihlalin süresine bağlı olarak yapılacak artırım bakımından, önceden "1-5 yıl" süren ihlaller için yarısı oranında artırım yapılacağı belirtilmişken, artık "1-2 yıl" için 1/5, "2-3 yıl" için 2/5, "3-4 yıl" için 3/5 ve "4-5 yıl" için 4/5 oranında kademeli artırım yapılacağı, Ceza Yönetmeliği'nde bazı ağırlaştırıcı unsurların kaldırıldığı, ayrıca hafifletici yeni unsurların eklendiği,

- Bu durumda, temel ceza oranına ilişkin önceden belirlenmiş olan alt sınırların kaldırılmış olduğu, bir yıldan uzun üç yıldan kısa olan ihlaller bakımından temel ceza oranı belirlenirken ihlalin süresi yönünden yapılacak artırımın azaltıldığı, ağırlaştırıcı bazı unsurların kaldırıldığı ve hafifletici yeni unsurlara yer verildiği,

- Ceza Yönetmeliği’nde herhangi bir alt sınırın bulunmadığı, bir bütün olarak karşılaştırıldığında Ceza Yönetmeliği’nin Mülga Ceza Yönetmeliği’ne kıyasen lehe düzenlemeler içerdiği,

- Kurul tarafından her iki yönetmelik dikkate alınmak ve kıyaslanmak suretiyle temel ve sonuç idari para cezası oranlarının yeniden belirlenmesi ve lehe olan düzenlemenin davacıya uygulanması gerektiği gözetilerek Kurul kararının iptaline karar verildiği

ifade edilmiştir.

(195) Açıklamalar çerçevesinde mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi teminen

MEDICANA SAMSUN’a verilecek idari para cezasının yeniden belirlenmesi

gerekmekle birlikte, bu noktada genel bir hukuk ilkesi olarak aleyhe hüküm verme

yasağı göz önünde bulundurulmalıdır. Aleyhe hüküm verme yasağı, kanun yolu

incelemesi yapan yargı merciinin, yalnız başvuran tarafın durumunu ağırlaştıracak

şekilde önceki kararı bozmasına, kaldırmasına veya değiştirmesine izin vermeyen bir

Sayfa 61

ilke olarak tanımlanmaktadır [62]. Aleyhe hüküm verme yasağı yalnızca yargı mercileri tarafından verilen kararları değil, aynı zamanda idari başvurular neticesinde başvuru makamı tarafından verilecek kararları da kapsamaktadır. Nitekim iptal kararlarının hukuki etkisi, idarenin işlem tesis ederken bağlı olduğu temel ilkeler ve idari yargının iptal müessesesi aracılığıyla sağladığı hukuki korunma birlikte değerlendirildiğinde, idarenin iptal kararı sonrasında teşebbüs açısından önceki işleme kıyasla daha ağır sonuç doğuracak nitelikte bir işlem tesis edilmemesi gerektiği Danıştay 12. Dairesinin 23.03.2016 tarih ve E.2016/204, K.2016/587 sayılı kararı ile de sabittir [63].

(196) Bu kararda Danıştay;

“İdari rejim uygulamasının geçerli olduğu idare hukuku sistemimizde, idari

işlemlere karşı idari makamlara yapılan başvurular, idari yargı mercilerine yapılan

başvurularla aynı sonucu alabilme kabiliyetini haiz olduklarından ve disiplin

cezasının kaldırılm ası ya da hafifletilmesi yönünde sonuç doğurabildiklerinden

dolayı ilgililerin bu başvurularına da aleyhe bir sonuçla karşılaşmama güvencesi

tanınmasında, yani itiraz üzerine yetkili merciler tarafından tesis edilecek

işlemlerin de aleyhe karar verme yasağ ına tabi olması gerektiğinde kuşku

bulunmamaktadır”

şeklinde hüküm kurarak idari makamlara yapılan başvurularda da aleyhe karar verme yasağının kabul edilmesi gerektiğini ifade etmiştir [64].

(197) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin son fıkrası “Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar, işbirliği halinde para cezasından bağışıklık veya indirim şartları, işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” hükmünü amirdir. Bu fıkra uyarınca 15.02.2009 tarih ve 27142 sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanmış olan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Mülga Ceza Yönetmeliği), aynı fıkra uyarınca 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Ceza Yönetmeliği) ile güncellenmiştir. Diğer bir deyişle Mülga Ceza Yönetmeliği iptale konu 24.02.2022 tarih ve 22 - 10/152 - 62 sayılı Kurul kararı alındıktan sonra yürürlükten kaldırılmış ve yerine Ceza Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir.

(198) Lehe kanun ilkesi gereğince mahkeme kararının yerine getirilmesini teminen, somut olay bakımından Mülga Ceza Yönetmeliği ve Ceza Yönetmeliği’nin karşılaştırılması gerekmektedir. [65] Bu bağlamda Ceza Yönetmeliği ile Mülga Ceza Yönetmeliği bir bütün halinde ele alınıp hangisi teşebbüs lehine ise o karara esas alınmalıdır.

(199) Mülga Ceza Yönetmeliği ve Ceza Yönetmeliği'nin kıyaslanmasından; önceden karteller ve diğer ihlaller ayrımı yapılarak, bunlar için uygulanacak başlangıç ceza oranlarının alt ve üst sınırları belirlenmişken, yeni durumda "kartel-diğer ihlal" ayrımının

[62] PEKCANITEZ, H., ÖZEKES, M., ve TAŞ, H. (2017), Pekcanıtez Usul – Medeni Usul Hukuku, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, s. 2171.

[63] https://lib.kazanci.com.tr/kho3/ibb/anaindex.html.

64 GÜNDÜZ, F. Ebru, “İdari Yargılama Hukukunda Aleyhe Hüküm Verme ve Aleyhe Bozma Yasağı”, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. XXIV, 2020, S. 2, s. 348.

65 Detay için bkz. KAPLAN, O. (2021), “Danıştay Kararları Çerçevesinde İdari Yaptırımlarda Lehe Hükmün Uygulanması İlkesi,” Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, S. 2, s. 445-486; ÖZKAN, G. (2020), “İdari Yaptırımlar, Lehe Kanun Uygulaması ve Yargıya Güven,” International Conference On Eurasian Economies 2020,” Session 6A: Hukuk, s. 175-185.

Sayfa 62

bulunmadığı, bunlara ilişkin herhangi bir alt sınıra da yer verilmediği, artık ihlalin niteliğinin açık ve/veya ağır olup olmadığının gözetileceği, temel ceza oranı belirlenirken ihlalin süresine bağlı olarak yapılacak artırım bakımından, önceden "1-5 yıl" süren ihlaller için yarısı oranında artırım yapılacağı belirtilmişken, artık "1-2 yıl" için 1/5, "2-3 yıl" için 2/5, "3-4 yıl" için 3/5 ve "4-5 yıl" için 4/5 oranında kademeli artırım yapılacağı, Ceza Yönetmeliği'nde bazı ağırlaştırıcı unsurların kaldırıldığı, ayrıca hafifletici yeni unsurların eklendiği anlaşılmaktadır.

(200) Her iki yönetmeliğin 4. maddesi uyarınca nihai idari para cezası belirlenirken öncelikle temel ceza oranı tespit edilmekte, ardından varsa ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar çerçevesinde cezada artırıma ve/veya indirime gidilmektedir. Somut dosyada MEDICANA SAMSUN’un rakipleriyle fiyat tespit etmek ve iş gücü piyasalarındaki rekabeti kısıtlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği değerlendirilmiştir. Fiyat tespiti ihlali bakımından Mülga Ceza Yönetmeliği’nin 3. maddesinde yer alan “kartel” snıflandırması kapsamında olan bu eylemler için Mülga Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ve aynı maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde başlangıç ceza oranı MEDICANA SAMSUN’un gayri safi gelirinin %2’si ile %4’ü arasında bir oran olan %(.....) olarak belirlenmiştir. İş gücü piyasa ların a yönelik ihlal bakımından ise, Mülga Ceza Yönetmeliği’nin 3. maddesinde yer alan “kartel” tanımı kapsamında olan bu eylemler için Mülga Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ve aynı maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde ba şlangıç ceza oranı MEDICANA SAMSUN’a gayri safi gelirinin %2’si ile %4’ü arasında bir oran olan %(.....) üzerinden tespit edilerek teşebbüs hakkında ceza takdirinde bulunulmuştur. Fiyat tespitine yönelik ihlalin süresinin 1 ila 5 yıl arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda Mülga Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temel para cezasına esas oran yarısı oranında artırılarak %(.....) temel para cezası oranına ulaşılmıştır. İş gücü piyasa larına yönelik ihlal bakımından ise, ihlal süresinin bir yıldan kısa olması sebebiyle Mülga Ceza Yönetmeliği uyarınca ceza oranında süreye bağlı herhangi bir artırım yapılmamıştır.

(201) Ceza Yönetmeliği bakımından ise kartel - diğer ihlal ayrımı mevcut olmadığından, ihlalin niteliği ve doğurduğu etki, yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında başlangıç ceza oranının takdirinde ele alınabilecektir. Anılan fıkraya göre; başlangıç ceza oranı, özellikle, ihlal dolayısıyla gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı ile ihlalin niteliğinin açık ve/veya ağır olup olmadığı gözetilmek suretiyle belirlenmektedir. Açıklamalar çerçevesinde, fiyat tespiti ihlali bakımından Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve ikinci fıkrası çerçevesinde ihlalin açık ve/veya ağır ihlal niteliğinde olduğu dikkate alınarak, başlangıç ceza oranı %(.....) olarak; iş gücü piyasa ları nda rekabetin kısıtlanması ihlali bakımından ise, Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve ikinci fıkrası çerçevesinde ihlalin açık ve/veya ağır ihlal niteliğinde olduğu dikkate alınarak, başlangıç ceza oranı %(.....) olarak belirlenmiştir.

(202) Ceza Yönetmeliği’nin de 5. maddesinin üçüncü fıkrasına göre ceza tespitinde dikkate alınması gereken bir diğer kıstas ihlalin süresidir. MEDICANA SAMSUN’un rakip teşebbüslerle fiyat tespiti yapmak suretiyle gerçekleştirdiği ihlalin süresinin bir yıldan uzun iki yıldan kısa olduğu anlaşılmaktadır. Bir yıldan uzun, iki yıldan kısa süren ihlaller bakımından Ceza Yönetmeliği’nde %20 artırım yapılacağı düzenlenmiştir. Bu doğrultuda %(.....) olarak belirlenen başlangıç ceza oranında Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca %20 artırım yapılarak %(.....) temel para cezası oranına ulaşılmaktadır. MEDICANA SAMSUN’un iş gücü piyasalarına yönelik ihlalinin ise bir yıldan kısa sürdüğü tespit edilmiştir. Bu doğrultuda Ceza

Sayfa 63

Yönetmeliği bakımından da MEDICANA SAMSUN’a uygulanacak ceza oranında söz konusu ihlal için süreden dolayı bir artırıma gidilmeyecektir.

(203) Temel para cezasının hesaplanmasından sonra her iki Ceza Yönetmeliği’nin 6. ve 7. maddeleri çerçevesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde bulundurularak artırıma ve/veya indirme gidilmektedir.

(204) MEDICANA SAMSUN’un her iki ihlali bakımından da her iki yönetmeliğin 6. madde hükümleri çerçevesinde herhangi bir ağırlaştırıcı nedenin sübut etmediği anlaşılmaktadır.

(205) Konu hafifletici unsurlar bakımından ele alındığında ise, her iki yönetmelikte hafifletici unsurlar tadadi olarak sayılmamaktadır. Ceza Yönetmeliği’nde yurt dışı satış gelirlerinin bulunması açıkça bir indirim sebebi olarak düzenlenmiş; böylece uluslararası faaliyet gösteren teşebbüslerin ekonomik yapılarının ceza takdirinde dikkate alınmasına imkân tanınmıştır. Buna ek olarak, ihlale konu faaliyetlerin yıllık gayrisafi gelirler içindeki payı bakımından Mülga Ceza Yönetmeliği’nde “çok düşük olması” şartı aranırken, Ceza Yönetmeliği’nin yalnızca “düşük olması” ifadesi kullanılmıştır. Diğer taraftan Ceza Yönetmeliği, hafifletici unsurlar kapsamındaki indirim oranına ilişkin alt ve üst sınırı tamamen kaldırarak, Mülga Ceza Yönetmeliği’nin dörtte bir ile beşte üç arasında belirlediği sınırlamaların dışına çıkılmasına da olanak sağlamıştır.

(206) Mahkeme kararı doğrultusunda, MEDICANA SAMSUN’a uygulanacak idari para cezasının takdirinde dikkate alınan hafifletici nedenlerde de Mülga ve Ceza Yönetmeliği kıyaslanmıştır. Mevcut durumda Ceza Yönetmeliği’nin, Mülga Ceza Yönetmeliği’den farklılık arz eden ve somut olayda dikkate alınabilecek hükmü, te şebbüsün yurt dışı satış gelirlerinin bulunması halinde takdiri indirim yapılabileceğine ilişkin hükümdür. MEDICANA SAMSUN’un 2020 ve 2024 yıllarında herhangi bir yurt dışı gelirinin bulunmadığı görülmektedir. Bu çerçevede, teşebbüs herhangi bir ihracat gelirine sahip olmadığından bu durum hafifletici unsur olarak dikkate alınamayacaktır.

(207) Sonuç itibarıyla MEDICANA SAMSUN’a uygulanacak para cezası bakımından 24.02.2022 tarih ve 22-10/152-62 sayılı kararda da olduğu gibi, her iki ihlal için de, ihlale konu faaliyetlerin teşebbüsün yıllık gayrisafi geliri içindeki payının düşük olması dikkate alınmış ve Mülga Ceza Yönetmeliği kapsamında %(.....) hafifletici neden indirimi uygulanarak fiyat tespiti ihlali bakımıdan %(.....) iş gücü piyasalarında rekabeti kısıtlamak ihlali bakımından ise %(.....) nihai para cezası oranına ulaşılmıştır. Diğer yandan Ceza Yönetmeliği çerçevesinde de, her iki ihlal bakımından ihlale k onu faaliyetlerin teşebbüsün yıllık gayrisafi geliri içindeki payının düşük olması hafifletici unsur olarak kabul edilmiş ve temel para cezası oranında %(.....) indirime gidilerek ilgili ihlaller için sırasıyla %(.....) ve %(.....) nihai para cezası oranlarına ulaşılmıştır.

(208) Teşebbüse uygulanacak para cezasının tayininde 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Kurul tarafından verilecek nihai karar tarihine en yakın mali yıl olan 2024 yılının cirosu esas alınmıştır.

(209) Fiyat tespiti ihlali bakımından belirlenen ceza oranı MEDICANA SAMSUN’un 2024 yılı cirosuna uygulandığında ortaya çıkan para cezası tutarı 15.577.151,56-TL’dir. Bu tutar söz konusu ihlal bakımından 24.02.2022 tarih ve 22-10/152-62 sayılı kararda MEDICANA SAMSUN için belirlenen para cezası tutarından yüksektir. Aynı şekilde iş gücü piyasalarında rekabeti kısıtlamak ihlali bakımından belirlenen oran MEDICANA SAMSUN’un 2024 yılı cirosuna uygulandığında ortaya çıkan para cezası tutarı 12.980.959,63-TL olup, bu tutar da aynı ihlal için 24.02.2022 tarih ve 22-10/152-62

Sayfa 64

sayılı Kurul kararında belirlenen ceza tutarından yüksektir. Bu nedenle MEDICANA

SAMSUN’a aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi de nazara alınmak suretiyle, 24.02.2022

tarih ve 22-10/152-62 sayılı kararda ilgili ihlaller bakımından tespit edilen sırasıyla

3.239.899,36-TL ve 2.159.932,91 -TL tutarlarında idari para cezası uygulanmasına

karar verilmiştir.

K. SONUÇ

(210) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 30.01.2026 tarih ve 2025/1976 E. 2026/176 K.

sayılı kararının gereğinin yerine getirilmesini teminen;

I.

1. Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ’nin rakip teşebbüsler ile birlikte fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,

2. Bu nedenle Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ’ye 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve 27.12.2024 tarih ve 32765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının a bendi ve 7. maddesi uyarınca 2024 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 15.577.151,56-TL tutarında idari para cezası uygulanması gerekmekle birlikte; 27.12.2024 tarih ve 32765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” ile 15.02.2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan mülga “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” hükümlerinin ayrı ayrı uygulanması neticesinde ulaşılan sonuç cezalar kıyaslandığında ve “aleyhe hüküm verme yasağı” ilkesi de nazara alınmak suretiyle mülga yönetmelik uyarınca verilen idari para cezasının lehe olduğu anlaşıldığından, Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ’ye 24.02.2022 tarih ve 22-10/152-62 sayılı kararda tespit edilen 3.239.899,36-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına

II.

1. Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ’nin iş gücü piyasalarındaki

rekabeti sınırlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,

2. Bu nedenle Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ’ye 4054 sayılı

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve

27.12.2024 tarih ve 32765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Rekabeti

Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye

Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5.

maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ve 7. maddesi uyarınca 2024 yılı

gayrisafi gelirleri üzerinden %(.....) oranında olmak üzere 12.980.959,63 TL

tutarında idari para cezası uygulanması gerekmekle birlikte; 27.12.2024 tarih

ve 32765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma,

Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde

Sayfa 65

Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” ile 15.02.2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan mülga “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” hükümlerinin ayrı ayrı uygulanması neticesinde ulaşılan sonuç cezalar kıyaslandığında ve “aleyhe hüküm verme yasağı” ilkesi de nazara alınmak suretiyle mülga yönetmelik uyarınca verilen idari para cezasının lehe olduğu anlaşıldığından, Medicana Samsun Özel Sağlık Hizmetleri AŞ’ye 24.02.2022 tarih ve 22-10/152-62 sayılı kararda tespit edilen 2.159.932,91 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına

gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde

yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Atıf zinciri

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.