İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Tıbbi sarf malzemeleri pazarında, iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı…

Rekabet İhlali15-34/514-162Karar tarihi: 01.09.2015Yayımlanma tarihi: 19.11.2015

Tıbbi sarf malzemeleri pazarında, iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettikleri iddiası üzerine alınan 16.03.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı Kurul kararının, Danıştay 13. Dairesinin 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine konunun yeniden değerlendirilmesi.

Karar bilgileri

Karar sayısı
15-34/514-162
Karar tarihi
01.09.2015
Yayımlanma tarihi
19.11.2015
Karar türü
Rekabet İhlali

Karar metni

71 sayfa · 208.970 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

(Yargı Kararları Üzerine Verilen)

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2002-4-46(Soruşturma)
Karar Sayısı: 15-34/514-162
Karar Tarihi: 01.09.2015

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Ömer TORLAK

Üyeler: Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK B. RAPORTÖRLER: Mehmet YANIK, Esin AYGÜN, Süleyman DAĞDEVİREN

C. ŞİKÂYET EDEN : - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

İnönü Bulvarı No:42 06520 Emek Ankara

D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:

- Tera Medikal Sistemler ve Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.

Üsküp Cad. No:24/9 Kavaklıdere, Çankaya Ankara

(1) E. DOSYA KONUSU: Tıbbi sarf malzemeleri pazarında, iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettikleri iddiası üzerine alınan 16.03.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı Kurul kararının, Danıştay 13. Dairesinin 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine konunun yeniden değerlendirilmesi.

(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Tıbbi Sarf Malzemesi pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u (4054 sayılı Kanun) ihlal ettikleri iddia edilmektedir.

(3) G. DOSYA EVRELERİ: Şikâyet dilekçesinin Kurum kayıtlarına 08.03.2002 tarih ve 1096 sayı ile intikali üzerine hazırlanan 29.03.2002 tarihli Bilgi Notu, Rekabet Kurulunun 09.04.2002 tarih ve 02-21/234-M sayılı toplantısında görüşülerek soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.

(4) Yapılan önaraştırma sonucunda Rekabet Kurulunca alınan 06.06.2002 tarih ve 02- 36/396-164 sayılı kararın Danıştay 13. Dairesinin 22.06.2005 tarih ve 2005/938 E., 2005/3245 K. sayılı kararıyla “yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı” gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine Rekabet Kurulu, 15.08.2005 tarih ve 05-51/785-M sayı ile 28 teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına karar vermiştir. 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hakkında soruşturma açılan teşebbüsler ve şikayetçiye soruşturma açıldığına dair bildirim yapılmış ve söz konusu bildirime cevaben gönderilen ilk yazılı savunmalar alınmıştır. Rekabet Kurulunun 09.02.2006 tarih ve 06-11/142-M sayılı kararı ile soruşturmanın süresi 6 ay uzatılmıştır.

(5) Soruşturma Heyeti’nce hazırlanan 15.08.2006 tarih ve SR/06-17 sayılı Soruşturma Raporu, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca Rekabet Kurulunun tüm üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince 30 gün içerisinde ikinci yazılı savunmaların gönderilmesi talep edilmiştir.

Sayfa 2

(6) Medim Dış Tic. A.Ş. (MEDİM), Arte Dış Tic. A.Ş. (ARTE), Meday Sağlık Ürünleri Paz. Tic. Ltd.Şti. (MEDAY), Proses Medikal Analitik Sistemler Paz. San. ve Tic. A.Ş. (PROSES), Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti. (TARCEM), Mutlu Medikim Tıbbi Malz. Tic. Ltd. Şti. (MUTLU MEDİKİM), Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş. (SESA), Onmed Tıbbi Ürünler Paz. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. (ONMED), Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş. (ELEKTRA), Tera Medikal Sistemler ve Elektronik San. Tic. Ltd. Şti. (TERA) ve Promesis Profesyonel Medikal Sistemler San. ve Tic. A.Ş. (PROMESİS) 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek süre talebinde bulunmuştur. Rekabet Kurulu tarafından ikinci yazılı savunma süresi için ek süre talebinde bulunan teşebbüslere 30 günlük ek süre verilmiştir.

(7) Taraflardan Anki Medikal Paz ve Tic. Ltd. Şti. (ANKİ), Dörtel Medikal Ürünler İthalat, İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. (DÖRTEL), Ekin Sağlık Ürün. Paz ve Tic.Ltd. Şti. (EKİN), Poyra Dış Tic. Ltd. Şti. (POYRA), ELEKTRA, Formed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti. (FORMED), Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd Şti. (SUMED), Light Medikal Tıbbi Malzeme İhr-İth. Ltd. Şti. (LIGHT), MEDAY, MEDİM-ARTE, Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş. (MEDİSTAR)-Nemed Tıbbi Ürünler San ve D IŞ T İC. Ltd. Şti. (NEMED), MUTLU MEDİKİM-TARCEM, ONMED, P-M Group Tıbbi Malzeme Pazarlama Ltd. Şti. (P- M GROUP), Remed Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Şti. (REMED), Reysaş Tıbbi Cihaz. Tem. ve Tic A.Ş. (REYSAŞ), PROSES, PROMESİS, SESA, Selen Biomedikal Mühendislik ve Ticaret Ltd. Şti. (SELEN) ve TERA ikinci yazılı savunmalarını yapmıştır. Soruşturma Raporu’nda yer alan AGE İthalat İhracat Ltd. Şti. (AGE), MMT Merit Medikal Ltd. Şti. (MMT), ELT Endoluminal Sist. Ltd. Şti. (ELT), Genç Girişim Medikal Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (GENÇ GİRİŞİM) ise kendileri ile ilgili yapılan tespit ve değerlendirmelere itiraz etmemiş ve savunma haklarını kullanmamışlardır. İkinci savunmalarında birincisine nazaran farklılıklar bulunan teşebbüslerin savunmalarına yönelik Soruşturma Heyeti’nin değerlendirmelerini içeren 29.11.2006 tarihli Ek Görüş Raporu, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca Rekabet Kurulunun tüm üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiştir.

(8) Soruşturma taraflarından ANKİ, DÖRTEL, EKİN, POYRA, ELEKTRA, FORMED, SUMED, MEDAY, MEDİM, ARTE, MEDİSTAR, NEMED, MUTLU MEDİKİM, TARCEM, ONMED, P-M GROUP, REYSAŞ, PROMESİS, PROSES, SESA, TERA, MMT üçüncü yazılı savunmalarını yapmış, diğer teşebbüsler ek savunma göndermemiştir. Teşebbüslerin üçüncü savunmaya ilişkin 30 günlük süreleri 16.01.2007 tarihinde sona ermiştir.

(9) 24.01.2007 tarih ve 07-09/50-M sayılı Kurul kararı ile sözlü savunma toplantısının 06.03.2007 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Anılan tarihte yapılan sözlü savunma toplantısının ardından Kurul, 16.03.2007 tarihinde 07-24/236-76 sayı ile nihai kararını vermiştir. Söz konusu kararda;

- Tıbbi sarf malzemeleri pazarında, arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi, fiyat ve

satım şartlarının rakiplerle birlikte belirlenmesi, pazarın bölüşülmesi ve rakip

teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4.

maddesinin ihlal edildiğine,

- Aralarında TERA’nın da bulunduğu 6 teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin

ikinci fıkrası uyarınca 2001 yılı net satışlarının takdiren %5’i oranında idari para cezası

verilmesine,

- On iki teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2001 yılı

net satışlarının takdiren %4’ü oranında idari para cezası verilmesine,

- 4 teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2001 yılı net

satışlarının takdiren %2’si oranında idari para cezası verilmesine,

Sayfa 3

- 6 teşebbüsün ise 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediğine

karar verilmiştir.

(10) Gerekçeli kararın taraflara tebliği ertesinde, TERA tarafından Kurul’un 16.03.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı kararının söz konusu şirkete yönelik kısımlarının iptali istemiyle dava açılmıştır. Danıştay 13. Dairesi, 16.02.2010 tarih ve 2007/11233 E., 2010/1337 K. sayılı kararı ile söz konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Anılan kararın davacı şirket tarafından temyizi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunun 20.02.2014 tarih ve 2010/3065 E., 2014/420 K. sayılı kararı ile Danıştay 13. Dairesince verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez Danıştay 13. Dairesi, 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı kararı ile söz konusu bozma kararına uyarak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle dava konusu Kurul kararının iptaline karar vermiştir. Anılan karar Rekabet Kurumu kayıtlarına 30.07.2015 tarihinde intikal etmiştir.

(11) Bunun üzerine Kurul, 01.09.2015 tarih ve 15-34 sayılı toplantısında, mezkûr mahkeme kararı çerçevesinde hazırlanan 26.08.2015 tarih ve 2002-4-46/BN sayılı Bilgi Notu’nu görüşerek konuya ilişkin nihai kararını vermiştir.

(12) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Soruşturma raporunda ilgili raportörlerce;

- ELT ve GENÇ GİRİŞİM hakkında başlanmış olan soruşturmanın, ilgili teşebbüslere

ilişkin 4054 sayılı Kanun ihlalini oluşturacak yeterli belge bulunamaması sebebiyle

kapatılması gerektiği;

- ANKİ, ARTE, DÖRTEL, EKİN-POYRA, ELEKTRA, FORMED-SUMED, LIGHT, MMT,

MEDİM, MEDİSTAR-NEMED, MUTLU MEDİKİM-TARCEM, ONMED, REMED,

REYSAŞ, PROSES, PROMESİS, SESA, SELEN, TERA’nın Türkiye iyileştirici nitelikli

kardiyoloji malzemeleri pazarında rekabeti engelleyici, bozucu ve sınırlayıcı şekilde

fiyat tespit etmek, pazar paylaşmak, ortak satım şartları tespit etmek, ihalelere fesat

karıştırmak ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin piyasa dışında belirlenen

davranışlarla haksız yere zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini

ihlal ettikleri ve ilgili teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası

uyarınca 2006/1 sayılı Tebliğ ile değişik 6.368 TL’den az olmamak üzere 2002 mali yıl

sonunda oluşan yıllık gayrı safi gelirlerinin %10’una kadar para cezası ile

cezalandırılmaları gerektiği ifade edilmiştir.

(13) Danıştay 13. Dairesinin iptal kararı üzerine hazırlanan 26.08.2015 tarih ve 2002-4-46/BN sayılı Bilgi Notu’nda ise;

- Rekabet Kurumu kayıtlarına 11.08.2015 tarih ve 3775 sayı ile intikal eden bilgi ve

belge talebine cevap yazısından da anlaşılacağı üzere TERA’nın; 2001 mali yıl

sonunda oluşan net satışlarının (…..) TL; 2006 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının

(…..) TL; 2014 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının (…..) TL olduğunun görüldüğü, - Yapılan inceleme sonucunda, TERA’nın 2014 yılındaki gayrisafi geliri üzerinden

hesaplanacak olan idari para cezası miktarının, 2001 ve 2006 yıllarındaki gayrisafi

gelirleri üzerinden hesaplanacak idari para cezaları miktarlarına kıyasla daha düşük

olduğu,

- Dolayısıyla, 4054 sayılı Kanun’un bugün yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile değişik

16. maddesi hükmünün, ihlal tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesi hükmüne

kıyasla TERA bakımından daha lehe bir düzenleme olduğu,

- Danıştay 13. Dairesinin 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı

kararında öngörüldüğü şekliyle; 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde yapılan

Sayfa 4

değişikliğin davacı lehine sonuç doğurduğunun dikkate alınması gerektiği ve TERA’ya 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin yürürlükteki hükümleri uyarınca karardan bir önceki yıl olan 2014 mali yılı sonunda oluşan gayri safi gelirleri üzerinden idari para cezası verilmesi gerektiği

ifade edilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

I.1. Danıştay 13. Dairesinin İptal Kararı

(14) Danıştay 13. Dairesinin 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı iptal

kararında, İdari Dava Daireleri Kurulunun 20.02.2014 tarih ve 2010/3065 E., 2014/420 K.

sayılı kararında belirtilen gerekçeler aynen aktarılarak, davacı TERA’nın, tıbbi sarf

malzemeleri pazarında, arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi, fiyat ve satış

şartlarının rakiplerle birlikte tespit edilmesi, pazarın bölüşülmesi ve rakip teşebbüslerin

faaliyetlerinin zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğinin

açık olduğuna karar verilmiştir.

(15) Ancak Danıştay 13. Dairesinin söz konusu kararında;

- 4054 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, yasaklanmış olan davranışların gerçekleştirildiği tarihten bir yıl önceki mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verileceği yolundaki hükmün, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 472. maddesi ile “…nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idari para cezası verilir.” şeklinde değiştirildiği,

- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel Kanun Niteliği” başlıklı 3. maddesinde, bu Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı ifadelerine yer verildiği; “Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının göndermede bulunduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrasında ise, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümlerinin farklılığı halinde, failin lehine olan kanunun uygulanacağının kurala bağlandığı,

- Davacı şirkete 4054 sayılı Kanun’un işlemin tesisi tarihinde yürürlükte olan 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, eylemin en son gerçekleştiği yıl olan 2002 yılından bir önceki yıl olan 2001 yılı gayri safi geliri üzerinden para cezası verildiği; ancak davacı tarafından sunulmuş olan dilekçelerden şirketin 2006 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının 2001 yılındaki net satışlardan daha düşük olduğunun görüldüğü; 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 472. maddesi ile yapılan değişiklik çerçevesinde 2006 yılı gayri safi gelir üzerinden idari para cezası verilmesinin davacının lehine olduğu,

- Bu durumda tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren diğer teşebbüslerle birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği saptanan davacı şirketin, anılan Kanun’un 16. maddesinde yapılan ve lehine sonuç doğuran değişiklikten yararlandırılarak, nihai karar tarihine en yakın mali yıl olan 2006 yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi geliri üzerinden cezalandırılması gerektiğinden, işlem tesis tarihinde yürürlükte olan yasa hükmü uyarınca 2001 yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi

Sayfa 5

gelirlerinin %5’i üzerinden para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu

Rekabet Kurulu kararında hukuka uygunluk görülmediği

gerekçesiyle Rekabet Kurulunun 16.03.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

I.2. İlgili Pazar

I.2.1. İlgili Ürün Pazarı

(16) Hakkında soruşturma yürütülen taraflar sağlık kuruluşlarına tıbbi sarf malzemesi temin etmektedirler. Taraflarca sağlık kuruluşlarına temin edilen tıbbi sarf malzemeleri genel olarak; koroner stent, kalp pili, kalp kapakçığı, PTCA, defibrilatör gibi ürünlerden oluşan iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf malzemeleridir. Bu anlamda ilgili ürün pazarının “iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf malzemeleri pazarı” şeklinde alt pazara ayrılması mümkün olmakla beraber, soruşturma konusu açısından herhangi bir farklılık doğurmayacağı için ilgili pazar genel olarak tıbbi sarf malzemeleri pazarı olarak belirlenmiştir.

(17) Stent, ana maddesi paslanmaz bir metalin lazer ışını yardımıyla özel dizaynla kesilmesi sonucu oluşan, yaklaşık iki toplu iğne başı genişliğinde, dizaynı gereği çapının genişleme özelliği olup, olağan halde yeniden daralma özelliği bulunmayan boru biçimli tel bir kafestir. Bu tel kafes içinde özel yapılmış bir balonla damarın daralan bölümüne stent, kılavuz tel aracılığıyla yerleştirilmekte, bu aşamada vücut dışındaki bir pompa aracılığıyla bu balon şişirilmektedir. Balonun şişme derecesine göre genişleyen stent, damarın tıkalı bölümünde bir genişleme sağlamaktadır. Balonun havasının alınmasını müteakiben stent genişlemiş haliyle damar içinde kalmakta ve böylelikle damarın daralan bölümünde istenen genişleme ve dolayısıyla yeterli kan akışı sağlanmaktadır. Kalp pili ise sağ kulakçıkta elektrik uyarıları çıkaran ve sinüs düğümü adı verilen özel hücre gruplarının olağan çalışmadığı durumlarda veya kalp içi elektriksel iletim yollarında blok oluştması halinde, elektriksel uyaranlar göndererek kalbin düzgün çalışmasını sağlayan bir araçtır. Son olarak, kalp içi defibrilatör (AICD), kalp kaslarının fibrilasyonunu (kalbin fazla hızlı ya da zayıf çarpmasını) önlemek için elektrik şokları oluşturan bir alettir. Ani ölümlere neden olabilecek ventriküler aritmisi bulunan hastalarda kullanılmaktadır. Kalp pili ve defibrilatör hastanın göğüs kafesinin içindeki kaslı bölgeye yerleştirilmekte, elektrotları ise kalp içine takılmaktadır. Bu ürünlerin yanında, kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan ve kardiyovasküler cerrahi (KVC) branşı konusu olan yapay kalp kapakları, monoleaflet kalp kapakları (tek yapraklı) ve bileaflet kalp kapaktan (çift yapraklı) olarak ikiye ayrılmaktadırlar. Bu kapaklar en çok mitral ve aort ameliyatlarında kullanılmaktadır.

(18) Tarafların sağlayıcısı olduğu ürünlerden sadece ikisi, stent ve balon, ülkemizde de üretilebilmektedir. Dolayısıyla, ülkemizde satışa sunulan iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf malzemeleri başta ABD, Japonya ve AB üyesi ülkeler olmak üzere ağırlıklı olarak yurt dışından ithal edilmektedir.

I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar

(19) Tıbbi sarf malzemeleri, homojen arz ve talep koşulları nedeniyle ülke genelinde alınıp satılabildiğinden, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.

Sayfa 6

I.3. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller

I.3.1. Rekabeti Önleme Amaç ve Etkili Anlaşmalar Yapılmasına İlişkin Tespitler

(20) 1. ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN'in bilgisayarından alınan 01.02.2002 tarihli belgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Toplantı Notları:

1. Cerrahi malzemeler ve İntraaortik balon dışında kalan tüm konsinyeler tüm

Türkiye'deki hastanelerden 1 Şubat 2002 tarihinde çekilecektir.

2. Firmalar bayilerinin de alınan kararlara uygun hareket etmesinden sorumlu

olacaktır.

3. Hastanelere firmaların oluşturacağı gruplar tarafından ziyaret edilmek suretiyle

alınan bu karar açıklanacaktır.

4. Nemed firması da CE dosyası için yaptığı klinik çalışmaları erteleyecektir.

5. Kardiyoloji çalışma grubu tarafından Star gazetesinde çıkan habere bir tekzip

yazısı gönderilecektir.

6. Kardiyoloji çalışma grubunun aldığı tüm kararlar 17 Ocak tarihli yazıda İmzası

bulunan tüm firmalara bildirilecektir.

7. Kardiyoloji çalışma grubu tarafından tüm ilgili bakanlıklara bir yazı yazılarak

gerekirse karşılıklı görüşme için randevu talebinde bulunulacaktır.

8. Kardiyoloji Çalışma Grubu:

Başkan: İbrahim Erdoğan [Sesa]

Genel Sekreter: Banu Ünal [Medim-Arte]

Defibrilatör - pacamaker koordinatörü: Leyla Tekbulut [Remed]-A. Reşit

Onuralp [Onmed]-Serkan İncekli [Medistar-Nemed]-Mert Aygen [Tera]

Kardiyoloji koordinatörü: Osman Sürücü [Ekin-Poyra]-Murat Özügüzel

[Formed]-Erdal Ergene [Medim-Arte]-Osman Alkan, Ahmet Tatar [Anki].”

(21) 2. MEDİM’den Erdal ERGENE ve Aydın ÜNAL, ONMED’den Mehmet Nazif EDİN ve Ali Reşit ONURALP, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, SESA’dan İbrahim ERDOĞAN ve EKİN’den Osman SÜRÜCÜ’ye Kardiyoloji Çalışma Grubu toplantısında alınan kararlara ilişkin olarak gönderilen 28.01.2002 tarihli elektronik posta iletisinde;

“- Tüm konsinyeler tüm Türkiye’deki hastanelerden 1 Şubat 2002 itibariyle çekilecektir.

- Firmalar bayilerinin de alınan kararlara uymasından sorumlu olacaktır.

- Nemed firması CE dosyası için yaptığı klinik çalışmayı erteleyecektir.

- Grubun aldığı kararlar, 17 Ocak tarihli yazıda imzası olan tüm firmalara

bildirilecektir.”

ifadeleri yer almaktadır.

(22) 3. SESA’dan İbrahim ERDOĞAN, MUTLU MEDİKİM’den Cezmi MUTLU, MMT’den Cumhur ÇEKEN, REMED’den Leyla TEKBULUT, ONMED’den Mehmet Nazif EDİN, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL, FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL, ELEKTRA’dan İsmail C, EKİN’den Osman SÜRÜCÜ, ARTE’den Orkide SALAR ve TERA’dan Mert AYGEN arasındaki 29.01.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

Sayfa 7

“Yaptığımız çalışmalara bağlı olarak bir takım kararlar aldık ve bir takım görevler yüklendik. Bu karar ve görevler aynı anda yerine getirilmek zorundadır. Hepimiz buna göre disipline olmak zorundayız.”

(23) 4. 30.01.2002 tarihinde ONMED ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen

aşağıdaki elektronik posta iletisinde Pacing ve Elektrofizyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı

Firmalar Platformu (PEFİP) Etik Kodeksi hakkında bilgi verilmektedir.

“PEFİP Etik Kodeksi

1. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili Kurumlar (SSK, Emekli Sandığı, vs.) ile yapılacak tüm fiyat teklifleri ve sözleşmelerinde ortak hareket edecektir.

2. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını ödüllendirme amacı doğrultusunda, doktorlara nakit para (parasal rüşvet) teklif etmeyecektir, rüşvet yolunu kesinlikle reddedecektir.

3. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını ödüllendirme amacı doğrultusunda, doktorların nakit para (parasal rüşvet) dışındaki isteklerini (menkul ya da gayrimenkul değer) ancak diğer PEFİP üyesi firmalara danışarak giderebilecektir.

4. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını ödüllendirme amacı doğrultusunda, özel hastanelerin komisyon isteklerini ancak diğer PEFİP üyesi firmalara danışarak belirleyecektir. Özel hastanelere uygulanan komisyon oranları tüm PEFİP üyesi firmalar tarafından belirlenecek ve aynı seviyede tutulacaktır.

5. PEFİP, Yeşil Kartlı hastalar için her PEFİP üyesi firma için kota ve her model cihaz için fiyat belirleyecektir. PEFİP üyesi firma, bu kota ve fiyatlara kesinlikle uyacaktır. 6. Pacing ve Elektrofizyoloji merkezlerine yapılacak büyük yatırımlar (capital investment), tüm PEFİP üyesi firmaların bilgisi dâhilinde yapılacaktır. Hiçbir PEFİP üyesi firma, hiçbir Pacing ve Elektrofizyoloji merkezinde tekelleşmeye gitmeyecektir ve yatırımları malzeme kullanımı karşılığı diğer bir, iki, vs. sayıda PEFİP üyesi firma ile paylaşacaktır.

7. Yerel Pacing ve Elektrofizyoloji toplantılarını, tüm PEFİP üyesi firmalar ortak düzenlemeye gayret edecektir.

8. Yurtdışı Pacing ve Elektrofizyoloji toplantıları ve kongrelerinin organizasyonu ve sponsorluğu (örnek: NASPE, CARDIOSTIM, EUROPACE) tüm PEFİP üyesi firmalar tarafından ortak planlanacak ve uygulanacaktır.

9. PEFİP üyesi bir firma, ürün veya servis bazında teknik bir sorun ile karşılaştığında (recall, safety alert, hasta takibinde olabilecek aksaklık, personel hatası vs.), tüm PEFİP üyesi firmalar, sorunlu PEFİP üyesi firmaya yardım ve desteklerini şartsız verecektir. Herhangi bir doktor, dernek veya medya kuruluşunun gerçekleri saptırarak yaptığı veya yapacağı söylem ve eylemler durumunda, tüm PEFİP üyeleri ortak hareket edecek ve ilk etapta bir deklarasyon hazırlayacaktır ve bu deklarasyonu Türk Kardiyoloji Derneği'ne ve/veya kamuoyuna sunacaktır. Deklarasyon sonrası söylem ve eylemler durdurulamadığı ve sorunlu PEFİP üyesi firmanın asılsız söylem ve etkinlikler neticesinde prestij, satış, hatta Kurumlar ile yaptığı anlaşmaların kaybı söz konusu olduğu takdirde, tüm PEFÎP üyeleri ortak hareket ederek gerçekleri saptırıcı eylem ve söylemde bulunan doktor veya doktorları, dernek veya dernekleri ve

Sayfa 8

medya kuruluş veya kuruluşlarını protesto ve boykot edecek, hatta tüm yasal yolları arayacaktır.

10. Aşağıda adı geçen PEFİP üyesi firmalar yukarıda PEFİP Etik Kodeksi'nde belirtilen tüm maddeleri kabul ettiğini ve bu maddeler doğrultusunda hareket edeceğini taahhüt eder.

1. MEDİKİM adına Cezmi Mutlu

2. MEDİSTARadına Mehmet Tüysüz
3. MMTadına Cumhur Çeken
4. ONMEDadına Mehmet Edin
5- REMEDadına Leyla Tekbulut
6- REYSAŞadına Altan Ataman
7- SESA/Matekadına İbrahim Erdoğan
8- TERAadına Mert Aygen”

(24) 5. SESA’dan İbrahim ERDOĞAN, MUTLU MEDİKİM’den Cezmi MUTLU, REMED’den

Leyla TEKBULUT, ONMED’den Mehmet Nazif EDİN, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER,

MEDİM’den Aydın ÜNAL, FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL, ELEKTRA’dan İsmail C.,

EKİN’den Osman SÜRÜCÜ, ARTE’den Orkide SALAR, TERA’dan Mert AYGEN,

PROSES’den İdeal ÖZTOKLU, ANKİ’den Ahmet TATAR, REYSAŞ, TARCEM, DÖRTEL,

LIGHT ve AGE arasındaki senet tanzimine ilişkin elektronik ortamdaki 01.02.2002 tarihli

yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Bugün İstanbul’da yapılan toplantıda Cezmi Mutlu (Medikim), Leyla Tekbulut (Remed) ve Mehmet Tümer (Medistar) anlaşma gereği vermeleri gereken senetleri imzalamış ve teslim etmişlerdir. Ankara’dan da Mert Aygen (Tera) söz konusu senedi imzalamış ve tarafımıza göndermek üzeredir.”

(25) 6. İlk olarak 04.02.2002 tarihinde saat 09:57’de Murat ÇELEBİ tarafından SESA’dan

Hasan ÇEVİK’e; daha sonra yine aynı gün saat 11:22’de Hasan ÇEVİK tarafından

onmed-1; mtumer@medistar.com.tr, TERA; leyla.tekbulut@remed.com.tr ve MEDİKİM’e

gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Değerli Arkadaşlar,

Bildiğiniz gibi Medistar, Medikim, Remed, Tera, Onmed ve Sesa olarak hareketimizdeki kararlılığımızı gerekli taahhütler ile güçlendirdik. Ancak henüz MMT ve Reysaş firmaları belirtilen taahhütleri yerine getirmemişlerdir. Bu nedenle bundan sonra pil grubu içerisinde gerçekleşen bazı sirkülâsyonlar (e-mail, faks) kendilerine iletilmeyecektir. Öncelikle sizlerden ricamız kendi kişisel ilişkilerinizi de kullanarak bu firmalara taahhütleri yerine getirmeleri konusunda uyarıda bulunmanızdır. Bu taahhüt grubumuzda yer alabilmenin ilk ve vazgeçilmez koşuludur.”

(26) 7. 18.02.2002 tarihinde MEDİM’den Aydın ÜNAL tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Grup Mensupları, Yarın hazır herkes gelmişken, sözleşmelerin de son şeklini getirirseniz orada yetkililer tarafından imzalanır. Cumhur Çeken’in senedini, imzalaması için yanımda götürüyorum. İ.Erdoğan”

“Sn.İ. Erdoğan, Sözleşmenin son iki şeklini de yanımda getiriyorum. Özellikle Ankara’daki arkadaşların tamamına imzalatmış olarak sözleşme konusu bitmiş olur.”

Sayfa 9

(27) 8. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde, Kardiyoloji Çalışma Grubu Üyelerinin avukat nezdinde Sözleşme imzalayıp

teminat senedi hazırladıklarına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,

Konuyla ilgili olarak hazırlanan sözleşmede taraflar

1) Emin Aydın ÜNAL

2) İbrahim ERDOĞAN

3) Cenk TOPARLAKLI

4) Hüseyin ÜNVER

5) Mehmet TÜMER

6) Mehmet EDİN

7) Cezmi MUTLU

8) Leyla TEKBULUT

9) Mert AYGEN

10) Haydar OBALİ

şeklinde olmalı. Bunlara Rıfat Bey, Sinan Bey ve Cumhur Bey ilave edilebilir.

Avukatla bir sözleşme yaparak;

1) Hazırlanmış olan senetlerin yeddi emin olarak kendisine teslim edileceği

2) Bu senetten, adi ortaklık sözleşmesinde belirtilen amaçlar dışında kullanılamayacağı ve üçüncü kişilere hiçbir surette devredilemeyeceği, kefalet olarak kullanılamayacağı belirtilmeli.

3) Adi sözleşmeye imza koyan tüm ortakların onayı ve başkanın bu kararı tevsiki ile senetler iade olabilir veya irad kaydedilebilir maddesinin konması diye düşünüyorum. Bilgilerinize sunulur.”

(28) 9. MEDİM ortaklarından Aydın ÜNAL’ın SESA’dan İbrahim ERDOĞAN’a gönderdiği

04.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın İbrahim Erdoğan, Av. Ersin Bey tarafından gönderilen taslak son şekli ile ilişiktedir. Öncelikle inceleyip, uygunsa tüm çalışma grubu mensuplarına iletilmesini rica ederim.” Anılan taslaktan alıntı: “ Ortaklardan birinin sözleşme hükümlerine yahut alınacak kararlara aykırı davranması halinde, aykırılığın ne olduğu hususunda sebep dahi göstermeksizin, diğer ortakların % 70 çoğunluk ile alacakları karar ile aykırı davranan ortağın vermiş olduğu senet paraya çevrilerek, ortaklığa irat kaydedilecektir.”

(29) 10. MEDİM’den Aydın ÜNAL ile Avukat Ersin YILMAZ arasındaki 04.02.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:

“Sayın Ersin Yılmaz, Hazırlamış olduğunuz adi ortaklık mukavelesinin aşağıdaki değişiklikler yapılarak revize edilmesini, ayrıca üstlenmiş olduğunuz yedieminlik görevinin aşağıdaki görüş çerçevesinde tanzim edilmesini, senetlerin muhafazası için bir banka kasası kiralanmasını rica ediyorum.”

‘Aşağıdaki görüş’ ile kast edilen satırlar Hasan ÇEVİK tarafından 04.02.2002 tarihinde gönderilen elektronik posta iletisinde yer alan;

Sayfa 10

“Taraflar Aydın Ünal (Medim), İbrahim Erdoğan (Sesa), Cenk Toparlaklı (Formed), Hüseyin Ünver (Ekin), Mehmet Tümer (Medistar), Mehmet Edin (Onmed), Cezmi Mutlu (Medikim), Leyla Tekbulut (Remed), Mert Aygen (Tera), Haydar Obalı (Light Medikal). Bunlara Rıfat, Sinan (Elektra) ve Cumhur (MMT) da ilave edilebilir. Bu senetler sözleşmede belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz ve üçüncü kişilere devredilemez. Kefalet olarak kullanılamaz.” ifadeleridir.

(30) 11. MEDİM’den Emin Aydın ÜNAL, SESA’dan İbrahim ERDOĞAN, FORMED’den Cenk

TOPARLAKLI, EKİN ve POYRA’dan Hüseyin ÜNVER, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER,

ONMED’den Mehmet Nazif EDİN, MUTLU MEDİKİM’den Zeynep MUTLU, REMED’den

Leyla TEKBULUT, TERA’dan Mert AYGEN, LIGHT’tan Haydar OBALI, Bülent

USTAOĞLU ve Mustafa TEZ tarafından imzalanan Adi Ortaklık Ön Mukavelesi’nde

aşağıdaki hususlar yer almaktadır:

“Tarafları:

1- Emin Aydın ÜNAL

2- İbrahim ERDOĞAN

3- Cenk TOPARLAKLI

4- Hüseyin ÜNVER

5- Mehmet TÜMER

6- Mehmet EDİN

7- Zeynep MUTLU

8- Leyla TEKBULUT

9- Mert AYGEN

10- Bülent USTAOĞLU

11- Mustafa TEZ

12- Haydar OBALI

KONUSU: Esas mukavele sonradan hazırlanmak üzere, aşağıdaki amaçlar doğrul- tusunda ön hazırlıkların ikmali, fizibilite çalışmaları yapılması, tarafların sermaye taahhüdü gibi amaca uygun ön hazırlıkların düzenlenmesidir.

AMAÇ: Sağlık alanındaki mevcut boşluğun ülkenin ihtiyacı doğrultusunda giderilmesi için, bir televizyon kanalı ve radyo istasyonu kurularak bilimsel gelişmelerin takibi, bu alandaki yeniliklerin ve teknolojinin ülkeye transferi, bu hususta kamuoyu oluşturularak halkın aydınlatılması, bu alanda çalışan bilim adamlarının ihtiyaç duyduğu bilimsel gelişmelerin takibi ve onlara ulaştırılarak bilimsel çalışmalarında teşvik edilmesi, kamuoyunun öncelikle koruyucu sağlık hizmetleri açısından bilinçlendirilmesidir.

SERMAYE

Şirket ortaklan tarafından, işin ciddiyetini teminen kurulması planlanan şirkete sermaye koyma yükümlülüklerine teminat teşkil etmek üzere kişi (ortak) başına 250,000 USD (ikiyüzellibin amerikan doları) lık bono tanzim edilerek akdin imzası ile birlikte ortak kasaya/yediemine tevdi edilecektir.

Sermayenin İrad Kaydedilmesi

Ortaklardan birinin sözleşme hükümlerine yahut alınacak kararlara aykırı davranması halinde, aykırılığın ne olduğu hususunda sebep dahi göstermemizin

Sayfa 11

diğer ortakların %70 çoğunluk ile alacakları karar ile aykırı davranan ortağın vermiş olduğu senet paraya çevrilerek ortaklığa/ üç aylık süre sonunda feshe karar verilmesi halinde diğer ortaklara eşit miktarda irad kaydedilecektir. Senetlerin paraya çevrilerek irad kaydedilmesi amacına yönelik %70 çoğunlukla alınacak kararlar hiçbir şekilde tartışılmayacaktır.

Aleyhine karar alınacak ortaklar, her türlü kanuni takibatı ve bu doğrultuda alınacak kararları kabul ettiklerini ve bu hususta her türlü itiraz haklarından iş bu sözleşmeyi imzalamakla feragat ettiklerini beyan, kabul ve taahhüt ederler.

SÜRE

İşbu ön protokol imza tarihinden itibaren 3 (üç) aylık süre için akdedilmiş olup, aşağıdaki fesih hallerinden birsinin gerçekleşmesi ve/veya esas mukavelenin tanzimi ile nihayet bulacaktır.

AKDİN FESHİ

Sözleşme aşağıdaki hallerde fesholacaktır.

1- Üç aylık süre bitiminde, oy birliği ile alınacak karar ile

2- Her bir ortak için üç aylık süre bitiminde, sebep göstermeksizin ayrılmak istediğinde, o ortak için sözleşme feshedilmiş sayılacak olup, diğer ortaklar sözleşmenin devamı konusunda muhtardırlar. Ortaklıktan ayrılan ortağın sermaye taahhüdü bakımından koymuş olduğu senet, aykırı davranışı nedeni ile irad kaydedilmemiş ise kendisine iade edilecektir.

İş bu ön protokol, Türk Ticaret Kanununda öngörülen, ticari şirket- ortaklık- kazanç sağlamaya yönelik tüzel kişiliğe haiz olmayıp, birlikte imzalanarak yürürlüğe girmiştir.”

(31) 12. 11.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından MUTLU MEDİKİM’den

Cezmi MUTLU ve Zeynep MUTLU, ONMED’den Ali Reşit ONURALP, MEDİSTAR’dan

Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, FORMED’den Murat

ÖZÜGÜZEL, Osman ALKAN’a, SESA’dan İdeal ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, TERA,

ANKİ, EKİN, PROSES ve LIGHT’a gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasında

anlaşma için toplantı yapıldığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:

“SSK'da yapılan toplantı sonucu her ne kadar pil satışları konusunda bir esneklik ortaya çıkmış ise de Stent ve diğer malzemeler konusunda henüz böyle bir karar alınmamıştır. Yapılacak toplantının şartları, haksız rekabet ortamının giderilmesine yönelik tedbirler ve çalışma prensipleri ortaya çıkmadan mal teslim etmek isteyen arkadaşlara diyecek bir şeyimiz yok! Bugün saat 13.00'te Altunizade'deki irtibat büromuzda yapılacak toplantıya müşterek menfaatlerimiz nedeniyle herkesin katılması çok elzemdir!..”

(32) 13. 16.04.2002 tarihinde PEFIP Grubu üyeleri arasında elektronik ortamda gerçekleşen

yazışmalarda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Perşembe akşamı Hilton Oteli’nde yeni bir PEFIP toplantısı öneriyoruz. Emekli Sandığı için hazırlanan taslak listeyi ne zaman düşünüyoruz? Ali Reşit Onuralp” “Toplantının Hilton dışında yapılmasının daha iyi olacağını düşünüyorum. Atilla Küçükyalçın”

(33) 14. 11.02.2002 tarihinde SESA ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen

elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

Sayfa 12

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları, 8 Şubat’ta Ankara’da yapılan toplantıda ortaya çıkan gelişmeler önemlidir. Birlik beraberlik içinde mesafe almak kolay! Zaruret olmadıkça tüm toplantılarımız Altunizade’de yapılacaktır. Toplantılara tüm firmalar yetkili ortakları ile katılmalıdır. Toplantılardan önce mutlaka gündem tespit edilmeli ve toplantı bu gündem ile yapılmalıdır.”

(34) 15. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 16.05.2002 tarihinde saat 10:21:15’te ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve babası Osman EDİN arasındaki telefon görüşmesinde

aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Osman: Bence sizin bir yani grup halindesin ya, bir avukatlan beraber olmanızda fayda var.

Mehmet: Hı, şimdi okey, başka bir firmanın sahibiylen görüştüm de, O da dedi ki O görüşmüş üç tane avukatınlan, bilgi olarak veriyim sana.

Osman: Hı.

Mehmet: Şey, DGM Mali Polisi görevlendirîrmiş, Mali Polis'de gelip ifade alırmış, prosedürü bu.

Osman: Anladım.

Mehmet: Bu bu.

Osman: Böyle.

Mehmet: Tamam.

Osman: Dolayısıyla?

Mehmet: Dolayısıyla yapılacak şey bu yani bize Mali Polis gelebilir bugün yarın.

Osman: O değil Mehmet, sizin birisiyle danışmanız, Mali Polis geldiği zaman ne söyleyeceğinizi.

Mehmet: Ha bir şeyi de sana anlatayım, bugün rekabet kurulundan iki tane müfettiş bizim Sader Yönetim Kurulu üyelerimizden birine, birinden ifadesini aldı, orda da söylenen şey bu biz bir Şubattan evvel bir yazı yazmıştık her tarafa, işte reçete işine geri dönmezseniz kaos olacak, biz malzeme veremez duruma düşecez, çünkü ihaleyle alınamaz bu mallar dîye bir şeyler yazmıştık, mektuplar yazmıştık, onun altına da yirmi tane yirmi sekiz tane firma imza atmıştı.

Osman: Hı.

Mehmet: Araştırmalarının sebebi de bu firmalar tekel oluşturuyor mu? bir de ihaleye fesat karıştırdılar mı? doğruları da anlattığın zaman, doğrular da nedir? Hayır, ihaleye fesat karıştırılmadı, herkes teklifini verdi, ama SSK yönetim kurulu en düşük teklifin yüzde on eksiğine herkese kabul ettirmeye zorladı.

Osman: Hı.

Mehmet: Firmalar da o fiyata satamadığı için, ihale gerçekleşemedi.

Osman:Hı hı.

Mehmet: îkincisi de bu firmalar böyle bir deklarasyon da bulundular, bulunmalarının sebebi de Sağlık Bakanlığını ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını yanlış yolda.

Osman: Bunlar.

Sayfa 13

Mehmet: Bunlar işte ama ortak denecek lafların hepsi bunlar zaten baba.

Osman: İşte tamam peki yani bunlara herkesin bilmesi lazım.

Mehmet: Tabi tabi.

Osman: Hakikatleri nasıl ifade edilecek, nedir ne oluyor, yani bir avukat bu işi koordine etmeli.

Mehmet: Anladım.

Osman: Bir avukat bu işi koordine ediyor olmalı, link sen olmalı falan yani.

Mehmet: Şimdi mesela şuan bizim böyle toplanmamız da bir nevi rekabet kuruluna aykırı, yani anlıyorum dediğini ortak bir tane avukat olmalı diyorsun.

Osman: Ortak olmasın, hepinizin ayrı ayrı avukatları olsun, o avukatlar konuşuyor olsun, yani ne yapmanız gerektiğini bir tartmanız lazım…”

(35) 16. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Murat ÇELEBİ tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde anlaşmaya taraf firmaların taahhütlerini yerine getirmesi için çalışma yapılması

istenmektedir. Buna göre;

“Sayın Mert Aygen,

Pil grubu içerisinde yer alan SESA, Onmed, Medistar, Medikim, Remed ve siz gerekli taahhütleri yerine getirerek kararlılıklarını ortaya koymuşladır. Ancak henüz Reysaş ve MMT firmaları istenilen taahhütleri yerine getirmemişlerdir. Bu nedenle pacemaker grubu içerisinde gerçekleşen e-mail ve faks sirkülâsyonlarının da, taahhütlerini yerine getirene kadar bu iki firmaya durdurulmasını talep etmekteyiz. Sizden ricamız Ankara'daki kişisel ilişkilerinizi kullanarak bu iki firmanın da gerekli taahhütleri yerine getirmeleri konusunda girişimde bulunmanızdır. Bu iki firmaya ilaveten CCC ve Neurocor firmaları da SSK'ya başvurmuş olduklarından eğer grup içinde yer almak istiyorlarsa belirtilen taahhütlere uymaları gerekmektedir. Bu iki firmanın da Ankara firması olmasından dolayı yine bu konuda da sizden yardımınızı rica ediyoruz.”

denilmektedir.

(36) 17. 15.03.2002 tarihli SESA’dan Murat ÇELEBİ ve TERA ortaklarından Mert AYGEN’e ait

elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Murat Çelebi (Sesa):

…Düzenli yapmayı planladığımız toplantılarımızın yapılmaması ve mesaj trafiğimizdeki azalma grubun birlikteliği konusunda derin endişeler uyandırmaktadır. Haftaya yapmayı planladığımız toplantının Perşembe yapılacak olması ise acil bekleyen konular nedeni ile geç gibi görünmektedir. Önerimiz toplantının Salı günü olması ki Cumhur Bey de Salı günü İstanbul'da olacak, Perşembe günü de gelecek olanlarla gerekirse tekrarlanması.

Mert Aygen (TERA):

Lütfen panik yapmayalım. Stent işinin böyle olacağı zaten en bastan belliydi biz de o yüzden ayrı bir grup yapmıştık hatırlıyorsanız ve de aynı sebepten ayrı senet verelim diyorduk. Hiç endişelenecek bir şey yok, yapmamız gereken şey sadece birliğe devam.

Birbirimizi kırmadan görüşlerimizi ve duyduklarımızı bildirelim (tabi kesin kanıtlar varsa bilemem) ve cevap isteyelim tabi ki. Eminim Medistar’ın aşağıdaki söylentiye cevabı hazırdır.

Sayfa 14

Reysaş ile yaptığım görüşmeler doğrultusunda defalarca bizle birlikte olduklarını fakat Rıfat beyin senet vermediğini söylüyorlar. Yapacak bir şey yok. Zaten şimdiye kadar % 30’u verdiler de bütün pilleri onlar mı taktı. Her koşulda bizim şu anda ki birliğimiz bozulmadığı sürece sonuç kesin başarı olacaktır.”

(37) 18. ONMED ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen 22.03.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde firmalar arasındaki anlaşmanın sürdürülmesini temin etmek için

gösterilen çabalara işaret eden şu ifadeler yer almaktadır:

Leyla Tekbulut (Remed):

“Daha önceki çeşitli mesajlarımızda bayilerle ilgili problemlerimizi sizlere bildirmiş ve tespit edilen ve bizim üzerinde hassasiyetle durduğumuz bayi komisyonu nedeniyle bazı bayilerimizi ve satışları kaybettiğimizi anlatmıştık. Ayrıca yine gruba bu sorunun bir tek bizim tarafımızdan yaşanan bir sorun olup olmadığını sormuş ve aldığımız cevaplardan öyle olduğuna hayret ederek karar vermiştik.

Dünkü toplantıya aynı konuyu getirdik ve REMED olarak yıllardır çalıştığımız bayimiz TALYA'yı örnek vererek bir çözüm bulmamız gerektiğini söyledik.

Oysa çözüm zaten bizim dışımızdaki firmalar tarafından üretilmiş ve uygulanmakta imiş. Örneğin, bizim gündeme getirdiğimiz bayimiz TALYA zaten TERAMED ile çok daha iyi şartlarda çalışmak üzere anlaşmak üzere imiş. Bugün Serdar Kızılkaya ile görüşüldüğünde ayrıca kendisi bunca yıldır bize ekmek yediren bir kişi olarak son derece kırgındı ancak Mert Aygen'in kendisine tanıdığı muhtelif haklar nedeniyle de ona son derece müteşekkirdi. Bizimle yüz yüze görüşmeyi bile zorla kabul etti ve pazartesiye randevu verdi.

Yaptığımız değerlendirmede biz REMED olarak şu karara vardık:

Pacemaker grubunun çok önemli bir fırsatı ele geçirdiğini ve birlik beraberliğin tüm grup mensupları için yararlı olacağına inancımız tamdır ve REMED olarak bu grubun aldığı kararları çok ciddiye almaktayız. Ancak ayni inancı maalesef tüm grup mensupları ile paylaşamamaktayız ve kararları ciddiye aldığımız için de mağdur olmuş bulunuyoruz. Bu nedenle bundan böyle pacemaker grubu içinde yer almaktan vazgeçtiğimizi bildirir, kalan arkadaşlara bundan sonraki çalışmalarında başarılar dileriz.”

Ali Reşit Onuralp (Onmed):

“Sayın Leyla Hanım,

İşbirliğimizi bu seviyelere taşıdıktan sonra, herhangi bir grup mensubu arkadaşın aramızdan ayrılmasını büyük üzüntüyle karşılarız. Grubun çözülmesi, hepimize zarar verecektir! Aramızda halledilmeyecek hiç bir sorun yoktur. Remed dışında başka bir firmanın alınan kararları ciddiye almadığı görüşü doğru değildir. Talya konusunda yapılması gereken şey, Tera'nın Remed'den resmen özür dileyip, Talya ile olan tüm bağlarını derhal koparmasıdır. Gerekirse, Tera dışındaki firmalar da Talya ile herhangi bir ilişkiye girmeyeceğini Remed'e taahhüt etmelidir. Böylelikle Talya’nın Remed dışında bir firma ile çalışma imkânı kalmayacaktır. Beraberliğimizin devam etmesi ümidi ile...”

(38) 19. REMED’den Leyla TEKBULUT’un tepkisine ilişkin olarak TERA ortaklarından Mert

AYGEN ile SESA’dan Murat ÇELEBİ’nin 25.03.2002 tarihli cevaplarına ise aşağıda yer

verilmiştir:

Mert Aygen - TERA (Leyla Tekbulut’a cevaben):

”Sayın Leyla Hanım ve arkadaşlar;

Sayfa 15

Bizim en bastan beri tutumumuz herkes tarafından biliniyor sanırım. Şimdiye kadar Trabzon’daki %5’lik bayi hatasından başka da bir hatamız veya karar dışı hareketimiz olmamıştır. Umarım bu konudaki uyumumuz herkes tarafından da biliniyordur. Bu konuda "hayır siz kararlara uymuyorsunuz" diyen varsa lütfen söylesin çünkü Leyla hanımın yaptığı gibi herkesin aklındakiyle sözündekinin bir olmasını istiyorum. Ben de aynısını yapıyorum zaman zaman Medistar veya Medikimi veya da başka firmaları eleştiriyor, cevap istiyorum. Toplantıda da söylediğim gibi ancak bu şekilde işlerin yolunda gideceğini düşünüyorum.

Dünkü toplantıda herkes vardı. Talya medikalin bayilik konusuna benim yaklaşımım Remed dışında kimseden aksi bir tepki almadı. Bende konuyu savunurken mantıki acıdan haklı olduğumu düşündüğüm için ve oradan herkesin hemfikir olarak ayrılması için konuyu üstüne basarak tekrar tekrar izah ettim. Anladığım kadarı ile de diğer bütün firmaların yaptığı şey aynıydı. Bir bayi hem acenteye veya özel hastaneye anlaştığımız üzere 10% verip hem de nasıl para kazanacak?

Leyla Hanım, kızgınlığınızı anlıyorum ama bir kez daha düşünün, çünkü orada herkesin konuya bakışı benim gibiydi. Talya konusuna gelince, konuştuğumuz gibi, bence öncelik sizindir ve bayinizi almak gibi hiçbir düşüncemiz olamaz. Eğer bayiniz başka sebeplerden değil de komisyon meselesi yüzünden 2 ay önce çalışmayı durdurmuşsa lütfen konuyu Talya ile görüşüp halledin çünkü benim onlara vaat ettiklerim gerçekten toplantıda söylediklerimden başka birsek değil. Ekliyorum, sizin Talya ile çalıştığınız yerlerin biri hariç hepsinde biz zaten varız ve pazar payımızda bayi kullanmamızı engelleyecek kadar iyi (Taşra için konuşuyorum). Yani Talya'ya verilmiş bir sözümüz veya tanınmış hak yok ve ayrıca çalışacağı alan olarak sizi seçmesi daha mantıklı olacaktır.

Tekrar ediyorum arkadaşlar bu sitenin ve toplantılarımızın amacı içinde bulunduğumuz durumdan iyi bir şekilde çıkabilmektir, bu yolda en son Reysaş'ın da uyumu ile daha da iyi bir yere gelebiliriz, eleştiriler ve anlaşmazlıklar olabilir yeter ki kimse ark niyetli olmasın, biz değiliz ve bu son olayın üzerinde bu kadar durmam da bu yüzden.”

Murat Çelebi (Sesa):

”Sn. Leyla Hanım ve pacemaker grup üyeleri,

Birlik ve beraberliğimizin giderek önem kazandığı bir ortamda ayrılıkların hiçbirimize fayda getirmeyeceğini düşünüyorum. Konuşarak, tartışarak ve en önemlisi daha sık biraraya gelerek aramızdaki sorunları aşabileceğimize inanıyorum. Bugüne kadar gayet seviyeli ve yapıcı birçok toplantı gerçekleştirdik, bu da çözemeyeceğimiz hiç bir sorunun olmadığını, olmayacağım gösteriyor. Kararınızı yeniden gözden geçirmenizin hepimiz için çok önemli olduğuna inanıyorum.”

(39) 20. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde firmaların kararlılığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları;

1) Alınan prensip kararlarından, ufak hesaplar nedeniyle kısmi bozulmalar, kendimizi piyasaya rezil etmekten başka bir işe yaramayacaktır. Bu durumları, lütfen yazı ile birbirimize sirküle edelim. İkili görüşmelerden ve karşılıklı muhaberattan kaçınalım lütfen!

2) Bu amaçla hastanelere yazılan yazının hastanelerin yanı sıra tüm kullanıcılara dağıtılmasında yarar olacaktır.

Sayfa 16

3) Bizi desteklemeyen ve vaka yapmakta direnen kişilerin de tespit edilerek ileriye yönelik olarak yapacağımız planlarda gözden geçirilmeleri gerekir.

4) Herkes birbirini marke etsin ancak en akıllı ve mantıklı çözüm; haklı ve doğru bir nedenle Pil, ICD ve Stent yapacak firmaların bunu, evvelden gruba gerekli bilgileri vererek sirküle etmeleri gerekiyor. (Sayın Osman Sürücü örneği gibi!) Bugünden sonra bu şekilde davranmayıp olay ortaya çıktıktan sonra müdafaasını yapan veya kendisini savunan firmaların güvenilirliği de tartışma konusudur!

5) Bizleri desteklemeyerek mallarımızı geriye vermeyen ve bizi müşkül durumda bırakan hastanelerin de tespit edilerek, gelecekte buralara konsinye malzeme bırakılmaması sağlanmalıdır. Bugünden itibaren bu tür hastanelere konsinye bırakan veya ACİL şemsiyesi altında mal bırakan firmalar da sözleşmeyi bozmuş sayılacaklardır. DURUMU BİLGİLERİNİZE SUNAR, HERKESİN SORUMLU DAVRANMASI RİCA OLUNUR.”

(40) 21. 15.02.2002 tarihinde elektronik ortamda SESA’dan İbrahim ERDOĞAN ile ARTE ve

MEDİM ortaklarından Aydın ÜNAL arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır:

“Sayın Kardiyo Çalışma Grubu Mensupları,

Birlik ve beraberlik havasının devam etmesi için, çoğunluk ile alınmış olan kararlara herkesin uyması gerekir. Örneğin, Int Hospital’a bir yazı yazılmış! Bu yazı ile bizi destekleyen insanların hiddetini üzerimize çekmiş bulunuyoruz. Bu yazı neden yazıldı? Çalışma grubu olarak başarının koşulları; inanmak, güvenmek, temiz ve büyük düşünmektir. Piyasada otokontrol yaparken centilmence ve mantıklı davranmalı, yıpratıcı hareketlerden kaçınmalı. Stratejimizi tekrar etmenin yararlı olacağına inanıyorum: Mevcut sistemi açmak, tebliğden kurtulmak Taahhütname işini çözmek Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak Yeni protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak Genelge yürürlükte kalacaksa, çalışanlar için strateji geliştirmek.

İbrahim Erdoğan”

(41) 22. 15.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“… Bu gelişmeler karşısında stratejimizi tekrar etmenin yararlı olacağına inanıyorum;

a) Mevcut sistemi açmak, tebliğden kurtulmak.

b) Taahhütname işini çözmek

c) Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak

d) Yeni protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak

e) Genelge yürürlükte kalacaksa, "çalışanlar" için strateji geliştirmek.”

(42) 23. SESA ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen 12.02.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Kardiyo Grubu, Az önce aldığımız bilgiye göre Emekli Sandığı da reçete işine olur veriyormuş. Herkesin gözü aydın. Düşündüğümüz her şeyi aşama aşama elde ediyoruz. Birlik beraberlik ve dürüstlükle hareket edince her şey hallediliyor.”

(43) 24. MEDİSTAR ve NEMED’in ortaklarından Mehmet TÜYSÜZ’ün 16.01.2003 tarihinde

verdiği ifadesine aşağıda yer verilmiştir:

Sayfa 17

“Ben bugün özellikle makamınıza gelerek bazı gerçekleri dile getirmek için ifade vermek istedim. Emniyet Müdürlüğünde ve C.Başsavcılığında sorgularım sırasında bazı olayları açıkla anlatamadım. Çünkü korku hali içindeyim. Şimdi bildiğim tüm gerçekleri size anlatmak istiyorum.

2001 yılının mayıs ayı içerisinde dünyada stend fiyatlarında aşırı derecede bir düşüş meydana gelmiştir. Zira teknolojik gelişmeler ve yeni üreticilerin piyasaya girmesi bir arz fazlalığı yaratmıştır. O dönemde Türkiye’de stend ve kalp pili satan firmalar arasında bir panik başladı. Zira Dünya da artık 300 dolar civarındaki stend fiyatı varken bu stendler Türkiye de kamu kurumlarına 1715 dolar ve üzerindeki fiyatlarla satılmaktaydı. O dönemde malzeme satıcısı İbrahim Erdoğan'ın çevresinde bulunan diğer tıbbi malzeme satıcılarından oluşan bir gruba sürekli toplantılar yaptırdığını gördüm. Amaç Türkiye’deki pil ve stend fiyatlarının düşmesini önlemeye yönelik olarak gizli bir oluşum içinde çalışmak. Bu toplantılara genellikle Cezmi Mutlu, Cenk Toparlaklı, Hüseyin Ünver, Aydın ve Banu Ünal, Murat Özügüzel, Mehmet Nazif Edin, Ali Reşit Onuralp, Cezmi Mutlu’nun adını hatırlayamadığım kızı, Leyla Samiye Tekbulut ve Mehmet Tümer katılıyorlardı. Bu toplantıların yukarıda belirttiğim gibi asıl amacı Türkiye’de malzeme fiyatlarının indirilmesine yönelik çalışmaları engellemekti. Bu amaçla bu grubun, politikacıları devreye soktukları, onlarla görüştüklerim örneğin Hüsamettin Özkan'ın devreye sokulmak istendiğini, bu kişiyle görüşüldüğünü hatta Rahşan Ecevit'e ulaşılıp ondan bir talimat alınmaya çalışıldığını, yine Yaşar Okuyan'la iki kez görüşülerek ona malzeme fiyatlarının düşürülmesi konuşunda baskı yapılmaya çalışıldığını biliyorum. 2001 yılı içinde kesin tarihini hatırlayamadığım bir gün İbrahim Erdoğan hepimizi topladı. Bizlere fiyatların indirilmemesi için bir oluşum işine gireceklerdi. Hatta bu amaçla bir televizyon kanalı kuracaklardı. Gereken gücü kullanacaklardı. Yine İbrahim Erdoğan böyle bir oluşumu ilerde büyük bir şirkete dönüştürebileceklerini hepimizin bir arada davranacağını söyledi.

Aslında önce stend satan firma sahipleri bir araya geldiler. Böyle bir birlik oluşumuna geçtiler. Ben o dönemde yapılan toplantılarda ve alınan karardan uzak kaldım ancak Türkiye'ye ilk defa yerli stendi üretmiştim Bana karşı ürettiğim stend dolayısıyla fiyatların düşmesi gibi bir durum yaratabileceğinden tepki vardı. Bütün firmaların bana yönelik bu tepkilerinden çekindim. Sadece siz nasıl bir karar alıyorsanız ben de ona uyarım demekle yetinip bir haber gönderdim. Bir süre sonra bu kez pil satıcıları arasında yine bir oluşum başlatıldı. Amaç aynıydı. Genellikle Cezmi Mutlu'nun bürosunda toplanılıyordu. Ben bu toplantılara bir kez iştirak ettim. Ancak benim grubumdan Mehmet Tümer ile Atilla Küçükyalçın bu toplantıların tümüne katıldılar tüm ayrıntıları onlar bilirler. Bu toplantıların birinde yani stende ilişkin toplantılarından birinde 'İbrahim Erdoğan katılanlardan senet istedi. Senetler 250 bin dolar değerinde dolduruldu. Aslında senetlerin düzenlenmesinde ki temel amaç ilerde fiyatları düşürecek firmalar aleyhine bu senetleri tahsile koyarak o firmaları maddi yönden güç duruma sokmaktı. Benim ucuz stend üretmeme rağmen bu senet imzalama işine katılmaktan başka bir çarem yoktu. Zira o dönemde benim stendimi ilişki içinde oldukları doktorlara kullandırıp hastaların ölümüne neden olarak bunu benim aleyhime kullanabileceklerinden korkuyordum. Zira o dönemde Koşuyolu Kalp Hastanesi doktorlarından Fikret Turan benim stendime büyük bir tepki gösteriyordu. Hatta ihaleye girip ihalede benim stendimin alınması gibi bir durum ortaya çıkarsa sonuçlarını sen düşün diye beni tehdit etmiştir. Ayrıca İzmir Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Oktay Ergene de benim stendimin kötü olduğu yolunda genel bir imaj yaratıp bu stendin kullanılmaması yolunda tutanaklar tutturduğunu da biliyorum. Bu nedenle o dönemde korkumdan senedi imzalamak

Sayfa 18

zorunda kaldım. Nitekim Oktay Ergene'nin tutanakları bu senet imzalanmasından sonra oldu. Ben şüphelerimde haklı çıktığımı böylece gördüm. Bu senetler size ayrıca gönderilecektir. Senetlerle ilgili olarak bir de protokol düzenlendi. Protokolde gerçek amaç gizlendi. Senetlerin verilişine bir kılıf uyduruldu. Bu işte asıl önderliği yapanlar çok sayıda mal satanlardır...”

I.3.2. İlgili Pazardaki Ürünlerin Arz Koşullarının Piyasa Dışında Belirlenmesine

İlişkin Tespitler

(44) Tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren soruşturma tarafı teşebbüslerin mal

vermeme boykotu uyguladığı, konsinyeleri hastanelerden çektiği ve ihalelere katılmamak

suretiyle ilgili pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesine yol

açtığına ilişkin tespitlere aşağıda yer verilmektedir.

(45) 25. Hastanelere (Devlet, SSK, Üniversite ve Özel) ve diğer sağlık kurumlarına

gönderilen, altında ilgili pazarda faaliyet gösteren 24 teşebbüsün imzasının bulunduğu

17.01.2002 tarihli mal vermeme ve konsinyelerin geri çekilmesine ilişkin yazıya aşağıda

yer verilmiştir:

“Sayın İlgili, Bizler, Türkiye Sağlık Sektörüne yıllardır hizmet veren ve Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelere, SSK hastanelerine, Üniversite hastanelerine ve Özel hastanelere malzeme temin eden firmalarız.

....

Bu şartlar altında, hastanelerdeki konsinye malzemelerimizi geri çekmek, hasta başvurularına olumsuz cevap verme tedbirine başvurmak zorunda kalacağız. Gelecek günlerde ne yapacağımızı bilemediğimiz için bu tedbir kendimizi korumak amacıyla ortaya koyacağımız en doğal savunma hakkımızdır. Bugünden itibaren 15 gün içerisinde bu konudaki belirsizlikler giderilmediği takdirde üzülerek ve istemeyerek de olsa malzeme teslimlerimizi 1.2.2002 tarihiden itibaren durdurmak zorunda kalacağımızı bilgilerinize sunuyoruz.”

(46) Söz konusu belge unvanları aşağıda yer alan teşebbüslerce imzalanıp kaşelenmiştir. 1. Anki Medikal Paz ve Tic. Ltd. Şti

2. Arte Dış Tic A.Ş

3. Dörtel Ltd.

4. Ekin Sağlık Ürün. Paz ve Tic. Ltd. Şti.

5. Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.S.

6. ELT Endoluminal Sist. Ltd

7. Formed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.

8. Light Medikal Tıbbi Malzeme İhr-İth Ltd. Şti.

9. MMT Merit Medikal Ltd. Şti.

10. Medim Dış Ticaret A.Ş.

11. Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.

12. Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti.

13. Nemed Tıbbi Ürünler San ve DIŞ T İC. Ltd. Şti

14. Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic Ltd. Şti

15. Remed Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Şti

Sayfa 19

16. Reysaş Tıbbi Cihaz. Tem ve Tic. A.Ş.

17. Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.

18. Proses A.Ş.

19. Promesis Prof. Medikal sis. San. ve Tic. A.Ş.

20. Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş.

21. Selen Ltd.

22. Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd Şti.

23. Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti.

24. Tera Medikal Ltd. Şti.

(47) Aynı içerikli yazı 30.01.2002 tarihinde dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

Yaşar OKUYAN’a da gönderilmiştir.

(48) 26. 23.01.2002 tarihinde SSK Başkanlığına gönderilen ve aralarında ANKİ, NEMED,

ONMED, LIGHT, PM GROUP, MEDİM, SESA, PROSES, TARCEM, EKİN, GENÇ

GİRİŞİM, ARTE, MEDİSTAR, FORMED, POYRA ve AGE’nin de bulunduğu 20 teşebbüs

tarafından imzalanan “Tıbbi İyileştirici Nitelikteki Sarf Malzeme Alımı ve Protokolleri”

konulu belgede;

“Sayın Başkan,

29/12/2001 talihli Resmi Gazete de yayınlanan ilanınız gereği Tıbbi İyileştirici Sarf Malzeme ihalenize protokol yapılmak üzere tekliflerimizi vermiş bulunuyoruz. Aynı zamanda gerek sözleşme metnine dönük eksikliklerin hatırlatılması, gerekse de geçmişte imzalanan taahhütnamelerin ne olacağı konusuna soru ve önerilerimizi içeren çeşitli yazılar tarafınıza iletilmiştir.

...

Yukarıda kısaca bahsettiniz belirsizlikler nedeniyle ticari faaliyetlerimiz büyük bir belirsizlik içine girmiştir. Bizler yarın karşımıza ne çıkarılacağı konusunda hiç bir öngörüye sahip değiliz.

...

Yukarıda belirtilen hususlara 31.1.2002 tarihine kadar resmi bir cevap alamadığımız takdirde ithalatçı ve üretici firmalar olarak tüm piyasa faaliyetlerimizi 1.2.2002 tarihinden itibaren durdurmak durumunda kalacağımızı üzülerek tekrar bilgilerinize arz ediyoruz.”

ifadeleri yer almaktadır.

(49) 27. İzmir Özel Şifa Hastanesi, Florence Nightingale Hastanesi ve Üniversal Hastanesi

yetkililerine hitaben yazılan her bir yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Biz aşağıda isimleri belirtilen firmalar, bildiğiniz gibi kardiyoloji alanında geniş bir ürün yelpazesine sahibiz.

Maliye Bakanlığının 07.01.2002 tarihli tebliğinden sonra kardiyoloji alanındaki sarf malzemelerinin alımında büyük belirsizlikler meydana gelmiştir.

Bu sebepten 17.01.2002 ve 30.01.2002 tarihlerinde tüm ilgili makamlara yazılı olarak müracaat edilmiş ve bu belirsizliğe kesin bir çözüm bulunamazsa 01.02.2003 tarihi itibariyle Türkiye’deki tüm hastanelerden konsinye malzemelerimizi çekeceğimiz 26 firma tarafından bildirilmiştir.

Sayfa 20

Mücadelemizi anlatabilmek için İstanbul, Ankara ve İzmir'de ekipler kurulup tüm hastane yönetimleri ziyaret edilmiş, tüm ilgili doktorlar tarafımızda yer almıştır.

Yaptığımız tespitlere göre Adana bölgesinde sadece sizin hastanenizde Formed firmasından alınmış stentler bulunmaktadır.

Adana bölgesindeki hastanelerden de bu mücadelemize tam destek aldık. Ancak sizin durumunuzdan dolayı bütçenizdeki diğer hastanelerde de tedirginlik yaşanmaktadır.

Biz bu mücadeleyi tüm hastaneler, tüm ilgili doktorlar, tüm ilgili firmalar ve dernekler namına yürütmekteyiz. Bu sebepten hastaneniz ve Sn. Doktorlarınızı da bu mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz. Acil olmadığı müddetçe elinizdeki stentleri kullanmamanızı önemle rica ediyoruz. Bilhassa SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-kur hastalarına işlem yapmamanızı rica ediyoruz.

Bu konu sizler, bizler ve sektörümüz için hayati önem taşıdığından gerekli ilgiyi ve desteği göstereceğinizden eminiz. Bu destek ve anlayışı göremememiz durumunda aşağıda isimleri bulunan firmalar ve bizi destekleyecek tüm diğer firmalar ile birlikte hastanenize hiç bir şekilde malzeme verilmeyeceğini üzülerek bildiririz.

Bu yazı sırf polemikleri ve yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için verilmiştir. İlginiz ve desteğinizden dolayı teşekkürler.

1. Anki Medikal Paz. ve Tic. Ltd. Şti.

2. Arte Dış Tic. Ltd. Şti.

3. Ekin Sağlık Paz. Tic. Ltd. Şti.

4. Formed Tıbbi Ürün. Paz. ve Dış Tic..

5. Medim Dış Tic. A.Ş.

6. Medisis Müh. ve Tic. Ltd. Şti.

7. Medistar Biyomedikal Müh. A.Ş.

8. Onmed Tıbbi Ür. Paz. ve Dış Tic. Ltd.

9. Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.

10. Proses San. ve Tic. A.Ş.

11. Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş.”

(50) 28. ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN’in 08.01.2003 tarihli polis ifadesinde;

“kurumlara hitaben yazılan yazıya imza attık. Benim kaşemin altına, benim adıma bilgim dahilinde Meday’ın sahibi İsmail Uğur imza attı.” denilmektedir.

(51) 29. 08.01.2003 tarihinde ARTE Genel Müdürü Orkide SALAR tarafından birlikte karar

alma, mal vermeme ve konsinyelerin çekilmesi konularına ilişkin olarak Kaçakçılık ve

Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde verdiği ifadesinde;

“Ankara’daki toplantılara ben katılıyordum, İstanbul’daki toplantılara Aydın Ünal katılıyordu. 28.1.2002 tarihli toplantıda firmalar SSK’ya mal vermeme konusunda karar almıştır, bu kararı ben de imzaladım.”

demiştir.

(52) 30. ARTE Genel Müdürü Orkide SALAR polis ifadesinde ise birlikte karar alma, mal

vermeme ve konsinyeleri çekmeye ilişkin olarak;

Sayfa 21

“SSK’nın stent fiyatlarını önce 450 daha sonra 260 dolara kadar düşürmesi üzerine, tüm şirketlerle birlikte SSK hastanelerine stent satılmaması konusunda karar aldıklarını”

ifade etmiştir.

(53) 31. SESA ortaklarından İbrahim ERDOĞAN 10.01.2003 tarihinde savcılıkta verdiği

ifadesinde birlikte karar alma ve mal vermemeye ilişkin olarak;

“Belirsizliğin giderilmesi amacıyla çeşitli firmalar bir araya geldik… Bu dönem içerisinde çeşitli hastanelerde bulunan ürünlerimizin kullanılmamasını istedik. Madem ihale sistemi geçerli, o halde malı ihaleyle alın” diyerek, bazı hastanelerde o ürünü kullandırmadık.”

demiştir.

(54) 32. DÖRTEL’in ortaklarından Fuat İlker ÇIKIKÇI’nın birlikte karar alma, mal vermeme ve

konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 28.01.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde; “Firmalar arasında bazı toplantılar gerçekleştirildi. 28.1.2002 tarihinde yapılan toplantıya ben de katıldım. Firma temsilcileri buradaki toplantıda bu genelge konusunu gündeme getirdiler. Malzeme satışını durdurma ve hastanelerde bulunan konsinye ürünleri de geri çekme kararı aldılar. Ben o toplantıda hazırlanan yazıyı imzalamakla birlikte konuya bir şerh getirdim buna göre diğer firma temsilcilerine sattığımız ürünlerin insan hayatı ile doğrudan ilgili olduğunu belirterek hayati tehlikesi bulunan kişilerin tedavisinde kullanılan bu malzemelerin satışının durdurulmaması gerektiğini belirttim. Ancak konsinye ürünlerin geri çekilmesine ilişkin kararı ben de onayladım zira Maliye Bakanlığı bu tip kullanıma açılmış malzemelerin parasının ödenmeyeceğini belirten bir genelge yayınlamıştı.”

denilmektedir.

(55) 33. ELEKTRA’nın ortaklarından Mehmet Sinan KARAASLAN’ın birlikte karar alma, mal

vermeme ve konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 28.01.2003 tarihinde verdiği savcılık

ifadesinde;

“28.1.2002 tarihinde bir otelde kardiyoloji firmalarınca bir toplantı yapıldı, ben de katıldım. Belli bir tarihten sonra ürün satışının durdurulması yönünde bir karar alındı, bu kararı ben de imzaladım. Bu dönemde aslında çok sayıda toplantı yapıldı, zaman zaman kardiyoloji firmaları bir araya geldi, zaman zaman da SADER altında toplantılar gerçekleşti.”

denilmektedir.

(56) 34. LIGHT’ın ortaklarından Haydar OBALI’nın mal vermeme ve konsinyeleri geri

çekmeye ilişkin olarak 28.01.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;

“Malzeme verilmemesi için dokuz bayimize faks çektik ve Emekli Sandığı, Bağ Kur ve kurum hastalarına tıbbi malzeme verilmemesini bildirdik.”

denilmektedir.

(57) 35. LIGHT’ın ortaklarından İlker USLUER’in birlikte karar alma, mal vermeme ve

konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 29.01.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde; “bir yazı getirilerek imzalamamız istendi, ben de imzaladım.”

denilmektedir.

(58) 36. ANKİ’nin ortaklarından Ahmet TATAR’ın birlikte karar alma, mal vermeme ve

konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 29.01.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;

Sayfa 22

“Belli düşünceleri bakanlara ilettik, yazıların altındaki imzalar bana aittir. Konsinye malları hastanelerden aldık.”

denilmektedir.

(59) 37. MEDAY’da ofis boy olarak çalışan Bektaş KADEROĞLU’nun konsinyeleri geri

çekmeye ilişkin olarak 28.04.2003 tarihinde Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde verdiği

ifadesinde;

“2002 yılının ilk aylarında, Salih Uğur ve İsmail Uğur beni odalarına çağırarak, ‘Hacettepe’deki bütün konsinye ürünlerimizi al’ dediler. Ben de konsinyeleri toplayıp firmaya getirdim ve kendilerine teslim ettim. Zaten kendilerinde Hacettepe de bulunan firma konsinyelerin listesi vardı. Bana da bu listeyi verdiler. Ben de gittim Hacettepe hastanesindeki Meday firmasına ait tüm konsinyeleri topladım ve çantaya koyarak firmaya getirdim verdim....”

denilmektedir.

(60) 38. Eski MEDAY çalışanı ve ANKİ bayisi Sentez Medikal’in ortaklarından Ümit ATMACA

28.4.2003 tarihinde Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde verdiği ifadesinde birlikte karar

alma ve mal vermemeye ilişkin olarak;

“ANKİ’den Ahmet Tatar’ı arayarak, “abi ne yapacağız, neden mal vermiyorsunuz bize?” diye sordum. O da bana “bizler; Anki, Formed, Meday, Onmed, Medim, Medistar, Sesa, Light, vb. Türkiye’de stent satan tüm firmalarla geçenlerde Uludağ Restaurant’ta bir araya geldik ve bu toplantıda, “fiyatlar düzelene kadar piyasaya mal vermeyeceğiz, konsinyelerimizi çekeceğiz” diye karar aldık, birbirimize karşı 200 bin dolarlık senetlere imza attık. Bu nedenle mal vermiyoruz” demiştir.

(61) 39. MEDİM’in Pazarlama Müdürü Erdal ERGENE’nin birlikte karar alma, mal vermeme ve

konsinyeleri çekmeye ilişkin olarak verdiği polis ifadesinde şu hususlar yer almaktadır:

“Emin Aydın Ünal’ın talimatı ile konsinyeleri geri çektik.”

(62) 40. MEDİSTAR VE NEMED’in ortaklarından Mehmet TÜMER birlikte karar alma, mal

vermeme ve konsinyelerin çekilmesine ilişkin olarak verdiği polis ifadesinde aşağıdaki

hususlara değinmiştir:

“Bütün firmalar bir araya gelerek bir toplantı düzenledik. Bu toplantıda bütün firmalar, ‘alacağımız ortak karara göre hareket edelim’ biçiminde bir karar aldılar. SSK’nın ihale ile mal alması istenmemiş ve protesto edilerek SSK’ya baskı yapılması amaçlanmıştı.”

(63) 41. MEDİM’in Pazarlama Müdürü Erdal ERGENE’nin poliste verdiği ifadeye aşağıda yer

verilmiştir:

“SSK ile anlaşması bulunan firmaların katıldığı, mal vermeme ve konsinyeleri çekme konulu toplantıya katıldım. Toplantıda, SSK’nın yapacağı ihalede koroner stent malzemesinin kalitesine göre sınıflandırılması ve bu sınıflandırmaya göre fiyatın belirlenmesi konusunda görüş birliğine varıldı.” “SSK’ya malzeme verilmemesi konusunda karar alındıktan sonra bu karar tüm firmaların imzalaması sonucunda SSK’ya bildirilmiştir. Bizim firmanın da malzemelerini çekme kararı alması üzerine patronum Aydın Ünal bana bu yönde talimat verdi.”

(64) 42. Kardiyoloji Çalışma Grubu Defibrilatör-Pacemaker Koordinatörü REMED’den Leyla

TEKBULUT’un pacemaker@yahoogorups.com'a gönderdiği 31.01.2002 tarihli elektronik

posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Bu sabah Mehmet Tümer ile bir araya geldik ve sadece pacemaker firmalarını ilgilendiren su görüşlerde birleştik:

Sayfa 23

1) Daha önce anlaşıldığı gibi 1 Şubat 2002 tarihi dâhil olmak üzere pacemaker satışı ve tüm kurumlara teklif verilmesinin durdurulması. Ancak bu tarihten önce teklif verilmiş ve alım kararı çıkmış ürünler teslim edilecek. Önümüzde şu anda örneğin Siyamı Ersek'in 5 Şubat 2002'ye kadar verilmesi istenen teklifi var. Bu tür istemlere hepimiz sessiz kalacağız. Ancak kendinden ücretli hastalara ürün verilecek.

2) SSK, Maliye Bakanlığı, Emekli Sandığı ve Sağlık Bakanlığı'na sadece pacemaker işini anlatan ve isteklerimizi sıralayan bir rapor hazırlayarak heyet halinde gidilmesi. Gidilecek yetkili isimler konusunda Mehmet Tümer araştırma yapacak. Lütfen bilgisi olanlar aktarsınlar.

5 Şubat 2002 Şalı saat 10:00'dan itibaren Cezmi Mutlu'nun daha önce toplandığımız bürosunda toplantı yapılması.

Toplantının gündemi:

- Durdurma kararı ve son gelişmeler

- İhale kararına karşı SSK, Maliye Bakanlığı, Emekli Sandığı ve Sağlık Bakanlığı'nda

ve ihaleye çıkan hastanelere karşı izlenecek yollar

- Hastane ve bayi komisyonları (geleceğe hazırlık olarak)

- Etik kuralların tartışılması”

(65) 43. ANKİ, ARTE, EKİN, FORMED, MEDİM, MEDİSTAR, ONMED, POYRA, PROSES ve

SESA tarafından mal vermemeye ilişkin olarak Üniversal Hastanesi’ne gönderilen

31.01.2002 tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“…Hastanenizi ve doktorlarınızı mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz. Elinizdeki stentleri (konsinyeler kastediliyor) kullanmamanızı rica ederiz. Bu destek ve anlayışı göstermemeniz durumunda, aşağıda isimleri bulunan firmalar ve bizi destekleyecek diğer tüm firmalar ile birlikte, hastanenize hiçbir şekilde malzeme verilmeyeceğini bildiririz.”

(66) 44. Arz boykotu ve konsinyelerin geri çekilme eylemelerine geçildiği zamana denk gelen

ve 2002 yılı Şubat ayının başlarında ONMED çalışanı Efkan TUNÇ tarafından yazıldığı

anlaşılan bir durum raporunda aşağıdaki hususlar yer almaktadır:

“Adana Bölge Son Durum:

Üniversal Hastanesi:

İlk eylem günü firmalar toplu olarak ziyaretine gittik. (FORMED, SESA, ELEKTRA, MEDİM, ONMED) İlk tepki ellerinde konsinye malzeme olmadığı, FORMED den aldığı toplu malzeme olduğu idi. Ve kullanmama gibi bir durum söz konusu olamayacağı idi. Ancak 04.02.2002 tarihinde eyleme katıldı. Acil hastalar dışında kullanmadı. Ama bugünden itibaren kullanmaya başlayacağını deklare etti. Bir BAĞ- KUR hastası için bizden pil istedi ve biz de veremeyeceğimizi söyledik.

Seyhan Hastanesi

İlk eylem gününde ziyaret edildi ve bunun neticesinde MEDİM dışında herkes konsinyelerini çekti. Tüm ısrarlarımıza rağmen MEDİM malzemeleri çekilmedi. Ve en son aldığımız haberlere göre malzeme bol miktarda kullanılmış. Sadece MEDİM’den tabi ki…

Başkent Hastanesi

Firmalar toplu olarak burayı da ziyaret etti. Başhekim malzemeleri veremeyeceğini söyledi. Ankara BAŞKENT’ten onay alması gerektiğini söyledi. FORMED ile birlikte

Sayfa 24

aynı içerikli bir yazı ile resmi başvuru yaptık. Buna rağmen malzemelerimiz iade edilmedi. Bizden 6 adet stent kullanıldı. İkinci resmi başvurumuz tehditvari olan ikinci olarak ortaya çıkan ortak yazı idi. Halen konsinyelerimiz iade edilmedi. Ama tüm firmalar tanıktır ki biz her türlü resmi girişimi yaptık. Bunun sonucunda bir karşı tepki alabiliriz.

Ortadoğu Hastanesi

Şu anda orada hiç malzeme yok ve işlem yapılmıyor.

Mersin Üniversitesi

Herkes konsinyelerini çekmişti. Ancak TERA’nın oradaki bayii BRAUN marka stentleri koydu ve eylem dışı olduğunu söyleyip bazı hastalara kullandırdı. En son bugünkü tarih ile MEDİSTAR, BAĞ-KUR’lu hastaya pil taktı. Bizim reddettiğimiz bir hastaydı bu da. Bugün FORMED ve MEDİM konsinye malzemelerini teslim ettiler. FORMED’den acil hasta için malzeme kullanılacak.

Sözün kısası eylemi en aktif ve doğru dürüst uygulayan sadece biziz. Herkes bir çıkış yolu bulup malzeme kullandırmaya çalışıyor. Bunun sonucunda bir karşı yaptırımla karşı karşıya kalabiliriz. Firmalar en ufak bir meltemi sanki firtınaymışçasına buradaki temsilcilerine iletiyorlar ve sanki her şey çözümlenmiş gibi bir hava yaratılıyor. Hatta SEYHAN hastanesi bize eylemin sona erdiğini söyledi. Biz de yok öyle bir şey dedik. Bir kaçak güreşme durumu mevcut. Herkes eylem sonrası parsa kapma derdinde. Bunun içinde doktor ve hastanelere karşı sert duruşlar gösteremiyorlar.( Bizim dışımızda)”

(67) 45. 04.02.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN’in SESA’dan Hasan ÇEVİK ve İdeal

ÖZTOKLU, REMED’den Leyla TEKBULUT, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, Osman

ALKAN’a, MEDİKİM, TERA, ANKİ, ONMED ve EKİN’e gönderilen elektronik posta

iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“…Ayrıca konsinye çekilme işleminin belirli bir süre içinde olması, konsinyelerin çekildikten sonra, daha önce yazılan makamlara bir yazı daha yazılıp, konsinyelerimizi almak zorunda kaldığımızı ve bunun süresi ile diyalog taleplerimizi yenilememizin daha uygun olacağını düşünüyoruz.”

(68) 46. 05.02.2002 tarihinde SESA ortaklarından İbrahim ERDOĞAN’ın mal vermekle

suçlanan bayisine ilişkin açıklama yaptığı ve MUTLU MEDİKİM’den Cezmi MUTLU,

REMED’den Leyla TEKBULUT, ONMED’den Mehmet Nazif EDİN, MEDİSTAR’dan

Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL, FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL, EKİN’den

Osman SÜRÜCÜ, TERA’dan Mert AYGEN, PROSES’ten İdeal ÖZTOKLU ve LIGHT’a

gönderdiği elektronik posta iletisine aşağıda yer verilmiştir:

“Dün Antalya bayim Altuniş beni aradı… Altuniş’in elindeki konsinyeler iade alındı ve

Antalya’ya tamamen kendilerine ait malzemeler sevketmiş oldular. (Böylece Altuniş

tamamen devre dışı kaldı ve dün kullanılan malzemeler konusunda da hiçbir duhulü

olmadı, fatura kesmedi ve kesmeyecek de!) Bu durum karşısında Hoca’ya

teessüflerimi bildirdim… Bu arada Aydın Bey (Medim) ve Ali Reşit Bey’in (Onmed)

‘enfarktüs geçiren acil hastalar için, hiçbir ayrım olmaksızın (Kurumlu-Özel vb.)

malzeme verilebileceği şeklinde yorum yapıldığı bilgisi ulaştı. Emircan Bey de bu

durumu Light Medical temsilcisi Onur Bey’e söylemiş. Bugün malzeme talebi olunca

Onur çağrılmış. Onur Bey de Haydar Bey’den (Obalı) (Light) onay alarak Sayın İ.

Demir’e konsinye mal vermiş. Bildiklerimiz bunlardır. Bundan böyle SON UYARIDIR!

- Hangi şartla olursa olsun, hiçbir hastaneye kesinlikle konsinye bırakılmayacaktır.

Sayfa 25

- Konsinyeleri iade etmeyen hastanelere konsinye bırakmak, malzeme vermek olmamalıdır.

- Firmaların veya bayilerinin, alınmış kararlara rağmen aksi davranışları olursa en katı tedbirleri almak durumundayız.

- Kurumlu hastalar konusunda ne gerekçeyle olursa olsun ACİL malzeme temin edilmesi mümkün değildir.

- Malzeme temini ancak bedeli ve ödeme koşulları tarafımızca belirlenmiş olan şartlara uygun olarak, hiçbir kuruma bağlı olmayan özel hastalar için mümkündür. Grup olarak, fedakârca, gece-gündüz çalışarak ortaya koyduğumuz emeğimizi hiçe sayan, ufak hesaplar peşinde koşarak birlikteliğimizi bozucu davranışlara tevessül eden firma veya bayiler, bir an önce bu tavırlardan vazgeçmeliler. Bunun hiçbir mazereti olmamalıdır.”

(69) 47. 05.02.2002 günü saat 20:00’de SESA’dan Hasan Çevik tarafından SESA’dan İdeal

ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, MUTLU MEDİKİM'den Cezmi MUTLU ve Zeynep

MUTLU, REMED’den Leyla TEKBULUT, ONMED’den Ali Reşit ONURALP,

MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL,

FORMED’den Filiz ŞAHİN, Murat ÖZÜGÜZEL ve Cenk TOPARLAKLI, Osman ALKAN’a,

TERA’dan Mert AYGEN, ANKİ, EKİN ve PROSES’e gönderilen elektronik posta iletisinde

aşağıdaki hususlar yer almaktadır:

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları

Bir bayimizden aldığımız mesaja göre;

1) Hastanelere yazdığımız yazıda yer alan “Bu geçiş döneminde acil durumlarda malzeme temini insan sağlığını riske etmeyecek şekilde sağlanacaktır” ifadesi nedeniyle tereddüt olduğunu beyan etmiştir. BİZ, kendisine buradaki aciliyet kavramının sadece ve sadece hiçbir kuruma bağlı olmayan özel hastalar için geçerli olduğunu yazıyoruz. Kesinlikle kurumlu hastalara acil de olsa malzeme verilmeyeceği açıklamasını gönderiyoruz…”

(70) 48. 06.02.2002 tarihinde MEDİM’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta iletisinde

aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

“Sayın Çalışma Grubu Mensupları, aldığımız kararlar doğrultusunda, International hastanesi ile anlaşma yapan firmanın bu anlaşmayı da durdurması gerekir.”

(71) 49. Ankara 1 Nolu DGM ve Ankara 2 Nolu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 08.02.2002 tarihinde, saat 12:13:48’de ONMED

ortaklarından Mehmet Nazif EDİN ve Erdal adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde

aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“M: Mehmet Nazif EDİN E: Erdal

M:Bir dakika dinle, Devlet Hastanesi, Devlet Üniversitesinde konsinye mal koymayacağız, SSK'lı hasta çıkarsa, bir arkadaş çanta ile orada duracak, SSK'lı hastaya verecek malı.

E:Stend için söylüyorsunuz?

M:Stend için söylüyorum. Tamam mı?

E:Tamam. Yani stend de de bir nebze eylem bitti.

M:Bitmedi, yarın biz bu tebligatı şey değiliz diye haber çıkana kadar bir şey söyleyemiyorum. O haber çıksın ondan sonra…”

Sayfa 26

(72) 50. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 08.02.2002 tarihinde, saat 17:30:46’da MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve Mehmet OĞUZ (Mehmet YAVUZ da olabilir) adlı kişi

arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Mehmet OĞUZ: Tümer şimdi 90 tane stend 10 tane balon teklifi var salı günü eksiltmesi var. Şimdi yalnız hastane.

Mehmet TÜMER: Eksiltme ama şimdi biz şuanda stendi simdi üniversitelere biz simdi şuanda vermiyoruz şey fiyat şey, şu anda hiçbir şey vermiyoruz onu söylim yani üniversitelere vermiyoruz yani muhtemelen.

Mehmet OĞUZ: Yapma ya niye abi.

Mehmet TUMER: İşte bu şey var ya firmalar şu an da bi birlik içinde hareket ediyor. Mehmet OĞUZ: Yani diğer firmalar da mı vermicek.

Mehmet TUMER: Hiç kimse vermicek.

Mehmet OĞUZ: Ha güzel o zaman tamam o zaman ben sadece biz vermicez başkası satacak diye bi an düşündüm.

Mehmet TÜMER: Belki verebilir, belki verebilir tamam mı belki fakat biz vermicez yani…”

(73) 51. SESA ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen 11.02.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde;

“Sayın Cumhur Çeken, Bilindiği üzere Ege Radyoloji bizim en güçlü olduğumuz yerlerden birisidir. Buna rağmen alınmış olan kararlara uyarak buraya malzeme ve teklif vermemekteyiz. Ancak aldığımız habere göre tarafınızca malzeme ve teklif verilmeye devam edilmektedir. Bu tavır birlik ve beraberliğimizi tehlikeye sokacak boyutlardadır. Gereken önlemlerin alınmasını, bu konuda gruba izahat yapılmasını rica ederim.”

ifadeleri yer almaktadır.

(74) 52. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 13.02.2002 tarihinde, saat 17:44:21’de ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve MEDİSTAR ortaklarından Mehmet TÜMER arasındaki

telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“M: Mehmet EDİN MT: Mehmet TÜMER

M: Aman bırak… Şimdi olanları ben sana söyliyim, International, amerikan şey Özel Yaşam şey Florans Natingel onların hepsine bu tebliğ edildi.

MT: Eee

M: Ve grupsal edildi ve sonuçta kabul edildi.

MT: Stentlerden bahsediyorsun değil mi?

M: Stentlerden evet kullanırlar kullanmazlar yani onlara kalmış bir şey ama 4 tane firma abi Medim, Formet, Ekin, Sesa ve biz gittik konuştuk, böyle söyledik.

MT: Evet.

Sayfa 27

M: Özel Marmara’da tamam, Acıbadem’de tamam, Alman’da tamam, bu ne demektir bir nevi de kullanamayacaklar eğer hakikaten bizden aldıkları komisyonlarla yaşıyorlarsa tamamen.

MT: Peki öbür Boston’u nasıl durduracaksınız.

M: Bostan’da, ya Bostan ne yapacak abi verecek hastanelere peki nasıl SSK’ya kesecek onu söyle bana.

MT: Anladım onu çözerse 1 ay sonra yapacak ama 15 gün sonra.

M: Zaten 1 Mart’ta mı çözülüyor bunların şeyi.

MT: Evet evet evet.

M: Yasağı, peki ondan sonra gidip SSK ile anlaşma yapması lazım.

MT: Şu an’a kadar bir net hiçbir şey söyleyen olmadı… bize hiç kimse söylemedi, bir tek o şeyde belki yani neydi o Konukoğlu Hastanesi zıpladı şeyde pilde, onlar stende hiç şey yapamayacaklarını düşünüyorlar yani bu yani bir şey yapamazlar yani alma, alma bizi kimse engellemez bişeyler, dedim valla siz bilirsiniz, isterseniz arayın sorun dedim bütün firmaları dedim.

M: Tamam anladım.

MT: Öyle bir şey oldu Mehmet, yani çok değil hadise aynen devam ediyor iyi duruyoruz…”

(75) 53. MEDİSTAR ve NEMED ortaklarından Mehmet TÜMER’in Pacemaker Grubu’na

gönderdiği 13.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: “Bu çerçevede;

4- Devlet ve Üniversitelerde Reçete aldığımız hastalarda herhangi bir komisyon verilemez. Toplu ihalelere önceden karar verilen şekilde fiyat atılmayacaktır.”

(76) 54. TERA’dan Mert AYGEN’in Girişimsel Grubu’na gönderdiği 06.03.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde mal vermemeye ilişkin olarak şu ifadeler yer almaktadır:

“Bugün aldığım bilgi söyle:

Ankara Üniversitesi Anki medikal bayisi Cebeci de kurumlara 3 adet stent kullandırmış olup reçete işini sonra halledeceğini söylemiş. Stent kullandırmasına bir şey demiyorum ama merak ettiğim resmi kurumlar reçeteleri ödemeye başladı mı, yani bizde stent verelim mi yoksa Anki 'alırsam karizma olur, alamazsam da o kadar mühim değil, sonrası için yatırım olur" düşüncesinde mi?

Yine Ankara Üniversitesi'ne Nemed'in bedava birçok stent verdiğini biliyorum. Bu stentleri "çalışma adı altında veriyorsa bile bilin ki 'çalışma' için uygun bir zaman değil, böyle yaparak en büyük kozlarımızdan biri olan Ankara Üniversitesi"nin artık Bakan’a kadar gidip Vaka alamıyoruz şu işi bitirin bir an önce" demesini önlemiş olacağız. Çünkü Ankara Üniversitesi şu ana kadar Maliye Bakanlığın yazısına uyup reçete işini ve dolayısı ile hasta almayı durduran tek yerdi. Şu anda olan olay ise artık bakana, yönetmelik ile ilgili herhangi bir şikâyete gerek kalmamasını sağlıyor. Tabi bu arada her ne kadar Nemed stentleri bedava verdik dese de Ankara Üniversitesinin "hayır vakfa böyle bir bağışı bedava alamayız, minimum da olsa bir ücretlendirme yapılacak" dediğini biliyoruz. Şimdi Nemed'den ricam bu bağışı pazar

Sayfa 28

payı için bir fırsat olarak kullanmamaları, bağış yapacaklarsa bekleyip durum çözülünce yapmaları bana göre en adil olanıdır. Saygılar “

(77) 55. 12.03.2002 tarihinde elektronik ortamda MMT’den Cumhur ÇEKEN’in gerçekleştirdiği

yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Aydıncığım günaydın,

İhalelerde koroner stent ile ilgili son durum nedir? Cumhur.”

“Sevgili Cumhur, Bu konuyu yarın Onmed’de yapılacak olan toplantıda gündeme getireceğim. Eğer sana daha acil bir cevap gerekiyorsa, arkadaşlarla telefonda görüşüp sana cevap vermeye çalışayım. Aydın.”

“koroner stentlerde devlet ve üniversite hastanelerinin ihalelerine girmemek pek anlamlı gelmiyor bana! Zaten geçen senelerde pek çok yer ihale ile alıyordu, şimdi ihaleye girmeyerek ne kazandığımızı kestiremiyorum. Çarşamba günü ihale var, dolayısıyla erken haber alabilirsem sevinirim. Cumhur.”

“Sayın Grup Üyeleri, Aşağıda Cumhur Çeken’in görüşlerini bulacaksınız. Kendisi, ihalelerde stent fiyatlarının rekabete açık olmasını, mevcut uygulamanın sonuç elde edilmesine yardımcı olmadığını vurgulamaktadır. Konu ile ilgili görüşlerinizi en kısa zamanda belirtirseniz açıklık getirmiş oluruz. Aydın.”

(78) 56. ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN'in bilgisayarından alınan ve hastane

yöneticilerine hitaben hazırlanan belgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın hastane yöneticileri

…Aksi bir tebliğ yayınlanmadığı sürece tüm hastaneler bu malzemeleri kendi olanakları çerçevesinde temin etmek durumundadırlar. Bu geçiş döneminde acil ve zaruri durumlarda hastaların kendi paralarını verme durumunda uygulanacak fiyat listemiz mevcuttur. Sizin bu malzemeleri talep etmeniz durumunda ise 60 gün vade ile uygulanacak fiyat listemizde aşağıdadır.

Bu arada aşağıda detayları verilen durumlarda da haksız rekabeti önlemek, sektörü korumak ve sağlıklı bir düzen getirebilmek için ihalelere girmeme konusunda da anlaşılmıştır. Gümrük Birliğine ve Avrupa Ekonomik Topluluğu'na katılma süreci içinde iken, liberal ekonomiyi yok edici, tek taraflı, "ben yaptım oldu" sistemlerine de artık uyamayız.

1. Pahalı ve ömürlü malzemelerde 1 senelik sari ihaleler kesinlikle yapılamaz. % 90 enflasyonun olduğu bir ülkede 1 yıl geçerli sabit TL fiyat uygulaması kabul edilemez.

2. Ödeme garantisi verilmeyen (maksimum 90 gün) ihalelere katılmayacağız. Ödeme garantisi verilip, ancak vadesinde ödenmeyen alacaklarımız için yasal faiz talep edebilme hakkına sahip olmalıyız.

3. İhale öncesi ön firma yeterliliği tam olarak yapılmamış ihalelere girilmeyecektir.

4. Hayati önem taşıyan malzemelerin ön elemesi (FDA, CE, Uluslararası klinik çalışma, vs) yeterliliklerine göre değerlendirilmelidir.

5. % 30 arttırım veya eksiltmeye ihale sonuçlandığında karar verilmelidir. Daha sonra geriye dönük uygulama yapılamaz, nitekim ilgili kanun maddesi de bu şekildedir. Ancak bugüne kadar bu uygulama suiistimal edilmiştir.”

Sayfa 29

(79) 57. 15.02.2002 tarihinde ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN tarafından SESA,

MEDİKİM, REMED, ONMED, MEDİSTAR, MEDİM, FORMED, ELEKTRA, EKİN, ARTE,

TERA, REYSAŞ, ANKİ, DÖRTEL, LIGHT, AGE ve TARCEM’e gönderilen elektronik

posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“çeşitli çatlak sesler bizi hedeften saptırmaya çalışmakta. Temel noktalarda birlikteliğimizin devam ettiğini düşünmek istiyorum. Bizim için elinde sopası olan tatlı cadı gelip isteklerimizi yapacak diye beklentiye kapılmayın, bütün iktidar gene bizlerde. Bu çerçevede; …Toplu ihalelerde, önceden karar verilen şekilde, fiyat atılmayacaktır…”

(80) 58. 26.02.2002 tarihinde Altunizade’deki toplantıya ilişkin olarak SESA’dan Murat

ÇELEBİ’nin gönderdiği elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Değerli Arkadaşlar, 26.2.2002’de Altunizade’deki toplantının özeti aşağıdadır:

Gündem:

- Maliye Bakanlığı Bütçe Uygulama Talimatının değerlendirilmesi

- Ara alımlar,

- ihaleler,

- yeşil kart teklifleri

- Özel hastane indirimleri

Alınan kararlar:

- Bundan sonra grubu temsil hakkının SADER’e verilmesi,

- bireysel cevaplardan kaçınılması

- İhalelere girilmemeye devam edilmesi,

- miktarı 1’in üstünde olan ara alımlara teklif verilmemesi…”

(81) 59. 06.03.2002 tarihinde elektronik ortamda gerçekleşen ONMED’den Ali Reşit

ONURALP ile ARTE’den Orkide SALAR arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır:

“Arkadaşlar, Sağdan soldan ‘Hocam siz kullanın, biz bir şekilde anlaşırız’ gibi laflarla, özel hastanelerdeki satın alma bölümlerine mavi boncuk dağıtıldığı konusunda elimize bilgiler ulaşıyor. En son Özel Çamlıca Hastanesi’nde Light Medical ve Arte firmalarının adı geçti. Bu konuda en kısa zamanda bilgilendirilmek isteriz. Reşit Onuralp”

“Sayın Grup Üyeleri, Özel Çamlıca Hastanesi’ne ARTE adına verilen herhangi bir taahhüdümüz bulunmamaktadır. Ayrıca, söz konusu hastanede komisyonsuz satış uygulamasına geçildiğinden beri hiçbir ürünümüz kullanılmamıştır. Orkide Salar” “Florence Nightingale’de Biodivysio stentin SSK hastalarına 1 Şubat öncesi satış şartlarına göre kullanıldığını öğrendik. Light firmasından açıklama bekliyoruz. Reşit Onuralp”

(82) 60. 14.03.2002 tarihinde MEDİKİM’den Dinçer SERTKAYA tarafından Pacemaker Grubu

üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Toplantı için 19 veya 21 Mart olabilir. Bizim toplantı salonumuz müsait. Stent grubunun birbirlerine verdikleri güvenceleri iptal ederek birlikteliklerine son verdiklerini ve satışa bireysel kararları ile devam edeceklerini duyduk.

Sayfa 30

Son günlerde istemeden de olsa meydana gelen bayi hatalarının grubun beraberliğini tehlikeye sokmasından endişe ediyoruz. "Gruptan ayrılmak için bahane arayanlar var" şeklindeki ifadeleri kullanmamalı ve hata yapmadan yolumuza devam etmeliyiz.”

(83) 61. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 14.11.2002 tarihinde, saat 16:10:44’de ONMED’in

Ankara’daki bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve TERA’dan Mert AYGEN

arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“İSMAİL: Şimdi bugün bizim bir raporumuzu imzalamışta sözüm ona, sizin, MEDİKİM'in bir de MEDİSTAR'in raporları bekliyormuş ellerinde bekleyenler varmış, bizim çocuğa da şey demiş, bu son demiş bir zahmet gelsinlerde görüşelim artık demiş, biz kaçıyorduk hep, ne yapalım

MERT: Valla ben o herifle görüşmem, Eulan görüşürüz belki, ben vermiyorum abi, istiyorsa takmasın, istiyorsa yani

İSMAİL: Ben vermiyorum diyorsun,

MERT: Yok abi

İSMAİL: Tamam ben de vermeyeceğim zaten de, yani birlikte hareket edelim

MERT: Başka birde Metronik mi var

İSMAİL: MEDİSTAR varmış, TERA varmış, MEDİKİM varmış

MERT: MEDİKİM ile MEDÎSTAR'a söyleriz şimdi

İSMAİL: Ben arayayım mı MEDİSTAR’ı, Mehmet’i arayayım mı?

MERT: Hı, ara sen, ben de Dinçer'i arayıp söyleyim,

İSMAİL: Tamam sen de onu söyle abi

MERT: Ondan sonra,

İSMAİL: Yani hocaya birlikte gitmememizin bir anlamı var mı?

MERT: Yok beraber gitmeyelim, hocam yok yani daha yeni %30 fiyatlar indi daha ne yüzde kaç istiyon yani, …nu çıkarma falan diyeceğiz yani,

İSMAİL: Bence de yani, ben o zaman kendi adıma gider bu zaten fiyatlar düştü bizim marjımız yok, böyle böyle bir şeyler var hocam çokta bu iş stent gibi sirkülerde olan bir iş değil zaten, firma başına haftada bir tane ya düşüyor ya düşmüyor,

MERT: Evet, evet

İSMAİL: O yüzden bu konuda size yardımcı olamıyoruz hocam

MERT: Olacağımız zaman olduk işte yani,

İSMAİL: Tamam ben MEDİSTAR'ı arıyorum, sende şeyi ara abi

MERT: Tamam oldu

İSMAİL: MEDİKİM'i ara

MERT: Tamam…”

(84) 62. 08.08.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN ile REMED’den Leyla TEKBULUT

arasındaki elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

Sayfa 31

“Sayın Grup Üyeleri, Kızı için kalp piline ihtiyaç duyan bir hasta yakını geldi. Daha önce 4 firma mal veremeyeceklerini söylemişler. Hasta sahibinin Emekli Sandığı’nda çalışıyor olmasını da dikkate alarak, ne yapılmasını önerirsiniz? Bu pili takıp emekli sandığı yetkililerini bu işi yapmaya zorlamak bir yöntem olabilir. İkinci öneri, hasta yakını Onmed’e yönlendiririz onlar takar, hep beraber şikayet dilekçeleri veririz. Cumhur Çeken”

“Bizim önerimiz, hastanın Emekli Sandığı çalışanının yakını olduğunu da göz önüne alarak, pili vermemek. Hasta yakınını da Onmed’e değil Emekli Sandığı’na tekrar yönlendirip olayı krize sokmak. Leyla Tekbulut-Remed”

I.3.3. Fiyat ve Satım Şartlarının Rakiplerle Birlikte Belirlenmesine İlişkin Tespitler

(85) 63. ONMED’den Ali Ahir SARAÇ’ın bilgisayarından alınan 21.01.2002 tarihli elektronik

posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sevgili arkadaşlar,

Ankara Üniversitesinde istenen pil fiyatları için aşağıdaki sabit fiyatları öneriyoruz: > DR 7.980.000.000 TRL

> DDD 6.900.000.000 TRL

> VDD(R) 7.180.000.000 TRL,

> SR 6.800.000.000 TRL

> SSI 5.200.000.000 TRL

Yukarıdaki fiyatların diğer hastaneler için de örnek teşkil etmesini öneriyoruz...”

(86) 64. ONMED ortaklarından Ali Reşit ONURALP’in Ankara’daki bayisi MEDAY’ın

ortaklarından İsmail UĞUR’a gönderdiği 21.01.2002 tarihli elektronik posta iletisinde pil

fiyat koordinasyonuna ilişkin aşağıdaki bilgiler yer almaktadır:

“Ali Reşit ONURALP (Onmed):

Arkadaşlar,

1 Şubat'a kadar tüm firmaların mutabık kaldığı cihaz birim fiyatı aşağıdaki gibidir.

Ali Reşit ONURALP (Önceki e-postası)

Sevgili arkadaşlar,

Ankara Üniversitesi'nde istenen pil fiyatları için aşağıdaki sabit fiyatlan öneriyoruz: DR 7.980.000.000 TRL

DDD 6.900.000.000 TRL

VDD(R) 7.180.000.000 TRL

SR 6.800.000.000 TRL

SSI 5.200.000.000 TRL

Yukarıdaki fiyatların diğer hastaneler için de örnek teşkil etmesini öneriyoruz...”

(87) 65. İlk olarak 04.02.2002 tarihinde saat 09:57’de Murat ÇELEBİ tarafından SESA’dan

Hasan ÇEVİK’e; daha sonra yine aynı gün saat 11:22’de Hasan ÇEVİK tarafından

onmed-1; mtumer@medistar.com.tr, TERA; leyla.tekbulut@remed.com.tr ve MEDİKİM’e

gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki metin yer almaktadır:

Sayfa 32

“…Daha önce kararlaştırdığımız şekilde 1 Şubat öncesi kararları veya alımları yapılmış olan pil ve ICD’lerin takılabileceği belirtilmişti. 1 Şubat itibarı ile malzeme verilmemektedir ancak peşin paralı hastalar veya çok çok acil durumlarda hastanelerin münferit alım yapma istekleri karşısında aşağıdaki formülü öneriyoruz. Peşin paralı hastada mevcut SSK protokol fiyatının günlük kurla çarpılarak fiyatlandırma yapılması. Haksız rekabete neden olabilecek ekstra indirim veya KDV muafiyetinden kaçınılması. Hastanenin alım yapmak istemesi durumunda ise Ocak 2002 SSK protokol taslağındaki fiyatlar üzerinden hazırlanmış ekteki TL liste fiyatlarının uygulanması. Burada herkesin tam olarak aynı fiyatı vermesi gerekmektedir. Alttaki liste önümüzdeki 15 gün için geçerli TL fiyat listesidir.

Pil Hastane Satış

Fiyatı

DDDR7.980.000.000 TL
DDD7.420.000.000 TL
VDDR7.420.000.000 TL
VDD7.140.000.000 TL
VVIR6.860.000.000 TL
VVI (Basic)4.200.000.000 TL
VVI (high)6.300.000.000 TL
CRT (Kalp yetmezliği)14.700.000.000 TL
DDD (atriya I tedavi12.600.000.000 TL

algoritma 11)

CS Lead 3.360.000.000 TL

Ventriküler High 1.260.000.000 TL

Empedans

Lead 700.000.000 TL

Single Lead 1.260.000.000 TL

Selamlar

İbrahim Erdoğan”

(88) 66. 04.02.2002 tarihinde, MMT’den Cumhur ÇEKEN’nin yukarıdaki elektronik posta

iletisine cevaben SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde ise mal vermenin koşullarının belirlendiğini gösteren ve tüm firmaların

anlaşmanın şartlarına uyması gerektiğinin altını çizen aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: “Bugün tüm hastanelere gönderilen ve kullanıcıların da okumasını istediğimiz yazıyı görmüşsünüzdür. Aldığımız karar; 7.1.2002 tarihli Maliye Bakanlığı Genelgesi ile Devlet'in tüm hastaneler için reçete ve konsinye işini terk ederek, kendi imkânları ile malzeme temin etmelerini emretmeleri ve bu konuda bizleri muhatap bile kabul etmemeleri sonucu alınmış olan karardır.

Doktor veya kullanıcı kim olursa olsun bizim üzerimize gelerek bizleri yumuşatmaya çalışmak yerine mevcut gerçekler karşısında kendi hastanelerine yönelik olarak çözüm bulmaya yönelik çaba harcamalarıdır.

Hastaneler veya kullanıcılarla yapılan tüm anlaşmalar, 7.1.2002 tarihli genelge ile otomatik olarak devreden çıkmış olmaktadır ve geçerliliği kalmamıştır. Bu konuda, alım yapmak isteyenlere mal satmayacağız demiyoruz,

Sayfa 33

Kardiyoloji ve radyoloji stentlerinde 1.750.000.000.-TL +KDV

PTA ve PTCA balonlarda 840.000.000.-TL +KDV ile ve 60 gün vadeli olarak satış yapmamız konusundaki mutabakatımız geçerlidir,

Peşin mal almak isteyenler konusunda da SSK fiyat listesi x günlük kur + KDV uygulanacağını da kabul ediyoruz.

Bu kararlar dışında, eski alışkanlıklara tevessül edilerek farklı tutumlar sergilenirse haksız rekabete neden olacaktır. Bu işlerde beraberlik ve birlik ancak alınan kararlara istisnasız olarak uyularak oluşur. Buna uymayan hastane ve kullanıcıların da buna göre değerlendirilmeleri gerekir. Tüm arkadaşların da durumu buna göre değerlendirmeleri gerekir. Kısacası alınmış olan karar herkese standart olarak uygulanacaktır.

Satışların engellenmesi diye bir şey yok! Alınan kararlar doğrultusunda teklif vermek serbesttir. BU konuda da herkes kendinden sorumludur.”

(89) 67. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK’in MEDİM’den Aydın ÜNAL, MMT’den

Cumhur ÇEKEN, REMED’den Leyla TEKBULUT, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER,

Osman ALKAN’a, SESA’dan İdeal ÖZTOKLU, TERA, ANKİ, ONMED, MEDİKİM ve EKİN

gönderdiği 04.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde firmaların yaptıkları satışlarla ilgili

olarak birbirlerini bilgilendirdiklerini gösteren aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,

1) Bugün acil koşullarda Acıbadem Carosussel hastanesine başvuran ve hiçbir sosyal güvencesi olmayan bir hastaya 1 adet stent kullanılmış ve bu stent yaptığımız anlaşmada belirtildiği şekilde hastaneye fatura edilmiştir.

2) Ayrıca aldığımız bilgilere Akdeniz Üniversitesi'nde Cumartesi günü İbrahim DEMİR tarafından hastanede başka malzeme olmadığından 3 adet Bıodtamond ve pazartesi günü de Oktay Sancaktar tarafından 5 adet Boston Scientific stent kullanılmıştır.

Bilgilerinize sunulur.”

(90) 68. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK’in FORMED’den Cenk TOPARLAKLI,

MEDİM’den Aydın ÜNAL, MMT’den Cumhur ÇEKEN, REMED’den Leyla TEKBULUT,

MEDISTAR’dan Mehmet TÜMER, Osman ALKAN’a, SESA’dan İdeal ÖZTOKLU, TERA,

ANKİ, ONMED, MEDİKİM ve EKİN’e gönderdiği elektronik posta iletisinde mal

vermemenin şartlarının hatırlatıldığı şu ifadeler yer almaktadır:

“Grup olarak malzeme satışımız konusunda tereddütler hâsıl olmuştu. Konuyu 3 madde halinde özetlemişsiniz.

1) Tüm Acil vakalarda hastaneye satılacak fiyat YERİNE Tüm özel acil vakalarda hastaneye satılacak fiyat demek daha doğru olacaktır.

2) Bu madde konusunda herhangi bir değişikliğe gerek yok.

3) Bu madde konusunda da herhangi bir değişiklik gerekmiyor.

Eğer hasta kurumlu ise kesinlikle malzeme verilmiyor dememiz gerekiyor. Bu durumda 1.2.2002 liste fiyatı değil, hiçbir fiyat uygulanmayacak yani malzeme verilmeyecek şeklinde anlaşılması daha doğru olacaktır. Bilgilerinize sunulur.”

(91) 69. 04.02.2002 tarihinde EKİN’den Osman SÜRÜCÜ tarafından ARTE firmasına

gönderilen elektronik posta iletisinde ihalede anlaşmalı teklif verildiğine işaret eden

aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

Sayfa 34

“11.02.2002 tarihinde SSK ESKİŞEHİR BÖLGE HASTANESİ'nde yapılacak olan kardiyoloji sarf malzemesi ihalesine, içinde bulunduğumuz durum ve mücaledelemiz nedeni ile ortak fiyat verilmesini öneriyorum. Verilecek olan fiyatların EMEKLİ SANDIĞI PROTOKOL fiyatlarının olması anlamlı olacaktır. Bizler bu fiyatları veriyoruz. Lütfen bu mesajımı diğer ilgili firmalara yönlendiriniz.”

(92) 70. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde fiyatların anlaşmayla belirlendiğine ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,

Hastaneler yazdığımız yazıda eksik olan bir eksik vardır, fiyatlar konusunda bir açıklama yoktur. Aşağıdaki ilavenin yapılması doğru olacaktır;

Kardiyoloji ve Radyoloji stentleri için hastanelere satış fiyatı 1.750.000.000.-TL +KDV, PTCA'lar için 840.000.000.-TL + KDV

Malzemenin bedeli hasta tarafından ödenecekse mevcut SSK listesi x günlük kur + KDV olarak fiyat verilecektir. Bilgilerinize sunulur.”

(93) 71. 04.02.2002 tarihinde FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL tarafından çalışma grubuna

gönderilen elektronik posta iletisinde mal vermeme konusunda aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır:

“Kıbrıslı hastaların özel statüde olmaları sebebiyle belirlemiş olduğumuz fiyattan elçiliğe fatura edilmesinin uygun olduğunu düşünüyoruz. Ancak konsinye bırakmak veya çantayla laboratuarın içerisinde malzeme tutmak, diğer hastanelerden tüm malzemeleri çekmişken olumsuz olacaktır. Bu merkezde ağırlıklı çalışan Onmed, Tera ve bizim ortak çözümümüz hastaneye bakan satış elemanının arabasının bagajında malzeme bulunması ve Kıbrıslı hastada ihtiyaç olan ürünün laboratuara iletilerek faturasının elçiliğe kesilmesidir.”

(94) 72. 04.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta

iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Aydın Ünal,

Fiyatlar konusunda yazılanların yanlış ifade olunduğunu sanıyoruz. Belirlenen ve ifade olunan şudur,

1- Hastaneleri yapmak istedikleri alımlarda belirtilen 1.750.000.000.-TL ve 840.000.000.-TL’lik fiyatlar verilecektir.

2- Hastaneler kesinkes konsinye konmayacak ve kurumlu hastalara kesinlikle fatura kesilmeyecek. Kurumlu hastanın bu hizmeti alabilmesi için faturayı hastanenin kesmesi durumunda ve yukarıdaki fiyatlarda satış yapılabilecektir.

3- SSK fiyatı x günlük kur + KDV fiyatlandırması ise sadece ve sadece ÖZEL Hastalar için geçerlidir. Bilgilerinize sunulur.”

(95) 73. 04.02.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN’in SESA’dan Hasan ÇEVİK ve İdeal

ÖZTOKLU, REMED’den Leyla TEKBULUT, MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, Osman

ALKAN’a, MEDİKİM, TERA, ANKİ, ONMED ve EKİN’e gönderilen elektronik posta

iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“…Özellikle Kalp Pillerinde ve defibrilatörlerde malzemeleri kendi imkânları ile satın almak isteyenler ile hastaneden gelecek satın alma taleplerine tek bir fiyat ile cevap verilmesini ve bu fiyat kabul edildiği taktirde de malzemelerin hastaya temin edilmesinin uygun olacağı düşüncesindeyiz…”

Sayfa 35

(96) 74. 05.02.2002 günü saat 20:00’de SESA’dan Hasan Çevik tarafından SESA’dan İdeal

ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, MUTLU MEDİKİM'den Cezmi MUTLU ve Zeynep

MUTLU, REMED’den Leyla TEKBULUT, ONMED’den Ali Reşit ONURALP,

MEDİSTAR’dan Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL,

FORMED’den Filiz ŞAHİN, Murat ÖZÜGÜZEL ve Cenk TOPARLAKLI, Osman ALKAN’a,

TERA’dan Mert AYGEN, ANKİ, EKİN ve PROSES’e gönderilen elektronik posta iletisinde

aşağıdaki hususlar yer almaktadır:

“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları

Bir bayimizden aldığımız mesaja göre;

2) Aynı bayimize, bulunduğu şehrin Üniversite yetkilileri tarafından elindeki tüm stentleri, protokol fiyatının % 10 eksiği ile satın alma önerisinde bulunmuş. Bu malzemeleri, özellikle acil hastalar için alacaklarmış. Bayimiz de verdiği cevapta, bu sektörde binlerce insan yaşayacaksa 1-2 kişi ölebilir bu da Sağlık Bakanı ve diğer ilgili bakanların sorunu cevabını vermiş ve teklifi reddetmiş! Bayimiz, acil vakalar için Üniversite mesela 10 adet stent ihalesine çıksa ne yapılacağını soruyor. Biz de kesinlikle toplu alımlar için teklif verilmeyeceğini, 1 750 000 000 TL + KDV fiyatının ancak teker teker alım yapılması durumunda olacağını belirtiyoruz.

Durumu bilgilerinize sunar, konuyla ilgili yorumlarınızı bekleriz. İ.Erdoğan”

(97) 75. 06.02.2002 tarihinde MEDİM’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta iletisinde

aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

“Sayın Kardiyoloji Grubu, Dr Ahmet Sağbaş çok acil bir hastası için malzeme talep etmiştir. Biz de belirlenen fiyat prosedürünün ve koşulların geçerli olacağını bildirdik. Koşullarımızı kabul ettikleri için bugün mal vereceğiz, bilgilerinize arz ederiz… Osman Sürücü.”

“Alınan kararların halen tam olarak anlaşılmadığı görülüyor. Tekrarlamakta yarar var: hasta acil ve hiçbir kuruma bağlı değilse belirlediğimiz koşullarda malzeme verilecektir. Bunun aksi bir karar alındığı konusunda benim bilgim yok. Aydın Ünal.”

(98) 76. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 08.02.2002 tarihinde saat 17:30:46’da MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve Mehmet AKBAŞ adlı kişi arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“MEHMET AKBAŞ- Bu stent konusunda bugün toplantı varmış galiba siz de bulundunuz mu acaba?

MEHMET TÜMER- Ben de bulundum sonuç şöyle çıktı, SSK'lı hastalara 1715 Dolara verilecek ve özel hastanelere sıfır komisyonla verilecek, 1200 dolarlık özel hastaneler, emekli sandığı ve bağ-kura fatura kesilecek

MEHMET AKBAŞ- şimdi özel hastanedeki SSK’lı hasta 1715 dolardan, emekli sandığı ve bağkurlar ise 1200 dolardan yanlış anlamadıysam

MEHMET TÜMER- evet yanlış anlamadın.

MEHMET AKBAŞ- O zaman biz yarın başlıyor muyuz abi

MEHMET TÜMER- Yarın o fiyattan alıyorlarsa başlayalım tabi zaten SSK hastasına komisyon verilmiyor hastaneye kolay bir hadise değil, yani demek istediğim şey şu sen fatura ediyorsun ya adam onun üzerinden 600-700-800-900 dolar geri alamayacak yani böyle çıktı karar bilmiyorum ne kadar doğru yapılır

Sayfa 36

MEHMET AKBAŞ- o sizin kendi aranızda aldığınız bi karar anladığım kadarıyla

MEHMET TÜMER - tabi tabi

MEHMET AKBAŞ- anladım yani siz diyorsunuz ki biz 1715 dolardan özel hastaneye satacağız

MEHMET TÜMER- hayır 1715 dolardan SSK dan alıyoruz ya reçeteyi abi hastaneye komisyon vermeyeceğiz

MEHMET AKBAŞ- E nereye gidecek 1715 dolar

MEHMET TÜMER- Firmaya

MEHMET AKBAŞ- olduğu gibi firmaya kalacak

MEHMET TÜMER- tabi tabi

MEHMET AKBAŞ- ne kadar süre devam edecek bu hep böyle mi devam edecek MEHMET TUMER- ben inanmıyorum bu kadar devam edeceğine ama işte artık duruma göre yani

MEHMET AKBAS- Peki özel hastaneler demeyecek mi kardeşim 1715 dolardan SSK’lı hastaya veriyordunuz 500 dolar 1000 dolar alıyorduk ta şimdi niye vermiyorsunuz demeyecek mi?

MEHMET TUMER- diyecek onun şeyi şu geri ödemelerimizi düşünerek geri ödeme vereceğiz SSK’ya bunu nerden vereceğiz diye bir şey konuşacağız yani geri ödemeler olacak ya onu nerden alacağız diyecekler hiç değilse böyle biraz kendimize garantiye alalım ondan sonra geri ödeme bitsin sizi de düşünürüz sonradan denecek ama biraz şey tabi saçma oldu ama öyle sen de doğru düşünüyorsun

MEHMET AKBAŞ- abi şimdi düşün ki adam şafakta 100 tane stent takıyor ayda yani atıyorum 500 dolardan adam alıyor 50.000 dolar para…”

(99) 77. 11.02.2002 tarihinde SESA’dan Hasan ÇEVİK tarafından MUTLU MEDİKİM’den

Cezmi MUTLU ve Zeynep MUTLU, ONMED’den Ali Reşit ONURALP, MEDİSTAR’dan

Mehmet TÜMER, MEDİM’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, FORMED’den Murat

ÖZÜGÜZEL, Osman ALKAN’a, SESA’dan İdeal ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, TERA,

ANKİ, EKİN, PROSES ve LIGHT’a gönderilen elektronik posta iletisinde şu ifadeler yer

almaktadır:

“…

Bugünkü toplantı için gündem maddelerimiz;

1) Özel hastane ve üniversitelerde SSK'lı hastalara takılan stentler için hastanelere komisyon verilmemesi.

2) Özel hastanelerde. Emekli Sandığı ve Bağ Kur'lu hastalar için kullanılacak stentlerin hastaneye satış fiyatlarının belirlenmesi.

3) İhale fiyatlarının belirlenmesi

4) Stentlerde konsinyenin kaldırılması, vakalara çanta ile gidilmesi.

5) Promosyon ve yatırımlar belirlenmesi”

(100) 78. 12.02.2002 tarihinde EKİN’den Hüseyin ÜNVER tarafından MEDİM, ARTE, SESA,

FORMED, ONMED, ANKİ, MEDAY, MUTLU MEDİKİM, MEDİSTAR, MMT, TERA ve

ELEKTERA’ya gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

Sayfa 37

“11 Şubat tarihinde Kardiyoloji Çalışma Grubu merkezinde yapılan toplantıda alınan kararlar:

- Durum netleşene kadar tüm satışlarda stent fiyatı; SSK hastaları için 1715$ ve 0

komisyon SSK dışı hastalar için 1200$xGünlük Kur

- Rapor-reçete sisteminin mutlaka devam etmesi gerektiği sonucuna varıldı.

- SSK ve Bağ Kur’a hangi koşullarda mal verileceği üzerinde tartışıldı.”

(101) 79. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 12.02.2002 tarihinde, saat 13:23:41’de MEDİM

ortaklarından Aydın ÜNAL ve FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Murat - bugün için Florans [Nightingale]’e beraber gidilsin diye şey konuşuldu mu? Aydın – Bugün için gitmeyi düşünüyorduk; ama işte şey gelmedi Vedat Hoca öğleden sonra yokmuş yarımdan sonra, yarına bıraktık o işi.

Murat – Anladım, tamam. Biz ayrıca bir şey yapmıyoruz. Bir şey yapılacaksa bize de haber verirsiniz, okey?

Aydın – ee herhalde canım tabiî ki

Murat- Tamam, oldu. Aydın, dünkü prensiplerde mutabık mıyız?

Murat – Dünkü prensipler, dediğiniz 1715 – 0 komisyon; 1200 diğer hastalar.

Aydın – Evet

Murat – Orda mutabıkız.

Aydın – Mutabıkız, tamam oldu hayatım.

….

Aydın- Şimdi bu ortak prensipte mutabık değil miyiz bir kere bu işe başlarken gerçekten bu sektörü ıslah edelim farklı şeyleri komisyonları şunları bunları ıslah edelim diye başladık esasında.

Murat - Aynen öyle.

Aydın- Dolayısıyla bunda mutabıksak şu anda gelinen noktada alınan kararlar hiç biri bu mutabık olduğumuz kararı muhalefet etmiyor değil mi? hiç biri kararın aksi bir karar değil yani bu başlangıç kararıyla çelişen bir şey değil. Dolayısıyla sizin dünkü itirazınızı ben gerçekten anlayamadım yani.

Murat- Dünkü itirazımın nedeni şuydu, sonuçta eğer bu bir hastanelere tamam gidip SSK’ya msk'ya bağırsınlar ve sonuçta böylelikle bizim istediğimiz yönde bir takım kararlar alınabilsin. Talebimizi tutabilecek olan şey pil’di diye düşünüyorum. …bence çok önemli bir karar pilin çözülmesi o zaman pek çok şeyin tekrar değerlendirilmesi lazım çünkü biz gücümüzü kayıp ediyoruz pili çözdüğümüz zaman.

Murat- pil bu birlikteliğin en önemli yaptırım gücü olan kalemiydi bence. …

Aydın- Bugün tekrar toplanılacak herhalde bu Emekli Sandığı çözüldü ya biliyorsunuz.

Murat- Emekli sandığı yüzde yüz mü?

Sayfa 38

Aydın- Yüzde yüz reçeteye döndü. Ondan sonra geri kalan özel hastanelere ne şekilde yapacağımızı hepsini tek tek oturup konuşalım dedik yani böyle başıboş bırakmayalım diye düşündük. Bugün tekrar toplanılacak ama yani konuşurken bence senin konuşman daha iyi çünkü sen daha sakin bir adamsın, Cenk biraz daha lafın sonunu baştan söylüyor falan çok hızlı düşünüyor, o iyi olmuyor bence, olabilirse öylesi daha iyi olur.

Murat-Tamam, tamam hoşça kal.” denilmektedir.

(102) 80. MEDİSTAR ve NEMED ortaklarından Mehmet TÜMER’in Pacemaker Grubu’na

gönderdiği 13.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: “…Bu çerçevede;

1- Pazartesi toplantıda aldığımız kararlara göre fiyat listemiz sabittir ve $ kuru yuvarlanarak küsuratsız olmalıdır.

2- Özel hastanelerde SSK (reçete aldığımız zaman) hastalan için komisyon % 0 olmalıdır.

3- Özel hastanelerde NON - SSK 'larda komisyon % 10 olmalıdır. (Özel hastalar, bankalar, ücretliler dahil)

5-Yeşil kart ihalelerinde belirlediğimiz liste fiyatları verilecektir.

6- Reçete alamadığımız Devlet hastanelerinde (Direk faturalama Örnek; Koşuyolu) fiyatlarımız liste fiyatıdır.”

(103) 81. 14.02.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN tarafından gönderilen elektronik

posta iletisinde fiyat anlaşmasının varlığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:

“Yeşil kartlı hastalar ile ilgili uygulamayı bir sonuca vardırsak iyi olacak. Bugün Balcalı’daki yeşil kartlı hastaya bizim emekli sandığı fiyatlarımızdan artırılarak fiyat verildi. Hastanenin indirim yapın hemen ödeyelim teklifi ise geri çevrildi. Leyla hanımın aşağıdaki mailine dün daha fazla yorum gelmediği ve yeşil kartlı hastalara ara alım ile pil sağlanması zorunlu olduğundan teklif verildi.

SORU 1: YEŞİL KARTLI HASTALARA HANGİ FİYATLAR VERİLECEK?

SORU 2: EMEKLİ SANDIĞINDA WIR PİLİN PROTOKOL FİYATI BİZİM SSK İÇİN BELİRLEDİĞİMİZ FİYATIN ALTINDA. BU, İLERDE BİZE SORUN ÇIKARTIR MI?”

(104) 82. 15.02.2002 tarihinde ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN tarafından SESA,

MEDİKİM, REMED, ONMED, MEDİSTAR, MEDİM, FORMED, ELEKTRA, EKİN, ARTE,

TERA, REYSAŞ, ANKİ, DÖRTEL, LIGHT, AGE ve TARCEM’e gönderilen elektronik

posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“çeşitli çatlak sesler bizi hedeften saptırmaya çalışmakta. Temel noktalarda birlikteliğimizin devam ettiğini düşünmek istiyorum. Bizim için elinde sopası olan tatlı cadı gelip isteklerimizi yapacak diye beklentiye kapılmayın, bütün iktidar gene bizlerde. Bu çerçevede;

- Pazartesi toplantıda aldığımız kararlara göre fiyat listemiz sabittir.

- Devlet ve Üniversitelerde komisyon verilmez.

- ...

- Yeşil kart ihalelerinde belirlediğimiz liste fiyatları verilecektir.

Sayfa 39

- Mehmet Tümer” “Mehmet, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur özel ve Devlet/Üniversite

hastaneleri için de açıklık getirir misin?

- Leyla Tekbulut-Remed” “Leyla Hanım, reçete aldığın sürece komisyon yok, özel

hastaneler için % 10. gene de açık değilse beni ara.

- Mehmet Tümer” “İsmail, Salih (Meday), alınan kararlar ekteki gibidir, karışıklık

olmasın diye size yolluyorum. Maddeleri okursanız sevinirim. Mehmet Nazif Edin”

(105) 83. MEDİSTAR’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN tarafından Pacemaker Grubu’na gönderilen

Medistar’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN ile MEDAY’dan İsmail UĞUR ve Pınar AKALIN

arasında elektronik ortamda gerçekleşen 18.02.2002 tarihli yazışmalarda aşağıdaki

ifadeler yer almaktadır:

“Atilla Küçükyalçın:

Trabzon Numune'de geçen hafta çıkan pil alımında AYTUĞ Medikal firması VDD set fiyatı olarak KDV dahil 8.700.000.000.- TL fiyat vermiştir. Bizim verdiğimiz fiyat, anlaştığımız üzere, 8.300.000.000- TL + KDV'dir. Bu firma kimin bayisi ise lütfen gruba bilgi versin. Bu olay aynı merkezde ikinci kez oluyor ve gruptaki bazı arkadaşların anlaşmalarımıza pek; önem vermediğini hissetmeye başlıyoruz.

9 Eylül ile ilgili olarak: Bu hastanedeki alım çalışmalarına başından beri uzak durduk. Somut bir takım veriler olmadan, hislerle bu tür yazışmaların yapılmamasını (insanların gruba güvenlerinin zedelenmemesi için) yapılmamasını rica ederim. BU hastanede daha aktif olan Medikim ve Onmed firmalarının önerilerini takip edeceğimizi bir kez daha tekrar ediyorum.

Pınar Akalın (Cevaben):

“Trabzon'daki bayimizden aldığım bilgiye göre Numune Hastanesi'nde düşük fiyat vererek pacemaker'ı alan firma bilgileri aşağıdaki gibidir. Gerekirse Trabzon'daki bayi aracılığı ile Firmanın Hastane'ye kestiği faturanın fotokopisi temin edilebilecektir.”

(106) 84. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 20.02.2002 tarihinde, saat 17:01:21’de MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve MEDİSTAR Atilla KÜÇÜKYALÇIN arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“ATİLLA: Bütün firmalar verdi bugün teklifi Uludağ'a mesela, herkes aynı fiyatı verdi MEHMET: Hı

ATİLLA: Yarın biz takıcaz

MEHMET: Anladım, ben çok güzel yani böyle işte ama bu konsessusu fena yakalamadık Atilla, burada güzel oldu, özellikle özel hastaneler filan böyle muma dönmüş Ankara'da ben dolaştım bugün…”

(107) 85. 20.02.2002 tarihinde MEDİSTAR’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN tarafından Pacemaker

Grubu’na gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasındaki fiyat anlaşmasını

gösteren şu ifadeler yer almaktadır:

“İzmir'deki olayı araştırıyoruz. Yarınki toplantıda ayrıntılı bilgi vereceğiz.

Bursa Yüksek İhtisas İhalesindeki olayın aslı şöyledir: Anlaştığımız 7,500,000,000.- TL fiyatın 500,000,000.- TL'si lead, 50,000,000.- TL'si introducer kalanı ise pildir. İhalede pil-lead-introducer ayrı ayrı çıkmıştır. Bursa'daki bayimiz pile anlaştığımız fiyatı atmış lead-introducer muhammen bedelleri düşük olduğu içinse fiyat vermemiştir. Doktorlarla yapılan görüşmede bu kalemler için yüksek muhammen

Sayfa 40

bedelli ayrı bir alıma çıkılması konusunda görüş birliğine varılmıştır. Olayda bayiniz Can Medikal hiçbir şekilde Mehmet Küçükyalçın'la işbirliğine gitmemiştir. Bu olayla ilgili Tezcan Bey'le görüşmeniz gerekmektedir, çünkü bayimiz hazırladığı teklifler ihale saatine kadar açık tutup isteyen herkese bilgi vermiştir. International'da herhangi bir olay yoktur. Satın almacıların asli görevleri bizi birbirimize düşürüp kaos oluşturmaktır.”

(108) 86. 20-21.02.2002 tarihlerinde FORMED’den Murat ÖZÜGÜZEL ve Aydın ÜNAL

tarafından gönderilen elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın grup mensupları,

Herkesin özveriyle mücadele ettiği günlerde referans yazıdaki negatif tarzın fazla hassasiyetten kaynaklandığını düşünüyorum.

Formed Çamlıca Hayat'ta bir adet stent satmış 1200 $'dan hastaneye faturalamış, İsviçre'ye hiç stent satmamış, Marmara'ya bir adet 1200$'a satmış, Memorial'a da grupça anlaştığımız koşullarda malzeme sağlamıştır. Böyle bir durumdayken neden adımızın bu kadar çok yerde geçtiğini ben de anlamakta zorluk çekiyorum. Formed anlaşmayı bozmaya karar verirse tüm merkezlerde bozar. Amacımızın dışına çıkarak yıpratıcı üsluplardan kaçınmak hepimizin yararına olacaktır.”

(109) 87. 26.02.2002 tarihinde Altunizade’deki toplantıya ilişkin olarak SESA’dan Murat

ÇELEBİ’nin gönderdiği elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Değerli Arkadaşlar, 26.2.2002’de Altunizade’deki toplantının özeti aşağıdadır:

Gündem:

- Maliye Bakanlığı Bütçe Uygulama Talimatının değerlendirilmesi

- Ara alımlar,

- ihaleler,

- yeşil kart teklifleri

- Özel hastane indirimleri

Alınan kararlar:

-…

- yeşil kartlılara ve özel hastalara ekli listedeki fiyatların uygulanması”

(110) 88. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 01.03.2002 tarihinde, saat 15:21:43’te MEDİM

ortaklarından Aydın ÜNAL ile ONMED ortaklarından Ali Reşit ONURALP arasındaki

telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“AYDIN: Ama şu da var şimdi mesela önümüzdeki ay tekrardan bu ihaleyi yenileyecekler Mart ayı içerisinde bu yapamadıkları kardiyoloji ihalesini orda fiyat vericez mi vermicez mi? mesela dün Bakan dedi ki biz bu ihaleyi tekrarlıyacaz ve dedi sizden dürüstlüğünüzü göstermeniz için dedi

REŞİT: Ama olur mu ya taahhütnameyi çözmeden olur mu ya hayır yine aynı şey AYDIN: Dönüp dolaşıp aynı şeyi konuşuyoruz dedik taahhütname işi çözülmeden biz dedik şu anki fiyatlardan bir dolar dahi aşağı fiyat veremeyiz efendim dedik.

REŞİT: Çünkü biz çok güzel söylemişsin orda. Burada biz rayiç bedel olarak 1715'i görüyoruz anlatabildim mi. Ben bundan niye kımıldıyım abi durup dururken niye ben şey yapım anda bu herif bana …cektir demektir yani 1715'in altında ne varsa o

Sayfa 41

farka demektir ekstradan niye bunu yapalım abi abi hiç oynamayalım tamam mı biz çok güzel gidiyoruz o ihalede birlik beraberlik olursa aynen gene aynı fiyatları veririz. Herifler bi da şey olurlar abi tamam mı ondan sonra da herifler derlerse ki kardeşim yok ben bunu kabul etmiyorum derlerse ondan sonra herhangi bir adımda bulunurlarsa o zaman belki yine de malı kesmek durumunda kalırız ama o zaman yine onlar zor durumda kalırlar Aydın yani bence şuanda bi kere en zor dönemi atlattık neydi o dağınıktık tamam mı şuan biraz toparlandık. SADER denen bir şeyimiz yar derneğimiz yar tamam mı ee piyasayı belirleyen firmalar birlik beraberlik sağlamış durumda en azından ondan ortak bir şeyleri var tavırları var bir deseler hiç değiştirmeye gerek yok abi. Kendi aramızda konuşuruz tamam mı ondan sonra ona göre de bir çizgi belirleriz. İhale yaptığı vakitte abi o zamana kadar halletmiyorsa taahhütname işini gene aynı fiyatlara veririz abi gene aynı oyun bir daha oynanır şeydeki Ankara'da bir daha oynanır abi. Doğru değil mi?

AYDIN: Evet evet yani. Doğru doğru. Netice oraya geliyor yani…

...

REŞİT: He işte abi görüyorsun yani çok bunları görüyorsun yani bunlar tesadüfî değil bunlar hepsi bunun neticesi herif çözemiyor anladın-mı bundan sonraki önümüzdeki ihalede beceremezlerse trafik zaten yani tamam mı ondan sonra da zaten herif o aman mecburen daha pratik bir çözüm bulma durumunda olacak… ”

(111) 89. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 08.03.2002 tarihinde, saat 16:10:30’da MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“MERT: Abi şimdi şöyle bir durum olmuş bizim, Trabzon'da Numunede bir tane yeşil kartlı bir hasta varmış, bizim bayiye biz fiyatları çekmiştik te, bu nasıl olsa ben hiç alamıyorum diye gitmiş fiyat vermiş tamam mı bu seferde bizde kalmış tabi çünkü %6 daha indirimli vermiş.

MEHMET: Ha yanlışlık olmuş,

MERT: Şimdi ben bunu vermezsem ağzıma … falan diyor, ben de dedim ki valla ben veremem bu kadar anlaşma yapmışken firmalar arasında, ben acaba sonra düşündüm ki bizim grubu dönüp o aradaki fiyat farkı kadar ceza ödesem olur mu yoksa ne yapım ne halin varsa gör diyim mi yani

MEHMET: Yo, ben yani şey yapalım ya o kadar da bir şey değil böylesine olabiliyor çünkü o kadar şey ki dinamik gördüğü için hadise yani % 6'lık mı bir indirim yapmış herif

MERT: Hayır şimdi 8.400 vermesi gereken teklif 7.780 vermiş yani %6 daha düşük vermemiz gereken tekliften aşağı vermiş, hata yani

MEHMET: Abi yani hata var sen bunu böyle yaz buradan bu böyle bir hata olmuştur ben yani bunun neyse aradaki farkı ben buna şeyim bir yemek vereyim herkese filan de madem öyle bir şey yap

MERT: Ama gene de şeye aykırı hareket etmiş oluyoruz yani, ben biraz üzüldüm tabi şimdi ne halin varsa gör demek üzereyim adama ama gene de bir sorim de olabiliyorsa izin

MEHMET: Ben yani şöyle yani adam vermese iyi olur aslında çünkü fiyatta belli olmamış olur ama bilemiyorum ne bu Kağan KULAN'ın yerimi Üniversite mi

Sayfa 42

MERT: Stent işi gidiyor abi biz şu pili bir önce kurtaralım çünkü stent olayı kötü yani ben sana söyleyeyim

MEHMET: Stentte abi biz girmiyoruz ihalelere millet bize küfür ediyor biliyor musun, siz…diyor bilmem valla bir kısmı, bir kısmı da giriyor yani fiyatları düşürmeyin diye küfür ediyor herkes bize küfür ediyor anlayacağın Mert. Adam diyor ki sen diyor bu fiyatı ülkeyi diyor ülkenin şartlarında diyor sen bize destek olman lazım di mi diyor, hocam valla kusura bakmayın dedim ama yani biz dedim yapamayız dedim yani benim bir şeyim var anlaşmam var ben dedim bunu mümkün değil bozmam dedim, o zaman...git dedi herif yani aynen böyle oldu yemin ediyorum sana yani adam…”

(112) 90. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 13.03.2002 tarihinde, saat 18:23:43’te ONMED

ortaklarından Mehmet Nazif EDİN ve ONMED Bayisi MEDAY’dan Salih UĞUR arasındaki

telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“SALİH: Şimdi şey bu pil firmalarıyla siz centilmenlik anlaşması yaptınız ya. Bir fiyat listesi falan belirlediniz.

MEHMET: Evet.

SALİH: Şimdi ihalelere o fiyatın altına teklif yapılmıyor değil mi?

MEHMET: Bir dakika Reşit yanımda, o yaptı bütün fiyat belirlemelerini sana daha iyi cevap verir olur mu, veriyorum.

SALİH: Ya şimdi bu pil firmalarıyla bir fiyat listesi falan belirlediniz ya.

REŞİT: He. esas sana büyük haber. Bugün girişimsel toplandı ya her şey serbest gene. Yani resmi olarak.

SALİH: Ney resmi?

REŞİT: Eski zamana döndük. Vuruşabiliriz yani açık, açık.

SALİH: Pilde falan vuruşabilir miyiz?

REŞİT: Hayır pil hariç bak girişimsel diyorum bir tek şey stent. Pil değil.

SALİH: Tamam stente istediğin fiyata, istediğin şeyi yapabiliyorsun.

REŞİT:

SALİH: Tamam pilde ne yapıyorsun abi?

REŞİT: Pilde.pilde fiyatlarımız var ya şu andaki durum öyle.

SALİH: Tamam. Tamam, peki sana şunu söyleyeceğim. Şimdi Ankara Tıp'ta tamam mı, Ankara Tıp'ta geçen öyle pil çıktı, ondan sonra biz bu firmalarla falan filan konuştuk. Herkes işte o belirlenen fiyatları atıyor tamam mı, ondan sonra şimdi Erat bey telefon etti. Ondan sonra bir tane pil daha var gene ben senin takmanı istiyorum. Hocam dedim firmalarla biz böyle böyle bir anlaşmamız var dedim. Gene dedim ben aynı fiyatı atayım Mehmet o zaman 10 milyar 800 tutuyordu tamam mı? Biarpil, iki tane lif, iki tane inturustuduyla birlikte.

REŞİT: 10 milyar 800 değil ki o, 9 milyar 400 yüz olması lazım.

SALİH: Nasıl 9 milyar 400

Sayfa 43

REŞİT: Öyle abi ya sen almadınız mı ya bizim şeyimizi listemizi verdim ben size yolladım. Nasıl ya.

SALİH: Abi o listeden hesapladık bizde.

REŞİT: Olur mu abi ya ben size oraya yazmışım 9 milyar 400 diye yuvarlatılmış TL. diye var orda.

SALİH: Ya İsmail bana yanlış listeden bahsediyor.

REŞİT: Ee herhalde abi yani. Yollayayım mı bir daha ben sana?”

(113) 91. TERA’dan Mert AYGEN’e ait 13.03.2002 tarihli elektronik posta iletisinde anlaşmaya

sadakatini ve anlaşmaya uymayanların karşılaştıkları yaptırımı gösteren şu ifadeler yer

almaktadır:

“Atilla Küçükyalçın (Medistar):

Cuma günü Trabzon Numune hastanesindeki yeşil kartlı bir VDD hastası için teklife çıkıldı. Daha önce anlaştığımız üzere 8.300.000.000.- TL + KDV fiyat verildi. Fakat ihale 7.730.000.000.- TL + KDV ile ÖZMED isimli bir bayide kalmıştır. Bu firma kimin bayisi ise lütfen durumla ilgili açıklama yapsın

Mert Aygen (TERA, Ekin Medikal):

Arkadaşlar;

Özmed ne yazık ki bizim bayimiz ve ilk kez gerçekten benim dışımda gelişen bu olay için özür diliyorum. Sanırım pili de takmışlar. Bu konu ile ilgilli Mehmet Tümer'i de arayıp bilgi vermiştim hafta sonunda.

Gruptan özür dilemek için normal fiyat olan 8.300.000 ile aradaki fark kadar bir cezayı ödemeye hazır olduğumuzu bildiriyorum.

Şimdiye kadar bizden kaynaklanan hiçbir eleştiri olmadığını hatırlatır, bunun gerçekten bizim dışımızda oluştuğunu bildirir ve özürlerimi sunarım.”

(114) 92. 19.03.2002 tarihinde MUTLU MEDİKİM’den Dinçer SERTKAYA tarafından

Pacemaker Grubu üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde;

“Sayın Pacemaker grup üyeleri,

Replasman (kalp pilinin değiştirilmesi) kararı alınan ve reçetesi doktor tarafından bize verilerek işlemlerine başlanan bir hastamız vardı. Böyle durumlarda satın almadan Abdullah Bey firmaları arayarak fiyat alıyor. Bizim bayimiz de diğer firmaların bölge sorumlularını arayarak, hastanın replasman olduğunu, fiyat vermeleri gerekirse bu durumu göz önünde bulundurmalarını (düşük fiyat vermemelerini) rica etmiş. Her zaman indirim yapan Reysaş, belirttiğim nedenle fiyat vermemiş. Bu centilmen davranış için teşekkür ederiz. Bugün replasman için Medistar’ın fiyatının kabul edildiğini öğrendik! Bugün yapılan Bursa ihalesi sonuçlandı. Medistar bize gönderdiği mailde, bu yeşil kartlı hastalar için belirlediğimiz liste fiyatını (7500+KDV) verdiğini belirtti. Biz de bu fiyatı verdik. Tercihi doktora bıraktık. Ama ihalede lead’i bedelsiz verdiklerini ve introducer için belirlediğimiz fiyatı değil önceki fiyatı vermişler. Sonuçta 6500 TL civarı sonuçlandı.”

ifadeleri yer almaktadır.

(115) 93. ONMED ortaklarından Mehmet Nazif EDİN’in dizüstü bilgisayarından alınan

09.04.2002 tarihli belgede aşağıda yer verilen Kardiyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı

Firmaların Toplantı Gündemi yer almaktadır:

Sayfa 44

“Kardiyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmalar Toplantısı

GÜNDEM

1. Aritmi Toplantısı, Ankara, 18-20 Nisan 2002

=> MMT firması sponsorluk yapmayacaktır.

2. Sader'in Emekli Sandığı ile yürüttüğü protokol görüşmeleri

=> ES'nın Kalp Yetersizliği pili için hesapladığı 10.750 USD civarındaki sistem fiyatı uygun bulunmuştur.

=> Sayın Atilla Küçükyalçın, ES'na en kısa zamanda sunmak üzere pil/ICD fiyat listesi hazırlayacak ve Pacemaker@Yahoogroups.Com üzerinden dağıtacaktır.

3. Bakan Okuyan ile yapılan son görüşmenin detayları

4. Bayi sorunları

=> PEFİP Kodeksi'ne uygun hareket edilmesi kabul olunmuştur.

=> Pil/ICD işinin azami teknik! ve ticari denetimini ve PEFİP kurallarına uygunluk sağlamak açısından tüm Türkiye'de direk organizasyon kurmanın zorunluluk olduğu düşünülmektedir

5. Özel hastane komisyonları

=> Özel hastane komisyonlarında (ARO: tabii ki diğer hastane komisyonlarında da bir oynama yok!!!) herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır. Gerekirse özel hastanelerin pil alımında firmalar ortak teklif görüşmesi yapacaktır.

=> Başkent Üniversitesi'nin ICD için %10 komisyon talebi tekrar değerlendirilecek, %5 teklifi götürülecektir.

6. Yeşil Kartlı hastalarda verilen fiyatlar

=> Yeşil Kartlı hastalardaki pillerde haksız bir dağılım söz konusu olmuştur. Bunu önlemek amacıyla 10.04.02 tarihinden itibaren çıkacak Yeşil Kartlı piller aşağıdaki alfabetik sıralamaya göre takılacaktır:

MATEK

MEDİKİM

MEDİSTAR

MMT

ONMED

REMED

REYSAŞ

TERA

Yeşil Kartlı hasta çıkması durumunda, pilin ne zaman hangi merkezde takılacağı Pacemaker@Yahoogroups.com üzerinden bildirilecektir.

Alfabetik sıralamaya göre bundan sonraki Yeşil Kartlı pil Matek firması tarafından takılacaktır.

7. İzmir SSK.

Sayfa 45

=> Reysaş firması, bayisi Data firması üzerinden SSK'ya yüksek fiyat teklif edecektir. Yüksek faturanın tahsilatı konusunda Reysaş, diğer firmaları bilgilendirecektir.

8. İhaleler

=> Ankara Yüksek ihtisas

=> Konya Selçuk Üniversitesi

=> Bu iki ihaleye de PEFİP üyesi 8 firma katılmayacaktır. Konya ihalesine, Onmed gözlemci firma olarak katılacak, herhangi PEFİP dışında bir firmanın hareketi durumunda,

DDD(R), VDD(R) pilleri 2.500 USD

VVI(R) pililer 2,000 USD

taban fiyattan ihalede teklif edilecektir.

ihalenin kazanılması durumunda - ki arzulanmayan bir durum-piller dönüşümlü olarak 8 firma tarafından takılacaktır.

=> Elazığ’ı

9. PEFİP kodeks

=> PEFİP Etik Kodeksi'nin grubumuzun ideallerini oluşturması açısından yön gösterici olduğu kabul edilmiştir.

=> PEFİP Etik Kodeksi, platformumuzun diyalogunun sürdürülmesi ve güçlendirilmesi sayesinde hayata geçirilebilecektir.”

(116) 94. Dinçer SERTKAYA tarafından PEFİP üyelerine gönderilen 11.04.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde PEFİP Kodeksi’ne uyum gösterildiğine ilişkin aşağıdaki ifadeler

yer almaktadır:

“Sayın PEFİP üyeleri,

Medikim Şirketler grubu olarak Adana Üniversal Hastanesi ile mikrobiyoloji, hematoloji, cross match, kontrast made- pacemaker ve bazı kardiyoloji ürünlerini de içine alan bir paket anlaşma yapmış bulunmaktayız. Anlaşma gereği Üniversal bu ürünleri sadece grubumuz firmalarından temin edecektir. Yapılan bu anlaşmada PEFİP Şartlarının dışına çıkan bir durum kesinlikle yoktur.”

(117) 95. 11.04.2002 tarihinde MEDİSTAR’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN tarafından Pacemaker

Grubu üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasında hastane

komisyonlarının ortak belirlenmesine ilişkin anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya tüm

firmaların uyması için kontrol mekanizmasının işlediğini gösteren aşağıdaki ifadeler yer

almaktadır:

“Adana üniversal hastanesi son birkaç yıldır pacemaker ihtiyaçlarını bizden karşılamaktaydı. Firmalar olarak aramızda yaptığımız anlaşma gereği bu hastanedeki komisyon oranımızı %10'a çekmiştik. Dün satmalına müdürü Dr. Ahmet Üstel pacemaker konusunda Medikim'le çok iyi şartlarla bir anlaşma yaptıklarını, bundan sonra Medistar ile çalışmayacaklarını deklare etti. Bugüne kadar satın almacıların piyasayı kızıştırma çabalarına alışmış olmamıza rağmen (bu tüm firmalar için geçerli) ilk defa bir hastane sürekli çalıştığı bir firmayı değiştirme yoluna gitti, bu yüzden Medikim'den bir açıklama bekliyoruz.”

Sayfa 46

(118) 96. 12-13-14.04.2002 tarihli elektronik posta iletilerinde firmalar arasındaki pazar

paylaşımına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Değerli Arkadaşlar, Trabzon’da yeşil kartlı bir hasta için kalp pili fiyatı istenmekte. Alfabetik listede sıra bizde olduğundan bu alım için 26.2.2002 tarihli toplantımızda kararlaştırılan liste fiyatından toplam 8500+KDV fiyat vereceğiz. Diğer grup üyesi arkadaşların buna göre daha yüksek fiyat vermelerini rica ederiz. Murat Çelebi- Sesa.”

“Arkadaşlar, Trabzon’daki yeşil kartlı hastanın ihalesi bizde kaldı. Dün Leyla Hanım ve ben İzmir’deydik, bu nedenle ancak bu sabah mesajı okuyabildim, hemen bayimi aradım fakat teklifi vermişti. Murat’ı arayıp durumu anlattım, o da anlayışla karşıladı. Kimsenin aklında soru kalmasın diye gruba bilgi vermek istedim. Nuran Sezer- Remed”

“Bu durumda ilk yeşil kartlı hastayı tekrar biz alacağız. Remed’in sırası geldiğinde sıra bir sonraki firmaya atlar. Murat”

“Şu sıralamayı bir yazar mısın, ben de takip edeyim. Mert Aygen-Tera” “Matek, Medikim, Medistar, MMT, Onmed, Remed, Reysaş, Tera. Murat Çelebi”

(119) 97. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 10.05.2002 tarihinde, saat 15:49:10’da SESA

ortaklarından ve SADER Başkanı İbrahim ERDOĞAN ve Semih Şaban ER adlı kişi

arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“İbrahim: Oldu oğlum, peki, kapak kapak dokuzyüzon dolardan kalacak mı böyle? Semih: Yani abi, simdik ben sana bir şey söyleyeyim, biz de Reysaşla çok güzel bir işbirliğine girdik işte, hiçbir yerde biz fiyatımızı düşük vermiyoruz, İzmir’de mesela [bin]ikiyüzdoksanbeş dolar veriyoruz, Ankara'da binikiyüzdoksanbeş dolar veriyoruz, tamam mı? Hani sigorta alım yapıyor Ya? binikiyüzdoksanbeşin beş kuruş altına vermiyoruz, Süreyya Paşa. İstedi, halen teklif yapıyor, istiyorsan bak büroya gidiyorum şimdi büroya gidince sana fakslarım, iki milyar yediyüzmilyon KDV dahil fiyat verdim, SSK Süreyya Paşa'ya orada da Reysaş'la ikimiz verdik, Bıçakçıların haberi yok oradaki alımdan, orda da şey yaptılar, hatta ben adamı aradım, sigorta yazı göndermiş bin yetmiş dolar KDV dahil bin yetmiş doların üstüne alım yapmamaya dikkat edin diye…”

(120) 98. Kardiyoloji Çalışma Grubu’nun üyelerine yönelik 17.01.2002 tarihli duyuruda rekabet

koordinasyonuna yönelik olarak aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın İlgili,

Cumartesi günü Ankara'da yapılan toplantıda alınan karar gereği, aşağıdaki konuların 17.1.2002 tarihli yazıda imzası bulunan arkadaşlara ve söz konusu yazıda imzası olmasa bile konuya olumlu yaklaşan arkadaşlara duyurulması konusunda gereğinin yapılması önemle rica olunur.

1) İstanbul, Ankara ve İzmir'deki firmalar, kendi aralarında gruplar kurarak derhal Üniversite, Devlet, SSK Hastaneleri ziyaretlerini gerçekleştirmeli ve 1.2.2002 tarihi itibarı ile cerrahi malzeme ve intraaortik balon dışındaki tüm konsinyelerimizin iade alınacağı söylenmelidir. (Bu çalışma İstanbul'da yapılmıştır.) Bu kararı almamızda, SSK ihalesinin belirleyici olmadığı, ancak resmi alımlar konusunda alım şeklinin belirsizliği ve gelecekte yapılacaklar konusunda net bir şeyler ortaya çıkmadığından ve bu nedenle de önümüzü göremediğimizden kendimizi korumak amacıyla böyle bir karar almak

Sayfa 47

zorunda kaldığımız, SSK, Emekli Sandığı ve Bağ Kur'daki belirsiz durum giderilene kadar buna devam edileceği uygun bir dille ve doktorları karşımıza almadan anlatılmalıdır.

2) Alınmış olan kararlar konusunda kesinlikle tavizkar davranılmamalı ve kararların uygulanmasında kesinkes kaçak olmamalıdır.

3) Alınmış olan kararın uygulanacağı güne (1.2.2002) kadar, kararın uygulanacağı günleri kurtarmak amacıyla, haksız bir rekabet ortamı doğuracak şekilde toplu satışlardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu konuda tüm arkadaşların gereken titizlik ve sorumluluk içerisinde davranmaları, herkesin kendi bünyesinde ve piyasadaki tüm firmalar konusunda denetimlerde bulunması gerekmektedir. Bu arada ihale ve ara alımlar için belirlenmiş olan stent fiyatları ( 1.750.000.-TL + KDV) geçerlidir.

4) Tüm firmalar, alınmış olan kararın uygulanması konusunda bayilerinden de sorumludurlar. Konsinyelerin bayilerden iade alınması, bayilerin de kullanıcılardan iade almaları gerekmektedir. Bu karara uymayan bayinin bayiliği derhal iptal edilmeli ve kararın muhalifi olan bayiye hiçbir arkadaşımız tarafından bayilik verilmemelidir.

5) Star gazetesi ve Devlet yetkililerine yazılacak yazılar için, 17.1.2002 tarihli yazı ekindeki imzalarınızın kullanılması konusunda acil teyidiniz rica olunur. Konunun ve bu yazıların aciliyeti nedeniyle şimdilik söz konusu imzalarınız kullanılacaktır. Daha sonra, bu yazılara orijinal imzalarınız alınacaktır.

Gereği ricasıyla tüm arkadaşlara duyurulur. “

I.3.4. Pazarın Rakipler Arasında Paylaşımına İlişkin Tespitler

(121) 99. 05.02.2002 tarihinde REMED ortaklarından Leyla TEKBULUT tarafından gönderilen

elektronik posta iletisinde kalp pilleri pazarında acil durumlarda firmaların sırayla mal

vermeleri konusunda anlaşıldığına ilişkin şu ifadeler yer almaktadır:

“Murat,

Acil konusu son derece suiistimale açık. Bu konuyu pacemaker grubu uzun uzun tartıştı ve herkesin anlaştığı bir karara vardık. Siz de acil durumlar için bir havuz oluşturup sırayla oradan stent verebilirsiniz ama anlaşma zemini bir kez “şüpheli bir acil” ile zarar görürse toparlamak zor olabilir.”

(122) 100. 13.02.2002 tarihinde MEDİKİM’den Dinçer SERTKAYA tarafından gönderilen

elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Sayın Çalışma Grubu Üyeleri,

Medistar'dan Mehmet Tümer'in dün akşam yazdığı mail'de kullandığı ifade şu şekildedir;

Medikim İzmir bayisinin Atakalp'de Yapı Kredi sandığına bağlı bir hastaya verilen pace konusunda bir açıklaması olacak mı ? (Verilen veya verilmeyen komisyon miktarı? )

"Yapı Kredi sandığına" ifadesi tamamen yanlış olup, Bu hasta Yapı Kredi Bankası’na ait olan Yaşam Sağlık/Hayat Sigortası'nın bir hastasıdır. Bu hasta için Bankanın sigorta işleri ile ilgili kişilerle görüşülerek hastanın ihtiyacı olan malzemelerin eski protokol fiyatlarımız ile iskontosuz olarak verileceği söylenmiş ve fatura indirimsiz olarak kesilmiştir. Atakalp Merkezi’ ne de kesinlikle iskonto yapamayacağımız bildirilmiştir.

Sayfa 48

….

5.Toplantıda önce özel hastanelere %10 indirim yapılacağı söylenmişti. Ücretli hastalara da %10 yapılacaktı. Firmalar arasında da bu konularda belirsizlik olduğundan bu hastada bu indirimlerin hiçbirini yapmadık.

6.Her hastayı danışarak ve ortak karar alarak birbirimizle irtibat halinde olduğumuzu biliyor ve bunu uyguluyoruz. Dün öğleden sonra ofis dışında olduğumuzdan bu hasta ile ilgili bilgileri size mail ile bildiremedik. Ancak Leyla Hanım'ın telefonuna mesaj bırakabildik. Özel hastanelerde yapılacak vakalar için Murat Çelebi ve Atilla Küçükyalçın ile bir kaç kez telefonla görüştük. Hasta ve hastane ismi 'zaten o saatlerde belli değildi. Bu hasta ve hastanenin durumunda, birlikte aldığımız kararlardan bir sapma olmadığı ve yanlış anlaşılma ihtimali hissetmediğimizden bildirmekte de biraz geciktik. Bu durumun yanlış anlaşılmasından ve imalı bazı ifadelerden dolayı üzüntü duyuyoruz.

Reysaş'ın İzmir' de SSK Bozyaka Hastanesi'nde VVI pace replasmanı için verdiği fiyat bizim kararlaştırdığımız fiyatın yaklaşık 1,5 milyar daha altında olduğundan alım için Reysaş'a karar verilmiş ve implantasyon haftaya Çarşamba günü gerçekleştirilecekmiş.

Pazartesi günü yaptığımız toplantıda 8100$'lık Atrial Taşikardi önleme özellikli pace'in fiyatını geri çekeceğimizi söyledik. Bu fiyata çok yakın olan Tera’nın Euro cinsinden verdiği yaklaşık 8600$’lık fiyatını geri çekmemesi, Medistar'ın 9600$' lık fiyatının bu ürün için belirlenmesini engelledi. Fiyatımızı çekmekle ürünü tekrar protokole dâhil edememe riskini de üzerimize almış olacağız.

Birlikte kurmuş olduğumuz dayanışma ortamında sonuna kadar var olduğumuzu her fırsatta dile getirmekteyiz. Yukarıda yazmış olduğumuz maddeler ve diğer hususlardan dolayı ithamlarda bulunarak, herhangi bir yanlış anlaşılmanın ortaya çıkmasına izin vermek istemiyoruz. Ortalıkta dolaşan bu çeşit söylentilerin ilişkilerimize zarar vermemesi için asıllarının araştırılması düşüncesindeyiz. Belirsizliğin hala devam ettiği bu kritik günlerde hepimizin biraz daha anlayışlı olması birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirecektir.”

(123) 101. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 18.02.2002 tarihinde saat 14:45:54’te ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve ONMED Ankara bayisi İsmail UĞUR arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“İ: İsmail UĞUR M: Mehmet EDİN

M: Bundan sonraki pil bizim.

İ: Bu fiyat teklifini aldık biz onların tamam mı?

M: Tamam.

İ: Onun üstünde fiyat………

M: Tamam, şimdi bundan sonraki pil bizim.

İ: SSK’da Dışkapı’da

M: Evet.

İ: Veya Etlik’te nerde olursa.

Sayfa 49

M: Ama bizim pil ona göre ayarlıycaz tamam.

İ: Ben fiyatı vericem onlar düşük mü vericekler, yüksek mi?

M: Hayır biz düşük vericez onlar yüksek vericek.

İ: Peki bir tavan fiyat var mı tavan tavan.

M: İşte onu şimdi onu belirliycez, yarın toplantı yapıcaz inşallah.”

(124) 102. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 20.02.2002 tarihinde saat 13:13’te ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve ONMED Ankara bayisi Salih UĞUR arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“S: Salih UĞUR M: Mehmet EDİN

M: Tamam alıma çıkacak.

S: Söz vermiyorum hocam dedim ihale almaya da dedim.

M: Alıma çıkacak ama ilk pil bizden.

S: Bizim mi?

M: Ha bizim şöyle Proses aldı ya iki tane.

S: Evet.

M: Bizim almamız lazım, dönüşümlü yapacağız ta ki şu işler oturana kadar.

S: Kimle dönüşümlü yapacağız?

M: Ee kim veriyor oraya teklif?

S: Herkes… Medistar veriyor.

M: Herkes veriyorsa işte öyle dönüşümlü olacak, ilk başta öyle olacak yani şuan çünkü

S: Öbür pilcilerin haberi var mı bu işten.

M: Valla hepsinin haberi var bundan sonraki ilk pil bizim veyahut sen iki tane takacaksın abi o iki tane acili takacaksın.

S: % 30 indirimli mi vereyim?

M: Yoo hayır % 30 indirimli vermeyeceksin, ben verdim bütün fiyatları İsmail’e.

S: Biliyorum hı hı.

M: İşte o fiyatlardan takacaksın.

S: Tamam.

M: Tamam mı? Yani şimdi iki tane Proses aldı, iki tane de biz alalım bu iki tane acili diye düşünüyorum ben, sen konuşun Medistar ile Ankara ofisiyle konuşun, ondan sonra çıkacak iki taneyi başkası alsın…”

(125) 103. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 25.02.2002 tarihinde saat 14:10:58’de MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“MERT: Ben şimdi İstanbul'dayım, dönecektim abi, ondan sonra toplantıya kalim diye kaldım abi ne konuşulacak, bir şey de konuşulmayacak abi

Sayfa 50

MEHMET: Yok, bir şey yok abi, sistemde yürüyor aslında yani öyle toplantı mesela işte yeşil kartta filan bazı soru işaretleri olmuşta şeyde Siyami Ersek'te şey olmuş, yeşil karta veriyorduk şey olarak fiyat teklifi atıyorduk, başka bir soru daha ol şöyle bir sorun oldu sana sadece bilgi vereyim dedim, o şeylerle oldu bu da Mehmet EDİN'ler falan anlayamamışlar onlar, şimdi mesela şöyle şey oldu diyelim 12-20 gündür geçici duran hastalar var tamam mı, hastaların kurumu ödeme yapmıyor, diyor ki bize Üniversite fatura etsin diyor, bir tane oldu öyle, Bursa'da oldu öyle bir hadise, hasta doktor da dedi ki ulan dedi oldu olacak öldürelim hastayı dedi, enfeksiyon kapmış çünkü o şey hani temoroldan girince geçecek falan, ondan sonra bu sefer o temorali çıkartmışlar oradan hastanın bu sefer öbür bacağına geçmişler filan onlarda adamlarda demişler ki ya böyle manyakça bir şey olabilir mi tamam 15-20 gün bekledik ama burada demiş yapacak bir şey yok, o tür hadiseleri birbirimize haber vererek fiyat teklifi atalım, bir de şey oldu Ankara SSK'daki sırayla takma hadisesine döndük orda da, hani Ankara SSK'da fiyatlar çünkü hep Biyotonik'in fiyatı çıkıyor çünkü düşük ya onun fiyatı

MERT :Hııi

MEHMET: Öyle bir durum oldu yani bu tür şeyler yani temel sağlam olan bir yapımız var o yapının üzerinde mesela bizim Özel Hastanelere filan Mert beton gibi duruyoruz abi hiçte vermiyoruz, ne yaparlarsa yapsınlar yani

MERT: Çokta iyi oldu abi %10'a indirdik yani ne oldu takmıyorlar mı yine takıyorlar MEHMET: Hem takmıyor heee hem öyle isteyen geçen 1-2 hastane dedi ki işte bize yok işte biz dedi takmayız uğurlar olsun dedik bana ne abi ne yaparsanız yapın, heriflere hiçbir şey olmadı yemin ediyorum sana, hiçbir sorun çıkmadı yani, yani ben şuana kadar bir sorun görmedim yahu pacemakerde böyle güzel güzel gidiyor ama öbür taraf önemli değil ben hiç uğraşmıyorum zaten.”

(126) 104. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 08.03.2002 tarihinde saat 16:10:30’da MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“MERT: Abi şimdi şöyle bir durum olmuş bizim, Trabzon'da Numunede bir tane yeşil kartlı bir hasta varmış, bizim bayiye biz fiyatları çekmiştik te, bu nasıl olsa ben hiç alamıyorum diye gitmiş fiyat vermiş tamam mı bu seferde bizde kalmış tabi çünkü %6 daha indirimli vermiş.

MEHMET: Ha yanlışlık olmuş,

MERT: Şimdi ben bunu vermezsem ağzıma…falan diyor, ben de dedim ki valla ben veremem bu kadar anlaşma yapmışken firmalar arasında, ben acaba sonra düşündüm ki bizim grubu dönüp o aradaki fiyat farkı kadar ceza ödesem olur mu yoksa ne yapım ne halin varsa gör diyim mi yani

MEHMET: Yo, ben yani şey yapalım ya o kadar da bir şey değil böylesine olabiliyor çünkü o kadar şey ki dinamik gördüğü için hadise yani % 6'lık mı bir indirim yapmış herif

MERT: Ama gene de şeye aykırı hareket etmiş oluyoruz yani, ben biraz üzüldüm tabi şimdi ne halin varsa gör demek üzereyim adama ama gene de bir sorim de olabiliyorsa izin

Sayfa 51

MEHMET: Ben yani şöyle yani adam vermese iyi olur aslında çünkü fiyatta belli olmamış olur ama bilemiyorum ne bu Kağan KULAN'ın yerimi Üniversite mi

MERT: Stent işi gidiyor abi biz şu pili bir önce kurtaralım çünkü stent olayı kötü yani ben sana söyleyeyim

MEHMET: Stentte abi biz girmiyoruz ihalelere millet bize küfür ediyor biliyor musun, siz…diyor bilmem valla bir kısmı, bir kısmı da giriyor yani fiyatları düşürmeyin diye küfür ediyor herkes bize küfür ediyor anlayacağın Mert. Adam diyor ki sen diyor bu fiyatı ülkeyi diyor ülkenin şartlarında diyor sen bize destek olman lazım di mi diyor, hocam valla kusura bakmayın dedim ama yani biz dedim yapamayız dedim yani benim bir şeyim var anlaşmam var ben dedim bunu mümkün değil bozmam dedim, o zaman...git dedi herif yani aynen böyle oldu yemin ediyorum sana yani adam…”

(127) 105. TERA’dan Mert AYGEN’e ait 13.03.2002 tarihli elektronik posta iletisinde anlaşmaya

sadakatini ve anlaşmaya uymayanların karşılaştıkları yaptırımı gösteren şu ifadeler yer

almaktadır:

“Atilla Küçükyalçın (Medistar):

Cuma günü Trabzon Numune hastanesindeki yeşil kartlı bir VDD hastası için teklife çıkıldı. Daha önce anlaştığımız üzere…fiyat verildi. Fakat ihale…ÖZMED isimli bir bayide kalmıştır. Bu firma kimin bayisi ise lütfen durumla ilgili açıklama yapsın

Mert Aygen (TERA, Ekin Medikal):

Arkadaşlar;

Özmed ne yazık ki bizim bayimiz ve ilk kez gerçekten benim dışımda gelişen bu olay için özür diliyorum. Sanırım pili de takmışlar. Bu konu ile ilgilli Mehmet Tümer'i de arayıp bilgi vermiştim hafta sonunda.

Gruptan özür dilemek için normal fiyat olan 8.300.000 ile aradaki fark kadar bir cezayı ödemeye hazır olduğumuzu bildiriyorum.

Şimdiye kadar bizden kaynaklanan hiçbir eleştiri olmadığını hatırlatır, bunun gerçekten bizim dışımızda oluştuğunu bildirir ve özürlerimi sunarım.”

(128) 106. 12-13-14.04.2002 tarihli elektronik posta iletilerinde firmalar arasındaki pazar

paylaşımına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“Değerli Arkadaşlar, Trabzon’da yeşil kartlı bir hasta için kalp pili fiyatı istenmekte. Alfabetik listede sıra bizde olduğundan bu alım için…fiyat vereceğiz. Diğer grup üyesi arkadaşların buna göre daha yüksek fiyat vermelerini rica ederiz. Murat Çelebi-Sesa.”

“Arkadaşlar, Trabzon’daki yeşil kartlı hastanın ihalesi bizde kaldı. Dün Leyla Hanım ve ben İzmir’deydik, bu nedenle ancak bu sabah mesajı okuyabildim, hemen bayimi aradım fakat teklifi vermişti. Murat’ı arayıp durumu anlattım, o da anlayışla karşıladı. Kimsenin aklında soru kalmasın diye gruba bilgi vermek istedim. Nuran Sezer- Remed”

“Bu durumda ilk yeşil kartlı hastayı tekrar biz alacağız. Remed’in sırası geldiğinde sıra bir sonraki firmaya atlar. Murat”

“Şu sıralamayı bir yazar mısın, ben de takip edeyim. Mert Aygen-Tera” “Matek, Medikim, Medistar, MMT, Onmed, Remed, Reysaş, Tera. Murat Çelebi”

Sayfa 52

(129) 107. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 16.04.2002 tarihinde saat 14:13:03’te MEDİSTAR

ortaklarından Mehmet TÜMER ve Ali KILINÇASLAN arasındaki telefon görüşmesinde

aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“ALİ: Bu Konya ihalesi şeyine aldın mı ya sonuçlarını?

MEHMET: Ama perşembe günü açılıyormuş zarflar Çağrı'da.

ALİ: Bi saniye bi şey soracam bu ONMED niye giriyor ihaleye?

MEHMET: Neden bilmiyorum ki.

ALİ: ONMED pile teklif atıyor. Niye başka firmalar girmiyor da ONMED giriyor...

MEHMET: Hayır orda şey oldu öyle bi anlaşma var, Atilla var Atilla'yla görüş onu artı orda şöyle bi olay oldu bi hadise oldu valla detayları Atilla biliyor ben ilgilenmiyorum o pilin şeyiyle pil grubu var ya.

ALİ: He.

MEHMET: O pil grubunun görüşmelin var o bi alt yapı hazırladılar sırayla falan ihaleye girilecek gibi bi şeyler sen bi Atilla'yla görüş be şey.

ALİ: Tamam. Yüksek İhtisas kimde, Yüksek İhtisası nasıl kaptırıyoruz biz ya.

MEHMET: Yüksek İhtisasta ihaleye mi girdiler.

ALİ: İhalemiz var yarın perşembe günü.

MEHMET: Hayır ihaleye kimse girmiyor yüksek ihtisasta.

ALİ: Allah Allah.

MEHMET: Abiciğim bak.

ALİ: Etraf yine paylaşıldı…”

(130) 108. ONMED ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen 17.04.2002 tarihli

elektronik posta iletisinde müşteri paylaşımına işaret eden şu ifadeler yer almaktadır: “İzmir Atatürk Devlet Hastanesinde yeşil kartlı Hatice Can isimli hasta için DDD pil alımı yapılacaktır. Sırada Matek var galiba. Lütfen gereği yapılsın. Matek bize vereceği teklifi bildirsin.”

(131) 109. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 16.05.2002 tarihinde saat 10:21:15’te ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve İzmir Bölge’den Mahir adlı kişi arasındaki telefon

görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“ME: Mehmet EDİN M: Mahir

ME:Günaydın, Mahir, biz bizim büro ofisten Onmed İzmir ofisinden diğer firmalara periyodik sıra uygulaması konusunda bir faks çektik mi?

M:Dün öyle bir şey hazırladık çekildi mi bilmiyorum, ne oldu?

ME:Niye çekiyorsunuz ya?yazılı böyle bir şey çekilir mi Mahir?şey yapılmaz ya! M: Şey olmasın belge olmasın diye mi diyorsunuz?

ME :E tabi.

M:Anladım.

ME: Kim yani böyle bir şey yapmadan evvelde haberim olsun benim yani.

Sayfa 53

M: Sizin o konuyla ilgili bilginiz yok muydu?

ME:Yok hayır, hayır yazıyla onları ilgili var da yazı yazıp yolluyoruz lan hiç öyle yani biz burada bütün e-mailleri siliyoruz her bir şeyi yapıyoruz.

M:Firmaların haberdar olması.

ME:Telefonlan yapılır.

M: Şeydeki İstanbul'daki nasıl yapılıyor? -

ME: Telefonlan.

M: Öyle mi?

ME: Hiç öyle yazılı bir şey, katiyen.

M: Hıı! anladım tamam.

ME: Yani sizin düşünmemeniz beni şaşırttı Mahir.

M: Valla yok.

ME: Hakikaten şaşırttı, yani bu ciddi bir şey, hakketen şaşırdım.

M: Mehmet Bey şimdi bu faksı çekilen firmalar belli firmalar biliyorsunuz.

ME: Ben hiçbir firmaya güvenmiyorum Mahir, ben bir tek sana güvenirim, kendi firmama güvenirim, başka hiçbir yere güvenmem, hiçbir yerde hiçbir yazılı.

M: Tamam, biz bu güvene dayalı olarak iş yapıyoruz burada.

ME: Yok yok, başka firmaya güvenmeyeceksin Mahir, lütfen, işimizi yapacağız ama başka firmaya hiç bir şekilde güvenmeyeceğiz, lütfen.

M: Tamam olabilir olabilir tamam tamam peki.

ME: Antetli kağıda mı yazıldı bu?

M: Düşünemedim kusura bakmayın.

ME: Peki antetli kağıda mı yazıldı.

M: Görmedim ben, bir şimdi sorarım…”

(132) 110. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 17.07.2002 tarihinde saat 18:17:31’de ONMED’in

Ankara’daki bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve MMT’den Cumhur ÇEKEN

adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“İSMAİL: Cumhur bey merhaba İsmail ben ONMED den.

CUMHUR: Ha efendim.

İSMAİL: Rahatsız ediyorum da bugün bi tane hasta var Ayşe AKMANI diye, ona VVI teklifimiz var o pil bizim onla ilgili siz Ayhan'la bi görüşebilirmisiniz, yüksek teklif atabilirimi ona?

CUMHUR: Bi dakka teklif inşallah vermedik bugün yarın mı takılacak bu.

İSMAİL: Yarın ihalesi yapılacak.

CUMHUR: Yarın ihalesi yapılacak.

İSMAİL: İhale teklifi verdiyse de geri çeker mi bilmiyom çevirebilirse.

CUMHUR: Bi dakka alım hastanın adını?...”

Sayfa 54

(133) 111. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 17.07.2002 tarihinde saat 18:26:51’de ONMED’in

Ankara’daki bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve MMT’den Cumhur ÇEKEN

adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“İSMAİL: Cumhur merhaba tekrar İsmail ben. Ya şimdi ben hocaya ulaşamadım. Bizimkiler yanlış anladı muhtemelen sen zaten beş milyar küsur fiyat vereceksin ona değil mi?

CUMHUR: Eee valla teklifi götürmüş bile olabilirler herhalde.

İSMAİL: Teknik olarak öyle vermen lazım çünkü fiyatın düşük bizimki de altı milyar küsur o zaman tamam üstü zaten sizde kalıyor bi sorun yok yani.

CUMHUR: Tamam ondan sonra gene bak bizim pilimiz gene atmadınız etmediniz demeyin ha, çünkü.

İSMAİL: Yok abi konuştuk ya.

CUMHUR: Tamam. Şey gidiyorum, senden sonra ben öyle bişey hazırladık mı dedim, hatırlıyorum bakacam dediler yani zaten.

İSMAİL: Tamam neyse sonuçta yani benimse de sana geçtiyse yarın birgün başka pilde hesaplaşırız tekrar sorun değil bu senin olsun…”

(134) 112. 01.10.2002 tarihinde ONMED'deki Pelin URAL’dan MEDAY çalışanı Pınar AKALIN'a

gönderilen elektronik posta iletisinde ihale paylaşımına işaret eden şu ifadeler yer

almaktadır:

“Pınar'cığım,

Trabzon'da VDD hastası. Osman Öztabak

Remed'inmiş teklif verilirse 9,600+KDV”

(135) 113. ONMED’den İsmet MAR’ın MEDAY’dan Pınar AKALIN’a gönderdiği 02.10.2002

tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“... Diyarbakır'da Sakine Çakmak dddr Medistarın pili bilgin olsun teklif atılırsa 11,000+kdv”

(136) 114. 10.10.2002 tarihinde ONMED’deki İsmet MAR'dan MEDAY çalışanı Pınar AKALIN’a

gönderilen elektronik posta iletisinde müşteri paylaşımına işaret eden şu ifade yer

almaktadır:

“Malatya'da SSK’LI bir hastaya VVI isteniyormuş. Adı Adile Öztürk. Medikimin hastası teklif atmıycakmışız bilgin olsun...”

(137) 115. 21.10.2002 tarihinde ONMED'deki İsmet MAR'dan MEDAY çalışanı Pınar AKALIN’a

gönderilen elektronik posta iletisinde fiyat tespitine ve müşteri paylaşımına işaret eden şu

ifade yer almaktadır:

“... günaydın; İyi haftalar dilerim. Ankara Yüksek İhtisas’ta 2 adet pil istemi varmış. VVI ya da VVIR olacakmış. Yeşil kart Medikiminmiş.

VVI: 6000+KDV

VVIR: 8000+KDV

Bilgin olsun...”

Sayfa 55

(138) 116. 22.10.2002 tarihinde ONMED'deki İsmet MAR'dan MEDAY çalışanı Pınar AKALIN'a

gönderilen elektronik posta iletisinde pazar paylaşımı ve ihalede anlaşmaya işaret eden

şu ifadeler yer almaktadır:

“... Erzurum'da Yeşil kartlı hastaya VVIR isteniyormuş Tera'nın pili fiyat atmamıza gerek yokmuş Reşit Bey İsmail Beye iletmemi söyledi bilgin olsun canımcım.”

(139) 117. 08.11.2002 tarihinde ONMED'deki İsmet MAR'dan MEDAY çalışanı Pınar AKALIN’a

gönderilen elektronik posta iletisinde ihale’de anlaşma yapıldığını ve müşterilerin

paylaşıldığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:

“... Ank. Eğitimde ICD varmış. Rukiye Küçük VDDR Medistarın. Teklif atmayın atarsanız da 52,730+KDV verin diyor...”

I.3.5. Rakiplerin Faaliyetlerinin Zorlaştırılmasına İlişkin Tespitler

(140) 118. 06.02.2002 tarihinde MEDİM’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta

iletisinde aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

“Sayın Kardiyoloji Grubu,

…Elektra’dan İsmail Bey’den; Akdeniz Hastanesi’ne yoğun baskı sonucu mal vermek zorunda kaldıklarını, diğer merkezlere gerek Boston gerek Elektra tarafından kesinlikle mal verilmeyeceğini öğrendim. Akdeniz Üni. Hastanesi: Alınan karar sonrasında konsinyelerin iadesini takiben, Eta ürünlerini çekmediği için, Medim bayisi olan Medika yetkilisi Eta’nın bayiliğini yapmayacağını Eta’ya bildirmiş. Alınan karar gereği şu anda Boston, Cordıs, ACS ürünlerinin bayisi olan Altuniş’in, Boston’un işlerini takip ettiği için aynı şekilde bilgilendirilmesi, uygulamalarına devam ettiği takdirde, SESA ve Onmed tarafından yaptırıma tabi tutulması gerekmektedir. Osman Sürücü.”

(141) 119. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 14.02.2002 tarihinde saat 19:23’te ONMED

ortaklarından Mehmet EDİN ve SESA ortaklarından ve SADER başkanı İbrahim

ERDOĞAN arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“İ: İbrahim ERDOĞAN M: Mehmet EDİN

İ: Yavrum şimdi yanlış anlaşma var şey için Antalya şeyi, ihalesi için. Şimdi Antalya ihalesinde bikere Altunişe talimat ver, 1 milyar yedi yüz elli milyon açsın bi kere stente.

M: Benim stentim girmiyor.

İ: Niye.

M: Girmeyeceğiz diye ben sabah söyledim girme dedim.

İ: Ee tamam.

M: İstiyorsan 1750’den girsin önemli değil.

İ: Şundan dolayı adam belki diyormuş ki; yapamaz ama ben alacam bölüştürücem diyormuş, belki de bölüştürecek adam. Ben bu ihaleyi fiyat ihalesi yaptım…kullanırsam 1750, …kullanırsam 1750 diyecek belki de.

M: Olabilir peki o zaman 1750’ye falan ben söyleyim.

İ: Tamam biz prensip kararı ne dedik kardeşim, 1750den yapmayacak mıydık, herkesinkini 1750 yapsın, Formetinkini Bostonun altında açacağız çanak olacak,

Sayfa 56

eğer iki tarafta da şey olacak…Eğer bunu ben sana söylemezsem yarın tü abi bana niye söylemedin demezsiniz, dersiniz diye söylüyorum.

M: Problem değil ki canım ben şimdi açar söylerim 1750den verebiliyorsak verelim hemen,…Teminat falan…

İ: Tamam balona fiyatı tut ver, pile fiyatı tut ver, stente 1750 verin.

M: Tamam canım ben balonda yokum zaten.

İ: Oldu yavrum ben onun için aradım.

M: ee Boston ne veriyor?

İ: ee Boston’un verdiği fiyatın altında atacağız biz son dakikada, söyleyeceğiz yarın fiyatı.”

(142) 120. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti

kararının uygulanması sonucunda 20.02.2002 tarihinde saat 09:50:15’te ONMED

ortakları Mehmet Nazif EDİN ve Ali Reşit ONURALP arasındaki telefon görüşmesinde

aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

“M: Mehmet Nazif EDİN R: Reşit ONURALP

M: Şimdi Antalya Devlet'te ihale var.

R: Haaa iyi. Giriliyor mu?

M: Giriliyor. Biz 1750 veriyoruz, işte Altuniş veriyor 1750. Ondan sonra Formed'e aldıracağız.

R: Hm.

M: Çanak olacak.

R: Hııı, çok iyi.

M: Ondan sonra son dakika şeyin fiyatını öğrenecekler, Boston'un.

R: Hııı.

M: Boston'un 5 milyon altına teklif verecek hemen Formed…”

I.3.6. TERA’ya İlişkin Tespitler

(143) Stent ve pil satışı ile iştigal eden TERA Kardiyoloji Çalışma Grubu (KÇG) üyesidir ve

PEFİP Etik Kodeksini kabul etmiştir (Tespit 1, 2, 4). TERA, pazarda faaliyet gösteren

soruşturma tarafı teşebbüslerle birlikte hastanelerden konsinye malzemelerin çekilmesi

ve hastanelere mal vermemeye ilişkin olarak hazırlanan bildiriye imza atmıştır (Tespit 25,

26). Teşebbüsün ayrıca adi ortaklık sözleşmesini ve 250.000 ABD Dolarlık borç senedini

imzaladığı 5, 6, 10 ve 11 no’lu tespitlerle belirlenmiştir. Teşebbüs; 38, 42, 45, 47, 54, 57,

58, 60 ve 61 no’lu tespitlerde görüldüğü üzere rakiplerle birlikte mal vermeme boykotu

uygulamak, konsinyeleri hastanelerden çekmek ve ihalelere katılmamak suretiyle ilgili

pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesine yol açmıştır. Ayrıca

TERA’nın rakip teşebbüslerle birlikte pazardaki fiyat ve satım şartlarını belirlediğine ilişkin

deliller 65, 70, 71, 72, 73, 74, 78, 82, 83, 86, 87, 89, 90, 91, 93 ve 96 no’lu tespitlerde,

rakipleriyle birlikte pazar paylaşımı eylemlerine katıldığına ilişkin deliller ise 93, 102, 103,

104, 105, 106 ve 116 no’lu tespitlerde yer almaktadır.

Sayfa 57

I.4. Yapılan Savunmalar ve Savunmaların Değerlendirilmesi

I.4.1. İlgili pazarda 4054 sayılı Kanun’un uygulanamayacağına yönelik savunmalar

(144) Soruşturma sürecinde ONMED temsilcisi, Kanun koyucu tarafından 4054 sayılı Kanun’un uygulanacağı pazarlarda rekabetin varlığının bir veri olarak kabul edildiğini belirtmiş, 4054 sayılı Kanun’un ancak serbest piyasa ekonomisinin hakim olduğu pazarlarda uygulanabileceğine, serbest rekabetin mümkün olmadığı güdümlü piyasalarda 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasının mümkün olmadığına dikkat çekmiş ve ilgili pazarda piyasa dinamiklerinin tek taraflı bir şekilde kamu tarafından belirlendiğine işaretle pazarın rekabete açık olmayan güdümlü bir piyasa olduğunu, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un bu pazarda uygulanamayacağını savunmuştur.

(145) 4054 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde de vurgulandığı üzere, temel yapı ve unsurları itibarıyla bugün ülkemizde varolan ekonomik sistem, piyasa ya da pazar ekonomisidir. Piyasa ekonomilerinde işlerliğin sağlanması ve korunması için uygulanan ekonomik politikanın temel ve merkezi unsuru rekabettir. 4054 sayılı Kanun’un 1. maddesinde Kanun’un amacı, “mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak” şeklinde düzenlenmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 2. maddesinde ise, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer” ifadesine yer verilmiştir. 4054 sayılı Kanun’un “amaç” ve “kapsam” maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, 4054 sayılı Kanun’un, ayrım yapılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki mal ve hizmet piyasalarının tamamında uygulanabileceği anlaşılmaktadır.

(146) Ülkemizde sağlık hizmetlerinin önemli bir kısmının Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşları tarafından sunuluyor olması ve yine bu hizmetlerin finansmanının da büyük ölçüde SSK, Bağkur, Emekli Sandığı ve diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından karşılanıyor olması, devletin ilgili pazarda hem alıcı hem de düzenleyici bir aktör olarak varlığını beraberinde getirmektedir.

(147) İlgili pazar özelinde değerlendirme yapmak gerekirse devlet, gerek pazardaki sağlayıcılarla yaptığı protokollerle gerekse Bütçe Uygulama Talimatı vasıtasıyla, ilgili pazarda yer alan ürünlerin tavan fiyatlarını doğrudan veya dolaylı yollarla belirlemektedir. Devletin ilgili pazarda özellikle fiyat unsuru üzerinde kendini gösteren düzenleyici rolünün, pazarın güdümlü bir pazar haline gelmesine yol açtığını kabul etmek mümkün değildir. Zira yukarıda belirtildiği üzere, devletin ilgili pazara müdahalesi daha çok tavan fiyat tespiti ile sınırlıdır. Devlet, tavan fiyatlarını belirlerken, ilgili pazardaki ürünlerin üretim ve ithalat maliyetleri, piyasada oluşan rayiç bedelleri vs. gibi pek çok unsuru dikkate almaktadır. Dolayısıyla devletin tavan fiyatlarını belirlemesi işleminin diğer piyasa parametrelerinden tamamen kopuk bir eylem olmadığını belirtmek gerekmektedir. Öte yandan, ilgili pazardaki tavan fiyatlar kamu tarafından belirlenmekle birlikte, taban (minimum) fiyatlara ilişkin herhangi bir kamu müdahalesinin bulunmadığının; dolayısıyla piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin tavan fiyatların altında rekabet etmesine imkân veren geniş bir rekabet alanının bulunduğunun belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca ilgili pazarda teşebbüslerin üzerinde rekabet edeceği hususların fiyatla sınırlı olmadığının da belirtilmesi gerekmektedir. Örneğin, soruşturma konusu dosyada da görüldüğü üzere

Sayfa 58

teşebbüsler hastanelerde konsinye bulundurma hizmetini rekabetin bir unsuru olarak hastanelere sunabilmektedirler.

Diğer taraftan, ilgili pazarda fiyat dışındaki piyasa parametrelerinden olan arz miktarı, giriş-çıkış engelleri, teşebbüs sayısı vs. gibi hususlarda kamunun hemen hemen hiçbir müdahalesinin bulunmadığı görülmektedir. Bütün bu hususlar, ilgili pazarda kamu müdahalesinin sınırlı olduğunu ve ilgili pazarın güdümlü bir piyasa olmadığını ortaya koymaktadır.

I.4.2. Soruşturmaya konu edilen hususlar hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama devam etmekteyken Rekabet Kurulunca sözkonusu yargılamaya paralel bir soruşturma başlatılmasının ve başlatılan soruşturma sonucunda teşebbüsler aleyhinde bir karar alınmasının hakimin kararına etki anlamına geleceği; bu nedenle Kurul tarafından yürütülen soruşturmanın hukuka uygun olmadığı yönündeki savunmalar

(148) Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava ile Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturma, farklı hukuki düzenlemelere tabi olup; konusu, araçları ve tarafları açısından birbirinden bağımsız iki ayrı işlemdir. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen dava, Türk Ceza Kanunu ve 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu çerçevesinde yürütülen bir ceza yargılaması davasıdır. Rekabet Kurulu tarafından açılan ve yürütülen soruşturma ise; 4054 sayılı Kanun kapsamında yürütülen idari bir soruşturmadır. Bu farklılığın doğal bir sonucu olarak, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen soruşturmada incelenen ihlal unsurları ile ceza yargılamasında araştırılan suç unsurları birbirinden farklılık arz etmektedir. Diğer taraftan 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen davanın tarafları gerçek şahıslar iken, Kurul’un yürüttüğü soruşturmanın tarafları teşebbüslerdir. Durum böyleyken, Rekabet Kurulunun dosyaya ilişkin soruşturma açmasının veya soruşturma sonucunda teşebbüsler aleyhinde bir karar vermesinin hakimin kararına etki edeceğini kabul etmek mümkün değildir.

I.4.3. Rekabet Kurulunun aynı hususlara ilişkin aldığı önceki karar ve Kurum tarafından Danıştay’a sunulan savunmalar ile soruşturma sürecinde teşebbüslere yöneltilen iddiaların çeliştiğine yönelik savunmalar

(149) Bazı firma temsilcileri; firmaların 17.01.2002 tarihli bildiriyi yayınlaması ve 18.01.2002 tarihli toplantıda teklif vermemesi Rekabet Kurulunun 06.06.2002 tarih ve 02-36/396-164 sayılı Kararında, ihlal olarak değerlendirilmemişken mevcut soruşturmada aynı eylemlerin ihlal olarak değerlendirilmesinin hem Kurul’un önceki kararıyla çelişeceğini hem de Rekabet Kurumunun Danıştay’a sunduğu savunma ile çelişeceğini iddia etmişlerdir.

(150) Rekabet Kurulunun 06.06.2002 tarih ve 02-36/396-164 sayılı soruşturma açmama kararının, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı gerekçesiyle iptal edilmesine ilişkin Danıştay 13. Dairesinin 22.06.2005 tarih ve 2005/938 E., 3245 K. sayılı kararı uyarınca dosya konusuna ilişkin Rekabet Kurulu, 15.08.2005 tarihinde 05-51/785-M sayılı kararı ile soruşturma açılmasına karar vermiştir. Yeterli inceleme ve araştırma yapılmaması gerekçesiyle Rekabet Kurulu kararının iptal edilmesi, söz konusu hukuka aykırılığın usul olarak ele alınmasıyla birlikte bu usul eksikliğinin esastaki unsurları köklü şekilde etkilemesi sebebiyle yeniden yapılacak incelemede elde edilen yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda esastan yeni bir değerlendirme yapılmasını zorunlu hale getirmektedir. Rekabet Kurulunun soruşturmaya yer olmadığına dair evvelki kararındaki kanaat, düşünce ve gerekçelerinde, aradan geçen süre zarfında eğer ihlal durumu zaman aşımına uğramamışsa, değişikliğe gidilmesi pekâlâ mümkündür. Kurul’un önceki kararının, ilgili teşebbüsler hakkında elde edilen mevcut delillerden yoksun olarak verilmiş olması ve elde edilen yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda önceki karardan vazgeçilmiş olmasının hukuka aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

Sayfa 59

I.4.4. Teşebbüslere gönderilen soruşturma bildirim yazısında iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilginin bulunmadığına; dolayısıyla teşebbüslerin savunma haklarının kısıtlandığına yönelik savunmalar

(151) Soruşturma kararının alındığı aşamada eldeki mevcut tüm bilgiler taraflara gönderilmiş olup konunun ayrıntılarını ortaya koyan diğer bilgi ve belgeler bu aşamadan sonra Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi arşivinden elde edildiği için Soruşturma Raporu’yla birlikte taraflara ulaştırılmış ve sözkonusu belge ve bilgilere ilişkin taraflara savunma hakkı verilmiştir. Dolayısıyla, teşebbüslerin savunma haklarının kısıtlandığı yönündeki savunmalarına katılmak mümkün değildir.

I.4.5. Soruşturma Raporundaki iddiaların dayanağının Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davaya ilişkin olarak hazırlanan Savcılık İddianamesi olduğu; sözkonusu iddianamenin hukuken bağlayıcılığının bulunmadığı ve sadece iddiadan ibaret olduğu; dolayısıyla Rekabet Kurulunun yürüttüğü soruşturmada delil olarak kullanılamayacağı; kullanılsa bile iddianamedeki iddiaların mahkeme sürecinde çürütüldüğünün dikkate alınması gerektiğine ilişkin savunmalar

(152) Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturmanın, savcılık tarafından yürütülen soruşturma ile organik bir bağı bulunmamaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere savcılık soruşturmasında ve Rekabet Kurulu soruşturmasında, tamamen ayrı mevzuatın uygulanması söz konusudur. Durum böyleyken savcılık iddianamesinde yer alan iddia ve değerlendirmelerin 4054 sayılı Kanun kapsamında yürütülen bir soruşturmadaki iddialara dayanak teşkil etmesi mümkün değildir.

(153) Teşebbüs savunmalarında belirtildiğinin aksine, Soruşturma Raporu’nda yer alan iddiaların Savcılık İddianamesindeki değerlendirmelere ve iddialara dayanması sözkonusu değildir. Savcılık İddianamesi ile Soruşturma Raporu arasında ortak olan tek nokta, Rapor’aki iddialara dayanak teşkil eden delillerin Savcılık İddianamesi ekinde yer alan delillerden oluşmasıdır. Soruşturma sürecinde Soruşturma Heyeti tarafından, Savcılık soruşturması kapsamında kolluk kuvvetleri tarafından toplanan deliller incelenmiş ve bunlardan soruşturma kapsamıyla da ilgili olanlar, 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek soruşturma sürecinde kullanılmıştır. Savcılık soruşturması kapsamında usulüne uygun bir şekilde toplanan delillerin Rekabet Kurulunun yürüttüğü soruşturmada kullanılmasında hukuken herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

(154) Soruşturma kapsamında kullanılan delillerin hukuka uygun olarak toplanmış oldukları kabul edildiğinde, Savcılık İddianamesindeki iddiaların yargı sürecinde çürütülmüş olması; 4054 sayılı Kanun kapsamında açılmış olan soruşturmadaki iddiaların da çürütülmesi anlamına gelmemektedir. Benzer eylemlere ilişkin olsalar bile, 4054 sayılı Kanun kapsamında öngörülen ihlal unsurları ile Ceza Kanunu veya Savcılık İddianamesinin dayanağı olan diğer kanunlarda öngörülen suç unsurlarının aynı olmaması, soruşturma sürecinde teşebbüslere yöneltilen iddiaları Savcılık İddianamesindeki benzer iddialardan bağımsız kılmaktadır. Birtakım teşebbüsler tarafından, Savcılık İddianamesindeki iddiaların yargı sürecinde çürütüldüğü ileri sürülmekle birlikte soruşturma kapsamında kendilerine yöneltilen iddiaların veya iddiaların dayandığı delillerin geçersizliğini ortaya koyan 4054 sayılı Kanun kapsamında kabul edilebilir bir savunma sunulmuş değildir.

I.4.6. Soruşturma sürecinde kullanılan delillerin teşebbüslerle ilgisinin bulunmadığı iddiası

(155) Soruşturmaya taraf bazı teşebbüsler, soruşturma sürecinde delil olarak kullanılan bildirilerde yer alan imzaların teşebbüslerini temsile yetkili kişilere ait olmadığını ileri

Sayfa 60

sürmüşler; yine e-posta, telefon görüşmesi tutanağı, bilgisayar kayıtları vs. delillerin firmalarıyla bir ilgisinin bulunmadığını ifade etmişler ve sözkonusu delillerin kendilerine ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesinin gerekli olduğunu savunmuşlardır. Bazı teşebbüsler ise soruşturma sürecinde delil olarak kullanılan elektronik posta iletilerinin hiçbirine kendileri tarafından cevap verilmediğini, söz konusu iletilerin kendilerine bilgi amacıyla gönderildiğini ileri sürmüşlerdir.

(156) Diğer tüm hukuk alanları gibi 4054 sayılı Kanun’da da bir başkasının eyleminden dolayı bir (tüzel ya da gerçek) kişinin suçlanması mümkün değildir. Ancak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir anlaşmalarının varlığından söz edilebilmesi için; sözkonusu anlaşmanın yazılı olması veya teşebbüsü temsile yetkili kişilerce imzalanmış olması gerekmemektedir. Diğer bir ifadeyle, rekabeti sınırlayıcı anlaşmalarda şekil şartı bulunmamaktadır. Hatta rekabeti sınırlayıcı anlaşmanın uygulanmış olması veya uygulanması için cezai yaptırımın bulunması da gerekmemektedir; 4054 sayılı Kanun’a aykırılık için tarafların söz konusu anlaşmayla kendilerini bağlı saymaları ve bu anlaşmalara uymaları yeterli bir tespit olmaktadır.

(157) Kararın tespitlere ilişkin bölümünde yer alan delillerin incelenmesi sonucunda, haklarında soruşturma yürütülen teşebbüsler tarafından kardiyoloji sarf malzemelerinin satışlarında 2002 yılı başından itibaren ilgili pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlendiği, ürün fiyatlarının ve satım şartlarının rakiplerle birlikte tespit edildiği, ilgili pazarın rakip teşebbüsler arasında paylaşıldığı ve bu mutabakatlara uyulduğu anlaşılmaktadır. Anılan eklerde yer alan kararlarda firmaları temsilen görevlilerinin bulunması, alınan kararların grup üyeleri arasında sirküle edilerek paylaşılması ve kararlara paralel davranışlar gösterilmesi akabinde grup üyelerine durumun bildirilerek anlaşmaya sadakatin ispatlanması, ayrıca bazı belgelerde firma kaşelerinin bulunması, teşebbüslerin rekabeti önleyici bu kararların rakip teşebbüslerle birlikte alınmasına katıldığını ve anlaşmanın bir tarafı olarak alınan kararlar paralelinde uygulamalarda bulunduğunu göstermekte olup teşebbüslerin kendilerini söz konusu anlaşma ile bağlı hissettiğini ortaya koymaktadır.

(158) Diğer taraftan, 16 no’lu tespitte yer alan e-postadan da anlaşılacağı üzere grup üyeleri, taahhütlerini yerine getirmeyen teşebbüslere e-posta sirkülasyonunu durdurmayı dahi gündeme getirmektedirler. Anlaşmaya taraf olup da taahhütlerini yerine getirmeyenlere bile bu tür yaptırımlar gündeme gelirken, anlaşmaya taraf olmayan teşebbüslere bilgi amaçlı e-posta gönderilmesinin kabul edilmeyeceği açıktır.

I.4.7. İlgili pazarda kamunun büyük oranda tek alıcı olduğu, pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin hem tek alıcı konumundaki kamunun hem de ürünlerinin üreticisi konumundaki yurtdışı firmalarının baskısı altında bulunduğu, bu şartlar altında soruşturmaya taraf teşebbüslerin, söz konusu belirleyicilerden bağımsız bir şekilde ticari politikalar belirlemesinin ve rakipleriyle anlaşmasının mümkün olmadığına yönelik savunmalar

(159) İlgili ürün pazarında kamunun yüzde yüze yaklaşan bir pazar payıyla tek alıcı olduğu hususu bir gerçektir; ancak tek alıcı konumundaki bir alıcının satıcılar karşısındaki üstünlüğünü mutlak bir üstünlük olarak kabul etmek doğru olmayacaktır. Çünkü tek alıcı bile olsa bütün alıcılar, ihtiyacı kadar ürünü tedarik edememe riskiyle karşı karşıyadır. Zaten soruşturmaya taraf teşebbüsler de kamunun bu zaafından faydalanmak düşüncesiyle mal vermeme boykotuna girişmişler ve böylece kamunun politikalarını kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeyi amaçlamışlardır. Diğer yandan, üretici firmaların Türkiye distribütörlerine ürünlerin Türkiye’deki son satış fiyatlarını dayattığına ilişkin bir tespit de bulunmamaktadır. Şu halde, ilgili pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin belirli

Sayfa 61

kısıtlar altında da olsa ticari politikalarını bağımsız bir şekilde belirleyebildiklerini vurgulamak gerekir.

I.4.8. İlgili pazarın yapısı gereği kartellerin kurulamayacağı yönündeki savunmalar

(160) ONMED, MUTLU MEDİKİM ve TARCEM firmalarının temsilcisi, ilgili pazarın “giriş çıkış engelinin yokluğu”, “alternatif temin kaynaklarının mevcudiyeti”, “her üründe dağıtıcıların çeşitli rakiplerinin olmasının alıcının seçeneğini artırması” ve “satılan ürünlerin homojen olmayıp çok çeşitli olması” gibi özellikleri taşıdığı; dolayısıyla bu özelliklere sahip bir pazarda kartellerin kurulamayacağını ileri sürmüştür.

(161) Teşebbüs temsilcisinin ilgili pazara ilişkin olarak ileri sürdüğü niteliklerin gerçekten de ilgili pazarın özelliklerini yansıtıp yansıtmadığı hususu tartışmalıdır. Zira pazardaki teşebbüslerin büyük çoğunluğunun kartele taraf olduğu dikkate alındığında, alıcıların alternatif temin kaynaklarının oldukça kısıtlı olduğu görülmektedir.

Diğer taraftan, şekli gerçekliğin yanında fiili gerçekliğin ortaya çıkartılmasını amaçlayan rekabet hukuku soruşturmalarında, ilgili pazarın özelliklerinin soruşturma sürecinde elde edilen tespitlerle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Kararın tespitlere ilişkin bölümünde, teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı anlaşma yaptıklarını ve bu anlaşmaları uygulama noktasında bilgi alışverişinde bulunup birbirlerini denetlediklerini ortaya koyan deliller açıkça sunulmuşken, ilgili pazarda kartellerin kurulamayacağı ve sürdürülemeyeceği genellemesine katılmak mümkün değildir.

I.4.9. Yayımlanan bildirilerin, konunun ehemmiyetini ortaya koymak amaçlı olduğu, şahsen yapılan girişimler sonuçsuz kaldığı için bu yöntemin tercih edildiği, sözkonusu bildirilerin firmaların yasal dilekçe haklarının kullanılmasından ibaret olduğu yönündeki savunmalar

(162) Teşebbüsler tarafından ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildiriler gönderilmesinin, teşebbüslerin şahsen yaptığı girişimlerin sonuçsuz kalması neticesinde yapılmış eylemler olması, sözkonusu bildirilerin teşebbüsler arasındaki rekabeti bozucu bir anlaşma sonucunda yayımlandığı gerçeğini değiştirmemediği gibi, teşebbüslerin rekabeti bozucu sözkonusu anlaşmadan doğan sorumluluklarını da ortadan kaldırmamaktadır. Soruşturmaya konu bildirilerin incelenmesinden; bildiriye imza atan teşebbüslerin, bildiride dile getirilen sorunların çözümlenmemesi halinde mal vermeyi durdurma ve hastanelerdeki konsinyeleri çekme konusunda anlaştıkları görülmektedir. Kararın ilgili bölümlerinde de ortaya konulduğu üzere pek çok teşebbüsün bu anlaşmaya uyduğu ve mutabık kalınan eylemleri hayata geçirdiği de ortadadır.

I.4.10. 18.1.2002 tarihli çalışmanın bir ihale değil, fiyat belirleme çalışması olduğu; sözkonusu toplantıya pazardaki 50 firmadan 30’unun katıldığı; dolayısıyla ihaleye katılmak isteyen firmaların engellenmesinin sözkonusu olmadığı, bu durumun SSK yetkililerinin soruşturmadaki ifadelerinden de anlaşılacağı iddiası

(163) Kurul tarafından, anılan teşebbüslerin 18.01.2002 tarihli toplantıya katılmak isteyen firmaları engellediklerine ilişkin bir tespit yapılmış değildir.

I.4.11. 18.1.2002 tarihili ihaleye katılım sağlandığı, dolayısıyla ihale boykotu iddiasının geçersiz olduğu yönündeki savunmalar

(164) Soruşturmaya taraf teşebbüslerden TERA firması, 18.01.2002 tarihli toplantıda, SSK’ya rayiç bedelin altında teklif sundukları halde SSK’nın tekliflerini kabul etmediğine dikkat çekmek suretiyle; 18.01.2002 tarihli çalışmaya katıldığını belirtmiş ve teşebbüslerine yönelik ihalenin boykot edilmesi iddiasının geçersiz olduğunu savunmuştur.

Sayfa 62

(165) Kurul tarafından, teşebbüslerin 18.01.2002 tarihli ihaleyi boykot ettiğine ilişkin bir tespit yapılmış değildir. İlgili pazarda teşebbüslere ilişkin olarak tespit edilen rekabet ihlalleri; 18.01.2002 tarihli toplantıdaki eylemlerinden ziyade 2002 yılı boyunca süren faaliyetlerine ilişkindir.

I.4.12. Konsinye malların, mülkiyeti firmalara ait olan ve emaneten hastanelere bırakılan mallar olduğu, ayrıca konsinye bırakmanın kanuni bir zorunluluk olmadığı; durum böyleyken teşebbüslerin kendilerine ait ürünleri geri çekmesinin rekabet ihlali olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki savunmalar

(166) Konsinye sistemi sayesinde, hastaneler acil ihtiyaç duyduğu ürünlere kolaylıkla ulaşabilmekte, firmalar da konsinye bulundurmanın stok maliyetine katlanarak satışlarını artırmakta ve pazara daha iyi nüfuz edebilmektedir. Konsinyelerin hastanelerde bulundurulması hukuki bir zorunluluk olmasa bile, hastanelere konsinye ürünlerin bırakılmasının firmaların ticari faaliyetlerinin bir parçası olduğu ve firmalar arası rekabette kullanılabilecek bir araç olduğu açıktır. Soruşturmaya konu dosyada, konsinyelerin hastanelerden çekilmesinin mal vermeme boykotunun bir parçası olarak uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenledir ki, teşebbüsler arasındaki e–posta iletilerinde hastanelerden konsinyelerin çekilmesi gerektiği özellikle vurgulanmakta; bazı e- postalarda ise konsinyelerin çekildiği bilgisi diğer firmalara verilmektedir.

(167) Üzerinde rekabete girilebilecek her unsurla ilgili rekabet kısıtlamaları 4054 sayılı Kanun kapsamındadır. Dolayısıyla teşebbüsler, konsinyeyi bir rekabet unsuru olarak uyguladıklarına göre ve bırakılan bu konsinye malzemelerin geri toplanmasını topluca bildiriler yayınlayarak yaptıklarına göre bu durum 4054 sayılı Kanun’un açık ihlalini teşkil etmektedir.

I.4.13. Konsinye malların, reçete ve konsey raporu beraberinde daha önceden belli olan protokol fiyatlarını aşmamak koşuluyla faturalandığı; ancak Maliye Bakanlığının tebliğleri ile bu yolun kapandığı, 17.01.2002 tarihli yazıda çekileceği ifade edilen malzemelerin de bu malzemelerden ibaret olduğu, kaldı ki zaten tebliğin yayınlanmasının ardından bizzat hastaneler tarafından bu malzemelerin sahiplerine iade edildiği savunması

(168) Maliye Bakanlığının tebliğleri ile reçeteli alımlar tamamen kapanmış değildir. Teşebbüsler tarafından sadece reçeteli alımların tamamen yasaklandığı 12.11.2001 tarihli Maliye Bakanlığı genel yazısına odaklanılmaktadır. Oysaki; Maliye Bakanlığının 02.01.2002 tarihli tel emriyle, acil malzeme uygulaması gereken hallerde sağlık kurulu raporu ile reçeteyle alım mümkün hale getirilmiş; Maliye Bakanlığının 07.01.2002 tarihli genel yazısıyla da, sistem daha da esnetilerek üç uzman hekimin uygun görmesi halinde reçete ile alınabileceği belirtilmiştir.

(169) Görüldüğü üzere, reçeteli alım hiçbir zaman tamamen yasaklanan bir uygulama olmamıştır. Dolayısıyla, konsinyelerin geri çekilmesinin Maliye Bakanlığı tebliğlerinin doğal sonucu olduğu yönündeki teşebbüs savunmalarının kabul edilmesi mümkün değildir.

I.4.14. Firmaların SSK’ya mal vermeye devam ettikleri yönündeki savunmaları

(170) Soruşturma sürecinde, MUTLU MEDİKİM, LIGHT, DÖRTEL, ONMED, MEDİSTAR, SESA, MMT ve TERA firmaları fatura örnekleri sunarak teşebbüslerine yöneltilen mal vermeme iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunmuşlardır.

(171) Teşebbüslerin mal vermeme iddialarına yönelik savunmaları değerlendirilirken öncelikle birkaç hususun göz önünde bulundurulması gerekmektedir. İlk olarak, Karar’ın ilgili bölümünde de ortaya konulduğu üzere, 01.02.2002 tarihinden itibaren başlayan kurumlu

Sayfa 63

hastalara mal vermeme uygulaması, en yoğun şekilde 01.02.2002-08.02.2002 tarihleri arasında uygulanmıştır. Ayrıca mal vermeme uygulamasının, teşebbüslerin amaçlarına ulaşmalarını sağlayacak etkinlikte olmakla birlikte, belirli sınırlamalara ve istisnalara tabi olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin 72 no’lu tespitten anlaşıldığı üzere, kartel üyesi teşebbüsler kurumlu hastalar için faturayı hastanenin kesmesi şartıyla kartelce belirlenen fiyatlardan satış yapılabilmesini kabul etmişlerdir. Diğer taraftan tespitler kısmında sunulan bazı yazışmalardan da görüldüğü üzere, teşebbüslerin zaman zaman kartel anlaşmasına aykırı hareketleri de sözkonusu olabilmektedir. Ancak hiç şüphesiz bu durum, teşebbüsler arasında mal vermeme boykotuna yönelik bir anlaşma yapıldığı gerçeğini değiştirmemektedir.

(172) Yapılan anlaşmanın uygulanıp uygulanmadığı noktasında ise, mal vermeme uygulamasının esnekliği dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

(173) TERA firması tarafından 2002 yılına ait tüm fatura dökümleri sunulmuştur. Kurumlara yapılan satışlara ilişkin en erken tarihli fatura 18.02.2002 tarihlidir. TERA firması tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir. I.4.15. Yapılan satışların fiyat anlaşmalarına uymadığı yönündeki TERA’nın savunması

(174) TERA’nın ikinci yazılı savunmasında, satışlarının 65 no’lu Tespit’teki stent fiyat listesine uymadığını göstermek amacıyla 1 adet stent faturası ve 8 adet pil faturası sunulmuştur.

(175) Sunulan stent faturasındaki fiyat (1.665.000 TL+KDV) 98 no’lu Tespit’te yer verilen (1.750.000 TL+KDV) olarak belirlenmiş anlaşma fiyatına uymamaktadır. İki adet pil faturasındaki fiyatlar da Tespit 65’te sunulan anlaşma fiyatlarına uymamaktadır. Diğer altı adet pil faturası ise pile ilişkin fiyat listelerinin (Tespit 65, 87) geçerli olduğu tarihler dışındaki satışlara ilişkindir. Teşebbüs savunmasında sunulan az sayıdaki fatura örnekleri, birkaç vakada TERA’nın fiyat anlaşmalarına aykırı davrandığını gösterse bile, TERA’nın rakip teşebbüslerle anlaşma yaparak ilgili pazardaki rekabeti bozma iradesinin bulunmadığına delil teşkil etmemektedir.

(176) Nitekim TERA’nın ortağı Mert AYGEN tarafından rakip teşebbüs yetkililerine gönderilen 04.02.2002 tarihli elektronik posta mesajında şu ifadeler yer almaktadır (Tespit 71):

“Kıbrıs'lı hastaların özel statüde olmaları sebebiyle belirlemiş olduğumuz fiyattan

elçiliğe fatura edilmesinin uygun olduğunu düşünüyoruz…”

(177) Yine, Mert AYGEN’in bizzat kendi ifadeleriyle anlaşmaya taraf rakip teşebbüslerden Trabzon bayisinin anlaşma şartlarına aykırı bir eyleminden dolayı özür dilemesi bu eylemin teşebbüsler arasındaki diğer yazışmalara da konu olması (Tespit 89, 91) ve yine Mert AYGEN’in rakip teşebbüs yetkililerine hitaben yazmış olduğu elektronik posta mesajında Trabzon bayisinin söz konusu eylemi dışında firmalarının anlaşma dışına çıkan bir eyleminin bulunmadığını ifade etmesi (Tespit 19) teşebbüsler arasındaki anlaşmalara TERA’nın da taraf olduğuna ve uyduğuna işaret etmektedir.

I.4.16. İlgili pazarda rekabeti ihlal eden kurumun SSK olduğu iddiası

(178) Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin bir kısmı tarafından yapılan savunmalarda ilgili piyasada en büyük alıcının SSK’nın da aralarında olduğu sosyal güvenlik kuruluşları olduğu; bu alıcıların piyasada hâkim konumda bulunduğu, alım koşullarının bu kuruluşlar tarafından tek taraflı olarak belirlendiği; 2002 yılı Ocak ayında SSK tarafından düzenlenen fiyat tespit toplantısında açık eksiltme yaparak SSK’nın firmaları birbirine

Sayfa 64

karşı kullanarak teşebbüsleri zor duruma düşürdüğü ve onlara zarar verdiği belirtilmektedir.

(179) 4054 sayılı Kanun’un kapsamı, 2. maddede; “...mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer.” şeklinde belirlenmiştir. SSK’nın ihlal olduğu iddia edilen eylemlerinin yukarıda aktarılan 4054 sayılı Kanun’un kapsamında yer alabilmesi için her şeyden once, ihlal iddialarının ileri sürüldüğü dönemde bu kurumun teşebbüs niteliklerini haiz olması gerekmektedir.

(180) SSK, 4792 sayılı “Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu” ile kurulmuştur. Bu Kanun’a göre SSK, Çalısma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı, idari ve mali özerkliği haiz bir kamu kuruluşudur. SSK’nın görev ve yetkileri ise, 506 sayılı “Sosyal Sigortalar Kanunu” ile belirlenmiştir. 2002 yılı itibariyle SSK, sosyal güvenlik hizmetleri dahilinde sigorta ve sağlık hizmetleri vermiştir. SSK bu hizmetleri yerine getirirken bir kısım mal ve hizmeti özel teşebbüslerden temin edebilmektedir. Rekabetin SSK tarafından bozulduğu iddia ve savunması, bu alımlar bağlamında değerlendirilebilecek bir husustur. Bu açıdan SSK’nın kendisine verilen görevleri yerine getirirken ve söz konusu alımları dolayısıyla teşebbüs sayılıp sayılmayacağının ortaya konması gerekmektedir.

(181) SSK’nın üyelerine sağlamakta olduğu sağlık hizmetleri, Kanun tarafından kendine görev olarak verilen kâr amacı olmayan, tamamen sosyal içerikli ve hatta sunulan hizmet bedellerinin sigortalıdan alınan primlerle kıyaslanmayacak ölçüde yüksek olabildiği bir faaliyettir. Bu hizmet dolayısıyla SSK, piyasada teşebbüs olarak yer alan bir kurum değildir ve sisteme dâhil olanlar lehine yürüttüğü sağlık hizmetlerinin de normal iktisadi faaliyet nitelikleri taşımadığı değerlendirilmiştir.

(182) Netice olarak yukarda yer verilen savunma konusu eylemin –gerçek olup olmadığı araştırmasına girilmeksizin- ilgili kuruluşun SSK olması ve 4054 sayılı Kanun kapsamındaki rekabet sınırlamalarının sadece teşebbüs ya da teşebbüs birliklerince yapılabilmesi ve SSK’nın da 4054 sayılı Kanun çerçevesinde teşebbüs ya da teşebbüs birliği olarak değerlendirilememesi sebebiyle, konu hakkında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. I.5. Gerekçe ve Hukuki Dayanak

(183) 4054 sayılı Kanun uyarınca yürütülen soruşturma, iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle ilgili pazardaki fiili ve potansiyel rekabeti kısıtlamalarına ilişkindir. Bu çerçevede yapılan tespitlere, ihlal unsurlarına, teşebbüs savunmalarına ve değerlendirmelerine ayrıntılı olarak yukarıdaki bölümlerde yer verilmiştir. Bu bölümde ise, soruşturma sonucunda alınmış olan Kurul kararının genel gerekçesi ve hukuki dayanaklarına yer verilecektir.

(184) Bu bağlamda öncelikle soruşturmaya konu rekabet ihlallerinin ortaya çıkmasına yol açan sürecin ve bu süreçte teşebbüslerin içinde bulundukları motivasyonun ana hatlarıyla ortaya konulması önemlidir. Bilindiği üzere, soruşturmaya taraf teşebbüslerin en büyük müşterileri Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur gibi sağlık sigortası hizmetleri veren sosyal güvenlik kuruluşları ile diğer kamu kurumlarından oluşmaktadır.

(185) Çağdaş sağlık hizmeti oluşturmada en önemli etkenlerden biri olan tıbbi malzemeler ile ilgili ruhsatlandırma, fiyat tespiti, endikasyon belirleme, tedarik zinciri yönetimi konularındaki politikasızlık ve denetimsizlik 1990’lı yılların başına doğru oldukça önemli

Sayfa 65

bir maliyet kalemi olarak sağlık sistemimizin gündemine oturmuştur. Yapılan değerlendirmeler sonucunda çoğu ithal olan bu malzemelerin kurumlara fatura edilen fiyatlarında büyük farklılıklar olduğu, işletme ve mali yapıları itibarı ile kamu hastanelerinin bu yükün altından kalkamayacağı sonucuna varılmış ve malzeme fiyatlarını sağlıklı bir şekilde tespit etmek koşulu ile bu fonksiyonun kamu sağlık finans sistemleri tarafından sürdürülmesine karar verilmiştir. Bu şartlar altında yürütülen çalışmalar sonucunda “son kullanıcı düzeyinde liste birim fiyatını“ ifade eden Emekli Sandığı Protokol Fiyatları oluşmuştur. Emekli Sandığı protokolleri “liste birim fiyatı” konusunda boşluğu kısmen de olsa doldurmuş ve birçok malzemede çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına (SSK, Bağkur, Üniversite Hastaneleri, Sağlık Bakanlığı Devlet Hastaneleri) referans noktası olarak önemli açılımlar sağlamıştır.

(186) 1992 yılından önceki dönemde tıbbi malzemelerin alımı SSK’ya bağlı ünitelerce bağımsız olarak yerine getirilirken, kuruma bağlı çeşitli ünitelerce aynı malzemenin farklı fiyatlarla alınması kurumu yeni düzenleme yapmaya itmiş ve yapılan çalışmalar sonucunda, 09.03.1992 tarihinden geçerli olmak üzere 28 firmayla protokol imzalanmıştır. 1994 yılına gelindiğinde malzemeler arasındaki fiyat ve kalite farklılıkları gözlendiğinden 1992 yılında yapılan protokollerin revize edilmesi gerekli görülmüş, belirlenen yeni fiyatlar çerçevesinde yeni protokoller imzalanmış ve 25.05.1994 tarihi itibarıyla yeni protokol fiyat listesi ilgililere duyurulmuştur.

(187) Protokol, alıcı ile satıcı firma arasında ticarete konu ürünün azami fiyatını belirlemeye yarayan bir sözleşmedir. Protokol aynı zamanda malzemenin kuruma bağlı sağlık kuruluşlarında kullanılabileceği hususunda bir referans sayılmaktadır. Protokol sistemi ihaleyle alımı ortadan kaldıran bir sistem değildir. Ancak uygulamada özellikle ileri teknoloji ürünü malzemelerin tüm alımları protokol sistemine dayalı olarak yapılır hale gelmiştir. Zira acil uygulamalarda ihale sonuçlarını beklemenin uzun süreyi alacak olması nedeniyle reçete karşılığı alım kolaylığı getirilmiştir. Sağlık kuruluşu görevlilerince ihale ile uğraşmaktansa, daha pratik bir yol olan reçete uygulaması yaygınlaşmıştır.

(188) 1998 yılında ABD Dolarının diğer para birimleri karşısında değer kazanması, keza diğer ülke para birimleriyle de ithalat yapılması göz önüne alınarak kardiyoloji branşının da bulunduğu bazı malzeme alımlarına dair protokoller SSK’nın tek yanlı bir kararıyla iptal edilmiş, yeni hazırlanacak protokollere kadar geçecek sürede, kurum aleyhine doğacak fiyat farklarının firmalarca ödenmesi yolunda taahhütname alınmış, bir kısım firmaya bu şekilde taahhütnameli satış yetkisi verilmiştir.

(189) Taahhütnameli alım sistemi, alımların eski protokol fiyatları üzerinden sürdürülmesini, yapılacak yeni bir protokol ile ya da protokolün yapılamaması halinde rayiç değerin belirlenmesi sonucunda satın alınan malzemenin fiyatında eski protokol fiyatına göre bir düşüş gözlenmişse; iki fiyat arasındaki kurum aleyhine oluşacak farkın distribütör firmalarca kuruma iade edilmesini öngörmüştür. Söz konusu taahhütnamenin imzalanması, bir taraftan kısa vadede eski protokol fiyatları üzerinden satış yapma imkânını sağlarken diğer taraftan tahsilat zamanı ve miktarı belli olmayan ve muhtemelen her satışla birlikte artan potansiyel bir borç yükünü firmalara yüklemiştir. Bu risk, firmaların ilgili pazardaki ürünlerin fiyatlarının düşmemesi yönünde direnç göstermesinin temel motivasyonlarından birini teşkil etmektedir.

(190) Soruşturmaya konu ihlallerin başlangıcı, 2001 yılının son çeyreğinde tıbbi sarf malzemelerine ilişkin kamu alım politikalarında değişikliğe gidilmesine ilişkin kararlara dayanmaktadır. Reçeteli alım sisteminde hasta ve hasta yakınlarının doğrudan malzeme sağlayıcısı veya dağıtıcısı teşebbüsler ile muhatap olmasının sakıncalarının farkedilmesi üzerine, Sağlık Bakanlığının talebi ile Maliye Bakanlığı tarafından 12.11.2002 tarihinde bir genel yazı yayımlanmıştır. Bu yazı ile kaynak israfının önlenmesi amacıyla resmi

Sayfa 66

sağlık kurum ve kuruluşlarındaki tedavi sırasında kullanılacak sarf malzemelerinin reçete ile dışarıdan temini yerine ihale usülüyle temin edilmesi gerektiği belirtilmiş ve alımların bu şekilde yapılmaması halinde ücretin ödenmeyeceği ifade edilmiştir. Buna paralel olarak SSK Yönetim Kurulunun 16.11.2001 ve 03.01.2002 tarihli kararları ile protokollü alımlardan vazgeçilerek açık elksiltmeye dayalı ihale yoluyla alımlar yapılması öngörülmüştür. Bazı sarf malzemelerinin hastanelerde bulunmaması nedeniyle cerrahi girişimlerin yapılamadığı ve hastaların mağdur olduğuna yönelik olarak yapılan başvurular üzerine Maliye Bakanlığı tarafından 02.01.2002 tarihinde bir tel emri yayımlanarak, tıbbi malzemelerin sağlık kurumlarında bulunmaması durumunda sağlık kurulu raporu ile reçeteli alımlara izin verilmiştir. Yine Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 07.01.2002 tarihli Genel Yazı ile de, aralarında stent ve kalp pilinin de bulunduğu Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 84 kalemlik listede yer alan sarf malzemelerinin hastane tarafından temin edileceği; ancak zorunlu hallerde üç hekimin uygun görmesi durumunda reçeteli alımın mümkün olacağı belirtilmiştir.

(191) Pazardaki en büyük alıcıların tıbbi sarf malzemesi alımlarında protokolle belirlenen fiyatlar üzerinden reçeteli alım yerine ihaleyle alım yönünde kararlar alması üzerine, tıbbi sarf malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı firmalar için üç önemli tehlike ortaya çıkmıştır. Bunlardan birincisi, malzeme fiyatlarında gerçekleşecek önemli fiyat düşüşleri; ikinci husus ise düşen fiyatlar ve dolayısıyla taahhütnameler sebebiyle SSK’ya yapılması gereken büyük hacimli geri ödemelerdir. Bunların yanı sıra, ihaleli sistemin uygulamaya konulmasıyla birlikte piyasaya girecek yeni firmalar tarafından önceki pazar yapısının rekabetçi yönde değiştirilecek olması da mevcut teşebbüsleri harekete geçiren önemli bir etken olmuştur.

(192) Tespitler bölümünde sunulan delillerin incelenmesinden, 2001 yılı sonunda ve 2002 yılı içerisinde kardiyoloji malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı birtakım teşebbüslerin; reçeteli sistemin uygulanmasına devam edilmesini ve yüksek kar marjları içeren fiyat düzeylerinin sürdürülmesini sağlamak; zorunlu kalınırsa eski protokollerin yenilenerek bir nebze fiyat indirimiyle o zamanki mevcut düzenin sürdürülmesini temin etmek amacıyla Ankara’da Çetin Emeç’te, Uludağ Restoran’da, SESA firmasının ofisinde, TERA firmasının ofisinde; İstanbul’da Altunizade’de, MUTLU MEDİKİM’in yeni bir ofisinde veya başkaca yerlerde çok sayıda toplantı düzenledikleri; Kardiyoloji Çalışma Grubu, Stent Grubu ve Pacing ve Elektrofizyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmalar Platformu isimleri altında çalışma grupları oluşturdukları ve bu grupların çatısı altında; mal vermeme boykotu, konsinyelerin çekilmesi, ürünlerin fiyat ve diğer arz koşullarının belirlenmesi, yeşil kartlı hastalara ve acil durumdaki hastalara satılacak pillerin sıraya konulması ve rakip durumdaki teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılmasına yönelik kararlar aldıkları anlaşılmaktadır.

(193) MEDİSTAR ortağı tarafından; rakip teşebbüsler arasında yapılan bu toplantıların amacının, Türkiye’de malzeme fiyatlarının indirilmesine yönelik çalışmaları engellemek olduğu ifade edilmiştir (Tespit 24). SESA firması yetkilisi tarafından firmaların o dönemdeki stratejileri ise şu şekilde özetlenmektedir: (Tespit 21):

”- Mevcut sistemi açmak, Tebliğden kurtulmak,

- Taahhütname işini çözmek

- Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak

- Yeni protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak

- Genelge yürürlükte kalacaksa, çalışanlar için strateji geliştirmek.”

(194) Teşebbüslerin yapmış oldukları anlaşmalara ilişkin deliller ayrıntılı olarak Karar’ın tespitlere ilişkin bölümünde sunulmuş olmakla birlikte, bu bölümde toplantılarda alınan

Sayfa 67

ortak kararlarda ve teşebbüsler arasındaki yazışmalarda gönderme yapılan iki belgeye değinmek yerinde olacaktır. Bunlardan birincisi Hastanelere (Devlet, SSK, Üniversite ve Özel) ve diğer sağlık kurumlarına gönderilen, altında ilgili pazarda faaliyet gösteren 24 teşebbüsün imzasının bulunduğu 17.01.2002 tarihli mal vermeme ve konsinyelerin geri çekilmesine ilişkin yazıdır (Tespit 25). Bu belgede, özetle ilgili pazardaki belirsizliklerin giderilmemesi halinde 01.02.2002 tarihinden itibaren mal temininin durdurulacağı belirtilmektedir. Toplantı gündemlerinde yer alarak ortak mutabakatın önemli belgelerinden biri olan diğer belge de, PEFİP Etik Kodeksidir (Tespit 4). Bu belgede maddeler halinde yer alan ilkeler Pacing ve Elektrofizyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmalar Platformunu oluşturan firmalarca ortak ilke olarak benimsenmiştir.

(195) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri yasaklanmış ve bu madde kapsamında ihlal olarak değerlendirilebilecek birtakım durumlar örnek olarak sayılmıştır. Bu kapsamda, soruşturmaya taraf birtakım teşebbüslerin mal vermeme boykotu, konsinyelerin çekilmesi, ürünlerin fiyat ve diğer satış koşullarının belirlenmesi, yeşil kartlı hastalara ve acil durumdaki hastalara satılacak pillerin sıraya konulması ve rakip durumdaki teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması amacına yönelik yaptıkları anlaşmaların, amaç ve etkisi bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde örnek niteliğinde sayılmış olan “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi”, “mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü”, “mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi” ve” rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” durumlarıyla örtüştüğü; dolayısıyla teşebbüsler arasında yapılan sözkonusu anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. Teşebbüslerin iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemeleri pazarındaki inceleme konusu eylemleri, aşağıdaki başlıca beş madde altında toplanabilir:

- İlgili pazarda rekabeti önleme amaç ve etkili anlaşmalar yapılması ve

Bu anlaşmalarla;

- İlgili ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi,

- İlgili ürünlerin fiyat ve satım şartlarının birlikte belirlenmesi,

- Rekabeti ortadan kaldırma amaç ve etkili anlaşma ve oluşumlara katılanlar

arasında pazarın bölüşülmesi.

- Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması ve pazara yeni giren

teşebbüslerin pazar dışına çıkarılması.

(196) Söz konusu rekabet ihlallerine ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca re’sen muafiyet değerlendirmesi yapıldığında, söz konusu davranışların “malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması” gibi bir sonuç doğurmadığı gibi davranışlar sonucu ortaya çıkan faydanın da tamamen kartel üyeleri lehine etki doğurması sebebiyle ve daha da önemlisi müşteriler ve tüketiciler bağlamında bu kesimin büyük oranda zarar görmesi nedenleriyle muafiyete hak kazanabilecek bir anlaşma olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Sayfa 68

(197) Yukarıda da belirtildiği üzere soruşturmaya taraf birtakım teşebbüsler, işbirliği faaliyetlerini; Kardiyoloji Çalışma Grubu, Stent Grubu ve PEFİP gibi oluşumlar altında gerçekleştirmişlerdir. Bunlardan, Kardiyoloji Çalışma Grubu, stent, pil, balon, kateter gibi kardiyoloji malzemeleri sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbülerin oluşturduğu bir üst örgütlenme olduğu; bu örgütlenme altında stent grubunun temel olarak stent sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbüslerden; PEFİP’in ise temel olarak kalp pili sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbüslerden oluşan alt örgütlenmeler olduğu anlaşılmaktadır.

(198) Kartele taraf teşebbüslerin ilk planda yaptıkları anlaşma, 01.02.2002 tarihinden itibaren mal tesliminin durdurulmasına ilişkin olmuştur. Buna paralel olarak stent sağlayıcısı ve dağıtıcısı birtakım teşebbüslerin hastanelerde bulunan konsinyelerini çektikleri anlaşılmıştır. Kartele taraf teşebbüslerin mal vermeme eylemlerinin ağırlıklı olarak 01.02.2002 tarihi ile 08.02.2002 tarihi arasında devam ettiği anlaşılmaktadır. Ancak bu eylemin kısa sürmekle birlikte, karteli amacına ulaştıracak etkinlikte olduğu görülmektedir. Nitekim İbrahim ERDOĞAN tarafından grup üyelerine aşağıdaki gönderilen e-postada da bu duruma işaretle, “Sayın Kardiyo Grubu, Az önce aldığımız bilgiye göre Emekli Sandığı da reçete işine olur veriyormuş (ihale sisteminden feragat). Herkesin gözü aydın. düşündüğümüz her şeyi aşama aşama elde ediyoruz. Birlik beraberlik ve dürüstlükle hareket edince her şey hallediliyor. İ.Erdoğan” (Tespit 23) ifadeleri yer almaktadır.

(199) Diğer taraftan, kartel içerisinde yer alan teşebbüslerce toplu alımlara katılmama, katılım sağlandığı zaman ise tamamen kartelin amaçları doğrultusunda davranma sağlandığı tespit edilmiştir. Teşebbüslerin fiyata ve diğer satım şartlarına ilişkin rekabetçi davranışlarının önceden eşgüdümlenmesi amacıyla alınan kararlar ve belirlenen politikalar grup üyeleri arasında kurulan e-posta grubu üzerinden dağıtılmaktadır ve olaylar gerçekleştikten sonra grup üyelerinin bilgilendirilmesi de ihmal edilmemektedir.

(200) Kartelin dikkati çeken bir diğer eylemi, kartele üye olmayan Boston Scientific ünvanlı stent sağlayıcısı teşebbüsün ilgili pazardaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasıdır. Tespitler bölümünde yer alan 119 no’lu belgeden de görüldüğü üzere, kartele üye birtakım teşebbüsler, Antalya ihalesini Boston Scientific’in kazanmasına engel olmak için sözkonusu teşebbüsün teklifinin altında teklif vermek üzere anlaşmışlardır. Diğer taraftan, kartel üyesi ONMED ve SESA’nın bayiliğini yürüten Altuniş isimli bayinin, Boston Scientific’in bayiliğini bırakmaya zorlanması ve bu konuda ONMED ve SESA tarafından Altuniş’e baskı yapılması hususu kartel üyeleri tarafından gündeme getirilmiştir.

(201) Tespitler bölümünde sunulan belgelerin incelenmesinden, 2001 yılı sonunda ve 2002 yılı boyunca yapılan toplantılarda yapılan anlaşmalara MEDİSTAR, MUTLU MEDİKİM, SESA, ONMED, TERA, REMED, ANKİ, EKİN, POYRA, MMT, PROSES, PROMESİS, REYSAŞ, NEMED, MEDİM, ARTE, FORMED, SUMED, MEDAY, LIGHT, DÖRTEL ve ELEKTRA unvanlı teşebbüsler iştirak etmiştir.

(202) Anlaşmalara taraf teşebbüslerin, sadece anlaşmaları yapmakla kalmayıp bu anlaşmalara uygun davranışlar sergilediği, anlaşmaya uyum noktasında birbirlerini takip ettikleri ve anlaşmaya uyumu sağlamak için yaptırım mekanizmaları geliştirdikleri görülmektedir. Bu bağlamda, birtakım teşebbüslerin, yapılan anlaşmalara uyumu sağlamak üzere bir adi ortaklık sözleşmesi ve buna ek olarak 250.000 ABD Doları tutarında bir borç senedi imzaladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca yine; kartel üyesi teşebbüslerin anlaşma hükümlerine aykırı hareket eden teşebbüsleri uyardıkları, sözkonusu teşebbüslerden açıklama istedikleri ve bu teşebbüslere yönelik e-posta trafiğinin durdurulması gibi birtakım tedbirleri gündeme getirdikleri görülmektedir.

(203) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda

Sayfa 69

oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin beşinci fıkrasında “Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır.” şeklinde hüküm yer almaktadır.

(204) 4054 sayılı Kanun’un rekabeti sınırlayıcı anlaşmaların yasaklandığı 4. maddesinde örnek mukabilinde sayılan anlaşma konuları arasında ilk sırayı, yukarda bahsedilen kardiyoloji firmalarının belirtilen davranışları yer almaktadır. Fiyat tespiti, pazar paylaşımı, ihale tekliflerinin ortak ayarlanması, arz boykotu ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılmasına yönelik bu davranışlar, rekabetçi sürecin merkezine doğrudan saldırıyı/müdahaleyi temsil ettiği için ağır rekabet ihlali olarak değerlendirilmektedir. Bunların, rekabet hukuku uygulamalarında hangi rekabet karşıtı etkide bulunacağı değerlendirmesine dahi ihtiyaç duyulmaksızın her zaman rekabete zararlı olduğu kabul edilmektedir.

(205) İhlal sürecinde teşebbüslerin stratejilerini ayrıntılı olarak ortaya koymaları, bu stratejileri gerçekleştirmeye yönelik örgütlenmeler kurup bu örgütlenmelerde organizasyonel bir yapı oluşturmaları, aralarındaki iletişimi sürekli kılmak üzere e-posta grupları kurmaları, ayrıca yapılan anlaşmalara uyumu sağlamak üzere, yaptırım mekanizmaları geliştirmeleri ve birbirlerini denetlemeleri, teşebbüslerin rekabetçi sürecin kasıtlı olarak engellendiğini göstermektedir. Hatta bazı teşebbüslerin yaptıkları anlaşmalarla 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiklerinin farkında oldukları anlaşılmaktadır.

(206) Teşebbüsler tarafından gerçekleştirilen ihlallere ilişkin idari para cezası takdir edilirken göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus, kartele taraf teşebbüslerin iyileştirici nitelikte kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslerin önemli bir kısmını oluşturduğu hususudur. Diğer taraftan; SSK, Emekli Sandığı, Bağkur ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin yaklaşık %90’ının finanse eden kuruluşlar olduğu dikkate alındığında; kartel üyelerinin bu kurumlara yönelik uyguladığı mal vermeme boykotu, konsinyelerin geri çekilmesi, toplu ihalelere katılmama gibi eylemlerinin sağlık hizmetlerinin sunumunda çok ciddi sıkıntılara neden olacağı kabul edilecektir. Nitekim bu nedenle teşebbüslerin mal vermeme boykotu kısa sürmesine rağmen, ilgili pazarda etkisini derhal göstermiş ve amacına ulaşmıştır.

(207) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca ceza takdir edilirken, hakkında rekabet ihlali yaptığı tespit edilen teşebbüslerin bu ihlallerin ortaya çıkışındaki rollerinin, gerçekleştirdikleri ihlallerin niteliğinin ve süresinin de dikkate alınması gerekmektedir. Teşebbüslere ilişkin ihlal tespitlerinin ortaya konulduğu bölümde ayrıntılı olarak sunulduğu üzere, soruşturmaya taraf teşebbüslerden, MEDİSTAR, MUTLU MEDİKİM, SESA, ONMED, TERA, REMED, ANKİ, EKİN, POYRA, MMT, PROSES, PROMESİS, REYSAŞ, NEMED, MEDİM, ARTE, FORMED, SUMED, MEDAY, LIGHT, DÖRTEL ve ELEKTRA’nın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri belirlenmiştir. Tespitler bölümünde sunulan delillerin incelenmesinden, bu teşebbüslerden MEDİSTAR, MUTLU MEDİKİM, SESA, ONMED, TERA ve REMED’in kartelin oluşumunda ve yürütülmesinde öncülük edip kartel organizasyonunda aktif rol aldıkları, diğer teşebbüslerin ise yapılan anlaşmalara uymakla birlikte kartel organizasyonunda öncü olmadıkları değerlendirilmiştir.

Sayfa 70

(208) Diğer taraftan, iki ürünün satışlarında uygulanan yöntemlerin farklılık göstermesi ve bu farklılıklar sebebiyle teşebbüslerin ayrı ayrı örgütlenmeleri nedeniyle soruşturma tarafı teşebbüslerin stent ve kalp pili alanındaki faaliyetlerinin ayrıştırılmasında fayda görülmektedir. Yapılan tespitlere göre;

- sadece stent satan teşebbüsler: AGE, ANKİ, MEDİM, ARTE, DÖRTEL, EKİN,

ELEKTRA, ELT, FORMED, GENÇ GİRİŞİM, LIGHT, POYRA, PROMESİS, PM

GROUP, SELEN, SUMED;

- hem stent hem pil satışı yapan teşebbüsler: MEDİSTAR, NEMED, MUTLU

MEDİKİM, ONMED, MMT MERİT MEDİKAL, MEDAY, PROSES, REMED, SESA,

TARCEM, TERA;

- sadece pil satan teşebbüs: REYSAŞ’tır.

(209) Bu ayrımın belirginleştirilmesi, icra edilen davranışlarda 4054 sayılı Kanun’a aykırılık noktalarında da farklılık olması ve rekabet ihlallerinin süresi ve ağırlığı sebebiyle de önem arz etmektedir. İhlal noktalarında belirtilmesi gereken en önemli husus, rakiplerle ortak fiyat tespiti ve diğer satım şartlarının tespit edilmesi, konsinyelerin geri çekilmesi ve arz boykotu, rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması eylemleri sadece stent ürünleri satıcıları için geçerli ihlal noktaları iken; fiyat tespiti, satış koşullarının tespiti, arz boykotu ve pazar paylaşımı kalp pili ve AICD ürün satıcıları için geçerlidir. İhlal noktalarındaki farklılık kalp pillerinde konsinye uygulamasının olmaması ve pazar paylaşımının sadece PEFİP organizasyonu tarafından uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan, yapılan tespitler neticesinde stente ilişkin kartel oluşumunun 2002 yılının Mart ayı ortalarına değin devam ettiği ancak kalp pillerinde rekabet ihlallerinin daha yoğun olduğu ve 2002 yılı boyunca sürdüğü belirlenmiştir.

I.6. TERA Bakımından Ceza Miktarının Takdirine İlişkin Değerlendirme

(210) Soruşturma kapsamında yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda, Kurul’un 16.03.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı kararı ile tıbbi sarf malzemeleri pazarında, arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi, fiyat ve satım şartlarının rakiplerle birlikte belirlenmesi, pazarın bölüşülmesi ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine, bu çerçevede TERA’ya 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2001 yılı net satışlarının takdiren %5’i oranında olmak üzere 370.283,61 YTL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.

(211) Danıştay 13. Dairesinin, Kurul’un söz konusu kararını iptal ettiği 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı kararında ise özetle, 4054 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, yasaklanmış olan davranışların gerçekleştirildiği tarihten bir yıl önceki mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verileceği yolundaki hükmün, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 472. maddesi ile “… nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idari para cezası verilir.” şeklinde değiştirildiği, davacı tarafından sunulmuş olan dilekçelerden şirketin 2006 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının 2001 yılındaki net satışlardan daha düşük olduğunun görüldüğü, 2006 yılı gayri safi gelir üzerinden idari para cezası verilmesinin davacının lehine olduğu ifade edilmiştir.

(212) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin beşinci fıkrasında “Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17

Sayfa 71

nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır.” şeklinde hüküm yer almaktadır.

(213) Söz konusu hüküm uyarınca soruşturma konusu eylemlerin hukuki niteliği, kapsamı ve somut olayın koşulları değerlendirildiğinde, TERA’ya takdiren %5 oranında idari para cezası verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

(214) Para cezasının hesaplanmasında hangi yıla ait gayri safi gelirin temel alınacağı konusunda ise, Danıştay 13. Dairesinin iptal kararındaki gerekçe dikkate alınarak, TERA’nın 2001, 2006 ve 2014 yılı gayri safi gelirleri incelenmiştir. Buna göre TERA’nın; 2001 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının (…..)TL; 2006 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının (…..)TL; 2014 mali yıl sonunda oluşan net satışlarının (…..)TL olduğu görülmüştür.

(215) Bu çerçevede, TERA’nın 2014 yılındaki gayri safi geliri üzerinden hesaplanacak olan idari para cezası miktarının, 2001 ve 2006 yıllarındaki gayri safi gelirleri üzerinden hesaplanacak idari para cezaları miktarlarına kıyasla daha düşük olduğu tespit edilmiş ve idari para cezasının hesaplanmasında TERA’nın lehine olacak şekilde 2014 yılı gayri safi geliri esas alınmıştır. Bu çerçevede, TERA’ya 2014 yılı gayri safi gelirinin takdiren %5’i oranında olmak üzere 175 TL idari para cezası verilmiştir.

J. SONUÇ

(216) Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, raporlar, yargı kararı ve dosya içeriğinde yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; tıbbi sarf malzemeleri pazarında, arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi, fiyat ve satım şartlarının rakiplerle birlikte belirlenmesi, pazarın bölüşülmesi ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği belirlenen; Tera Medikal Sistemler ve Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye söz konusu Kanun’un 16. maddesi ile Danıştay 13. Dairesinin 01.07.2015 tarih ve 2014/2362 E., 2015/2752 K. sayılı kararı dikkate alınarak 2014 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren % 5’i oranında olmak üzere 175 TL idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Atıf zinciri

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.