a) Anlaşmanın niteliği ve ticari gereği birbirinden farklı ürünler söz konusu
olmalıdır,
b) Doğrudan ya da dolaylı bir zorlama olmalıdır,
200
c) Uygulamayı yapan teşebbüs, bağlayan ürün pazarında bir pazar gücüne
sahip olmalıdır.
Dosya konusu olayda ilk ölçütün karşılandığı görülmektedir. İlgili yazıda İBB büfelerinde sadece Hamidiye sularının satışına izin verileceği ifade edilmekle birlikte büfe işletmecisi olabilmek ya da işletmeci olarak kalabilmek için mutlaka Hamidiye sularının da alınmasının zorunlu olup olmadığı açık değildir. Bu nedenle ortada tam bir “satın almaya zorlama” eyleminin bulunduğunu ve ikinci ölçütün sağlandığını söylemek güçtür.
210
Bu noktada, Hamidiye marka su ürünlerinin bağlandığı pazara ve Kültür A.Ş.’nin bu pazardaki gücüne ilişkin olarak da bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. Kültür A.Ş. tarafından gerçekleştirilen kiralama faaliyetinin içinde yer alacağı hizmet pazarının en dar biçimde belirlenmesi durumunda ilgili hizmet pazarı İBB büfelerinin kiralanmasından ibaret bir pazar olacaktır. Ancak, İBB büfelerinin kiralanması bakımından tüketici-hizmet alan konumundaki gerçek ve tüzel kişiler açısından anılan büfelere alternatif ve bunlarla eşdeğerde taşınmazlar bulunup bulunmadığı hususları da göz önüne alınmalıdır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanun’un “Şirket Kurulması” başlıklı 26. maddesinde
“Büyükşehir belediyesi kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili
mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir. Genel sekreter
ile belediye ve bağlı kuruluşlarında yöneticilik sıfatını haiz personel bu
şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında görev alabilirler. Büyükşehir
belediyesi, kendine ait büfe, otopark ve çay bahçelerini işletebilir; ya da bu
yerlerin belediye veya bağlı kuruluşlarının % 50’sinden fazlasına ortak olduğu
şirketler ile bu şirketlerin % 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketlere, 2886
sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın belediye meclisince
belirlenecek süre ve bedelle işletilmesini devredebilir.”
hükmü yer almaktadır.
Bu maddeden, Büyükşehir belediyeleri kendilerine ait büfeleri işletebilecekleri gibi, bu büfelerin işletilmesini kanunda sayılan koşullarla iştiraklerine devredebilecekleri anlaşılmaktadır. Söz konusu olayda olduğu gibi bu iştirakler de büfeleri üçüncü kişilere kiralayabilirler.
Öte yandan, gerçek ve/veya tüzel kişilerin de ticari olarak bir büfe şeklinde işletilebilecek niteliklere sahip gayrimenkullerini talep edenlere özel hukuk hükümleri çerçevesinde kiralayabilmeleri her zaman mümkündür. Bu şekilde bir işyeri kiralayan müteşebbis, 10.8.2005 tarih, 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre belediyelerden alacağı ruhsatla sıhhi işyeri statüsünde kabul edilen bir büfe kurabilecektir. Özel mülkiyetteki işyerlerine ek olarak ilçe belediyelerine ait alternatif