belirgin özellikleri ortaya konulmakta, aksini gösteren bir kanıt olmadıkça, ilgili
68
teşebbüslerin bu sürecin tamamına katıldığı varsayılmaktadır.
69 70 71
Cartonboard ve PVC’de, CFI’in; Polypropylene davasında ise, ATAD’ın verdiği kararların ortak özelliği, Komisyonun geliştirdiği kavramların büyük ölçüde
72
kabul görmesidir:
ATAD, Polypropylene davasında uyumlu eylem kavramına açıklık getirmiştir. Mahkeme’ye göre uyumlu eylemin üç unsuru vardır; “uzlaşma”, “davranış” ve “bu
73
ikisi arasındaki nedensellik bağı”. Ancak, Sugar kararında yapılan tanım
74
çerçevesinde, aksi ilgili teşebbüslerce kanıtlanmadıkça, rakiplerin birbirleri ile değiştirdikleri bilgileri dikkate alarak davranışlarını belirledikleri karinesinin bulunduğu da eklenmiştir.
ATAD, ikinci olarak, m.81’in yazılışından hareketle uyumlu eylemin antirekabetçi etki olmasa bile ihlal teşkil ettiğini belirtmiştir. Bu çerçevede, teşebbüslerin antirekabetçi amaçlar içeren toplantılara katıldığının gösterilmesinin, aksi teşebbüslerce ispatlanmadıkça, ihlal için yeterli olacağını söylemiştir.
Bu karar, anlaşma ve uyumlu eylem kavramları arasındaki farkın büyük ölçüde kalktığını göstermektedir. Her ne kadar uyumlu eylem için uzlaşma ve davranışın birarada bulunması gerektiği söylense de, getirilen karinelerle yalnızca uzlaşmanın gösterilmesi yeterli kılınmıştır. Çünkü, teşebbüslerin rakiplerinden aldıkları bilgiden etkilenmeden davranışta bulunduklarını ispatlamaları güçtür. Dolayısıyla, Komisyonun kararlarında belirtilen “önemli olan anlaşma ve uyumlu eylem arasındaki ayrım değil; m.81 kapsamındaki uzlaşmalar ile salt paralel davranışlar arasındaki ayrımdır” şeklindeki görüş kabul edilmiştir. Bu çerçevede, anlaşma ile uyumlu eylem arasındaki yegane fark, uyumlu eylemdeki delil yükünün
75
biraz daha düşük olmasıdır. Komisyon elindeki delillerin anlaşma sonucuna ulaşmak için yeterli olmadığı durumlarda, başta bilgi değişimi olmak üzere teşebbüsler arasındaki rekabetçi davranışları etkileyebilecek ilişkilere dayanarak uyumlu eylemden hareket edebilecektir.
68 JOSHUA, 1999a, s.7; VAN GERVEN, G. ve E.N. VARONA (1994), “The Wood Pulp Case and the Future of Concerted Practices”, Common Market Law Review, No:31, s.606.
69 Cases T-334/94 etc., Sarrio SA v. Commission (Cartonboard) [1998] ECR II-1439.
70 Cases T-305/94 etc., Limburgse Vinyl Maatschappij NV and Others v. Commission (PVC II) [1999] ECR I-931. 71 Case C-51/92P etc., Hercules Chemicals NV v. Commission (Polypropylene) [1999] CMLR 976.
72 Ayrıntılı bilgi için bkz. ART, J.Y. (1999), “Developments in EC Competition Law in 1998: An Overview”, Common Market Law Review, No:36; JONES, A. ve B. SUFRIN (2001), EC Competition Law Text, Cases, and Materials, Oxford University Press, New York; JOSHUA, 1999a; McQUAIL, T. (2000), “Price Collusion Between Competitiors”, IBC Pricing in Europe Conference, London; SPINKS, S. (2000), “Review of Major Events and Policy Issues”, IBC Advanced EC Competition Law Conference, Brussels; WHISH, R. (2000b), “Recent Developments in Community competition Law 1998/1999”, E.L. REV., No:25.
73 Cases 40/73 etc., Suiker Unie v. Commission (Sugar) [1975] ECR 1663.
74 Bu davada ATAD, “teşebbüslerin pazardaki politikalarını bağımsız olarak belirlemesi gerektiğini, bu bağımsızlık şartının rakiplerin davranışlarına akıllıca ayak uydurulmasına engel olmadığını, ama rakiplerle pazardaki davranışları etkileyecek şekilde doğrudan veya dolaylı ilişki kurulmasını da yasakladığını” belirtmiştir. Bkz. GUERRIN, M. ve G. KYRIAZIS (1992), “Cartels: Proof and Procedural Issues”, B.E. Hawk (der.), Annual Proceedings of the Fordham Corporate Law Institute International Antitrust Law and Policy içinde, s.808; SOAMES, T. (1996), “An Analysis of the Principles of Concerted Practice and Collective Dominance: A Distinction without a Difference?”, E.C.L.R., No:1/1996, s.26.
[75] NEVEN, D., P. PAPANDROPOULOS ve P. SEABRIGHT (1998), Trawling for Minnows European Competition Policy and Agreements Between Firms, Centre for Economic Policy Research, Great Britain, s.61.