Citigroup Inc. (Citigroup) ve Government of Singapore Investment Private Ltd.
Menfi Tespit ve Muafiyet10-01/17-10Karar tarihi: 06.01.2010Yayımlanma tarihi: 25.02.2010
Citigroup Inc. (Citigroup) ve Government of Singapore Investment Private Ltd. (GIC) arasında 18.3.2009 tarihinde imzalanan "Hisse Senedi Değişim Sözleşmesi" uyarınca Citigroup'un %.... oranındaki hissesinin GIC tarafından devralması işlemine menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.
Üyeler: Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail
Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Hilal YILMAZ, Zeynep ŞENGÖREN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN: - Citigroup Inc.
- Government of Singapore Investment Private Ltd.
Temsilcisi: Av. Osman AKIN
Lamartine Cd. No:10 34437 Taksim/İstanbul
D. TARAFLAR: - Citigroup Inc.
399 Park Avenue, New York, NY 10043 A.B.D.
- Government of Singapore Investment Private Ltd.
168 Robinson Road, #37-01 Capital Tower, SİNGAPUR E. DOSYA KONUSU: Citigroup Inc. (Citigroup) ve Government of Singapore Investment Private Ltd. (GIC) arasında 18.3.2009 tarihinde imzalanan “Hisse Senedi Değişim Sözleşmesi” uyarınca Citigroup’un %.... oranındaki hissesinin GIC tarafından devralması işlemine menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 11.12.2009 tarih, 8785 sayı ile giren başvuru üzerine düzenlenen 30.12.2009 tarih ve 2009-4-225/MM-09-HY sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu 31.12.2009 tarih, REK.0.08.00.00-130/462 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-01 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da, bildirimi yapılan devralma işleminin;
- 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” ve Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığı,
Sayfa 2
- Kanun’un 6. maddesine aykırı olmadığı,
bu nedenlerle bahsi geçen işleme, aynı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesinin uygun olacağı
görüşü ifade edilmiştir.
50
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Dosya konusu bakımından, ilgili ürün pazarı teşebbüslerin akdettikleri sözleşmenin etki edebileceği pazardır. Citigroup esas olarak bankacılık ve finansal hizmetler alanında faaliyet göstermektedir. Citigroup’un Türkiye’deki iştirakleri ise bankacılık, finansal kiralama (leasing) ve menkul kıymet aracılık hizmetleri alanlarında faaliyette bulunmaktadır. Bahse konu alanların her biri ayrı bir ürün pazarı olarak belirlenebilmekle birlikte, başvuru konusu işlem bakımından böyle bir ayrıma gerek olmadığından, ilgili ürün pazarı “bankacılık ve finansal hizmetler pazarı” olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Söz konusu hizmetlerin tüm ülkede sunulabilir nitelikte olması ve ilgili ürünler açısından rekabetin ülke çapında homojen dağıldığının aksine göstergeler bulunmaması dikkate alınarak, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Başvuru konusu işlem, finansal piyasalarda yaşanan krizden etkilenen Citigroup’un istikrarını korumak ve sermaye yapısını güçlendirmek amacıyla yaptığı hisse değişimi ve satışı ile ilgilidir. Bu kapsamda, GIC ile Citigroup arasında 18.3.2009 tarihinde imzalanan “Hisse Senedi Değişim Sözleşmesi” ile GIC, Citigroup hisselerinin % ….’ine sahip olmuştur. Bu kapsamda söz konusu işlemin bir devralma olup olmadığı ve daha sonra ise söz konusu işleme menfi tespit belgesi alıp alamayacağı değerlendirilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi birleşme veya devralma sayılan halleri düzenlemektedir. Söz konusu Tebliğ’in 2. maddesinin (b) bendine göre, bir işlemin anılan Tebliğ kapsamında bir devralma sayılabilmesi için; “Herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün malvarlığı yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları devralması veya kontrol etmesi” unsurlarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise, “kontrol ayrı ayrı ya da birlikte fiilen ya da hukuken bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağı sağlayan haklar, sözleşmeler veya başka araçlarla ve özellikle bir teşebbüsün mal varlığının tamamı veya bir kısmı üzerinde mülkiyet veya işletilmeye müsait bir kullanma
Sayfa 3
hakkıyla veya bir teşebbüsün organlarının oluşumunda veya kararları üzerinde belirleyici etki sağlayan haklar veya sözleşmelerle meydana getirilebilir”.
Dolayısıyla, bir teşebbüsün devri; malvarlığının, ortaklık paylarının veya yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçların devralınması yoluyla gerçekleşebilir. Devir işlemi hukuki işlemler sonucunda veya fiilen meydana gelebilir. Hukuken, bir teşebbüsün oy haklarının çoğunluğunun elde edilmesi durumunda kontrol devri söz konusudur. Ancak, teşebbüste azınlık hissedarı olunsa dahi, teşebbüsün yönetim kurulu üyelerinin yarıdan fazlasını atama hakkına sahip olunması veya azınlık hissedarları ile aynı yönde oy kullanımı için sözleşme yapılması yahut stratejik kararlarda veto hakkına sahip olunması durumunda da kontrol devri gerçekleşmektedir.
Bildirim konusu işlem sonucunda GIC, Citigroup hisselerinin %....’ine sahip olacaktır. Citigroup bahse konu işlem gerçekleşinceye kadar hisselerinin tamamı halka arz edilmiş olan ve herhangi bir hissedarının %.... veya daha fazla hisseye sahip olmadığı bir teşebbüs olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Dolayısıyla, GIC işlem sonrasında Citigroup’un en büyük hissedarlarından biri konumuna gelecektir. Ancak “Şirket Esas Sözleşmesi” ve hisse devir sözleşmesinde GIC’e yönetim kuruluna üye atama yetkisi veren bir düzenlemeye rastlanmamıştır. Ayrıca, sözleşmelerde GIC’e imtiyaz yahut veto hakkı veren herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. İlaveten, hissedarlar arasında akdedilmiş aynı yönde oy kullanmalarını gerektiren başka bir anlaşmanın olmadığı da bildirim sahibi tarafından taahhüt edilmektedir.
Öte yandan, bir teşebbüsün kontrolü fiili olarak da devredilebilmektedir. Bildirim Formu eklerinden anlaşıldığı üzere, GIC’in amacı ülkenin dış rezervlerini yönetmek ve bu rezervlerle enflasyon üzerinde makul bir getiri sağlanması için yatırım yapmaktır. Dolayısıyla anılan hisse sahipliğinden beklenen ülke rezervlerinin enflasyon karşısında değer kaybını önleyerek, getiri sağlamaktır. Bu anlamda da GIC’in şirket hisselerini satın almasının şirketin kontrolünü devralmaktan çok, sahip olunan hisse senetlerinin değerinin artması sonucu finansal getiri sağlamak amacını taşıdığı neticesine varılmıştır.
Tüm bu değerlendirmelerin ışığında; GIC’in aldığı %....’lik payın, şirketin kontrolünün devredilmesi sonucunu doğurmadığı, bu sebeple işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir yoğunlaşma işlemi olmadığı neticesine varılmıştır.
4054 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde teşebbüs “piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler…” şeklinde tanımlanmaktadır. Söz konusu kanun hükmünden hareketle, teşebbüsün ekonomik bir faaliyeti bağımsız olarak yerine getirebilmesi gerekmektedir. Bir kamu otoritesinin yürüttüğü, mutlaka devlet tarafından yapılması gereken, sosyal fayda taşıyan ve devletin asli görevleri içinde sayılan aktiviteler ekonomik faaliyet olarak nitelendirilmemektedir. Bu doğrultuda, Citigroup’un teşebbüs olduğu açık olmasına rağmen, bildirim Formu eklerinden anlaşıldığı üzere, GIC’in tek amacı ülkenin dış rezervlerini yönetmektir ve bu rezervlerle kabul
Sayfa 4
edilebilir risk limitleri dâhilinde, enflasyon üzerinde makul bir getiri sağlanması için yatırım yapmaktadır. Yatırımlardan elde edilen gelir ise Hükümet ve Merkez Bankası’na bırakılmaktadır. Bildirimde, GIC’in Şirketler Kanunu’na uygun olarak kurulduğu ve anayasal açıdan özel bir statüde olduğu belirtilmektedir. GIC’in teşebbüs niteliğine haiz olup olmadığının değerlendirilmesinde, GIC’in hangi sıfat altında kurulduğu, yaptığı faaliyetin niteliği önem kazanmaktadır. GIC ülke kaynaklarının yönetilmesi faaliyetini yürütmekle yükümlü olup, herhangi bir ticari faaliyette bulunmamaktadır. Dolayısıyla, GIC 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre bir teşebbüs olarak nitelendirilemez.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre, “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için bağımsız teşebbüsler arasında yapılmış olması gerekmektedir. Ancak bildirim konusu Hisse Değişim Sözleşmesi’ni imza eden taraflardan birinin teşebbüs niteliğine sahip olmaması nedeniyle, söz konusu Sözleşme Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir anlaşma değildir.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde; “bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanılması” yasaklanmaktadır. İlgili pazarlarda oldukça düşük pazar payına sahip olan Citigroup, hâkim durumda bulunmamaktadır. Mevcut işlem sonucunda da yeni bir hâkim durum oluşmayacaktır. Bu nedenle bildirim konusu işlem, Kanun’un 6. maddesine aykırı değildir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde; başvuru konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 4., 6, ve 7. maddelerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla aynı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilebileceği kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” ve Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığına,
2. İşlemin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine aykırı olmadığına,
Sayfa 5
3. İşleme 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.