ekonomik yapıya sahip olmak önemlidir. Pazara girişin önündeki engellerden biri ise yasal yükümlülüklerdir. Türkiye ve diğer birçok ülkede bu pazara giriş ancak lisans ile mümkündür. Bir lisans alabilmek için şirketin; doğru organizasyonel yapıya sahip olma, yeterli sermaye bulundurma, itibarlı hissedarlara sahip olma, gerekli teknik ve altyapısal şartlara uyum sağlama ve kara para aklama ile terörizmin finansmanının önlenmesine ilişkin düzenlemelere uyma gibi yasal gereklilikleri karşılaması gerekmektedir. Özetle, kripto varlık platformu hizmetleri pazarına girişin önündeki engeller; (i) kullanıcı fonlarının güvenliğine ilişkin yüksek standartlar, (ii) hacklenme, kimlik hırsızlığı ve dolandırıcılık risklerine karşı dayanıklı bir altyapı kurmanın maliyeti, (iii) yeterli likidite ve sermaye gereklilikleri ve (iv) ülkeler bazında zorunlu düzenleyici uyum koşulları olarak sıralanabilmektedir. Bu kapsamda platformların güçlü teknolojik altyapıya ve sağlam bir finansal yapıya sahip olmaları gerektiği gibi, düzenleyici otoriteler tarafından öngörülen organizasyonel yapı, sermaye yeterliliği, bilgi sistemleri ve uyum gerekliliklerinin de sağlanması zorunludur.
(23) Türkiye’de kripto varlık alım ve satım platformu olarak faaliyet göstermek isteyen teşebbüslerin tabi olduğu lisans ve yükümlülük rejimi, doğrudan 6362 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılmış ikincil düzenlemelerle belirlenmiştir. 6362 sayılı Kanun’un 35/B maddesi hükmü, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluşu ve faaliyete başlaması bakımından temel yasal dayanağı teşkil etmektedir. Anılan madde, “Kripto varlık hizmet sağlayıcıların kurulabilmesi ve faaliyete başlaması için Sermaye Piyasası Kurulundan izin alınması zorunludur. Kuruldan izin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütülmesi yasaktır. Kurul, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kuruluş, ortaklık yapısı, faaliyet esasları, yükümlülükleri, bilgi sistemleri, iç kontrol, risk yönetimi, mali raporlama, müşteri ilişkileri ve benzeri hususlara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.” hükmünü haizdir. İlgili hüküm uyarınca kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kurulabilmesi ve faaliyete başlayabilmesi için SPK’dan izin alınması zorunludur. Aynı hüküm, Kuruldan izin alınmaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti yürütülmesini yasaklamakta olup Kurula kuruluş, ortaklık yapısı, faaliyet esasları, bilgi sistemleri, iç kontrol ve benzeri alanlarda düzenleme yetkisi tanımaktadır.
(24) Buna ek olarak, “Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ (III-35/B.2)” başlıklı düzenlemenin, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının izinli olarak yürütebileceği faaliyet alanlarını düzenlemekte olduğu; nitekim Tebliğ'in 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, Kuruldan izin alınmak kaydıyla yapılabilecek hizmet ve faaliyetlerin açıkça sayılmakta olduğu anlaşılmaktadır:
“Kuruldan izin almak kaydıyla yapılabilecek ve bu Tebliğ ile düzenlenen hizmet
ve faaliyetler şunlardır: a) Kripto varlıklarla ilgili emirlerin alınması ve
gerçekleştirilmesi, takası, kripto varlıkların transferi ile bunların gerektirdiği
saklama hizmetleri. b) Kripto varlıkların ilk satış veya dağıtımına aracılık
edilmesi. c) Kripto varlıkların veya bu varlıklara ilişkin özel anahtarların
saklanması, yönetimi veya Kurulca belirlenecek diğer saklama hizmetleri. ç)
Kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı faaliyetinde bulunulması.”
(25) Görüldüğü üzere söz konusu madde, emirlerin alınması ve gerçekleştirilmesi, kripto varlık transferi, saklama, ilk satışlara aracılık ve kripto varlıklara ilişkin yatırım danışmanlığı gibi izinli faaliyetleri açıkça tanımlamaktadır. 6362 sayılı Kanun’un Geçici 11. maddesi ise mevcut faaliyet gösteren platformlar bakımından geçiş sürecini düzenlemekte olup söz konusu madde, “Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte