kontrat yapması; sonrasında günlük planlarına göre rafineriden/başka bir depodan yerli ürün alıp ortak operasyonun yapılacağı depolama tesislerine getirmesi gerekmektedir. Katılımcı yakıtı tesis arazisine getirmesine kadar geçen bu süreçte sözleşmeyi ilgilendiren husus bulunmamakta, yakıt tesis arazisine girdikten sonra sözleşme hükümleri işlemeye başlamaktadır. Bundan sonra tesis işleticisi, ürünü tahlil ettikten sonra depolayacak; kendisine bildirilen program dahilinde, katılımcının müşterisi geldiğinde belirlenen miktardaki yakıtın ikmalini yapacak, ikmali yapılan yakıtın fiyat ve satış koşulları ile ilgili hiçbir bilgisi ve inisiyatifi bulunmayacaktır. Bu şekilde özetlenen işlem ve havacılık yakıtları pazarının özellikleri dikkate alındığında, rakiplerin ortak ikmal operasyonu yürütmesinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabetin kısıtlanmasına yol açmayacaktır. Şöyle ki; katılımcıların satış fiyatları ve tahmini satış miktarları gibi hususlar piyasadaki rekabeti tesis eden ihalelerle önceden belirlenmiş olup, sözleşme çerçevesinde yürütülen ortak operasyonun bu süreçte taraflar arasındaki rekabeti kısıtlayıcı bir amaca hizmet etmeyeceği gibi böyle bir etkiye de yol açabilecek nitelikte olmadığı görülmektedir.
Bilgi değişimi konusuna gelindiğinde, söz konusu ortak operasyon kapsamında tarafların, fiyat ve satış koşulları ortak operasyonla ilgili olmadığından, sadece birbirlerinin satış miktarları konusunda bilgi sahibi olmaları söz konusu olabilecektir. Havacılık yakıtları pazarının yukarıda açıklanan genel özellikleri dikkate alındığında, rakiplerin güncel satış miktarı bilgilerinin rekabete duyarlı bilgiler olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ortak operasyon kapsamında katılımcıların bu bilgileri elde etmesin rekabeti kısıtlayıcı bir sonuca yol açmayacağı anlaşılmıştır. Bu çerçevede, bildirilen sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’u ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.”
Bu değerlendirmelere dayanılarak 28.12.2006 tarih ve 06-95/1202-365 sayılı karar ile BP Petrolleri A.Ş., Mobil Oil Türk A.Ş. ve The Shell Company of Turkey Limited arasında imzalanan “Türk Hava Meydanlarında Depolama ve Uçaklara Yakıt İkmali İçin Ortak Havacılık Operasyon Sözleşmesi”ne 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilmesine karar verilmiştir.
BP, Mobil ve Shell ortaklığına OPET’in de dahil olması işleminde, sözleşmede herhangi bir değişikliğin yapılmadığı, OPET’in ise sektöre yeni girmek isteyen bir teşebbüs olduğu görülmekle birlikte, OPET’in %50 hissesi ile birlikte ortak kontrolünü elinde bulunduran Koç Grubu’nun aynı zamanda Tüpraş’ın da kontrolünü elinde bulundurması ayrıca değerlendirilmelidir. Bu noktada, ilk kararda ileri sürülen;
- düzenlenen ortak operasyonun sadece yakıtın havaalanlarında depolanması,
müşterinin uçağı geldiğinde buna ikmal yapılması ve buna ilişkin kayıtların
tutulmasına yönelik olması,
- ikmal safhasına kadar katılımcının bir müşteri bulması, bu müşteriyle fiyat,
uçuş saatleri, ikmal miktarı gibi hususları içeren bir kontrat yapması, dolayısıyla
ortaklık konusu faaliyetlerin rekabetin yaşandığı faaliyetlerden sonra
gerçekleştirilen bir kısmı içeriyor olması,
- satış fiyatları ve tahmini satış miktarları gibi hususların piyasadaki rekabeti
tesis eden ihalelerle önceden belirlenmiş olması nedeniyle, sözleşme
çerçevesinde yürütülen ortak operasyonun bu süreçte taraflar arasındaki
rekabeti kısıtlayıcı bir amaca hizmet etmeyeceği,