yükleme ve boşaltma yapmasını zorlaştıracak ve yükleme boşaltma zamanlarını uzatarak TDİ’nin kapasite kullanımını ve hizmet kalitesini düşürecektir. Üçüncü seçenek olarak değerlendirilen durumda, herhangi bir şekilde rampa ayrılmayacak, ikinci teşebbüsün feribotları, iskeleye yanaştıkları anda boş olan herhangi bir rampayı kullanacaktır. Bu durumda bile, yine park yerinin bölünmesi gerekecek ve bu da yukarıda belirtildiği gibi TDİ’nin işlerini aksatacaktır. Kaldı ki, 2. ve 3. seçenek olarak belirtilen durumlarda, TDİ ve ikinci şirketin gişeleri ortak kullanması veya TDİ’nin gişelerinden bir veya ikisinin ikinci şirket için ayrılması gerekmektedir. Şikayet sahibinin bu yönde bir niyeti, başvuruda dile getirilmemiştir.
Yukarıda sayılan bütün seçeneklerde, yoğun zamanlarda bir şirketi tercih eden araçların, iskeleye giden yolu tıkayarak, atıl kapasitesi olan diğer şirketi tercih eden araçların gidişini engelleyebileceği ihtimali ortadan kalkmamaktadır. Körfez’in güney kıyısında yer alan Topçular İskelesi’nde de, birden fazla feribot işletmesinin faaliyet göstermesi durumunda benzer zorluklar oluşabileceği görülmüştür.
Bütün bu tespitler ışığında, birden fazla şirketin aynı iskeleyi kullanarak faaliyet göstermesinden elde edilecek fiyat düşüşünün, ortaya çıkması kaçınılmaz olan ve son tahlilde iskelenin işlemesini tamamen durdurabilecek organizasyon aksaklıklarını telafi edecek düzeyde olamayacağı kanaatine varılmıştır.
H.3.2. İskele Yapım Prosedürü
Ülkemizde balıkçı barınakları hariç 158 adet kıyı tesisi bulunmaktadır. Bu rakama, ayrıca TDİ’nin sahip olduğu ve Şehirhatları İşletmesi'nin kullandığı (şikayet konusu iskelelerin de içinde bulunduğu) vapur iskeleleri dahil değildir.
Özel kuruluşlar ve kamu kuruluşları tarafından yapımı talep edilen iskele ve liman gibi kıyı tesislerine, Ekim 1996 tarihi itibarıyla, “Yatırımcılar Tarafından Yapılacak Kıyı Tesislerinde Uygulanacak Prosedür”e göre izin verilmektedir.
Bu prosedüre göre, yatırımcı tarafından yapımı planlanan kıyı tesisine ait plan, proje, bilgi ve belgelerle birlikte ilgili valiliğe müracaat edilmekte, valilikçe incelenen talep, gerekçeli görüş ile birlikte, hazırlanan diğer bilgi ve belgeler de eklenerek, Bayındırlık ve İskan Bakanlığına iletilmektedir. Bakanlık da, genel ve yöresel planlama ilkeleri, genel yerleşme düzeni ve plan kararları açısından teklifi inceleyerek, uygun görmesi halinde, Denizcilik Müsteşarlığı ile birlikte Ulaştırma Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı’nın görüşüne başvurmaktadır. Denizcilik Müsteşarlığı'nın görüşü, ülke ihtiyaçları ve deniz trafiği yönünden incelenerek oluşturulmaktadır. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, söz konusu Müsteşarlık ile birlikte diğer kuruluş görüşlerinin de olumlu olması halinde, tesise ait 1/1000 ölçekli planları onaylamaktadır.
Yatırımcı, tesisin tamamlanmasını müteakip, söz konusu Müsteşarlıktan işletme izni talebinde bulunmakta, Müsteşarlık bu izni vermeden önce, mahallinde yapılan inceleme ile tesisin istenilen şartlara uygunluğunu kontrol etmektedir. Ayrıca Ulaştırma Bakanlığı Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı (DLHİ) Genel Müdürlüğünden tesisin onaylanan uygulama projelerine uygun olup olmadığı konusunda görüşü istenilmekte ve Müsteşarlıkça yapılan inceleme ile DLHİ Genel