kapsamında incelenmektedir. Literatürde “Refusal to Deal” olarak adlandırılan sözleşme yapmayı reddetme olgusu, belirli şartların varlığı durumunda hakim durumun kötüye kullanılması hallerinden birini oluşturabilir. Sözleşme yapmayı reddetme olgusunun 6. madde anlamında bir ihlale yol açtığının tespit edilebilmesi için aşağıdaki şartların hepsi gerçekleşmelidir:
1
1. Üst pazarda hakim durumda bulunan teşebbüse ait olan ve alt pazarda mal
veya hizmet üretimine ya da sunumuna yarayan bir iktisadi varlık mevcut
olmalıdır,
2. Bu varlık, hakim durumdaki teşebbüse yararlanma talebiyle başvuran, alt
pazardaki rakibin söz konusu mal ve hizmetleri üretebilmesi ya da sunabilmesi
için kendisinden mutlaka yararlanılması gereken bir unsur teşkil etmelidir,
3. Zorunlu unsurun sahibi olan hakim durumdaki teşebbüs, alt pazardaki
rakibinin bu talebini reddetmiş ve bu reddediş hiçbir haklı nesnel nedene
dayanmıyor olmalıdır,
4. Hakim durumdaki teşebbüsün talebi reddetmesi alt pazardaki rakibinin
rekabetinin olanaksız hale gelmesine yol açmalı ve böylece alt pazardaki
rekabetin sınırlanması sonucunu doğurmalıdır.
Buradan hareketle, zorunlu unsur öğretisi çerçevesinde 6. maddenin ihlalinden söz edebilmek için Akmerkez'in hızlı servis restoranları pazarı açısından bir zorunlu unsur teşkil ettiği, Akmerkez GYO'nun bu zorunlu unsur vasıtasıyla ya da bundan bağımsız olarak hızlı servis restoranları pazarında sahip olduğu hakim durumunu korumak veya güçlendirmek amacıyla diğer teşebbüslerin Akmerkez’e erişimini haklı bir nedene dayanmadan engellediği tespit edilmelidir.
Türkiye'de hızlı servis restoranları için sağlanan dükkânlar açısından zorunlu unsur olarak nitelenebilecek bir alışveriş merkezinden bahsetmek olası değildir. Akmerkez yeme içme bölümünün zorunlu unsur olarak kabul edilebilmesi için hızlı servis restoranlarının burada faaliyet göstermeden pazara giremiyor ya da pazarda tutunamıyor olmaları gerekir ki, böyle bir durumun mevcut olmadığı açıkça ortadadır. Hızlı servis restoranları pazarında çok sayıda teşebbüs Akmerkez'le ilişkili olmadan da pazara girebilmekte ya da pazardaki faaliyetlerine devam edebilmektedirler. Daha da önemlisi, Akmerkez GYO’nun bu pazarda dolaylı da olsa bir faaliyeti yoktur.
İkinci olarak, Akmerkez GYO’nun sözleşme yapmama davranışının rekabeti kısıtlamak gibi bir amaç ile değil rasyonel ve haklı iş gerekleriyle açıklanabilmesi mümkündür. Görece sınırlı bir alana sahip yeme-içme bölümlerinde yer verilecek restoranların seçimi karşılıklı pazarlık ve tarafların stratejik kararları sonucunda şekillenmektedir.
Yeme içme bölümü ile ilgili olarak Akmerkez GYO’nun sınırlı alanda en fazla çeşitliliği sunma hedefini güttüğü, bu bölümlerde aynı türden iki restoranın bulunmamasını istediği anlaşılmaktadır.
Dosya konusu olayda Akmerkez GYO, yeme-içme bölümünde McDonalds’a dükkan kiralamayarak Tab Gıda’ya kiraladığı dükkandan elde ettiği kira gelirini arttırıyor, bir yandan da McDonalds’a kiralamadığı dükkanı Tab Gıda’nın çok yakın ikamesi olmayan bir başka restoran türüne ya da dilekçede de ifade edildiği gibi Tab Gıda’ya 1 Zorunlu unsur öğretisi, iki ayrı pazarın bulunması durumunda gündeme gelmekle beraber bu pazarların her zaman alt ya da üst pazar olması gerekmemekte, birbirlerini etkilemeleri yeterli görülmektedir.
4 4