yapılmaktadır. Her bir üretim hattının kapasitesi … adet/saat’tir. 2009 yılında üç fabrikada günlük toplam …… civarında ekmek üretilmektedir.
Bahsi geçen üç fabrikanın her biri ürünlerin satışı yönünden 3 farklı hinterlanda ayrılmıştır. Hinterlantların her biri için ayrı pazarlama şirketleriyle anlaşılmış olup İstanbul Halk Ekmek ürünlerinin dağıtımı bu şirketler tarafından yapılmaktadır.
İstanbul Halk Ekmek’in İstanbul genelinde .. ekmek satış mağazası ve … büfesi bulunmaktadır. Büfelerin mülkiyeti……………………… aitken, ekmek satış mağazaları işletenler tarafından kiralanmaktadır. Ayrıca Halk Ekmek….. toplu tüketim noktası (otel, restoran, okul, hastane vb.), …… zincir market mağazası (Metro, Migros, Tansaş, Kiler vb.),…. market aracılığıyla da nihai tüketiciye ulaşmaktadır.
İstanbul Halk Ekmek’in ürünleri arasında normal ekmeğin yanı sıra Alman ekmeği, kepekli ekmek, tuzsuz ekmek, keten tohumlu ekmek, Akdeniz ekmeği, tam buğdaylı ekmek, hamburger ekmeği, tost ekmeği, sandviç ekmeği, soyalı ekmek, dayanıklı ekmek, light ekmek, ay çekirdekli ekmek, yedi tahıl ekmeği, çavdarlı ekmek, mısır ekmeği, grisini, rüşeymli ekmek gibi birçok ekmek çeşidi ve çölyak hastalarının perhizlerine uygun glütensiz hamburger ekmeği, karışım ekmek, kurabiye, kuru pasta gibi ürünler bulunmaktadır. Bu ürünlerden normal ekmek ve çeşit ekmekler İstanbul Halk Ekmek tarafından üretilmekteyken, kuru pasta, kurabiye gibi ürünler farklı üreticilerden tedarik edilmektedir.
Şirketin 2008 yılına ait cirosu ………… dir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Önaraştırmaya konu şikayetler temel olarak İstanbul Halk Ekmek’in piyasada hakim durumda bulunduğu ve bu durumunu düşük fiyat uygulamak suretiyle kötüye kullandığı iddiasına dayanmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde “…bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.” ifadesine yer verilmiştir. Bu hüküm çerçevesinde herhangi bir teşebbüsün ürünlerine düşük fiyat uygulamasının hakim durumun kötüye kullanımı olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle söz konusu teşebbüsün ilgili pazarda hakim durumda olması gerektiği açıktır. Bu bağlamda herhangi bir pazarda hakim durumda bulunmayan bir teşebbüsün ürünlerini rakiplerine göre düşük bir fiyatla satışa sunması, 4054 sayılı Kanun kapsamında rekabeti engelleyen, bozan veya kısıtlayan bir eylem olarak değerlendirilemeyecektir.
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde hakim durum; “Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyatı arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmıştır. Hakim durumun belirlenmesinde ilgili teşebbüsün pazar payı, pazarda faaliyet gösteren diğer firmaların sayısı ve pazar payları gibi ölçütlerin yanında, piyasaya giriş engelleri, fikri ve sınai mülkiyetin varlığı, teknolojik üstünlük gibi ölçütler de kullanılmaktadır. Pazar payı hakim durumun belirlenmesinde tek başına yeterli bir ölçüt olmasa da teşebbüsün pazar payının düşük olması, piyasanın çok sayıda