(68) Kurulun yukarıda yer verilen 25.10.2017 tarih ve 17-34/537-228 sayılı kararının iptali istemiyle rakiplerce açılan iptal davaları Ankara 12. İdare Mahkemesinin 07.03.2019 tarih ve E: 2018/1145, K: 2019/475 sayılı ve 27.06.2019 tarih ve E: 2018/1292, K: 2019/1292 sayılı kararları ile reddedilmiştir. Ancak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi, 20.02.2020 tarih ve E:2019/3384, K:2020/320 sayılı kararı ile, istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararlarının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir.
(69) İptal gerekçesinde, her ne kadar 4054 sayılı Kanun’un ihlalinin rakı pazarında yapılan inceleme ile aynı döneme denk geldiği, aynı stratejinin parçası olduğu ve aynı nitelikteki eylemlerle gerçekleştiği kabul edilse de incelemenin rakı pazarı ya da votka ya da cin pazarı olarak belirlenmek yerine alkollü içecekler pazarı olarak belirlenmesi halinde aynı pazar içerisinde yer alan her bir içecek yönünden tekrar tekrar firmanın cezalandırılamayacağı sonucuna ulaşılmasının mümkün olabileceği, fakat bir ürünün diğer bir ürünle aynı pazarda yer alabilmesi için bu ürünlerin tüketici gözünde nitelikleri, kullanım amaçları ve fiyatları açısından benzer olmaları ve birbirleriyle ikame edilmeleri gerektiği, yüksek alkollü içkiler olarak nitelendirilen distile içkiler grubunda yer alan her bir içki türünün bir ilgili ürün pazarı olarak değerlendirilmesinin önceki Kurul kararlarında da istikrar kazanmış bir yaklaşım olduğu belirtilerek rakı pazarından votka ve cin pazarının ayrılmış olması karşısında yapılan inceleme sonucunda ortaya çıkan ihlalin, mevzuata göre bir yaptırıma tabi olacağı ifade edilmiştir. Bu itibarla uygulanacak idari para cezasının, saptanacak olan yıllık gayri safi gelirin belirlenen aralık dahilinde bir oran üzerinden uygulanmasının mümkün kılındığı da dikkate alındığında, idari para cezası uygulanmasına yer olmadığı yolunda verilen idari işlemde hukuki isabet bulunmadığı belirtilmiştir.
(70) Bu kapsamda iptal edilen Kurul kararı üzerine dosya yeniden değerlendirilerek, 11.06.2020 tarih ve 20-28/349-163 sayılı kararla MEY İÇKİ’ye votka ve cin pazarlarındaki rekabet ihlallerinden dolayı da idari para cezası verilmiştir.
(71) Kurul nezdinde bu süreç açıklanan şekilde sonuçlandıktan sonra ise, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 20.02.2020 tarih ve E:2019/3384, K:2020/320 sayılı kararı temyiz edilmiştir. Bahse konu kararı temyizen inceleyen Danıştay 13. Dairesi, E:2020/1939, K:2020/3507 ve 02.12.2020 tarihli kararıyla bu kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde Danıştay 13. Dairesi tarafından;
“Bakılan uyuşmazlığın çözümünde birden fazla kabahatin tek fiille işlenmesi halinde kaç ceza
verilebileceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Kabahatler Kanunu'nun 15.
maddesinin ilk fıkrasında, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin
t anımlarda sadece idari para cezası öngörülmüşse en ağır idari para cezasının verileceği kurala
bağlanmıştır. Kanun tasarısına ait gerekçede anılan kurala yönelik olarak, "Maddenin birinci
fıkrasında Türk Ceza Kanunu'nun farklı neviden fikri içtimaa ilişkin hükmüne paralel bir düzenleme
yapılmıştır." açıklamasına yer verilmiştir.
Farklı neviden fikri içtima, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 44. maddesinde, "işlediği bir
fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağ ır cezayı gerektiren
suçtan dolayı cezalandırılır" şeklinde düzenlenmiştir. Bu kuralın uygulanabilmesi için işlenen bir
fiille, birden fazla farklı suçun (kabahatin) oluşması gerekmektedir. Kanun koyucu, hem ceza hem
de kabahatler hukuku bakımından işlediğ i bir fiille birden fazla farklı suçu (kabahati) işleyen failin,
fiilinin tek olması nedeniyle en ağır ceza ile cezalandırılmasını yeterli görmüş; bu şekilde "tek fiile
tek ceza (mükerrer cezalandırma yasağı)" ilkesi gereğince bir fiilden dolayı kişinin bi rden fazla
cezalandırılmasının da önüne geçilmesini amaçlamış ve "erime sistemi"ni benimsemek suretiyle
bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı ceza verilmesi ile yetinilmesini tercih etmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinin gerekçesinde ise, "Kişi, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı
suçun oluşumuna neden olabilir; ancak "non bis in idem" kuralı gereğince bu fiilden dolayı ancak
bir defa cezalandırılabilir. Gerçekleştirdiği fiilin birden fazla farklı suçun oluşumuna neden olması