12-11/374-109
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Kartlı ödeme sistemlerinde, bir bankanın üstlenebileceği iki işlev bulunmaktadır. Bunlardan birincisi ihraççılık, ikincisi ise kabulcülüktür. Bir banka aynı anda kabulcü ve ihraççı olabileceği gibi, sadece ihraççı durumunda da olabilir. Kart ihraç eden bankalar kredi kartları basmakta ve müşterilerine dağıtmakta, kart kabul eden, başka bir deyişle kabulcü bankalar ise üye işyerleri ile belirli bir komisyon (üye işyeri komisyonu) karşılığında anlaşmalar yaparak bu işyerlerine satış noktası terminalleri (POS-Point of Sale Terminal) sağlamaktadır. Bir işyeri bir kabulcü banka ile anlaşma yapınca, o bankada söz konusu işyeri için bir hesap açılmakta ve işyeri tüketicilerin kartlı ödeme yapmalarından kaynaklanan bütün alacaklarını anlaşmalı olduğu bankadan almaktadır.
Bir üye işyerinde kredi kartı ile alışveriş yapıldığında, kart hamilinin kart bilgileri, üye işyerindeki POS cihazı aracılığıyla kabulcü bankaya aktarılmakta, oradan da kart hamilinin bankasına, yani ihraçcı bankaya aktarılmaktadır. İhraçcı banka, kart hamiline her ay hesap özeti bilgilerini yollamaktadır. Kart hamili ise üye işyerinden almış olduğu mal veya hizmetin bedelini kendi ihraçcı bankasına ödemekte, ihraçcı banka da takas komisyonunu kestikten sonra kalan bedeli üye işyerinin kabulcü bankasına ödemektedir. Son olarak kabulcü banka, üye işyeri komisyonunu kestikten sonra kalan meblağı üye işyerine aktarmaktadır.
Rekabet Kurumu bünyesinde, Tüm Kartları Kabul Kuralı’nın rekabet üzerindeki etkilerine ilişkin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 27. maddesinin (a) bendi çerçevesinde yapılan ve 25.11.2009 tarihinde tamamlanan sektör araştırmasında, kabulcü bankaların banka ve kredi kartı ile alışveriş işlemlerine yönelik üye işyerlerinden tahsil ettikleri üye işyeri komisyonlarını hangi esaslara göre belirlediği araştırılmıştır. Buna göre bir işyerine uygulanacak komisyon oranın belirlenmesinde,
(i) İşletmenin iş hacminin,
(ii) Bankanın kartlı ödeme araçları ile gerçekleşen cirosunun,
(iii) İşletmenin banka ile yürüttüğü diğer ticari işlemlerin
büyüklüğü dikkate alınmakta ve bankaların üye işyerlerinden talep ettikleri komisyon
oranları söz konusu büyüklüklere göre değişiklik gösterebilmektedir.
Öte yandan bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre, “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.” Söz konusu maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde ise “Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması” kötüye kullanma halleri arasında sayılmıştır. Şikâyet başvurusuna konu bankaların, farklı işyerlerine kredi kartı ile alışveriş hizmetine ilişkin farklı oranda üye işyeri komisyonu uygulamasının yukarıda bahsi geçen 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (b) bendi kapsamında ihlal olarak değerlendirilebilecek nitelikte olduğu düşünülmüştür. Bu çerçevede, öncelikle şikayet konusu bankaların kredi kartı hizmetlerinde hakim durumda olup olmadığının, ardından ise iddia konusu eylemlerin Kanun’un 6. maddesi kapsamında kötüye kullanma niteliğini taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi gerekmiştir.
Söz konusu analizde başlangıç noktası, hakkında inceleme yapılan tarafların ilgili pazarda hakim durumda olup olmadığının incelenmesidir. POS sayısı açısından ilk 10 banka sıralamasına bakıldığında, hakkında inceleme yapılan ve en yüksek pazar payı % 21 olan tarafların hiçbirinin ilgili pazarda hakim durumda bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede, inceleme konusu şikayet hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında bir işlem yapılamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.