Telekom'un hâlihazırda TTNET'in sunduğu perakende internet erişim hizmetini ana şirket olarak kendisinin de verebilmesi talebinin Rekabet Kurulu tarafından değerlendirildiği 10.11.2010 tarih ve 10-71/1479-567 sayılı karar göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği, zira anılan görüş ve kararın dikey entegrasyonun sebep olacağı rekabetçi endişeleri açıkça ortaya koyduğu,
- Söz konusu kararda toptan ve perakende pazarlarda ayrı tüzel kişilikler aracılığıyla faaliyet gösteren bir teşebbüsün tekrar dikey bütünleşik bir yapıya dönmesinin rekabet üzerinde olumsuz herhangi bir etkisinin olmayacağını iddia etmenin mümkün görünmeyeceği, özellikle fiyat dışı ayrımcılık şeklindeki rekabet ihlallerinin, hesap ayrıştırması, şeffaflık, fiyat düzenlemesi gibi bazı tedbirler ile önüne geçilememe olasılığının da belirtilmesi gereken bir diğer husus olacağı,
- Pazarın bu yapısına rağmen Türk Telekom’un, özelleştirme kapsamında kendisine yüklenilen yükümlülüklerin ardında yatan amaca aykırı hareket ederek dikey bütünleşik yapısını çok daha entegre bir organizasyon yapısıyla güçlendirdiği, böylelikle hâlihazırda pazardaki mevcut giriş engellerinin ve sebep olduğu pazar kapatıcı etkinin artmasına ve kalıcılaşmasına sebep olarak hâkim durumunu kötüye kullandığı,
- Yasal ve idari engeller, batık maliyetler, ölçek ve kapsam ekonomileri ile şebeke etkileri gibi pazar özelliklerinin toptan seviyede sabit internet erişim hizmetleri pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin büyümesinin ya da pazara yeni teşebbüslerin girmesinin önünde halen engel yarattığı ve ayrıca uzun yıllar boyunca devlet tekellerinin bulunması gibi sebeplerden ötürü telekomünikasyon sektörünün dikey bütünleşik firmanın rekabetçi olmayan davranışlarının görülme olasılığının yüksek olduğu bir yapı sergilediği,
- Türk Telekom ve TTNET’in ekonomik bütünlüğünün dikey bütünleşik yapıya, güçlü ve ortak bir dağıtım ağı ile geniş bir ürün portföyüne, yüksek marka bilinirliğine, finansal ve ekonomik güce sahip olmasının da piyasadaki teşebbüslerin büyümesi veya piyasaya yeni teşebbüslerin girmesi önünde engel oluşturduğu,
- Türk Telekom Grubu'nun yeni organizasyon yapısına geçişinin Vodafone Net’in ve diğer rakiplerin piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırdığı,
- Anılan rekabeti sınırlayıcı nitelikteki dikey entegrasyonun güçlendirilmesini amaçlayan eylemlere son verilmemesi halinde, Türk Telekom Grubu'nun grup içi bilgi akışı sayesinde gerçekleştirdiği ayrımcı eylemlerinin artacağı ve kolaylaşacağı, bu tür eylemlerin Rekabet Kurulu tarafından tespitinin ise daha güç bir hale geleceği
hususları ifade edilmiştir.
(3) Aynı konuya ilişkin olarak TELKODER tarafından yapılan başvuruda ise;
- Türk Telekom tarafından İMKB'ye "organizasyon değişiklikleri" başlığı ile 30 Nisan 2014 tarihli "özel durum açıklaması" yapıldığı,
- Söz konusu açıklamada Grup’un büyüme, hız ve verimliliğini arttırmak amacıyla bir entegrasyon gerçekleştireceği, bunun ilk aşaması olarak da "satış, pazarlama, altyapı ve destek fonksiyonlarının birleştirilmesine", yani stratejik organizasyon değişiklikleri yapılmasına karar verildiği,
- Akabinde, 15.09.2014 tarihinde yapılan "özel durum açıklaması" ile yukarıda aktarılan Nisan 2014 değişikliklerinin devam ettirildiği, söz konusu açıklamada Grup’un müşteri ihtiyaçlarına ve gerekliliklerine tam olarak cevap veren "tek noktada hizmet" yaklaşımının etkin bir şekilde sunulmasını sağlayarak Grup’u rakiplerinden ayırmak amacıyla entegrasyon sürecinin ikinci aşamasının gerçekleştirileceği,
- Amacını açık bir şekilde ortaya koyan bu değişiklikler ile mobil-sabit satış ve pazarlama yönetimini tek çatı altında birleştiren işlemler tesis edildiği, Türk Telekom tarafından "stratejik" olarak ifade edilen bu değişikliklerin; Türk Telekom'un sektördeki yeri, özelleştirme işlemi koşulu olarak tesis edilen ayrıştırma (TTNET AŞ’nin kurulması) ve