07-56/635-217
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; yapılan başvuru ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde önaraştırma yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Maç yayın hakları ile ilgili yapılan incelemelerde; söz konusu hakların izleyiciler, reklam verenler ve yayıncılar açısından diğer içeriklere göre farklılıkları/önemi değerlendirilmektedir.
Açık televizyon yayıncılığı piyasasında yayıncıların pazardaki rekabet açısından temin edebilecekleri/kullanabilecekleri çeşitli içerik alternatiflerinden bahsetmek mümkün iken, yeni filmler veya popüler spor etkinlikleri ödemeli yayın piyasasında yer alan yayıncılar bakımından (abonelik esasına dayanan sayısal veya analog paralı kanallar) temel yayın içeriğini teşkil etmektedir.
Bu çerçevede özellikle sayısal yayıncılık ve buna paralel gelişen yayın taşımacılığı, rekabet kurallarının müdahalesini gerektiren bazı alanları ortaya çıkarabilmektedir. Bu alanların başlıcalarını, temel veya kritik yayın haklarının (spor müsabakaları, yerli- yabancı filmler) temini ve satışı, koşullu erişim sistemlerine ulaşım ve sayısal dağıtım şebekelerine erişim oluşturmaktadır.
Buna göre spor olaylarına ilişkin hakların tek elde toplanması ve haklara erişimin zorlaştırılması, abonelik sistemine dayalı olan sayısal yayıncılık veya yayın taşımacılığı piyasalarına giriş engeli oluşturabilecek nitelikte görülmektedir. Aynı tür bir endişe sinema filmleri yayın haklarının tek elde toplanması ile ilgili olarak da söz konusudur. Uzun süreli, kollektif ve münhasır yayın sözleşmeleri ile sayısal yayıncılık piyasasında yaratılabilecek olan giriş engelleri, piyasanın yüksek teknoloji piyasası olmasından kaynaklanan dışsallıkların da katkısı ile piyasanın rekabetçi bir yapıya kavuşmasını önleyebilmektedir.
Rekabet Kurulu’nun, yayın haklarının devir işlemine ilişkin daha önce vermiş olduğu kararlarındaki rekabet endişelerine yönelik ortak noktalar, devir işlemlerinin özellikle aşağıda yer verilen niteliklerinden kaynaklanmaktadır;
- Yayın haklarının uzun süreli olarak devredilmesi (Örneğin 3.5 yıl, toplamda
117 maç)
- Yayın haklarının münhasıran devredilmesi (canlı, özet ve haber amaçlı yayın
haklarının yukarıda yer verilen uzun süreler için tek bir yayıncıya devri)
- Yayın haklarının paket olarak devredilmesi (maçların tek tek değil, ligde yer
alan takımların tamamın oynadığı maçları kapsayacak şekilde bir bütün olarak
yukarıda yer verilen uzun süreler için pazarlanması)
- Yayın haklarının kapsamı (maç yayın haklarının yalnızca televizyondan değil
internet gibi alternatif mecralardan da yayınlanabilme hakkının yukarıda yer
verilen uzun süreler için tek bir yayıncıya devri)
- Yayın haklarını devralan yayıncıların niteliği (hakları satın alan yayıncıların
abonelik esasına dayalı ödemeli yayın piyasasında faaliyet gösteren yayıncılar
olması)
Şikayet başvurusuna konu olay ise, yukarıda yer verilen rekabet endişelerinden çok farklı niteliklere sahip olup, yalnızca Türk Milli Takımı’nın açık bir televizyonda yayınlanacak olan özel bir maçının (maçlarının) yayın hakkını konu edinmektedir. Bu anlamda yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, bahse konu olayın rekabeti sınırlandırıcı etkilerinden bahsetmek olanaklı görünmemektedir.