I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Tarım Satış Kooperatifleri Ve Birlikleri Hakkında Genel Bilgiler
Türkiye’de ilk tarım satış kooperatifi 1913 yılında incir üreticileri tarafından kurulmuştur. 1935 tarih ve 2834 sayılı yasa ile yasal zemin sağlanmıştır. Bu kuruluşlar ile:
Üreticilerin bir çatı altında örgütlenmesi,
Üreticilerin ürünlerine devamlı alıcı bulunması,
İç ve dış pazardaki rekabet koşullarının iyileştirilmesi,
Fiyatlardaki spekülatif dalgalanmaların önüne geçilmesi ve piyasaların
düzenlenmesi,
Üreticilerin girdi maliyetinin düşürülmesi,
amaçlanmıştır.
Zaman içinde kooperatif ve birlikler özellikle 1960’dan sonra tarımsal destekleme politikasının bir aracı olarak görülmüş, devletin bu kuruluşlarda ağırlığı giderek artmış ve yarı kamusal kuruluşlar haline gelmişlerdir. Günümüzde çok farklı tarım ürünlerinde örgütlenmiş olan 14 birlik ve bunlara bağlı yüzlerce kooperatif vardır. Kooperatif ve birlikler:
Arz esnekliği bulunmayan tarımsal ürün piyasalarında, arz fazlası ürünü
stoklayarak, ürün piyasalarına müdahale edip, fiyatların düşmesini önlemişler,
Fiyatlarda aşırı düşüşlerin yaşandığı dönemlerde piyasaların üretici lehine
yönlendirilmesini sağlamışlar,
Küçük ölçekli üretici ortakların ve gerektiğinde diğer üreticilerin tek tek
pazarlama imkanı bulamadıkları ürünlerini almış, işlemiş ve uygun pazarlar
bularak satmışlar, satamadıklarının stok maliyetlerini üstlenmişler,
Tohum ve diğer tarımsal girdileri temin etmişlerdir.
Bununla beraber neredeyse sürekli zarar eden, etkin olmayan bir yapıyla yapısal sorunlar devam etmiştir.
Devlet destekleme alımlarının kaldırıldığı 1994 sonrasında, bu kuruluşlar Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynaklarından sağlanan düşük faizli kredilerle desteklenmişlerdir. Ancak yapısal sorunların çözüme kavuşturulamaması ve hükümetlerin yönlendirmesiyle sosyal fonksiyonlarının hep ön planda tutulması, beklenen olumlu sonuçları vermemiştir.
Bu nedenle, kooperatif ve birliklerin;
Özerk,
Yeterli kaynağa sahip, mali yönden güçlü ve bağımsız,
Kar-zarar esasına göre işleyen,
Piyasa koşullarında rekabet edebilir,
Ticari gerekler ile sosyal fonksiyonlarının dengelendiği bir yapıya
ulaştırılabilmeleri için,
sorunların çözüme kavuşturulması acil bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Tarım sektörünün iyileştirilmesi için tarım reformu uygulamaya konulmuş ve bu amaçla Dünya Bankası destekli Tarım Reformu Uygulama Projesi (TRUP)