almadan problemsiz ulaştırılabileceğinin vurgulandığı, ancak bu durumun
genelde standart nitelikte ürünler için geçerli bir durum olduğu, yukarıda ifade
edilen sebeplerle bulguda yer alan ürünler için ticari olarak geçerli olmadığı,
Bu çerçevede gönderilen ürünlerde hasar, iade gibi durumların meydana
gelmesi halinde KADIOĞLU ile ilgili olumsuz geri dönüşlerin ortaya çıktığı,
gerek bayiler nezdinde ve gerekse internette çeşitli platform ve mecralarda
olumsuz şikayetler birikerek firma itibarının zedelenme noktasına kadar
gidebildiği,
Ancak bu spesifik güvenlik kamerası aksesuarlarını bayilerin mağazaya gelip
aldığı durumda hem ürünü görerek ve fiziken kontrol ederek almaları nedeniyle
iade ve değişim gibi zorlu ve maliyetli süreçlere katlanmak zorunda kalma
olasılıklarının azaldığı,
Diğer yandan günümüzde tüketicilerin Hepsiburada, Trendyol ve N11 gibi
sitelerden alışveriş yaptıkları, bu şirketlerin ulusal bazda büyük miktarlarda satış
yapmalarından dolayı belli bir yekünün üzerinde kargo bedava şeklinde
çalışabildikleri, kargo şirketlerinin bu sayılan firmalara toplu gönderimlerden
dolayı KADIOĞLU’na göre çok daha düşük fiyatlarla ürünleri kargolayabildikleri hususları ifade edilmiştir.
Değerlendirme
(145) KADIOĞLU tarafından Bulgu-46 kapsamında önceki savunmada ifade edilen hususlar tekrar edilmiş olup özetle; XML sisteminin kapatılmasının fahiş kâr elde etme amacıyla yapılmadığı, kısıtlamadaki amacın ihlal iddiasını oluşturan ürünlerin parasal değerinin düşük ve nakliyatının maliyetli olmasından kaynaklandığı ifade edilmiştir.
(146) KADIOĞLU'nun bir satış temsilcisi ile yeniden satıcı Küçükadam KÜÇÜK ADAM arasında geçen Skype yazışmalarında, KÜÇÜK ADAM çalışanının Cambox ve S-link markalı ürünlerle ilgili olarak KADIOĞLU’ndan XML sistemini açmasını, yani bu ürünlerin görsel, teknik bilgi ve fiyat gibi bilgilerini sağlayacak sistemin aktif hale getirilmesini talep ettiği görülmüştür. Buna karşılık KADIOĞLU temsilcisinin “XML vermeyeceğimize dair söz verdik” ifadesinden, KADIOĞLU'nun bu talebi reddettiği ve XML sisteminin açılmayacağını belirttiği anlaşılmaktadır. Bu durum, KADIOĞLU’nun, bayilerinin internet üzerinden yapacakları satışları zorlaştırmayı hedeflediğini göstermektedir.
(147) Devamında, KADIOĞLU çalışanının “bunları internetten satma” şeklindeki ifadesi, KADIOĞLU’nun, bayilerinin satış ve pazarlamasını yaptığı ürünlerin internet üzerinden satılmasını açıkça yasakladığını ortaya koymaktadır. Bu yazışmalar, KADIOĞLU’nun internet satışlarını kısıtlayarak fiziksel mağazalarda fiyatların daha yüksek tutulmasını sağlamaya yönelik bir strateji izlediğini düşündürmektedir.
(148) Bulgu-46’da da, Bulgu-39 ve Bulgu-45’e benzer şekilde, ürünlerin yalnızca fiziksel kanaldan satışa sunulmasının gerekçesi olarak teknik uygulamalarda yaşanabilecek aksaklıklar öne sürülmektedir. Ancak, internet satışı kısıtlamalarına dair diğer bulgularda da belirtildiği gibi, marka imajının korunması, nakliye sorunları gibi problemlerin çözümü için internet satışlarını tamamen yasaklamak yerine, rekabeti çok daha az sınırlayan alternatifler bulunmaktadır. Örneğin, kırılgan ve nakliyede zarar görebilecek ürünler internet üzerinden satılacaksa, yeniden satıcılara belirli kargo ve paketleme standartları getirilerek bu tür risklerin önüne geçilebilecektir. Bu tür düzenlemeler, hem ürün güvenliğini sağlarken hem de rekabetin korunmasına katkı