(13) İşlem tarafları ayrıca Tebliğ’in 5. maddesinin 4. fıkrası hükmüne atıf yaparak, dosya
konusu işlemin bu kapsamda değerlendirilmesini talep etmektedir. Söz konusu fıkraya
göre ‘’Şartla bağlanan ya da kısa zaman dilimi içerisinde menkul kıymetlerle seri bir
şekilde gerçekleşen yakın ilişkili işlemler, bu madde kapsamında tek bir işlem olarak
kabul edilir.’’ Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında
Kılavuz(Kılavuz)’un “Birbiriyle İlişkili İşlemler” başlıklı bölümünde Tebliğ’in anılan
hükmü şu şekilde açıklanmaktadır:
- İşlemlerin birbirine bağlı olması, işlemlerin temelini oluşturan gerekçe ve tarafların ekonomik amacı dikkate alındığında, söz konusu işlemlerin, biri olmadan diğeri gerçekleşemeyecek şekilde birbirine bağlı olması anlamına gelmektedir. Nitekim bu işlemler pazar yapısını birlikte değiştirmektedir. Diğer yandan farklı işlemler birbirine bağlı değilse ve taraflar diğer işlemler yapılmadan bir işleme devam edecekse Tebliğ’e göre bu işlemler birbirlerinden ayrı değerlendirilecektir.
- Farklı işlemler koşulla birbirine bağlı olsa bile, işlemlerin tamamının tek bir yoğunlaşma olarak ele alınabilmesi için kontrolün aynı teşebbüs(ler) tarafından devralınması gerekmektedir.
- Şartlı olma gerekliliği işlemlerin her birinin diğerleri olmadan gerçekleşmemesi ve dolayısıyla tek bir işlem oluşturması anlamına gelmektedir. Bu durum genellikle işlemlerin hukuken ve karşılıklı olarak birbirine bağlı olması durumunda görülür. Bununla birlikte, yeterli düzeyde gösterilebilmesi kaydıyla, fiili karşılıklı koşulluluk da işlemin tek bir yoğunlaşma olarak ele alınması için yeterli olabilir. Bunun için her bir işlemin gerçekleşmesinin mutlaka diğerlerinin de gerçekleşmesine bağlı olup olmadığının ekonomik açıdan değerlendirilmesi gerekir. Tarafların kendi beyanları ya da ilgili anlaşmaların aynı anda yapılması farklı işlemlerin birbirine bağlı olduğunun göstergesi olabilir. Aynı anda yapılmadığı zaman farklı işlemler arasında fiili karşılıklı koşulluluk olduğu kararına varmak zordur. Aralarında hukuki karşılıklı koşulluluk olan işlemlerin aynı anda yapılmaması da bu işlemlerin gerçekten birbirlerine bağlı olup olmadığı konusunda şüphe uyandıracaktır.
(14) Dosya konusu işlem ile Rekabet Kurulu’nun 25.6.2014 tarih ve 14-22/421-185 sayılı
kararına konu olan işlemin “biri olmadan diğeri gerçekleşemeyecek şekilde birbirine
bağlı” nitelik taşımadığı ve söz konusu iki işlemin “hukuken ve karşılıklı olarak
birbirine bağlı” olmadığı anlaşılmaktadır. Anayurt’un kurulması işlemi ve Gölbaşı’nın
devralınması işlemleri arasında herhangi bir hukuki karşılıklılık bulunmadığı gibi
Anayurt’un kuruluş işlemi 5.9.2013 tarihinde gerçekleşmiş iken, Gölbaşı’nın
devralınmasına ilişkin sözleşme 25.4.2014 tarihinde imzalanmıştır. Kurul’un hukuki
karşılıklılık olduğu gerekçesi ile iki farklı işlemi tek bir işlem olarak değerlendirdiği
31.05.2012 tarih ve 12-29/849-249 sayılı kararında söz konusu iki işlemin eş zamanlı
gerçekleştiği görülmektedir.
(15) Öte yandan söz konusu iki işlem arasında fiili bir karşılıklılık da bulunmamaktadır. Zira
Anayurt kurulduğu tarihten bu yana fiilen faaliyet göstermektedir. Nitekim bildirim
formunda da ‘’Ortak girişimlerin tam işlevsel olarak değerlendirilmesi için bağımsız bir
iktisadi varlık olarak faaliyet göstermesi gerekmektedir. Hisse devri, halihazırda sınırlı
da olsa piyasada faaliyet gösteren Anayurt’a bir ortak girmesi amacıyla
yapılmaktadır.’’ ifadeleri yer almaktadır.