önemli unsurlardan biridir. Bu yüzden şikayet dilekçelerinin mahremiyeti, şikayetçilerin pek çok durumda üstün ekonomik güce sahip teşebbüslerin olası misillemelerinden korunmasını sağlamak üzere, muhafaza edilmelidir. Diğer yandan, Rekabet Kurumu, resen de soruşturma başlatabilen bir kamu kurumu olarak şikayet dilekçesinin içeriğiyle hiç bir şekilde bağlı değildir. Dolayısıyla Kurum tarafından yöneltilen isnatların muhatapları, söz konusu isnatların sahibini Rekabet Kurumu, bu isnatların amacını da rekabetin korunması olarak kabul etmelidirler.
I.2.2.1.2. Önaraştırma raporuna dayanak teşkil eden belgelerin HUMK ve sair yasalar uyarınca delil sayılmadığı ve ispat gücünün olmadığı
(30) Savunmalarda önaraştırma raporunda yer verilen ve dayanak gösterilen belgelerin HUMK ve sair yasalar uyarınca delil olarak alınamayacağı, hiçbir ispat gücü bulunmayan kaynaklar olduğu, bunlara istinaden soruşturma açılmasının 4054 sayılı Kanunun ruhuna ve amacına aykırı olduğu, 4054 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tüm delillerin toplanmasında HUMK’un esas alınması gerektiği, önaraştırma raporunda delil olarak sunulan belgelerden hiçbirinde teşebbüs adına imzaya yetkili bir kişinin imzasının bulunmadığı, anılan belgelerin teşebbüs açısından yok hükmünde olduğu belirtilmiştir.
(31) 4054 sayılı Kanun HMUK’a atıf yapmıştır. Bu atıf, kesin delil, takdiri delil ayrımı yapılmaksızın bütün delil çeşitlerine ilişkin olup, bu deliller senet, ikrar, yemin, kesin hüküm, şahit, bilirkişi, keşif olmak üzere yedi adettir. Sekizinci bir delil türü de aynı Kanun’un 367. maddesinde belirlenen “özel hüküm sebepleri”dir. Olayın durumuna göre her şeyin delil olabileceği bu kuralda benimsenmiştir. Dolayısıyla, Rekabet hukukunda serbest delil sistemi geçerlidir.
I.2.2.1.3. Önaraştırma raporunun usule uygun tanzim edilmediği
(32) Taraflar savunmalarında, Kurum raportörlerinin önaraştırma sürecinde topladıkları belge ve bilgilerden iddialarının aksini tevsik edici mahiyette olanlarına raporda yer vermediklerini, yerinde inceleme esnasında talep ettikleri bazı bilet dip koçanlarını değerlendirmeye tabi tutmadıklarını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu iddia etmişlerdir.
(33) Önaraştırma sürecinde elde edilen belge ve bilgilerden bilet örnekleri müspet ya da menfi bir sonuca varılması için yetersiz bulunmuş, rapor ekinde yer alan ifade tutanaklarından delil olarak kullanılan ifadeler rapor içeriğinde yer almıştır.
I.2.2.1.4. 4054 sayılı Kanun’un 39. maddesinin Anayasaya aykırılık teşkil ettiği
(34) Savunma dilekçelerinde, 4054 sayılı Kanun’un 39. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
(35) 4054 sayılı Kanunun, verilen cezaların yüzde yirmi beşini Rekabet Kurumu gelirleri arasında sayan 39/1(b) maddesi, 01.08.2003 tarih ve 4971 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
I.2.2.2. Esasa Yönelik Savunmalar ve Değerlendirmeler
(36) I.2.2.2.1. - F1 Yetki Belgesi sahibi teşebbüslerin soruşturma konusu iddialara yönelik sorumluluklarının bulunmadığı,
- F1 Yetki Belgesine sahip teşebbüslerin hukuki konumları itibariyle hostes ve ikram hizmetlerini belirlemesinin mümkün olmadığı,
- Teşebbüs bünyesinde hiçbir zaman kredi kartı ile bilet satışı yapılmadığı,
- Teşebbüsün hiçbir zaman servis hizmeti vermediği,
- Teşebbüsün kredi kartı ile bilet satışı yapma uygulamasını bir anlaşma neticesinde değil, teşebbüse özel bazı nedenlerle geçici olarak kaldırdığı,
- Teşebbüsün servis hizmetini bir anlaşma neticesinde değil, kendi hür iradesi neticesinde kaldırdığı.
(37) 08.09.1994 tarihinde 22045 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Karayoluyla Şehirlerarası Yolcu Taşımaları Hakkında Yönetmelik”in 6. maddesi uyarınca şehirlerarası yolcu taşımacılığı konusunda acentelik yapacaklara F1 Yetki Belgesi