Yine şirketin özerkliğini vurgulayacak şekilde Ortak Girişim’de süresiz
olarak faaliyet gösterecek olduğu,
ilgili ürün pazarının, “deniz taşıtları ile taşınan LPG’nin karaya
aktarılması için gereken terminal ve pompalama hizmetleri pazarı”
şeklinde tanımlanması gerektiği,
Bu ilgili ürün pazarına dayanarak, işlemin taraflarının başka bir ürün
pazarı olan LPG dağıtım pazarında birbirlerine rakip oldukları ancak
işleme ilişkin ilgili pazarda sadece Koç Grubu’nun TÜPRAŞ
özelleştirmesi ile sahip olduğu tesislerin bulunduğu,
Kuruculardan sadece birinin ilgili pazarda faaliyetinin bulunması
nedeniyle, -Kurul’un Metro-Migros kararında da belirttiği üzere- işlemin
rekabetin kısıtlanması yönündeki sakıncaları ortadan kaldırdığı,
Bu nedenle, ortak girişimin LPG dağıtımı pazarında koordinasyon
doğurucu değil, “deniz taşıtları ile taşınan LPG’nin karaya aktarılması
için gereken terminal ve pompalama hizmetleri pazarı”nda yoğunlaşma
doğurucu olduğu,
Bu özelliklere dayanarak, ortak girişimin 1997/1 sayılı Tebliğ’de yer
alan izne tabi ortak girişimler tanımına uyduğu, bu nedenle de konuya
ilişkin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izin başvurusunda
bulunulduğu,
İşlemin yeni bir hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim
durumun güçlendirilmesi sonucunu doğurmayacağı.
Tarafların bildirim formunda da belirttiği üzere, bir ortak girişimin yoğunlaşma doğurucu kabul edilerek 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olması ya da ‘koordinasyon riski doğurucu’ kabul edilerek Kanun’un 4. ve 5. maddeleri kapsamında değerlendirilmeleri hususunda yapılacak değerlendirmelerdeki başlangıç noktasını 1997/1 sayılı Tebliğ’de yer alan izne tabi ortak girişimlere ilişkin tanım oluşturmaktadır. Tebliğ'in "Birleşme ve Devralma Sayılan Haller" başlıklı 2. maddesinde ortak girişimlerle ilgili olarak yer alan;
"Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve malvarlığına sahip olacak
şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar arasındaki
veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi
olmayan ortak girişimler (joint-venture)."
ifadesiyle Tebliğ’deki tanıma uyan işlemler yoğunlaşma doğuran ortak girişimler olarak tanımlanırken, bunun dışında kalan ve kurucuların belirli alanlarda işbirliği yapmalarını amaçlayan (ortak üretim, dağıtım, AR-GE vb.) ortak girişimler Kanun’un 4. ve 5. maddesi çerçevesinde değerlendirilebilmektedir. Söz konusu tanımda üç unsur dikkati çekmektedir:
- Ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması (ortak kontrol),
- Bu ortak girişimin 'bağımsız bir iktisadi varlık' olarak ortaya çıkması,
- Taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti
sınırlayıcı amacı veya etkisi olmaması.
Bildirime konu işlem ele alındığında, tarafların da belirttiği üzere kurulacak olan ortak girişim, kurucuların ortak kontrolü altında olacaktır. Karar alma ve yönetim mekanizması açısından Ortaklık Sözleşmesi’nin 5.1. maddesi