- Yetki belgesinin altında yazılı olan Kurum telefonunun hemen arandığı ancak bir sonuç alınamadığı, danışman avukatın ve kurum hukuk müşavirinin de işyeri dışında olması nedeniyle incelemenin saat 12.20 civarında başlayabildiği,
- Yaşanan gecikmenin belgelerin gerçekliğinin teyidi amacıyla yaşandığı, teşebbüs yetkililerinin yerinde incelemeyi engellemek maksadıyla hareket etmedikleri ve söz konusu gecikmenin iş hayatının gerçeklerinden kaynaklandığı, teşebbüse uygulanan yaptırımın 4054 sayılı Kanun’un temel mantığına aykırı olduğu,
- 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesi aksi ile yorumlanarak yerinde incelemenin sulh hâkimi kararı ile yapılmadığı durumlarda yerinde incelemenin engellendiği sonucuna ulaşılamayacağı,
- 4054 sayılı Kanun’un yerinde incelemeye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının yerinde incelemeyi gerçekleştiren uzmanların mesleki kişilikleri, tecrübeleri ve hoşgörüleri ile doğrudan ilgili olduğu, bu sebeple aynı fiil için farklı uzmanların yerinde incelemenin engellenip engellenmediği hususunda farklı sonuçlara ulaşabilecekleri,
- Kurul tarafından bu değerlendirme yapılırken fiilin ağırlığı, önemi ve teşebbüsün kusurluluğu gibi hususların incelenmesi gerektiği ve yerinde incelemenin engellenmesinin iradi bir fiilin sonucunda doğduğu dolayısıyla kastın olmaması, buna karşılık sonucun gerçekleşmesi durumlarında teşebbüsün cezalandırılmasının evrensel hukuk ilkelerine aykırı olduğu, ayrıca önaraştırma sonucunda soruşturma açılmamış olması hususunun da yerinde incelemenin engellenmesi fiili ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği,
- Her ne kadar Danıştay’ın aksi yönde kararları olsa da yerinde incelemenin engellenmesi sebebiyle verilecek cezalar için savunma alınmamasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesi ve Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olan adil yargılanma hakkını ihlal edeceği,
- Kabahatler Kanunu’nda açık bir şekilde idari yaptırımlardan önce soruşturma yapılması gerektiği düzenlenmemiş olsa da, aynı kanunun 20. maddesinde yer alan soruşturma zamanaşımı ifadesinden zımnen de olsa idari yaptırımların uygulanmasında soruşturma yapılmasının gerekli olduğunun anlaşıldığı,
- 4054 sayılı Kanun’da, soruşturma açılmadan ve ilgilinin yazılı savunması alınmadan doğrudan idari para cezası uygulamasına izin veren bir düzenleme bulunmadığı; aksine 44. ve 52. maddelerinde tarafların savunmalarına ilişkin düzenlemelerin bulunduğu,
- Yerinde inceleme tutanağında İşletme Müdürü (…..) ile İş Geliştirme Müdürü (…..) beyanlarına yer verilmediği gibi imzalarının da bulunmadığı, bu durumun tutanağı sakatlayan esaslı bir eksiklik oluşturduğu
hususları ifade edilmiştir.
(7) Yerinde inceleme tutanağında ise; 17.05.2017 tarihinde saat 10.48’de teşebbüse girildiği,
10.52’de toplantı odasına geçildiği bu esnada İşletme Müdürü (…..) ve İş Geliştirme
Müdürü (…..) incelemeye dair bilgi verildiği, yetki belgelerinin ve Kurum kimlik kartlarının
birer örneklerinin alınması için yetkililere verildiği, saat 11.30’a kadar yönetime bilgi
verildiği gerekçesi ile incelemeye başlanamadığı, akabinde Muhasebe Finans Müdürü
(…..) ve Yönetim Kurulu Üyesi (…..) tarafından yönetimin söz konusu incelemeye izin
vermeyeceğinin bildirildiği ve bu suretle 4054 sayılı Kanun ile verilen yetkilerin
kullanılmasının doğrudan engellendiği ve incelemeye ancak bir buçuk saat gecikmeyle
12.24 itibarıyla başlanılabildiği ifadeleri yer almaktadır.