halinde GDPR konusunda sorun çıkmayacağı fakat her halükarda belirli kişisel
verilerin ayıklanması gerekebileceği, bunun için de süreye ihtiyaç duyulacağı
belirtilmiştir. Trader verilerine yönelik ilk bilgi talebine yönelik bu olumsuz cevap
üzerine, GOLDMAN SACHS’a, ABD ve İngiltere’deki traderların chat yazışmalarına
ilişkin ikinci bilgi talebi gönderilmemiştir.
(10) Hakkında idari para cezasına hükmedilen Kurulun 02.07.2020 tarihli ve 20-32/397-179
sayılı kararını tebellüğ eden GOLDMAN SACHS 16.07.2020 tarihinde çeşitli
açıklamalar içeren cevabını Kuruma sunmuştur. GOLDMAN SACHS, Goldman Sachs
Grubu’nun Türkiye içindeki veya dışındaki döviz ticareti faaliyetleri ile ilgili bilgilere
erişimi bulunmadığını, TL cinsinden döviz ticaretinden sorumlu olan Birleşik Krallık’ta
kurulmuş ayrı bir kuruluş niteliğindeki GSI’nın, talep konusu belgeleri kendiliğinden
ibraz etmesi halinde kişisel veriler ve müşteri gizliliği hususlarında hukuki sorunlar
ortaya çıkacağını belirterek, 20-32/397-179 sayılı kararın hukuki açıdan hatalı
olduğunu ifade etmiştir. Teşebbüs bu kapsamda gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin
ardından karara karşı yargı yoluna başvuracağını ifade etmiştir.
(11) Bu noktada GOLDMAN SACHS bakımından mevcut duruma ilişkin nihai analize
geçmeden, 02.07.2020 tarihli ve 20-32/397-179 sayılı kararda geçen bazı noktalara
yer verilecektir. Bu hususlar özetle iştirake yapılan tebligatın hüküm doğurup
doğurmadığı, teşebbüs tarafından bilgi talebini yerine getirememe gerekçesi olarak
ileri sürülen verinin kendi tüzel kişilik uhdelerinde bulunmadığı, anılan veriye
erişimlerinin bulunmadığı, tebligatın uluslararası hukuk normlarına göre ana teşebbüse
yapılması gerektiği gerekçelerinin geçerliliğinin bulunup bulunmadığı ve idari para
cezasının hangi tarafa yöneltilmesi konularına odaklanmaktadır. Söz konusu
hususlardan iştirake yapılan tebligatın hüküm doğurup doğurmadığı ile ilgili olarak
mezkûr kararda;
“Yurtdışında yerleşik olan ancak faaliyetleri Türkiye’yi etkileyen ana teşebbüsten Türkiye’deki iştiraki/temsilcisi aracılığıyla chat odalarına ilişkin verinin istenip istenemeyeceğine yönelik olarak esas olan, şirketin önaraştırma konusu ile ilgili olarak bir faaliyet yürütüp yürütmediği, bu faaliyet üzerinde bir etkisi, dahli, yönlendirmesi bulunup bulunmadığıdır. Kısacası “eylemin failinin kim olduğu” hususudur. Bu anlamda Türkiye’de konumlu teşebbüsün faaliyetine yönelik yapılacak değerlendirmede bu şirketin muhatap alınması mümkün olabilecek, fakat bu şirketin etkisi ve dahli yoksa yurt dışındaki şirketin muhatap alınması gerekecektir. Ayrıca Kurulun 28.11.2017 tarih ve 17-39/636-276 sayılı (Sendikasyon Kredileri) kararında, sorumluluk tayininde ticari işletmelerin hangi ülke hukuk sistemine göre kurulduğu haricinde fiili durumun da araştırılması gerektiği, bu yaklaşımda aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan ayrı tüzel kişiliklere sahip şirketlerin tek bir teşebbüs olarak kabul edilmesi yaklaşımı benimsenmektedir. Benzer şekilde Kurulun 05.01.2017 tarih ve 17-01/12-4 sayılı kararında da “İnceleme konusu faaliyetin esasları üzerinde herhangi bir karar vericilik rolünün bulunmadığı” gerekçesiyle Bookingdotcom Destek Hizmetleri Ltd. Şti. yerine Booking.com BV muhatap alınmıştır.
Diğer taraftan, etki prensibi çerçevesinde Türkiye’de etki doğuran bir eylemin 4054 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve bu çerçevede Türkiye’de önaraştırma konusu ile ilgili faaliyeti olup olmadığına ve talep edilen bilginin temininin kendisince hukuken mümkün olup olmadığına bakmaksızın ana teşebbüsün iştirakini tek teşebbüs anlayışı içinde muhatap almanın mümkün olduğu, bu itibarla Kurulun