İnceleme konusu Sözleşme’ye göre, KÇM’lerin yürüteceği faaliyetleri üç ana başlık
2
altında aşağıdaki şekilde toplamak mümkündür:
- Kurumsal müşterilere SIM kart ve kontör satışı yapmak,
- Kurumsal müşterinin hatlarını aktive etmek, ilgili evrakı toplayarak dosyalamak
ve Turkcell’e iletmek gibi abonelik işlemlerini yapmak,
- Kurumsal müşterilere yönelik hizmetlerin tanıtımını ve pazarlamasını yapmak,
hizmetin sunumunda ortaya çıkan sorunları çözümlenmesi konusunda faaliyet
göstermek ve hizmetler hakkında kurumsal abonelerin çalışanlarına eğitimler
vermek.
Abonelik hizmetleri, hattın aktivasyonundan kapatılmasına kadar tüm abonelik işlemlerini kapsayan bir hizmet grubudur. Bu hizmetler, Turkcell’in İmtiyaz Sözleşmesi kapsamında vermekle yükümlü olduğu hizmetlerin bir uzantısı olarak, KÇM’lerce, Turkcell adına ve Turkcell emir ve talimatlarına uygun olarak yapılan işlemleri kapsamaktadır. Turkcell bu hizmetlerin, mevzuattaki kurallara uygun olarak verilmesini sağlamakla yükümlüdür. Abonelere karşı hizmetten kaynaklanan nihai sorumluluk Turkcell’in üzerinde bulunmaktadır.
Kurumsal abonelere hizmet sağlanmasına yönelik tanıtım, eğitim vb. faaliyetler de Turkcell’in sunmakla yükümlü olduğu hizmetlere ek olan hizmetler niteliğindedir. Özellikle mobil telekomünikasyon sektörünün dinamik yapısı sebebiyle her geçen gün yeni ürün ve gelişmeler ortaya çıkmakta, bunların KÇM’ler vasıtasıyla kurumsal abonelere tanıtılması da Turkcell’in TK ve aboneler nezdinde hizmetlerin sunumunda sahip olduğu sorumluluğun bir parçası haline gelmektedir.
Turkcell tarafından verilen bilgilere göre KÇM’ler, aktivasyon hizmetleri ile GSM şebekesi üzerinden sunulan kurumsal abonelere yönelik hizmetlerin tanıtımı ve satışı gibi faaliyetleri için Turkcell’den prim almaktadırlar.
Bu bilgiler ışığında, Turkcell ile TDM’ler arasındaki ilişkinin, kurumsal abonelik işlemlerinin gerçekleştirilmesine yönelik hizmetler ve bu hizmetlerin tanıtımı ve ilgili eğitimlerin verilmesine ilişkin kısmı bakımından 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin Açıklanmasına Dair Kılavuz’un 1.5. maddesinde de yer verilmiş olan acentelik ilişkisine uyduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sebeple, sözleşmenin abonelik hizmetlerine ilişkin düzenlemelerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan, Bildirim Formunda kurumsal abonelere SIM kart ve kontör kart satışı yapılması bakımından da, KÇM’lerin herhangi bir ticari risk üstlenmemeleri sebebiyle Turkcell’in acentesi konumunda bulundukları ileri sürülmüştür. Telekomünikasyon mevzuatı uyarınca, SIM kart üzerindeki numara bloklarının mülkiyetinin nihai olarak TK’ya ait olduğu, İmtiyaz Sözleşmesi uyarınca sözleşme süresi (25 yıl) boyunca kullanım hakkının Turkcell’e devredilmiş olduğu ve süre sonunda (veya sözleşme daha erken bir tarihte feshedilirse o tarihte) bu kullanım hakkının da sona ereceği belirtilerek KÇM’lere veya kurumsal abonelere mülkiyet hakkının hiçbir zaman geçmediği ifade edilmiştir. Buna bağlı olarak, SIM karttan kaynaklanan ticari riskin KÇM’lere aktarılmadığı iddia edilmiştir. Buna ilaveten, KÇM’lerin satamadıkları SIM kartları ve kontör kartları ücretlerini geri almak koşuluyla distribütörlere iade 2
Bildirim Formu’nda yer alan bilgilere göre, Sözleşme’nin imzalanmasının planlandığı şirketler, bu üç faaliyetin dışında, Turkcell’den bağımsız olarak akdettikleri sözleşmeler çerçevesinde cihaz satışı faaliyeti de yürütmektedir.