Tüplü LPG, ham petrolün rafinelerde arıtılması ile veya doğal gazdan elde edilen LPG’nin ısıtma, pişirme ve aydınlatma amacıyla kullanılmak üzere çelik tüplere doldurularak tüketiciye sunulan biçimidir. Türkiye’de evlerdeki tüplerde kullanılan LPG’nin bileşimi % 70 bütan, % 30 propandan oluşmaktadır. Aslında renksiz ve kokusuz olan LPG, oluşabilecek bir sızıntının hemen anlaşılması için rafinerilerde özellikle kokulandırılmıştır. LPG tüpleri ise EPDK’nın verdiği ‘LPG Tüpü İmalatı Lisansı’ çerçevesinde üretilmekte, ‘LPG Tüpü
12 Muayenesi, Tamiri ve Bakımı Lisansı’ çerçevesinde kontrol edilmekte ve yine mevzuatla belirlenen belli teknik özellikleri taşımaktadır. Bu çerçevede her ne kadar dağıtım şirketleri marka farklılaştırma ve pazarda markalarını farklı konumlandırma yoluna gitseler de esas itibarıyla, gerek içindeki LPG’nin niteliği gerek tüplerin teknik özellikleri bakımından dağıtım şirketleri tarafından piyasaya sunulan tüplü LPG’nin büyük ölçüde homojen bir ürün olduğu söylenebilecektir.
Ayrıca pazarda faaliyet gösteren dağıtım şirketlerinin benzer hacimlerdeki ürünleri benzer fiyat aralığında satışa sunduğu da göz önünde bulundurulduğunda ürünün fiyatı
13 bakımından da farklı dağıtım şirketleri arasında büyük farklılıklar olmadığı görülmektedir. İşlem konusu ürün olan tüplü LPG’nin homojen bir ürün olması ve pazarda benzer fiyat düzeylerinden satışa sunulması, işlem sonucunda oluşan teşebbüsün tüketicilerin aleyhine davranışlarda bulunması durumunda tüketicilerin rakip ürünlere yönelmesine olanak tanıyacağından yüksek pazar payına sahip olsa dahi teşebbüsün rekabetçi parametreleri diğer piyasa oyuncularından bağımsız belirleme imkânı vermeyecektir. Nitekim işlem öncesi durumda da Aygaz ve Mogaz’ın yüksek pazar payına sahip oldukları illerde uyguladıkları fiyatların, düşük pazar payına sahip oldukları illerde uyguladıkları fiyatlardan farklılaşmadığı, bir başka deyişle yüksek pazar gücüne sahip olmalarının teşebbüslere
14
fiyatları bağımsız olarak belirleme gücü vermediği görülmektedir.
Ancak, bu noktada tüketicilerin sağlayıcı değiştirme imkânına sahip olup olmadıklarının değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Tüketicilerin Sağlayıcı Değiştirme İmkanına Sahip Olup Olmadığı
Bir birleşme veya devralma sonucunda pazar gücü artan teşebbüsün bu pazar gücünü kullanabilme imkânı, tüketicilerin sağlayıcı değiştirebilme olanağına sahip olup olmamasıyla yakından ilgilidir. Şöyle ki, tüketicilerin kolaylıkla sağlayıcı değiştirebilmesi halinde pazar gücü artan teşebbüsün fiyatları artırması, arz miktarını ya da ürün kalitesini düşürmesi durumunda kendisinden mal ya da hizmet alan tüketiciler rakip teşebbüslere yönelerek söz konusu teşebbüsün bu davranışının karlı olmamasına neden olacaktır.
Tüketicilerin sağlayıcı değiştirme imkânı, temel olarak, pazarda alternatif sağlayıcıların varlığına ve sağlayıcılar arası geçiş maliyetlerinin düzeyine bağlıdır.
12 5.6.2007 tarihli ve 26543 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasasında Uygulanacak Teknik Düzenlemeler Hakkında Yönetmelik
13 2010 yılı Aralık ayı itibarıyla bazı dağıtım şirketlerinin en düşük ve en yüksek fiyat uyguladığı illerdeki fiyatları; Aygaz, İpragaz ve Milangaz 57,50-60,50, Mogaz 55,70-59,50, Total 57,35-61,35, Bp Gaz 41,50-63,14, Kongaz 59,50 Karadeniz Tüpgaz 58,50-60,50, Ergaz 58,25-61,50 olarak gerçekleşmiştir.
14 31.12.2010 tarihinde geçerli olan fiyatlara bakıldığında; Aygaz ve Mogaz’ın toplam %52,45 pazar payına sahip olduğu Adana’da uyguladıkları fiyatların sırasıyla 58,50 TL ve 58,50 TL olduğu; toplam %51,05 pazar payına sahip oldukları Afyonkarahisar’da uyguladıkları fiyatların sırasıyla 59,50 TL ve 57,40 TL olduğu, toplam %31,11 pazar payına sahip oldukları Ankara’da uyguladıkları fiyatların sırasıyla 58,50 TL ve 58,50 TL olduğu, toplam %34,04 pazar payına sahip oldukları Denizli’de uyguladıkları fiyatların sırasıyla 59,50 TL ve 57,40 TL olduğu tespit edilmiştir.