Opet Petrolcülük A.Ş. tarafından yapılan dikey anlaşmalar ve çeşitli uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun'un ve 2002/2 sayılı Tebliğ'in ihlal edildiği iddiası.
Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.
E. DOSYA KONUSU: Opet Petrolcülük A.Ş. tarafından yapılan dikey anlaşmalar ve çeşitli uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun’un ve 2002/2 sayılı Tebliğ’in ihlal edildiği iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 19.10.2011 ve 29.12.2011 tarihlerinde sırasıyla 7224 ve 8923 sayılar ile giren başvurular üzerine hazırlanan, 05.01.2012 tarih ve 2011-1-191/İİ-12-389.ŞP sayılı İlk İnceleme Raporu’nun görüşülmesi sonucunda önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen, 16.02.2012 tarih ve 2011-1-191/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır. G. İDDİALARIN ÖZETİ: Y apılan başvurularda özetle, Opet Petrolcülük A.Ş. (Opet)’nin şikâyetçiler ile yaptığı dikey anlaşmaların ve çeşitli uygulamaların 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne aykırı olduğu iddia edilmektedir.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
1. UZN Petrol Ticaret Ltd. Şti. (UZN Petrol) tarafından Opet hakkında yapılan dosya
konusu başvuru bakımından,
a. Taraflar arasındaki dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesinde
düzenlenen istisna hükmünden yararlanamadığı,
b. Bu çerçevede söz konusu anlaşmanın 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış olması
ve anılan tarih itibarıyla bakiye süresinin beş yılı aşması nedeniyle, 18.09.2010
tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamında yer aldığı,
c. Bununla birlikte ilgili dikey anlaşma kapsamında daha önce üzerinde akaryakıt
bayilik faaliyeti yürütülmemiş gayrimenkul üzerinde yeni bir istasyon kurulmuş
olması, istasyona özgü yatırım maliyetinin Opet tarafından karşılanması nedeniyle
ve somut olayın özellikleri dikkate alınmak suretiyle, UZN Petrol’e Opet tarafından
üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden kısmını ödemek
suretiyle anlaşmayı sona erdirme imkânı tanınması şartıyla, ilgili dikey anlaşmaya
21.07.2003 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle bireysel muafiyet tanınabileceği,
Sayfa 2
2. Foçalı Petrol Ürünleri-Haluk FOÇALI (Foçalı Petrol) ile Opet arasındaki dikey
anlaşmanın sona erdiğinin 07.12.2011 tarih ve 11-60/1573-564 sayılı Kurul kararı ile
tespit edilmiş olması karşısında, Foçalı Petrol tarafından yapılan başvuruya ilişkin
olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem tesisine gerek bulunmadığı görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Konu ile İlgili Mevzuat Hükümleri, Danıştay ve Rekabet Kurulu Kararları
2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak tanımlanmaktadır. Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise, Tebliğ ile tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bunun yanında anılan Tebliğ’in 5. maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüğüne veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 39. paragrafında ise, Tebliğ’in 5. maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak düzenlenen istisna konusunda, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna, “öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması ve bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan; faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
Söz konusu hüküm ve açıklamalar irdelendiğinde, bahse konu istisnadan yararlanmanın, öncelikle iki koşuldan birinin varlığına bağlı olduğu görülmektedir. Buna göre alıcı (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini:
- ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst
hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu) üzerinde, - ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde edilen bir ayni veya şahsi kullanım hakkına konu bir tesiste
sürdürmelidir.
Bunun yanı sıra anılan Kılavuz’da açıkça belirtildiği gibi, taraflar arasındaki dikey ilişkinin istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan itibaren
Sayfa 3
yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak kurulması gerekmektedir. Nitekim Total/Akdağ dosyasında, Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13. Dairesinin E.2006/1604 esas numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen 13.05.2008 tarih ve K.2008/4196 sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeye paralellik göstermektedir. Söz konusu kararda özetle; dağıtıcının bayiyle kurmuş olduğu hukuki ilişkinin yani taraflar arasındaki dikey anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira sözleşmesi olmak üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra, Yüksek Mahkeme’nin, bayilik sözleşmesi de dahil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında sonradan oluşacak değişikliklerin değil, anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun olarak kurulup kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu çerçevede yapılması gerektiğine işaret ettiği görülmektedir.
Bunun yanında konunun akaryakıt sektörü özelinde ayrı bir önemi de bulunmaktadır. Şöyle ki; akaryakıt sektöründe akaryakıt istasyonu olmaksızın istasyonlu bayilik faaliyeti yürütülememesi nedeniyle, dağıtım firmalarının ve bayilerin yürüttükleri ticari faaliyet ile istasyon arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde sayılan özel durum bir yana bırakılırsa, beş yıllık rekabet yasağı süresinin esasen; “bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı sözleşmeler yoluyla diğer dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır” olarak yorumlanması gerekmektedir. Diğer taraftan, Danıştayın ve Kurulumuzun konuyla ilgili olarak daha önce almış olduğu kararlar ile de sabit olduğu üzere, intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına neden olmaktadır. Bu bakımdan, bayilik sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı intifa, kira gibi sözleşmelerin, aralarındaki hukuki ve iktisadi ilişki nedeniyle tek bir anlaşma olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygunluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede Kurulumuzun akaryakıt sektöründe dağıtım şirketleri ile bayileri arasında yapılan dikey anlaşmalara ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca, 18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan dikey anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
Anılan Tebliğ ile öngörülen beş yıllık sürenin nasıl hesaplanacağı hususunda ise Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 35. paragrafında, “Beş yıllık rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin hesaplanmasında başlangıç tarihi olarak, taraflar arasında süregelen rekabet yasağına dayalı dikey ilişkiye başlangıç teşkil eden ilk anlaşmanın yapıldığı tarih esas alınacaktır. Taraflar arasındaki, rekabet yasağı içeren bayilik, işleticilik, tedarik vb. sözleşmeler ile birlikte bu sözleşmelerin süresine etki eden intifa, tapuya şerh edilmiş kira, ekipman gibi sözleşmelerin hepsinin aynı anda ortadan kalktığı tarih ise, rekabet yasağının sona erme tarihi olarak değerlendirilecektir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
I.2. Opet Hakkındaki Şikayete İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler
I.2.1. UZN Petrol Ticaret Ltd. Şti.
I.2.1.1. 2002/2 sayılı Tebliğ Kapsamında Değerlendirme
Dosyada yer alan ve raportörlerce taraflardan elde edilen tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden; şikâyet konusu istasyona ilişkin dikey anlaşmanın ilk kez Komsan Kompresör San. ve Tic. A.Ş. (Komsan) ile Opet arasında imzalanan 21.07.2003 tarihli ve 15 yıl süreli bayilik sözleşmesi ile kurulduğu, bu sözleşmeyi müteakiben taraflar arasında imzalanarak tapuya şerh edilen 26.08.2003 tarihli kira sözleşmesi marifetiyle
Sayfa 4
ilgili istasyon üzerinde Opet lehine 15 yıl süreyle kiracılık hakkı tanındığı, bahse konu sözleşmeler sürerken bu kez taraflar arasında 28.11.2006 tarihli ve 15 yıl süreli bir Ek Kira Sözleşmesi düzenlenerek 26.08.2003 tarihli sözleşmeye ek kaydıyla 30.11.2006 tarihinde tapuya şerh edildiği, daha sonra ilgili istasyonun işletme hakkının 08.07.2009 tarihli bayilik sözleşmesi yoluyla Kökler Petrol San. ve Tic. A.Ş.’ye verildiği, son olarak istasyonun çıplak mülkiyetinin 12.12.2011 tarihinde UZN Petrol’e geçtiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan raportörlerce Opet’ten edinilen 02.02.2012 tarihli yazıda, daha önce Komsan ile yapılan bayilik sözleşmesinin istasyonla ilgili ruhsatlandırma işleminin gerçekleştirilebilmesi amacıyla yapıldığı, ancak gerçekte ne Komsan’la ne de UZN Petrol ile bir bayilik ilişkisinin bulunduğu, mevcut durumda istasyonun eski ve yeni malikten bağımsız üçüncü kişi eliyle işletildiği belirtilmekle, zımnen şikâyete konu istasyon üzerindeki dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesinde düzenlenen istisna hükmünden yararlandığı öne sürülmektedir. Bununla birlikte yukarıda yer verilen ilgili mevzuata ve Kurulumuz ile Danıştay kararlarına ilişkin açıklamalarda da belirtildiği
1
üzere, gerek konuya yönelik olarak alınmış olunan pek çok karar gerekse 2002/2 sayılı Tebliğ’in açık hükümleri çerçevesinde, taraflar arasındaki bir dikey ilişkinin istisna hükmünden yararlanabilmesi için söz konusu ilişkinin en baştan itibaren ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu) üzerinde, ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde edilen bir ayni veya şahsi kullanım hakkına konu bir tesiste sürdürülmesi gerekmektedir. Somut olayda ise şikâyete konu istasyon üzerindeki dikey anlaşmanın, Opet ve eski malik Komsan arasında biri 21.07.2003 tarihli bayilik sözleşmesi, diğeri ise 26.08.2003 tarihli kiracılık sözleşmesi olmak üzere her biri onbeşer yıllık iki ayrı sözleşme ile kurulduğu, bahse konu sözleşmeler sürerken bu kez 28.11.2006 tarihli ve 15 yıl süreli ek kira sözleşmesi marifetiyle ilgili anlaşmanın geçerli olacağı sürenin uzatıldığı görülmektedir. Hal böyle iken, ilgili istasyon üzerindeki dikey anlaşmanın anılan Tebliğ’in 5(a) maddesinde öngörülen istisna hükmüne uygun olarak kurulduğunun kabulü mümkün görünmemektedir. Opet’in 21.07.2003 tarihli bayilik sözleşmesinin “yürürlüğe girmediği” iddiası bu değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte bulunmamıştır. Zira her iki tarafı temsile yetkili kişilerce imzalanan 15 yıl süreli bayilik sözleşmesinin yok sayılamayacağı değerlendirilmektedir.
Bu çerçevede ilgili istasyon üzerindeki dikey anlaşmanın 18.09.2005 tarihinden önce kurulmuş olduğu, anılan tarih itibarıyla bakiye süresinin beş yılı aştığı ve yine söz konusu anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanamadığı değerlendirildiğinden, 18.09.2010 tarihine kadar bahse konu Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamında olduğu kanaatine varılmıştır.
I.2.1.2. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre, Rekabet Kurulu, bu maddede belirtilen koşulların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir: Bu koşullar 5. maddede aşağıdaki şekilde sayılmıştır:
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
1
Örneğin Rekabet Kurulunun 03.02.2011 tarihli ve 11-07/133-42 sayılı kararı.
Sayfa 5
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması.
Bununla birlikte dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerine 2002/2 sayılı Tebliğ ile getirilen beş yıllık sürenin üzerinde bir süre için muafiyet tanınması ancak ve ancak çok istisnai hallerde makul görülebilir. Nitekim akaryakıt sektöründeki dikey anlaşmalara çeşitli gerekçelerle 2002/2 sayılı Tebliğ’in üzerinde süreler için bireysel muafiyet tanınması talebiyle bugüne kadar yapılan çok sayıda başvuru, Kurulumuz tarafından ayrıntılı olarak incelenmiş ve bu başvuruların yalnızca sınırlı bir kısmı yukarıda 5. maddede sayılan koşulları sağlar nitelikte bulunmuştur. Bu çerçevede Kurulumuz tarafından akaryakıt sektöründeki dikey anlaşmalara bireysel muafiyet verilebilmesinin şartları 25.02.2010 tarih ve 10-19/229-87 sayılı Delta ve 18.03.2010 tarih ve 10-24/338-122 sayılı Total kararlarıyla belirlenmiş, söz konusu kararlardan sonraki tarihli muhtelif kararlarda da, anılan kararlar emsal alınmak suretiyle, benzer nitelikteki anlaşmalara bireysel muafiyet tanınmıştır. Anılan kararlarda; dikey anlaşmaların, daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler üzerinde kurulmuş yeni akaryakıt istasyonlarına ilişkin olmaları ve akaryakıt istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı tarafından üstleniliyor olması dikkate alınarak, bayilerin beşinci yılın sonunda, dağıtım firması tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona erdirebilmeleri konusunda tarafların anlaşmaları koşuluyla, 10 yıla kadar muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
Dosya mevcudundaki Opet tarafından verilen bilgiye göre, somut olayda da taraflar arasındaki 2003 yılında yapılan dikey anlaşma doğrultusunda daha önce üzerinde istasyonlu bayilik faaliyeti yürütülmemiş gayrimenkul üzerinde, yaklaşık (…..) TL yatırım bedeli Opet tarafından karşılanmak suretiyle akaryakıt satış ve servis istasyonu kurulmuş bulunmaktadır.
Bu bakımdan mevcut durumda ilgili dikey anlaşmanın, Kurulumuzun yukarıda yer verilen bahse konu kararlarında akaryakıt sektöründeki uzun süreli bir dikey anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şartları sağlamış sayılabilmesi için gereken kıstaslar olarak ortaya koymuş olduğu, “daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler üzerinde kurulmuş yeni akaryakıt istasyonuna ilişkin olma” ve “istasyona özgü yatırımların dağıtıcı tarafından üstlenilmiş olması” kıstaslarını sağladığı görülmektedir. Buna karşın bahse konu anlaşmanın ilk beş yıllık uygulama süresinin geçmiş olması ve mevcut durumda malik UZN Petrol’ün ilgili istasyon üzerinde bayilik faaliyeti yürütmemesi dikkate alındığında, yine Kurulumuzun akaryakıt sektöründeki uzun süreli bir dikey anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (c) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları sağlamış sayılabilmesi için gereken kıstaslar olarak ortaya koymuş olduğu “bayinin 5. yılın sonunda, dağıtım firması tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmayı sona erdirebilmesi konusunda tarafların anlaşmaları” şeklindeki koşulun, somut olay bakımından aynen uygulanabilir nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu çerçevede başta ilgili dikey anlaşmanın ilk 10 yıllık uygulama süresinin sona ermesine yaklaşık 17 aylık bir süre kalmış olması ve aslen dikey anlaşmada eski malik Komsan’ın halefi durumunda bulunan UZN Petrol’ün hâlihazırda ilgili istasyon üzerinde bayilik faaliyeti yürütmüyor olması hususu olmak üzere, somut olayın kendine özgü koşulları dikkate alındığında; UZN Petrol’e Opet tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden kısmını ödemek suretiyle anlaşmayı sona erdirme imkânı tanınması şartıyla, ilgili anlaşmaya 21.07.2003 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle bireysel muafiyet tanınabileceği kanaatine varılmıştır.
Sayfa 6
I.2.2. Foçalı Petrol Ürünleri-Haluk FOÇALI
Dosyada yer alan bilgilere göre, taraflar arasındaki dikey anlaşmanın sona erdiğinin 07.12.2011 tarih ve 11-60/1573-564 sayılı Kurul kararı ile tespit edilmiş olması karşısında, Foçalı Petrol tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem tesisine gerek bulunmamaktadır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- UZN Petrol Ticaret Ltd. Şti. tarafından Opet Petrolcülük A.Ş. hakkında yapılan dosya konusu başvuru bakımından,
a) Taraflar arasındaki dikey ilişkin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesinde düzenlenen
istisna hükmünden yararlanamadığına,
b) Bu çerçevede söz konusu anlaşmanın 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış olması
ve anılan tarih itibarıyla bakiye süresinin beş yılı aşması nedeniyle, 18.09.2010
tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamında yer
aldığına,
c) Bununla birlikte ilgili dikey anlaşma kapsamında daha önce üzerinde akaryakıt
bayilik faaliyeti yürütülmemiş gayrimenkul üzerinde yeni bir istasyon kurulmuş
olması, istasyona özgü yatırım maliyetinin Opet Petrolcülük A.Ş. tarafından
karşılanması nedeniyle ve somut olayın özellikleri dikkate alınmak suretiyle, UZN
Petrol Ticaret Ltd. Şti.’ye Opet Petrolcülük A.Ş. tarafından üstlenilen ilişkiye özgü
yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden kısmını ödemek suretiyle anlaşmayı sona
erdirme imkânı tanınması şartıyla, ilgili dikey anlaşmaya 21.07.2003 tarihinden
itibaren 10 yıl süreyle bireysel muafiyet tanınmasına,
2- Foçalı Petrol Ürünleri-Haluk FOÇALI ile Opet Petrolcülük A.Ş. arasındaki dikey anlaşmanın sona erdiğinin 07.12.2011 tarih ve 11-60/1573-564 sayılı Kurul kararı ile tespit edilmiş olması nedeniyle, Foçalı Petrol Ürünleri-Haluk FOÇALI tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem tesisine gerek bulunmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.
Yargı süreci
1 dava
OPET PETROLCÜLÜK A.Ş.
Danıştay 13. Daire · Esas No: 2012/1888
Dava reddedildi — Kurul kararı ayakta · üst mahkeme onadı
Safahat
16.03.2020Üst mahkeme onadı· Dan. İdari Dava Dai. Gn. Krl.· 2018/2456
24.04.2018Dava reddedildi — Kurul kararı ayakta· Danıştay 13. Daire· 2012/1888