- 2013 mahsul yılı için, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından açıklanan
tahmini rekoltenin 572 bin ton kabuklu olduğu,
- Ancak 2014 yılı şubat ayı itibarıyla, Ordu Ticaret Borsası verilerine göre, 530 bin
ton/kabuklu fındığın satıldığı,
- 2013 mahsulünün alım satım sezonun 2014 yılının Ağustos ayında sona ereceği
düşünüldüğünde bu seneki rekoltenin gerçekçi belirlenmediğinin söylenebileceği, - Düşük açıklanan rekoltenin fındık fiyatlarının yükseleceği beklentisi uyandırmasının
bu yıl yaşanan sıkıntıların kaynağı olabileceği
ifade edilmiştir.
I.3.3. Karadeniz İhracatçı Birlikleri ile Yapılan Görüşme
(15) Raportörlerce, 27.03.2014 tarihinde Karadeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri ile fındık piyasasına ilişkin yapılan görüşmede;
- 2006, 2007 ve 2008 yıllarını kapsayan fındık alımının Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)
tarafından yapıldığı ve 2009 yılından itibaren fındık alım-satım işlemlerinin serbest
piyasa koşullarında gerçekleştirildiği,
- Fındık alım-satım işlemlerinin serbest piyasa koşullarında yapılmaya başlanmasının,
hem üretici hem de ihracatçı açısından pozitif karşılandığı,
- Üretici ve ihracatçılar açısından, sektördeki en büyük problemin tüketimde artışın
sağlanamaması olduğu,
- Bu doğrultuda 1995 yılında kurulan Fındık Tanıtım Gurubu’nun yurt içinde ve yurt
dışında tanıtım faaliyetlerinde bulunduğu,
- Tüketimin artırılması için hem mevcut pazarların genişletilmesi hem de yeni pazarlara
ürün satışı yapılması gerektiği,
- Sektördeki en büyük sorun olarak fındığın toplama maliyetinin yüksek olduğu,
- Üreticiler açısından fındık maliyetinin %70’inin, ürünün toplanması aşamasında
yapılan işçilik maliyeti olduğu,
- Aynı zamanda, fındık üretimi yapanların büyük kısmının tarımsal alanda uğraş veren
bireyler olmadığı, tarımsal faaliyetlerini yan gelir olarak gördükleri, bu nedenle de
üretici maliyetlerinin fazla olduğu,
- Türk lirasının değer kaybetmesinin, fındık alım fiyatlarına yansımamasının üreticiyi
çok fazla etkilemediği ve ihracatçıların fındık alım fiyatlarını düşürme gücüne sahip
olmadıkları,
- Üretici temsilcilerinin, yurt dışındaki alıcıların ülkemizde üretilen fındığı almak zorunda
oldukları düşüncesine kapıldıkları,
- Ancak üretici temsilcilerinin bu düşüncelerinin aksine yurt dışındaki alıcıların, rekolte
tahminlerini, mevsimsel gelişmeleri ve diğer etkenleri çok yakından takip ettikleri, - Hatta bazı büyük alıcıların, dünyada iklim özellikleri açısından Karadeniz iklimine
benzer yerlerde üretim alanları oluşturdukları,
- Bu ülkelerde oluşturulan üretim alanlarının engebeli olmamasının, işçilik maliyetlerinin
çok düşük olmasını sağladığı ve bu durumun da ülkemizin gelecekteki fındık ihracatı
açısından büyük risk olduğu,
- Sonraki yılın fındık rekoltesinin, arz-talebin belirlenmesinde dolayısıyla da fiyatlar
üzerinde etkili olduğu,
- Mayıs ve haziran aylarından itibaren, gelecek yılın rekolte beklentileri hakkında
yorumların yapılmaya başlandığı, temmuz ayında ise çotanak sayımlarının yapıldığı
ifade edilmiştir.