ile varlık alım satımlarının bankanın gündemini oluşturan hususlar olması sebebiyle stratejik niteliği haiz olduğunun düşünüldüğü belirtilmiştir. Bu çerçevede sermaye artırımlarına katılım konusuna ilişkin kararların dahi bankanın en önemli varlıklarından birini sermayenin teşkil etmesi nedeniyle somut olayda stratejik önem arz etmekte olduğu ifade edilmiştir. Bankacılık sektöründe sermayenin önemli olduğu ve sermaye artırımı veya azaltılması gibi konulara ilişkin kararların stratejik kabul edilebileceği söylenebilir, ancak sermayeve ilişkin kararlarda veto hakkının varlığı genelde azınlık hissedarlarını korumaya yöneliktir.
Bildirim Formu’nda Komisyon’un 7.10.1996 tarihli John Deere Capital Corp./Lombard North Central (Case No IV/M.823-John Deere Capital Corp./Lombard North Central) kararına atıf yapılmaktadır. Bu kararda, belli miktar üzerindeki ana sermayeye yapılan ilavelere, belli süreyi aşan sözleşmelere, belli bir oranı aşan borçlanmalara, ortak girişimin faaliyet alanı dışında kalan bir yükümlülüğe girmeye, ortak girişimin faaliyet alanındaki değişikliklere, gerçekleştirilecek birleşme, devralma, ortak girişim kararlarına, üst yöneticilerin atanmasına, iş planı veya bütçeye ilişkin değişikliklere ilişkin kararlar stratejik kabul edilmiştir.
Yine Komisyon’un 30.5.1991 tarihli kararında (Case No: m.010 CONAGRA/IDEA), hisse alımlarına, sermaye azaltılmasına, bütçenin onaylanmasına ve stratejik planlara, belli miktarın üzerindeki yatırımlara, yeni ürünlerin geliştirilmesine, üst yöneticilerin ve belli durumlarda yönetici ücretlerinin belirlenmesine ilişkin kararların stratejik olduğu kabul edilmiştir.
Bu kararlarda, sermayeye ilişkin kararların şirketin faaliyet gösterdiği alan bakımından stratejik olabileceği belirtilmekle birlikte, tek başına sermaye ile ilgili kararlardaki belirleyici etki uygulama olanağının ortak kontrol için yeterli olduğuna ilişkin bir anlam çıkmamaktadır. Komisyon ilgili kararlarında stratejik kararlara bir bütün olarak bakmakta, bir ya da birkaç veto hakkının ortak kontrolü sağlayıp sağlamadığına, söz konusu hakkın içeriğine ve ortak girişimin faaliyet gösterdiği ilgili pazarın koşulları çerçevesindeki önem derecesine göre karar vermekte ve genelde üst düzey yöneticilerin atanması, bütçe ve işletme planına ilişkin kararlardan birini kapsayan veto haklarını ortak kontrolün sağlanması için yeterli kabul etmektedir.
Ortak kontrolün ele alındığı Komisyon kararları genel olarak değerlendirildiğinde; a. ortak girişimin ana sözleşmesinde değişiklik,
b. ortak girişimin tüzel kişiliğine ilişkin kararlar,
c. ortak girişimin çıkardığı yönetmeliklerdeki değişiklikler,
d. ortak girişimin sermayesinin artırılması ya da azaltılması,
e. ortak girişimin tasfiye edilmesi,
f. ortak girişimin satılması veya kapatılması,
g. ortak girişimin faaliyet konusu dışındaki yatırım ve borçlanma kararları,
h. ortak girişimdeki azınlık hissedarlarının pay oranlarını nispi olarak azaltabilecek hisse senedi ihraç etmesi
gibi veto hakları ortak kontrolü meydana getirici olarak kabul edilmemektedir.