İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 11.02.2025 tarihli ve 32810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan…

Özelleştirme25-40/975-565Karar tarihi: 23.10.2025Yayımlanma tarihi: 05.02.2026

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 11.02.2025 tarihli ve 32810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasında sunulmakta olan kılavuzluk hizmetinin işletme hakkının ihale usulü ile devredilmesi işlemine ilişkin yapılan nihai bildirim.

Karar bilgileri

Karar sayısı
25-40/975-565
Karar tarihi
23.10.2025
Yayımlanma tarihi
05.02.2026
Karar türü
Özelleştirme

Karar metni

19 sayfa · 56.798 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2025-6-020(Özelleştirme)
Karar Sayısı: 25-40/975-565
Karar Tarihi: 23.10.2025

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Rıdvan DURAN

Ayşe USLU CEVLEK

B. RAPORTÖRLER: Mehmet Yavuz GÜNER, Muhammet Cuma KÜRKÇÜ, Taner ÇAKIR,

Bensu KARAOĞLU, Volkan AYHAN

C. BİLDİRİMDE

BULUNAN: - T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü

Hakkı Turayliç Cad. No:5 06338 Emek/Ankara

(1) D. DOSYA KONUSU: .C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 11.02.2025 tarihli ve 32810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasında sunulmakta olan kılavuzluk hizmetinin işletme hakkının ihale usulü ile devredilmesi işlemine ilişkin yapılan nihai bildirim.

(2) E. DOSYA EVRELERİ: T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (Bakanlık) Denizcilik Genel Müdürlüğü (DGM) (İdare) tarafından gönderilen ve Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 12.05.2025 tarih ve 67847 sayı ile intikal eden yazıda;

- Bakanlığın, 11.02.2025 tarihli ve 32810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan

Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik (2025 tarihli

Yönetmelik) hükümleri doğrultusunda 15 adet kılavuzluk ve 15 adet

römorkörcülük bölgesel hizmet sahasında kılavuzluk ve römorkörcülük

hizmetlerine yönelik işletme hakkının devredilmesi için ihale sürecinin

başlatıldığı,

- 2025 tarihli Yönetmelik uyarınca yapılacak olan ihalelerin Özelleştirme Yoluyla

Devralmaların Hukukî Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna

Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve

Esaslar Hakkında Tebliğ (2013/2 sayılı Tebliğ) kapsamında olduğu

ifade edilerek 2013/2 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca görüş talep edilmiştir.

(3) Bu bildirimi takiben hazırlanan Mesleki Daire Görüşü ve bu görüşe istinaden hazırlanan DGM görüşü üzerine Rekabet Kurulunun (Kurul) 22.05.2025 tarihli ve 25-20/468-M sayılı kararı ile;

- Söz konusu işlemlerin 2013/2 sayılı Tebliğ kapsamında bir özelleştirme işlemi

olduğu,

- Aynı Tebliğ’in 3. maddesinde öngörülen ciro eşiği;

 Kılavuzluk hizmeti için; Aliağa 1, Aliağa 2, Ambarlı, İskenderun, Kocaeli-1,

Kocaeli-2, Kocaeli-3 bölgesel hizmet sahaları,

Sayfa 2

 Römorkörcülük hizmeti için; Aliağa 1, Aliağa 2, Ambarlı, Gemlik, İskenderun,

Kocaeli-1, Kocaeli-2, Kocaeli-3, Tuzla, Yalova bölgesel hizmet sahaları bakımından aşıldığından ilgili işlemlerin ön bildirime ve devir işlemleri bakımından izne tabi olduğu,

- 2013/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesi kapsamında ciro eşiğinin aşılmadığı diğer hizmet sahalarına ilişkin devir işlemlerinde aynı Tebliğ’in 5. maddesi uyarınca izin alma zorunluluğunun bulunmadığı,

- Bu aşamada işleme ilişkin herhangi bir koşul ve/veya yükümlülük getirilmesinin gerekmediği ancak alıcı adayları belli olduktan sonra 2013/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi uyarınca yapılacak nihai değerlendirmede, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) ilgili maddelerine aykırılık ve sakıncalar belirlenmesi halinde, devirle ilgili koşul ve yükümlülükler getirilebileceği veya devre izin verilmeyebileceği hususunun ihale şartnamesinde belirtilmesinin uygun olacağına

karar verilmiştir.

(4) 03.07.2025 tarihinde DGM tarafından Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasında yürütülen

kılavuzluk hizmeti işletme hakkının devri ihalesi gerçekleştirilmiştir. İhale sonucunda,

en yüksek kamu payını teklif eden birinci istekli Turkuaz Kılavuzluk Hizmetleri LTD.

ŞTİ. (TURKUAZ KILAVUZLUK) ile ikinci istekli Deniz Kılavuzluk Hizmetleri AŞ

(DEKAŞ) olmuştur. DGM’nin 08.07.2025 tarih ve 70259 sayılı bildirimini müteakip,

2025-6-020/NB sayılı rapor hazırlanmış ve Kurul’un 31.07.2025 tarihli toplantısında 25-

28/663-402 sayı ile karara bağlanmıştır. Kurul, yapılan inceleme sonucunda:

- Bildirim konusu işlemin 2013/2 sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ kapsamında bir özelleştirme işlemi olduğuna, aynı Tebliğ’in 3.maddesinde öngörülen ciro eşiği aşıldığından, ilgili işlemin ön bildirime tabi olduğuna,

- Özelleştirmeye konu Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasındaki kılavuzluk hizmetinin Has Kılavuzluk Hizmetleri AŞ’ye verilmesi halinde, rekabetin önemli ölçüde sınırlanabileceğine yönelik endişenin bulunmadığına,

- Özelleştirmeye konu Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasındaki kılavuzluk hizmetinin Deniz Kılavuzluk Anonim Şirketi’ne verilmesi halinde, rekabetin önemli ölçüde sınırlanabileceğine yönelik endişenin bulunmadığına,

- Bildirim kapsamında herhangi bir teklif sahibi tarafından yapılacak devralma işleminin; 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında başta hâkim durum yaratılması veya mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere, ülkenin bütünü yahut bir kısmında ilgili pazarda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem niteliği taşımadığına ve işleme teklif sahipleri açısından izin verilmesinde sakınca bulunmadığına

karar verilmiştir. Ancak, DGM’nin Kurum kayıtlarına 21.08.2025 tarih ve 72403 sayı ile

intikal eden yazısından, Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahası kılavuzluk hizmeti işletme

hakkının devri ihalesinin iptal edildiği anlaşılmıştır.

(5) Bu doğrultuda, DGM tarafından Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahası kılavuzluk hizmeti

işletme hakkının devri ihalesi 15.10.2025 tarihinde yeniden gerçekleştirilmiştir. Anılan

ihaleye ilişkin İhale Şartnamesi’nde;

Sayfa 3

- İhalenin konusunun, 618 sayılı Limanlar Kanunu ve 2025 tarihli Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasında kılavuzluk hizmetinin 20 (yirmi) yıl süreyle işletme hakkının devredilmesi olduğu,

- İhaleye gerçek ve tüzel kişiler ile ortak girişim gruplarının (OGG) [1] katılabileceği, yatırım fonlarının sadece OGG’ye dâhil olarak katılabileceği ve OGG’nin tamamının yatırım fonlarından oluşamayacağı,

- İhaleye katılabilmek için isteklinin, Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı idari sınırında yeterliliğe sahip (.....) ((.....)) adet kılavuz kaptan bulundurduğuna dair iş sözleşmesi veya SGK kaydı veya ihale üzerine kaldığı takdirde kılavuz kaptanın/kaptanların ilgili teşebbüste çalışacağına dair noter onaylı taahhütname sunulması gerektiği,

- İhalenin kazanılması neticesinde sözleşme imzalanacak olan şirketin faaliyet konusunun sadece kılavuzluk hizmeti olması, aksi takdirde, ihaleye ilişkin hizmeti üstlenmek için bu şarta uygun bir anonim şirket kurmasının gerektiği,

- Kocaeli-1 kılavuzluk bölgesel hizmet sahasının [2], Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı idari saha sınırı içerisinde 029° 35' 42" D boylamından başlamak üzere Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı batı idari sınırına kadar olan sınırları içeren alan olduğu; işleticinin, 2025 tarihli Yönetmelik’in üçüncü bölümüne tabi tesisler haricinde ve belirtilen koordinatlar dâhilinde söz konusu bölgesel hizmet sahasındaki tüm liman tesislerinin kılavuzluk hizmetlerini vermekle yetkili olduğu, Kocaeli Liman Başkanlığının batı idari sınırının sonradan herhangi bir sebeple değişmesinin hizmet alanını değiştirmeyeceği,

- İhale üzerinde kalan isteklinin, en az (.....) ((.....)) adet Kocaeli bölge yeterliliğine sahip kılavuz kaptanı bünyesinde istihdam etmesi gerektiği, söz konusu kılavuz kaptanların ise yalnızca Kocaeli-1 Bölgesel Hizmet Sahası sınırlarındaki kılavuzluk hizmetlerinde görev yapabileceği

hükümlerine yer verilmiştir.

(6) Bu doğrultuda düzenlenen ihale kapsamında yapılan açık artırma sonucunda, %(.....)

kamu payı oranı teklifi ile TURKUAZ KILAVUZLUK en yüksek ve geçerli teklifi vermiş,

ikinci en yüksek ve geçerli teklif ise %(.....) kamu payı oranı ile DEKAŞ tarafından

verilmiştir.

(7) Söz konusu bildirim üzerine düzenlenen 22.10.2025 tarih ve 2025-6-020/NB sayılı

rapor görüşülerek karara bağlanmıştır.

(8) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirime konu işleme izin verilmesinde

sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir.

OGG; 2025 tarihli Yönetmelik’te ve İhale Şartnamesi’nde, “İhaleye katılmak üzere birden fazla gerçek

veya tüzel kişinin aralarında yaptıkları anlaşma ile oluşturulan iş ortaklığı” şeklinde tanımlanmıştır.

Bölgesel hizmet sahalarının koordinatları aynı zamanda 2025 tarihli Yönetmelik ekinde yer almaktadır.

Sayfa 4

(9) G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

G.1. Özelleştirmeye Konu Hizmet: Kılavuzluk Hizmeti 3

(10) Kılavuzluk hizmeti, sığ sular, kanallar ve boğazlar gibi zorlu bölgelerden geçişlerde veya rıhtım ve iskeleye yaklaşıp ayrılmalarda, bu alanların özelliklerini iyi bilen, kılavuz kaptan yeterlilik belgesine sahip olan kılavuz kaptanlar tarafından gemi kaptanına, geminin seyir ve manevrasına (rıhtıma yanaşma-kalkma-demirleme vb.) yönelik konularda sağlanan danışmanlık hizmetini ifade etmektedir. Söz konusu hizmet, ülkemizde limanlara giriş veya çıkış yapan belirli GRT [4] üzerindeki yabancı ve Türk gemiler için zorunlu tutulmaktadır. Genel kabul gören anlayışa göre kılavuzluk hizmetinden yalnız gemi donatan değil bütün kamu yarar görmektedir. Nitekim bölgeyi iyi tanımayan bir kaptanın dâhil olacağı olası bir kazada sadece gemi ve taşıdığı yolcu/emtia değil, geniş bir coğrafyada mukim kişiler ile liman da zarar görebilecektir. Hatta geminin ve emtianın hasarının muhtemelen sigorta şirketince karşılanacağı varsayıldığında, hizmetin gemi ya da donatan tarafından değil can, mal ve çevre güvenliği nedeniyle toplum tarafından kullanıldığını öne sürmek yanlış olmayacaktır.

(11) Römorkörcülük hizmeti ise geminin dar suyollarından geçerken ya da limana yanaşırken yahut limanı terk ederken römorkör adı verilen çekme ve itme kuvveti yüksek botlar tarafından manevra yaptırılmasını ifade etmektedir. Ülkemiz limanlarına yanaşacak veya kalkacak gemilerin çoğunun römorkör kullanımı mevzuat gereği zorunlu kılınmıştır. Bu zorunluluğun arkasındaki sebep ise, manevranın doğru yapılarak can, mal ve çevre emniyetinin sağlanması gerekliliğidir. Bu çerçevede manevra yapan römorkör personellerinin uzmanlığı, römorkörün bakımı, çeki gücü gibi hususlar söz konusu hizmetin sağlıklı ve mevzuata uygun sürdürülmesi bakımından önem arz etmektedir.

(12) Ulusal ve uluslararası boyutta kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, deniz taşımacılığının güvenli ve etkin bir şekilde yürütülmesi için kritik öneme sahiptir. Bu hizmetler gemilerin giriş ve çıkışlarında, manevralarında ve seyir emniyetinin sağlanmasında temel rol oynamaktadır.

(13) Teknik yönden değerlendirildiğinde römorkörcülük ile kılavuzluk faaliyetleri birbiri ile iç içe (bütünleşmiş) hizmetlerdir. Özellikle ağır tonajlı gemilerin limana yanaşmaları ve limandan ayrılmaları can, mal ve çevre güvenliği yönünden “kritik” kabul edilen işlemlerdir. Bu manevralar esnasında geminin kaptanı ile kılavuz kaptan geminin kaptan köşkünde bir arada bulunurlar. Geminin kaptanı telsiz irtibatı sayesinde ikinci kaptan, makinist ve dümenci ile sürekli temas halindedir. Eş zamanlı olarak kılavuz kaptan da römorkördeki deniz adamları ile kendi telsiz frekansından temas halindedir. Manevra halindeki geminin mürettebatı ile gemiye manevra yaptıran römorkördeki mürettebat farklı telsiz frekansları kullanır, çoğu durumda farklı dilleri konuşurlar. Bu koşulda, manevra yapan geminin limana risksiz şekilde yanaşması yahut limandan güvenli bir şekilde ayrılması kılavuz kaptan ile gemi kaptanının bir arada bulunmasına; ayrıca, kılavuz kaptan ile römorkör mürettebatının kesintisiz iletişimine bağlıdır.

3 Her ne kadar bu dosyada özelleştirme konusu hizmet kılavuzluk olsa da, gemilerin kıyıya güvenli biçimde yaklaşmalarında ve kıyıdan uzaklaşmalarında römorkörcülük hizmetinden de faydalanıldığı için kılavuzluk ile römorkörcülük hizmetleri birbiri ile yakın ilişki içindedir. Ayrıca sektörü düzenleyen mevzuatta da hizmetlerin birbirleri üzerinde etki doğuran hükümler bulunmaktadır. Bundan dolayı kılavuzluk hizmetine ek olarak römorkörcülük hizmeti hakkında bilgi ve açıklamalara da yer verilecektir. 4 Bir geminin toplam iç kapasitesini ifade etmek için kullanılan gros tonilato ya da gayri safi ton (register ton) miktarıdır.

Sayfa 5

(14) Mevcut durumda hem kılavuzluk hem de römorkörcülük hizmeti Bakanlık tarafından düzenlenmekte ve denetlenmektedir. Bahse konu hizmetler 1993 yılına kadar yalnızca devlet eliyle yürütülmüştür. 1993 yılından 2025 yılına kadar yürürlüğe giren çeşitli mevzuat hükümleri uyarınca, Bakanlık tarafından verilen görevlendirme veya izinler neticesinde sektörde özel kuruluşlar da faaliyet sunmaya başlamışlardır. Günümüzde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri Bakanlık tarafından verilen izinler veya görevlendirmeler doğrultusunda, kamu kurum ve kuruluşları (Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM), Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ)), özelleştirme sonucu işletme hakkı devredilen kamu limanlarındaki işletici kuruluşlar ve özel kuruluşlar eliyle yürütülmektedir. KEGM, İstanbul ve Çanakkale Boğazları gibi stratejik öneme sahip bölgelerde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti sunmaktadır. Özelleştirme ile limanların işletme hakkını elde eden teşebbüsler ise Bakanlık’tan aldıkları izin ile bu hizmetleri kendileri sunabilmektedir. Özel teşebbüsler ise, özelleştirilmesi ve görevlendirilmesi neticesinde söz konusu hizmetleri sunma imkânı bulabilmektedir. Söz konusu özel kuruluşlar, römorkörcülük teşkilatı ve kılavuzluk teşkilatı olarak tasnif edilebilecektir. Kılavuzluk teşkilatı, idare tarafından tanımlanmış bir hizmet sahası içerisinde, sahip olduğu faaliyet lisansıyla kılavuzluk hizmeti vermek üzere idareden kılavuzluk hizmet izin belgesini almış şirketlerdir.

(15) Günümüzde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri, 09.07.2024 tarihli ve 32597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un bazı maddeleri ile 618 sayılı Limanlar Kanunu’na eklenen maddeler kapsamında kanun eliyle düzenlenmektedir. 618 sayılı Limanlar Kanunu’nda öngörüldüğü üzere, “bölgesel hizmet sahalarında [5]” kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet izinleri 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’da belirtilen işletme hakkının verilmesi yöntemi kullanılarak ihale yoluyla gerçek veya tüzel kişilere yirmi yılı geçmemek üzere Bakanlık tarafından devredilebilecektir. Buna göre, Bakanlık tarafından Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde, bölgesel hizmet sahaları sınırları ile yeterlik şartlarını belirleyecek bir yönetmelik yayımlanması öngörülmüş, bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesini müteakip en geç 1 ayın sonunda ihale işlemlerinin başlatılması öngörülmüştür. Bahse konu 2025 tarihli Yönetmelik, 11.02.2025 tarihli ve 32810 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

(16) 2025 tarihli Yönetmelik, Türkiye’nin deniz yetki alanları, suyolları ve iç sularda sunulan kılavuzluk, römorkörcülük ve palamar hizmetlerine ilişkin önemli düzenlemeler getirmiştir. Bu yönetmelik, hizmetlerin teknik gereklilikleri, standartları, hizmeti verecek gerçek ve tüzel kişilerin şartları, yasaklar ve yükümlülükler gibi usul ve esasları belirlemeyi ve gerekli ihale, yetkilendirme ve denetimleri yapmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda ihale süreçleri ve yeni hizmet gereklilikleri belirlenmiş ve belirlenen bölgesel hizmet sahalarında ihale süreçleri tamamlanana kadar bu bölgesel hizmet sahalarında 2020 tarihli Yönetmelik gereği hizmet izin belgesi olan kuruluşların hizmet vermeye devam edecekleri belirtilmiştir.

(17) Bu yönetmelik doğrultusunda bölgesel hizmet sahaları; Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetinin gerekleri, coğrafî şartlar, deniz trafiği yoğunluğu, uğrak yapan gemilerin tip, boyut ve tonajları, elleçlenen yük miktarı ve özellikleri, özel güvenlik bölgeleri ile hizmetlerin emniyetli, etkin ve sürekliliği ve sürdürülebilirliği gözetilerek

[5] Bölgesel hizmet sahaları, 2025 tarihli Yönetmelik’te “Sınırları ve hizmet koşulları İdare (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü) tarafından belirlenen kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet alanı” şeklinde tanımlanmıştır.

Sayfa 6

belirlenmektedir. Ayrıca, teşebbüslerin her bir bölgesel hizmet sahasında faaliyet sunabilmek için yönetmelikle öngörülen asgari sayıda kılavuz kaptan ve römorköre sahip olmaları gerekmektedir.

(18) Anılan yönetmelikle Bakanlığa, belirlediği bölgesel hizmet sahalarındaki kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerini 20 yılı geçmemek üzere işletme hakkının verilmesinin ihale yoluyla devretme yetkisi tanınmıştır. Söz konusu ihalelerin kamu payı [6] üzerinden pazarlık usulü ile yapılacağı ve açık artırma suretiyle sonuçlandırılacağı belirlenmiştir. Öte yandan ihalelere ortak girişim gruplarının katılabileceği, ancak konsorsiyum şeklinde katılımın mümkün olmadığı düzenlenmiştir.

(19) Mevzuat gereği bir bölgesel hizmet sahası içinde idare tarafından tek bir kılavuzluk teşkilatına hizmet izni verilmektedir. Ayrıca herhangi bir hizmet sahasında hizmet izni verilen kılavuzluk şirketi aynı hizmet sahasında römorkörcülük hizmeti sunamamaktadır. Bir başka deyişle, düzenlemeler gereği bir bölgesel hizmet sahası içerisinde kılavuzluk veya römorkörcülük hizmetlerinden birini sunan teşebbüs, diğer hizmetin ifasını o bölge içerisinde gerçekleştirememektedir.

(20) Yönetmelik’e göre kılavuzluk hizmeti sunmak isteyen istekliler [7], o bölgesel hizmet sahası için belirlenen kılavuz kaptan sayısının %20 kadarını taahhüt ederek ihaleye başvurabilmektedir. Böylelikle ihaleye katılan istekliler ihale sonuçlanmadan önce kılavuz kaptanları bünyelerinde çalıştırma yükümlülüğünde olmayacaklardır. İhale tarihi itibarıyla son 5 yıldır fiilen kılavuz kaptanlık yapmamış olanların başvurularda kabul edilmeyeceği ve kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan kılavuz kaptanların taahhütname veremeyeceği düzenlenmiştir. Ayrıca, ihaleye başvuru aşamasında beyan edilen kılavuz kaptanlar, ihalenin istekli üzerinde kalması halinde bir başka ihaleye başvuru için beyan edilemeyecektir.

(21) Ek olarak, liman tesislerini işleten kamu kurum ve kuruluşları, belirlenen şartları karşılamaları kaydıyla, kendi tesislerine yönelik kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerini kendileri sağlayabilecektir. Hizmetler, 7 gün 24 saat esasına göre kamu yararı ve sorumluluğu gözetilerek yürütülecek ve acil durumlarda ilgili mercilerin talimatları doğrultusunda müdahalede bulunulabilecektir.

(22) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin ücretlendirilmesine ilişkin olarak ise 2025 tarihli Yönetmelik’te “Kılavuzluk ve/veya römorkörcülük hizmeti verenler, ilgili mevzuat uyarınca kendi tarifelerini belirleme yetkileri yoksa Bakanlıkça belirlenen tarifeye uymak zorundadır. Bu tarifeden daha az ücret alınması halinde veya verilen hizmetlerden ücret alınmasa dahi ödenecek pay, ücret tarifesi üzerinden hesaplanarak ödenir.” denilmektedir.

(23) Kılavuzluk ve römorkörcülük sektörü, sunulan hizmetin niteliğinden kaynaklanan sebeplerle bütün dünyada düzenlemeye tabi tutulmaktadır. Sektörde özellikle güvenlik kaygıları sebebiyle, hizmet bölgelerine yaklaşan gemilere sağlanacak hizmetlerde rekabet arka planda kalabilmektedir. Nitekim hizmet sunumuna ilişkin Bakanlık’ın ve alt birimlerinin birçok idari düzenlemesi bulunmaktadır. İdari ve yasal düzenlemelerden dolayı tek teşebbüsün hizmet sunduğu bölgesel hizmet sahalarında, hizmetin sunumu bakımından rekabetten söz etmek mümkün olmayacaktır. Bununla birlikte, hizmetlerin sunumuna ilişkin idare tarafından ilan edilen ve belirlenen ücret tarifeleri vasıtasıyla 6 Kamu payı, bir bölgesel hizmet sahasında kılavuzluk veya römorkörcülük hizmetini sunan teşebbüsün, söz konusu hizmetin sunumundan elde ettiği ciro üzerinden hesaplanmaktadır.

7 Kılavuzluk veya römorkörcülük hizmeti vermek amacıyla ihalelere teklif veren gerçek veya tüzel kişileri ya da bunların oluşturdukları ortak girişim grubunu ifade etmektedir.

Sayfa 7

hizmet bedellerinin azami seviyeleri tespit edilmektedir. Sonuç olarak, teşebbüslerin hizmetin ifası esnasında rekabet edebilecek alanları kalmamaktadır.

(24) Kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetlerinin rekabete kapalı hizmetler olması ile ilgili olarak 14.05.2007 tarih ve 07-40/444-169 sayılı Kurul kararında “Sektörün güvenlik kaygıları ile rekabete kapatılmasının ardındaki başlıca kaygı, rekabet halindeki teşebbüslerin, fiyat, maliyet ve pazar payı baskısı altında güvenlik standartlarını düşürebilecekleri endişesidir. Nitekim 2003–2006 yılları arasında yaşanan yoğun iktisadi çekişme çerçevesinde fiyatların düştüğü seviye, her ne kadar güvenlik uygulamalarına ilişkin bir veri bulunmasa da, bu öngörüyü destekler niteliktedir. Bu çerçevede değinilmesi gereken bir diğer husus iktisadi çekişme döneminde bir takım fiyat avantajlarının gerçekleşmesine karşılık aynı dönemde katlanılan riskin ne kadar arttığının bilinmemesidir. Bu risklerden birinin gerçekleşmemiş olması, riskin tabiatı gereği, bunun böyle devam edeceği şeklinde yorumlanamaz. Risk gerçekleşirse beklenecek kayıp ise, rekabete izin verilmemesi ile toplumun katlanmak zorunda kalacağı refah azalmasından çok daha yüksek olabilir. Bu konudaki tespit ve değerlendirme, düzenleyici kamu kurumunun güdümünde yapılacak çalışmalarla belirlenmeli ve pozitif hukukun dayanağı olarak kullanılmalıdır.” ifadelerine yer verilmiştir.

(25) 2025 tarihli Yönetmelik’in 24. Maddesinde ise kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin;

- Mücbir sebep halleri olmadıkça 7 gün 24 saat esasına göre kamu yararı ve

sorumluluğuyla,

- Bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesi gözetilerek emniyet ve güvenlik odaklı ve

ayrımcılık yapılmadan

- Haksız rekabet ve hukuka aykırı çıkar sağlayacak tutum ve davranışta

bulunmadan

yürütülmesi gerektiği belirtilmektedir. Dolayısıyla, söz konusu hizmetlerin ülkemizde, kamu yararı ve güvenliği ön planda tutularak bağımsız ve tarafsız şekilde, hukuka aykırı çıkar sağlamadan yerine getirilmesi öngörülmüştür.

(26) Bununla birlikte, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin birbirleri ile asıl rekabet edebilecekleri alan, teşebbüslerin bahse konu hizmetleri sunabilmek için idareden “hizmetin işletme hakkını devralmaya” çalıştıkları ihale dönemidir. Teşebbüslerin, öncelikle idarenin öngördüğü çeşitli yeterlilikleri ve gereklilikleri temin ederek ihalelere katılım sağlamaları gerekmektedir. Gerekli şartları sağlayan her bir kılavuzluk ve römorkörcülük teşkilatı, arzu ettiği hizmet bölgesinde hizmetin işletme hakkını devralabilmek için aynı bölgede faaliyet sunmak isteyen diğer rakipler ile ihale aşamasında rekabet etmek durumunda kalmaktadır. Herhangi bir bölgede faaliyet gösterebilmenin en temel unsuru idarenin söz konusu bölge için öngördüğü idari, mali veya teknik şartları mevzuata uygun şekilde hazırlamaktır. İdarenin öngördüğü başlıca şartlar ise, -her bir bölgesel hizmet sahası için farklı olabilmek kaydıyla- belirli sayıda ve nitelikte kılavuz kaptan veya römorkörün teşebbüs bünyesinde bulunmasıdır. Herhangi bir bölgede hizmet izni elde etme sürecinde, özellikle kılavuz kaptanların istihdamı ve römorkörlerin teşebbüs bünyesinde hazır olması, sektörde faaliyet gösteren teşebbüsler açısında ciddi önem arz etmektedir. Sürecin tamamına bakıldığında teşebbüsler bakımından rekabet etmeye açık alanın, ihaleye hazırlık aşamasında İdarenin öngördüğü şartlar ve bu şartların sağlanması gibi konular olduğu görülmektedir.

Sayfa 8

(27) Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin sunumuna ilişkin alınacak ücret tarifeleri; hizmet sahaları, gemi özellikleri gibi faktörlerin dikkate alınmasıyla her bölgeye ve hizmete farklı olarak, İdare tarafından belirlenmektedir. Bakanlığın belirlediği tarife bir “tavan fiyat” niteliğinde olup teşebbüslerin bu tavan fiyata uyarlı olarak hizmet fiyatlarını belirlemeleri mümkündür. Teşebbüs ücret tarifesini nasıl belirlerse belirlesin İdare’ye ödenecek kamu payı tavan fiyat üzerinden gerçekleşecektir. İdarenin, yürütülen kılavuzluk ve/veya römorkörcülük ile palamar hizmetleri karşılığı elde ettiği bedel “kamu payı” olarak ifade edilmektedir. Kamu payı, kılavuzluk ve/veya römorkörcülük ile palamar hizmetleri karşılığı kazanılmış gayri safi hasılattan oransal olarak, hizmet sahalarının bulunduğu liman başkanlıklarına göre değişkenlik göstermekte olup her bir bölgesel hizmet sahasın özelinde yapılacak olan ihaleler neticesinde belirlenmektedir.

(28) İşletme hakkının devredilmesi planlanan hizmet sahalarında ihaleler öncesi dönemde hizmet sunan teşebbüsleri gösterir tablo aşağıda yer almaktadır.

Tablo-1: İhaleler Öncesi Dönemde Kılavuzluk ve Römorkörcülük Faaliyeti Yürüten Teşebbüsler ve Faaliyet Gösterdikleri Hizmet Sahaları 8

BÖLGE KILAVUZLUK TEŞKİLATI RÖMORKÖRCÜLÜK TEŞKİLATI

Ambarlı Limanı MARINTUG UZMAR

İzmit Körfezi (Kocaeli)ANKAŞMARINTUG+SANMAR
Nemrut Körfezi (Aliağa)UZMARMARINTUG+SANMAR
İskenderun KörfeziANKAŞARPAŞ+UZMAR
Mersin - 2KEGMMEDMARINE
Samsun - 2SANMARMEDMARINE
Antalya - 2ORSA PİLOTSANMAR
Gemlik KörfeziGEMLİK KILAVUZLUKGEMPORT
Tekirdağ - 2BOTAŞSAFİPORT
CeyhanANKAŞ-
TuzlaGİSAŞGİSAŞ
YalovaYALPAŞYALPAŞ

Kaynak: Ön Bildirim Formu ve raportörlerin araştırmaları.

(29) 2025 tarihli Yönetmelik uyarınca Tablo-1’de yer alan bölgeler yeniden tanımlanmış ve oluşan yeni bölge sınıflandırması ile birlikte söz konusu hizmetler için ihale yapılmak suretiyle özel teşebbüslere hizmet devri gerçekleştirilecektir. 2025 tarihli Yönetmelik öncesinde, tek bir bölgesel hizmet sahası olarak tespit edilen Kocaeli, mevcut ihale sürecinde üç ayrı bölgesel hizmet sahası olarak belirlenirken Aliağa ise iki ayrı bölgesel hizmet sahası olarak belirlenmiştir. Toplamda 15 adet bölgesel hizmet sahası bakımından kılavuzluk ve römorkörcülük ihalelerinin ayrı ayrı gerçekleştirilmesi suretiyle 30 adet ihale yapılması öngörülmüş olup ihalelere ilişkin süreç devam etmektedir.

8 Tabloda kısaltması verilen teşebbüslerin ticaret ünvanları; MARINTUG/Marin Römorkör ve Kılavuzluk AŞ, UZMAR/Uzmar Uzmanlar Denizcilik Tic. ve San. Ltd. Şti., ANKAŞ/Anadolu Kılavuzluk AŞ, SANMAR/Sanmar Denizcilik Makine ve Tic. AŞ, ARPAŞ/Arpaş Ambarlı Römorkaj Pilotaj AŞ, MEDMARINE/Med Marine Kılavuzluk ve Römorkör Hiz. İnş. San. ve Tic. AŞ, ORSA PİLOT/Orsa Pilot Römorkör ve Kılavuzluk AŞ, GİSAŞ/Gisaş Gemi İnşa Sanayi AŞ, SAFİPORT/Safiport Safi Derince Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ, YALPAŞ/Yalova Pilotaj AŞ, GEMLİK KILAVUZLUK/Gemlik Kılavuzluk ve Römorkör Hizmetleri AŞ, GEMPORT/Gemport Gemlik Liman ve Depolama Hizmetleri. 9 Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü

Sayfa 9

G.2. İlgili Pazar

G.2.1. İlgili Ürün Pazarı

(30) Kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetleri birbirleriyle ilişkili olmakla birlikte iki farklı hizmet türünü tanımlamaktadır. Kılavuzluk, insan faktörüne dayanan rehberlik ve danışmanlık hizmeti; römorkörcülük ise ekipman ve gemi gücüne dayanan fiziksel yardım hizmeti olarak tanımlanabilmektedir. Nitekim Yönetmelik’te de bu iki hizmet türü ayrı ayrı tanımlanmış ve İdare tarafından belirlenen bir hizmet sahasında tek bir teşebbüsün iki hizmeti birden veremeyeceği belirtilmiştir. Dolayısıyla kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetlerinin yasal olarak ayrıştırıldığı söylenebilecektir.

(31) Öte yandan, kılavuzluk hizmetinin kılavuz kaptanlar eliyle yürütülen bir danışmanlık hizmeti olması sebebiyle sermaye gerekliliğinin daha az olduğu; buna karşın römorkörcülük faaliyetinin gemi yatırımları, yakıt, sigorta, tamir, bakım ve amortisman giderlerinin bulunması sebebiyle hem faaliyete başlamak hem de faaliyeti sürdürmek bakımından kılavuzluk hizmetine kıyasla daha fazla yatırım gerektirdiği, dolayısıyla her iki hizmetin talep ve arz ikamesi bakımından ayrı hizmetler olduğu söylenebilecektir. Nitekim Kurulun 15.07.2004 tarihli ve 04-47/616-153 sayılı, 14.05.2007 tarihli ve 07- 40/444-169 sayılı kararlarında da ilgili ürün pazarları “kılavuzluk hizmeti” ve “römorkörcülük hizmeti” şeklinde ayrı pazarlar olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla işbu dosya bakımından ilgili ürün pazarının “kılavuzluk hizmeti” olarak tanımlanmıştır. G.2.2. İlgili Coğrafi Pazar

(32) Kılavuzluk veya römorkörcülük hizmeti, teşebbüsler tarafından İdarece belirlenen ve coğrafi olarak birbirlerinden ayrı alanlar olan hizmet sahalarında sunulmaktadır. Teşebbüsler tarafından faaliyet izni kabul edilen hizmet sahalarının dışında kılavuzluk veya römorkörcülük hizmetinde bulunmak mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetleri bakımından her bir hizmet sahasının ayrı ayrı ilgili coğrafi pazar olarak belirlenebileceği değerlendirilmektedir.

(33) Kurulun 24.01.2013 tarihli, 13-07/86-47 sayılı ve 08.05.2018 tarihli, 18-14/267-129 sayılı kararlarında da kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri için ilgili coğrafi pazarlar her bir hizmet sahası dikkate alınarak belirlenmiştir. Benzer şekilde Avrupa Komisyonu (Komisyon) uygulamasında da liman hizmetleri söz konusu olduğunda, ilgili coğrafi pazarın her bir limanın coğrafi kapsamı özelinde dar bir şekilde belirlenebildiği görülmektedir [10].

(34) Bu kapsamda, özel teşebbüslerin yalnızca faaliyet izni aldıkları bölgesel hizmet sahalarında kılavuzluk veya römorkörcülük hizmeti verebildikleri ve idareye hizmet izni almak için yapılan başvurularda veya ihale süreçlerinde her bir bölge için farklı yeterlilikler belirlendiği dikkate alındığında ilgili coğrafi pazarın her bir “bölgesel hizmet sahası” dikkate alınarak belirlenebileceği değerlendirilmektedir. Dosya kapsamında özelleştirmeye konu işlem Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasında sunulmakta olan kılavuzluk hizmetine yönelik işletme hakkının devrine ilişkindir. Bu sebeple ilgili coğrafi pazar Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı idari saha sınırı içerisinde 029° 35' 42" D boylamından başlamak üzere Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı batı idari sınırına kadar olan sınırları içeren alan olarak tanımlanan “Kocaeli-1 Bölgesel Hizmet Sahası” olarak belirlenmiştir.

10 Abesse, T.T. (2013), Applicability Of The Rule Against An Abuse Of Dominant Position In Ports: The EU Competition Law Perspective, University of Oslo, sf. 16.

Sayfa 10

G.3. Değerlendirme

(35) 2013/2 sayılı Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde “(…) bir teşebbüsün ortaklık paylarının ya da diğer hak ve araçların tümünün veya bir kısmının teşebbüsün üzerindeki kontrolü değiştirecek ya da karar organlarını etkileyecek şekilde yahut mal veya hizmet üretimine yönelik birimlerinin özelleştirme yolu ile her türlü devri bu Tebliğ hükümlerine tabidir” hükmü yer almaktadır. Bildirim konusu işlem, Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasındaki kılavuzluk hizmetinin işletme hakkının devredilmesi yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkindir. Bu bağlamda, işlemin 2013/2 sayılı Tebliğ kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

(36) 2013/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesi uyarınca özelleştirme yolu ile devralma işlemlerinde; özelleştirilecek teşebbüs ya da mal veya hizmet üretimine yönelik birimin cirosunun 250 milyon Türk lirasını aşması halinde, ihale şartlarının kamuoyuna duyurulmasından önce, Kuruma ön bildirimde bulunularak rekabetçi bir yaklaşım ile özelleştirme sonucu ilgili pazarda ortaya çıkabilecek sonuçlara ilişkin genel ve 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında ortaya çıkabilecek mahzurlara yönelik özellikli unsurların değerlendirmesini içerecek ve bu konularda ihale şartnamesinin hazırlığına esas olacak Kurul görüşünün alınması zorunlu tutulmaktadır.

(37) Kuruma intikal eden bilgi ve belgelerden, Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasında 2024 yılında kılavuzluk hizmetlerinden elde edilen cironun (.....) TL ((.....) Türk lirası) olduğu görülmektedir. Dolayısıyla devre konu teşebbüsün cirosunun 2013/2 sayılı Tebliğ’de öngörülen ciro eşiğini aştığı ve işlemin ön bildirime tabi olduğu anlaşılmış ve Kuruma yapılan ön bildirim kapsamında değerlendirme yapılmış, 22.05.2025 tarihli ve 25- 20/468-M sayılı karar ile Kurul görüşü oluşturularak gönderilmiştir.

(38) Gelinen aşamada ihale gerçekleştirilmiş ve muhtemel alıcılar belli olmuştur. 2013/2 sayılı Tebliğ’in “Amaç” başlıklı birinci maddesine göre Özelleştirme İdaresi Başkanlığı veya diğer kamu kurum veya kuruluşlarınca gerçekleştirilecek devir işlemlerine ilişkin değerlendirmeler 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında yapılmaktadır. Bu doğrultuda muhtemel alıcıların dosya konusu hizmetin işletme hakkını devralması Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde ayrı ayrı ele alınmalıdır.

(39) İlgili madde kapsamında başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak devralma işlemleri yasaklanmaktadır. Söz konusu düzenlemenin amacı, yoğunlaşmalar ile piyasalarda ortaya çıkması beklenen faydaların artan pazar gücü nedeniyle yok olmasını engellemektedir. Bu kapsamda teşebbüslerin pazar gücü, etkin rekabetin tesisinde önem arz etmektedir.

(40) Kurulun birçok kararında ve Yatay Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Hakkında Kılavuz’da (Yatay Birleşme Kılavuzu) da ortaya konulduğu üzere tek başına yeterli olmamakla birlikte teşebbüslerin pazar gücünün değerlendirilmesinde incelenen kriterlerden ilki, teşebbüslerin pazar paylarıdır. Pazar paylarının yanı sıra pazardaki yoğunlaşma seviyeleri, rakip teşebbüslerin ilgili pazardaki konumu, pazara giriş engellerinin ve potansiyel rakiplerin bulunup bulunmadığı gibi kriterler de pazardaki rekabete ilişkin önemli bilgiler sunan göstergelerdir. Anılan göstergeler ile pazara özgü özellikler birlikte değerlendirilerek işlem neticesinde oluşacak pazarın rekabetçi yapısına yönelik kanaate ulaşılmaktadır.

(41) Bu doğrultuda bildirime konu işlem kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için öncelikle etkilenen pazarların tespit edilmesi gerekmektedir. 2010/4 sayılı Tebliğ uyarınca, bildirim konusu işlemden etkilenme ihtimali olan ve taraflardan iki veya daha

Sayfa 11

fazlasının aynı ürün pazarında faaliyette bulunduğu ya da taraflardan en az bir tanesinin bir diğerinin faaliyet gösterdiği herhangi bir ürün pazarının alt veya üst pazarında ticari faaliyette bulunduğu ilgili ürün pazarları etkilenen pazarları oluşturmaktadır.

(42) Yapılan açıklamalar ışığında, mevcut dosya bakımından, Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasında görülecek kılavuzluk hizmetlerinin işletme hakkının 20 yıl süreyle devredilmesine ilişkin muhtemel alıcılar TURKUAZ KILAVUZLUK ve DEKAŞ bakımından ayrı ayrı yapılan değerlendirmeye aşağıda yer verilmektedir.

G. 3.1. Birinci Teklif Sahibi: TURKUAZ KILAVUZLUK

(43) İhalede en yüksek teklifi veren TURKUAZ KILAVUZLUK, Yaman ŞEN tarafından 29.11.2024 tarihinde kurulmuş bir limited şirkettir. Teşebbüsün stratejik konulardaki kararları, teşebbüsü tek başına kontrol eden Yaman ŞEN tarafından alınmaktadır. Teşebbüsün asli kuruluş amacının; iç ve dış sularda, limanlarda ve limanlar dışında Türk ve yabancı bayraklı gemilere kılavuzluk, gemi yedekleme ve refakat, palamar botu ve palamar hizmetleri vermek olduğu belirtilmektedir.

(44) Bu noktada, Yaman ŞEN’in babası Recai Hakan ŞEN’in ticari faaliyetlerinden bahsetmenin de yerinde olacağı değerlendirilmektedir. Her ne kadar Yaman ŞEN ile kılavuzluk hizmetleriyle yatay veya dikey ilişkili pazarlarda faaliyet gösteren babası Recai Hakan ŞEN’in, birbirlerinin hissedarı oldukları teşebbüslerde doğrudan bir hissedarlığı veya yönetim hakkı bulunmasa da; Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz’un (Kontrol Kılavuzu) 10. paragrafında belirtildiği üzere, dolaylı kontrolün tespiti kapsamında hissedarlık ilişkileri, sözleşmeler, finansman kaynakları ve aile bağları gibi unsurlar olay bazında dikkate alınabilmektedir. Rekabet hukukunda ekonomik bütünlüğün belirlenmesi açısından ise kişiler veya gruplar arasında ekonomik ve ailesel bağların varlığı, bu bağların temeli, niteliği, büyüklüğü ve bağımsız faaliyetlerle karşılaştırılması, ayrıca taraflar arasında çıkar birliğinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmektedir. Gerçek kişiler tarafından kontrol edilen teşebbüslerde, bu kişilerin aile fertleriyle birlikte oluşturdukları yapı bir grup olarak kabul edilmekte ve aile bireylerinin aynı ekonomik bütünlük içinde oldukları varsayılmaktadır. Bu çerçevede, gerçek kişiler arasındaki ilişkilerde “kontrol” kavramı yerine, rekabet motivasyonunu ortadan kaldıran çıkar birliği esas alınmaktadır.

(45) Bu doğrultuda, teşebbüsler arasındaki ailesel bağlar ile ilgili olarak adı geçen teşebbüslerin görüş ve açıklamalarına başvurulmuştur. Konu ile ilgili olarak TURKUAZ KILAVUZLUK tarafından Kuruma gönderilen cevabi yazılarda;

- Yaman ŞEN’in, Kasım 2024 tarihine kadar YMN Tanker Genel Müdürü olarak

görev yaptığı, Kasım 2024’ten itibaren YMN Tanker’in ortaklık yapısı, kontrol

ilişkileri, yönetim kurulu oluşumu veya karar alma süreçlerinde bulunmadığı,

TURKUAZ KILAVUZLUK ve Yaman ŞEN ile YMN Tanker arasında bugüne

kadar herhangi bir sermaye ve ortaklık ilişkisi olmadığı, her iki şirketin farklı tüzel

kişilikler ve Rekabet Hukuku bakımından ayrı teşebbüsler olduğu ve TURKUAZ

KILAVUZLUK’un YMN Tanker’i temsil etmediği,

- TURKUAZ KILAVUZLUK ile başkaca bir teşebbüs arasında organik bir bağ

bulunmadığı, Recai Hakan ŞEN’in, TURKUAZ KILAVUZLUK’ta hiçbir surette

hissesinin bulunmadığı, yönetimine karışma hak ve yetkisinin de mevcut

olmadığı,

Sayfa 12

- Yaman ŞEN ile Recai Hakan ŞEN arasındaki ailesel bağların TURKUAZ KILAVUZLUK’un iktisadi ve ticari kararları üzerinde herhangi bir etkisi olmayacağı,

- İhaleye hazırlık sürecinde TURKUAZ KILAVUZLUK tarafından yapılan pazar araştırmalarında (.....) Recai Hakan ŞEN’e veya MED MARİNE ekonomik bütünlüğüne ait olmadığı,

- TURKUAZ KILAVUZLUK ve Yaman ŞEN ile Recai Hakan ŞEN arasında 2025 yılı itibarıyla hiçbir alışveriş, mal veya hizmet alımı vb. olmadığı, bundan dolayı taraflar arasındaki ticari ilişkinin üçüncü taraflarla olan ticari ilişkiden farklı olup olmadığı konusunun mevcut durumda anlamlı olmadığı, TURKUAZ KILAVUZLUK’un İskenderun Bölgesel Hizmet Sahası’nda fiili olarak hizmet sunmaya başlaması ve Recai Hakan ŞEN ya da onun kontrolündeki teşebbüsler ile gelecekte ticari ilişki gündeme gelmesi halinde ise kılavuzluk hizmetinin İdare tarafından sıkı denetimlere tabi tutulan ciddi bir hizmet olduğu da dikkate alınarak bütün müşterilere veya alıcılara karşı hizmetin sunumunda eşit bir muamele gösterileceği

ifade edilmiştir.

(46) Konuya ilişkin MED MARİNE tarafından Kuruma gönderilen cevabi yazıda ise;

- Yaman ŞEN ile Recai Hakan ŞEN’in hiçbir teşebbüs üzerinde eş zamanlı olarak yönetici veya hissedar olmadığı,

- Yaman ŞEN ile Recai Hakan ŞEN arasındaki ailesel bağın, ekonomik veya ticari karar alma süreçleri üzerinde herhangi bir etki oluşturmadığı, anılan kişiler arasında mal veya hizmet tedarikine dayalı herhangi bir ilişki olmadığı, keza üçüncü taraflar ile olan ticari ilişkilerden farklı bir durumun da söz konusu olmadığı,

- TURKUAZ KILAVUZLUK’un, sunacak olduğu kılavuzluk hizmetlerinden elde ettiği cironun belirli bir kısmını İdare’ye kamu payı olarak aktarmakla yükümlü olduğundan dolayı taraflar arasında olası bir kayırmacılık söz konusu olduğunda bu durumun kolaylıkla tespit edilerek Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilebileceği

belirtilmiştir.

(47) Özetle teşebbüsler tarafından, Yaman ŞEN ile Recai Hakan ŞEN arasındaki ailesel

ilişkinin, TURKUAZ KILAVUZLUK ve MED MARİNE’in ekonomik ve ticari faaliyetleri

üzerinde etkisinin olmadığı, teşebbüslerin stratejik ticari kararlarını ailesel ilişkilerden

bağımsız biçimde kendi iradesi ile aldığı, Yaman ŞEN’in ve TURKUAZ

KILAVUZLUK’un Recai Hakan ŞEN’den ayrı ve bağımsız bir biçimde faaliyetlerini

sürdüreceği ve gelecekte karşılıklı ticari bir ilişki içerisinde bulunmaları gerekmesi

halindeyse bu ticari ilişkinin, üçüncü taraf piyasa aktörleri ile kurulan ticari ilişkiden

farklılık arz etmeyeceği, TURKUAZ KILAVUZLUK’un tüm müşterilerine karşı ayrımcı

tutumlar sergilemeksizin eşit şekilde faaliyet göstereceği ifade edilmektedir.

(48) Bununla birlikte taraflar arasındaki akrabalık ilişkisinin yakınlığına binaen MED

MARİNE ile Recai Hakan ŞEN’in doğrudan veya dolaylı olarak pay sahibi olduğu

teşebbüslerinin faaliyetlerinin de incelenmesi faydalı olacaktır.

(49) Değerlendirmenin bütünlüğü açısından Recai Hakan ŞEN’in doğrudan veya dolaylı

olarak kontrol ettiği teşebbüsler ve faaliyet alanlarına aşağıda yer verilmektedir:

Sayfa 13

Tablo-2: Recai Hakan ŞEN’in kontrol ettiği teşebbüsler ve faaliyet alanları

Teşebbüs Faaliyet Alanı

Med Marine Kılavuzluk ve Römorkör Hizmetleri Römorkör, kılavuzluk, bağlama, palamar ve

İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (MED kurtarma/enkaz kaldırma gibi denizcilik hizmetleri ile

MARİNE) römorkör ve tekne inşa gibi tersanecilik faaliyetleri

Ereğli Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret Anonim

Gemi inşa ve tamir sanayi

Şirketi

Tanker işletmeciliği, gemi teknik ve mürettebat

YMN Tanker Deniz İşletmeciliği Anonim Şirketi

yönetimi, kiralama hizmetleri

Usmed Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret Anonim

Gemi inşa ve bakım - onarım

Şirketi

Deniz Liman İnşa ve Gemi İşletmeciliği Turizm

Liman inşası, gemi işletmeciliği, turizm ve otomotiv

Otomotiv Anonim Şirketi

Medmarine Çevre Enerji Anonim Şirketi Deniz çevresi – enerji altyapısı

Kaynak: Raportörler tarafından yapılan araştırmalar.

(50) Recai Hakan ŞEN’in doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettiği teşebbüslere ilişkin bilgiler dikkate alındığında devre konu hizmet olan kılavuzluk hizmeti ile Recai Hakan ŞEN’in doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettiği teşebbüsler arasında yatay ve dikey örtüşmelerin bulunup bulunmadığı ve bulunması durumunda bu örtüşmelerin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde oluşturabileceği risklerin tespit edilmesi gerekmektedir.

(51) Öncelikle söz konusu işlem yatay örtüşme bakımından incelendiğinde, Kocaeli-1 bölgesi sınırları içerisinde hâlihazırda tekel olarak sunulmakta olan kılavuzluk hizmetinin işlem sonucunda da tekel olarak sunulmaya devam edeceği anlaşılmaktadır. Kılavuzluk hizmeti kamusal özellikler ihtiva ettiği için bu alanda faaliyet gösteren firmaların birbirleriyle rekabet etmesi kamu politikası olarak tercih edilmemektedir. Kılavuzluk hizmeti, belirli bir hizmet sahasında sunulduğu için, bir hizmet sahası sınırları içerisinde kılavuzluk hizmeti sunan teşebbüsün, başka bir hizmet sahasındaki teşebbüsle de rekabet etmesi mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla işlem sonucunda pazarın yapısının yatay anlamda herhangi bir değişikliğe uğramayacağı ve pazarda yalnızca hizmeti sunan teşebbüsün değişeceği anlaşıldığından, işlemin yatay anlamda herhangi bir rekabetçi risk teşkil etmediği değerlendirilmektedir.

(52) Diğer yandan Recai Hakan ŞEN’in doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettiği olduğu teşebbüsler bünyesindeki şirketlerin faaliyet alanları ile kılavuzluk hizmetleri faaliyeti arasında bulunan dikey örtüşmelerin de incelenmesi gerekmektedir.

(53) Recai Hakan ŞEN’in tek kontrolünde bulunan ve ana şirket niteliği taşıyan MED MARİNE tarafından kılavuzluk, römorkör, bağlama, palamar, kurtarma ve enkaz kaldırma gibi denizcilik hizmetleri sunulmaktadır. Buna ek olarak, acil durumlarda kurtarma, yangın söndürme ve deniz kirliliğine müdahale görevleri yerine getirilmektedir. Bu hizmetler, şirketin faaliyet gösterdiği Samsun ve Mersin Bölgesel Hizmet Sahalarında entegre biçimde yürütülmektedir.

(54) Liman hizmetleri, gemilere ve yüklere verilen hizmetler olarak ikiye ayrılabilmektedir. Gemilere verilen hizmetler; pilotaj, römorkaj, bağlama, tarama, gemi onarımı ve çevreye yönelik hizmetleri kapsarken; yüklere yönelik hizmetler, yükleme/boşaltma, elleçleme, kara ulaştırmasına nakil, depolama, güvenlik ve ekipman kiralanmasından oluşmaktadır. Liman hizmetlerine ilişkin bir diğer ayrıma ise aşağıda yer verilmektedir: Tablo-3: Limanlarda Sunulan Hizmetler

Sayfa 14

Yük Sahiplerine Yönelik

İskele Hizmetleri Yük Elleçleme Yardımcı Hizmetler

Hizmetler

Kılavuzluk Yükleme/Boşaltma Gemi ve yükler için gerekli Bakım

bürokratik işlemler

Römorkörcülük Terminaller İzinler (Sağlık, gümrük, vb.) Temizlik

Depolama ve

Bağlama Dondurucular Hizmet kiralama Güvenlik

(Balık, vb.)

Kaynak: 13.08.2020 tarihli ve 20-37/523-231 sayılı kurul kararı.

(55) Yukarıda yer verilen tablodan görülebileceği üzere, limanlarda sunulan hizmetler bir geminin limana yanaşması süreciyle birlikte başlamakta ve bu süreç çeşitli hizmet gruplarıyla desteklenmektedir. Geminin limana gelmesinden önce, yük sahipleri adına hareket eden acenteler tarafından limandan yararlanabilmek için gerekli bürokratik işlemler ve izinler tamamlanmaktadır. Gerekli anlaşmalar yapıldıktan sonra gemi limana yanaşmaya başladığında iskele hizmetleri devreye girmektedir. İskele hizmetleri kapsamında gemilerin limana güvenli bir şekilde yanaşabilmeleri için kılavuzluk, gemilerin manevra yapabilmesini sağlayan römorkörcülük ve gemilerin iskelede güvenli bir şekilde kalabilmesini sağlayan bağlama hizmetleri sunulmaktadır. Gemiler limana güvenli bir şekilde yanaştıktan sonra ise geminin taşıdığı yüklere yönelik hizmetler başlamaktadır. Yüklere verilen en önemli ve aynı zamanda liman gelirleri içerisindeki en büyük paya sahip olan hizmet türü ise yük elleçleme hizmetidir. Elleçleme hizmeti, yükün kıyıdan gemiye ve gemiden kıyıya hareketleri ile yüklerin liman tesislerindeki tüm hareketlerini kapsamaktadır. Yardımcı hizmetler, tüm liman hizmetlerinin belirlenen standartlarda temiz, bakımlı ve güvenli yürütülmesi için yürütülen destek hizmetlerden oluşmaktadır. Bu kapsamda liman hizmetlerindeki dikey akış aşağıdaki şekilde gösterilmektedir.

Şekil-1: Liman Hizmetlerinin Dikey Akış Şeması

[1] Bürokratik ve Hukuki İşlemler

(Acenteler)

[2] İskele Hizmetleri

- Kılavuzluk

- Römorkörcülük

- Bağlama

[3] Yük Elleçleme

- Yükleme / Boşaltma

- Terminaller

- Depolama / Dondurucular

Sayfa 15

[4] Yardımcı Hizmetler

- Temizlik

- Bakım

- Güvenlik

(56) Yukarıda yer verilen şekil üzerinden kılavuzluk hizmeti ile dikey örtüşme bulunan hizmetlerin gemi acenteliği hizmeti ve genel olarak yük elleçleme ve diğer yardımcı liman hizmetleri olduğu söylenebilecektir. Tablo 2’de yer alan Recai Hakan ŞEN’in doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettiği teşebbüsler incelendiğinde Recai Hakan ŞEN’in, YMN Tanker Deniz İşletmeciliği Anonim Şirketi (YMN Tanker) aracılığıyla (.....) kimyasal / petrol tankerini uhdesinde bulundurduğu [11] ve tanker segmentinde teknik ve mürettebat yönetimi ile kiralama faaliyetlerinde bulunduğu görülmektedir. Bu kapsamda, YMN Tanker’in Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasında kılavuzluk faaliyetlerinden faydalanabileceği değerlendirilmektedir. YMN Tanker’e ait gemilerin limanlara yanaşırken kılavuzluk hizmetinden faydalanması gerekeceği, dolayısıyla her iki faaliyet arasında bir dikey örtüşme bulunduğu söylenebilecektir. Bu bağlamda, TURKUAZ’ın ilgili bölgede kılavuzluk hizmeti sunarken ailevi bağlar sebebiyle çıkar birliği içinde bulunduğu Recai Hakan ŞEN’in kontrolünde olan YMN Tanker’e ait gemilere yönelik ayrımcı uygulamalarda bulunabilme riskine değinilmesi gerekmektedir.

(57) Bu kapsamda, detaylı değerlendirme yapabilmek amacıyla, Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasında kılavuzluğa tabi gemi hareketi sayısına ilişkin tabloya aşağıda yer verilmektedir:

Tablo-4: Kocaeli-1 Bölgesel Hizmet Sahası Kılavuzluk Hizmeti Sunulan Gemi Sayısı

YIL KILAVUZLUĞA TABİ GEMİ HAREKETİ SAYISI

2019 (.....)

2020(.....)
2021(.....)
2022(.....)
2023(.....)
2024(.....)

ORTALAMA (.....)

Kaynak: Bildirim Formu

(58) Kocaeli-1 bölgesinden hizmet alan gemi sayısının yıllık ortalama (.....) olduğu, buna karşılık YMN Tanker filosunda yer alan gemi sayısının yalnızca (.....) olduğu dikkate alındığında, bu ölçek farkı nedeniyle taraflar arasındaki dikey örtüşmenin rekabete aykırı bir sonuç oluşturma olasılığının düşük olduğu değerlendirilmektedir.

(59) Buna ek olarak, 2025 tarihli Yönetmelik’in 24. maddesinin beşinci fıkrasında “Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetinin bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesi gözetilerek emniyet ve güvenlik odaklı ve ayrımcılık yapılmadan yürütülmesi esastır. Bu hizmetleri verenler, haksız rekabet ve hukuka aykırı çıkar sağlayacak tutum ve davranışta bulunamaz.” hükmü ile birlikte kılavuzluk hizmetlerinin ayrımcı veya haksız çıkar sağlayacak şekilde kullanılması yasaklanmıştır. Ayrıca, Yönetmeliğin dördüncü

[11] https://www.ymntankers.com.tr/about-us (Erişim Tarihi: 22.10.2025)

Sayfa 16

bölümünde söz konusu hizmetlerin sunulmasında yasaklar ve yükümlülüklerin neler olduğu ile denetimlerin nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. Bu hükümler çerçevesinde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti verenlerin ve genel olarak tüm kılavuz kaptanların hizmetlerin ifasında İdareye karşı sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu kapsamda, bu sorumluluk çerçevesinde kılavuz kaptanların liman başkanları tarafından verilen talimatlara uymak zorunda oldukları da vurgulanmıştır. İdare, ayrıca kılavuzluk hizmetlerinin kamusal niteliğine uygun olarak yürütülüp yürütülmediğini ve bu hizmetin sunumunda herhangi bir eksik hizmet sunumunun veya ayrımcı uygulamanın bulunup bulunmadığını da denetleme yetkisine sahip olmakta ve gerekli hallerde idari para cezası uygulayabilmektedir. Bu çerçevede TURKUAZ tarafından sunulacak kılavuzluk hizmeti ile meydana gelebilecek rekabetçi endişelerin mevzuat düzeyinde önemli ölçüde bertaraf edildiği söylenebilecektir.

G. 3.2. İkinci Teklif Sahibi: DEKAŞ

(60) 1995 yılında Türkiye Deniz İşletmeleri AŞ (TDİ) bünyesindeki İstanbul, İzmit, İzmir, Tekirdağ, Trabzon, Antalya gibi limanlarda çalışan 122 kılavuz kaptan tarafından kurulan DEKAŞ, Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı’nın verdiği Kılavuzluk ve Römorkaj Teşkilatı iznine dayanarak, 1996 yılında faaliyetlerine başlamıştır. 1996 yılında MEDMARİNE ile “Müşterek Teşebbüs” olarak İzmit Körfezi'nde, 1997 yılında ise aynı şekilde İskenderun Körfezi'nde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri vermeye başlamıştır. Teşebbüs ilgili faaliyet alanındaki hizmetlerini 01.06.2019 tarihine kadar sürdürmüştür.

(61) DEKAŞ’ın ana faaliyet alanları; deniz ve kıyı suları ile iç sularda kılavuzluk ve rıhtıma yanaştırma faaliyetleri, su taşımacılığını destekleyici diğer hizmetler ile su yolu taşımacılığını destekleyici olarak deniz feneri, fener dubası, fener gemisi, şamandıra, kanal işaretleri vb. seyir yardımcıları ile verilen hizmet faaliyetlerini sunmak, deniz ve kıyı suları ile iç sularda gemi kurtarma ve tekrar yüzdürme faaliyetleri sunmak olarak sıralanabilir.

(62) DEKAŞ, 2019 yılında %(.....) oranında hissedarı olduğu ANKAŞ’ın kuruluşuna katılmış olup, ANKAŞ’ın kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri alanında faaliyete geçtiği 01.06.2019 tarihi itibarıyla DEKAŞ bünyesinde görev yapan tüm kılavuz kaptanlar ANKAŞ’a devredilmiştir. Bu tarihten sonra DEKAŞ’ın kılavuzluk faaliyeti sona ermiştir.

(63) %(.....) hissedarı olduğu ANKAŞ’a [12] ek olarak %(.....) hissedarı olduğu Alidaş Alanya Liman İşletmeleri Denizcilik Turizm Ticaret ve Sanayi AŞ (ALİDAŞ) olmak üzere iki adet iştiraki bulunan DEKAŞ’ın 2019 yılından itibaren elde ettiği gelirler, kira ve temettü gelirlerinden ibarettir. Teşebbüsün kendisine kontrol hakkı sağlamayacak şekilde yalnızca hissedarı olduğu ALİDAŞ, hâlihazırda Alanya Bölgesinde liman işletmeciliği, kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetinde bulunmaktadır.

(64) ANKAŞ hâlihazırda Kocaeli bölgesinin tamamında kılavuzluk hizmeti sunmaktadır. Kocaeli-2 bölgesine ilişkin kılavuzluk ihalesi gerçekleştirilmiş olup, ihalede en yüksek teklifi veren birinci istekli DEKAŞ olmuştur. Ancak, işbu bildirime konu ihalenin kesinleşmesi halinde Kocaeli-2 bölgesinde sunulan kılavuzluk hizmetlerinin de DEKAŞ tarafından yürütülme ihtimaline ilişkin ayrı bir değerlendirme yapmak ihtiyacı hasıl olmuştur.

(65) Öncelikle, söz konusu işlem yatay örtüşme bakımından incelendiğinde, Kocaeli-1 bölgesi sınırları içerisinde hâlihazırda tekel olarak sunulmakta olan kılavuzluk 12 (.....)

Sayfa 17

hizmetinin işlem sonucunda da tekel olarak sunulmaya devam edeceği anlaşılmaktadır. Kılavuzluk hizmeti kamusal özellikler ihtiva ettiği için bu alanda faaliyet gösteren firmaların birbirleriyle rekabet etmesi kamu politikası olarak tercih edilmemektedir. Kılavuzluk hizmeti, belirli bir hizmet sahasında sunulduğu için, bir hizmet sahası sınırları içerisinde kılavuzluk hizmeti sunan teşebbüsün, başka bir hizmet sahasındaki teşebbüsle de rekabet etmesi mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla işlem sonucunda pazarın yapısının yatay anlamda herhangi bir değişikliğe uğramayacağı ve pazarda yalnızca hizmeti sunan teşebbüsün değişeceği anlaşıldığından, işlemin yatay anlamda herhangi bir rekabetçi risk teşkil etmediği değerlendirilmektedir.

(66) 2025 tarihli Yönetmelik ile Kocaeli Bölgesi, hizmet sahası bakımından üç bölgeye ayrılmıştır. Söz konusu bölgelerin sınırlarının harita üzerinde görünümü aşağıda yer almaktadır.

Şekil-2: Kocaeli Körfezi Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmet Sahaları

Şekil-2: Kocaeli Körfezi Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmet Sahaları

Kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 13

(67) Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği’nin Etap Seyri başlıklı 29. maddesinde aşağıdaki hükümler bulunmaktadır:

MADDE 29-

(1) Körfez, koy, boğaz ve kanal gibi deniz trafiğinin yoğun olduğu dar ve riskli

denizalanlarında, seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliğini artırmaya

yönelik olarak İdare kılavuz kaptan ile etap seyri uygulaması belirleyebilir.

(2) Etap seyri hizmeti, geminin yanaşacağı/kalkış yaptığı liman tesisinin bulunduğu

bölgede hizmet veren kılavuzluk hizmetlerinin işleticisi tarafından, iki nokta arasında

yapılacak kılavuzlu seyir ile demir atma hizmetleri geminin kalkış yaptığı liman tesisinin

bulunduğu bölgede hizmet veren kılavuzluk hizmetlerinin işleticisi tarafından verilir.

Demir alma hizmeti ise geminin demirden kalkıp yanaşacağı liman tesisinin bulunduğu

bölgede hizmet veren kılavuzluk hizmetlerinin işleticisi tarafından verilir.

(3) İzmit Körfezinde etap seyri uygulanır.

13 https://denizcilik.uab.gov.tr/uploads/pages/mevzuat-taslaklari/kilavuzluk-ve-romorkorculuk-hizmetleri- hakkinda-yonetmelik-taslagi.docx (Erişim Tarihi:21.10.2025).

Sayfa 18

(68) Yönetmeliğe göre etap seyri; Körfez, koy, boğaz ve kanal gibi deniz trafiğinin yoğun olduğu, dar ve riskli deniz alanlarında; kılavuz kaptan alma/verme noktası ile demirleme sahaları veya liman tesisi arasında kılavuz kaptanlı yapılan seyirlerdir. Yönetmelik Kocaeli Körfezi’nde etap seyri uygulanacağını belirtilerek, Kocaeli körfezine giren gemiler için farklı hizmet sahalarında görev alan kılavuz kaptanların sırayla gemiye hizmet sunabileceğini ifade etmiştir. Aşağıda yer verilen tablo söz konusu durumu açıklamaktadır.

Tablo-5: Etap Seyrinde Hizmet Veren Kılavuzluk Teşkilatı

Hizmet Türü Hizmetin Yapıldığı Yer Hizmeti Veren

Kalkış limanı bölgesinden başlayıp diğer Kalkış limanı bölgesindeki

Duraklamalı Seyir

noktaya kadarkılavuzluk işletmesi
Gemi nerede demir atacaksa, oraya gidişKalkış limanı bölgesindeki
Demir atma
esnasındaişletmeci
Gemi demirden kalkıp bir limanaVarış limanı bölgesindeki
Demir alma
yanaşacaksaişletmeci

Gemi herhangi bir hizmet sahasındaki ara

duraklara uğramadan, doğrudan demirVarış limanı bölgesindeki
Doğrudan Seyir
atma yerine veya yanaşacağı limanaişletmeci

gidiyorsa

(69) Dolayısıyla, yukarıdaki tablo dikkate alındığında etap seyri uygulaması bulunsa dahi, her durumda geminin yanaşacağı limanın dâhil olduğu kılavuzluk hizmet sahasında hizmet, ilgili kılavuzluk teşkilatı tarafından sunulacaktır. Etap seyri kapsamında duraklamalı bir sefer söz konusuysa —örneğin Kocaeli-1 bölgesinden kalkarak Kocaeli-3’e giden bir gemi bakımından— kılavuz kaptan yalnızca Kocaeli-3 bölgesine kadar olan etap için hizmet verebilecektir. Bu çerçevede, DEKAŞ’ın Kocaeli-1 ve Kocaeli-2 bölgelerinde eş zamanlı olarak faaliyet gösterebilmesi teorik olarak mümkün olsa da, her bir hizmetin coğrafi sınırları 2025 tarihli Yönetmelik çerçevesinde ayrıştırılmıştır. Ayrıca, İhale Şartnamesi’nde kılavuz kaptanların yalnızca görevli oldukları bölgesel hizmet sahasında istihdam edilebileceği düzenlendiğinden, bu durumun da rekabet açısından bir risk yaratmayacağı değerlendirilmektedir.

(70) Yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde, her bir kılavuzluk hizmet sahasının coğrafi olarak birbirinden ayrı değerlendirilmesi sebebiyle, DEKAŞ’ın Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasında sunulacak olan kılavuzluk hizmeti ile yatay veya dikey örtüşme oluşturacak herhangi bir faaliyeti bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasındaki kılavuzluk hizmetlerinin ifasının DEKAŞ’a devredilmesi halinde başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunun doğmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.

Sayfa 19

H. SONUÇ

(71) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Kocaeli-1 Bölgesel hizmet

sahasındaki kılavuzluk hizmetlerinin özelleştirilmesi işlemine ilişkin olarak;

- Bildirim konusu işlemin 2013/2 sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkındaki Tebliğ kapsamında bir özelleştirme işlemi olduğuna,

- Aynı Tebliğ’in 3. maddesinde öngörülen ciro eşiği aşıldığından, ilgili işlemin ön bildirime tabi olduğuna,

- Özelleştirmeye konu Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasındaki kılavuzluk hizmetinin Turkuaz Kılavuzluk Hizmetleri Limited Şirketi’ne verilmesi halinde, rekabetin önemli ölçüde sınırlanabileceğine yönelik endişenin bulunmadığına,

- Özelleştirmeye konu Kocaeli-1 bölgesel hizmet sahasındaki kılavuzluk hizmetinin Deniz Kılavuzluk Anonim Şirketi’ne verilmesi halinde, rekabetin önemli ölçüde sınırlanabileceğine yönelik endişenin bulunmadığına,

- Bildirim kapsamındaki herhangi bir teklif sahibi tarafından yapılacak devralma işleminin; 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında başta hâkim durum yaratılması veya mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere, ülkenin bütünü yahut bir kısmında ilgili pazarda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem niteliği taşımadığına ve işleme teklif sahipleri açısından izin verilmesinde sakınca bulunmadığına

gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı

yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.